<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Farabi arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/farabi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/farabi/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Aug 2023 17:55:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ne kadar eski o kadar gerçek</title>
		<link>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2023 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[İbn-i Sina]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim yanlışlana yanlışlana yürüyor. Hiçbir şeye “Tamam. Bu kadar. Bitti. Bundan ötesi yok.” demiyor. Onun için bilim teoriden ibaret. Hâlbuki “ilim” kesin! “Âlim” demişse tartışamazsınız. İslam’da ruhban yoktu hani? Onlar ruhban değil ki âlim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/">Ne kadar eski o kadar gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-eski-o-kadar-gercek%2F&#038;title=Ne%20kadar%20eski%20o%20kadar%20ger%C3%A7ek" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/" data-a2a-title="Ne kadar eski o kadar gerçek"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Geçen yazımda, bilimden önce nasıl düşünürdük diye sordum. Daha doğrusu, gerçeği nasıl bulurduk diye. Cevabı şöyle idi: Eskilerden. Sonra onlardan da eskilerden… Ne kadar eskiye giderseniz bilgiye o kadar yaklaşıyordunuz!</p>
<p>Bu eskiye gidiş sayesinde Hz. İsa’nın, İsa’dan 384 yıl önce doğduğunu da öğrenip şaşırmışsınızdır. Şimdi size daha da eskilerden nakiller yapayım:</p>
<p>“Adem aleyhissselam, ilk insan ve ilk peygamberdir. Kendisine Allahü teala tarafından kitap gönderilip fizik, kimya, tıp, eczacılık, matematik bilgileri öğretildi. Süryani, İbrani ve Arabi dillerle kerpiç üstünde çok kitap yazıldı. Zira ilk insan ve ilk peygamber Adem aleyhisselam zamanında Süryani, İbrani ve Arabi diller ile kerpiç üzerine kitap yazıldığı kıymetli eserlerde bildirilmektedir.”</p>
<p>Eh daha ne istersiniz. Kıymetli eserler yetmez mi?</p>
<p><strong>Sakın Aklınızı Kullanmayın!</strong></p>
<p>Siz yazıyı Sümerlerin, alfabeyi Fenikelilerin icat ettiğini sanırsınız, değil mi? Fiziği, matematiği falan da insanların bulduğunu…</p>
<p>“Bu durumda, bilinen ilk şekli ile yazı insanoğlu ile vardır. Semavi kitaplar göz önüne alınırsa ilk suhufun hazret-i Adem’e geldiği görülür. Şu halde söz ve yazı, ilahi kaynaklıdır. Zamanla insanlığın yazıdan uzaklaşması, dünyanın çeşitli yerlerinde bölünerek hayat sürmeleri, onları ilkel duruma düşürmüş, ilim ve fenden uzaklaştırmış hatta yazıyı bile unutmalarına sebep olmuştur. Fakat daha sonra kendisini toplayan insanoğlu, yaşadıkları bölgeye ve düşüncelerinin keskinliğine göre resimden başlayarak yazıya doğru bir yol takip etmiştir.”</p>
<p>Onun için ne kadar eski, o kadar gerçek.</p>
<p>Bu kaynaklardan gelen bilgilerin dışındaki şeylerle aklınızı yormayın. Hele hele aklınızın peşinden hiç koşmayın. İmanınız sakatlanır. Okuyun, ibret alın.</p>
<p><strong>Nasıl Cehennemlik Olunur</strong></p>
<p>“İbn-i Sina, Farabi gibi İslam filozofu denen kimseler de aklın eremeyeceği işlerde, akıllarına güvenerek konuştukları için doğru yoldan ayrılmış, Ehl-i sünnet itikadının dışına çıkmışlardır. Yetmiş iki sapık fırkanın ortaya çıkması da akıllarına fazla güvenip yanılmaları sebebiyle olmuştur.”</p>
<p>Bu yazımı ve bundan öncekini, dostum ve patronum İbrahim Kiras’ın bir yazısına gelen yorumlar ilham etti:  Özellikle şu yorum:</p>
<p>“Ahmed 61 / 01 Ağustos 2023 05:43</p>
