<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bozulma arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/bozulma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/bozulma/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 18:27:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dinden vurulan dünyanın ortasında</title>
		<link>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 19:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular. "Biz kendimizi vuruyoruz" dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&#038;title=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/" data-a2a-title="Dinden vurulan dünyanın ortasında"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İçerde dışarda büyük bir yangın var. Dünya kötülerin elinde ve bakarsan çoğu dinden yürüyor. Kötüler <strong>Trump</strong>’tan, <strong>Netenyahu</strong>’dan ibaret olsa o kadar endişelenmeye gerek yoktu. Onlar gibiler bizde, orada, burada her yerde. Diğerleri de ya vurdumduymaz, ya onlara alkış tutuyor.  <em>“Endişeliler</em>” azdan az. “<em>Endişe</em>”sini sorumluluk duygusuyla birleştirerek konuşan ve hareket edenler ondan da az.</p>
<p>Şimdiki <em>endişe</em>, kötülerden ve kötü gidişten duyduğumuz derin kaygının adı. Bu manada endişeli olanın sustuğu veya susturulduğu yere gelmişsek kötünün yolu açılır. Orada mıyız? Tam öyle değilse de yakınız. İyilerin sesi cılız çıkıyor. Bunda kötülüğün kanun kural tanımazlığının baskıcı rolü büyük. Kötünün kötülüğünü azdıran da zaten kuralsızlık.</p>
<h2>DURUM BU KADAR KÖTÜ MÜ?</h2>
<p>Öyle görünüyor. Ve kötümser mi olmalıyız? Elbette hayır. Bilecek ve anlayacağız. Bilen tedbirini düşünür. Bilerek içeriyi sağlam tutanların gücü topludur. Adalet ve güven varsa belirsizliğe alan kalmaz. İçerde birlik yalnız adaletle sağlanır. Evet, yalnız adaletle&#8230; Sınır aşan sular gibi sınır tanımayan problemler her zaman olur. Bunları idare edebilen akıl, birlik gücüyle kazanır.</p>
<p>Dünya büsbütün akılsız değil. Yalnız, değer çöküntüsü her yerde. İnsanlığın vicdanı, belki daha doğru ifadeyle ahlâkı kovuldu. Başkalarını bakar, görür ve anlarız. Fakat kendimizi anlamakla yetinemeyiz. Gerekeni yapacak bir aklı davet etmek zorundayız. Yönetenlerin dikkati başka yerlerdeyse uyaracaklar olacak. Usulünce söylemek, uyarmak aydının vazgeçilmez işidir. Sorumluluk duyanlar olacak. Sorumluluk duyan susamaz. <strong>Mehmed Emin</strong>’in dediği doğrudur:</p>
<p>“<em>Susarsam sen mâtem et!”</em></p>
<h2>KURALLAR YOKSA ANARŞİ VARDIR</h2>
<p>Çokça tekrar ediyoruz: Bizde bozulma yukardan gelir gibi görünür. Hem öyledir, hem değildir. Çünkü seçtiklerimiz aşağı yukarı bizim ortalamamızdır. Biz öyle olmasak onlar böyle olmazlar demek de doğrudur. Yani, birilerini suçlayarak yanlışlarımızı örtemeyiz.</p>
<p>Gücü verdiklerimiz kurallarla bağlıdır. Başa geçeni, kurallar zinciri bağlar. O zincirden kurtulmak isteyene sistem müsaade etmez. Sistem bozulursa olan olur.  Güçler tek elde toplanır. Yürütmenin unsurları tepedekine bakar. Meclis de karar almak için o tek ele bakar. En fenası adalet mekanizması da o ele bakar hale gelir. Şimdi o duruma yakın düştüğümüzü, gün yirmi dört saat yaşıyoruz.</p>
