<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Andımız arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/andimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/andimiz/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Jan 2023 17:07:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Türk egemenliği tartışılamaz!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kayıtsız]]></category>
		<category><![CDATA[milletindir.]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[şartsız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42304&#038;preview=true&#038;preview_id=42304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünü sildirenlerin, “Türk’üm, doğruyum” diye başlayan andımızı kaldıranların, ülkemizin nüfus yapısını değiştirmeye çalışanların “Türk” kavramını savunmaya kalkışmaları sahtecilikten başka bir şey değildir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/">Türk egemenliği tartışılamaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-egemenligi-tartisilamaz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20egemenli%C4%9Fi%20tart%C4%B1%C5%9F%C4%B1lamaz%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-egemenligi-tartisilamaz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20egemenli%C4%9Fi%20tart%C4%B1%C5%9F%C4%B1lamaz%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-egemenligi-tartisilamaz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20egemenli%C4%9Fi%20tart%C4%B1%C5%9F%C4%B1lamaz%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-egemenligi-tartisilamaz%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%20egemenli%C4%9Fi%20tart%C4%B1%C5%9F%C4%B1lamaz%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-egemenligi-tartisilamaz%2F&#038;title=T%C3%BCrk%20egemenli%C4%9Fi%20tart%C4%B1%C5%9F%C4%B1lamaz%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/" data-a2a-title="Türk egemenliği tartışılamaz!"></a></p><p>On beş madde hâlinde yazıyorum.</p>
<ol>
<li><strong>Selçuklular döneminde de, Osmanlılar döneminde de, Cumhuriyet döneminde de devletimizin hâkim / egemen unsuru Türklerdir. </strong></li>
<li>Türkiye Cumhuriyetindeki Türk egemenliği, TBMM kürsüsünde yazılı bulunan “<strong>Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.</strong>” cümlesiyle açıkça belirtilmiştir. Cümledeki “<strong>millet</strong>”in Türk milleti olduğu, 1924’ten beri bütün anayasalarda yer almıştır.</li>
<li><strong> Türkiye’deki Türk egemenliği, 1000 yıllık tarihten gelen bir haktır; hiçbir şekilde hiçbir etnik grupla paylaşılamaz. </strong></li>
<li>Türkiye Cumhuriyeti, kendi anayasa ve yasalarımızda olduğu gibi milletler arası antlaşmalarda da bir Türk devleti olarak tanınmıştır ve bütün ülkeler şu anda da Türkiye’yi bir Türk devleti olarak tanımaktadırlar.</li>
<li><strong> Siyasi parti yetkililerinin veya başka grupların, Türk egemenliğini gölgeleyecek beyan ve faaliyetlerde bulunması, bu ülkenin bir Türk devleti olmaktan çıkarılmasını istemek anlamına gelir. </strong></li>
<li>Anayasaya göre resmî dilin Türkçe olarak belirlenmiş olması, Türk egemenliğinin en önemli göstergelerinden biridir.</li>
<li><strong> Resmî dilin Türkçe olması, bütün resmî kurumlarda ve resmî işlemlerde Türkçenin kullanılması demektir. İkinci bir resmî dil, Türk egemenliğinin paylaşılması anlamına gelir. </strong></li>
<li>Türkiye Cumhuriyeti, Türk milliyetçiliği ve çağdaşlaşma temelleri üzerine kurulmuştur. Cumhuriyetin kurucu babası Atatürk’ün en çok kullandığı iki kavram Türklük ve çağdaşlıktır. İki kavram da Türk egemenliğinin varlığı ve bekası için vazgeçilmezdir.</li>
<li><strong> Türk milliyetçiliği, Türk’ü sevme duygusu ve yükseltme ülküsü demektir. Bu duygu ve ülkü, en yüksek tecellisini Atatürk’ün şahsında bulmuştur. </strong></li>
<li><strong> Türk milliyetçiliği ahlaklı ve temiz bir ülkü olmak zorundadır. Milliyetçilik ahlaksız ve kirli eylemlerin aracı yapılamaz. </strong></li>
<li>Türk egemenliğini zedelemeye ve ortadan kaldırmaya çalışanlar bellidir. Atatürk’ün “<strong>Ne mutlu Türk’üm diyene!</strong>” sözünü sildirenlerin, “<strong>Türk’üm,</strong> <strong>doğruyum</strong>” diye başlayan andımızı kaldıranların, ülkemizin nüfus yapısını değiştirmeye çalışanların “<strong>Türk</strong>” kavramını savunmaya kalkışmaları sahtecilikten başka bir şey değildir.</li>
<li><strong> Türk egemenliğini zedelemeye ve ortadan kaldırmaya çalışanlarla birlikte hareket edenler “Türk milliyetçiliği” iddiasında bulunamazlar. </strong></li>
<li>Türk’ün egemenliğinin olduğu ülkede kanun hâkimiyeti olur. Kanunlara aykırı kuruluş ve hareketlere izin verilmez. Yasalarımıza göre ülkede medrese ve tarikat yapılanmaları olamaz.</li>