<p>“Bulunan en eski yerleşim birimi göbekli tepe değilmi?Yüz yimi bin uydurması&#8217;da nerden çıktı!ADEM babamızın dünyaya gelme öyküsü alim lerin beyanına göre onbeş bin yılı geçmez.Göbekli tepede bunu teyit eder bir buluş.Bir aydan beri&#8221;aşırı sıcaklar geliyor,aşırı soğuklar geliyor&#8221; diyip duruyorlar.Ne aşırı sıcak gördüm,ne aşırı soğuk”</p>
<p>Okuyucu haklı değil mi? Hangi eski kaynakta yok yüz yirmi bin yıldı, yok 4,5 milyar yıldı var? Cübbeli Hocamız 6 bin diyor ve daha eski tarih verenlerle dalga geçiyordu. Acaba Göbekli Tepe mi rakamı 15 bine çıkardı!</p>
<p>İmdiii… Ne düşünüyorlardı, nasıl düşünüyorlardı diye başladık. Hani bir zamanlar paleoantropologlar, hatta sosyologlar, “Eskiden insanlar nasıl yaşardı?” diye sorarlar ve sorularına cevap aramak için Afrika’nın derinliklerine giderlerdi. “Eskiden, bilim öncesi nasıl düşünüyorlardı?” diye sorduğumuzda Afrika’ya falan gitmemize gerek yok. Hâlâ öyle düşünenler, öyle yazanlar var. Onları bulun yeter.</p>
<p>Alıntılarım, 1994 tarihli Türkiye Gazetesi Yayınları’nın <em>Yeni Rehber Ansiklopedisi</em>’nden. Nadir Kitap’tan bulabilirsiniz. Çok ilgi çekici, 7 bin sayfaya yakın hacimde bir eser. Sonra da bugünlerdeki, yani yaklaşık otuz yıl sonraki bazı okuyucu yorumlarımıza bakınız. Bir yakınlık sezeceksiniz. Rehberi böyle olanın yorumcusu da öyle olur.</p>
<p><strong>En İyisi Düşünmemek</strong></p>
<p>İmdiii… Bugünle o gün arasındaki fark nedir? Bugün bir iddiada bulunduğunuzda delillerini göstermeniz gerekiyor. Mesela 10 bin yıl önce Adem ve çocukları yazıp çiziyor, okuyor dediğinizde bir sayfa kalıntısı, bir yazı parçası falan bulmalısınız. Ama 15-16. asırlarda, mesela Hindistan’da, mesela Bağdat’ta, bunu ilk söyleyene kadar geriye doğru takip edip mümkünse muteber birine ulaşmak yeterliydi. O nereden biliyor diye sorulmazdı. O bilirdi. Sıkıntı şuradaydı ki o bilene doğru geri geri takipteyken karşınıza yığınla uydurma rivayet çıkacaktır. Ama gerçeğe ulaşmanın başka yolu yoktu ki. Ne buyuruyor Cübbeli hazretleri: “Siz mevzu hadis, sahih hadis anlamazsınız. Hepsine uyun.” Biz anlamayız da kim anlar? Tabii ki Cübbeli anlar.</p>
<p>Bugün, insan 70 bin yıl önce Afrika’dan çıktı, homo sapiens sapiens kafatası 350 bin yıl geriye gidiyor, hayat 3,5 milyar yıl önce başlamış dediğinizde, kemik kalıntısını, o kalıntının bulunduğu kayacın yaşını, ilk hayat belirtilerinin izlerini göstermeniz lazım. “Falanca şöyle diyor”la olmuyor.</p>
<p>Peki, gösterince ne oluyor? “Bunlar hep teori, teori. Bir şey bildikleri yok.” cevabını alıyorsunuz. Demek ki gerçeğin bulgusu, delili olmaz. Gerçek eski büyüklerin sözlerinden ibarettir. Onlar sağlamdır. Siz bir yerde canlı bir Neanderthal bulsanız, elinden tutup getirseniz sizinki yine “Teoridir, teori&#8230;” diyecektir. Küresel ısınma da uydurmadır.</p>
<p>Eh haklılar. Bilim yanlışlana yanlışlana yürüyor. Hiçbir şeye “Tamam. Bu kadar. Bitti. Bundan ötesi yok.” demiyor. Onun için bilim teoriden ibaret. Hâlbuki “ilim” kesin! “Âlim” demişse tartışamazsınız. İslam’da ruhban yoktu hani? Onlar ruhban değil ki âlim.</p>
<p>Yalnız çok değerli yorumcular. Lütfen Türkçeyi doğru kullanın. Ahmet61 kardeşim, “Göbekli Tepe” büyük harfle yazılır; “değil mi?” yazarken “mi” ayrılır. Noktalama işaretlerinden sonra bir boşluk bırakılır, “tepe de” derken ‘de’ ayrı yazılır, “diyip” değil “deyip” tir. Lütfen. Olur mu? Yoksa maazallah hakkınızda yanlış kanaatler ediniriz. Ben genellikle ilk yanlış ‘de’ ve ‘ki’den sonra okumayı bırakırım ama bu sefer okumuşum nedense.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/">Ne kadar eski o kadar gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ne-kadar-eski-o-kadar-gercek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz ve İbni Haldun</title>
