<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasan kundakçı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/hasan-kundakci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/hasan-kundakci/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Jan 2023 17:07:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Türklüğe sıkılan ırkçı kurşunlar!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[100. yıl]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[egemenlik hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[gaspralı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[hasan kundakçı]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet sekban]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42335&#038;preview=true&#038;preview_id=42335</guid>

					<description><![CDATA[<p>1922’deki kararlarda ve sonraki anayasalarda açıkça ortaya konduğu şekliyle kimse kimseyi aldatmamış ve reddetmemiştir. Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ahaliye Türk denmiş ve tek bir ferdi dahi ayırt edilmemiştir. Bu Türk Milletinin en belirgin insanlık özelliği ve yüksek yaradılışıdır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/">Türklüğe sıkılan ırkçı kurşunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe%20s%C4%B1k%C4%B1lan%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20kur%C5%9Funlar%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe%20s%C4%B1k%C4%B1lan%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20kur%C5%9Funlar%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe%20s%C4%B1k%C4%B1lan%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20kur%C5%9Funlar%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe%20s%C4%B1k%C4%B1lan%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20kur%C5%9Funlar%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2%2F&#038;title=T%C3%BCrkl%C3%BC%C4%9Fe%20s%C4%B1k%C4%B1lan%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20kur%C5%9Funlar%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/" data-a2a-title="Türklüğe sıkılan ırkçı kurşunlar!"></a></p><p><strong><em>“Her neslin bir görevi var!”</em></strong> Bu söz Gaspıralı İsmail Bey’in. Devamında: <em>Herkes kendi görevini yapmalı </em>da demiş. Baba oğulun, dede torunun yapması gerekeni yapmamalı anlamında kullanmış.</p>
<p>O dönemin Türkleri görevlerini yaptılar. Çok büyük zorluklar içinde, ağır şartlarda fedakârlıklar yaparak devlet, millet ve vatan için çalıştılar. Siyasi şartlar tıpkı bugünkü gibiydi. İstibdat, baskı, hürriyetlerin kısıtlanması, emperyalizmin tezgâhları ve bunlara karşı koyamayan yönetim, toprak kayıpları… Bugün sadece isimler değişti.</p>
<p>Hızla bir seçime yaklaşırken Türk kimliği üzerindeki tartışmalar yine alevlendiriliyor. <strong>Etnik bölücülük görüntülü ırkçı saldırılar hız kesmiyor. </strong>21’inci yüzyılda yaşadıklarımızın siyasi sorumluluğunu taşıyanlardan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu, ateşe devamlı odun atanlardan. Özellikle, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık da yapan Davutoğlu daha büyük vebal taşıyor. Konuşmalarından anlaşıldığı kadarıyla, ikisinin de düşüncelerinde herhangi bir değişiklik yok. Hâlâ Türk kimliğinin değişmesi üzerinden konuşuyorlar. İlginç olanı da Millet İttifakı arasındaki anayasa değişikliği mutabakatına rağmen yapmaları.</p>
<p>Görevleri ve hedefleri milletin birliğini güçlendirmekken, devamlı zayıflatacak açıklamalar yapıyorlar. Bunu da güçlendirmek için diyorlar. Geçmişte yaptıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde bilerek ve isteyerek yaptıkları akla geliyor. Yoksa aynı suyla bu kadar çok abdest alınır mı?</p>
