<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>babacan arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/babacan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/babacan/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Jan 2023 18:03:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title> “Susarsam sen mâtem et!”</title>
		<link>https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[6lı masa]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[babacan]]></category>
		<category><![CDATA[baykar]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[HDP]]></category>
		<category><![CDATA[iha]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[siha]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur tunalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42369&#038;preview=true&#038;preview_id=42369</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlerce, aylarca, yıllarca, "Türkiye bir mozaiktir.. 36 etnik grup var.." diyenlere iyi bakmak lazımdır. Kimlik krizi yaratmaya çalışan ve bozgun havası goygoyuna giren onlardır. Ayrıştıran onlardır. Bölenler onlardır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/"> “Susarsam sen mâtem et!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsusarsam-sen-matem-et%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CSusarsam%20sen%20m%C3%A2tem%20et%21%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsusarsam-sen-matem-et%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CSusarsam%20sen%20m%C3%A2tem%20et%21%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsusarsam-sen-matem-et%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CSusarsam%20sen%20m%C3%A2tem%20et%21%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsusarsam-sen-matem-et%2F&amp;linkname=%C2%A0%E2%80%9CSusarsam%20sen%20m%C3%A2tem%20et%21%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsusarsam-sen-matem-et%2F&#038;title=%C2%A0%E2%80%9CSusarsam%20sen%20m%C3%A2tem%20et%21%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/" data-a2a-title=" “Susarsam sen mâtem et!”"></a></p><p>Türk egemenliğine sistemli hücumun şifreleri halinde bir propaganda bombardımanı yürütülüyor. Onlar harıl harıl çalışırken biz seyrediyoruz. Açılım günlerinde devamlı konuşulan Anayasa’dan Türk ismini çıkarma ve egemenliği paylaşma-paylaştırma, Türkiye’yi parçalara bölme girişimi yeniden hortlatılıyor. Güya HDP tartışılırken, konuyu doğrudan doğruya buraya çeken malum eski-yeni tüfekler ekranları doldurdu. Çok yönlü hücumdalar. <em>Türk Edebiyatı</em> demeyelim, <em>Türkçe Edebiyat</em> diyelim diyenler de o fasıldan yine meydan aldılar. Kasıtları açıktır. Türkiye için <em>beka meselesi</em> arıyorsanız öncelikle bu egemenlik paylaşımı hareketidir.</p>
<h2><strong>Beyin yıkama</strong></h2>
<p>Biraz genişten alarak buraya gelmek resmi daha iyi görmeye yardım edebilir. Sistematik bir algı hareketi, yeniden, planlı-programlı bir iletişim stratejisine bağlı olarak uygulanıyor. <em>Algı yönetimi</em> demek yetmeyecek durumlar yaşıyoruz. Eskiden totaliter ideolojilerin <em>beyin yıkama usulleri</em>nden bahsedilirdi. İşte o, yeni zamanların iletişim araçlarıyla dört taraftan değil, eskilerin dediği gibi şeş cihetten (altı taraftan) yapılıyor. Bu o kadar ileri götürülüyor ki, her gün devam ettirilen suçlamalara karşılık verilmeye verilmeye o yalanlar doğru gibi algılanıyor. Bu sürecin sonunda bazı dokunulmazlık alanları oluşuyor. Zihinler kıskıvrak bağlanıyor.</p>
