<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Düzensizlik arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/duzensizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/duzensizlik/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Mar 2026 18:24:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Değer etiketli değersizlik zindanı</title>
		<link>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 19:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[amel]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[değerler sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[değersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[emanet]]></category>
		<category><![CDATA[gösterişçilik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[maslahat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[meşveret]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[NASS]]></category>
		<category><![CDATA[Ritüel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&#038;title=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/" data-a2a-title="Değer etiketli değersizlik zindanı"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.</p>
<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. <em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat </em>istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. Bir ay değil on bir ay oruç tuttuğunuzu zannederek belli bir süre aç kalsanız da yoktur.</p>
<p><em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat</em> dinin temelidir. Peşinde koşulacak bunlardır. İyilik esastır. <em>Namaz, oruç</em> gibi ritüeller araçtır. Bunlar iyiyi ve iyiliği yerleştirmek için ruh ve kafa disiplini sağlarsa maksada uygundur. Değilse dönüp bakmak lazımdır. Benim, tanıdıklarımdan, okuduklarımdan, öğrendiklerimden anladığım budur.</p>
<p><em>Adalet</em> (hak gözetmek), <em>emanet</em> (güvenilir olmak), <em>ehliyet</em> (iş bilenleri göreve getirmek), <em>maslahat </em>(kamu yararını gözetmek), <em>meşveret</em> ( danışarak iş yapmak) din düşüncesi üzerinde çalışanların ittifak ettiği hususlardır. İslâm’ın evrenselliğini zirveleştiren her düşünceye uyan ölçülerdir.</p>
<h2>“SEN DERVİŞ OLAMAZSIN!”</h2>
<p>Tasavvuf erbabının bu temelden giderek ölçüleri daha rafinedir. <strong>Yûnus</strong> dilince “<em>Derviş gönlü baş gerek”</em>tir.  “<em>Derviş gönlü taş gerek”</em> şeklinde söylemek yaygındır. “<em>Taş”</em> demeye de yorum bulunur. Fakat doğrusu <em>baş</em> olmalıdır. <em>Baş</em>, aynı zamanda <em>yara</em> demektir. İçten çıkan bir yara. Yaranın baş vermesi de o. “<em>Derviş gönlü dertli-yaralı gerek”</em> manasındadır.</p>
<p>Şiirin tamamında <em>derviş </em>âdetâ tarif edilir. Bu tarifte bildiğimiz din ritüelleri değil, hâl ve tavır anlatılır. Çünkü asıl olan hayattır. Din diliyle söylersek “<em>amel</em>”dir. Davranışlarınızla değerlendirilirsiniz. Hayatınıza ne yansıtıyorsanız osunuz. Ne dediğiniz değil, ne ettiğiniz önemlidir: <em>“Dilin ile şakırsın/Çok maniler dokursun/Vara yoğa kakırsın/Sen derviş olamazsın!”</em>.</p>
<p>Bugünkü gösterişçilik sekiz yüz yıl önce de vardır. Camiye gider, etrafına tafralanır. Camide müşteri bekleyen Hoca kılıklı ona namazla övünmeyi öğretmiştir. O namazın namaz olmayacağını bilmez ki düşünsün! Biraz derine dalanlara o kürsülerden neler neler söylenmiştir. <strong>Yûnus</strong>’a da çokça ok atılmıştır. Onlara da seslenir:  “<em>Bir kez gönül kırdın ise/Bu kıldığın namaz değil!”</em> Gelin de bizim Müslümanlığımızla kıyaslayın!</p>
