<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>büyük zafer arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/buyuk-zafer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/buyuk-zafer/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Sep 2022 17:10:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>9 Eylül kutlu olsun- kutlayacağız!</title>
		<link>https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[9 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[büyük zafer]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmirin kurtuluşu]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40558&#038;preview=true&#038;preview_id=40558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tatar Şerafettin Bey’i televizyonlarda defalarca görmüşsünüzdür. Hani bir asker, atından iner ve İzmir Hükûmet Konağı’nın merdivenlerini ikişer üçer koşarak çıkar, balkondaki direkte asılı Yunan bayrağını indirip yerine Türk bayrağını asar ya… Herhalde ta üç gün önce İzmir’i terk ederken bayrağı yanlarına almayı akıl etmemişler!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/">9 Eylül kutlu olsun- kutlayacağız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz%2F&amp;linkname=9%20Eyl%C3%BCl%20kutlu%20olsun-%20kutlayaca%C4%9F%C4%B1z%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz%2F&amp;linkname=9%20Eyl%C3%BCl%20kutlu%20olsun-%20kutlayaca%C4%9F%C4%B1z%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz%2F&amp;linkname=9%20Eyl%C3%BCl%20kutlu%20olsun-%20kutlayaca%C4%9F%C4%B1z%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz%2F&amp;linkname=9%20Eyl%C3%BCl%20kutlu%20olsun-%20kutlayaca%C4%9F%C4%B1z%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz%2F&#038;title=9%20Eyl%C3%BCl%20kutlu%20olsun-%20kutlayaca%C4%9F%C4%B1z%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/" data-a2a-title="9 Eylül kutlu olsun- kutlayacağız!"></a></p><p>Bugün 9 Eylül. Doğup büyüdüğüm şehrin tam 100 yıl önce kurtuluş günü. Hani kutlamayacakmışız ya! İşte o İzmir ve o İzmir’in kurtuluş günü.</p>
<p>Ordu “Akdeniz”e doğru “<em>Şu kopan fırtına Türk Ordusudur ya Rabbi!</em>” dedirten hızla ilerlemektedir ama o hız bile vahşeti, jenosidin âlâsını önlemekte yetersizdir.</p>
<p>Aşağıdaki alıntılarım Profesör Stanford Shaw’un <em>From Empire to Republic</em> (İmparatorluktan Cumhuriyete) adlı dev eserindendir. Türk Tarih Kurumu bu 5 büyük cildin İngilizcesini, 2020’de yayımladığı hâlde Türkçeye hâlâ kazandırılmadı. Shaw’un eseriyle karşılaştırabileceğimiz başka bir eser de yok. Bu vahim ve anlaşılmaz ihmalinin arkasında makul bir sebep varsa o sebebi öğrenmek hakkımızdır diye düşünüyorum.</p>
<h2><strong>Müttefiklerin raporları</strong></h2>
<p>ABD Savaş Gemisi subaylarından Teğmen Barry’den dinleyelim:</p>
<p>“<em>Menem </em>[Menemen her halde.]<em>hâriç bütün şehirler fiilen ya tahrip edilmiş veya hâlen yanmakta. Geri çekilen Yunan Ordusu’nun soygun, yağma, yıkıp yakması anlatılıyor. Araziden geçerken çok sayıda ölü ve yaralı Müslüman gördüm. Arazi mutlak anlamda ıssız; bütün barınma ve beslenme imkânları yok edilmiş. Manisa’nın yüzde 80’i tahrip edilmiş, Kasaba’nın yüzde 90’ı, Salihli’nin yüzde 60’ı. Demiryolu Alaşehir’e kadar sağlam. Gayrı Müslim nüfus İzmir’den tahliye edilmiş…</em>” (USDS Decimal File 867.00/1558)</p>