<p>Dinden hareketle günlük hayatımızla ilişkilendirildiği halde yasak ilan edilen alanları ve uydurmalar hakkında konuşamayışımızı bu sütunlarda haftalarca yazdım. Din bir paravan ve maksat başka. Oradan kurulan tuzaklarla iş ve siyaset alanlarında tabularla yol alır hale geliyoruz. Eleştirilmeye eleştirilmeye öyle bir yere geliniyor ki birisi ne yapsa sorgul(a)namıyor. Yakınları ve işaret ettiği herkes ve her durum için de derece derece bu dokunulmazlık zırhı geçerli hale geliyor. Ona ve adamlarına dokunulamıyor. Hep söylüyoruz, kanunlar kurallar varsa bunlar olacak işler değil. Kamuoyunda, medyada da bunların doğruluğu- yanlışlığı sağlıklı konuşulamıyor, tartışılamıyor. Yakın zamana kadar “<em>Dokunma yanarsın!”</em> deniyordu; şimdi onu da aşan bir kilit var. Düşünceyi boğan, beterin beteri bir oto sansürle birleşerek el kol bağlayan da o.</p>
<p>Nemelazımcılıkla geldiğimiz yer dehşettir. Bunu göreceğiz. Vazgeçilmez bir aydın görevini hatırlatıyorum. Günlük siyasetin dar sokaklarına girmeden siyasetten bahsediyorum. Siyaset kültürü ve hayatımıza yansımaları üzerinde değerlendirmelerde bulunmak, doğrudan doğruya ilim- kültür-sanat adamlarının işidir. Onlar konuşmazsa kantarın topuzu kaçar. Nitekim kaçmıştır. Hep beraber yaşadıklarımıza farklı yerlerden bakan, farklı düşünenlerin sesi çıkmazsa fenadır. <em>Mehmed Emin </em>Bey’in , “<em>Şairleri haykırmayan bir millet/Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir</em>” dediği bu suskunluktur. Kültür adamları için(kültür insanları denmesine alışmayacağım) görüneni göstermek, çektikleri zihin ve gönül sancılarının kaçınılmaz sonucudur. Ancak meselesi olanların, memleket derdiyle içi yananların anlayacağı bir durumdur. Biz, şu parti bu parti, o grup bu grup demeden o sancıyla denecekleri deriz.</p>
<h2><strong>Konuşulmuyor</strong></h2>
<p>Diyeceğim o ki, zincirleme yanlış(lık)ların bizi getirdiği yer bu kadar açıkken konuşulamıyor. Cuma günü<em> İsmail Küçükkaya</em>’nın programında <em>Aytun Çıray</em> vardı. Siyasetçi ve bürokrat sıfatlarıyla düzgün bir insan bilinir. Uzaktan benim de böyle gördüğüm bir devlet adamıdır. Ekranda görünce dinlemek istedim. Dediğim algıyı aşan peşin kabulün bir örneğine <em>İsmail Küçükkaya</em> gibi objektifliği ağır basan bir gazeteci bile kapılmış göründü. <em>“Ali Babacan’ın Baykar’ı eleştirmesine ben karşıyım. O bizim millî övüncümüzdür.”</em> mealinde sözler etti. İyi ki <em>Aytun Bey</em> doğru yerden girdi: <em>”Babacan, imkânların bir yere akıtılmasını-aktarılmasını ve rekabetin engellenmesini kastetti”</em> dedi.</p>
<p>Evet, konuşulacak mesele bu çoğu yanlış, kurulmuş senaryolara bağlı propagandalarla gelen peşin kabullerdir ve yıkıcı etkisi kesindir. 1985 yılında Savunma Sanayii Başkanlığını kuran ve sekiz yıl yöneten <em>Vahit Erdem</em> Bey’in hatıra kitabını yayına hazırladığım ve dostum <em>Turgay Bostan</em>’ın yaptığı altı bölümlük Türk Havacılığının Yüzüncü Yılı belgeselinin metinlerini yazdığım için biliyorum: Türkiye’de <em>Baykar</em>’dan önce onlarca firma vardı. <em>Baykar</em> yirmi yıl önce küçük bir atölye halindeydi, sermayesi de yoktu, imkânları da. Sonra nasıl ilerlediği açıktır, konuşulur. <em>Vahit Bey</em>’in hatıratında da var.</p>
<p>1930’lara, uçak yapıp sattığımız yıllara kadar gitmiyorum, devletin savunma sanayiinde neredeyse altmış yılı aşan bir yeni zamanlar tecrübesi var. Onlarca devlet ve özel firmamız var. <em>İha</em> ve <em>Siha</em>ları ilk yapan ve en yüksek seviyeyi temsil eden <em>Tusaş</em> gibi, teknolojik destek veren <em>Aselsan, Havelsan, Roketsan</em> gibi devlet firmalarımız lokomotif kurum ve kuruluşlardır. Bu firmalar yirmi yıl önce de, kırk yıl önce de büyüktü. Bunları anmadan, varsa yoksa <em>Baykar </em>derseniz kaç türlü problemi ateşlersiniz. Arkasından savunma sanayiinde <em>“Yüzde yetmiş kendimize yetiyoruz” </em>balonunu uçurursanız memlekete iyilik etmezsiniz. Özürle söylüyorum, yalan yanlış işleri göklere çıkararak daha nereye kadar batacağız?</p>
