<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diplomasi arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/diplomasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/diplomasi/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 17:37:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</title>
		<link>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[batılılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük diplomatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hariciye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Monşer]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[yenileşme]]></category>
		<category><![CDATA[yetişmiş insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle monşerlerden duyarsınız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&#038;title=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" data-a2a-url="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/" data-a2a-title="“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Türk diplomatları için <em>Monşer</em> tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.</p>
<p>İmparatorluğumuz çatırdarken dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Büyük insanlar yetişmiştir. Yüksek başarılar elde edilmiştir. Osmanlı Türkiyesi, Alman birliğini sağlayan <strong>Bismarck</strong>’ın zirveleştirdiği diplomasi çağında diplomasisiyle öne çıkan bir ülkedir. Osmanlı Türkiyesinin son büyük adamları, sadrazamları (başbakanları) batı başkentlerinde büyükelçilik eden <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>, <strong>Keçecizade Fuad Paşa</strong> ve <strong>Mehmed Emin Âlî Paşa</strong>’lardır. Onlar da monşerlerimizdi.</p>
<h2>YENİLEŞME, DEVLET PROJESİDİR</h2>
<p>Tanzimat’ın mimarı <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>’dır. <strong>2. Mahmud</strong>’un onayıyla hazırlamıştır. Onun vefatı üzerine <strong>Abdülmecid</strong> imzalamıştır. Sonra gelen bütün padişahlarımız, <strong>Abdülaziz</strong> de, <strong>2. Abdülhamid</strong> de, <strong>4. Mehmed Reşad</strong> da, <strong>5. Mehmed Vahideddin</strong> de aynı programı devam ettirmişlerdir. Merkezde eğitim öğretim(maârif) hayatını düzenleme vardır. Eğitim öğretimde mollalar egemendir. Direnmişlerdir. Devlet projesine karşı yoğun propaganda sırasında <em>Monşer</em> tabiri de zamanla kolay yayılmıştır. Cumhuriyet’in tamamladığı reformları hazırlayan Tanzimat ve devamı Meşrutiyet bu şartlar altında gelmiştir.</p>
<p>Bu vesileyle hatırlatalım: Padişahlar içinde batıcılık bakımından en çok hücuma uğrayanın <strong>2. Abdülhamid</strong> olduğunu bugünün <em>monşer</em> dalgacıları bilmezler. Despotluğunu konuşuyoruz. Bu tarafı daha önemlidir. En fazla batılı manada okul açan odur. Teknik elemanları, sosyal alanın uzmanlarını, öğretmenleri yetiştiren mektepleri açan, <em>monşer</em>leri yetiştiren <em>Hariciye</em>’yi, dünyanın en iyi kurmaylarını yetiştiren askerî mektepleri güçlendirmeye devam eden odur.  <strong>Mustafa Kemal</strong> ve diğer büyük paşalar o mekteplerden yetişti.</p>
<p><em>Monşer</em>, Fransızca’nın diplomasi ve dünya dili olduğu zamanlarda bizde de yerleşen bir kavram. “<em>Azizim, dostum</em>” demektir.  <em>Monşer</em>, hali-tavrı ve yaşayışıyla batılı gibidir. Onun için yadırganır.  <strong>Ömer Seyfeddin</strong>’in <em>Efruz Bey</em>’i gibi edebiyatta da alaycı bir dille anlatılanlar onlardır. Hariciyecilerimize has bir sıfat haline gelmesi sonraki zamanlardadır. Düpedüz yaftalamadır<em>. Monşerler</em> diyenler, Türk toplumuna yabancı, üstten bakan, biraz snopça bir tipi anlar ve anlatırlar.</p>