		<link>https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[gelner]]></category>
		<category><![CDATA[ibni haldun]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[mukaddime]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[tarikatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39845&#038;preview=true&#038;preview_id=39845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artık akıllanalım. Ne istedilerse vermeyelim. En doğrusu aynı şartlardaki birine verip ötekisine vermemek bizim insiyatifimizde olmasın. Hukuk devleti olalım. E mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/">15 Temmuz ve İbni Haldun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-ve-ibni-haldun%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20ve%20%C4%B0bni%20Haldun" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-ve-ibni-haldun%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20ve%20%C4%B0bni%20Haldun" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-ve-ibni-haldun%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20ve%20%C4%B0bni%20Haldun" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-ve-ibni-haldun%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20ve%20%C4%B0bni%20Haldun" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-ve-ibni-haldun%2F&#038;title=15%20Temmuz%20ve%20%C4%B0bni%20Haldun" data-a2a-url="https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/" data-a2a-title="15 Temmuz ve İbni Haldun"></a></p><p>Sosyoloji okumalarımda ilk öğrendiklerimden biri, kurumların ve süreçlerin soyutlanması idi. Bir misal üzerinden anlatayım. Yeniçeriler sık sık, “Şeriat elden gidiyor!” diye kazan kaldırırdı. Bu kazan kaldırmalar bazen padişahın halledilmesiyle, yani devrilmesiyle sonuçlanırdı. Cumhuriyet döneminde birkaç kez askerî darbe yapıldı ve gerekçeler arasında “Laiklik elden gidiyor!” vardı. Şimdi bu ikisini, birbirine taban tabana zıt diye algılayabiliriz. Öyle ya, biri şeriat için, diğeri laiklik için. Fakat biraz uzağa çekilip bakarsak şunu görürüz: Topluma ait bir değer var. Osmanlı’da “şeriat”, Cumhuriyet’te “laiklik”. Her ikisinde de o değerin tehlikede olduğu gerekçesiyle isyan ediliyor. Kanun dışı bir güç kullanılıp yönetime el konuyor.  Bu soyutlama mesafesinde bunlar zıt değil, benzer kurumlar, benzer süreçler.</p>
<h2>İbni Haldun ne demiş?</h2>
<p>Dahi bilim insanı İbni Haldun’un “Devletler de insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır, ölür.” diye anlatılan tezine bu açıdan bakmak istiyorum. Eğitimimizin aksayan taraflarından biri, kültürümüzün zirvelerinin isimlerini ezberletmekle yetinmemiz. Sayarız, “Farabi, İbni Sina, İbni Rüşt, İbni Haldun…”. İsimlerine üniversite bile açarız. Bu kadar. Ne yapmışlardır bu insanlar? Pek oraya gelmeyiz. Pek ender, <em>Mukaddime</em>’yi yazmıştır gibisinden, isimlere ek bir de eser ezberletilir. Peki Farabi ne demiş? Diğerleri? Haldun, <em>Mukaddime</em>’de ne yazmış?</p>
<p>Bakınız, kendi zamanını ve tanıdığı toplumu gözlemleyerek ne yazmış İbni Haldun:</p>
