<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hanioglu arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/hanioglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/hanioglu/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Feb 2024 18:59:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>“Atatürk milliyetçiliği” Türkçülüktür</title>
		<link>https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Feb 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hanioglu]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46528&#038;preview=true&#038;preview_id=46528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlıcılık, İmparatorluk’un gayrimüslim ahalisini de kapsayan bir “seküler kozmopolitlik”, İslamcılık, “Müslüman kozmopolitlik”tir. Her ikisinin de siyasî birliği sağlamadığını olaylar gösteriyor. Olaylardan, yani tarihten daha gerçek bir delil, bir münakaşa yok. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/">“Atatürk milliyetçiliği” Türkçülüktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturk-milliyetciligi-turkculuktur%2F&amp;linkname=%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%20milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi%E2%80%9D%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCkt%C3%BCr" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturk-milliyetciligi-turkculuktur%2F&amp;linkname=%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%20milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi%E2%80%9D%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCkt%C3%BCr" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturk-milliyetciligi-turkculuktur%2F&amp;linkname=%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%20milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi%E2%80%9D%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCkt%C3%BCr" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturk-milliyetciligi-turkculuktur%2F&amp;linkname=%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%20milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi%E2%80%9D%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCkt%C3%BCr" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturk-milliyetciligi-turkculuktur%2F&#038;title=%E2%80%9CAtat%C3%BCrk%20milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi%E2%80%9D%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCkt%C3%BCr" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/" data-a2a-title="“Atatürk milliyetçiliği” Türkçülüktür"></a></p><p>Bu, <i>Atatürk &#8211; Entelektüel Biyografi</i> kitabının ilham ettiği üçüncü yazım. Şükrü Hanioğlu’nun bin küsur sayfalık eserinin…</p>
<p><span style="font-weight: 400;">1000 sayfa sonra şu sorunun cevabını istemek hakkımızdır: Atatürk, hangi dünya görüşüne sahipti? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hanioğlu, bu soruya hiç tereddüde yol açmayacak kadar açık bir cevap veriyor: Atatürk, “Türkçü ve bilimci” idi. Atatürk’ün yaşadığı dünya, tektonik vüsatta siyasi hareketlerin sahnesiydi, zamanıydı. Altı asırlık imparatorluğumuz çatırdıyordu; güçsüz ve çaresizdi. Üst üste mağlubiyetler, Rumeli’deki anayurdun kaybı, sonra millî mücadele, millî egemenlik, cumhuriyet. Dünya değişirken ve Mustafa Kemal Paşa dünyayı değiştirirken kendi dünya görüşü neydi? İmparatorluğun Selanik’inden Cumhuriyet’in Ankara’sına, Manastır askerî lisesinden ölümüne kadar Atatürk hep Türkçü ve bilimci. Hedefine kilitlenmiş bir güdümlü mermi gibi, içinden hep öyle. Fakat siyasi şartlar bazen minberde hutbe okumasını, bazen proleter dünyasına hitap etmesini gerektiriyor. Bu değişik görünümler için Taha Akyol’un </span><i><span style="font-weight: 400;">Ama Hangi Atatürk?</span></i><span style="font-weight: 400;"> kitabını okumalısınız. Hanioğlu da bu kaynaktan alıntılar yapıyor. </span></p>