<p>Bizim cami kürsüsünde, mihrapta, minberde ne göreceğinizi, ne duyacağınızı bilemezsiniz. Son yıllarda günah işlememek için camiye gitmediğini söyleyenleri duyuyor, görüyoruz. Vaazda hutbede duydukları insanları dehşete düşürüyor. Din din olmaktan çıkınca haliyle cami de cami olmaktan çıkar. Orada mıyız? Evet, “<em>Günah işlememek için camiye gitmiyorum”</em> diyenlerin gün günden artan sayısı bize bu yolda olduğumuzu gösteriyor.</p>
<h2>“HÂLİMİZ YAMAN”</h2>
<p>Dervişliğe, bilgeliğe soyunmak “<em>Her dem Sırat’tan geçmektir”</em>. Onu geçtik, biz ölçüleri yüzünden bile yaşasak yeter! Ölçüler yoksa manasızdır. Çürük ceviz bile değildir. Çürük cevizin ceviz olmak isterken yolu kesilmiştir.  O yoldayken tamamlanmamıştır. Bizim dindarlığımızın kabuğundan bile bahsetmek gün günden güçleşiyor.</p>
<p><em>Müslümanım </em>diyenlere bakın anlarsınız.  İran’a bakın anlarsınız. Arap ülkelerine bakın anlarsınız. Türkiye’ye bakın anlarsınız. Anlarsınız.</p>
<p>Bitmeyen kavgalar içindeyiz. Kavga konuları da tamamen kişilerin dürtüleriyle ilgilidir. Her kavganın altından cebi-midesi, koltuğu-pozisyonu çıkar. Dinin saydığımız kurallarının askıya alınmasının üzerinden asırlar geçmiştir. Objektif-pozitif kurallar da kâfir işidir ve zaten tukakadır. Başıboş topluma din diyerek kendi nefsinin yularını takma derdindedir.</p>
<p>Doğrular güven içindedir. Bunlar korkaktırlar. Onun için başka düşünceye tahammülleri yoktur. Hayat hakkı tanımazlar. Hâkim din anlatılarına bakın istisnası hemen hemen yoktur. Bizdekilerin çoğu da bu köktenci körlüğün ya içinde ya da bir tık gerisindedir. Şu veya bu<em> vesayet</em>ten şikâyetle ömür geçirenler fırsat ele geçince vesayet üstüne vesayet bindirirler. Gidene rahmet okuturlar. Görür ve yaşarsınız.</p>
<h2>GÖRDÜK VE YAŞADIK</h2>
<p>“<em>Nass var!”</em> diyene karşı söz söyleyemeyen Türkiye, neler kaybettiğini görmedi. Bu bizdeki şimdilik daha hafif olanı. <em>Türk Müslümanlığı</em> ne kadar aşağı düşse de yine diğerlerine göre iyi durumda sayılır deyip rahatlayamayız.</p>
<p>Kendine göre yeni bir din uyduranların bitmeyen darbelerine muhâtabız. Saysanız yüzlerce din anlayışı bulursunuz. Her biri diğerinin düşmanıdır. “<em>Allahü ekber</em>” diyerek birbirlerini boğazlayan kütleler maalesef bugün istisna(marjinal) değildir.</p>
<p>Dinlerinde bilmek değil kendilerine tabi olmak esastır. Yüzünden Kur’an oku, yeter. Allah o dîni sanki papağana gönderdi. Anlamana gerek yoktur. Anlama ve anlatma tekeli –verirseniz- onlardadır. Tanrı adına hüküm verme hakkı ellerine geçerse yandınız. Din yalnız onların dediğidir. Çünkü benlikleri dinleridir. Bu kendini dayatmalardan din ve iyilik gelir mi?</p>
<p>Kendilerine de gelmeyeceğini hayat bize gösteriyor. Yanıltanların yanılgısı dehşettir. Görüyoruz. Aklı, kurumları ve kuralları kovarsanız, güderim zannedersiniz ama aslında güdülürsünüz. Düzensizlik düzen olmaz. Üç buçuk Yahudi her yerde tepenize biner, adım atamaz hale getirir. Bari bunu görerek uyansak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçimizde huysuz atlar kişniyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 19:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaatler]]></category>