<p>Ne zaman tahliye edilmiş? Az sonra yazacağım.</p>
<p>İstanbul’dan İngiliz Yüksek Komseri Rumbold, Curzon’a mektubunda, İzmir’den, Sir Harry Lamb’dan ve başkalarından, denize doğru panik içinde kaçan Yunanlıların vahşetini anlatan raporları naklediyor:</p>
<p>“<em>Yunanlıların çekilişleri sırasındaki davranışları konusunda fikir birliği var. Sir Harry Lamb, ‘Yunanlıların yapıp ettikleri her bakımdan iğrenç. ‘ diyor. İki ırk arasında bir tercih yapmak mümkün değil. </em>[Yüce Anglo- Sakson- Germen “aryan ırk”ından değil bunlar ya!]<em> İngiliz malı olan İzmir-Aydın Demiryolu’nu tamamen tahrip ettiler</em>. [Önemli olan bu!]<em> Birçok yerde Türkleri camilere kapatıp sonra camileri ateşe verdiklerinden şüphe yok.</em>”</p>
<p>Profesör Shaw devam ediyor: “<em>Türk karargâhı orduyla birlikte ileri hareket hâlindeydi. 2 Eylül’de Uşak’ta kuruldu. Aynı gün, kaçan Yunanlılar iki şehri de yaktıktan sonra Eskişehir ve Aydın geri alındı. İki gün sonra İsmet Bey, ordusuna, Bursa ve İzmir’i, Yunanlıların bunları da tahrip etmelerini önlemek için bir an önce ele geçirmeye çalışmaları emrini verdi</em>.”</p>
<h2><strong>Babaannemden dinlediklerim</strong></h2>
<p>İzmir kurtuldu ama maalesef Bursa yandı. Şimdi Shaw’u bırakıp birinci elden bir rapora dönelim.</p>
<p>Babaannemden dinledim: Katliam, diri diri yakma, ırza geçme haberleri İzmir’e ulaşmaktadır. İkiçeşmelik’te, mahallenin iki ucunda silahlı gençler, gelecek vahşete direnmek için nöbettedir. Babaannem ve başka birkaç ailenin kadın ve çocukları, bahçesi demir kapılı, görece daha güvenli olduğunu düşündükleri bir eve sığınmışlardır. 9 Eylül sabahı karşı tepelerde, babaannemin tabiriyle “karınca gibi asker” görünür. “İşte!”, diye düşünür babaannem, “Bizi de kesmeye geliyorlar.” ve sessizce ağlamaya başlar. Onlu yaşlardaki babam merdivenlerden kaymakta ve başka yaramazlıklar yapmakta. “Bizi öldürmeye geliyorlar ve sen oynuyorsun!” diye azarlanır. O sırada … Efendi, evinden çıkar ve bağırmaya başlar. Babaannem ne söylediğini anlamaz ve ağlaması artar. O efendi kendi evine girer ve birkaç dakika sonra elinde bir Türk bayrağı ile çıkar ve bayrağı sallamaya başlar. O zaman gözyaşları sevince döner. Gelen Türk süvarisidir.</p>
<p>Gelen Tatar Şerafettin Bey’in müfrezesidir. Az önce Darağacı semtinde, düşmanla çatışan ve zayiat veren müfreze. 6 Eylül’de Yunan terk etmişti ya… Allah Allah!</p>
<p>Tatar Şerafettin Bey’i televizyonlarda defalarca görmüşsünüzdür. Hani bir asker, atından iner ve İzmir Hükûmet Konağı’nın merdivenlerini ikişer üçer koşarak çıkar, balkondaki direkte asılı Yunan bayrağını indirip yerine Türk bayrağını asar ya… Herhalde ta üç gün önce İzmir’i terk ederken bayrağı yanlarına almayı akıl etmemişler! İşte o Tatar Şerafettin Bey’in süvarileridir gelenler. Onun komutanı İşkodralı Fahreddin Paşa’nın süvarileri… Onun da komutanı Selanikli Mustafa Kemal Paşa’nın süvarileri… Ne kadar yalanlamaya, karalamaya çalışsanız da o kurtarıcı ordudur.</p>
