<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>futbol arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/futbol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/futbol/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 12:04:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı?</title>
		<link>https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya maçı]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Federasyon]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[milli birlik]]></category>
		<category><![CDATA[milli kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[millî takım]]></category>
		<category><![CDATA[millî takım marşı]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ortak sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[Paraguay maçı]]></category>
		<category><![CDATA[parti devleti]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik baskı]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve spor]]></category>
		<category><![CDATA[spor etiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Millî takıma o parti bu parti adına marş düzenlenemez. Görülmemiş şeydir. Futbol bir spordur. Spordan ibaret değilse de sembolleri arasında spordan başka bir şey kullanılamaz. Bütün dünyada kabul edilmiş bir usuldür. Millî takım hepimizindir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/">AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi%2F&amp;linkname=AK%20Parti%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%2C%20T%C3%BCrk%20Mill%C3%AE%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi%2F&amp;linkname=AK%20Parti%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%2C%20T%C3%BCrk%20Mill%C3%AE%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi%2F&amp;linkname=AK%20Parti%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%2C%20T%C3%BCrk%20Mill%C3%AE%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi%2F&amp;linkname=AK%20Parti%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%2C%20T%C3%BCrk%20Mill%C3%AE%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi%2F&#038;title=AK%20Parti%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%2C%20T%C3%BCrk%20Mill%C3%AE%20Tak%C4%B1m%C4%B1%20m%C4%B1%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/" data-a2a-title="AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı?"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p><em>AK Parti Millî Takım Marşı</em>, dertlerimizin üstüne tüy diken bir sorumsuzluk eseri olarak geldi. Her konuya girişte dertleniyoruz ya, yine oradayız. Çözümleriyle beraber konuşacağız.  Başka türlü girdiğimiz “<em>ben ve diğerleri”</em> ruh bozukluğundan çıkamaz, bir olamayız.</p>
<p>Önce buraya nasıl geldiğimize bakalım.  İyi bir millî takımımız var. Beklentilerin yüksekliğini karşılayacak çapta oldukları da düşünülebilir. Yalnız, bu bir oyundur. Âdil olduğu kadar da hesaba gelmez tarafları var. Daha düşük bir takımın dünya şampiyonunu perişan ettiği de olur. Almanya, İspanya gibi şampiyonlar, yine şampiyon adayı olarak gittikleri yarışmalarda ilk turda elendiler. Bu şampiyonada, adını bilmediğimiz, ilk defa bu yarışmaya katılan bir ülkenin takımı İspanya ile berabere kalarak en büyük sürprizi gösterdi. Bizim Avustralya’ya karşı kaybedişimiz sürpriz değildir. Şaşkınlığı da İspanya maçının çok gerisindedir. Objektif gerçek bu.</p>
<p>Beklentileri yüksek tutmanın bedelleri vardır. Çocukları muhtemelen çok gerdik. O yükün altında rahat hareket edilmez. Bana kalırsa bu şartlarda yine iyi oynadılar. Oyun bu, kazanılır veya kaybedilir. Kaybedince de yerden yere vurmaya kalkanlar oldu ki bir gün önceyle taban tabana zıt bakışlardı. Aynı insanların bir gün arayla ettikleri sözler arasındaki iki uca savrulma da oyuncularımız üzerinde yeni bir yük. Evet, yeni bir yük.</p>
<h2>RUHUNUZLA OYNARSINIZ DA YA RUH BAĞLANIRSA…</h2>
