<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>apo arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/apo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/apo/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Dec 2025 15:30:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title> “Türkiye’nin iç bünyesiyle oynanırsa…”</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[apo]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrışma]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[etnik aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Kürt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52165</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milletin devletin yanlış yaptığı algısına kapılması dehşettir. Devleti yönetenlerin rehin alındıkları algısı büsbütün dehşettir. İş başa düştü düşüncesine yol açar. Şimdi oraya epeyce yakın görünüyoruz. Benim korkum ve endişem budur.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/"> “Türkiye’nin iç bünyesiyle oynanırsa…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20i%C3%A7%20b%C3%BCnyesiyle%20oynan%C4%B1rsa%E2%80%A6%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20i%C3%A7%20b%C3%BCnyesiyle%20oynan%C4%B1rsa%E2%80%A6%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20i%C3%A7%20b%C3%BCnyesiyle%20oynan%C4%B1rsa%E2%80%A6%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20i%C3%A7%20b%C3%BCnyesiyle%20oynan%C4%B1rsa%E2%80%A6%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa%2F&#038;title=%C2%A0%E2%80%9CT%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20i%C3%A7%20b%C3%BCnyesiyle%20oynan%C4%B1rsa%E2%80%A6%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/" data-a2a-title=" “Türkiye’nin iç bünyesiyle oynanırsa…”"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Anayasaya göre, vatandaş olarak kimliğimiz -dünyanın medenî ulus devletlerinde olduğu gibi- tektir. Fransa’da vatandaş olan herkes <em>Fransız</em>, Almanya’da <em>Alman</em>, Amerika’da <em>Amerikan</em>, Türkiye’de de <em>Türk</em>’tür. Şu veya bu kimlikler bu ana kimlikle kavga etmeye kalkamaz. Kalkarsa anarşi doğar ve gereği yapılır. Türkiye Cumhuriyeti, egemen bir devlet olarak her türlü teröre, kanunsuzluğa karşı çıkar. Kural budur. Budur da, ya tam tersi bir yola giriliyorsa? İşte orada tam bir kaos doğar. Ortadoğululaştırılmaya çalışılan Türkiye, şimdi bu cehenneme sürüklenmiş görünen bir ülkedir.</p>
<p>Devlet güçleri, PKK ile anayasa çerçevesinde mücadele etmiş ve bugüne kadar sonuç almaları önlenmiştir. Şartlara bakılırsa dünyaya karşı büyük güvenlik başarısıdır. Peki, şimdi ne oldu da devleti dize getirmiş gibi eskilerinden beter sonuçlar doğuracak bir açılımın yolu açılıyor?</p>
<p>TBMM’deki meşruluğu, tartışmalı komisyona sunulan Dem Raporu’na bakarsanız görürsünüz. Açılımlarla bölücülüğe sunulan imkânlar bu rapordaki dile yol açacak kadar –bugün için- imkânsızı yokluyor. Elli yılda elde edemeyecekleri bir psikolojik zemin sağlandı. PKK’ya mesafeli duran, “<em>Biz Türk devletinin eşit vatandaşlarıyız”</em> diyen vatandaşlar ne yapacağını bilemez hale getirildi. Sosyal ayrışma hedefine kapı açıldı.</p>
<h2>HAVADA UÇUŞAN TALEPLER</h2>
<p>Olanı dosdoğru görelim: Bu yeni açılım, PKK’ya devletin karşısında pazarlığa oturacak güç pozisyonunu kazandırdı. Meclis üyelerinin İmralı’ya gidişi bu pozisyonun somutlaşması için gerekliydi. Nasıl oluyor da razı olunuyor derseniz, iş orada çatallaşıyor. Yine bütün yollar <strong>Trump</strong>’a ve İsrail’e mi çıkıyor? Takip edenler diyorlar ki, “<em>Onlar istedi”.</em> Peki, biz niye kabul ettik veya hangi yanlışlarla zora düştük? Cevabı aranacak soruların başında zaten bu geliyor.</p>