<h2><strong>Bir başka beyin yıkama</strong></h2>
<p>Alt kimlikler elbette önemlidir. İnkârını geçtik, küçümsenmesi bile düşünülemez. Etnik aidiyetler de, meslekî ve kadın-erkek olmak gibi cinsî mensubiyetler de böyledir. Övünülür, el üstünde tutulur. Fakat hiçbiri hepimiz için üst kimlikle bir tutulmaz. Hiçbiri ortak kimliğin eşiti değildir. Üst kimliğin ortağı yoktur. Toplumun harcıdır, tutkalıdır. Oraya hücum ancak dışardan gelir. Evet, zayıf noktanıza vururlar.</p>
<p>Bu topraklarda yaşayan herkes, vatandaş ise <em>Türk</em>tür. Fransa&#8217;da her vatandaşın <em>Fransız</em>, Almanya&#8217;da <em>Alman</em>, İtalya&#8217;da <em>İtalyan</em> olduğu gibi. Hatta 50 devletli Amerika&#8217;da <em>Amerikan</em> olduğu gibi. Kimlik şüphesi ve zaafı yaratırsanız toplumu bir arada tutmak zorlaşır. Hücum, kalp mesabesindeki Türk kimliğinedir. Kim ki alt kimlikler üzerinden konuşuyor ve onu üst kimlikle yarıştırıyor, çatıştırıyor, gafilse uyandırılmalıdır. Uyanmıyorsa Türkiye&#8217;nin hayrına çalışan biri olmadığına kesinlikle hükmedebilirsiniz. Kim ki yerli yersiz , &#8220;<em>Bu ülkede şunlar.. şunlar yaşıyor&#8230;&#8221;</em> diyorsa ya cahildir, ya gafildir, ya da bilerek-bilmeyerek düşmana çalışan bir köstebek veya yancısıdır.</p>
<p>Günlerce, aylarca, yıllarca,<em> &#8220;Türkiye bir mozaiktir.. 36 etnik grup var..&#8221;</em> diyenlere iyi bakmak lazımdır. Kimlik krizi yaratmaya çalışan ve bozgun havası goygoyuna giren onlardır. Ayrıştıran onlardır. Bölenler onlardır. Asla Türkiye&#8217;ye çalışmıyorlar. Ünvanları ne olursa olsun, Türk&#8217;ten ve Türkiye&#8217;den yana değillerdir. İsterlerse milliyetçiyiz desinler. Türkiye bu bölücülüğü bir an önce bitirmelidir. Bütün partilerden ilk bekleyeceğimiz budur. Özellikle HDP ve PKK&#8217;dan dolayı girişilen bölücülük dili herkesi sardığı için bunları tekrar hatırlatma ihtiyacı duyuyorum.</p>
<h2><strong> </strong><strong>“Seçmen” ortak sıfat</strong></h2>
<p>HDP&#8217;yi eleştirecek veya savunacaklar bir parti hakkında konuştuklarını bilecekler. Etnik köken vurgusu üzerinden konuşmak ayrışmayı ve ayrıştırmayı pekiştirir. Maksadı bu olanlar ısrarla etnik dil kullanıyorlar; onlara cevap verdiğini zannedenler de aynı kavramlarla konuşarak o maksada hizmet ediyorlar. Yıllardır yaşadığımız budur.</p>
<p>Kavramları doğru ve yerli yerinde kullanmak lazımdır. Kim, HDP diyecek olsa o bölücü dille konuşuyor. Bazı kanalları açıyorum, <em>Kürt seçmen</em> diyerek başlıyor ve öyle bitiriyorlar. Dikkat edin, başkaları seçmen, birileri <em>Kürt seçmen. Kürt seçmen</em> karşı, <em>Kürt seçmen </em>ona oy vermez, <em>Kürt seçmen</em> kabul etmez. O dedikleri kimlerse…  “<em>Peki diğerleri ne seçmeni?”</em>  deseler, o soru bu sözü ettirmez. Çünkü o parçalama dilinin seçim ve seçmen çeşitliliğinde tutmayacağını biliyorlar. Bu kadar titiz bir piar çalışması yapıldığını bilecek insanlarımız da neden susuyorlar, bilmiyorum.</p>
<p>Diyeceğimiz şudur: Seçmen seçmendir. <em>Şu seçmen bu seçmen</em> diyerek bir yere projektör tutmak ve onlara bir yol çizmek isteyenler hep oldu. Bu “<em>Kürt seçmen..”</em> dili yenidir ve bir aşamayı ifade eder. Adım adım gidilen bir yol haritasının gereğidir. Dostça değildir. Komployu sevmem ama komploya benzer bir doğruyu söyleyeceğim: Bu yapılanlar, bizim verdiğimiz fırsatlarla büyüyen yabanın işidir. Kimseyi hedef almadan, şahsiyata dökmeden, doğrudan bu dilin yanlışlığını yüksek sesle konuşmak lazımdır.</p>
<p>Partiler çeşit çeşittir. Seçmen meyli de öyledir. Seçmenin partisi olur; şu veya bu partinin seçmeni olur. <em>Kürt seçmen, Roman seçmen olmaz.</em> Seçmene <em>seçmen </em>denir. Bu bölücü dile normal memleketlerde müsaade edilmez. Mesela Fransa’da, “<em>Ben Fransız değilim</em>” deyin,  “<em>Arap seçmen</em>”, “<em>Ermeni seçmen</em>”, <em>“Türk seçmen”</em> diyerek propaganda yapın da başınıza neler geliyor, görün!</p>