<li>Türk egemenliğinin sonsuza dek yaşaması için çağdaş bilimi ülkede yerleştirip sürdürecek kadroların yetiştirilmesi; Türk sanat ve kültürünün çağdaş tekniklerle geliştirilmesi gerekir.</li>
<li><strong> Türk ordusu, Türk egemenliği ve bağımsızlığının en önemli ve somut dayanağıdır; tarihimiz boyunca egemenlik ve bağımsızlığımızın taşıyıcı ve ileriye götürücü unsuru olmuştur. Ordumuzun tarihten gelen asalet ve kudretine hiç kimse gölge düşürmemelidir. Bu konuda en fazla titizlik göstermesi gerekenler de ordunun subay ve generalleridir. </strong></li>
</ol>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/">Türk egemenliği tartışılamaz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-egemenligi-tartisilamaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okulum</title>
		<link>https://millidusunce.com/okulum/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/okulum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Umay Gökçe Lilith]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33202&#038;preview=true&#038;preview_id=33202</guid>

					<description><![CDATA[<p>1970'lerde her köyde ve köy okulunda yaşanmış olması kuvvetle muhtemel olaylara farklı bir bakış</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/okulum/">Okulum</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fokulum%2F&amp;linkname=Okulum" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fokulum%2F&amp;linkname=Okulum" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fokulum%2F&amp;linkname=Okulum" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fokulum%2F&amp;linkname=Okulum" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fokulum%2F&#038;title=Okulum" data-a2a-url="https://millidusunce.com/okulum/" data-a2a-title="Okulum"></a></p><p>70’li yılların sonlarına doğru ilkokuldaydım. Her köy okulu gibi bizimki de şirin mi şirin küçük bir okuldu. Sınıfların kendine has bir kokusu vardı. Öğrencilerden kaynaklanan kokudan bahsetmiyorum; sınıf kokusu, okul kokusu bu dediğim; keçeden yapılma silgi ile tahta silindiğinde havaya uçuşan tebeşir tozlarının, kalemtıraşla açıldıkça kırılan ve açıla açıla parmak kadar kalan kurşun kalemlerin, zemine serilen zift ve talaşın, bastıkça gıcırdayan taban tahtalarının kokusu, sobada yanan odun ve kömürlerin yanık kokusu.</p>
<p>Çok yeni değildi okulumuz. Asıl bina oldukça çok basamaklı taş merdivenli bir yapıydı. Daha sonra yanına daha alçak merdivenli iki sınıf eklenmiş. Asıl binanın diğer yanında da öğretmen lojmanı vardı, tek ailelik.  Kocaman avlusu, okul zamanı dışında köydeki küçük büyük herkesin futbol sahası görevini görürdü. Avlu fazlaca büyük olduğundan, futbol oynamayanların başka oyunlar oynayabileceği kadar da yer kalırdı. Avlu girişinin sağında bir çam ağacı, sol yanında da Rumca ve Osmanlıca kitabesi olan bir köy çeşmesi hemen göze çarpıyordu. Evlerde suyun olmadığı, kaplarla evlere su taşındığı zamanlar her mahallede bir çeşme mutlaka vardı. Bu çeşme de aşağı mahallenin çeşmesiydi ama ön taraftaki oluk mahallenin, arka tarafındaki oluk öğrencilerindi. Yazın harman kalktığında un, bulgur, keşkek yapılacak buğdaylar bu çeşmenin aharlarında yıkanır; okulumuzun kocaman avlusuna yayılan kilimler, örtüler üzerine serilerek kurutulurdu. Tabi başlarında en az bir çocuk kuşlar zereyi (buğday) yemesin diye bekçi bırakılır ve o çocuğun, bu büyük görevinden ötürü,  her nazı çekilirdi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-33205 size-medium_large aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Cesme-768x468.jpg" alt="" width="768" height="468" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Cesme-768x468.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Cesme-300x183.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Cesme.jpg 800w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>O zamanlar okulumuzun öğrencisi çok olduğu gibi öğretmenimiz de boldu. Öğretmen çokluğundan dolayı 25-26 kişilik sınıfımız, 4.ve 5. sınıftayken iki şubeye ayrılmıştı. Okulumuzun öğretmenler tarafından tercih edilmesinde köyümüzün ilçeye olan yakınlığının payı küçümsenemez tabi.</p>
<p>Şöyle bir bakıyorum da 5 yıllık okul hayatımda 4 öğretmenim olmuş. Bir tanesi 1. sınıfta bir ay kadar okutmuş, biri bir yıl, diğer ikisi de ikişer yıl. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimiz muhakkak. Hepsinin farklı kişilikleri ile bizde farklı izler bıraktığı da bir gerçek. Bizim öğretmenimiz olmadığı halde bizde, en azından bende, iz bırakanlar da oldu. Bazıları korku ile bazıları sevgi ile. Mesela henüz 1. sınıftayken 5.sınıflardan bir öğrenciyi, sigara içme suçundan (belki başka suçu da vardı), sırf bize ders olsun diye bizim sınıfımızda, tahtanın önünde adam akıllı döven bir öğretmen vardı ki onu hiç unutamam, tabii dövülen o çocuğu da.</p>