<h2><strong>Ne zaman terk ettiler?</strong></h2>
<p>Yine ABD raporları, sivil ve artık sivil kıyafete bürünmüş asker Yunanlının tahliyesinin 2 Ekim itibarıyla muhasebesini veriyor: 221.600 kişi bu tarihe kadar İzmir’den, Urla’dan ve Çeşme’den şehri terk etmiş.</p>
<p>Bir kısım süvari babaannemin sığındığı evin önünden geçer. Kadınlar, atlar içsin diye kovalarla su çıkarırlar. Ve onların hayretli bakışları altında, kovalardan önce süvariler içer…</p>
<p>Şu 6 Eylül’de Anadolu’yu terk eden Yunan kuvvetleri var ya… Biraz daha onlardan söz edeyim (Yine Shaw’dan):</p>
<p>“<em>1922 Eylülünün sonuna kadar Türk Ordusu, aralarında 8 generalin bulunduğu 500 ila 728 Yunan subayını ve 52.000 Yunan askeriyle 42.000 sivili harp esiri olarak tutuyordu. Bunlar arasında Baş Komutan Trikopis ve 2. Ordu Komutanı Diyenis de vardı. İkisi de 2 Eylül gecesi teslim olmuştu. 22 Eylül’de de General Kledas bütün kuvvetleriyle teslim oldu</em>.”</p>
<p>Hani 6 Eylül’de düşman alacağını alıp Türkiye’yi boşaltmıştı ya. Zavallı General Kledas’ın haberi olmamıştı demek.</p>
<p><iframe title="Milliyetçiliğin Altın Çağı Bölüm-2 - Prof. Dr. İskender Öksüz" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/hwr_7Nnn9hg?list=PLgt86PYWsAnVwZwlGDT1M3hlG_JHsyJNH" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/">9 Eylül kutlu olsun- kutlayacağız!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/9-eylul-kutlu-olsun-kutlayacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey Gaziler yol göründü…</title>
		<link>https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[9 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[amasya tamimi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük zafer]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40536&#038;preview=true&#038;preview_id=40536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçmişten bugüne farklı siyasi çizgilerde yol alırken, bugün aynı kulvarda yürünmediği takdirde gelecekte kaldırılacak yük daha da ağırlaşacak görünüyor. Hem de bu tehdit geleceğin kaybedilme tehlikesine kadar ulaşabilecek kadar büyük.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/">Ey Gaziler yol göründü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fey-gaziler-yol-gorundu%2F&amp;linkname=Ey%20Gaziler%20yol%20g%C3%B6r%C3%BCnd%C3%BC%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fey-gaziler-yol-gorundu%2F&amp;linkname=Ey%20Gaziler%20yol%20g%C3%B6r%C3%BCnd%C3%BC%E2%80%A6" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fey-gaziler-yol-gorundu%2F&amp;linkname=Ey%20Gaziler%20yol%20g%C3%B6r%C3%BCnd%C3%BC%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fey-gaziler-yol-gorundu%2F&amp;linkname=Ey%20Gaziler%20yol%20g%C3%B6r%C3%BCnd%C3%BC%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fey-gaziler-yol-gorundu%2F&#038;title=Ey%20Gaziler%20yol%20g%C3%B6r%C3%BCnd%C3%BC%E2%80%A6" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/" data-a2a-title="Ey Gaziler yol göründü…"></a></p><p>Geçtiğimiz Pazar Sivas Kongresi’nin yıl dönümüydü. <em>Görünen yola çıkan</em> <em>gazilerin,</em> 4 Eylül 1919’da Sivas’ta başlattığı, bir hafta süren ama dünya tarihine geçen bir kongre. Kongrenin delege sayısı çok fazla da değildir. Hatta üçü toplantılara yetişememiştir. Malûm hem yollar hem de dönemin ulaşım araçları bugünkü gibi değildir.</p>