<p>Farz edelim ki bilerek yapmıyorlar. O hâlde siyasi gücün alabildiğince zayıfladığı dönemlerdeki olabilecekleri sosyolojinin gerçeği zannediyorlar demektir. Ki bu da hakikatlere gözlerini kapamak, kulaklarını tıkamaktır.</p>
<h2><strong>20. Yüzyıl nesli</strong></h2>
<p>20’nci yüzyılın başında siyasetin yükü çok ama çok büyüktü. Yükü taşıyanlar için Sina Akşin, <em>genel olarak özelliklerinin <strong>Türk, genç, eğitimli ve yönetici kesimden </strong></em><strong>olduklarını</strong> yazıyor. Önce kimlik meselesi çözdüler. Meşrutiyeti yeniden ilan ettirdiler. Galiçya’dan Trablusgarp’a, Kafkasya’dan Balkanlara kadar savaştılar. Vatan işgal edildi. Her yerde ayağa kalktılar. İşgale karşı durdular. Ve nihayet Büyük Millet Meclisi’ni açtılar.</p>
<p>Meclis’te aldıkları iki karar kimlik meselesi için tapu senedi gibiydi. Ama onlar bunu senet düzenlemek için değil doğal olan, hukukun gereği olan diye yapmışlardı.</p>
<p>İlki, 30 Ekim 1922 tarihli. 308 Numaralı Karar. <em>“Osmanlı İmparatorluğunun münkariz </em>[Sona ermiş]<em> olduğuna … yeni Türkiye Hükümetinin Osmanlı İmparatorluğu yerine kaim olup…”</em></p>
<p>İkinci Karar 1-2 Kasım 1922’de. Çok uzun bir metin değil. Girişindeki “…<em>Osmanlı İmparatorluğunun <strong>müessis </strong></em>[Kurucu]<strong><em> ve sahibi hakikisi olan Türk milleti </em></strong><em>Anadolu&#8217;da hem haricî düşmanlarına karşı kıyam etmiş<strong>…” </strong></em>cümleleri çarpıcı.</p>
<p>İkinci paragrafta zirveye tırmanış var: <em>“<strong>Türk milleti</strong> …Teşkilâtı Esasiye kanununu birinci maddesiyle hâkimiyeti … bizzat <strong>millete </strong>ve ikinci maddesiyle icraî </em>[Yürütme] <em>ve teşrîî </em>[Yasama]<em> kuvvetleri onun yedi kudretine vermiştir… harp ilânı, sulh akdi gibi bütün hukuku hükümraniyi </em>[Egemenlik]<em> milletin nefsinde cemeylemiştir.”</em></p>
<p>Üçüncü paragrafta zirveye bayrak dikilir: <em>“… eski Osmanlı İmparatorluğu tarihe intikal edip yerine yeni ve <strong>millî bir Türkiye Devleti</strong>, yine o zamandan beri <strong>Padişahlık</strong> merfu </em>[Kaldırılmış]<em> olup <strong>yerine Türkiye Büyük Millet Meclisi </strong>kaim olmuştur.”</em></p>
<p>Dünyaya da ilan edilir: <em>“…Türkiye halkı, hukuku hâkimiyet ve hükümranisinin mümessili hakikisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsiyeti mâneviyesinde <strong>gayrikabili terk ve tecezzi </strong></em><strong>[Bölünme] <em>ve ferağ </em>[Devretme, vazgeçme]<em> olmak üzere</em></strong><em> … misakı millî hudutları dahilinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinden başka şekli Hükümeti tanımaz.”</em></p>
<h2><strong>Kim bu çılgınlar?</strong></h2>
<p>İşgalcilerin arşivleri bütün bunları yapanları <strong>milliyetçiler diye yazan belgelerle dolu. </strong>Müdafaayı Hukuk ve Kuvayı Milliye diye bir araya geldiler. Büyük çoğunluğu 1 Kasım 1918’den sonra kapanan İttihat Terakki partililerdi. <strong>Partilerinden vazgeçtiler ama vatandan geçmediler</strong>. Geceyi gündüze ekleyip çalıştılar, çarpıştılar ve kazandılar… Kurdukları <strong><em>millî Türkiye Devleti’ni</em> dünya tanıdı. </strong></p>
<p>Başlarındaki Büyük Atatürk bu devleti bir cümleyle özetler: <strong><em>“Cumhuriyetin temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür”.</em></strong></p>
<h2><strong>Silah arkadaşlığı bir başkadır</strong></h2>
<p>Silah arkadaşlığının Türk kültürü içinde müstesna bir yeri vardır. Her ne kadar bugün yıpranmış, hatta bazıları tarafından yok sayılmış olsa bile öyledir. Hani bu yüzyılın başından beri yaşanan ve hâlen devam eden kumpas davalarının büyük zarar verdiği arkadaşlık.</p>