<p>Spot:</p>
<p>Seçmenin partisi olur; şu veya bu partinin seçmeni olur. <em>Kürt seçmen, Roman seçmen olmaz.</em> Seçmene <em>seçmen </em>denir. Bu bölücü dile normal memleketlerde müsaade edilmez.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/"> “Susarsam sen mâtem et!”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/susarsam-sen-matem-et/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deva Partisi, Millet İttifakı ve Türk Milleti!</title>
		<link>https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[babacan]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[deva partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[iyi parti]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42173&#038;preview=true&#038;preview_id=42173</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz. Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/">Deva Partisi, Millet İttifakı ve Türk Milleti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti%2F&amp;linkname=Deva%20Partisi%2C%20Millet%20%C4%B0ttifak%C4%B1%20ve%20T%C3%BCrk%20Milleti%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti%2F&amp;linkname=Deva%20Partisi%2C%20Millet%20%C4%B0ttifak%C4%B1%20ve%20T%C3%BCrk%20Milleti%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti%2F&amp;linkname=Deva%20Partisi%2C%20Millet%20%C4%B0ttifak%C4%B1%20ve%20T%C3%BCrk%20Milleti%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti%2F&amp;linkname=Deva%20Partisi%2C%20Millet%20%C4%B0ttifak%C4%B1%20ve%20T%C3%BCrk%20Milleti%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti%2F&#038;title=Deva%20Partisi%2C%20Millet%20%C4%B0ttifak%C4%B1%20ve%20T%C3%BCrk%20Milleti%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/" data-a2a-title="Deva Partisi, Millet İttifakı ve Türk Milleti!"></a></p><p>Bu hafta canım hiç yazmak istemiyordu. Elim klavyeye gitti gitti geldi. Kafam bunlu, gönlüm darlık içindeydi. Tâ ki Ali Babacan’ın açıklamasını duyana, söylediklerini okuyana kadar.</p>
<p>Babacan ve Babacan gibi Türk millî kimliğine hasım olanlar konuşmaktan usanmadı. Ama bilsinler ki biz de yazmaktan, söylemekten usanmayız. Zaten usanırsak korkulmalı. Sabrımız bitmiş ve artık yeter sınırına gelmişiz demektir. Gerçi çok da kalmadı doğrusu.</p>
<p>Bugün bir basın toplantısı yapan Ali Babacan <em>“Türk-Kürt-Arap-Laz-Çerkes demeden, sağcı-solcu demeden, Sünni-Alevi demeden, inançlı-inançsız demeden herkesin eşit ve onurlu vatandaş olduğu bir Türkiye hedefliyoruz.”</em> demiş. Başka dedikleri de var. Ana dili ile eğitim hakkı (!) vereceklerinden bahsetmiş, Anayasanın 66. Maddesini değiştirmeyi teklif etmiş… Demiş de demiş.</p>
<p>Bu konuları ne kadar biliyor veya nereye kadar ilgilendi bilinmez. Sadece kendi partisinin sınırları içinde hareket eden birisi olsa diyeceğimizi der ve bir daha ilgilenmeyiz. Zaten kendisi ve partisi Türk Milliyetçileri için yok hükmünde. Ancak Millet İttifakı’nın bir üyesi olunca işin rengi değişiyor.</p>
<h2><strong>Unsurların eşitliği</strong></h2>
<p><em>“Türk-Kürt-Arap-Laz-Çerkes demeden”</em> derken siyasete başladığı AKP’nin etkisinden hâlâ kurtulamadığı görülüyor. Etnik kimliklerin Türk kimliğine eşitliği anlamındaki bu ifadelerin maksadı millet yapısını unsurların eşitliğine taşımaktır. Sadece etnisiteler değil, sağcı solcu derken fikir gruplarını, Alevi Sünni derken de İslâm dini içindeki yaşayış farklılıklarını iyice ayrıştırmaktadır. İnançlı inançsız ayrımı da diğerleri kadar anlamsızdır. İktidar olsalar, her grubu da farklı bir coğrafyada iskân ederler mi ki sorusu bile akla geliyor.</p>