		<category><![CDATA[çeteleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cezasızlık]]></category>
		<category><![CDATA[din adına yapılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[din dili]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[helâl–haram]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kana susama]]></category>
		<category><![CDATA[kayırmacılık]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[linç kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[nepotizm]]></category>
		<category><![CDATA[objektif bakış]]></category>
		<category><![CDATA[ölçülerin kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[rüşvet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[silkiniş]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[utanma]]></category>
		<category><![CDATA[uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[yöneten–yönetilen aynılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes, herkesten ve her şeyden şikâyetçi. İçimizde huysuz atlar tepiniyor. Onları kim yetiştirdi düşünmüyoruz. Cezalandırılma endişesiyle kabahatini ötekine atan çocuk psikolojisini düşünün. Kendi yaptığını örtecek veya cezasını yükleyecek yer arar. Yaptığımız odur.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/">İçimizde huysuz atlar kişniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&#038;title=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/" data-a2a-title="İçimizde huysuz atlar kişniyor"></a></p><p><strong> </strong></p>
<p>Ortalama insan kendi çıkarıyla sınırlı hale gelmeye yatkındır. Toplu yaşamanın kuralları olmasa bu ego mahşerinde olacakları hayal edin. Ormanın kanunu aranır hale gelir. Hayvanlar âleminin düzeni, iki ayaklı canlının ileri örneği halinde algılanır. Yine de bu düzensizlik düzen haline gelemez. Yerleşmez, gelenek haline gelmez.</p>
<p>İnsanın olduğu yerde, aşiretten devlete kurallı yaşamak vardır. Yazılı olmayan kurallar daha güçlüdür. Gelenekler-görenekler, teâmüller kanunların üstündedir. Toplum yapılarının asıl harcı yüzyıllar içinden süzülerek gelen yaşama değerleridir. Bu harç dökülürse kanunları yan dolanmanın yolları aranır. Sistem sarsılır, kurallar kolay kolay uygulanamaz.</p>
<p>Türkiye’nin böyle bir devreyi yaşadığını söylemek ağır bir hüküm olmaz.</p>
<h2>GELENEKLERİNİZ KADAR DEĞERLİSİNİZ</h2>
<p>Bizde yüzyıllardır şunu veya bunu değiştirmenin mantığından ve gerekliliğinden çok, doğrudan doğruya gelenek düşmanlığı edilmiştir. Tartışma uzarsa başlangıç düşüncesi unutulur ve konuşmalar kör kavganın şu veya bu sloganlarına dönüşür. Kafalardaki düzenin anarşisi başlar ki dehşettir. Düşünmenin, anlamanın prangasıdır.</p>
<p>Sakin bir kafayla bakan görür: Medeniyet değiştirmelerinde ilk planda toplu kabuller ve reddedişlere yol açılması anlaşılır bir durumdur. Sonra bir dengeye girer ve gelenek unsurlarından bazıları güçlenerek yapıya dâhil edilir. O harç kolay elde edilmemiştir ve devre dışı bırakamazsınız.</p>
<p>Biz bunu tam yapabilmiş görünmüyoruz. Hem reformcularımız, hem de dinden yürüyenlerimiz gelenekle barışık olmadılar. Bana öyle geliyor ki bu iki taraflı hücum toplumun ayarlarını bozdu.</p>
<h2>SANA YASAK BANA SERBEST</h2>
<p>Sıkça “<em>Topyekün bozulma</em>” dediğim, ölçülerden boşanmadır. Söze bakınca pek bir şeyin değişmediğini zannedersiniz. Kuru kuru tekrarlanır. Dediği ve ettiği ayrıdır. Hatta tam tersidir.  Cami adamlarından pıtırak gibi biten cemaatlere ve siyasete kadar zincir böyle bağlanır.</p>