<p>Olan açık: PKK kendisini feshediyor derken tersini yaşıyoruz. PKK kendisini feshetmiyor, statüsü olmayacak yere yükseliyor. Gün yirmi dört saat “<em>barış</em>”tan söz ederseniz savaştığınızı kabul ettikleriniz muhatabınızdır. Kastınız PKK’yı masanın diğer yanına oturtmak değilse adını doğru koyacaksınız. Onların dilini benimseme yenilgisine düşmeyeceksiniz.  <em>Barış, </em>devletler arasında olur. Baksanıza <strong>Apo</strong>,  partisi Dem tarafından “<em>Baş Müzakereci</em>” ilan ediliyor. O da şart üstüne şart dayatıyor. Olacak iş mi?</p>
<p><strong>Apo</strong>’nun manifestosuyla ayrı bir devlet olmak fikrini bir defa daha ertelediler. Niye erteledikleri açık: Henüz halkın ayrılığa evet demeyeceğini biliyorlar. İkinci sebep daha önemli. Türkiye içinde kalarak semirmeye devam edecekler. Tabii fırsat verilmeye devam edilirse.</p>
<h2>OLANI ANLAYALIM</h2>
<p>Türkiye’de Kürtlerle Türkler arasında bir çatışma yaşanmadıkça ayrışmanın olmayacağı anlaşıldı. İnsanlar bu zamana kadar yaşadıklarına baktılar. Türk’le Kürt’ün farkı yok. İnandıramadılar ki çatışma da yok. Ancak bundan sonra olmayacağı garanti edilemez. Çünkü açılımlar içerde can çekişen PKK’yı diriltiyor. Halka, benim olduğu gibi senin muhatabın da PKK’nın Dem’i deniyor.</p>
<p><em>Eşit yurttaşlık </em>dedikleri <em>yurttaşlık</em> değil, <em>devlete</em> <em>ortaklık </em>talebiydi, Dem raporunda açık ettiler. Ortaklık talebiyle bölünelim demekten daha tehlikeli bir yol açıldı. Yine söyleyeyim, bir kadınla iki erkeğin evlenmesi ne ise bu <em>ortaklık</em> fikri de odur. Egemenlik paylaşılmaz. Batı Türklerinin tarihinde kısa manda dönemleri vardır, bu yoktur. Yani bu durumda kavga kaçınılmaz. Bunu biliyorlar.</p>
<p>Bu son açılımın birincisinden beter sonuçları olacağını yazmıştık. Doğrudan PKK’yı muhatap alır ve “<em>Hadi gel konuşalım</em>” derseniz, onun dili değişmez. İyice şımarır ve tepenize çıkmaya kalkar. Azgınlığı artar. Nitekim artıyor, görüyoruz. Halk tedirgin olur. Doğu’da panik, Batı’da bağımsızlığa saldırı endişesi başlar.</p>
<h2>HALKA “İŞ BAŞA DÜŞTÜ” DEDİRTMEMEK LAZIM</h2>
<p>Devletin kuralları açıktır: Etnik aidiyetler üzerinden ortaklık iddia edilemez. Birliği dinamitler. Ülkeyi parçalama sonucunu doğurur. Açılımcılar, orayı geçtik diyorlarsa, onu da söylemelidirler. Yalnız, bilsinler ki milletin karakteri açıktır. Bursa Stadyumu’nda işaretleri görülen değişmeyecek şeyler var. Onları da unutmamak lazımdır.</p>
<p>Milletin devletin yanlış yaptığı algısına kapılması dehşettir. Devleti yönetenlerin rehin alındıkları algısı büsbütün dehşettir. <em>İş başa düştü</em> düşüncesine yol açar. Şimdi oraya epeyce yakın görünüyoruz. Benim korkum ve endişem budur.</p>
<p><strong>Süleyman Demirel</strong>’in “<em>Türkiye’nin iç bünyesiyle oynanırsa.. “</em> ifadesiyle başlayan bir <a href="https://www.youtube.com/watch?v=0QYWhctb0Tw">video kaydı</a> dolaşıyor. Süreçle ilgilenen herkesin seyretmesi ve düşünmesi lazım. Orada, “<em>Türkiye bomboş bir ülke değildir”</em> diyor. Türk Milliyetçiliği büyük bir güçtür; sabırla gözler, ülkeyi tehlikede gördüğü yerde harekete geçer diyor. Buna yol açılmamasını ihtar ediyor. Her cümlesi, tarih bilen bir devlet adamının süzülmüş sözleridir.</p>
<p><strong>Demirel</strong>’in dediklerini yaşadıklarımızdan da biliyoruz. 12 Eylül öncesinde bizim duygumuz tam da buydu. Büyük millete mensubiyet, tarihin heybetli gerçeğidir. Duygusu halkın bağrında saklıdır ve büyüklüğünü kritik dönemlerde şaşılacak fedakârlıklarla gösterir. Biz de hatırlatalım: İşi oraya vardırmamak aklını göstermemiz gerek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/"> “Türkiye’nin iç bünyesiyle oynanırsa…”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkiyenin-ic-bunyesiyle-oynanirsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pe Ke Ke = barış, demokrasi, hukuk</title>
