<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fotoğraf arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/fotograf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/fotograf/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Oct 2025 14:55:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Niyazi Sayın’ın hür nefesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 19:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[ebru]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Düzgünman]]></category>
		<category><![CDATA[ney]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Resneli Niyazi Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Tanbûrî Cemil Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Türk musikisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Niyazi Sayın, nesillerce dinlenecek. İcraları içerde ve dışarda ders olarak okutulacak. Türk sanatının yüceliğini her zaman temsil edecek. Türk yaratıcılığının şahane örnekleri, onun hür nefesinden duyulacak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/">Niyazi Sayın’ın hür nefesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fniyazi-sayinin-hur-nefesi%2F&amp;linkname=Niyazi%20Say%C4%B1n%E2%80%99%C4%B1n%20h%C3%BCr%20nefesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fniyazi-sayinin-hur-nefesi%2F&amp;linkname=Niyazi%20Say%C4%B1n%E2%80%99%C4%B1n%20h%C3%BCr%20nefesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fniyazi-sayinin-hur-nefesi%2F&amp;linkname=Niyazi%20Say%C4%B1n%E2%80%99%C4%B1n%20h%C3%BCr%20nefesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fniyazi-sayinin-hur-nefesi%2F&amp;linkname=Niyazi%20Say%C4%B1n%E2%80%99%C4%B1n%20h%C3%BCr%20nefesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fniyazi-sayinin-hur-nefesi%2F&#038;title=Niyazi%20Say%C4%B1n%E2%80%99%C4%B1n%20h%C3%BCr%20nefesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/" data-a2a-title="Niyazi Sayın’ın hür nefesi"></a></p><p><strong> </strong></p>
<p><strong>Niyazi Sayın</strong>, imkânsızın sınırlarında gezinen bir sanatçıdır. Neyzen, ebrucu, fotografçı ve tesbih sanatkârıdır. İlgileri ve merakları sayılsa bunlara eklenecek onlarca çıkar.  Hocası <strong>Necmeddin Okyay</strong> gibi on parmağında on hüner olanlardandır. Klasik sıfatlandırmayla <em>Hezarfen’</em>dir. Ney açar, gül yetiştirir, kuş meraklısıdır ve kafeslerini yapar, bahçecilik eder, futboldan tenis merakına uzanan sporculuğu da vardır. Bütün ilgilerinde sanat merkezdedir.</p>
<p><strong>Resneli Niyazi Bey</strong> neslindendir. Adı da oradan gelir. Onun hürriyetçi genlerini taşıdığını hayatının belli dönemlerinde görürüz. <strong>Niyazi Sayın</strong>’ın babası, <strong>Tanburi Cemil Bey </strong>hayranıdır. Evlerinde gramofonda onun plakları döner. Yokluğu, yoksulluğu da tadan bu orta halli ailede, Batı Müziği plakları da özellikle <strong>Bach</strong>’ın eserleri de dinlenir. Kulak, ses güzelliğine örneklerle hazırdır. Fakat büyük şok başka bir yerden gelecektir.</p>
<h2>“İNSANA İNSAN GEREK”</h2>
<p>Bir gün evin yakınlarından gelen bir ezan sesini duyunca yerinde çakılır. Ses, anlı şanlı okuyuculardan değildir. İddiasız bir kişiliğin kendisi olduğu saf söylenişin içli davetini duyuran bir okuyuştur. Sese doğru gider ve camiye varınca okuyan büyük ebrucu ve attar <strong>Mustafa Düzgünman</strong>’la karşılaşır.</p>
<p>Bütün hayatını yönlendirecek güç merkeziyle tanışması böyledir.  Atom Enerjisi Kurumu Başkanlığı da yapan <strong>Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre</strong>’nin <em>Kubbealtı Neşriyat</em>’tan çıkan “<em>Üsküdar’da bir Attar Dükkânı”</em> kitabı onun dükkânını anlatır. Orası bir insan yetiştirme ve mayalama merkezidir.  Klasik tasavvuf neşesinin yaşandığı, müzik ve şiir başta olmak üzere bütün sanatlarımızın hayata katıldığı az sayıda kalan ocak mensuplarının uğrak yeridir.</p>