<p>70’li yıllar bilindiği üzere kısaca sağ-sol davasının güdüldüğü, kişilerin ve ailelerin sağcı- solcu diye ayırt edildiği zamanlardı. Bir de o zamanlar parti liderlerinin adıyla da taraf belirlenirdi ki köyde daha çok bunlar kullanılırdı. Köylülerin kimi Demirelci, kimi Türkeşçi, kimi Ecevitçi idi. Erbakancı pek yoktu galiba. Bu kavramlar çocukların kafasına nasıl yerleştiyse, o zamanki okul arkadaşlarımdan -babası memur olup ilçede çalışan- biri, babası tarafından ilçede bir dükkâna gazete almaya yollanmış. Dükkân sahibi babasının mesleğini öğrenmek babında “ senin baban neci?” diye sormuş, çocuk gururla “Demirelci” demiş adam da epey bir gülmüş bu cevaba. Biz de Demirelciydik galiba, bizim de evimize her gün Tercüman gazetesi getirirdi ilçede çalışan babam. Ama o zamanlar dışarda okuyan abilerim Türkeşçiymiş, ben sonradan öğrendim. Bir de Türkeşçilerden nefret edip düşman belleyenler nefretlerini onlara köpekçi diyerek belli ediyor, kendilerince de aşağılamış oluyorlardı. Köyde bizi sevmeyen bazı kişiler de bir ara bizi görünce, duyacağımız şekilde “köpekçiler geliyor” diyordu; daha çok küçüktüm, tam anlayamıyordum o zamanlar ne demek istediklerini; “köpek” dediklerinin de “Bozkurt” olduğunu. Köydeki ahval ve şerait böyleyken benim 5 yıllık okul hayatımdaki 4 öğretmenin hepsi de solcuymuş meğer. Sadece benim öğretmenlerim değil diğerleri de hep solcuymuş. Biri hariç diğerleri pek belli etmiyordu açıkçası.</p>
<p>Lakabı cavır (gavur) idi o hariç olanın. Kim taktı bu lakabı orasını bilemem ama sağcıların taktığı kesin.   1.ve 2. sınıfta okuttu o öğretmen bizi. Bize alfabeyi öğretti, okuma yazmayı da, toplama çıkarmayı da. Onlardan başka şeyler de öğretiyordu bize. Müzik derslerinde çocuk şarkıları değil ( öğrettiyse de onlar iz bırakamamış)şimdilerde herkesin dinleyip söylediği ama o vakitlerde solcularca çalınıp söylenen şarkılar, türküler öğretti mesela. “Saçlarım tutuştu önce/ gözlerim yandı kavruldu/ bir avuç kül oluverdim/ külüm havaya savruldu” ve “Çalıyorum kapınızı/ teyze, amca bir imza ver/ çocuklar öldürülmesin/ şeker de yiyebilsinler”  kısımlarını hiç unutmadığım, Kız Çocuğu şarkısıydı biri. Nazım Hikmet’in sözleri olduğunu ve Nazım Hikmet’i çok sonra öğrendim. Ali Rıza Binboğa’nın Öğretmen şarkısını da ilk o öğretmişti. “Aha Memet Emmi” türküsünü ve içinde geçen arpa yiyen çocukları hiç unutmadım. Bunları bize öğretiyordu ama sadece müzik olarak öğretiyordu. Ne anlattıklarını, neden yazılmış, neden yakılmış olduklarını anlatmıyordu. Müziğe meraklı olan ben de hemen ezberliyordum bunları ve evde söyleyip duruyordum. Evdekilerin bir şey dediği yoktu da abim tatile geldiğinde duyunca söylediğim şarkıları, hemen sorardı “nerden öğrendin?” diye. Gerçi o da öğretmenimizi tanıdığı için nereden öğrendiğimi biliyordu belki. Tabi o da abimi tanıyordu normal olarak. Öğretmenimizin ailemden dolayı bana karşı herhangi bir olumsuz, negatif tavrı yoktu aslında. Hatta 23 Nisan’ da ablamın diktiği puantiyeli, fırfırlı elbisemden dolayı “ kelebek gibi, ne güzel olmuşsun” deyip pek mutlu etmişti altı yaşındaki beni. Kim bilir belki gelecek nesil olan bizlerin, çocuk kalbimize girip bizi kazanmak istiyordu.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-33203 size-full aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/okul.jpg" alt="" width="600" height="352" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/okul.jpg 600w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/okul-300x176.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Lojmanda kalıyordu. Bu yüzden mesai dışında da oralarda olurdu. Mahalleli okul girişindeki çeşmeden hem kaplarını doldurup eve taşıyordu hem de hayvanlarını getirip orada sulayıp gidiyordu. Bizim de ineğimiz vardı, biz de çeşmeye sulamaya götürüyorduk. Abim ineği sulamaya götürdüğü bir gün, elindeki kabı da doldurmak için ineği oradaki çam ağacına bağlamış. Bizim öğretmen de onu görünce hemen gelip ineği oraya bağlayamazsın bahanesi ile tartışma çıkarmış. Asıl sebep o değil tabi ki abimin karşıt görüşte (!) olması. Eğitim enstitüsünde okuyan abimin ve abim gibi ona göre karşıt görüşlülerin öğretmen olup kendisinin bize yaptığı beyin yıkama işini onların yapmasından korkuyordu belki. Geleceğin gençleri olan çocukları kaybetmekten.</p>
<p>Öğrettiği şarkılardan başka en çok hatırımda kalan bize Ecevit’i alkışlatmasıydı. Önce anlatıp sonra soruyordu “haşhaşı kim serbest bıraktı?” biz hep bir ağızdan bağırıyorduk “ Eceviiiittt”, “Kıbrıs’ı kim kurtardı?” “Eceviiitt” ardından, şak şak şak alkışlar. Tiyatro gibi. Bazı arkadaşlarımız candan yürekten bağırıp alkışlarken ben, hem bağırmıyor ağzımı oynatıyordum, hem de alkışlıyor gibi yapıyordum. Öğretmenden yüz bulan solcu aile çocukları arkadaşlarımdan biri gazeteden Ecevit’in resmini yırtıp (kesmemiş yırtmış) getirmişti ve öpüp öpüp tahtaya yapıştırıyordu.</p>