<p>Bu işlerin ve her işin <em>mental </em>dedikleri kafa ayarlaması önemlidir. Psikolojileri yönetemezseniz kazanamazsınız. Rahat hissetmeyenin konuşması bile mümkün olmaz. Diyafram kasılır. Akciğerler baskılanır. Nefes ağırlaşır. Oyuncularınızı rahatlatarak sahaya süreceksiniz. Fazla motivasyon bile olumlu görünüşüne rağmen aklı, kasları ve hareketleri bağlar. Hayat dengedir. İnsan vücudu da denge arar.</p>
<p>Psikolojileri yönetemezseniz kaybedersiniz. Avustralya’ya kaybetmek bizim için bu bakımdan fırsattı. Oyuncularımızın stres yükünü boşaltmanın yolu açılmıştı. Tam beceremedik. Konuşanlar yanlış konuştu. Federasyon Başkanı, kabadayı kılıklı duruşuyla ona buna çatmayı tercih etti. Süreci iyi yönetemedik.</p>
<p>Son birkaç gün içinde gelen sükûnet çağrıları iyiydi. Oyuncularımız biraz rahatlayacaklar. Belki gelen tepkiler de onları olumlu sonuç için motive etti. Şom ağızlıların sesini kısmak için de oynayacaklar. İyi de kaostan beslenme sağlıklı bir durum değil ki! Ne çare, bizde böyle oluyor. Bu temel bozukluğu hemen düzeltemeyiz.</p>
<p>O halde, şimdi “<em>Bu türlü de olsa kazanalım</em>” diyebiliriz.</p>
<h2>PARTİ MİLLÎ MARŞI SAKATLIĞI</h2>
<p>Paraguay maçı iki gün sonra. Kazanacağımızı hem umacak hem isteyecek hem de gerekenleri yapmak için çalışacağız. Beklentilerin yükselmesinin açtığı yolda sıra sıra hatalarımızı düşüneceğiz.</p>
<p>Bir daha yapmamak üzere gömeceğimiz yanlışlarımız oldu. Ak Parti baktı ki millî takıma ilgi büyüdü, beklenti de büyük; hemen fırsatı değerlendirmeye gitti ve millî takım marşı yaptırdı. Bu millî takım diye düşünmedi. Skandal bir işe imza attı. Federasyon da ikinci olmayacak işi yaparak sitesinde teşekkürle yayınladı. Hâlâ orada duruyor.</p>
<p>Millî takıma o parti bu parti adına marş düzenlenemez. Görülmemiş şeydir. Futbol bir spordur. Spordan ibaret değilse de sembolleri arasında spordan başka bir şey kullanılamaz. Bütün dünyada kabul edilmiş bir usuldür. Millî takım hepimizindir. Bir klipte yedi defa partili Cumhurbaşkanı görünmez. Millî takım marşında bir defa da olmaz. Hele tank, top, tüfek, uçak&#8230; Olacak şey değildir.</p>
<p><em>&#8220;Zaten görülmemiş işler içinde değil miyiz?</em>&#8221; demeyiniz. Evet, maalesef çadır devletlerinde bile olmayacak işler içindeyiz, doğru. Fakat bu olmazlar içinde olmaz bir iş. Diğer görülmemiş şeylere benzemez. Birliği dinamitlemenin görülmemişidir. Totaliter rejimlerde ve parti devletlerinde bile zor rastlanır bir durumdur.</p>
<h2>KÖTÜNÜN KÖTÜSÜ KLİP</h2>
<p>Ayrıca, yapılan da doğru dürüst bir iş olsa. Müziği de klibi de kötü. &#8220;<em>Siz hepiniz, biz bir</em>&#8221; demek herkesi karşına almaktır. Formaların kollarında yazan &#8220;<em>respect&#8221;</em> damgasına taban tabana zıttır. Rakip değil, düşman ilan etmektir. Bu klibi görenlerden, denetleyen ve kabul edenlerden bir Türkçe bilen de çıkmadığı anlaşılıyor ki vehamet üstüne katmerli felakettir.</p>
<p>Bu marş iç-dış her kurala aykırıdır. Kimseye faydası olmaz. Baştan ayağa zarardır. “<em>Türkiye bu haldedir</em>” diye yayınlarlar. Başka şeyler de olur. Utanırız. Rezil oluruz. Millî takıma siyasetin gölgesi düşürülemez. Bu, -halk diliyle söyleyelim- <em>koncalas basması</em>dır. Hele bunu Cumhurbaşkanımızın hazırlattığının duyurulması anlaşılır bir mesele değildir. Yanlış ötesi yanlıştır. Başka yanlışlara benzemez.</p>
<p>X&#8217;te paylaşılmış, altına yazılanları gördüm. Binlerce mesajda söylenen şu: <em>&#8220;Bırakın da millî takım bari hepimizin olsun!&#8221; </em>En çok, &#8220;<em>Bozmadık bir şey bırakmayacak mısınız?&#8221;</em> diyenler var. Birisi <strong>Mehmet Âkif</strong>&#8216;in sözünü <strong>Tarkan</strong>&#8216;a uyarlamış, o karikatürdeki ironiye bayıldım. <strong>Tarkan</strong>, diyor ki: &#8220;<em>Allah bir daha Millî Takım Marşı yazdırmasın!&#8221;. </em></p>