<p>Sonuç savaş meydanında kalanlardan beterdir: Doğru davranışlar yanlışlarla yer değiştirir. Hak duygusu kaybolur. Ayıbı, yasağı, utanması-sıkılması kalmaz. Hadi din diliyle söyleyelim, helâl-haram bilinmez olur. Hatta bunlar şimdi olduğu gibi din adına, şu veya bu ideoloji adına yapılır hale gelir. Toplum da normal karşılamaya başlar ve iktidar verdiği gücü bile hiçbir şekilde cezalandırmaz olur.</p>
<p>Buradan her tür kötülük doğar. Nitekim doğuyor.</p>
<p>Herkes, herkesten ve her şeyden şikâyetçi. İçimizde huysuz atlar tepiniyor. Onları kim yetiştirdi düşünmüyoruz. Cezalandırılma endişesiyle kabahatini ötekine atan çocuk psikolojisini düşünün. Kendi yaptığını örtecek veya cezasını yükleyecek yer arar. Yaptığımız odur.</p>
<p>Hele bunlar teşkilatlı hale gelir ve sistemli yayılırsa yandınız. Zamanla nereye evrileceğini ve neye dönüşeceğini tahmin etmekte bile zorlanırsınız. Bizim adamcılığın, nepotizmin, her türlü kayırmacılığın getirdiği yerde bilmenin, anlamanın değeri yoktur. Mafyalaşmalar, çeteleşmeler, çalma çırpma alır başını gider. Hak hukuk birilerinin iki dudağı arasındadır ve çiğnenmesi olağandır. Düzensizlik düzeni her türlü pisliği doğurur.</p>
<h2>PİSLİK PİSLİĞİ ÇAĞIRIR</h2>
<p>O cenahın veya bu cenahın linç timleri, kurtarılmış sandıkları, bölgelerinde racon keserler.<br />
Linç için balta elde bekleyenlerin korkuları düzendir. Düzenleri olmayanların memleket dertleri de yoktur. Ruhları ezme şehveti esir almıştır. Eldeki baltayı indirerek rahatlamak isteyecek ve azgın psikolojisini tatmin edeceklerdir. Dönmek isteseler de dönemezler. Linç alışkanlığının kumardan farkı varsa da azdır. Doyumu yoktur. Biliniz ki kan kana susatır. Mahvedecek veya o yolda bilse de mahvolacaktır.</p>
<p>Yıllardır kendime sorduğum sorular var. Ortaklaştığımız değer kalmamak üzere toplu hücumların ardı arkası kesilmiyor. Bunları nasıl durdurabileceğiz? Cevabını aceleyle arayacağımız soru bu. Diri ümidimizi sulamaya devam edeceğiz. Bizden ümit kesilmez. Düştüğümüz yerden kalkarız. Buna şüphe yok. Bu hücumlar da uyandırır, ona da şüphe yok. İyi tarafından bakarsak kötü gidişin tesellisi de bu.</p>
<h2>BÖYLE DE UYANILIR</h2>
<p>Topluma bakacağız. Muhatabımız birinci dereceden halktır. Bilelim ki biz ne isek yönetenler de o. Maalesef ahlaksız bir toplum olduk. Faraza bir siyasetçi çıkıp, &#8220;<em>Ben devletin parasını kimseye yedirmem. Rüşvete, hırsızlığa, sahteliğe, kandırmacılığa son vereceğim!&#8221;</em> dese ne olur dersiniz? Bu haliyle bu toplum o adamı sandığa gömer. Asıl problemimiz bu sosyal bozgundur.</p>
<p>Kendimiz gibi olanları seçiyoruz. Günü kurtaralım da ne olursa olsun derdindeyiz. Kolaya, yanlışa ve kötüye yöneliyoruz. Hak hukuk hak getire. Din-iman hak getire. Pozitif ahlâka bakan yok. Bilgi görgü zaten yok. Din deyince zaten ahlâkı değil içi boş üç beş ritüeli anlar hale geldik. Yine söyleyeceğim, “<em>Büyük bozgun</em>” dediğim budur. Yangına körükle gitme bu tür bir sahteciliktir.</p>
<p>Halkın neden böyle davrandığını bütün yönleriyle araştıran sosyologlar, sosyal psikologlar başta ilim erbâbı olacak. Objektif bakışla bunları anlayacağız. Sonra dönmeyi tartışacağız. Dünyaya hükmettiğimiz dönemlerde olduğu gibi iyiyi öne geçirecek bir anlayışa ihtiyacımız var.</p>