<p>Bu hukuku, 20’nci yüzyılda, Dr. Şükrü Mehmet Sekban da ortaya koyuyor. Sekban, çok ileri düzeyde Kürtçülük yapmış birisi. Bir dönem muhtariyet ve Kürtçenin resmî dil olmasını istemiş. Sonunda gerçeği görmüş ve <em>Kürt Sorunu (Azınlıkların Problemleri) </em>kitabını yazmış.</p>
<p>Şükrü Sekban: <em>“Hiç şüphe yok ki, silâh arkadaşlığı bu ittifakta baş rolü oynar.” </em>ve<em> “Hiçbir kuvvet, ‘kardeş çocukları’ olan bu iki halkın birleşmesini ve kaynaşmasını engelleyemeyecektir” </em>diyor.</p>
<p>Kardeşlerim diyerek sesleniyor: <em>“İşte, bu samimî düşüncelerin ışığı altında, bir art düşünceden uzak ve taraf tutmadan, kan kardeşlerim olan Türkiye Kürtlerini, şöhretli liderleri Mustafa Kemal&#8217;in pek mahirane bir şekilde çizdiği yola, davet ediyor ve maddî refah bulacakları bu yolu takiple görevlendiriyorum.”</em></p>
<p>Kanaatimce kardeş çocuklarında bile bir farklılık vardır. Hâlbuki özdeşleşmişiz. Yüreğimiz birlikte çarpar. Aynı olaylara güler, felaketlerde birlikte ağlarız.</p>
<p>Şükrü Sekban’ın istedikleri gerçekleşmiş de. Bu hüküm sosyolojik gerçeklerin sonucu. Duygusal değil.  Boğaziçi Üniversitesi ve Açık Toplum Vakfı’nın birlikte yaptırdığı, <strong><em>“Biz”lik, “Öteki”lik ve Ayrımcılık: Kamuoyundaki Algılar ve Eğilimler</em></strong> araştırmaları söylüyor. 2010 ve 2014’te aynı sorularla iki defa yapılmış. Sonuç %96 ve %94’e varan oranlarda Türkçe ve Türk kültürünü ortaya koyuyor. Homojen bir yapı söz konusu. Ama bugün üzerinde operasyon yapıldığı da bir gerçek.</p>
<h2><strong>Aldattılar diyenler aldatıyorlar</strong></h2>
<p>1922’deki kararlarda ve sonraki anayasalarda açıkça ortaya konduğu şekliyle kimse kimseyi aldatmamış ve reddetmemiştir. Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ahaliye Türk denmiş ve tek bir ferdi dahi ayırt edilmemiştir. Bu Türk Milletinin en belirgin insanlık özelliği ve yüksek yaradılışıdır.</p>
<p>Yurttaş olmak da çok önemlidir. Bireylerin eşitliği sihirli bir olgudur. Adalet de ancak bu şekilde sağlanabilir. Yasalarda hiç kimsenin bir diğerine üstünlüğü yoktur. Fakat -özellikle bugün- yöneticilerin yasalara uymama problemi vardır. Ve bu problem 21’inci yüzyılda Türk Milletinin sırtındaki tonlarca yük gibidir. Sanırsınız ki yerçekimi sadece Türkiye’de dört katına çıkmıştır.</p>
<p><strong><em>“Hâl böyle iken İstanbul&#8217;da düşmanlarla teşriki mesai etmiş olanların elan hukuku Hilâfet ve Saltanat ve hukuku Hanedandan bahseylemelerini görmekle müstağrakı </em>[Gark olmuş]<em> hayret bulunuyoruz.”</em></strong></p>
<p>308 Sayılı Karar’daki bu cümleler -kısmen de olsa- bugüne sesleniyor gibi. Türk Milleti eğer duruma el koymazsa durum yüz yıl öncekine benzemeye doğru ilerliyor. Babalarla dedeler yarınlarda çok üzülecekler.</p>
<hr />
<p>Türk Milletinin müstesna evlatlarından, millî kahraman Korgeneral Hasan Kundakçı&#8217;yı kaybettik. Merhuma Yüce Tanrı&#8217;dan rahmet, ailesine ve Türk Milletine baş sağlığı diliyorum.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/">Türklüğe sıkılan ırkçı kurşunlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkluge-sikilan-irkci-kursunlar-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vefat ve başsağlığı</title>
		<link>https://millidusunce.com/untitled-11/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/untitled-11/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[hasan kundakçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42318&#038;preview=true&#038;preview_id=42318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı, bugün öğle saatlerinde hayatını kaybetti.