<p>O öğretmen 2. sınıftan sonra gitti bizim okuldan, nereye gitti bilmiyorum. Arkasından üzüldüm mü, hayır. Peki sevindim mi, hayır. Aslında şimdi hatırımda kalanlara baktığımda, bize çok da kötü şeyler öğretmemiş. Ama o küçücük çocukları politize etmesi nahoş bir davranış olmuş. Bize Atatürk ile ilgili bir şeyler anlattı mı anlatmadı mı hatırımda yok. Bize kültürümüzle, tarihimizle ilgili bir şeyler anlattı mı? Hayır. Anlattıysa bile yukarıda yazdıklarımı hatırlayıp diğerlerini hatırlamıyorsam gerektiği gibi ve gerektiği kadar anlatmamış demektir. Tertemiz beyinlerimizi ve kalplerimizi vatan, millet, tarih Atatürk bilgisi ve sevgisi ile doldurmak yerine kendi siyasi doğruları ile doldurmayı seçmiş.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-33207 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Bayram1.jpg" alt="" width="650" height="360" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Bayram1.jpg 650w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/06/Bayram1-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></p>
<p>Şimdi köyümüzde ne sağcı kaldı ne solcu. Köyümüz de Türkiye&#8217;m gibi. Bir zamanlar öğretmenlerin gözdesi olan okulumuz da benden yıllar sonra yenilenmiş, tamirat ve tadilattan geçirilmiş. Yeni malzemeler, gıcırdamayan tabanlar, iyi boyanmış duvarlarla göz dolduruyordu. Ne yazık ki “taşımalı sistem” diye bir şey icat edilince ve köydeki öğrenci sayısı da göze az gelince, güzelim okulumuzun kapısına kilit vurmuşlar. Şimdi hala ayakta, duvarları sağlam, camları kırık öylece duruyor. Ama çeşme başındaki bayrak direği artık yok, bayrağımız dalgalanmıyor. Her Cuma ve Pazartesi coşkuyla okunan İstiklal Marşımız duyulmuyor. Sabahları her öğrencinin sırayla önderlik ettiği, boğazımız yırtılırcasına okuduğumuz andımız okunmuyor ki zaten hiçbir okulda okunmuyor o da ayrı konu.  Bayramlarda en önde süslenmiş Atatürk portesini ve Bayrağımızı taşıyan çocuklar olmak üzere köy meydanında coşkuyla bekleyen köy halkının alkışları arasından bayram kutlamaya da gidilmiyor. Yani taşımalı sisteme geçen her köy gibi bizim köyümüzde de bayram kutlanmıyor.</p>
<p>Ben orta okuldayken evlere su verildiği için diğer mahalle çeşmeleri gibi okulun çeşmesinin de suyu kesildi; daha sonra okul avlusunun duvarları ile birlikte yıkıldı. Çeşmenin taşı da (kitabesi yüzünden) köydeki diğer tarihi değeri olan bazı yapılarla birlikte tarihi eser kaçakçılarına yem olmuş. Avlunun bir kısmının üstüne beton dökülüp köyün toplu etkinlikleri için kullanılır olmuş. Bir kısmında da otlar kocaman olmuş ama arada bir temizliyorlar. Şimdi her yerde moda olan spor aletlerinden ve kaydıraklardan koymuşlar, arada bir çocuklar gelip oynuyor.</p>
<p>Bir de bizim, o vakitler dikip çapaladığımız, can suyunu verdiğimiz çam fidanları kocaman olmuş. Metrelerce uzamış gökyüzünü selamlıyor. Rüzgar estiği zamanlarda, çocuk seslerimizi, şen çığlıklarımızı, coşkuyla okuduğumuz İstiklal Marşımızı, bağıra bağıra okuduğumuz Andımızı ta o zamanlardan bu zamanlara alıp getiriyor. Sanki herkes duysun istiyor. Bilmiyorum herkes duyuyor mu ama en azından ben duyuyorum ve oraya gittiğim zaman hafif de olsa bir rüzgar esmesini bekliyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/okulum/">Okulum</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/okulum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söz konusu açık oturum-15: Korona/ Eba / Andımız</title>
		<link>https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 16:25:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[EBA]]></category>
		<category><![CDATA[gündem özel]]></category>
		<category><![CDATA[KORONA]]></category>
		<category><![CDATA[SÖZ KONUSU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31119</guid>

					<description><![CDATA[<p>Söz Konusu açık oturum serimizin 15’inci bölümü, tüm gündem değiştirme çabaları içinde geleceğimizi birinci derecede ilgilendiren bir konuyu ele alacak.<br />
Bu kez "Korona, EBA, Andımız" diyeceğiz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/">Söz konusu açık oturum-15: Korona/ Eba / Andımız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsoz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%20konusu%20a%C3%A7%C4%B1k%20oturum-15%3A%20Korona%2F%20Eba%20%2F%20And%C4%B1m%C4%B1z" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsoz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%20konusu%20a%C3%A7%C4%B1k%20oturum-15%3A%20Korona%2F%20Eba%20%2F%20And%C4%B1m%C4%B1z" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsoz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%20konusu%20a%C3%A7%C4%B1k%20oturum-15%3A%20Korona%2F%20Eba%20%2F%20And%C4%B1m%C4%B1z" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsoz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%20konusu%20a%C3%A7%C4%B1k%20oturum-15%3A%20Korona%2F%20Eba%20%2F%20And%C4%B1m%C4%B1z" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsoz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz%2F&#038;title=S%C3%B6z%20konusu%20a%C3%A7%C4%B1k%20oturum-15%3A%20Korona%2F%20Eba%20%2F%20And%C4%B1m%C4%B1z" data-a2a-url="https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/" data-a2a-title="Söz konusu açık oturum-15: Korona/ Eba / Andımız"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31121 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/16.