<p>Yoksa bizi hep kötüler idare eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/">İçimizde huysuz atlar kişniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 19:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kayırmacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kural]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif ahlâk]]></category>
		<category><![CDATA[Pozitif hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[sahtelik]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurallara uyana “enayi” gözüyle bakılan bir ülke haline geldik. Uymaya niyetli görünmemek bir yana kuralları dolanmayı meziyet sayar durumdayız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/">Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz%2F&amp;linkname=Bozdu%C4%9Fumuz%20d%C3%BCzende%20d%C3%BCzen%20ar%C4%B1yoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz%2F&amp;linkname=Bozdu%C4%9Fumuz%20d%C3%BCzende%20d%C3%BCzen%20ar%C4%B1yoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz%2F&amp;linkname=Bozdu%C4%9Fumuz%20d%C3%BCzende%20d%C3%BCzen%20ar%C4%B1yoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz%2F&amp;linkname=Bozdu%C4%9Fumuz%20d%C3%BCzende%20d%C3%BCzen%20ar%C4%B1yoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz%2F&#038;title=Bozdu%C4%9Fumuz%20d%C3%BCzende%20d%C3%BCzen%20ar%C4%B1yoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/" data-a2a-title="Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Başa getireceklerimizi düzene göre, düzenin kuralları içinde ve <em>düzen</em> için seçeriz. Hangi durumlarda ne olacağını bize <em>düzen</em> gösterir. Uyulursa rahat ederiz. Aksayanları değiştirmenin yolları da bellidir. <em>Düzen,</em> düzen içinde değişerek işler.</p>
<p>Seçtiklerimizin kurallara uymamaları düşünülemez. Seçim kazanmayı sorumsuzluk kapısını aralamak için kullanmayı düşünmeleri ise normal bir düzende akla hayale sığacak iş değildir. Balık baştan böyle kokarsa vay halinize! <strong>Yusuf Has Hâcib</strong>’in <em>Kutadgu Bilig</em> şâheserinden, <em>Koçi Bey Risâlesi</em>’ne, <strong>Sarı Mehmet Paşa</strong>’nın <em>Nesâyihü&#8217;l-Vüzerâ ve&#8217;l-Ümerâ’</em>sına kadar siyasetnamelerde döne döne bunlar anlatılır. Binlerce yılın insanlık tecrübesinden süzülen yönetim düşünceleridir. Tarihin sesi burada yaradılışın sesiyle eşleşir.</p>
<p>Adı ne olursa olsun o eşleşmeden uzaklaşma bozar. Bizim <em>düzen</em> fikrine ters gidişimiz de öyledir. Yitiğimizi arayacağız. <em>Pozitif hukuk, pozitif ahlâk</em> gibi kavramlar, -hadi din tabiriyle söyleyelim- “<em>nefsin iğvâsına”</em> kanmamış zihinlerin eseridir ve bize doğru yolu gösterebilir. Kızacak varsa kızsın, adı dinden değilse de kendisi dindendir.</p>
<p>Buraya nasıl geldiğimizi belki çiğnenmiş kayıtlardan sıyrılarak bakarsak göreceğiz.</p>
<h2>MEMLEKETİN ORTAKLAŞTIĞI BOZGUN</h2>
<p>Bozduğumuz düzenin düzensizliğine sıkıca sarılıyoruz. Bakınca hepimiz düzen ister görünüyoruz fakat düzensizliğe hizmet ediyoruz. Kurallara uyana “<em>enayi</em>” gözüyle bakılan bir ülke haline geldik. Uymaya niyetli görünmemek bir yana kuralları dolanmayı meziyet sayar durumdayız. Büyük büyük örneklere girmeden de anlayabileceğimiz bir konu üzerindeyiz. Çünkü bozulmanın her yere işlediğini gün yirmi dört saat yaşıyoruz.</p>