<p>Talimat almayacak tek güç varsa adalet mekanizmasıdır. Talimata düştüğü algısı oluşmuşsa her türlü kötülük azar. Nitekim azmıştır. Türkiye mafyavari şekillenmelerle sarılmış durumda görünüyor. Yalan talan havada uçuşuyor. Uyuşturucu orta mekteplere kadar girmiş, Millî Eğitim Bakanı kendince din sosu ekleme telaşında. Ve bozdukça bozuyor. Bozuyor, çünkü amaç okutma-öğretme-eğitme ve insan yetiştirme değil, peşine takılacak sürü oluşturmak. Bu türden kaba ideolojik bakışların insanla, fikirle alakası olmaz. Nitekim olmadığı görülüyor.</p>
<h2>YUKARDAKİLER BOZGUNU HIZLANDIRIYOR</h2>
<p>Başa geçirdiklerimiz kuralları istediğinde es geçer görününce aşağıdakiler başka türlü davranır mı? Erkek kadına, hasta doktoruna, öğrenci öğretmenine saldırıyor. Öğretmenler korkuyor, aileler korkuyor. Dövülen dövülene, ölen ölene. Hal böyle olunca ipin ucu bağlanmadan kaçıyor.</p>
<p>Millî Eğitim adıyla yaz-bozdan başı dönen çocuklar da kolaylıkla yıkıma katılıyor. Suça meyilliler artıyor. Mafyaya özenen mi ararsın, çete kurarak uyuşturucu peşinde koşanı mı? Bakanımızın derdi bunlar değil! &#8220;<em>Kâbede hacılar&#8221;</em> tamtamının peşinde kendinden olmayanları nasıl döveceğini düşünüyor.</p>
<p>Millî Eğitim temel olduğu için onu örnek seçiyoruz. Yine düşündürmek için söyleyeceğim, <em>dindar ve kindar</em> insan tipi yetiştirmek isteğini analiz ederseniz iyilik namına kırıntı bulamazsanız şaşırmayın!</p>
<h2>DİN DİYENLERİN DÎNİ</h2>
<p>İşte görüyoruz, din diyenler din dışı işlerle toplumu zehirliyorlar. Dünyadan, tarihten örnek de almıyorlar. Hristiyan engizisyonundan <strong>Humeyni</strong> rejimine din tekeli kuranlar hep bozdular. Zavallı İran&#8217;ın başına gelenlerin sebebi kendileridir. <em>Humeyni rejimi</em>ni din ve dinden zannetme ahmaklığını gösterdiler. Çoğu dinlerinden oldu.</p>
<p>Öyle bir dünyadayız. Hadi <strong>Netanyahu </strong>Yahudi şeriat devletinin başbakanı, baksanıza <strong>Trump</strong> da din fanatiği. Yalnız onlarda kuralların ve kurumların freni var. Bizde dinden görünme bozgunu onlarla kıyaslanamayacak durumda. Bozulmadık tarafımız neredeyse kalmadı. Kimse kimseye güvenemez halde. Gerginlik kol geziyor. Adalet adaletlikten, bakanlık bakanlıktan, cami camilikten, idare idarelikten çıkıyor. Okul okulluktan hayda hayda çıkıyor. <strong>Koca Âkif</strong> yüz yirmi yıl önce &#8220;<em>Nasılsa mektebiniz, tıpkı öyle mâbediniz!</em>” demişti. O paralelliği bütün sefaletiyle yaşıyoruz.</p>
<p>Bu durumda denecek çok açık: Haydut Amerika ve İsrail bölgemizde keyfince kasaplığa girişiyorsa dönüp kendimize bakacağız. Zayıfız. Hadi daha yumuşak söyleyelim, onlar kadar güçlü değiliz. Buraya nasıl geldiğimizi soracağız ve anlayacağız. Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular.</p>
<p>&#8220;<em>Biz kendimizi vuruyoruz&#8221;</em> dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağlayacaksan haline ağla!</title>
		<link>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 19:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlâkî çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[Denetimsiz güç]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Keyfilik]]></category>
		<category><![CDATA[Maduro]]></category>
