<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hunlar arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/hunlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/hunlar/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Nov 2025 16:57:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Bir İmparatorluk Başşehri</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 17:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap evler]]></category>
		<category><![CDATA[Arpad]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[budapeste]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Hunlar]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanlar Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Macarlar]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Neo Gotik]]></category>
		<category><![CDATA[şehir planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[taş binalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Turul]]></category>
		<category><![CDATA[yabancılaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Budapeşte bir vakitler imparatorluk başkenti olduğunu hâlâ hissettiren bir şehir. Mimarisiyle… Her iki yakada da şehir merkezinde on dokuzuncu yüzyılın ve yirminci yüzyılın ilk yıllarının üslubunda yapılmış binalar şehrin manzarasına hâkim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/">Bir İmparatorluk Başşehri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&#038;title=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/" data-a2a-title="Bir İmparatorluk Başşehri"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Macar destanlarından birinde… Attila’nın soyundan Ügyek’in karısı Emese bir gece rüya görür. Yanına bir Turul kuşu gelir, bedeninden berrak bir dere akmaya başlar, batıya doğru aktıkça gür bir ırmağa dönüşür. Emese Turul tarafından hamile bırakılmıştır ve büyük hükümdarların soyu ondan doğacaktır. Rüyayı gördükten sonra Emese, Macaristan’ın kurucusu sayılan Arpad’ın babası Almos’u doğurur. Destanın bir başka versiyonuna göre Emese rüyayı gördüğünde zaten hamiledir ve Turul kendisinden doğacak neslin zaferlerini müjdelemek için kadının rüyasına girmiştir.</p>
<p>Bu destan, Macarların Hunlarla akrabalığına da delildir. Attila’nın da atası kabul edilen Turul kuşu hem Hunların hem Macarların kutsal varlıklarından biridir.</p>
<p>İngilizcede Macaristan’a “Hungary” deniyor. Yani? İngilizce sözlükteki karşılığı şöyle verilmiş: Lands of Huns. Hunların memleketi.</p>
<p>Düşünüyorum…. Bir sene önce, yine eylül ayında dünyanın öteki tarafında Türkistan coğrafyasındaydım. “Göktürk Devleti’nin toprakları…” demiştim. Şimdi de bir başka Türk coğrafyasındayım, dünyanın beri tarafında! Hayır, 145 yıllık Osmanlı dönemini kastetmiyorum, daha öncesi, çok öncesi… Avrupa’nın ortasında Hun diyarı burası.</p>
<p>Budapeşte’nin Peşte yakasında şehrin görmeye değer yerlerinden biri Kahramanlar Meydanı’dır. Çevre düzenlemesiyle, gölü, parkı, ağaçları, binalarıyla, heykelleriyle muazzam bir meydan. İki müze, Güzel Sanatlar Müzesi ve Sanat Sarayı burada.</p>
<div id="attachment_51766" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51766" class="wp-image-51766" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-225x300.jpeg" alt="Kahramanlar Meydanı, Korint Sütunu" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51766" class="wp-caption-text">Kahramanlar Meydanı, Korint Sütunu</p></div>
<p>Heykeller grubunun en önünde at üzerinde heybetli, azametli biri. Kimdir bu? Kaidesinde okuyoruz: Arpad. İşte, destanda adı geçen Macar Devleti’nin kurucusu kabul edilen Arpad. İsminin kökenini öğrenince şaşırmadım desem yalan olur: Arpa. Türkçedeki bildiğimiz “arpa”, Macarcada aynı anlamıyla yaşıyor. Arpad, Macar kabilelerini Asya bozkırlarından Karpatlar havzasına indiren bey. Dokuzuncu yüzyıl. Arpad’ın arkasında yedi kabile reisinin heykelleri ki Arpad’la beraber gelenler bunlar. Arpad, on dördüncü yüzyılın başına kadar Macaristan’ı yöneten hanedanın kurucusu, onlara “büyük prensler” deniyor. Bu ilk gelenler şaman inancında, Arpad’ın torunun torunu olan Birinci Stephan, Hristiyanlığı kabul edip ilk Macar kralı olarak taç giyiyor.</p>