<p>Evimdeysem, yürüyüşlerde görüyorum: Yol kenarları boş olsa da insanlar kaldırımı kapatarak park ediyorlar. Bir değil, iki değil, yol boyunca böyle. Sosyal bozgunu en iyi gösterecek bir örnek sayılabilir. Bunu anladığımdan beri vatandaşa kızacakken kızamıyorum. Sadece soruyorum, “<em>Niye şuraya değil de benim önümü kapatacak yere arabanı bağladın?” </em>Cevaplar değişken<em>. </em>En çok da<em> “Şurdan bir şey alıp çıkacağım” </em>diyen oluyor. Beş metre ileriye park etse de alacağını alıp çıksa? Hayır, şuuraltı başka türlü işliyor. İllâ yasak yere koyacak. Meselenin bir tarafı daha da can sıkıcı: Hakikaten bir şey alıp çıkacağı da şüpheli. Sizi savuşturmak için bulduğu bahane o. O kadar da kötü düşünmeyeyim derseniz bir saatinizi feda edip bakın, o araba oradadır.</p>
<h2>BİLİNÇALTI ÇÖPLÜK</h2>
<p><em>Şuuraltı</em> önemli bir kavram. Düzensizlikle durmadan çer çöp attığımız yer orası. Zamanla kötü kokuların, bütün zararlıların can bulacağı yer orası. Doğruya baktırmayan da bilinçaltındaki bu işgal. Evet, önce orayı boşaltacağız. Yoksa yeni bir şey girmez. Bir takım kavramları bırakarak bakalım. İster anlatılan, uydurulan deyin ister bizim boza boza tanınmaz hale getirdiğimiz deyin&#8230; Ne derseniz deyin, şu veya o dinden bakışı da bırakalım. Olana bakalım ve anlamaya çalışalım.</p>
<p>Olanlar ortada. Bakıyoruz, suratlar bir karış. Karşınızdan gelen bir şey desin de yumruğu patlatayım havasında. Bir şey demeseniz de hazır olanlar var. Baksanız yetiyor. Bu kadar mı? Evet. Otobüste doksan yaşındaki adam her fren yapışta savrularak ayakta tutunmaya çalışıyor. Dibinde mektep çocuğu, abisi ablası veya annesi babası oturuyor. Hiç tınmıyorlar. Soru net: Biz bu hale nasıl geldik ve nasıl düzeleceğiz?</p>
<p>Başlayacağımız yer, anlamadır. Sonra düzeni çağırmakla sıkı yola gireriz. Baştakileri düzene uymaya mecbur edeceğiz. Denetimsizliği reddedeceğiz. Kimse suç işleme özgürlüğüne sahip değil, diyeceğiz. Kurallara uymayarak iyi bir sonuç bekleyemezsiniz, diyeceğiz. Bu sahtelikten toplu bozgun doğacağını bilecek ve söyleyeceğiz.</p>
<p>Sistemsizlik, düzensizlik arşa çıkmaya yakın. İçerde dışarda her fırsatçı için fırsatlar sahtelikten doğuyor. Kötülüklerin anasını arıyorsak budur.</p>
<h2>BU TEZADI NASIL AÇIKLARSINIZ?</h2>
<p>Bu memleketin kanunlarının büyük çoğunluğu (Kaahir ekseriyeti) emsallerinden geri, eksik veya kötü değildir. Kâğıda bakan, iyi bir düzen için esaslı kurallar konulduğunu görür. O halde memlekette düzenden şikâyetten geçilmemesini nasıl açıklayacağız?</p>
<p>Gayet basit: O kurallar birileri için geçerli değil. <em>“Bize de mi lo lo?”</em> kuralı yerleşti. İnsanınız için örnek artık onlardır. İmtiyazlılara kanun sökmüyorsa onları kıskananların ezilmekten kurtulmak için çabası onlar gibi olabilmek içindir. Olamayanlar da yanaşma yollarını ararlar. Diş bilemekten dişleri dökülürken bir yandan da efendi kapılarında ömür tüketirler. Torpilsiz iş yapılmayacağı kural haline gelir. Ne bilinen bilgi kalır, ne görülen görgü. İpi ele geçirenler toplumun boynuna yular geçirmeye kalkarlar. O yuları atmak için çalışmazsanız başınıza her şey gelir.</p>