<p>Erzurum’da yapılan Doğu Vilayetleri Kongresi’nin kararları Sivas’ta bütün vatanı kapsayacak şekilde genişletilir. Yüce Türk Milleti için bir kelimeye bile önem vererek çalışırlar. Mesela <em>“Heyet-i Temsiliye, Şarkî Anadolu’nun <strong>heyet-i</strong> umumiyesini temsil eder”</em> yerine <em>“<strong>Vatan-ı</strong> umumiyesini temsil eder”</em> diye değişir.</p>
<p>Özellikle Erzurum kararlarının dördüncü maddesinde <em>“Hükümeti Osmaniye bir tazyik-i düveli karşısında <strong>buraları (doğu vilayetlerini) </strong>terk ve ihmâl etmek ısrarında bulunduğu anlaşıldığı takdirde alınacak idarî, siyasi, askerî vaziyetlerin tayin ve tespiti”</em> ifadesi vardır. “<strong><em>Buraları</em></strong>” kelimesi <em>“<strong>Mülkümüzün</strong> </em>(devlet)<em> <strong>herhangi bir cüzünü</strong> </em>(parçasını)<em> terk ve ihmâl etmek…”</em> olarak değişir.</p>
<p>Kongre’nin ilk işi reis seçmektir. Daha sonra <em>fırkacılık</em> (particilik) ve <em>İttihatçılık yapmayacaklarına</em> dair yemin etme tartışması yapılır. Bu tartışmalarda, Kongre Reisi seçilen Mustafa Kemal Paşa’nın tutanaklardaki cümlesi bugüne önemli bir derstir. <em>“<strong>Gayenin istihsaline kadar cemiyetimiz her türlü fırka fikrinden tamamiyle âzâdedir.</strong></em> <em>Fakat tâ Meclis-i Mebusan’ın küşadına</em> (toplanmasına)<em> kadar siyasiyat ile iştigalden menolunmak doğru değildir. <strong>Herkesin içtihadatını </strong></em>(düşünceler, hükümler)<strong><em> tahdit etmeyelim.</em></strong><em>”</em></p>
<p>Yemin metni Kongre süresince yapılmayacağa göre düzenlenir ve yemin edilir. Daha sonra manda yönetimi de konuşulur. Hepsi de sabırla tartışılmış ve İrade-i milliyeye dayanan harekete karar verilmiştir.</p>
<p>İşgale karşı koyup savaşırken, en zor şartlarda dahi hukuktan ayrılmayan anlayış en başta kendini göstermektedir.</p>
<p>Bundan sonraki aşama Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir ve değişik düşüncelerdeki insanlar bir araya gelmiştir. Yani Büyük dâhi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi  <strong><em>“Kimsenin içtihadatı sınırlanmamıştır”</em></strong> yani <strong>s<em>öz konusu vatandır ve gerisi teferruattır</em></strong><em>.</em></p>
<h2><strong>Yeni yol ama nereye?</strong></h2>
<p>İçinde bulunduğumuz şartlarda da yeni bir yol görünüyor, ama nereye? Elbette kimse bu soruya rahatlığa, huzura dışında bir cevap vermeyecektir. Ancak yirmi yıldır devam eden iktidar bu verdiği bu cevapların hiçbiri de doğru çıkmadı. Hep daha fazla karışıklığa doğru yol aldık.</p>
<p>Tek adam sisteminin başımıza açtığı felaketleri her geçen gün ağırlaşarak hissediyoruz. Eğer, yaklaşan seçimlerde bu sistemin devamı çıkarsa nereye kadar savrulacağımız çok belli değil. Kamuoyu, siyasi magazin programları kıvamında tartışmalarla yönlendiriliyor.</p>