<p>Anayasamız, Türk vatandaşı olan her yurttaşın insan, birey ve vatandaş olarak eşit olduğuna hükmediyor. Görülen o ki, <em>herkesin eşit ve onurlu vatandaş olduğu</em> <em>bir Türkiye hedeflediklerini söylerken</em> bunu görmek istemedikleri anlaşılıyor. Üzerinde biraz düşünüldüğünde bütün bu söylenenlerin kelimenin tam manasıyla etnik temelli ayrımcılık olduğu görülecektir.</p>
<h2><strong>Bu kadarıyla da yetinilmiyor</strong></h2>
<p>Grupların eşitliği de yetmiyor. Üzerine <em>ana dili ile eğitim verilmelidir </em>de diyor. Dayanağı da Türkiye’nin <em>insan hakları ve hukuk devleti olma konusundaki eksikleriymiş(!) </em>Türkiye’nin eksiklikleri var mıdır? Evet vardır. Peki, bu eksiklikler devletin yani yasaların eksiklikleri midir? Hayır, değildir. Yöneticilerin eksiklikleridir. Tarih bilmeyen, sosyolojiden habersiz olan, sadece ideolojilerden hareket eden yöneticilerle, yetersiz idarecilerin hatalarıdır.</p>
<p>Mesela, <em>”Anayasayı bir defa delmekle bir şey olmaz” </em>ya da <em>“Benim memurum işini bilir”</em> diyen mantığın ürünüdür. Türk kamuoyunun çok iyi hatırladığı bu sözler, Babacan’ın da siyasi kılavuzu denebilecek Özal’a aittir. Hukukun çiğnenebilmesinin önü açılmıştır. Geldiğimiz aşamada da yasanın hükmüne rağmen içtihat etmeye, <em>‘fiilî durumu hukukileştirmek için anayasa değiştirmeye’</em> kadar varmıştır!</p>
<p>Sadece ekonomiyle ve ideolojik öğretilerle siyaset yapılabileceğini düşünen kifayetsiz muhteris siyasilerin yaptıkları tarihe yüklenemez. Bugün bu alışkanlık hâlâ devam etmektedir. Etraflıca düşünülmeden söylendiyse vahim bir hatadır. Yok, düşünülerek söylendiyse de hata bile denemez.</p>
<p>Ayrıca, son yazılarımda ortaya koyduğum bir hususu yine hatırlatacağım. Bu söylenenler, 2006’daki <em>Şemdinli kumpasının </em>iddianamesindeki, <em>“Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan ve Cumhuriyet’in ilanında da kabul edilerek devam ettirilen modernlik projesi, Kürt milliyetçiliğinin ve siyasal İslam’ın devletin temel yaklaşımlarına hâkim olmasını temel tehdit unsurları olarak belirlemiştir.” </em>cümlelerindeki düşünceyle de örtüşmektedir.</p>
<p>Babacan, bunların çözümü için yeni bir vatandaşlık öneriyor. Anayasanın 66. Maddesindeki <em>“Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”</em> ifadesinin gözden geçirilmesi teklif ediyor. Bu cümlede neyi gözden geçireceğiz, ne değişecek? Türk yerine başka bir isim mi gelecek? Bunun hayata geçmesi anayasanın Başlangıç, 1, 2, 3’üncü maddeleriyle egemenliğin sahibini açıkça ortaya koyan 6’ncı maddesini ortadan kaldırır. Bunun anlamı egemenliğin sahibini değiştirmektir. Dördüncü maddedeki değiştirilmesi teklif edilemeyecek maddeler açısından da anayasaya aykırıdır.</p>
<p>Ve en önemlisi anayasanın 10’uncu maddesi; <em>“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” </em>demektedir. Eğer Babacan uygulanmadığını düşünüyorsa, kurduğu parti ve üyesi olduğu hükümetlerin de sorumluluğu vardır. Yani, kendisi de büyük bir siyasi sorumluluk taşımaktadır.</p>
<h2><strong>Millet İttifakı neresinde?</strong></h2>
<p>Çok değil daha bir ay önce Millet İttifakı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş için mutabakatlarını ortaya koydu. Bu geçişi anayasa değişikliğiyle yapacaklarını, hangi konularda değişiklik olacağını açıkladılar. <strong>Bütün bunlar yapılmışken böyle bir açıklama Türk Milletinin sinir uçlarıyla oynamak demektir. Altılı Masa’nın düzenine müdahaledir. Hatta bu açıklamaların Millet İttifakı’na zararı Deva Partisi&#8217;nin faydasından fazla olacaktır demek abartı da değildir.</strong></p>
<p>Sadece sinir uçlarıyla oynamayla kalsa da iyi. Pişmiş aşa soğuk su katmaktır. <strong>Babacan’ın açıklamaları, AKP’nin <em>Türkiye Yüzyılı </em>açıklamasıyla bire bir örtüşmektedir</strong>. Dolayısıyla Millet İttifakı’nın üyesi partilerin genel başkanları bu konularda açıklama yapmalıdırlar. Aksi takdirde tartışma devam edebilir.</p>