-soz-konusu-afisi1-1-939x1024.png" alt="" width="939" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/16.-soz-konusu-afisi1-1-939x1024.png 939w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/16.-soz-konusu-afisi1-1-275x300.png 275w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/16.-soz-konusu-afisi1-1-768x838.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/16.-soz-konusu-afisi1-1.png 1100w" sizes="(max-width: 939px) 100vw, 939px" /></p>
<p>Söz Konusu açık oturum serimizin 15’inci bölümü, tüm gündem değiştirme çabaları içinde geleceğimizi birinci derecede ilgilendiren bir konuyu ele alacak.</p>
<p>Bu kez &#8220;Korona, EBA, Andımız&#8221; diyeceğiz.</p>
<p>Söz Konusu programımız, YouTube kanalımız ve Facebook hesaplarımız üzerinden  yayınlanacak.</p>
<p>26 Mart 2021 Cuma, saat <strong>20.00’deki</strong>, Millî Düşünce Merkezi YouTube kanalımızdaki yayınımıza hepiniz davetlisiniz.</p>
<p>Söz Konusu’nu YouTube kanalımız üzerinden seyredebilmek için: (<a href="https://mmo.tc/OAkO">https://mmo.tc/OAkO</a>)</p>
<p>Millî Düşünce Merkezi Genel Merkezi Facebook hesabımız üzerinden seyrebilmek için: (<a href="https://www.facebook.com/millidusuncemerkezi/">https://www.facebook.com/millidusuncemerkezi)</a></p>
<p><strong>Yönetici: Doğukan Altıparmak &#8211; MDM-MİSAK Editörü</strong></p>
<p>Programımızın konukları;</p>
<p><b>Alperen OKUR: MİSAK Gn. Yay. Yön. &#8211; Fen Bilgisi Öğretmeni</b></p>
<p><strong>Gökhan ALTINTAŞ: Uzm. Psikolojik Danışman</strong></p>
<p><strong>Mücahit AYDOĞMUŞ: OMÜ Eğitim Fakültesi Arş. Gör.</strong></p>
<p>Sizler için yaptığımız araştırmalardan, yayın ve röportajlarımızdan haberdar olmak için bizi <a href="https://mmo.tc/OAkO">YouTube</a> kanalımız üzerinden takip etmeyi ve abone olmayı unutmayın.<br />
Sizler de araştırmamızı istediğiniz konuları, görüş ve önerilerinizi videolarımızın altına yorum olarak yazabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/">Söz konusu açık oturum-15: Korona/ Eba / Andımız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/soz-konusu-acik-oturum-15-korona-eba-andimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zurnada Peşrev Olmaz, Ne Çıkarsa Bahtına!</title>
		<link>https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Andı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31005&#038;preview=true&#038;preview_id=31005</guid>

					<description><![CDATA[<p>İddia ediyorum; söylendiği dönemden bu yana millet eksenli kimlik tanımlamasını bu kadar kapsayıcı, derinlikli, insancıl ve vatanseverlikle dolu biçimde yaparken öte yandan bir o kadar da sade ve etkileyici olmayı başaran bir başka üstün akla sahip devlet adamı sözü yoktur..</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/">Zurnada Peşrev Olmaz, Ne Çıkarsa Bahtına!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina%2F&amp;linkname=Zurnada%20Pe%C5%9Frev%20Olmaz%2C%20Ne%20%C3%87%C4%B1karsa%20Baht%C4%B1na%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina%2F&amp;linkname=Zurnada%20Pe%C5%9Frev%20Olmaz%2C%20Ne%20%C3%87%C4%B1karsa%20Baht%C4%B1na%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina%2F&amp;linkname=Zurnada%20Pe%C5%9Frev%20Olmaz%2C%20Ne%20%C3%87%C4%B1karsa%20Baht%C4%B1na%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina%2F&amp;linkname=Zurnada%20Pe%C5%9Frev%20Olmaz%2C%20Ne%20%C3%87%C4%B1karsa%20Baht%C4%B1na%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina%2F&#038;title=Zurnada%20Pe%C5%9Frev%20Olmaz%2C%20Ne%20%C3%87%C4%B1karsa%20Baht%C4%B1na%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/" data-a2a-title="Zurnada Peşrev Olmaz, Ne Çıkarsa Bahtına!"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-31006" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/Andimiz.gif" alt="" width="419" height="600" /><br />
Allah şahit; hazır geçen sohbetimizde dilimizin kudreti karşısında, gönlümden taşan hayranlık ve hürmeti yansıtan biçimde alabildiğince ciddi bir cephe selamı vermişken, bu sefer niyetim diğer köşeden biraz daha hafif bir mevzunun bizim Ölü Deniz’ce çarşafsı sularına yelken açmaktı.</p>