<h2>YAZ BOZ DÖNEMİNDE MONŞERLER</h2>
<p>Son iktidarımız, yakın geçmişin hemen her şeyini değersizleştirme döneminde <em>Monşer</em> tabirine çok sıkı sarıldı. Bilinen mana yanında daha kuvvetle hakaret gibi kullanılır oldu. <strong>Halil Akıncı</strong> gibi hariciyeciler kendilerine <em>Monşer</em> diyerek bir tür ters algı yarattılar. Yergi dozunun onların kullanışıyla biraz düştüğü söylenebilir. İktidarın karalamaları sonunda da ters bir sonuç doğdu. Monşerliği olumlu manada anlayan ve kullananlar çoğaldı.</p>
<p>Bu tabire takılarak esastan uzaklaşmak olmaz. Bakılacak devletin işleyişi ve hayatımızdır. Devlet algısı ve kurumlar sık değişti. Tanzimat’tan beri geleneği devam eden üç kurumumuz vardı. <em>Ordu, Maliye</em> ve <em>Dışişleri.</em> Son dönemde üçünün de yeri sarsıldı. Özellikle Dışişleri artık fikir üreten, siyasete yol gösteren, devletin önünü açan bir kurum değildir. Bu acı gerçeği acı acı her gün söylesek yeridir. Başka türlü bu yanlış yoldan dönemeyiz</p>
<p>Değişenler sadece kurumlar olmaz. Bıçaklar hemen insana döner. Öyle oldu. Kurumlarla beraber yetişmiş insanları dışarı atmaya başladık. Tanıdığım eski büyükelçileri düşünüyorum. İçlerinde dünya çapında isimler var. Büyük diplomatlar, yani birilerinin şom ağızlarında &#8220;<em>Monşerler</em>&#8220;. Hepsi de emekli.</p>
<p>Devlet, yetiştirdiği değerlerle yürür. O değerlerin emekliliği yoktur. Her zaman hizmetlerine, fikirlerine ihtiyaç vardır. Türk devlet geleneği de bu akılla işler. Yaşı gelen ayrılır. Tamam da dünyanın bu krizli çağında tecrübeye her zamandan daha çok ihtiyaç duyulur. ABD’ye, Rusya&#8217;ya, İngiltere&#8217;ye, Fransa&#8217;ya, Almanya&#8217;ya bakın böyledir. İran, diplomasisiyle ayakta. Mesela, <strong>Kisinger</strong> yaşasa <strong>Trump</strong> gibi bir kaçığa rağmen Amerika’nın diğer Ortadoğu büyükelçileriyle beraber mutlaka devrede olurdu.</p>
<h2>MONŞERLERİ KINAYAN ASIL KINANACAKLAR</h2>
<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle <em>monşer</em>lerden duyarsınız. Dosyaları bilirler. Tecrübeleri vardır. Sizi kurtarırlar.</p>
<p><em>Monşer </em>düşmanlığı, yetişmiş insan düşmanlığına dönüşmemeliydi.  Sonucu gördük: Katar’da üç şehit verdik. Yere bırakılarak kılınan şehit cenazeleri görüntüsü yürekleri dağladı. Orada doğru dürüst bir büyükelçimiz olsa bunu yaşamazdık. Orada cenaze kılınacaksa bizim usullerimize göre kılınırdı. Çünkü şehitler bizim. İlgili ülke buna saygı gösterir. Diyelim ki bizim gibi kılınması isteğiniz kabul edilmedi, o zaman orada cenaze namazı kılınmazdı: “<em>Müsaade buyurun, burada kılınmasın! Memleketimize götürülecek ve nasıl olsa ayrıca namazları kılınacak..”</em> der ve suhuletle meseleyi hallederdiniz.</p>
<p>Monşerler iyi yetişmiş insanlarımızdır. Değerlerimizdir. Onlara, bilenlere ihtiyacımız var. Yaşananlar, bize bu gerçeği bütün gücümüzle haykırmak gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[SDG]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&#038;title=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/" data-a2a-title="Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya Savaşı’yla Osmanlı’dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar.</p>