<p>Şehirde oturan, iktidara sahip bir topluluk vardır. Şehirde oturan yerleşiklere “hadari” diyelim. Veya “hazari”. Bir de çölde yaşayan, oturak olmayan, göçebe aşiretler, kabileler vardır. Bunlara da bedevi diyelim. Bedevilerde güçlü bir hiyerarşi vardır. İnsanlar hiyerarşiye itaat eder. Topluluğa sıkı sıkıya bağlıdırlar. (Haldun bu bağlılığa “asabiye” diyor.) Hadari iktidar da bir zamanlar bedeviydi, fakat artık değildir. İktidar ve şehir hayatı onların hiyerarşisini zayıflatmıştır. Birbirine bağlılıklarını da. İktidarın hiyerarşisi ve bağlılığı zayıflayadursun, çöldeki bedevi, onları devirip yerlerine geçmek için fırsat kollar. Nesiller geçer. Bedevinin asabiyesi hep aynıdır. Hadarinin gittikçe zayıflar. Nihayet bedevi, hadarinin bürokrasisinden de kendisine işbirlikçiler ayarlar ve bir darbeyle iktidarı ele geçirir. Bu ele geçirme- zayıflama- devrilme, ortalama 120 yıllık dönemlerde tekrarlanır. Bu kırkar yıldan üç yönetici neslidir.</p>
<h2>İbni Haldun, darbeler ve FETÖ</h2>
<p>Son yazdıklarım ayrıntı. Aslolan şu mekanizma: 1) İktidardaki aşirette-kabilede, bağlılığın ve hiyerarşinin zayıflaması. 2) Bedevide bağlılık ve disiplinin devamı ve iktidarı ele geçirme arzusu. Bedeviler, hadariler, aşiretler, kabileler geçmişte kaldı. Ama, bir soyutlama düzeyinden Haldun’un dediklerine bakarsak, belki bizdeki kanun dışı darbelerle benzer bir taraf görebiliriz. Aralarında hiyerarşi ve itaat bağlantısı bulunan gruplar. Asabiyet sahibi gruplar… Askerî darbeler için bu unsurların âlâsı vardır, diyebiliriz.</p>
<p>Peki başka?</p>
<p>Bir bakın, toplumumuzda hiyerarşi, itaat, bağlılık, asabiye sahibi başka topluluklar var mı? Bu FETÖ’nün bir tarifi gibi değil mi? Ve belki başka şeyh-ihvan gruplarının.</p>
<p>Ne yani? Geleneğimizin, kültürümüzün köşe taşlarından tasavvuf erbabı darbeci mi?</p>
<p>Bu soruyu ünlü sosyolog Gellner cevaplasın. Gellner, <em>Müslüman Toplumu</em> kitabında, “sufi grupları”nı ikiye ayırır. Bunların şehirli olanları, hadari tarikatlar, gerçekten mistiktir, sufidir. Bir de taşradaki şeyhler vardır. Bunlar da tarikat olma iddiasındadır, ama aslında küçük devletçikler gibidirler. Kendi vergilerini toplarlar. Kavga eden tabiler arasında yargı görevi görürler. Kimin kiminle evleneceğine bile karar verirler. Bir bakıma bedevi topluluklardır bunlar.</p>
<h2>Ne isterlerse vermeyelim, e mi?</h2>
<p>FETÖ de tarikat motiflerine, tarikat hiyerarşisine, bağlılığına sahipti. Hem de gayetle sahipti… Hadari miydi, bedevi mi? Bedevi hayatın hızla kaybolduğu dönemde bu ayrımın müritlerin ve şeyhin nerede yaşadığına göre değil, bağlılığın ve hiyerarşinin cinsine göre yapılması daha doğru olur. Bugün gözlediğimiz topluluklarda hadari- bedevi melezliği, bir nevi Gellner hibritleri gözlüyoruz.</p>
<p>Haldun’un devri gibi Gellner’in devri de geçiyor. <em>Müslüman Toplumu</em> kitabının yayımından bu yana 40 yıl geçti. Fakat aynı sosyolojik kurumlar, aynı süreçler, soyut şekilleriyle o zamanki gibi bugün de var: Hiyerarşi ve asabiye, yani grup bağlılığı. Devlet bürokrasine sızma, işbirliği…</p>
<p>Artık akıllanalım. Ne istedilerse vermeyelim. En doğrusu aynı şartlardaki birine verip ötekisine vermemek bizim insiyatifimizde olmasın. Hukuk devleti olalım. E mi?</p>
<p>Allah bize yeni 15 Temmuzlar, 12 Eylüller yaşatmasın. İktidarlar ancak ve ancak demokratik “hadari” seçimle değişsin.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/">15 Temmuz ve İbni Haldun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/15-temmuz-ve-ibni-haldun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</title>
		<link>https://millidusunce.com/kader/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kader/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2019 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gömük]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Eş'arilik]]></category>