		<category><![CDATA[Mafya düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Mamdani]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmacılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilelim ki çelik çomak bile daha ciddi oynanır. Çünkü kuralları bellidir. Düzenin yerini düzensizlik nasıl alır derseniz, işte böyle alır. Kanun tanımazlıklarla yalan ve talan normalleşir. Bununla da kalmaz, mafya düzeni yerleşir. Uyuşturucu, bahis-kumar, kaçak-göçek işler alır başını gider. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/">Ağlayacaksan haline ağla!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&#038;title=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/" data-a2a-title="Ağlayacaksan haline ağla!"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Hakikaten anlaşılmaz işler içindeyiz: Baştakiler anayasaya uymuyor, yeni anayasa istiyorlar. Bir bakıyorsunuz kural değiştiriyor, ona da uymuyorlar. Kararları herkesi bağlayan Anayasa Mahkemesi hüküm veriyor, en alt mahkeme uymuyor. Ve hiçbir şey olmuyor. Görülmüş iş mi?</p>
<p>Böyle onlarca madde sıralasanız kanun nizam dışı işlerin listesini tamamlayamazsınız. Yaz-boz ve keyfilik her alana yayıldı. “<em>Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu</em>” dediğimiz işlerin haddi hesabı yok. Sonra da başımıza gelenler için sebep arar görünüyoruz.</p>
<p>Bilelim ki çelik çomak bile daha ciddi oynanır. Çünkü kuralları bellidir. Düzenin yerini düzensizlik nasıl alır derseniz, işte böyle alır. Kanun tanımazlıklarla yalan ve talan normalleşir. Bununla da kalmaz, mafya düzeni yerleşir. Uyuşturucu, bahis-kumar, kaçak-göçek işler alır başını gider.</p>
<h2>AKILLAR BAĞLANINCA GÜNDEMLER DE BAĞLANIR</h2>
<p>En basit insanlık halini biliyoruz: Yaşadığınız neyse ondan olursunuz. İnanç, fikir iddiası sözde kalır.  Öyleyse şu veya bu etikete bakmayınız. Örnek derseniz o da sıra sıra: Kendisi için Tanrı’yı kullanmaya kalkanın alçaktan alçağa düştüğünü bize hayat ve tarih gösteriyor. Böylelerinin hırsı iyiliğe alan bırakmaz. Dini ve taptığı menfaatidir. Yağma alışkanlığı öyle böyle bir tiryakilik değildir. Madde bağımlılığından beterdir. Düşünceleri ve yaşamaları bu olanların zaman ilerledikçe tedavisi zor hastalığa düştüklerini görürsünüz.</p>
<p>Yağmacılık basit ruhların beş duyu etrafında şekillenen canlı refleksinin azmasıdır. Yağmacıda mana aranmaz. Manadan bahsederken kupkuru maddedir. <strong>Mehmet Âkif Ersoy</strong>, <strong>Veyis Ateş</strong> ve benzerleri “<em>Masa, nisa(kadın), kasa</em>” üçlemesine mağlup olan iktidar verdiğimiz anlayışın dinden geçinen alt seviyedeki prototipleridir. İyi ki aralarından gören ve söyleyen de var.</p>
<p>Bu yeni tip medya şöhretlerini geçtik, yeni tip egemenlerin durumu tam budur. İyi örnek yaratamamışlardır. Olanı göreceğiz. Görmekle kalmayacak, gerçeği bahanesiz kabul edecek ve düzeltmek için çareler arayacağız.</p>
<h2>DİKTA EĞİLİMLERİNDE İPİN UCU KAÇAR</h2>
<p>İnsanlığın tecrübesi gücü sınırlamayı ve kontrol etmeyi getirdi. Bunu unutursanız yandınız. Güç sarhoşluğunun nelere yol açtığını tarihte görürsünüz. Yakınlarda <strong>Hitler</strong>, <strong>Musolini</strong> ve <strong>Stalin</strong>’de görürsünüz. Bugün de <strong>Putin</strong>, <strong>Trump</strong> gibi büyük devletlerin başlarında ve Kuzey Kore’nin tosunu gibi sorumsuzlarda görürsünüz. Bizi de benzetmek istedikleri Ortadoğu’nun kırk parçalı ülke görünüşlü kabile liderlerinde görürsünüz. Aklı olan toplumlar böylelerini durdururlar.</p>