<p>Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İç meselelerle kıvrandırıldı. Sadece İsrail’in güvenliği açısından değil, Batı’nın kurdukları sistemi devam ettirmesi için de çok ileri bir ülke, özellikle Türkiye istenmezdi. Çünkü Türkiye, bin yıldan uzun süre dünya gücü olmuş devletleri kuran bir milletin bağımsız kalmış tek devletiydi. Ve bu bölgenin de eski hâkimiydi. Tarihte olan yine olabilirdi. Olmaması için ne lazımsa yapılmalıydı. En önemlisi bu büyüklüğün canlandırılmasının önüne geçecek psikolojik bombardımandı. Zayıflıklarımızın üzerine gittiler.</p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi’nin proje olmaktan çıkması ve uygulanması böyle bir psikolojik sendeleme ve güç kaybı sonundadır. Olanlara bu tarih perspektifinden bakmazsak anlayamayız ve aldanırız.</p>
<h2>SURİYE’DE PKK’NİN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALDI</h2>
<p>SDG bir koalisyondu. Paylaşımlarda bu tür koalisyonlar kolay bozulur. O bölgelerde dayanacağı Kırmanç ağırlıklı nüfus çok azdı. Elinde tuttuğu yerlerde egemenlik devam ettirilemezdi. Önce SDG içinde bulunan <strong>Esad</strong> muhalifi Arap aşiretlerinden gruplar bir bir ayrıldılar. Bölgedeki ezici Arap çoğunluğu ile çatışmalar başladı.</p>
<p>“<em>Bir günde değişen harita</em>” dedikleri esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur. SDG içerden ve Amerikan desteğinden mahrum kalarak vurulmuştur. Yoksa Halep’te iki mahallede bir hafta direnen SDG o kadar kolay pes eder ve kaçar mıydı?</p>
<p>Siz egemen millete savaş açarsanız onu ayağa kaldırırsınız. Denebilir ki Baas (Arap)Milliyetçiliğinin kökleştiği Suriye’de bir millî uyanış var. Türkiye’nin memnuniyetsizliği ve itirazıyla birleşince Amerika’nın tavizi ve İsrail’in sessiz kalacağı SDG’yi kuzeye doğru süpürme gerçekleşti.</p>
<h2>AMERİKA SATAR</h2>
<p>Hatırlayın Amerika bazı önemli toplantılara bizimkileri dâhil etmiyordu. Fiilî durumu korumak istediği açıktı. Korunamayacağını anlayınca SDG’nin iç güçler tarafından geriye itilmesine onay verdi.  “<em>SDG’yi sattı</em>” diyenler de yanlış bakmıyorlar. Amerika bu satışları hep yapar. Yalnız SDG ve diğer bölgeyi karıştıran örgütlerin hâmîsi rolünü bırakacağını göstermez. Onları yeri gelince kullanmaktan vazgeçmez. Vekâlet savaşlarının azdığı bir devirdeyiz. Bu tür örgütlere ihtiyaçları var. Maşasız edemezler.</p>
<p>Türkiye’nin iç politikasındaki denemelerin onlar için iyi gitmemesi de önemli bir sebeptir. Açılım Süreci’nde halkın desteği alınama(z)dı. Bu işe kalkışmanın iktidarı ekonomik krizlerden daha fazla sarsacağı anlaşıldı. Çünkü PKK’nın dağıldığına kimse inanmadı. DEM’in şımarıklıkları da halkı kızdırdı. Öfkeler arttıkça artıyordu. Amerika bunu da gördü. Olacakların kendi planlarını bozacağı kesindi. Makas değiştirdiler.</p>
<h2>TECRÜBELİ DİPLOMATLAR DEVREDE Mİ?</h2>
<p>Bu sürpriz gelişme olmadan da bizim dışımızdaki şartlar çok uygunlaştı demiştik. Şimdi yavaş yavaş somutlaşacak. Köprülerin altından daha çok su geçecek. Birinci sınıf kafaların rol alacağı zamandayız. Hemen yapılacak işler var. Mesela emekli büyükelçilerden seçilecek heyetler oluşturulabilir.</p>
<p>Konuları çalışır, görevdekilerle müzakerelere katılırlar. Devlet gibi devletlerde bu işler böyle olur.</p>
<p>Diplomatlığın emekliliği kenara çekilmek değildir. Gerek duyulduğunda hazırdırlar, sahaya sürülürler.</p>
<p>İnsan yetiştirmek kolay iş değildir. Tecrübe kolay edinilmez. Bizde o kalitede insanlar, diplomatlar var. Kimse şu partiye bu partiye bakmaz. Memlekete bakar ve hizmete koşulur. Yeter ki yönetenler hiç olmazsa bu konuda Millî Eğitim Bakanı ve diğerleri gibi saçma ötesi zırvalarla uğraşmasınlar. Büyük devletin bakanları, bürokratları böyle olmaz. Aklımızı başımıza devşirelim.</p>
<h2>EY AKIL NERDESİN?</h2>