<h2>Her şey değişir Türkçülük kalır</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Taha Akyol, Google’ın NGram’ına benzer bir analiz yapıyor. NGram kitaplarda, dokümanlarda bir kelime veya ibarenin 1800-2019 (şimdilik)  arasındaki kullanım sıklığını veriyor. Zaman aralığını ayarlayabiliyorsunuz. Maalesef henüz Türkçe yok. Taha Akyol, Google’ın bu eksiğini kendi emeğiyle gidermiş, </span><i><span style="font-weight: 400;">Ama Hangi Atatürk? </span></i><span style="font-weight: 400;">kitabında, Atatürk’ün kullandığı kelimelerin NGram’ını çıkarmış. Hanioğlu da oradan almış. 1920-1923 arasındaki dört yılda, Atatürk’ün konuşmalarında 792 dinî ifade buluyor. 1923- 1929 arasındaki 7 yılda bu sayı 362. Sovyetler’in millî mücadeleyi desteklediği yıllarda, 1920-1923 arasında, sosyalist tabirler (proleter, burjuva, kapitalist vs.) 151 iken 1923-1929 arasında sadece 8. Bu değişimler “</span><i><span style="font-weight: 400;">Ama Hangi Atatürk?</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sordurmaya yeterli sebep. Fakat değişmeyen bir çelik çekirdek var: Türkçülük. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hanioğlu, Atatürk’ün Türkçülüğünü Selanik’ten, aileden başlatıyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">Rumeli’de “evlâd-ı fatihân” olarak yeniden örgütlenen Yürüklerin en yoğun oldukları bölge “Selânik”tir. Kavram, kültürel Türkçülüğün zemin kazandığı asır sonu ortamında farklı biçimlerde işlevselleştirilmeye başlandığında bölgedeki Türkler ona daha sıkı biçimde sarılmışlardır.</span></i><span style="font-weight: 400;"> (Sayfa 42)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Bu eğilim, kendisini anne ve baba tarafından “evlâd-ı fatihân” olarak gören Mustafa Kemal’de de belirgin biçimde gözlemlenmektedir. Kendisi, yıllar sonra, “Doğuşumda bir ayrıcalık varsa Türk oluşumdan ibarettir.” vurgusunu yaparken, buna gönderme yapmıştır. Bunun ise onu, ileride göreceğimiz gibi, önce Türkçülük daha sonra da Türk milliyetçiliğine yönelttiği şüphesizdir. Kökenine verdiği önem, ileride okuduğu bir kitapta da ilgisini çekecek olan, kendilerini üstün gören Yürüklerin, Osmanlı yönetimlerince asimile edilemediği, millî karakterlerini koruduğu yorumunu benimseyerek, “Osmanlı-Türk” çatışması tezini geliştirmesine de yardımcı olacaktır.</span></i><span style="font-weight: 400;"> “(Sayfa 42)</span></p>
<h2>Tek yol millet devleti</h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Aynı dersler, </span></i><span style="font-weight: 400;">[Rumeli’nin kaybı] </span><i><span style="font-weight: 400;">Mustafa Kemal’in, Tanzimat’ın Osmanlılık ideolojisinin savunmuş olduğu türde “çok kültürlü,” “kozmopolit” toplum yaratma projelerinin antitezi niteliğinde, ‘türdeş’, tek kültürlü ve ‘Balkanlaşma’ya izin vermeyecek bir ulus-devlet tasavvuruna yönelmesinde önemli rol oynayacaktır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Geçmişe, seçilmiş olay ve kişiler üzerinden bakıldığında “kozmopolit” toplum, ayrılıkçı milliyetçiliğin arkasında faaliyet gösterdiği maske olarak gözükebilmiştir. Bu yaklaşım, kuracağı devletin türdeş vatandaş yaratma girişimlerinin düşünsel arka planını oluşturacaktır.” </span></i><span style="font-weight: 400;">(Sayfa 63)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Osmanlıcılık, İmparatorluk’un gayrimüslim ahalisini de kapsayan bir “seküler kozmopolitlik”, İslamcılık, “Müslüman kozmopolitlik”tir. Her ikisinin de siyasî birliği sağlamadığını olaylar gösteriyor. Olaylardan, yani tarihten daha gerçek bir delil, bir münakaşa yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yusuf Akçura’nın “Üç Tarzı Siyaset”indeki tespitlerin tıpkısı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O hâlde “Atatürk milliyetçiliği” ne demek oluyor? Hanioğlu, “Önce Türkçülük, sonra Türk milliyetçiliği.” derken 20. asrın başındaki Türkçülük denilen fikir, siyaset ve edebiyat akımını kastediyor. Türk milliyetçiliği de bunun tabii sonucu. 