		<category><![CDATA[Farabi]]></category>
		<category><![CDATA[Gazali]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Ziya Ülken]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Rüşd]]></category>
		<category><![CDATA[Vahiy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=12735&#038;preview=true&#038;preview_id=12735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni Eş'arîlerin karşısına yeni Vasıl b. Atalar, yeni Gazâlîlerin karşısına yeni İbn-i Sînâlar, Fârâbî ve İbn Rüşdler çıkmadıkça; çok daha önemlisi merkeziyetçi/şahısçı okumalar yerine zamanın ruhuna uygun yeni yorumlar yapılmadıkça, coğrafyamızdaki fikrî kısırlık ve açmazlık sürüp gidecektir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kader/">Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&amp;linkname=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkader%2F&#038;title=Ay%C5%9Fe%20Sucu%3A%20Yorum%20ve%20kader%20%C3%BCzerine%20tart%C4%B1%C5%9Fmalarda%20yol%20ayr%C4%B1m%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kader/" data-a2a-title="Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı"></a></p><style>
       .errordiv { padding:10px; margin:10px; border: 1px solid #555555;color: #000000;background-color: #f8f8f8; width:500px; }#advanced_iframe {visibility:visible;opacity:1;vertical-align:top;}.ai-info-bottom-iframe { position: fixed; z-index: 10000; bottom:0; left: 0; margin: 0px; text-align: center; width: 100%; background-color: #ff9999; padding-left: 5px;padding-bottom: 5px; border-top: 1px solid #aaa } a.ai-bold {font-weight: bold;}#ai-layer-div-advanced_iframe p {height:100%;margin:0;padding:0}</style><script type="text/javascript">var ai_iframe_width_advanced_iframe = 0;var ai_iframe_height_advanced_iframe = 0;var aiOnloadScrollTop="true";var aiShowDebug=false;
		if (typeof aiReadyCallbacks === 'undefined') {
			var aiReadyCallbacks = [];
		} else if (!(aiReadyCallbacks instanceof Array)) {
			var aiReadyCallbacks = [];
		}    function aiShowIframeId(id_iframe) { jQuery("#"+id_iframe).css("visibility", "visible");    }    function aiResizeIframeHeight(height) { aiResizeIframeHeight(height,advanced_iframe); }    function aiResizeIframeHeightId(height,width,id) {aiResizeIframeHeightById(id,height);}</script><iframe id="advanced_iframe"  name="advanced_iframe"  src="https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/ayse-sucu/yorum-ve-kader-uzerine-tartismalarda-yol-ayrimi-4113304/"  width="100%"  height="2000"  scrolling="auto"  frameborder="0"  border="0"  allowtransparency="true"  loading="lazy"  style=";border-width: 0px;;border: none;;width:100%;;height:2000px;" ></iframe><script type="text/javascript">var ifrm_advanced_iframe = document.getElementById("advanced_iframe");var hiddenTabsDoneadvanced_iframe = false;
function resizeCallbackadvanced_iframe() {}</script><script type="text/javascript"></script><p style="display:block !important; visibility:visible !important;margin: -18px 14px 0 0;padding-left: 3px;padding-top:3px;background: white; overflow: hidden; position: relative; line-height:15px;width: fit-content;"><small style="display:block !important;visibility:visible !important">powered by Advanced iFrame</small></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kader/">Ayşe Sucu: Yorum ve kader üzerine tartışmalarda yol ayrımı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kader/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