<p><strong>Trump</strong> örneğini çok konuşuyoruz. Adam bağımsız bir ülkenin devlet başkanına operasyon düzenleyerek aldırdı ve yönetime el koydu. Yaşananları gözden kaçırmak olmaz. Amerika <strong>Trump</strong>’tan ibaret değildir. Demokratik bir birleşik devlettir.  Ülkenin birçok aydını, kurumları, <strong>Maduro</strong>’nun haydutça alınışına karşı çıktılar. Diktatörlüğüne, halkına zulmedişine de karşı çıkmışlardı. Seçim hilelerine de kanun nizam dikkati ve insanlık değerleriyle karşı çıkmışlardı. Şimdi de aynı düşüncelerle ona yapılanlara itiraz ediyorlar.</p>
<h2>İYİ ÖRNEKLER ÖNÜMÜZDE</h2>
<p>Yeni göreve başlayan New York Belediye Başkanı <strong>Mamdani</strong> de “<em>Buna hakkınız yok</em>” dedi. <strong>Trump</strong>’a ağır sözler etti. Dikkatinizi isterim, kimse “<em>Devlet politikalarına karşı çıkıyor, Amerika’yı küçük düşürüyor. Bu adamı içeri alın!</em>” demedi. Bizde olsa adamın belediye başkanlığı başlamadan biterdi.</p>
<p>Amerika’da <strong>Trump </strong>tramplığını yaparken en yüksek tondan karşı çıkanlar da olur. Orada kurallar önemli. Orada hâkimler var. Devlet de kurumlarıyla adamı durdurduğu kadar durduruyor. Kurulu düzen işliyor. Bir yer gelir Rodeo atı gibi <strong>Trump</strong>’ı sırtından atar, göreceksiniz. Problem bizim gibi düzeni gittikçe bozulan ülkelerdedir. Akıllı olacaksınız. Kontrolsüzlüğe meydan ve imkân vermeyeceksiniz.</p>
<p>Bizim ülkemiz de kurallı yaşamayı bilir ve önemser. Halkımız bir yerde gereğini yapar da eli ağırdır. Hepimizi silkeleme hakkını geç de olsa kullanır. İş oraya varmadan durumları düzeltmeyi bir öğrensek. Gücü verdiklerimizi kurallara döndürsek…</p>
<h2>BOZULMA TEK YERDE VE TEK YÖNLÜ DEĞİL</h2>
<p>Ne yaşadığımızı bilmemek olmaz. Cemaat ve tarikat adıyla pıtrak gibi bitenler dünya saltanatı peşindeler. Âhiret derken dünyalık peşinde azdıklarını gördüklerimiz bunlardır. Kontrolsüz holdingler yarattılar. Ölen Menzil Şeyhi’nin üç oğlu da şeyh. Miras kavgasına tutuşuyor ve halktan toplanan paralarla edinilen milyarlar tutan servetin peşinde birbirlerine silah çekiyorlar. Olacak iş mi?</p>
<p>Örnekler sıra sıra. Dinden geçinenler toplumu fena zehirlediler.  Kendileriyle kalmadılar, sağlı sollu diğer anlayışlar da onlara uydu.  İnsan sermayemiz yerlere geçti. Böyle giderse eline fırsat geçen yağmaya talana devam eder. Bu da görünüyor.</p>
<p>“<em>O halde çare nedir?”</em> derseniz kısadan söylenecek bellidir: Kurallara dönmek tek çaredir. Her konuda ölçülebilir ve uygulanabilir kurallarınız olacak. Gücü kontrolsüz verdinizse yandınız. Güç, denetlenmezse iyileri de yoldan çıkarır. Nitekim çıkarmıştır. Denetimsizlik böyle bir girdaptır.  Düzeleceksek bozgunu görecek ve gereği neyse yapacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/">Ağlayacaksan haline ağla!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memleket Yangın Yeri</title>
		<link>https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 19:00:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[bizim adam]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[memleket]]></category>
		<category><![CDATA[negatif seleksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Memleket yangın yeri. Ekonomik kriz, sosyal krize dönüştü. İnsan kalitesi yerlerde. Asıl manasında ahlak yerlerde. Kalite istenmeyen bir toplum haline geldik.