<h2><strong>Hatırlatmakta fayda var</strong></h2>
<p>27 Mart 2013’te, TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI başlığı ile Millî Düşünce Merkezi öncülüğüyle bir açıklama yapılmıştı. Kamuoyunda <a href="https://millidusunce.com/tuerk-milletinin-ad-vatandalk-tarifinden-ve-anayasadan-ckarlamaz/">300 Aydın Bildirisi</a> diye de bilinen açıklamada Sadi Somuncuoğlu, Mustafa Kafalı, Halil İnalcık, Ahmet Bican Ercilasun, İskender Öksüz, İlber Ortaylı, Emine Işınsu, Ethem Ruhi Fığlalı, Hüsamettin Cindoruk, Alaettin Parmaksız, İbrahim Metin, Ahsen Batur, Mümtaz Soysal gibi yüzlerce ilim, siyaset ve fikir insanının imzası vardı.</p>
<p><strong>Bu üç madde bugün de geçerlidir. Yeniden böyle bir açıklama yapılmasını gerektirecek şartlar oluşturulmamalıdır.</strong></p>
<p><strong>AŞAĞIDA İMZASI BULUNAN BİZLER,</strong></p>
<p><strong>TÜRK MİLLETİ’NİN AKLI SELİMİNE SESLENİYOR, </strong><strong>TARİHİN BU DÖNEMECİNDE TÜRK MİLLETİ ADINA HAREKET EDENLERİ UYARIYORUZ!</strong></p>
<ol>
<li><strong>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.</strong></li>
<li><strong>Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz.</strong></li>
<li><strong>Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu millî devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.</strong></li>
</ol>
<p><a href="https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/">Deva Partisi, Millet İttifakı ve Türk Milleti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/deva-partisi-millet-ittifaki-ve-turk-milleti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bozkurt ve Eşrefi mahlûkat</title>
		<link>https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Feb 2022 18:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[babacan]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ittifak]]></category>
		<category><![CDATA[meral akşener]]></category>
		<category><![CDATA[millet ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=37944&#038;preview=true&#038;preview_id=37944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyüklere masallar anlatmaya devam ediyoruz, tatlı uykularından uyansınlar diye.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/">Bozkurt ve Eşrefi mahlûkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozkurt-ve-esrefi-mahlukat%2F&amp;linkname=Bozkurt%20ve%20E%C5%9Frefi%20mahl%C3%BBkat" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozkurt-ve-esrefi-mahlukat%2F&amp;linkname=Bozkurt%20ve%20E%C5%9Frefi%20mahl%C3%BBkat" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozkurt-ve-esrefi-mahlukat%2F&amp;linkname=Bozkurt%20ve%20E%C5%9Frefi%20mahl%C3%BBkat" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozkurt-ve-esrefi-mahlukat%2F&amp;linkname=Bozkurt%20ve%20E%C5%9Frefi%20mahl%C3%BBkat" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozkurt-ve-esrefi-mahlukat%2F&#038;title=Bozkurt%20ve%20E%C5%9Frefi%20mahl%C3%BBkat" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/" data-a2a-title="Bozkurt ve Eşrefi mahlûkat"></a></p><p>Büyüklere masallar anlatmaya devam ediyoruz, tatlı uykularından uyansınlar diye.</p>
<p>Uzak, çok uzak bir diyarda, bilinmez bir zamanda garip bir şehir varmış. Havası suyu pek güzelmiş şehrin amma insanlar ve başlarına gelenler hayli tuhafmış. Memlekette öyle şeyler yaşanırmış ki eşrefi mahlûkat dışında tüm yaratılanlar şaşkınlıktan dile gelirmiş. Eşrefi mahlûkata da şaşırmıyor diye şaşırmayın hemen. Ne yapsın garip, şaşırma yetisini kör kuyularda kaybetmiş uzun zaman önce.</p>
<p>Rivayet odur ki, memlekette çakallar bile bir gün gördükleri kurnazlıklar karşısında dumura uğramış, <em>&#8220;Biz neden düşünemedik bunları?&#8221;</em> diyerek topluca yardan atlayıp intihar etmişler.</p>