<div id="attachment_51764" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51764" class="wp-image-51764" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-702x1024.jpeg" alt="Arpad" width="400" height="583" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-702x1024.jpeg 702w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-206x300.jpeg 206w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49.jpeg 762w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51764" class="wp-caption-text">Arpad</p></div>
<p>Kahramanlar Meydanı’nın ortasında yükselen 36 metrelik Korint Sütunu resimlerinden tanıdığımdan farklı göründü gözüme. Sonra çektiğimiz fotoğraflara baktım, bir eksiklik var! Meğer tepesindeki 5 metrelik Cebrail heykeli restorasyonda imiş.</p>
<p>Kahramanlar meydanı, meşhur Andrassy Caddesi’ne açılıyor. Geniş, dümdüz, upuzun bir bulvar… On dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde yapılan, taşın oya gibi işlendiği süslemeleriyle göz kamaştıran ihtişamlı binalar, apartmanlar,  malikâneler, ağaçlar, lüks butikler, heykeller…</p>
<p>Ve Tuna’nın kıyısına uzanmış başka bir meşhur eser, Parlamento Binası. Budapeşte’ye geldiğimiz ilk günün akşamında, Tuna’daki gemi gezisinde bir ışık deryası olarak seyretmiştik, şimdi gündüz gözüyle görüyoruz. Buda yakasından bakıldığında da ilk göze çarpan muazzam bir binadır bu. 1902’de açılmış, Neo Gotik üslupta olduğunu öğreniyoruz.</p>
<div id="attachment_51772" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51772" class="wp-image-51772" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-225x300.jpeg" alt="Buda yakasından Parlamento Bİnası" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51772" class="wp-caption-text">Buda yakasından Parlamento Bİnası</p></div>
<p>Bir namlı cadde de Vaci Caddesi. Yeme- içme, alışveriş… Caddenin açıldığı meydanda Budapeşte’nin en büyük kapalı pazar yeri var. Büyük Pazar Yeri yahut Merkez Pazar Yeri diyebiliriz. 1897 yılında açılmış, iki katlı devâsa bina. Sebze, meyve, et ve süt ürünleri, unlu mamuller, kuru gıda, hediyelik eşyalar, el işleri ve tabii ki <em>paprika</em>! Yani Macaristan’ın meşhur kırmızı biberi. Pazar yeri deyip geçmeyin, bu bina da Neo Gotik!!</p>
<div id="attachment_51770" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51770" class="wp-image-51770" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-225x300.jpeg" alt="Vaci Caddesi" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51770" class="wp-caption-text">Vaci Caddesi</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_51768" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51768" class="wp-image-51768" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-300x199.jpeg" alt="Büyük Pazar Yeri" width="400" height="266" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-300x199.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-768x510.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07.jpeg 800w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51768" class="wp-caption-text">Büyük Pazar Yeri</p></div>
<p>Budapeşte bir vakitler imparatorluk başkenti olduğunu hâlâ hissettiren bir şehir. Mimarisiyle… Her iki yakada da şehir merkezinde on dokuzuncu yüzyılın ve yirminci yüzyılın ilk yıllarının üslubunda yapılmış binalar şehrin manzarasına hâkim. Belki yüzde doksan nisbetinde. Buda yakasındaki saraylar, kaleler, kiliseler, manastırlar sivri çatıları, kuleleri ile zaten Gotik Ortaçağı hatırlatıyor; fakat asıl dikkat çekici olan, bunların dışındaki sivil binalar. Apartmanlar… Mimariden anlayanlar eklektik, neoklasik, neobarok diyorlar. Bu mimari üslupları birbirinden ayırabilecek kadar bu sahada bilgili değilim. Fakat çok geniş kaldırımlı, çok geniş ve dümdüz uzanan, bol ağaçlı caddelerin iki yanında dış cepheleri dantel gibi işlenmiş muazzam taş binaların her birinin bir sanat eseri olduğunu görüyorum. Hepsi korunmuş, hepsi bakımlı. Yıkılıp yerlerine betonarme, çelik konstrüksiyon gökdelenler dikilmemiş. İster istemez İstanbul’u düşünüyorum. Yeni kurulan semtlerimizi bir yana bırakın, sur içi İstanbul’da, tarihî yarımadada camileri, türbeleri, çeşmeleri, müzeleri, bazı