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/">Memleket Yangın Yeri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleket-yangin-yeri%2F&amp;linkname=Memleket%20Yang%C4%B1n%20Yeri" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleket-yangin-yeri%2F&amp;linkname=Memleket%20Yang%C4%B1n%20Yeri" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleket-yangin-yeri%2F&amp;linkname=Memleket%20Yang%C4%B1n%20Yeri" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleket-yangin-yeri%2F&amp;linkname=Memleket%20Yang%C4%B1n%20Yeri" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleket-yangin-yeri%2F&#038;title=Memleket%20Yang%C4%B1n%20Yeri" data-a2a-url="https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/" data-a2a-title="Memleket Yangın Yeri"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İçine düştüğümüz durumu anlatacak atasözü ve deyim bakımından sıkıntı yaşamayız. Dilimiz zengindir. Kitaplar dolduracak manayı bir söze sığdırırız. Çok yaşamış, yükselişleri ve düşüşleri görmüş bir milletin tecrübeleri dilinden de duyulur.</p>
<p>Buradan giderek başımıza gelenleri anlamaya çalışmak da doğru bir yoldur. Biz Türkler başa bakarız: “<em>Balık baştan kokar</em>”. Burada kalırsak yaşadıklarımızı tam anlayamayabiliriz. Balık baştan kokar ama o başın yönettiklerine de bakarız: “<em>Baş başa, baş da ayağa bağlı” </em>dır. Bunun<em> “Baş başa baş da padişaha bağlı” </em>şeklinde söylenişi sıralı düzenli bir toplumun hânı, hâkânı tarafından çekip çevrildiğini gösterir. Bunu “<em>Baş başa baş da şeriata bağlı”</em> şeklinde dine ve daha çok adalete vurgu yaparak söylediğimiz de olmuştur.</p>
<p>“<em>Böyle başa böyle tarak</em>” da doğru sözümüzdür. Sen nasılsan senin gibiler başa gelir. Bu kanundur. Şikâyet edeceğin her şeyin sebebi sensin. Kendine bakacaksın. Sen düzeleceksin ve memleket düzelecek. Beğenmiyorsan söyleyecek ve gerekeni yapacaksın. Saltanat dönemlerinde bile halk bunu yapardı. Şimdi yapamıyorsak kendi bozulmamıza bakacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>TOPYEKÛN BOZULMA</h2>
<p>Evet, “<em>memleket yangın yeri”</em>.  Türkçe bilenler bu tabirin ağırlığını hissederler. Taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmayacak meydan savaşları bu sözün ifade ettiği manaya, çizdiği manzaraya göre daha hafiftir. Bahsi geçen sadece yanmış yıkılmış ormanlar, kelleşen dağlar, yağmalanan ovalar, yok olan bağlar bahçeler değildir. Yaşadığımız topyekûn bozulmadır. Bunun için,  koro halinde yıkıma bomba üreten ve daha fecisi onları seyreden insan tipleri, kesimler, merkezler oluşması gerekir.</p>
<p>Oradayız. Zor görünür, kuralsızlıkla kolaylaşır. Kanserli hücre her insanda, her toplumda vardır. Güç kazanması ve vücudu esir alacak duruma gelmesi yıkar.</p>
<p>Demek istediğim acı, ağır ve açık: Biz kanserli hücresi devamlı beslenen bir toplumuz. “<em>Bizim adam</em>” arayışını normalleştirirseniz orada iş bilme, iyiyi seçme düşünülmez olur. Bu kötülük bütün orduları teslim alacak kadar semirir. Tekrar edeyim, iyiye yer kalmaz. Frenklerin <em>negatif seleksiyon</em> dedikleri kötüyü seçmenin yolu ardına kadar açılır. Adalet duygusu gider. O gidince de aşağı gidiş hızlanır.</p>
<p>Çöküşün sebebi “<em>bizim adam</em>” seçimidir. Son yıllarda yaşadıklarımıza böyle bakarsak olanı biteni doğruya en yakın yerde anlarız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>NEYİ NASIL ANLAYACAĞIZ?</h2>
<p>Anlamak, hipnozdan, tarafgirliğin tapınma derecesinden kurtulanlar için vardır.  Yetmez. Kişiye ve duruma bağlı hareket etmeye uzak olanlardan korkak ve ürkek olanlar anlasalar da konuşamazlar. Bizde şimdi okumuşlar arasında ve halkta hâkim olan bu türden bir nemelâzımcılıktır. Aydın ve namuslu insan tavrı değildir. Yıkıma hizmetin en kuvvetli ayağıdır. Tabii bir vicdan uyanışı geldiğinde her şey değişir.</p>