<p>“<em>Kurallar uyulmamak içindir</em>” diyerek başa geliniyorsa düşüneceksiniz. Halk bu kuralsızlığa, kayırmaya, düpedüz hak yemeye itiraz edecek. Her gün ekmeğinden parça koparan düzensizliktir, bilecek. <em>Kanun düzeni</em>nin olmadığı yerde <em>çete düzeni</em> hâkim olur, bilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/">Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bozdugumuz-duzende-duzen-ariyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yalanlarla yaşıyoruz”</title>
		<link>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 19:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Algı yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılıkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat – cemaat / din bezirgânlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[Vurdumduymazlık]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geldiğimiz yer görünen köydü. Görenler gördü de yönetenlerin derdi memleket değildi. Dertleri hâlâ kendileri. Hemen herkes kendi kampından konuşmaya devam ettiği için de doğruyu aramaz hale geldik. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/">“Yalanlarla yaşıyoruz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&#038;title=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/" data-a2a-title="“Yalanlarla yaşıyoruz”"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Kafamızda düzen yok, kendimize göre değişen kurgular var. Sağımızda da solumuzda da böyle. Dinden yürüyenlerimizde, görülmemiş derecede sapma örnekleriyle böyle. İşimize gelmediği için ana yollar ve ana konulardan kaçıyoruz.</p>
<p>“<em>İşimize gelmediği için</em>” deyişime dikkat! Kuralların geçerli olmadığı bir memleket haline geldik. Buradan her tür bozgunculuk çıkar. Nitekim çıkıyor. Kaçtığımız patikalarda kayboluyor, çıkardığımız engellerde sıkışıp kalıyoruz. Konuşulması gerekenler konuşulamıyor. Bu insan bozukluğu toplumun iliklerine işliyor. Sosyal sermayemiz çürüyor.</p>
<p>Bozukluklar başa getirdiklerimizde yaşama ilkesi haline gelince düzensizlik düzen haline geliyor. Şimdiki gibi zirvelerine ulaşarak hayatımızı zehirliyor. Birilerinin plan ve programları böyle de işliyor.</p>
<h2>SORMALI, SORGULAMALISINIZ</h2>
<p>Konuyu açalım: “<em>Plan ve program” </em>diyenlere <em>“Neden bahsediyorsun?”</em> demelisiniz<em>.”Nass” </em>diyerek Tanrı’yı yalancı çıkarma densizliğiyle cebinizi boşaltanlara, her durumda üste çıkanlara, kendisine kabahat-suç bulaştırmayanlara, hiçbir sistemin vermeyeceği “<em>sonsuz yetki ve sıfır sorumsuzluk</em>” hakkını nereden aldıklarını sormalısınız.</p>
<p><em>“Kürt meselesi” </em>diyenlere, <em>“Mesele dediğin nedir?”</em> diye sormalısınız. Ben bugüne kadar “<em>Kürt Meselesi</em>” diyenlerin <em>mesele</em> olduğunu gösterecek sözler ettiklerini görmedim, duymadım. Sormakta geç kalındı ama bunu yine de sorunuz. Sorduğunuz anda kem küm edişler başlayacak. On yıllardır, bütün kanallarda millete “<em>sorun</em>” pompalayanların, dolaylı-açık güya Kürt diyerek PKK güzellemesi yapanların, kendilerine “<em>Ben ne diyorum?”</em> demediklerini fark edeceksiniz.</p>
<h2>“SORUN” POMPALAYANLARA RAĞMEN BİRLİK BOZULMADI</h2>
<p>1 Eylül Pazartesi akşamı Sözcü TV’de hukukçu <strong>Uğur Poyraz,</strong> araştırmacı sosyolog <strong>Semih Turan</strong>’a <em>“Kürt sorunu diyorsunuz. Allah aşkına nedir bu Abi?” </em>diyerek sordu. Açın izleyin, doğru dürüst cevap veremedi. <strong>Uğur Poyraz</strong>, o ne dediyse <em>“Onlar hepimiz için var” </em>dedi. Sadece bir dönem Kürtçenin yasaklanması var. Bu da çok geçmeden çözüldü, dedi. <strong>Semih Bey</strong>, “eğitim dili” diyecek oldu, <strong>Uğur Bey</strong>,  “<em>Federal yapıdaki Amerika’da, Almanya’da bile eğitim dili tektir. Bu bir hak değildir.”</em> dedi.  Diğer konuşmacılar da onu doğruladılar.</p>