<p>Bunlar iyi tepkilerdir. Maç kazanmanın da sevinmenin de tadına hep beraber varacağız. Ortak sevincimizi boğan particilik ve her tür nobranlığa karşı tavır gayet net olmalıdır.</p>
<p>Cumartesi sabahı sevineceğiz. Hadi çocuklar!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/">AK Parti Takımı mı, Türk Millî Takımı mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ak-parti-takimi-mi-turk-milli-takimi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük Bozgun</title>
		<link>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jun 2024 09:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur tunalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal olarak derin bir çöküş hâlindeyiz. Yalakaların seciyesizlerin hep kazanıyormuş gibi görünmeleri namuslu insanların bile kendilerini sorgulamasına sebep oluyor...Böyle bir ülkede yaşadığımızı bileceğiz. Burada doğru kalmak kolay değildir...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/">Büyük Bozgun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&#038;title=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" data-a2a-url="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/" data-a2a-title="Büyük Bozgun"></a></p><h1>Büyük Bozgun</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meselelerini konuşamayan bir toplumuz. Görüntüler değişiyor fakat bu değişmiyor. Olanlardan dolayı herkes birilerini ve bulduğu sebepleri suçluyor. Bahane, hep bahane. Kimse kendisine bakmıyor. Bundan ötürü ele aldığımız her konuyu, başımıza gelenleri arapsaçına döndürmekte üstümüze yok.<br />
Aslında <strong><em>“başımıza getirdiğimiz”</em> </strong>demem lazımdı. Yanlış varsa yapan biziz. Başarısızlık varsa bizdendir. Suç varsa suçlusu biziz.</p>
<p>Her konuda uzman ekran gediklilerine bakarsanız “Sebep tek değil” derler. Bahaneler için klişe hazırdır. Hâlbuki kök sebep çok açık: Kendi ayağımıza geçirdiğimiz prangalar bizi ileriye gitmekten alıkoyuyor. Bir kampa mensupsanız, onların her türlü yanlışına ses çıkarmamak ve hatta savunmak temel kural. Biz şucu-bucuyuz, doğrudan, iyiden, güzelden yana bir ehliyet ve liyakat dikkatimiz yok denecek kadar yok.</p>
<h2>Yarattığımız Felaket</h2>
<p>Birileri hakikat duygumuza, şu veya bu ideolojinin ne idüğü belirsiz yapılarından, kimileri dinden ve imandan saldırdı. Gün yirmi dört saat hakikatin boğulduğu ve kovulduğu bir yerdeyiz. Yaşadığımız bu.</p>
<p>Bizde tek ölçü, en basit şekliyle şunun bunun, grupların, cemaatlerin, partilerin çıkarıdır. O gruplar içinde de ötekini kıskanmak ve yolunu kesmek esastır. Bizde çalışan ve işe yarayan kimseler bunun için mobbing (yıldırma, bezdiri)e uğrar. Tembel, işe yapmayan kalabalık, şakşakçı aranandır. Bulduğu kadar her şeyden zıkkımlanır. Egemenler, şu veya o gruplar da bu ordu üzerinden oyun kurarlar.</p>
<p>Böyle bir ülkede yaşadığımızı bileceğiz. Burada doğru kalmak kolay değildir. Doğruları ve içi yanarak konuşmaya devam edenleri kahraman kabul edecek hale geldik. Yıllar yılı onların başlarına gelmedik iş kalmayabilecek bir ortam var. Ne hale geldiğimizi görüyor musunuz?</p>
<p>Bu kaç türlü bozulmuş insan ve toplum, elini kolunu kaç türlü bağladığının farkında değil. Bakılacak, görülecek ve tedavi edilecek yara budur. Yoksa meseleleri konuşamayız ve anlayamayız. Sular her zaman bulanıktır. Yine diyeceğim, kendimizi düzeltmeden düzelemeyiz.</p>
<p><em><strong>Bozan Da Yöneten De Bir</strong></em></p>
<p>Yönetenlerin bir günde kaç kere bu bozuk insan ve toplum yapısını daha da bozmaya çalıştıklarını ve kurulmuş prangaları nasıl kullandıklarını görüyoruz. Sanki yalan-dolan, kandırma-aldatma ve içimizi kemiren gösterişler normal hale geliyor. Sızlanıyoruz, şikâyet ediyoruz. Fakat bunu hak ettiğimizi düşünmüyoruz. Her şeyin sebebi biziz. Döne döne söylenecek söz budur. Biz düzgün olsak seçtiklerimiz bu kadar kötülük edemezler.</p>