<p>Ya Hong Kong Sineması’nın Türk dövüş filmlerine etkisi ile Cüneyt Arkın’ın bu bağlamdaki harikulade hallerini olabildiğince sevimli ve tatlıca çılgın biçimde yansıtan “Karateciler İstanbul’da” yapımını ele alıp irdelemeyi düşünüyordum. Ya da adına “Arabesk” denilen müzik türüyle 70’lerden 90’lara uzanan devasa iç göçün birbirine göbekten bağlı gelişimini, minibüs şoförlerini iki rakip kabileye dönüştüren “Ferdicilik” ve “Orhancılık” kavramları ile onları her anlamda “yukarıdan” izleyenlerin konuşlandığı kafası dumanlı burç “Müslümcülük”ü işbu üç büyükler ekseninde ele almayı…</p>
<p>Ama gelin görün ki, sağanak yağmur altında delicesine devinen araba camı ön sileceğinden daha hızlı taraf değiştirilebilen yandaş medya kişilerinin dengesiz süratiyle yarışırcasına bir oraya bir buraya savrulan memleket gündemi bu sefer çok hassas bir yerimize dokundu. Öyle ki malumunuz olduğu üzere “Borç beş yüzü geçince her gün pirzola yiyeceksin yeğenim!” kafasında takılan bendeniz bile “La Havle Ya Settar!” çekerek artık dayanamayıp “Oha vardır çift sürdürür, oha vardır servi kırdırır!” sözünde ifadesini bulan can sıkıntımı dile dökmeden edemeyeceğimi anladım.</p>
<p>Çaldıkları tek delikli zurnadan senfonik peşrev uman bahtsızların, gizli meslektaşları dolandırıcılara özgü uçucu mürekkeple atıldığından silinmeye mahkum sahte imzasını taşıyan Andımızın kaldırılması kararından bahsediyorum. Siyah önlüklü, beslenme çantalı, her şeye rağmen renkli ve sinemaskop yıllarımızla bu metnin o senelere dair derinliklerimizde uyandırdıklarını kaleme almaya başlasam hem buradan Fizan’a yol olur hem de tümden bu durumun hüznünü katmerleştiren bir efkâra hep birlikte dalıp gideriz.</p>
<p>Onun yerine, hazır metin de demişken, şükürler olsun ki asla anlamadığımız ve öğünmek gibi olmasın ama kesinlikle kabullenmeyeceğimiz bize tümden meçhul olası nedenlerin er geç küme düşmeye mahkûm efsanevî boş yapmalardan öteye gidemeyeceğini “Metin Üzerinde Çalışmalar” tadında bir şerh denemesiyle ortaya koyalım istiyorum. Ki kasılan duyarın kazdığı çukur gözler önüne serilebilsin.</p>
<p>O halde buyrunuz efendim:</p>
<p>Türküm: Aslında kem gözlü olmanın ötesinde amansızca tahammülsüz birileri için film tâ en başta tam da burada kopuyor. Adına karın ağrısı, kuyruk acısı, gazap çıbanı, öç apsesi, hınç ateşi ya da başka ne dersek diyelim özündeki kör edici kinden bir türlü sıyrılamayan bir tuhaf ırkçı düşmanlıkla karşı karşıyayız. Bu hususta söylenecek çok söz, verilecek çok örnek, alınacak çok ibret var. Ben üzerine ne eklesem haliyle tekrar olacak. Dolayısıyla sadece kendi yaşanmışlıklarımdan birisini dikkatinize sunmakla yetinmek istiyorum.</p>
<p>Üniversite yıllarında biz kendisinden itinayla uzak durmaya çalıştıkça inadına inadına; kâh yemekhane, kâh kantin, kâh da yurtta ne yapıp ne edip maraza çıkartmak umuduyla arkadaş çevremizi adeta ablukaya alarak öfkeli sözde söylevleriyle aklı sıra aralıksız taciz ateşinde bulunan bir bölücü kişinin Allah’tan korkup kuldan utanmadan ciddi ciddi sürekli yinelediği en meşhur iddiası şuydu: “Aslında Türk şöyle dursun Türkçe diye bir dil bile yok, onu Enver Paşa ve ekirüleri 1910’ların başında kendileri uydurdular.” Bunu yumurtlayan şahsın gözlerinin içine uzun uzun bakınca acı bir hakikatin olanca dehşetinin farkına varmıştım; bu kişi işbu söylediğinin doğruluğuna gerçekten ama gerçekten, bir bağnazın yüzde yüz tavizsiz içtenliğiyle inanıyordu.</p>
<p>Peki ben sonrasında ne mi yaptım? Tabi ki, travma sonrası stres bozukluğu hakkında uzman bir psikolog ya da ihtisasını duygusal hazımsızlık sendromları üzerine yapmış bir psikiyatr olmadığımdan ol herif-i nâşerifi pek de parlak görünmeyen acınası halleriyle başbaşa bırakıp tıpkı diğer arkadaşlarımız gibi kendisinden alınabilecek mebzul miktarda ibreti devşirerek yoluma devam ettim. Ancak bu son menfur karar sonrasında artık bu anı gülünç olmaktan ziyade düşündürücü bir hale bürünüyor. Görünen o ki kantarın topuzunu kaçırmakla kalmayıp terazinin ayarını tümden bozanların bu türden kuru gürültüsü sırf yüksek perdenen çığrıldıkları için şu tür saçmalamalara bile artık çarşıda alıcı bulabilecek:</p>
<p>Çin Seddi ülkenin üst kenarına kanaviçe süsü olsun ve ileride turistler üzerinde profil fotoğrafı çekebilsin diye yapıldı. Malazgirt Savaşı Romen Diyojen komutasındaki Bizans ordusu ile Russell Crowe ve Neşeli Gladyatörleri arasında gerçekleşti; hatta taraflar yenişemeyince iş uzatma ve en nihayetinde penaltılara kaldı. İtalyanlar’ın 11. Yüzyıl’dan itibaren Anadolu’ya Turchia demesinin altında, Bandırma-Manyas hattında kurulu hindi çiftliklerini yöneten komandite şirketin komanditer ortakları olmaları yatıyordu. Canım o kadar öteye gitmeye bile gerek yok; yukarıda kulaklarını çınlattığım çift kaşarlı tost pehlivanı yan sanayi üretimi Che Guevara’nın da iddia ettiği gibi Türkçe diye bir dil olmadığından (!) ben bu satırları aslında sizlere Star Trek evreninin Orkçası olan Klingon dilinde yazıyorum!</p>