		<link>https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2025 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[apo]]></category>
		<category><![CDATA[paradigma]]></category>
		<category><![CDATA[Pekeke]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Süreç]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49755&#038;preview=true&#038;preview_id=49755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskiden buzdolabı mı vardı? Ya televizyon? Yeni Türkiye bu! Pe Ke Ke barış, demokrasi ve hukuk ister. İktidar da demokraside ama illa hukukta ezelden ebede zirvedir. “Yok daha neler!” diyorsanız “Gerçek Kontrolü”nüzde bir bozukluk var demektir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/">Pe Ke Ke = barış, demokrasi, hukuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk%2F&amp;linkname=Pe%20Ke%20Ke%20%3D%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20demokrasi%2C%20hukuk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk%2F&amp;linkname=Pe%20Ke%20Ke%20%3D%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20demokrasi%2C%20hukuk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk%2F&amp;linkname=Pe%20Ke%20Ke%20%3D%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20demokrasi%2C%20hukuk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk%2F&amp;linkname=Pe%20Ke%20Ke%20%3D%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20demokrasi%2C%20hukuk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk%2F&#038;title=Pe%20Ke%20Ke%20%3D%20bar%C4%B1%C5%9F%2C%20demokrasi%2C%20hukuk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/" data-a2a-title="Pe Ke Ke = barış, demokrasi, hukuk"></a></p><p>Ağzım açık seyrediyorum. PKK’nın “önderi” Abdullah Öcalan barış çağrısı yapıyor. “Barış ve demokratik toplum çağrısı.” Zaten Apo, PKK, yani Pe-Ke-Ke deyince aklınıza ilk gelen nedir? Barış değil mi! Soyadından belli barışçılığı. Bir de demokrasi! PKK’yı bu işin ilmini bilenler “Stalinist örgüt” diye tanımlardı. Hani Apo’nun “reel sosyalizm” dediği ve ardından iç çekerek andığı zamanların Stalinizmi. Demek ki müteveffa Stalin de barış ve demokrasi yanlısıydı. Bu hedeflere varmak için on binler, hatta milyonları öldürmek gerekiyor. Stalin bir muhalifini, Troçki’yi baltayla öldürmüştü. Bundan mülhem olmalı PKK şark kurnazlığı yaparsa biz de “Taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayız.” dedik.</p>
<p>PKK böyle, gelelim bizim iktidara. Bizim iktidar deyince de ilk aklınıza gelen nedir? Demokrasi ve hukuk değil mi? İllâ hukuk!</p>
<p>Böylelikle son aylarımız barış, demokrasi ve hukuk âşıklarının kucaklaşmasıyla geçti, geçiyor. Ben aklımın pek ermediği bu olay akışından kurtulup edebiyatla uğraşayım dedim. Burası Yeni Türkiye ve ben galiba çok eskiyim. Yine de insan aktüaliteden tam kopamıyor; edebiyat tarafında da aklıma 1984’ü karıştırmak geldi.</p>
<h2>Sevgi Bakanlığı</h2>
<p>1984’ün Okyanusya ülkesinde rejim, birçok yenilik getirmiştir. Yenilik hayranıdır. Ülkenin adı bile yenidir. Dil de yenileşmiştir; dilin adı Yenisöz gibi bir şeydir: Newspeak. Eh biz de Yeni Türkiye yapıyoruz ya. Yeni Türkiye yapıyoruz, aradan 4-5 yıl geçiyor, bir seçim süresi ve yeniden Yeni Türkiye yapıyoruz, sonra bir daha. İşte öyle bir şey… Orwell, bu yeni dili kitabının sonuna eklediği bir ekte anlatır. Yenisöz’de bir anlamın hem fiili hem de ismi varsa bu savurganlık sayılır ve isimle fiil tek kelimeyle ifade edilirmiş. Mesela “söz” hem konuşmak hem dil anlamına gelir. Düşün, hem düşünmek fiili hem de fikir demektir. Bakın 1984’e ne kadar yakınız. Bizde de fikir yerine “düşün” denmiyor mu? Orwell yazmış, biz yapmışız.</p>