<p>O silkiniş gelir de zamanı önemlidir. Bizim gibi büyük milletlerde kötünün, kötülüğün hâkimiyeti uzun sürecek sanılır, sürmez. Evet, iki yüzyılı aşan bir süredir bu konuda bocalıyoruz. Arada yaptığımız şahane işler var. Ölüm kalım mücadelesi verdiğimiz İstiklâl Harbi ve sonrasında kurduğumuz devlet onlardandır. Mucize gibidir.</p>
<p>İşte o mucizeler devrini bitirecek aklı hâkim kılmamız gereken yerdeyiz. Tünelin sonundaki ışığı işaret edenler ölüm kalım sancısına düşmeden sonuç alabilmeliler. Bunun yolu da beklentisiz, şimdi çok kullanılan tabirle adanmış nesiller yetiştirecek öncülere, kanaat önderlerine sahip olabilmektir. Bunların sayısı azdır, etkileri bütün çıkarcı grupları ezip geçecek seviyededir.</p>
<p>Kurtuluş, bütün zamanlarda o bir avuç insan eliyledir. Hedefe düz giderler. Bildikleri, gördükleri doğruyu hatırlatırlar. İyiliğin sönmüş ateşini üflerler. Şu veya bu siyasi grubun emrinde değillerdir. Memleket derdiyle çözüm arayışını ateşlerler.</p>
<p>Zaman zaman bizim eksiğimiz budur dediklerimiz var. Yanlış değilse de eksiktir. Çünkü o şikâyet diline girenler çaresizlik aşılar ve yıkım ekibine yardım ederler. İyi niyetle yapanlar elbette vardır. O ruh halinden çıkarlarsa yol açıcılardan olurlar. Bunlar soyut sözler değildir. Tamamen yaşadıklarımıza göre, düşünce ve yorum halinde söylüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>YANGININ BÜYÜĞÜ</h2>
<p>“<em>Yaşadıklarımıza göre”</em> diyorsam, herkesin bildiği yerden gidelim. Sorular sorarak gidelim ki rahat düşünülsün! Evet, “<em>memleket yangın yeri</em>”. Yangını düz manasında anlarsak yangın var. Yeterince eleman ve ekipman yok. Gece görüşlü helikopter yok. Niye yok? Bakanın biri Meclis soru önergesine cevabında beş helikopterimiz var diyor, diğeri on tane şu tarihte gelecek diyor. Yangın oluyor, ortada öyle beş değil bir gece görüşlü helikopter yok. On tane de dört yıldır gelmemiş.</p>
<p>Geriye doğru üç tarım bakanın yalan yanlış bilgiler verdiği anlaşılıyor. Şimdiki bakanın halleri de evlere şenlik. <strong>Zeydan Öncü</strong> adında bir Türk’ün Almanya’da şirketi var. Askerî kargo uçaklarını orman yangınlarında da kullanılmak üzere 20 ton su atar hale getirmiş. İki saatte hazır ediyor. Bizimkiler ne uçak, helikopter alıyorlar ne de mevcut 10 büyük kargo uçağını böyle kullanmayı düşünüyorlar.</p>
<p>İşte asıl yangın bu ve her yeri sarmış durumda. Geçim sıkıntısı had safhada. Her şey güllük gülistanlık gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yönetenler kendilerine toz kondurmuyorlar. Geldiğimiz yeri görüyor musunuz?</p>
<p>Biz anlamaya ve anlatmaya çalışanlarız. Bilesiniz ki bu iyi bir psikolojiyi göstermiyor. Sorumluluk üstlenmeyenler, suçu başkasına atanlar; iyiyi, doğruyu, güzeli unuturlar. Çünkü yalnız kendileri vardır. İnsanı kendine kapanması çürütür. Kendisiyle sınırlı hale gelenler başkalarını düşünemezler. O duruma düştük.</p>
<p>Memleket yangın yeri. Ekonomik kriz, sosyal krize dönüştü. İnsan kalitesi yerlerde. Asıl manasında ahlak yerlerde. Kalite istenmeyen bir toplum haline geldik.</p>