<p>Dahasını demek lazım: Bunun için kimse çıkıp da <em><strong>“Ben ekonomistim, onların kafası basmaz”</strong></em> diyen kimsenin zincirleme yanlışlarıyla ülkeyi nasıl batırdığını konuşmuyor. Ve hala o parti ve o şahsın sözüm ona anlayışı toplumda sorgulanmıyor. Bunun sebebi, tekrar ediyorum, bizdeki zor düzelir bozulmadır.</p>
<h2><em><strong>Gündemden İki Ayna</strong></em></h2>
<p>Son günlerin çok konuşulan iki olayı, -eğer anlarsak- dediklerimi ve bizi bize apaçık gösterdi. Biri iki gencin şeriat tartışması, diğeri futbol. Başka bir konu zorlamazsa, şeriat tartışmasını bu yazıdaki bakışı zemin kabul ederek gelecek hafta yazacağım. Bizde kolay bozgunun sebebi din anlayışı olduğu için bu konu uzun konuşulmayı gerektiriyor. Bu tartışmanın açtığı kapıyı çok değerli bir fırsat olarak görüyorum. Kendisini dinle tarif edenlerin, büyük çoğunluğunun dinden ne anladığını anlamak için iyi bir başlangıç bu.</p>
<p>İkinci konu herkesin ilgilendiği bir mesele ve derdimizi anlamakta önümüzü açabilir. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Gürcistan’ı yeniyoruz. Dünyalar bizim oluyor, şampiyon olmuş havalarına giriyoruz. İkinci maçta Portekiz’e fena yeniliyoruz. Bu sefer tam bir bozgun havası. Suçlamadık kurum ve insan bırakmıyoruz. Takım kaptanımız Hakan Çalhanoğlu en çok doğranan oluyor. O da haliyle çok etkileniyor ve çıkıp açıklamalarda bulunuyor. Diğer oyuncular da bir güven kriziyle kendilerini savunma haline giriyorlar. Al sana en büyük yenilgi!</p>
<p>Oysa bu çocuklar daha maç ve maçlar oynayacaklar. Bu yazı Çarşamba sabahı yazıldı. Henüz oynanmamış üçüncü maç var. Yani her şey bitmiş değil. Üstelik ilk maçta aldığımız üç puan bile bize tur atlatabilir. Koca koca yazarlar, yorumcular bunları düşünmüyorlar. Dikkatinizi çekerim, eleştiri olmazsa olmazımızdır; yapılan o değil. Varsa yoksa bir hedefe ok sallamak. Bu hedef hayali bile olabilir. Yeter ki birilerine salla.</p>
<p>İnsanı ve hayatı bozan, gözü çöplükte insan tiplerine imkân verirseniz, gideceğiniz yer bellidir. Bu içi dışı bozuk insanların yönlendirdiği spordan ve hayattan kalıcı başarı beklenemez. Çünkü her durumda arayacağımız ahlâktır. Din çağrışımını kastetmiyorum, doğrudan doğruya ahlâktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/">Büyük Bozgun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</title>
		<link>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[miting]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38062&#038;preview=true&#038;preview_id=38062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanlışları bulup söylemek, basının görevidir. Bunda gariplik yok. İktidarın yanlışlarını söylemek de muhalefetin görevidir. Bu da doğru. Yanlış olan, ülke gündeminin bu konuşulmaya değmez sözlere kilitlenmesi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/">Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&#038;title=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/" data-a2a-title="Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır"></a></p><p>İktidar cephesinden unvanlı birileri çıkıp tutarsız bir laf ediyor. Mesela, “<em>Fransa’da müthiş enflasyon var, eskiden 150 Euro’ya dolan sepet şimdi 750 Euro’ya doluyor.</em>” gibi. %7 ile 7 katı karıştırmış galiba, sonra da 1050 Euro kulağına fazla gelip, biraz indirim yapmış. Adnan İslamoğulları’nın deyişiyle, “Ayağımız alışsın!” diye. Mesela ABD’deki %7 enflasyona “<em>hiper enflasyon</em>” demek gibi… (Sahi Biden’e insanlık icabı hiper enflasyon yaşadıklarını bildirsek. Farkında olmayabilir.)</p>
<p>Muhalefet de bunları yakalayıp her biri için en az iki gün patırtı yapıyor. Muhalif kanallara bakıyorum. Süreç şöyle: Önce saçma sapan beyan, söyleyenin görüntüsüyle veriliyor ve asabi bir sunucu bunun niçin yanlış olduğunu anlatıyor. Sonra bir daha, bir daha… “Eyice” anlayalım diye herhâlde, üç veya dört defa aynı söz ve görüntüler tekrarlanıyor. Sonra 4 ila 8 âkil adam saatlerce bu konuyu tartışıyor. O lafı eden “maksadımı aşan sözler” veya “demek istedim ki…” diye bir daha konuşursa daha da iyi; gösteri yeniden başlıyor. Gazetecilikte “haberi takip etmek” denilen iş, kendiliğinden ve kolayca gerçekleşiyor. Sonra tekrar 4-8 akıllı uzman.</p>