okulları saymazsak sivil mimaride imparatorluk geçmişimizi aksettiren kaç bina gösterebiliriz? Neoklasik, eklektik filan? Fatih ilçesini düşünün! Hiç bir estetiği olmayan, plansız, üslupsuz, zevksiz apartmanlar… Alt yapısı yetersiz, kaldırımı dar, sokağı eğri mahalleler…  Biz İstanbul’u toptan yenilemişiz! Ve kötü yenilemişiz! Neden diye düşünürken… Çünkü biz taş binalarda değil, ahşap evlerde oturduk, üslup sahibi taş apartmanlarımız birkaç semttedir ve pek azdır. Taşa geçmekte geç kaldık ve ahşap binalar da İstanbul’un yangınlarında yandı, kül oldu! Kendisi yanmayanları da yaktık, ortadan kaldırdık. Gelsin betonarmeler… Daha otuz-kırk yıllık çok yeni semtlerde de “İstanbul üslubu” olabilecek bir “mimarî karakter” gözetilmedi, iyi bir şehir planlaması yapılmadı. Ne yayalara doğru dürüst kaldırım, ne araçlara park yeri, ne bisiklet yolu, ne ağaçlara bir avuç toprak… İstanbul’u hatırladıkça Budapeşte’nin taşı oya gibi işlemiş beş-altı katlı binalarını, binaları gölgeleyen ağaçları, geniş kaldırımları kıskandım.</p>
<p>Sonra Tuna’yı düşündüm. Boğaziçi’ni düşündüm. Evliya Çelebi, Türkler’in Budin’i çok sevdiklerini yazar. Tuna’yı Boğaziçi’ne benzettikleri için mi acaba? Budapeşte’yi ben de sevdim.</p>
<p>Yalnız, Peşte yakasında şehir merkezinin çok temiz olduğunu söyleyemeyeceğim. Buda yakasına bir sözüm yok! Ama Peşte’de kaldırım kenarlarında, metro girişlerinde, çıkışlarında, merdivenlerde bol miktarda izmarit ve atılmış çöpler görerek yabancılık çekmedik!! Duvar diplerinden akıp gelmiş, kurumuş, “mahiyeti meçhul” amonyak kokulu lekeler… Ayrıca evsizler de hiç az değil!</p>
<p>Bugüne kadar gittiğimiz, gezdiğimiz hiç bir şehirde, hatta cürüm olayları ile namlı New York’ta bile başımıza gelmeyen bir durumla karşılaştık Budapeşte’de. Metrodan çıkmış, İstanbul’daki Park Otel’e benzettiğim, 1918’de Birinci Dünya Savaşı bozgunundan sonra Macar Millî Kongresi’ne karargâhlık etmiş, tarihî bir bina olan, şehrin en merkezî ve turistik yerlerinden birindeki otelimizin kapısından girmek üzereydik. Önümüze bir kız, bir erkek, uzun boylu iki genç dikiliverdi. Kız yarım yamalak İngilizce ile “para…” dedi, “yemek parası…” Eşim hemen elini cebine attı, 500 Forint çıktı, kıza uzattı, kız parayı aldı. Ben de otelin kapısına doğru yürüdüm. Yürümüştüm ki…. Arkada bir patırtı! Genç adam upuzun kolları, iri elleri ile eşimin üzerine yürümüş bağırıyor: “Bu yetmez. Bu yetmez!” Öyle ya, biz onlara yetecek kadar yemek parası tedarik etmekle mükellefiz! Zaten bizim 500 Forint ile ne alınır, ne satılır, ne kadar değeri olan bir miktardır, bilme imkânımız yok. Ülkeye yeni gelmişiz. Eşim de tabii “Al, daha fazlasını vereyim” diyecek değil ya! “Ne diyorsun sen, ne demek yetmez, ben mecbur muyum seni beslemeye?” diye diklenince… Bereket versin kız araya girip adamı -belli ki erkek arkadaşı idi- kolları ile tutarak, bir şeyler söyleyerek sakinleştirdi. Gittiler. Anlaşılan uyuşturucu müptelası bir çift. Biz hayli şaşırmış ve sarsılmış olarak otelin kapısından girdik, Budapeşte Polis Merkezi’ne düşmediğimize şükrederek lobideki sebilden birer bardak portakallı su içtik.</p>
<p>Köpüğünün üzerine 24 ayar altın yapraklar serpilmiş bir fincan <em>cappucino</em>’nun… Bildiğimiz sebzeli kuşbaşı et yemeği, bir kâse <em>gulaş</em> çorbasının 15 Avro olduğu şık lokantanın hemen önündeki metro istasyonunun merdivenlerinde en alt basamağa çökmüş, önünde para kutusu, sırtında eprimiş kırçıl hırka, çenesinin üstünde bir et beni, her defasında göz göze geldiğim o yaşlı kadına sormak isterdim: “Dünyanın çivisi çıkmış diyorlar, ne dersin?”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/">Bir İmparatorluk Başşehri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Hunları da Köktürk Harfleri kullanmıştı</title>