<p>Doğruyum: Hani yolsuzluğu ömürlük nafaka, yalanı ona katık günlük tayın, her türlü eğriliği George Orwell’ın “1984”ündeki “çift düşün” sistemindeki gibi ters tarafından en büyük erdem olarak gören bazı Sahra Altı Afrika ülkelerinde olsak bu sözden rahatsız olmayı anlayacağım. E öyle olmayınca her türlü hava durumuna dayanıklı tebessümü tuhaf bir biçimde sempati değil de güvensizlik telkin eden üst dudağına beyaz çikolata bulaşmışçasına belli belirsiz bıyıklıgillerden çakma beyefendi bir politika kişiliğinin dediği gibi “İnsan gerçekten hayret ediyor!”</p>
<p>Çalışkanım: İşleyen demirin ışıldadığı, erken kalkanın yol aldığı, yazın çalışanın kışın gülüştüğü bir kültür dünyasının emek olmadan yemek olmayacağının altını çizen atılgan bakış açısından bile insan neden rahatsız olur ki? Ancak ve ancak ihaleci, köşe kapmacı, post sermeci bir eyyamcılığın bağımlısı olduğundan olsa gerek.<br />
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir: Geçtiğimiz iki on yıl hepimizin yüreklerini defalarca dağlayan onca uğursuz örnekle sabit olduğu üzere gösterdi ki memleketimize vatandan ziyade pazar olarak bakan yurtsuz ve milletsiz kitleler nezdinde ne küçükleri korumanın bir önemi var ne de büyükleri saymanın. En mutlu olmaları gereken çağda hayatları karartılan yavrularımızın, en rahat edecekleri demde ekmek kavgasına soyunmaya muhtaç edilen emeklilerimizin halleri ortada. Hal böyleyken özlerinden başka kimseyi sevmeyenlerin ilkesi de ancak önce hüpletip sonra gümletmeye odaklı paragöz bir ömür yamyamlığı olabiliyor, Andımız’da ifadesini bulan güzel amaçlar değil…</p>
<p>Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir: Adı üstünde ilerlemeci olan İttihat ve Terakki’den pek çok farklı çağdaş siyasi harekete kadar Türk siyasetine yön veren ana damarın başat özelliği kalkınmacı yapısı olagelmiştir. “Vatanı kurtarmak” olarak tanımlanan esas gayeye erişilmesi için öngörülen çözüm de gayet yerinde bir tespitle memleketimizi ve insanımızı her anlamda daha yüksek ve ileri bir düzeye, daha açık bir ifade ile “muasır medeniyet seviyesinin üzerine” taşımak olarak şekillenmiştir. Buna karşı çıkanların amacı ancak alçalıp geri gitmek olabilir ki o da Türk tarihinin kabaca son üç yüz yılındaki bütün saygıdeğer ilerleme çabalarını hiçe sayan bir “dahili bedhah”lığı kabullenmek anlamına gelir. Mukadder olansa işbu dahili bedhahlığın önce kulağı gerçek dış mihrakların süflesine doğru kabartılmış sömürge meddahlığına ve en nihayetinde de aleni ihanete evrilmesidir.</p>
<p>Ey Büyük Atatürk!</p>
<p>Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim:<br />
Bu bağlamda en hüzünlü gülümsemelerin kaynağı yakıcı ironi işte tam olarak şu olsa gerek: Yahya Kemal’in zafere ulaşması için “Galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın” diye dua ettiği Türk Ordusunun başbuğu Büyük Atatürk ve O’nun “Türkçülüğün Esasları”ndan süzülen hedeflerine düşmanlığın maalesef güya din adına yapılıyor olması. Böylesi bir garabet sözün gerçekten bittiği nadir akıl ve hatta gönül tutulması noktalarından birisi olsa gerek.<br />
Varlığım Türk varlığına armağan olsun: Bu bir milleti aynı hedef etrafında kenetlenmeye yönlendiren bütüncül sosyolojik birlik mesajı ne kadar ulviyse bu çağrıyı yersizce eleştirenlerin hak ettikleri yanıt da o derece sokak ağzıyla verilmeye sezadır. Dolayısıyla “Benimkisi armağan olmasın!” diyen sahte özgürlükçü cahil sevimsizlere verilecek cevap tek; “Ya ne olacağıdı?”</p>
<p>Ne mutlu Türküm Diyene!: İddia ediyorum; söylendiği dönemden bu yana millet eksenli kimlik tanımlamasını bu kadar kapsayıcı, derinlikli, insancıl ve vatanseverlikle dolu biçimde yaparken öte yandan bir o kadar da sade ve etkileyici olmayı başaran bir başka üstün akla sahip devlet adamı sözü yoktur.<br />
Bu duygu ve düşüncelerle “Buckinghamshire’dan selamlar ve sevgiler herkese efendim” kalıbının ötesine kalıbıma bu sefer kesinlikle sığamadığımdan geçiyorum müsaadenizle.<br />
Zira, bu amansız süreçte içimin içimi yemesinin verdiği hayıflanmanın iç sesime biteviye söyletegeldiği “Bir bitmediniz!” sayhama işbu yazıya özgü son söz olarak dışarıdan kanon yapması için ayrıca bir kez daha altını çizip, üstünü fosforlayıp, bold italik yapıp belirtmek isterim.<br />
Sepya tonlara bandırılarak etkisi arttırılmış sosyal paylaşım fotoğrafı altında şık duran Ramiz Dayı lafı gibi değil de gerçekten ciğerimden ve yüreğimden eşgüdümlü olarak kopan akıl kadar duygu da dolu ölümsüz bir nara olarak haykırmak istiyorum:</p>
<p>“Ne Mutlu Türküm Diyene!”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/">Zurnada Peşrev Olmaz, Ne Çıkarsa Bahtına!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/zurnada-pesrev-olmaz-ne-cikarsa-bahtina/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkücü Düşünce Derneği gençleri ANDIMIZ’a sahip çıktı.</title>