<p>Özellikle ana akım medyada tartışılanlar sadece bugüne ait. Yirmi yıldır her sektörde büyük bir yıkım yaşanıyor. Eğitim çökmüş. Sağlıkta iflasa sürükleniyoruz. TÜİK enflasyonu %80 ama çarşıda %200’e yaklaşmış. Dış meselelerde kurt kapanından kurtulmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Sanki dün hiç yaşanmamış gibi konuşuluyor. Kamuoyu sadece aday kim olacak sorusuna kilitlemiş vaziyetteyiz.</p>
<p>Türkiye’nin, çok çabuk kim aday olacak tartışmasının dışında başka şeyler de yapması gerekiyor. Türk Milletinin geçmişten bugüne gelen siyasi fikir ve duruş farklılıklarının azaltılması gerekiyor. Bunun için yol ve yöntemler geliştirilmesi önem arz ediyor.</p>
<p>Geçmişten bugüne farklı siyasi çizgilerde yol alırken, bugün aynı kulvarda yürünmediği takdirde gelecekte kaldırılacak yük daha da ağırlaşacak görünüyor. Hem de bu tehdit geleceğin kaybedilme tehlikesine kadar ulaşabilecek kadar büyük.</p>
<h2><strong>Yola çıkıştaki kararlılık</strong></h2>
<p>Yazının başlığı içimizi titreten bir marşımızın adı.  Bestesi III. Selim’e ait bir marş. İlk dörtlüğü de “Ey gaziler yol göründü / yine garip serime / dağlar taşlar dayanamaz / benim ah u zarıma” şeklinde. Kıymetli âlim Prof. Dr. Hikmet Özdemir’in <em>Mustafa Kemal’le Anadolu’da Yolculuk </em>kitabının bir bölümünün de başlığı.</p>
<p>Erzurum Kongresi bitmiş, görüşmeler 21 gün daha sürer. Gazi Paşa’nın görüşmeleri yoğun bir şekilde devam etmiştir. Ama Sivas’a gelen delegelerden artık nerede kaldılar serzenişleri kulaklarına gelir. Büyük Atatürk de sabırsızlanmaya başlamıştır. O da geç kaldıklarını düşünmektedir. Hareket hazırlıkları başlar.</p>
<p>Yaylı arabalar kiralanır, otomobiller için benzin temin edilir. Ve yola çıkılır.</p>
<p>Yolda Mazhar Müfit (Kansu) Bey bir şarkı söylemeye başlamıştır. Bunu duyan Gazi Paşa yüksek sesle diye işaret eder. Bu sefer Mazhar Müfit daha yüksek sesle <em>“Ey gaziler Yol Göründü”</em> marşını söylemeye başlar. Beraberindekiler de eşlik ederler.</p>
<p>Hikmet Hoca’nın kitabındaki manzarayı özetlemeye çalıştım. Ben o kısma geldiğimde artık otomobildeydim ve birlikte <strong><em>“dağlar taşlar dayanamaz / benim ah u zarıma”</em></strong> diyordum.</p>
<p>İnternetten <em>“Ey Gaziler Yol göründü” </em>marşını bulun ve bir dinleyin, sanıyorum, siz de o kahramanları hatırlayacaksınız.</p>
<p>Bütün bu tehlikeler karşısında, Türk Milletinin ölümsüz evladı Mustafa Kemal Atatürk’ün Sivas Kongresi’nde dediği bugüne ışık tutmakta. “<strong><em>Gayenin istihsaline kadar cemiyetimiz her türlü fırka fikrinden tamamiyle âzâdedir.”</em> </strong>deme zamanı gelmedi mi, ne dersiniz?</p>
<p>Bize bu vatanı emanet edenlere selam olsun…</p>
<p><iframe title="Atatürk&#039;ün İzinde: Sivas Kongresi - Prof. Dr. Konuralp Ercilasun" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/QHc7igU8_5w?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/">Ey Gaziler yol göründü…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ey-gaziler-yol-gorundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