		<link>https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[Hun Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Köktürk]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42135&#038;preview=true&#038;preview_id=42135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konunun uzmanları Hunların 395 seferini ve bu seferin Kursık ve Basık adlı komutanlarını çok iyi bilirler. Bizans kaynaklarındaki Türkçe kelimelerin en büyük uzmanı olan Macar bilgini Moravcsik de Hunların 395 seferiyle ilgili kaynakları vermiştir.  </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/">Avrupa Hunları da Köktürk Harfleri kullanmıştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Favrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti%2F&amp;linkname=Avrupa%20Hunlar%C4%B1%20da%20K%C3%B6kt%C3%BCrk%20Harfleri%20kullanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Favrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti%2F&amp;linkname=Avrupa%20Hunlar%C4%B1%20da%20K%C3%B6kt%C3%BCrk%20Harfleri%20kullanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Favrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti%2F&amp;linkname=Avrupa%20Hunlar%C4%B1%20da%20K%C3%B6kt%C3%BCrk%20Harfleri%20kullanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Favrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti%2F&amp;linkname=Avrupa%20Hunlar%C4%B1%20da%20K%C3%B6kt%C3%BCrk%20Harfleri%20kullanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Favrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti%2F&#038;title=Avrupa%20Hunlar%C4%B1%20da%20K%C3%B6kt%C3%BCrk%20Harfleri%20kullanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/" data-a2a-title="Avrupa Hunları da Köktürk Harfleri kullanmıştı"></a></p><p><b>Hollanda’da yaşayan kitabe uzmanı bir Türk var: Mehmet Tütüncü. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlarda bulunan Arap harfli Türkçe ve Arapça pek çok kitabeyi yayımladı. Tütüncü bir de ilmî dergi çıkarıyor: </b><b><i>International Journal of Turkology</i></b><b>. İşte bu derginin 14. sayısında (Eylül 2021) çok önemli bir makale çıktı: “Suriye’de Bulunan Sura Oyma Yazıtı”.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Makalenin yazarı Cengiz Saltaoğlu yazıt hakkında şu bilgileri veriyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sura yazıtı, Rakka şehrinin 22 kilometre batısındaki Sura antik kentinde, bir bina kalıntısı içinde bulunmuştur. M.S. 1.-8. yüzyıllar arasına tarihlenen kalıntıdaki bir sütun üzerinde runik harflerle yazılmış, 22 işaretten oluşan, bir satırlık metin vardır. </span><i><span style="font-weight: 400;">Semitica et Classica</span></i><span style="font-weight: 400;"> dergisinin 9. cildinde Ali Othman ve Maria Gorea tarafından yayımlanan bir makale ile yazıt, resimleri ve çizimleriyle birlikte bilim dünyasına tanıtılmıştır. Yazıtı eski Anadolu yazılarıyla karşılaştıran ve Runik yazı uzmanlarına da danışan yazarlar, sütun üzerindeki yazının Orhun ve Yenisey yazıtlarına benzediği sonucuna varmışlardır. Köktürk harfli yazıtların önemli uzmanlarından biri olan İgor Kızlasov da 2018’de bir makale yayımlamış, yazının runik harflerle yazılmış Türkçe bir metin olduğunu kabul etmiş fakat yazıtın, 8. yüzyılda “Güney Sibirya’daki Sayan-Altay dağlarından” Orta Fırat bölgesine gelen Manici bir hacı adayına ait olabileceğini ileri</span> <span style="font-weight: 400;">sürmüştür.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bilgileri verdikten sonra Saltaoğlu yazıttaki metni Türkçe olarak şöyle okur ve anlamlandırır:</span></p>
<p><b><i>(ı)g kenç : ap(a) kurçik : sal arangı : ẻẻnç ug(a)</i></b><b> “Ah genç Apa Kurçik, bırak kendini tabuttaki huzurlu uykuya / dinlen tabuttaki huzurlu uykuda!” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okuyuşun bir iki noktasında farklı düşünsem de genel olarak Saltaoğlu’nun metni Türkçe okuyuşu doğrudur. Yazıttaki en önemli nokta, </span><b>Kurçik</b><span style="font-weight: 400;"> kişi adıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saltaoğlu Kurçik kelimesini, “395-396 arasında Kafkaslar yoluyla Doğu Anadolu üzerinden ilerleyip bütün Suriye’nin de ele geçirildiği, yaklaşık iki yıl süreli Hun akınları ve işgaline önderlik eden Hun komutanlarından biri” olan Koursich ile aynı kabul etmiştir.</span></p>
<p><b>Konunun uzmanları Hunların 395 seferini ve bu seferin Kursık ve Basık adlı komutanlarını çok iyi bilirler.</b><span style="font-weight: 400;"> Bizans kaynaklarındaki Türkçe kelimelerin en büyük uzmanı olan Macar bilgini Moravcsik de Hunların 395 seferiyle ilgili kaynakları vermiştir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben de yazıtı, Cengiz Saltaoğlu’nun okuyuşundan bir iki küçük farkla şöyle okudum ve anlamlandırdım:</span></p>