<p>Kurgulanmış bir terör ve ona bağlı bir ayrılıkçılık elbette var. Bunların argümanlarını sorsanız, o da doğrulara dayanmıyor. Tarihi perspektifi defalarca yazdım. Doğrulara dayansa, kırk yılda -Hak saklasın!- Kürtlerle Türkler arasında kan gövdeyi götürürdü. Böyle bir ayrılık fikri tam yerleştirilemedi ama epeyce mesafe alındığı da açık.</p>
<p>Yılladır bütün kanallarda, gazetelerde, sosyal medyada “<em>Kürt sorunu</em>” diyerek milletin ensesinde boza pişirenler ne dediklerini bilmeden mi konuşmuşlar? Bunu taa baştan sormalıydık. Kimse boş atışlarla düşmanlık algısı yaratamamalıydı.</p>
<p>Bir yerden talimatla ve ideolojik güdülerle konuşanlar elbette var. Fakat <strong>Semih Bey</strong> gibi analitik bir kafaya sahip olduğu görüntüsü edindiklerimiz de “<em>Ben ne diyorum?”</em> diye düşünmemiş olabilirler mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>“SORUN” YARATAN YÖNETİCİLER</h2>
<p>Meclis’teki komisyon işte yaratılan bu kafa karışıklığının sonucudur. Türkiye, yılların kurgulanmış meseleleriyle görülmemiş bir ittifaka kadar geldi. Buraya gelişimizin yer yer yönlendirici, çok zaman da alabildiğine alan açıcısı 23 yıllık iktidarımızdır.</p>
<p>Kendilerine alan açmak için bütün aykırı grupları kullandılar. Bundan en fazla faydalananlar merdiven altlarında pıtırak gibi biten tarikat-cemaat görüntüsü altında din bezirgânlığı edenlerdir. Fetö bunlar içinde bir dünya teşkilatıydı. Kendisine güç kullandıran seçim kazanmış partiyi ve devlet yapısını ele geçirmeye yönelik hareketleri görülünce biraz tırpanlandı. Ders alınmadı. Benzerlerinin sırtı sıvazlandı. Yalanına yanlışına bakılmadı, bakılmıyor. Sahtekârlıkları ayyuka çıkanlara birer fiske vurulursa vuruluyor, o kadar.</p>
<h2>TÜRKİYE BOZGUNCULAR İÇİN CENNET</h2>
<p>Bu acayip yapılar dağ başındaki çobana kadar ulaştılar. Büyük çoğunluğu, başta söylediğimiz bozulan insan tipini ve toplumu düzeltmek için var olmadılar. Ahlâk diye bir dertleri de yok. Yani din, ana fikirler halinde ne emrediyorsa bunların onlarla ilgisi yok. Bozgunculuğun din kisvesi bunlarda somutlaştı. İktidarımızın dayandığı ana kütleyi de bunlar oluşturuyor ve Türkiye bunları konuşmuyor.</p>
<p>Dinden yürüyen bir iktidarımız var. Tezada bakın ki sayelerinde yalanlarla yaşıyoruz.</p>
<p>Türkiye, PKK terörü konuşulurken “<em>Kürt Sorunu”</em> denirken söylenen yalanlara sonuna kadar izin verdiği için bugüne geldik. İktidarımız, “<em>işine geldiği için</em>” o mağduriyet algısını da yönetti. Şimdi Fetö gibi diğer cemaatler ve PKK hareketi de yönetilemeyecek hale geldi. Şu PKK belasında Amerika ve topyekûn Batı’nın bastırmasıyla ne idüğü kimse tarafından bilinmeyen sürece ve Komisyon’a kadar geldik.</p>
<p>Geldiğimiz yer görünen köydü. Görenler gördü de yönetenlerin derdi memleket değildi. Dertleri hâlâ kendileri. Hemen herkes kendi kampından konuşmaya devam ettiği için de doğruyu aramaz hale geldik. En büyük düşman, bu insan bozukluğunu yaratan vurdumduymazlığımız ve kafasızlığımız diyeceğim, ağır kaçacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/">“Yalanlarla yaşıyoruz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