<p>Bakalım ve görelim, devletlilere yanaşanlar onlara benziyor. Bozuyorlar. Bozuluyorlar. Tarafgirlikle düşünemiyorlar. Kör gözle bakıyorlar. Üstelik bir de yanlışa ortak oluyorlar. Yanlışları görmemişlikle örtüyorlar. Bazıları orada da kalmıyor, yanlışı yanlış demeden övüyorlar. Bu kadar mı? Evet, bu kadar!</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>MAZUR GÖRÜLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM ÖRNEK</h2>
<p>Birçok örnek sayabiliriz. Biri benim için bir mazereti açıklamaya da imkân vereceği için ayrıca önemli. Son günlerde Telekom yönetim kurulu üyeliğine atanması konuşulan bizim <strong>İskender Pala</strong>&#8216;nın durumu da maalesef bu çerçevede değerlendirilmeli. Yıllardır görüşemiyoruz. Etrafımdakiler, hakkında hep konuşurlar. Ben sadece “<em>Arkadaşımdı</em>” der susarım. Çok eski arkadaşım olduğu için onu usûlüne göre tenkitten kaçar, susarım. Konuştuğum çok dar bir çevre de var tabii.</p>
<p>Neden böyle davrandığımı açıklamak isterim: Biz dostlarımızı, arkadaşlarımızı düştüklerinde ararız. İkbaldeyken mesafeli kalmak olağandır. Mesela ben <strong>İskender</strong>’i yirmi yılda ancak karşılaştığımızda gördüm. Bir kere Ankara’da dört arkadaşla beraber olduk, o kadar.</p>
<p>Dost bildiklerimizin haklarında herkese açık yerlerde kötü konuşmayız. Savunamasak da susarız. Kural budur. Dikkat edenler olmuştur, benim hakkımda ileri geri, şu veya bu dürtülerle yalan yanlış değerlendirmelerde bulunan, düpedüz haksızlık eden eski dostlarım hakkında da kamuoyu önünde tek cümle etmedim. Bu kadarı da fazla deneceğini biliyorum.  Evet, fazla ve yanlış. <strong>Yılmaz Öztuna</strong>’dan öğrendiğimiz tam bu değildi. O, meclisine bir kere gelen kişi hakkında da kalabalık önünde kötü söze izin vermezdi.</p>
<p><em>Mazeret</em> dedim ya, mazeretim budur. Evet, farkındayım: Burada bir iyi, bir kötü var. Arkadaşlık ve dostluk duygusu, çok şey değişse de insanın elini kolunu bağlar. Kötü olan tarafı, benim gibi düz gittiğini düşünen bir adamın hakikatten bahsederken dostları, arkadaşlarının yanlışları söz konusu olunca hakikate göre konuşmak yerine, açıktan savunmasa da sessiz kalmasıdır. Bugüne kadar <strong>İskender</strong> ve bazı başka arkadaşlarım hakkında konuşmamak ve yazmamakla bu hataya düştüğümü söyleyenlere yanlış düşünüyorsunuz diyemedim, diyemiyorum, diyemem.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>“BİZİM ADAM SEÇİMİ”   İLKE OLAMAZ</h2>
<p>Madem açıldı, hiç olmazsa son meselede düşündüğümü söyleyeyim: <strong>İskender Pala</strong>, bu Telekom yönetim kurulu üyeliğini kabul etmemeliydi. Kötü örneklerden bir kötü örnek olmadığı bellidir. İnsanlar onun iktidarın yanlışlarını açıktan söylemesini beklemeyebilirler. Tabii, içerde konuşmuyorsa olacak iş değildir. Fakat bu yönetim kurulu üyeliğinden vazgeçmek suretiyle bir düzeltme çıkışını beklemekte haklıdırlar. Gerçi şimdi vazgeçmesi de durumu düzeltmez. İş iyice zorlaştı. Eleştirilerden sonra geri çekilmesi zaten zordur. O istese de iktidar gücü buna müsaade etmez.</p>
<p>İyi tarafını da düşünmek lazım: <strong>İskender</strong>’in Telekom Yönetim Kurulu üyeliğine tayiniyle “<em>Bizim adam</em>” seçimlerinden iyi zannedilenin bile ne kadar yanlış olabileceği anlaşıldı. Problem <em>“bizim adam</em>” seçimini ilke edinmektir. Oradan her tür yangın çıkar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/">Memleket Yangın Yeri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/memleket-yangin-yeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