<p>Ben en çok Okyanusya’nın bakanlıklarına ve bakanlıkların adlarına bayıldım. Mesela güvenlik işlerinin yürütüldüğü, eldeki bol hapishaneyi ve polis ordusunu idare eden bir bakanlık var. Romanın önde gelen karakterlerinden Winston, bu bakanlığın mimarisinin “en korkutucu” olduğunu söylüyor “Binanın tek penceresi yoktu… Resmî işiniz yoksa o binaya girmeniz imkânsızdı. Resmî işle bile dikenli tel dolu engellerden, çelik kapılardan ve gizlenmiş makineli tüfek yuvalarından geçilerek girilirdi. Binanın dış engellerine çıkan sokaklarda goril suratlı, siyah üniformalı gardiyanlar, ellerindeki mafsallı copları sallayarak volta atarlardı.” Bakanlığın adı ne biliyor musunuz, “Sevgi Bakanlığı”. Yenisöz’de her şey kısaltıldığı için Miniluv deniyor. Türkçede “Sevbak” olabilir. Diğer bazı bakanlıkların adları da şöyle: Minitrue, Minipax, ve Miniplenty. Sırasıyla Gerçek Bakanlığı (Gerbak), Barış Bakanlığı (Barbak) ve Bolluk Bakanlığı (Bolbak).</p>
<h2>Cennete giden yol</h2>
<p>Bakanlıkların görevlerini sayayım. Sevgi Bakanlığı, Sevbak anlaşıldı. Bir cins içişleri bakanlığı ama “reel sosyalizm”deki gibi. Barbak, Barış Bakanlığı, diğer ülkelerdeki Harp Bakanlığı’na karşılık geliyor. Gidişatı hissetmişsinizdir. Tersine bir dünya bu yeni dünya. Barış savaş demek, sevgi işkence… Bolluk Bakanlığı diğer ülkelerdeki maliye, ekonomi bakanlıklarına karşılık gelebilir. Mesela bizim ekonomi bakanlıkları ile TÜİK’i birleştirip Ucbak, Ucuzluk Bakanlığı yapabilirdi Orwell. Ya bizim Adalet Bakanlığı, o ülkede Adbak olurdu ve bence adı gayet uygundur, öylece kalırdı. Adbak ve Sevbak insanların hayatlarına en yakından dokunan iki bakanlık olur 1984’te.</p>
<p>Gerçek Bakanlığı, Gerbak’ı en sona bıraktım. Bu teşkilat, insanları nasıl bir cennette yaşadıklarına ikna etmekle görevli. Kahramanımız Wilson Smith de burada çalışıyor. Bu yeni ülke kurulmadan önce halkın nasıl kötü şartlarda yaşadığını, bu yeni düzenle birlikte hayatın nasıl çok daha iyi olduğunu, gelecekte de tam bir cennete dönüşeceğini anlatan metinler hazırlıyorlar.</p>
<h2>Gerçek kontrolü</h2>
<p>Geçmiş nasıl kötüydü, yeni rejim ne kadar iyi, gelecek nasıl cennet olacak… Formülü oturtmak için önce geçmişi ayarlamak gerekiyor. Görevli memurların imdadına Yenisöz ve partinin rehberliği yetişiyor: “Parti sloganı şöyle söylüyordu, ‘Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder ve bugünü kontrol eden geçmişi kontrol eder.’ Anlamak zor. İsterseniz bir daha okuyun. Anlayacaksınız.” Orwell devam ediyor: “Ve geçmiş, doğası gereği değiştirilebilir olsa da, aslında hiç değiştirilmedi. Bugün gerçek olan ezelde de ebette de gerçekti. Aslında çok basit. Bütün yapmanız gereken, hafızanızı yenmek. Hafızanıza karşı bir dizi zafer kazanmak. Yenisöz’ün ‘Çiftdüşün’ünde bu kavramın adı, ‘Gerçek Kontrolü’”</p>
<p>İşte böyle sevgili okuyucularım. George Orwell’i, 1984’ü (Geleceğe Dönüş gibi değil mi?) bir tarafa bırakıp günümüze dönersek… Eskiden buzdolabı mı vardı? Ya televizyon? Yeni Türkiye bu! Pe Ke Ke barış, demokrasi ve hukuk ister. İktidar da demokraside ama illa hukukta ezelden ebede zirvedir. “Yok daha neler!” diyorsanız “Gerçek Kontrolü”nüzde bir bozukluk var demektir. Sevgi Bakanlığı sabaha karşı kapınızı çalmadan kendinizi düzeltin, hafızanızı yenin. Ağabey sizi gözetliyor!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/">Pe Ke Ke = barış, demokrasi, hukuk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/pe-ke-ke-baris-demokrasi-hukuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurtlar vadisi</title>
		<link>https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[apo]]></category>