<h2><strong>Geri besleme</strong></h2>
<p>Bu hâliyle iktidar da muhalefet de çözüm üreten, fikir üreten odaklar değil. Bırakın çözüm üretmeyi, nitelikli soru bile soramıyorlar. Olsa olsa, kendi tribünlerinin amigoluğunu yapıyorlar. Ve amigolar tribünleri bağırtıyor, tribünler siyasileri bağırtıyor ve bu bir döngü hâlinde, ses, gittikçe yükselerek devam ediyor. Buna bilimde “olumlu geri besleme” veya “pozitif geri besleme” denir. “Olumlu” dendiğine bakmayın, bu mekanizmayla, iyi bir şey de kötü bir şey de beslenebilir.  Hani şahit olmuşsunuzdur, amatörlerin kurduğu bir ses sisteminde, mikrofonun aldığı ses hoparlörden çıkınca mikrofon onu tekrar alır, ses yükselip tekrar hoparlöre verilir ve sonunda herkese kulak tıkatan, anlamsız ve çok yüksek bir “iiiiii” sesine dönüşür.</p>
<p>Türkiye’nin, hele şu geçitte, aritmetik bilmeyen siyasilerden daha acil ve önemli işleri yok mu? Mesela bu insanlar nasıl bu kadar basit hatalar yapabiliyor, eğitimimiz niçin bu derece tekliyor… Üstelik hazırlanmış ve dahi prompterli konuşmalarda bile bu nasıl mümkün? Buradan başlayıp eğitim gibi, ilk ve orta öğretim gibi, hele hele üniversite gibi konuları konuşsak olmaz mı? Veya uzman olmayanların da kolayca anlayacakları düzeyde ekonomiden, dış siyasetten bahsetsek?</p>
<h2><strong>Evet mi? Eveeet! Hayır mı? Hayııır!</strong></h2>
<p>İktidar mensuplarının iler tutar tarafı olmayan beyanlarında da, muhalefetin onlara karşı kendi tribünlerini ayağa kaldırmaya yönelik amigoluğunda da iki cehalet birbirini güçlendiriyor. Bu da bir olumlu geri besleme midir ne? Biri tarafta, bu garip lafları söyleyenlerin cehaleti. Belki de o demeçleri yazıp siyasilerin eline verenlerin cehaleti. Eh… Beklenir. O yazarları da liyakate değil sadakate bakarak almışsınızdır, sonucuna katlanacaksınız. Diğer tarafta, dinleyicilerin, yani halkın cahil sayılması. “<em>Biz ne dersek diyelim, halk anlamaz, kabul eder. Ne kadar sert, ne kadar bombastik, ne kadar şiddetli söylersek o kadar hoşlanır.</em>” kabulü. Bu kabul muhalefette de var. Sonuçta ahali de kendisine biçilen roldeki gibi davranıyor. Ne de olsa burası bir fikir meydanı değil, bir arena, bir stadyum. Stadyumdayken her seyirci, kendi tribünündekilerin davrandığı gibi davranır. Ve tezahürat, yükselir de yükselir…</p>
<h2><strong>“Sovyet polisi kime hayvan denileceğini bilir”</strong></h2>
<p>Hatırlıyor musunuz, Sayın Cumhurbaşkanımız bir mitingde, dinleyicilere bir soru sormuş ve hep bir ağızdan ve yüksek sesle, “Eveeeet!” cevabını almıştı. Hâlbuki hatip, hayır denmesini bekliyordu. Meydanı uyardı, “Yanlış anladınız, hayır diyecektiniz.” ve meydan hep bir ağızdan bağırdı: “Hayıııır!”. Neye evet, neye hayır dediğimiz önemli değil. Neyin tartışıldığı hiç mi hiç önemli değil. Tribün ne bağırıyorsa odur. O kadar!</p>
<p>Hadi ben de eleştirdiğim davranışı yapayım. İnsan, ölmeden önce eleştirdiği hatayı en az bir kere, mutlaka yaparmış. Ben peşin ödeyeyim. Bakın <em>Geççek</em>’in bana hatırlattığı eski bir Demir Perde fıkrası var. Stalin, Moskova’da, caddede, kortejiyle ilerliyor. Halk kaldırımlara birikmiş, tezahürat yapmakta. Derken bir adam, yüksek sesle “Hayvan!” diyor. Ve söz ağzından çıktığı anda omzunda bir el! “<em>Yürü karşı devrimci!</em>” diyor. Adamcağız, “<em>Dur!</em>” diyor, “<em>Yanımdaki herif nasırıma bastı, ona hayvan dedim.</em>” KGB cevap veriyor, “<em>Sen onu külahıma anlat. Sovyet polisi, kime hayvan denileceğini bilir.</em>”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/">Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