12 Eylülcülerin, “biz onlardan da ötekilerden de değiliz” felsefesi içinde icat ettikleri “Atatürk milliyetçiliği”, eğer Atatürk’ün milliyetçiliği ise bu, Türkçülükten ve Türk milliyetçiliğinden ibarettir. Bu açık gerçeği, günümüzde de “Atatürkçülük” nutku atan siyasilerin çoğu gizlemeye çalışır. Milliyetçilik kötü, Atatürk milliyetçiliği cicidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerçek şu: Atatürk’ün milliyetçiliği Türkçülüktür ve başka bir şey değildir. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/">“Atatürk milliyetçiliği” Türkçülüktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ataturk-milliyetciligi-turkculuktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi</title>
		<link>https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Deizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dindar nesil]]></category>
		<category><![CDATA[Hanioglu]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmetçilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46474&#038;preview=true&#038;preview_id=46474</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde de bir bakıma Siyasi Ümmetçiliğe tepki diye konumlandırabileceğimiz Deizm akımının, Deizmin siyasi Ümmetçi propagandanın en yoğun uygulandığı noktalarda baş göstermesi, aynı mekanizmaya işaret etmez mi? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/">Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi%2F&amp;linkname=Hi%C3%A7%20ibret%20al%C4%B1nsayd%C4%B1%20tekerr%C3%BCr%20m%C3%BC%20ederdi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi%2F&amp;linkname=Hi%C3%A7%20ibret%20al%C4%B1nsayd%C4%B1%20tekerr%C3%BCr%20m%C3%BC%20ederdi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi%2F&amp;linkname=Hi%C3%A7%20ibret%20al%C4%B1nsayd%C4%B1%20tekerr%C3%BCr%20m%C3%BC%20ederdi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi%2F&amp;linkname=Hi%C3%A7%20ibret%20al%C4%B1nsayd%C4%B1%20tekerr%C3%BCr%20m%C3%BC%20ederdi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi%2F&#038;title=Hi%C3%A7%20ibret%20al%C4%B1nsayd%C4%B1%20tekerr%C3%BCr%20m%C3%BC%20ederdi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/" data-a2a-title="Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi"></a></p><p><i>Atatürk’ün Entelektüel Biyografisi</i>’nde Şükrü Hanioğlu Hoca, bir çelişkiye dikkat çekiyor. Görünürdeki bir çelişkiye… Bir ideoloji, bir tavır, bir inanç, devlet eliyle insanların boğazından aşağı zorlandığında ters tepiyor. İnsanlar zorla kabul ettirilmek istenen o şeye yaklaşmak şöyle dursun, ondan uzaklaşıyor, başkaldırıyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">İlk bakışta bir çelişki gibi gözükmekle birlikte, Mustafa Kemal’in eğitimi sırasında Harbiye, kâğıt üzerinde rejim ideolojisi ve merkezinde ‘velini’met-i bî-minnetimiz’ sıfatıyla atıfta bulunulan sultana sadakatin yer aldığı yeni patrimonyalizmi telkine çalışan, buna karşılık, gerçek hayatta bunlara yönelik tepkileri artıran bir kurumdur.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">II. Abdülhamid rejimi, bireyleri yaşamları süresince koyduğu değerler çerçevesinde toplumsallaştırmak istemiş, ancak bu alanda sergilenen çabanın yoğunluğu ve tekrara dayanması, bilhassa eğitimli kesimde bıkkınlık yaratmış ve aşılanmaya çalışılan erdemlere yönelik tepkiler doğurmuştur. Mustafa Kemal’in imparatorlukta yayımlanan kimya kitaplarının başında bile sultana yönelik methiyeler bulunmasından yakınması, böylesi tavırların şekillenişinin çarpıcı örneklerinden biridir</span></i><span style="font-weight: 400;">.” (Sayfa 114)</span></p>