<p>Aslanlar ormanda gezinirken, şehirden haberler duyarlarmış, akılları almazmış olup biteni. Misal bir gün bir mahkeme kurulacağını duymuşlar. Mahkeme, evine giren hırsıza tokat atan ev sahibini yargılamak için kurulacakmış. Aslanlar şaşırmış önce, birbirlerine bakmışlar:</p>
<p><em>&#8220;Öyle iş mi olur?&#8221;</em> diye kükremiş hepsi birden. Aslan Kral duyduğuna inanmak istemese de anlamaya çalışan bir tavırla<em>: </em></p>
<p><em>&#8220;Sessiz olun bakalım! Gidip görelim, dinleyip öğrenelim işin aslını. Vardır elbet bir bildikleri!&#8221;</em> demiş.</p>
<p>Kalkıp şehre, davayı izlemeye gitmişler. Salona vardıklarında, mahkeme konusundan daha ilginç bir şey duymuşlar. Mahkeme başkanı hâkim değilmiş! Şehrin valisinin koyunlarını güden çobana, bizzat vali tarafından verilmiş bu görev. Uça uça kabul etmiş çoban görevi. Öyle ya kepenekten hafiftir cübbe, giyer giymez omuzları dikleşmiş, sesi dâvudîleşmiş. Çıkmış derhal kürsüye, oluvermiş Başkan bey!</p>
<p>Ev sahibi, haklıysa da başkanı görür görmez umudunu yitirmiş. Yine de şöyle başlamış söze:</p>
<p><em>&#8220;İşledik bir günah, uyduk şeytana! Önce Allah bağışlaya, sonra da yüce başkan siz! Evim barkım onun olsun, elim kırılaydı da vurmayaydım hırsıza!&#8221;</em></p>
<p>Başkan önce sessizce dinlemiş. Sonra soru sormadan hükmünü vermiş:</p>
<p><em>&#8220;Bu adamın hanesine giren, şehrimizin büyük zatlarından biridir. Böyle kişiler evinize girerse bolluk bereket getirir. Ev sahibi bunu anlamayacak kadar ahmak mıdır?”</em> Ev sahibi eğilip büzülmüş <em>&#8220;Affedin beyim.&#8221;</em> diye yalvarmaya başlamış. <em>&#8220;Sus!&#8221;</em> Diye gürlemiş başkan:</p>
<p><em>&#8220;Ben burada adaleti temsil ediyorum. Bana karşı mı geliyorsun? Cezanı çekeceksin! Tez falakaya yatırılıp yüz sopa vurula!&#8221;</em></p>
<p>Başından sonuna sessizce dinleyen aslanların şaşkınlığı öyle büyükmüş ki bir anda kükremeyi unutmuşlar. Sesleri kaybolmuş mahkeme salonunda. <em>“Adalet ne demekti? Biz kimiz? Bunlar kim? Ne oluyor burada?”</em> diye diye terk etmişler salonu. Ormana kadar tek söz etmeyip düşünceye dalmış hepsi. Yaşananlar gerçek miydi, hepsi aynı rüyayı mı gördüler anlayamamışlar. Adalet duyguları incinmiş her birinin, epey sürmüş suskunlukları.</p>
<p>Başka bir günde boz yeleli bir Bozkurt, şehrin yanından geçerken bir haber duymuş. Ülkede yeni bir vergi sistemi düzenlenecekmiş. Buna göre herkes cebindeki iki akçesini devlete vergi verecekmiş. Kurt durmuş düşünmüş:</p>
<p><em>&#8220;E o zaman on akçesi olan iki akçe verirse zenginliğinden bir şey kaybetmez, peki üç akçesi olan ne yapacak?&#8221;</em></p>
<p>Merak etmiş acaba insanlar ne diyor bu duruma. İnmiş hemen meydana, geçmiş bir kuytuya insanları izlemeye başlamış. İyi giyimli, zengin görünümlü, göbekli bir adam, sırıtarak: <em>“İki akçem feda olsun devlete!</em>” diye bağırmış. Kurt, devletleri adına sevinmiş bir an. Sonra üstü başı perişan, açlıktan karnı sırtında bir adam çıkmış meydana, ellerini göğe kaldırmış:</p>
<p><em>&#8220;Yeterince şükrediyor muyuz a dostlar? Vergimizi verelim ki devletimiz bize güzel güzel yollar, köprüler yapsın. İtibarımız ancak böyle artar!&#8221;</em></p>
<p>Kurdun midesi bulanmaya başlamış. Eskilerden bilge bir insan dostunun sözü kulaklarında çınlamış: <em>&#8220;Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa!&#8221;. </em>Acıyla uluyarak terk etmiş meydanı.</p>
<p>Denizler de habersiz kalmazmış hiçbir zaman. Kayıkçılar gelir her akşam, anlatırlarmış insanlık âleminden. Bir gün biri başlamış anlatmaya:</p>
<p><em>&#8220;Bu yıl belediye seçimi olacak. Adaylar arasında öyle biri var ki yiğit mi yiğit, sevimli mi sevimli, çok da demokrat! Hem de eskilerden hani. Adı da MerKıBaDa.&#8221;</em></p>