<p>Suriye&#8217;de bir günde olanlar önemlidir. Buzdağının görünen kısmıdır. Önü arkası vardır. Biz planın diğer unsurlarını henüz görmedik. Bu kadar görünene bakıp zafer çığlıkları atılacak bir durum yoktur. Daha yolun başındayız. Neler olacak göreceğiz.</p>
<p><strong>Hakan Fidan</strong> ve <strong>İbrahim Kalın</strong> Türkiye adına iyi iş çıkarmış görünüyor. Şimdi daha kritik bir yerdeyiz.</p>
<p>Paramız yok ve krizlerdeyiz. Bu yokluk, avantajlarımızı kullanmaya imkân vermeyebilir. O halde var olan gücünüzle devreye girersiniz. Ordumuz eski gücünde olmasa da hâlâ çok değerlidir. Bu elde birdir. Asıl manasında aklınızla devreye gireceksiniz.</p>
<p>Unutulmasın, şimdi sessiz görünen Arap dünyası hep susacak değildir. Amerika ve İsrail’in bunu düşünmediği düşünülemez. Sıkıştıkları konular birikti. Amerika&#8217;nın bu süreçte Türkiye&#8217;ye ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılığını almayı baştakilerin çıkarlarıyla sınırlandırırsak vay halimize! Memleket için değerlendireceğiz. “<em>Hepimiz memleket için varız”</em> dersek fırsatlar katlanır. Kayıplarımızın bir kısmını geri alma imkânı önümüzdedir.</p>
<p>Tek gücümüz ve değerimiz Türkiye&#8217;mizin bulunduğu coğrafya değildir. Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dış Politikanın Önemi</title>
		<link>https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yaşar Yeniçerioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 17:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bakanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükelçi]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dış politikayı iktidardakiler yönetmekle birlikte hem devleti hem de milleti çok yakından ilgilendirmektedir. Çünkü iktidarların yaptığı bilgisiz, öngörüsüz, eksik, yanlış ve hatalı politikaların ceremesini millet çekmektedir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/">Dış Politikanın Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdis-politikanin-onemi%2F&amp;linkname=D%C4%B1%C5%9F%20Politikan%C4%B1n%20%C3%96nemi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdis-politikanin-onemi%2F&amp;linkname=D%C4%B1%C5%9F%20Politikan%C4%B1n%20%C3%96nemi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdis-politikanin-onemi%2F&amp;linkname=D%C4%B1%C5%9F%20Politikan%C4%B1n%20%C3%96nemi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdis-politikanin-onemi%2F&amp;linkname=D%C4%B1%C5%9F%20Politikan%C4%B1n%20%C3%96nemi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdis-politikanin-onemi%2F&#038;title=D%C4%B1%C5%9F%20Politikan%C4%B1n%20%C3%96nemi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/" data-a2a-title="Dış Politikanın Önemi"></a></p><p>Bugüne kadar edindiğim bilgiler ışığında <em>“Dış Politika”</em>yı kısaca anlatmak isterim: Dış Politika; diğer ülkelerle olan uluslararası ilişkilerin bütünü olup, her türlü alanı/sektörü kapsamaktadır.</p>
<p>Dış politikayı iktidardakiler yönetmekle birlikte hem devleti hem de milleti çok yakından ilgilendirmektedir. Çünkü iktidarların yaptığı bilgisiz, öngörüsüz, eksik, yanlış ve hatalı politikaların ceremesini millet çekmektedir. Bu sebeple, dış politika iktidarların keyfî cirit attığı veya istediğini uyguladığı bir alan değildir.</p>
<p>Devletler de devletin kurucu unsuru millet de tarihi süreç içinde çok farklı olaylarla karşılaşır ve bunlarla tecrübe kazanır. Kazanılan bu tecrübeler, milletin hafızasında ve devletin arşivlerinde yerini alır. İktidarlara düşen de bu tecrübe ve birikimlerden yararlanmaktır; yani bunları dikkate almak ve bu çerçevede analizler yapıp doğru politikalar ortaya koymaktır. Bunun için diplomaside yetişmiş, tecrübe kazanmış bireylere ihtiyaç vardır.</p>