		<category><![CDATA[demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[kurtlar vadisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40196&#038;preview=true&#038;preview_id=40196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yirmi yıllık geçmiş güllük gülistanlık olsaydı da bugüne bakarak karar versek, bu makul ve mantıklı olurdu. Ama bu yirmi yılda büyük problemler oluştu. Ve tamamı da ideolojik hedefe ulaşmak için yapılmış hamlelerin sonucunda ortaya çıktı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/">Kurtlar vadisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurtlar-vadisi%2F&amp;linkname=Kurtlar%20vadisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurtlar-vadisi%2F&amp;linkname=Kurtlar%20vadisi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurtlar-vadisi%2F&amp;linkname=Kurtlar%20vadisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurtlar-vadisi%2F&amp;linkname=Kurtlar%20vadisi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkurtlar-vadisi%2F&#038;title=Kurtlar%20vadisi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/" data-a2a-title="Kurtlar vadisi"></a></p><p>Türkiye bir çıkış yolu arıyor. Yirmi yıldır birbiri ardına yanlış tercihler yapıldı. Düzeltmek için yapılanlar da yanlış olunca yük daha da arttı. Problemler, artık düğüm olmuş bir yün yumağı gibi. Çok yakın gelecek bile öngörülemez bir hâlde.</p>
<p>Hani arabanın camına taş sıçrar da çok küçük parçalar hâlinde çatlar ya, tam da öyle. Bu durumda cam dağılmaz ama önünüz de hiç görünmez. Görebilmek için mecburen cama bir de siz vurmalısınız. Hem de bunu araba hareket hâlindeyken yapmak zorundasınız. Zaman fazla yoktur. Sürüş emniyeti sağlanmalıdır. Soğukkanlılığınızı kaybetmeden önünüzde küçük bir delik açarsınız.</p>
<p>Bundan sonra şartlara göre davranılır. İster yola devam edilip en yakın tamirhaneye girilir veya durup yardım gelmesi beklenir.</p>
<p>Halimiz buna benziyor. Türkiye camına taş atılan araba, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi cama atılan taş gibiydi. Yapmayın etmeyin dense de dinlemediler. Seçimler bu gibi durumlarda tamirhane işlevini görürler. Millet arızayı giderir ve yola devam edilir. Seçimlere kadar zorlansak da sabredeceğiz. Salimen sandığa ulaşmak gerekiyor.</p>
<h2><strong>Düşünmek için zaman az</strong></h2>
<p>Her geçen gün de yaklaşıyoruz. Yaklaştıkça da gerginlik ve kargaşa artıyor. Devamlı ortaya kirli çamaşırlar çıkıyor. Gerek içeride Fetö denen ihanet şebekesinin artıkları, gerekse onlarla menzile birlikte yürüyenlerin yaptıkları ortalığa saçılıyor.</p>
<p>Millî birliğimiz iyice yıprandı. İç ve dış meseleler ciddi birer tehdit unsuru.</p>
<p>Bütün bu şartlarda yola kiminle devam edileceği tartışması yaşanıyor. İlginçtir ki cevaplar da sadece bugüne bakılarak veriliyor. Öne çıkan tartışma da bölücü terör ve onun uzantıları üzerinden dönüyor. Çünkü Türkiye terör örgütünün partisini kapatmayı bir türlü beceremedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de iktidar olmak isteyeni bir oya muhtaç bırakmış vaziyette.</p>
<p>(Bu muhtaçlıktan mı yoksa dikkatsizlikten mi yahut artık alışkanlık yarattığından mıdır, bütün siyasiler “Kürtler, Kürt oyları” gibi tasnifler yapıyorlar. Artık iyice sıradanlaştırıldı. Hâlbuki Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür ve birbirine eşittir. Egemenlik birbirine eşit bireylerin oluşturduğu Türk Milletine aittir. Anayasa da böyle demekte, milletin sosyal yapısı da bu anlayış üzerinden etle tırnak olmuş vaziyette. Gruplar üzerinden konuşmak, milleti gruplarla tanımlayabilecek açıklamalar yapmak büyük bir yanlıştır.)</p>