<p>Evet, bu inanç alanının sahtesi çok çıkar. Elli yıl önce de tertemiz merkezler azdan azdır ve müntesipleri de az sayıdadır. Zaten tekke ve tasavvuf, yapısı gereği çokluk değil kalite ister. Reklama, propagandaya girişmezler. Kendilerini düzeltmeye ve topluma faydalı elemanlar yetiştirmeye uğraşırlar.</p>
<p>Bu yoksa tasavvuf yolu da yoktur. Osmanlı ve Cumhuriyet Türkiyesi’nde kapatılma sebep ve gerekçeleri de budur. Konumuz değilken buralara dokunmamın sebebi, derdimize parmak basmak ve <strong>Niyazi Sayın</strong>’ın aralarına katıldığı uluları, hayatımızı kıskıvrak esir eden değer kıyıcılardan ayırmaktır.</p>
<p>Geleceğim yer belli:  İnsana insan gerek. İnsan insanla yetişir ve olgunlaşır. Bu ele avuca sığmaz mizacı, zor karakteri çerçeveleyen ve bir kanala girmesini sağlayan tasavvufun yapıcı-oldurucu karakteridir. Neyzenimiz,<strong> Özemre</strong> <strong>Hoca</strong>’ya şöyle diyecektir: “<em>Yüksel&#8217;ciğim; biz bu dükkândan geçmemiş olsaydık şimdi yedi dükkân süprüntüsünden beter olurduk.”</em></p>
<h2>SANATÇININ DİKEY EVRENİ</h2>
<p>İnsanı tanımak zordur. Sanatkârı tanımak zorun zorudur. Hayatına bakacaksınız. Hangi yollardan geçtiğine bakacaksınız. Bunlar sadece bir takım ipuçları verir. İç yolculuğuna bakmak başka bir evreni keşiftir. Sanatından duyulan o dünyalardan süzülmüş cevherlerdir. “<em>Cevherin kıymetini cevahirci anlar”</em>.</p>
<p><strong>Niyazi Sayın</strong>’ın, sanata ve zanaata giren meşgalelerinin her birinde birinci sınıf değer yarattığına şüphe yoktur. Fakat neyzenliği sıraya girmez. Olağanüstüdür. <strong>Neyzen</strong> <strong>Aziz Dede</strong>, <strong>Emin Dede</strong> ve hocası <strong>Halil Dikmen</strong> çizgisinin devamı olmak yanında, hayranı olduğu <strong>Tanbûrî Cemil Bey</strong> gibi yeni bir çığır açmıştır. <strong>Yılmaz Öztuna </strong>ve <strong>Nevzat Atlığ</strong> gibi iki büyük otoritenin görüşü de buydu.</p>
<h2>BÜYÜKLER BÜYÜĞÜ</h2>
<p>Türk Mûsikîsi&#8217;ni en yüksek seviyede temsil etti. Bütün dünyada hayranlık uyandıran büyükler büyüğüdür. Emsali zor yetişir bir sanatkârdır demek yetmez. İmkânsıza yakın, ulaşılması güç bir ses ve nefes estetiğine sahiptir. Dehasından bahsedilebilir. Yönetenlerimizin bunlardan haberi yok ki cenazesinde yoktular.</p>
<p>Başka bir memlekette olsa bu kıratta bir sanatkâr için neler neler yapılmazdı. Hiçbir zaman gündemden düşürülmezdi. Konserler, özel programlar peş peşe hazırlanırdı. Dünyanın her yerinden davetler alırdı. Hakkında filmler yapılırdı. Kitaplar yazılırdı. Konservatuarların ilgili bölümlerinde icraları analiz edilir, onlardan hareketle görüşler, metodlar oluşturulurdu.</p>
<h2>GİDEN ÖYLE BÖYLE BİR BÜYÜK DEĞİLDİ</h2>
<p>Komple bir sanatçının gidişi bizi bize böyle gösterdi. Doğu’yu, Batı’yı müziğiyle bilen adamdı. Dünyanın bildiği kadar sevdiği adamdı. Şu kurak iklimde, zirvelerde gezinen o deryayı bu memlekette kim, nasıl anlar diyeceğimiz adamdı.</p>
<p>Anlayan, dinleyen elbette var. Yüksek kültür ve sanatın anlayanı zaten azdır. Popüler sanata ilginin yüzde biri klasik sanata karşı görülmez. Bununla beraber sanat tarihine altın harflerle yazılacak, yarınlara kalacak onlardır. Kardiyolog-müzisyen <strong>Prof. Dr. Bülent B. Altunkeser</strong> dostumuzun hazırladığı <em>Niyazi Sayın İcralarından Seçmeler’</em>i dinlerken şikâyet dilinden uzaklaştım ve bu düşüncelerle rahatladım.</p>
<p><em>“Bütün sesler ney’den çıkar. Aşkın sadâsı da insandır. Mûsikî ruhun değil, ruh mûsikînin gıdasıdır”</em> diyen<strong> Niyazi Sayın,</strong> nesillerce dinlenecek. İcraları içerde ve dışarda ders olarak okutulacak. Türk sanatının yüceliğini her zaman temsil edecek. Türk yaratıcılığının şahane örnekleri, onun hür nefesinden duyulacak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/">Niyazi Sayın’ın hür nefesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/niyazi-sayinin-hur-nefesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