<h2>Önlem: Dindar nesiller</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Abdülhamit döneminde Harbiye ve Tıbbiye ülkenin iki gözbebeğidir. Hanioğlu’nun “patrimonyal” dediği sultana dayalı değerleri sistemini benimsemesi de en şiddetli arzu edilen yerler de bu iki kurumdur. Padişahçılık ve Osmanlıcılık propagandası en yoğun bu okullarda yapılır. Dolayısıyla en büyük reaksiyonların doğduğu yerler de buralardır… Hanioğlu Tıbbiye’nin maddeciliğe, Harbiye’nin Türkçülüğe meylettiğini yazıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saray tedbir düşünüyor ve çare olarak dindar nesiller yetiştirmeye karar veriyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">Sultanın, askerî eğitimde ‘talebenin ‘akâ’id-i diniyesini[n] tarsîn’ edilmesi </span></i><span style="font-weight: 400;">[sağlamlaştırılması]</span><i><span style="font-weight: 400;"> yolundaki iradeleri uygulamada netice vermemiştir. Mustafa Kemal’in kurmay eğitimine geçtiği dönemde bu alanda yeni bir adım atılarak Harbiye birinci ve ikinci sınıflar ders müfredatına ‘Akâ’id-i Diniye’ dersleri eklenmiştir.  Fakat, bu çabalar da daha dindar ve rejimin ‘İttihad-ı İslâm’ siyasetlerini benimseyen subaylar yaratılması yolunda yetersiz kalmıştır</span></i><span style="font-weight: 400;">.”</span></p>
<h2>Tepki etkiye eşit ve ters yöndedir</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Askerî darbe dönemlerinde ve özellikle 1980 darbecilerinin hâkimiyeti devam ederken bu defa aynı hata Atatürk’ü yüceltme şeklinde ortaya çıkmıştı. Her şeyi Atatürk vecizeleriyle açıklamaya ve çözmeye kalkılıyor, dayatma ve tekrara dayalı yoğun bir propaganda yürütülüyordu. Bu da aksi sonuç verip insanları Atatürk’ten uzaklaştırıyordu. Son yirmi yılda tam tersi meydana geldi; iktidarın Atatürk karşıtı olduğu algısı ve “Osmanlıcı”, “şeriatçı” söylemler, bu defa halkın Atatürk’e ve Cumhuriyet değerlerine sarılmasına yol açtı. Millî bayramlarda ve 10 Kasım’da Anıtkabir ziyaretçi sayılarında kırılan rekorların sebebi iktidarın bu tutumudur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde de bir bakıma Siyasi Ümmetçiliğe tepki diye konumlandırabileceğimiz Deizm akımının, Siyasi Ümmetçi propagandanın en yoğun uygulandığı noktalarda baş göstermesi, aynı mekanizmaya işaret etmez mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayasofya’nın eski sofu imamı Mehmet Boynukalın’a Ateizm Derneği başkanının 1 Mayıs 2021 tarihli teşekkürü anlamlı değil midir: &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">Ateizmin yaygınlaşmasında ve araştırılmasında gösterdiğiniz üstün gayret için dernek olarak size büyük bir teşekkür borçluyuz. Böyle devam etmenizi diliyoruz.</span></i><span style="font-weight: 400;">&#8221; </span></p>
<h2>Yasağın çekiciliği</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Akla ve hayata değil de slogan tekrarına ve baskıya dayanan propagandanın, zıt sonuç verdiği tek yer eski ve yeni Türkiye değil. Eski bir yazımda </span><span style="font-weight: 400;"> zamanlardan ve ülkelerden misaller vermiştim. Komünizm döneminde Polonya’da, Macaristan’da insanlar için resmî ideoloji, ilk-orta öğrenimde öğrenip unuttukları bir şeydi. Tamamı hükümet kontrolündeki radyo ve gazetelerde her gün tekrarlanan rejim propagandası, iz bırakmadan üzerlerinden kayıp gidiyordu. Kesinlikle ciddiye almıyorlardı. İtimat ettikleri dost çevrelerinde de o propagandanın yücelttiği kişi ve kavramlar alay konusuydu. O günlerde “Demirperde Fıkraları” vardı, komiktiler, hatta bu başlıkla yazar Aydın Bilgin’in bir kitabı da vardı. Baktım, hâlâ satışta. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İran İslam Cumhuriyeti’nde, Hıristiyan misyonerler bayağı başarılıydı ve İranlı taze Hıristiyanlar vaftiz olmak için otobüslerle Türkiye’ye geliyordu. Düşünün, hâkim propaganda baskısına bu başkaldırış ölüm tehdidi altında yapılıyordu, hâlâ yapılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bunlara bir de yasağın cazibesini ekleyin. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/">Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hic-ibret-alinsaydi-tekerrur-mu-ederdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