<p>Dış politika akılla, bilimle, tecrübeyle yürütülür: Ehliyetsiz, liyakatsiz, beceriksiz insanlarla değil veya yandaş kayırmacılığı ve partizanlıkla atanan insanlarla hiç değil!..</p>
<p>Diğer yandan; dış politikaya ideolojik bakılmaz, bakamazsınız. Hele de din, inanç, mezhep çerçevesinden hiç bakılmaz. Çünkü dış politika ülkelerin çıkarları üzerine kuruludur ve sadece devletin menfaati gözetilir.</p>
<p>Benzer ifadeleri <em>“Zararın neresinden nasıl dönüyoruz?”</em> başlıklı yazısında (23/02/2024, Yeniçağ) <em>“Diplomasi dili ve usulü önemli”</em> diyen Armağan Kuloğlu da belirtmektedir: <em>“Dış politikada duygusal davranışlara, dini ideolojik yaklaşımlara yer verilmemeli, geri dönülmesi neredeyse imkânsız olan sözler sarf edilmemelidir. Her şey siyah-beyaz olarak görülmemeli, gri alanların, hatta onların tonlarının da olduğu göz ardı edilmemeli, yeri ve zamanı geldiğinde manevra yapma alanı bırakılmalıdır.</em></p>
<p><em>Şahsi düşünceler değil, ülke çıkarları gözetilmeli, çıkarların ne olduğu dış politika ve diplomasi uzmanlarının da katkısıyla ortak akılla tespit edilmelidir.</em></p>
<p><em>…Dış politika, deneme yanılma metoduyla değil, tecrübe ve birikimle yönetilir. Hata yapma lüksü olmaz.”</em></p>
<p>Konunun daha iyi anlaşılması için İsmail Türk’ün <em>“Gurbetteki Türkler”</em> başlıklı yazısından (24/09/2023, Yeniçağ) aktarma yapacağım. Sayın Türk, büyükelçiliklerimizde görevli diplomatlarımızın tavır ve davranışlarından bahsediyor: <em>“…büyükelçi ismi de verebilirim ama meseleyi kişiselleştirmemek için Türkiye’den gelen yatırımcılara buralara gelmeyin, buralarda risk var, batarsınız gibi görev yaptıkları ülkeleri kötüleyerek esas görevlerini ihmal etmektedirler.</em></p>
<p><em>Türk yatırımcılarının, Türk öğrencilerin, oralarda yaşayan Türk vatandaşlarının sorunlarına çözüm aramak yerine, o ülkelerle iyi ilişkiler kurmak yerine, Türkiye’yi tanıtmak yerine, öyle bir misyonla görev yapanlar aslında görev yapmıyor.</em></p>
<p><em>Diğer kurumların Türk akraba toplulukları, Türksoy, Yunus Emre ve diğerleri, inanın çok farklı değil, çalışmak yerine algı ile işi kapatıyorlar.</em></p>
<p><em>Faaliyetlerin nasıl yapıldığı, kimlerin kimleri nasıl davet ettiği, Türk devletinin amacına uygun olmayan faaliyetleri eşine, dostuna, sevgilisine davetiye göndererek uçak biletleri devlet bütçesinden karşılandığı vs. dedikodularını bir kenara koyuyorum.</em></p>
<p><em>Atanan büyükelçilere baktığınızda liyakatten uzak, konuyla ilgisi alakası olmayan kendi siyasi yandaşlarıdır. Bu bakış açısıyla devlet yönetmek, dışişleri politikalarını oluşturmak, Türk devletinin geleceğine katkı yerine zarar verir; bunlar tecrübeyle sabit tespitlerdir.</em></p>
<p><em>Her geçen gün Türk pasaportu dünyada değersiz ve itibarsız hâle biraz da bu yüzden gelmektedir.</em></p>
<p><em>Vize sorunlarımız, AB ile ilişkilerimiz, krizler, doğru yönetilmediği için Türkiye Cumhuriyeti güçlü devletler nazarında yalnızlaştırılmaktadır. Türk dış politikası cahil yobaz tarikatlar ile yönetilemez, atamalarda liyakat çok önemlidir…</em></p>
<p><em>Yurt dışında görev yapacak her kim olursa olsun o ülkenin dilini mutlaka bilmesi gerekiyor. En az iki sene önceden o kişiye gideceği ülke söylenmeli ve iki sene içinde o ülkenin dili, örf ve adetleri, tarihi, edebiyatı hakkında çok detaylı bilgi sahibi olması gerekiyor ki o ülkeye gittiğinde acemi asker gibi durmasın.”</em> demektedir.</p>