<p>Yirmi yıllık geçmiş güllük gülistanlık olsaydı da bugüne bakarak karar versek, bu makul ve mantıklı olurdu. Ama bu yirmi yılda büyük problemler oluştu. Ve tamamı da ideolojik hedefe ulaşmak için yapılmış hamlelerin sonucunda ortaya çıktı. Hâlâ da o ideolojik hedeflerden vazgeçilmemiş durumda. Bugünkü davranışların taktik geri çekilmeler olduğu anlaşılıyor.</p>
<h2><strong>Türk’ün devletine kafa tutulurken susanlar…</strong></h2>
<p>Gelin bölücü partinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın mahkemede söylediklerine bir bakalım.</p>
<p>6-8 Ekim Olaylarıyla ilgili yargılamada Demirtaş, “… <em>çözüm sürecinden bahsedilmiyor</em>… <em>Eğer yaptıklarımız suç ise suç ortağımız AKP’dir. … İmralı’da Öcalan’la anlaşma yapan ben değilim.” </em>diyor. Başka şeyler de söylüyor: <em>“Demokratik Toplum Kongresi’nin Cemil Çiçek imzasıyla Meclis’e davet edildiğini görmüyor.</em> (DTK bölücülerin örgütlerinin bir araya gelerek oluşturdukları bir yapı. Meclis gibi de düşünülebilir. HP)”</p>
<p>TBMM Başkanı’nın davet ettiği DTK, 27 Aralık 2015’te Diyarbakır’da yaptığı toplantıda <em>“Demokratik Özerk Bölgeler”</em> kurulması kararı da alıyor. İnternette kolayca ulaşılabilecek sonuç bildirgesinden küçük bir bölüm fikir verecektir.  <em>“İmralı’da yürütülen görüşmelerin sonlandırılarak varılan mutabakatın yok sayılması, savaş kararı alınarak gerilla alanlarına yönelik hava ve kara operasyonlarının başlatılması, halklarımızın en meşru ve demokratik taleplerinin şiddet yöntemleriyle bastırılmaya çalışılması sonucunda, bazı il ve ilçelerde halk meclisleri özyönetim kararı almıştır.”</em></p>
<p>Bu toplantının hendek mücadelelerinin daha devam ederken yapıldığı ve bu hususta hükümetin hiçbir şey yapmadığı göz önüne alınmalıdır. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır.</p>
<p>Oslo’da yapılan görüşmeler unutulacak. İmralı’da varılan mutabakat unutulacak. 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan açıklama ve 22 Mart 2015’te Diyarbakır meydanında okunmasına kontrolden sonra izin verilen bölücübaşının mektubundaki “siyasi çözüm (!)” ayrıntıları unutulacak. 24 Temmuz 2015’ten sonra hendek mücadelelerinde verdiğimiz 1000’e yakın şehit ve sayısız engelli hâle gelmiş yiğit bir kenara konacak ve bugüne bakıp bir şey yokmuş gibi davranılacak… doğru gelmiyor.</p>
<p>Terör sorununu siyasi bir mesele hâline getirilmesine bakılmayacak… Bunların yanında TSK’ya kurulan kumpaslar da unutulacak… Kaldı ki bu davalar kumpassa devam etmeleri niye? Yoksa kamuoyu kumpas diye oyalanıyor mu? diye de sorulmayacak…</p>
<h2><strong>Kurtlar vadisi yeniden gösterimde</strong></h2>
<p>Bütün bunlar kamuoyunda yeterince karşılık bulmadı. Kamuoyu, Kurtlar Vadisi’nin yeni bölümlerini seyretmekle meşgul. Medyada da özellikle bunlar gündeme alınmadı. Yeni bir “Alo Fatih”le yüz yüze gelmek istememiş de olabilirler, kim bilir?</p>
<p>Bunlar 20 yılın çok küçük bir hatırlatması. En önemlisi de sandıkta alternatif diye sunulan kesimde yer alan DEVA ve GELECEK partilerinin kadrosu bütün bunları Türk Milletine yaşatanlar içindeydiler. Genel başkanları hem karar vericiydiler hem de uygulayıcı. Bugün Türk Milletine kurtarıcı olarak sunuluyorlar. Hem de düşüncelerinde hiçbir değişiklik olmadığını da her fırsatta haykırıyorlar. İktidar olurlarsa kaldıkları yerden devam edeceklerini ilan ediyorlar.</p>
<p>Yeni dönem devlet ve millet hayatı için restorasyon dönemidir. Bozulan yapının restorasyonu da bozanlarla, devleti bilmeyenlerle ve de hukuka uymayanlarla yapılmaz. Menzilleri değişmeyenlerle hiç yapıl(a)maz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/">Kurtlar vadisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kurtlar-vadisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