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/untitled-11/">Vefat ve başsağlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funtitled-11%2F&amp;linkname=Vefat%20ve%20ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funtitled-11%2F&amp;linkname=Vefat%20ve%20ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funtitled-11%2F&amp;linkname=Vefat%20ve%20ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funtitled-11%2F&amp;linkname=Vefat%20ve%20ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funtitled-11%2F&#038;title=Vefat%20ve%20ba%C5%9Fsa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/untitled-11/" data-a2a-title="Vefat ve başsağlığı"></a></p><p>Türkiye’de gayrinizami harp denince akla ilk gelen, PKK ile mücadelenin ve Kıbrıs davasının önemli komutanlarından Emekli Korgeneral Hasan Kundakçı, bugün öğle saatlerinde hayatını kaybetti. MDM olarak merhuma rahmet, sevenlerine ve yüce Türk Milletine baş sağlığı dileriz.</p>
<h2>Hasan Kundakçı kimdir?</h2>
<p>1955&#8217;te Kuleli Askerî Lisesinden, 1957&#8217;de Kara Harp Okulundan piyade asteğmen rütbesiyle mezun oldu. Piyade Okulundaki sınıf eğitimini 1959&#8217;da tamamlamayı müteakip 1961-1962 yıllarında, 12. Kore Bölüğü&#8217;nde takım komutanlığı, 1965-1967 yıllarında Ağrı ve Tendürek Dağları&#8217;nda sınır bölük komutan­lığı yaptı. 1979-1980 yıllarında Kıbrıs&#8217;ta 230. Piyade Alayı komu­tanlığı yaptı. 1984&#8217;te tuğgeneralliğe yükseldi.</p>
<p>İki yıl 70. Mekanize Piyade Tugayı komutanlığı ve Siirt&#8217;te Sıkıyönetim komutan yardımcılığı görevini yürüttü. 1986 yılında Özel Harp Dairesi başkanlığına atandı. 1970’li yıllarda Atina&#8217;da askeri ataşe olarak görev yaptı. 1994-95 yıllarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Kuzey Irak üzerinde çok etkili bir askerdi.</p>
<p>1993-95 yılları arasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Bölge Komutanı olarak görev yapmıştır. 20 Mart 1995 tarihli PKK’ya ağır darbe vuran Cudi Dağı Operasyonu&#8217;nu yönetti. Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptığı sırada 14 Ağustos 1996 günü Rum gösterici Solomos Solomou’nun bayrak direğine tırmanırken vurulup öldürülmesiyle Kıbrıs Rum Kesimi’nin başvurusu üzerine Interpol tarafından hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 1996&#8217;da görev süresi 1 yıl uzatıldı ve 1997 yılında emekli oldu.</p>
<p>22 Ekim 1993 günü Diyarbakır&#8217;ın Lice ilçesinde militanlar ile güvenlik güçleri arasında başlayan çatışmada Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, başına isabet eden bir kurşunla vurulmuş<sup id="cite_ref-1" class="reference"></sup>, Jandarma Asayiş Komutanı Korgeneral Hasan Kundakçı ve yardımcısı Tümgeneral İlker Başbuğ’u taşıyan helikopter yoğun kanas ateşi altında Diyarbakır’ın Lice ilçesi üzerine gelip alçalmaya başlamış ve 55 yaralı ve hasta askerin bulunduğu iddia edilen okulun bahçesine inmiştir.</p>
<p>Telsizle haberleştiği iddia edilen PKK’lıların, &#8220;<i>Hasta, sakat fark etmez, 55 asker iyi skandal olur</i>&#8221; dediği iddia edildi. Korgeneral Kundakçı askerlerin motive olabilmesi için <i>Arkadaşlar teröristler sizi gözlerine kestirmiş, biraz sonra saldıracaklarmış. Yataklarınızda basılarak öleceğinize, mevzide çarpışarak ölünüz. Sizin için zor olduğunu biliyorum ama, hemen kalkın, aşağıda toplanın</i> demiştir. 55 yaralı asker 2 general ve yaverleri ile 2 pilot toplam 61 asker çatışmaya başlamışlar, ilçenin doğusunda 20-25 kilometre mesafede militanlarla çatışma halindeki Askeri kışladaki birlikler gelene kadar (14 saat sonra) <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Kundak%C3%A7%C4%B1" target="_blank" rel="noopener">çatışma bitmiştir.</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/untitled-11/">Vefat ve başsağlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/untitled-11/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