<p>Önceki yazılarımda <em>“Doğu, Batı, Kuzey, Güney, Türkiye”</em> başlıklı yazısından (Milli Düşünce Merkezi, 01/04/2024) düşüncelerini paylaştığım, TDT ilk genel sekreteri, tecrübeli diplomatımız emekli büyükelçi Halil Akıncı’nın aynı yazısından şu alıntıları da alacağım: <em>“Girişeceğimiz herhangi bir hareketin zamanlaması, icrası kadar önemlidir. Bu uluslararası ortamı iyi okumamızı ve etkili bir haber alma ağına sahip olmamızı gerektirir. Bunun ilk şartı da iyi yetişmiş, devlet hafızasına sahip, ehil ve günlük siyasetin dışındaki kadrolara sahip olmaktır… Türkiye’nin devlet geleneği uzmanlaşmış kadroların hükümetlere her ihtimâli hesap ederek öneride bulunması ve bunun sonucunda hükümetçe alınan kararın disiplin içinde uygulanmasıdır.</em></p>
<p><em>Dış sorunlarımızı diplomatik yoldan halletme çarelerini sonuna kadar aramalı, askerî çözümden mümkün olduğu kadar kaçınmalıyız. Suriye siyasetimizin bize ne kazandırdığını anlamak ne kadar güçse, zararlarını görmek de o kadar kolaydır. Mesela, milyonlarca sığınmacının, birçok bölgede nüfus dengesini tehlikeli bir biçimde değiştirmesinin dışında, ancak para karşılığında Suriye Hükümetine karşı imiş gibi davranan “mücahit(!)”lerin bize ne yararı olmuştur?</em></p>
<p><em>Önce kendi gücümüzü gerçekçi bir biçimde değerlendirmeliyiz…</em></p>
<h3><strong><em>Çare hep vardır</em></strong></h3>
<p><em>Öte yandan, Türkiye’nin, dayatılan sınırlamaların genel çerçevesi dışına çıkmadan da atabileceği adımlar mevcuttur. Bunların başında bir zamanların gözde sloganı ‘</em>komşularla sıfır sorun’<em> gelir. Her ne kadar bu siyaset özellikle Suriye konusunda komşularla bol soruna dönüşmüşse de hâlâ geçerlidir.</em></p>
<p><em>Türkiye yıllardır kendisini meşgul eden dosyaları kapamaya, uluslararası konjonktürü de göz önünde tutarak hareket etmelidir. Bu açıdan öncelik, devlet kurma yönünde ilerleyen PYD’ye verilmelidir. PKK ile mücadelede ABD’nin göz yummasıyla Barzani’yle başlayan iş birliği bu sefer daha etkili olabilecektir. Bölge devletlerine uzun vadeli çıkarlarının bu örgütlerle ortak mücadelede olduğuna ikna etmelidir. Tabiatıyla Türkiye’nin bölgede bir cazibe merkezi hâline kavuşması bu sorunun halline yardımcı olacaktır.</em></p>
<p><em>İkincisi Ermeni dosyasıdır. Bu dosyanın diaspora ayağının halli zordur. Zira bu Ermeni kilisesi ve Ermeniler için bir kimlik meselesidir. Onları birleştiren Türk düşmanlığıdır. Ancak bu dosyanın Ermenistan ayağı Karabağ zaferinden sonra çözüme hazır görünmektedir Yapılması gereken Ermenistan’la yakın ekonomik iş birliğini de öngören bir barış antlaşmasının imzasıdır. Böyle bir antlaşma zaten gerçekleşme imkânı olmayan toprak taleplerini kalıcı bir hukuki zemin yaratarak geçersiz kılacaktır. Bu iş birliğinin AB ya da herhangi bir ülkenin değil sadece Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın inisiyatifi ile kurulması çok önemlidir…</em></p>
<p><em>Komşu devletlerle iyi komşuluk ilişkileri ve iş birliği önemlidir ve kaçınılmazdır. Bizim için asıl tehdit teşkil eden, oralarda konuşlanmış devlet dışı unsurlara ve devletimsi oluşumlara karşı mücadelemize yardımcı olacak ve bunları destekleyen bölge dışı devletlerin müdahalesini de engelleyebilecektir. Bunun ilk şartı da murisi olduğumuz Osmanlı Devleti’ni örnek alarak, siyasetimizi ideolojik/dinî etkilerden arındırmaktır.”</em></p>
<p>Haftaya devam…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/">Dış Politikanın Önemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dis-politikanin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