<p>İsmi duyar duymaz kayığın altında kayıkçının sözlerini dinleyen yaşlı balığın gözleri yuvalarından fırlamış:</p>
<p><em>“Yahu bu aday geçen sene düşmanla masaya oturup iş çevirmedi mi? Milleti birbirine düşürüp huzuru bozmadı mı? Nasıl olur da şimdi kahraman gibi söz edilir adından?” </em></p>
<p>Balık hafızasının yettiğince hatırlamış her şeyi. Düşünüp dururken fark etmemiş ağzına giren kancayı. Öylece çıkmış mazi denizinden. Kayıkçıyı gördüğünde son sözü <em>&#8220;Unutma!&#8221; </em>olmuş. Balıkçı, balığın konuşmasına şaşırmak bir yana; hiçbir şey anlamamış yağlı ve irice balığı ellerinde tutmanın mutluluğundan.</p>
<p>Memleketteki hazin durum dengesini bozmuş hayvanlar âleminin de. Her biri bir köşede düşünürmüş insanoğlunun düştüğü hâli. Adalet yok, vicdan yok, merhamet yok, hafıza yok&#8230; Yok! Yok! Yok!</p>
<p>Derken bilge Bozkurt gelmiş meydana.</p>
<p><em>&#8220;Ey hayvanlar âlemi! Eşrefi mahlûkat yoldan çıktı görürüz. Yaşananlar canımızı sıkar. Onların gafleti ağzımızı açık bırakır, nefesimizi keser. Dengemiz bozuluyor. Kolumuz kanadımız kalkmaz oldu. Bu düzen böyle gitmez!&#8221;</em></p>
<p>Hayvanlar âlemi kıpırdanmaya başlamış. Aslan Kral, Bozkurt&#8217;un yanına gidip:</p>
<p><em>&#8220;Ne dersin ey Bozkurt! Ne yapmalı bu işi?&#8221;</em> Demiş. Bozkurt gözünü göğe dikip kararlılıkla şunları söylemiş:</p>
<p><em>&#8220;Eşref-i mahlûkat bizim için çok önemlidir. Onun yanlışı hem bizi hem kendini kötülüğe sürükler. Kalkın ey hayvanlar âlemi! Uyandıralım şu gafilleri!&#8221;</em></p>
<p>Bozkurt&#8217;un gür sesi meydanda inlemiş. Önde Bozkurt, yanında Aslan Kral, arkalarında diğer hayvanlar, ayaklanıp şehre doğru yola koyulmuşlar.</p>
<p>Neşeleri değilse de umutları canlanmış yeniden. Varmışlar kent meydanına. Nuh&#8217;un gemisinden çıkmışçasına kalabalık hayvan sürüsünü gören insanlar kaçışmışlar dört yana. Uzunca bir sessizlikten sonra Bozkurt insanca ulumaya başlamış:</p>
<p><em>&#8220;Ey Eşref-i mahlûkat! Burayı dinleyin. Biz ormanların fertleri sizi uyarmaya geldik. Bizden korkmayın! Siz asıl içinizdeki çürümüşlükten, kokuşmuşluktan, kaybettiğiniz vicdanınızdan ve adalet duygunuzdan korkun. Bizler, binlerce yıldır ormanın kadim yasasıyla yaşarız. Lakin görüyoruz ki sizler yasayı, adaleti, eşitliği, merhameti, kısaca sizi Eşref-i mahlûkat yapan her şeyi unutmuşsunuz! Hatırla ey insan! Hatırla! Sen yer üstünde sürünmek için yaratılmadın! Onu işte bu yılan kardeş yapacak! Sen bir çakal değilsin türlü hile kurup avlanacak. Sen bir köstebek de değilsin yer altında kalacak. Birbirinin ardından kuyu kazma akrepler gibi. Güçlüye boyun eğen koyun da olamazsın. Çünkü Yaradan sana can verirken şeref bahşedip &#8220;Eşref-i mahlûkat&#8221; dedi. Şimdi ayağa kalk ve düşün. Yoksa gafletin hem senin hem de bizim felaketimiz olacak!&#8221;</em></p>
<p>Hayvanlar atılan nutuktan hayli memnun dillerince bağrışmışlar meydanda. Nutku dinleyen insanlar düşünmeye başlamış. Yavaş yavaş kalkmış gözlerindeki perde. Hâllerini görmüşler. Sonra utanma duygusu uyanmış yeniden, ar etmişler yaptıklarından. Ardından yitirdikleri adalet ve vicdanları geri gelmiş. Kıyama kalkmış her biri, işe koyulmuş.</p>
<p>Hayvanlar uyanışı görüp ermişler muratlarına. İnsanlarınsa işleri zor, yolları uzunmuş. Bir tepenin başında gururlu gözlerle memleketi izleyen Bozkurt, iyileşmek için adım atmış insanoğlunu görüp:</p>
<p><em>&#8220;Başaracaksınız biliyorum, dün başardınız bugün de başaracaksınız&#8221;</em> diye ulumuş kurt dilince&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/">Bozkurt ve Eşrefi mahlûkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bozkurt-ve-esrefi-mahlukat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