		<link>https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Nov 2018 09:13:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[Andımız]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü-Der Gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkücü Düşünce Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.com/?p=9315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkü-Der Gençlik Kolları Ortaöğretim Masamıza bağlı liseli kardeşlerimiz Maltepe Meydanında toplanarak ANDIMIZ’ı okudular. Sağanak yağmur altında varlığımız Türk varlığına armağan olsun, ne mutlu Türk'üm diyene sözlerini haykırdılar. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/">Ülkücü Düşünce Derneği gençleri ANDIMIZ’a sahip çıktı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti%2F&amp;linkname=%C3%9Clk%C3%BCc%C3%BC%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Derne%C4%9Fi%20gen%C3%A7leri%20ANDIMIZ%E2%80%99a%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1." title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti%2F&amp;linkname=%C3%9Clk%C3%BCc%C3%BC%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Derne%C4%9Fi%20gen%C3%A7leri%20ANDIMIZ%E2%80%99a%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1." title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti%2F&amp;linkname=%C3%9Clk%C3%BCc%C3%BC%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Derne%C4%9Fi%20gen%C3%A7leri%20ANDIMIZ%E2%80%99a%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1." title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti%2F&amp;linkname=%C3%9Clk%C3%BCc%C3%BC%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Derne%C4%9Fi%20gen%C3%A7leri%20ANDIMIZ%E2%80%99a%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1." title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti%2F&#038;title=%C3%9Clk%C3%BCc%C3%BC%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Derne%C4%9Fi%20gen%C3%A7leri%20ANDIMIZ%E2%80%99a%20sahip%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1." data-a2a-url="https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/" data-a2a-title="Ülkücü Düşünce Derneği gençleri ANDIMIZ’a sahip çıktı."></a></p><div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-9312 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/ülküder.jpg" alt="" width="545" height="360" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/ülküder.jpg 545w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/ülküder-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 545px) 100vw, 545px" />Ülkü-Der Gençlik Kolları Ortaöğretim Masamıza bağlı liseli kardeşlerimiz Maltepe Meydanında toplanarak ANDIMIZ’ı okudular. Sağanak yağmur altında varlığımız Türk varlığına armağan olsun diyerek haykırdılar. 16 Kasım 2018</div>
<div dir="auto">Gençlik Kolları Başkanımız Enes Cebeci ise konuşmasında şunları söyledi: “Ülkücü Düşünce Derneği Gençlik Kolları olarak, kaldırılmasının sadece bölücü çevreleri mutlu ettiği ANDIMIZ’a sahip çıkıyoruz.</div>
<div dir="auto">Andımızdaki Türklük vurgusuna, doğru ve çalışkan insan yetiştirme çabasına, çağdaş uygarlık hedefine sahip çıkıyoruz.</div>
<div dir="auto">Andımızın ırkçılıkla uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.</div>
<div dir="auto">Andımızın ifade ettiği gibi milletimizin adı Türk, vatanımız da Türk vatanıdır.</div>
<div dir="auto">Bu söylediğimizin teminatı ise biz Türk gençliğidir.</div>
<div dir="auto">Milli Eğitim Bakanlığından okullarda ANDIMIZ’ın yeniden okutulmasını bekliyoruz.</div>
<div dir="auto">Sürecin her daim takipçisiyiz.</div>
<div dir="auto">
<p>NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.”</p>
<div id="attachment_9303" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><a href="http://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9303" class="size-full wp-image-9303" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1.jpg" alt="" width="1024" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1-150x150.jpg 150w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1-300x300.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/11/IMG-20181119-WA0007-1-768x768.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-9303" class="wp-caption-text">ÜLKÜ-DER Gençliğinin ANDIMIZ ile ilgili yaptığı basın açıklamasından görüntüler.</p></div>
</div>
<p><a href="https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/">Ülkücü Düşünce Derneği gençleri ANDIMIZ’a sahip çıktı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ulkucu-dusunce-dernegi-gencleri-andimiza-sahip-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