<p><b><i>(i)g kenç : Ap(a) Kurçik! : Sal arangı : enç ug!</i></b><b> “Ah genç Apa Kurçik! Sal lahitteki huzurlu uykuyu!”</b></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Sal-</span></i><span style="font-weight: 400;"> fiili çok anlamı olan bir kelimedir. Eski Türkçede “koymak, götürmek” gibi anlamları da vardır. Burada “lahitteki huzurlu uykuyu götürmek” yani “huzur içinde uyumak” söz konusudur. Bugün de ölülerin ardından “huzur içinde uyu, huzur içinde yat” diyoruz.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sura yazıtı birkaç bakımdan önemlidir.</span></p>
<ol>
<li><b>Küçük de olsa Avrupa Hunlarından kalma tek metindir ve bu metin Avrupa Hunlarının Türk olduğunu, Türkçe konuştuğunu gösterir.</b></li>
<li><b> Avrupa Hunlarının oyma (runik) yazıyı kullandıklarını ve bu yazıyla Türkçe yazdıklarını gösterir. </b></li>
<li><b> M.Ö. 4. yüzyıldaki Sakalardan kalma Altın Elbiseli Adam yazıtı ile M.S. 7. yüzyıldaki Türk Kağanlığı ve aynı yüzyıldaki Tuna Bulgar Hanlığından kalan oyma yazılı metinler arasındaki 1.100 yıllık boşluğu kısmen dolduran önemli bir halkadır.  </b></li>
</ol>
<p><a href="https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/">Avrupa Hunları da Köktürk Harfleri kullanmıştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/avrupa-hunlari-da-kokturk-harfleri-kullanmisti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Konuralp Ercilasun Türk Kahvesi&#8217;ne Konuk Oluyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2022 17:41:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[Hunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Millî Düşünce Merkezi'nin kıymetli yazarlarından Prof. Dr. Konuralp Ercilasun, TVNET'te Ayşe Böhürler'in sunduğu Türk Kahvesi adlı programa katılacak.<br />
16 Ekim Pazar günü saat 11.10'da TVNET'e davetlisiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/">Prof. Dr. Konuralp Ercilasun Türk Kahvesi&#8217;ne Konuk Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fprof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor%2F&amp;linkname=Prof.%20Dr.%20Konuralp%20Ercilasun%20T%C3%BCrk%20Kahvesi%E2%80%99ne%20Konuk%20Oluyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fprof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor%2F&amp;linkname=Prof.%20Dr.%20Konuralp%20Ercilasun%20T%C3%BCrk%20Kahvesi%E2%80%99ne%20Konuk%20Oluyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fprof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor%2F&amp;linkname=Prof.%20Dr.%20Konuralp%20Ercilasun%20T%C3%BCrk%20Kahvesi%E2%80%99ne%20Konuk%20Oluyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fprof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor%2F&amp;linkname=Prof.%20Dr.%20Konuralp%20Ercilasun%20T%C3%BCrk%20Kahvesi%E2%80%99ne%20Konuk%20Oluyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fprof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor%2F&#038;title=Prof.%20Dr.%20Konuralp%20Ercilasun%20T%C3%BCrk%20Kahvesi%E2%80%99ne%20Konuk%20Oluyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/" data-a2a-title="Prof. Dr. Konuralp Ercilasun Türk Kahvesi’ne Konuk Oluyor"></a></p><p>Millî Düşünce Merkezi&#8217;nin kıymetli yazarlarından Prof. Dr. Konuralp Ercilasun, TVNET&#8217;te Ayşe Böhürler&#8217;in sunduğu Türk Kahvesi adlı programa katılacak.</p>
<p>Canlı olarak yayımlanacak programda, Türk tarihinin çağları arasında yolculuk yapılacak ve günümüz Çin&#8217;i Türk gözüyle anlamaya çalışılacak.</p>
<p>Aynı zamanda küresel hegemonya çekişmelerinin de masaya yatırılacağı program 16 Ekim Pazar günü ekrana gelecek.</p>
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('video');</script><![endif]-->
<video class="wp-video-shortcode" id="video-40998-1" width="640" height="360" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/10/Turkiyeye-deger-katan-isimleri-TurkKahvesinde-agirliyoruz.-Konuklarimizin-hem-kendi-hikayesini-hem-de-ulkenin-hikayesini-konusuyoruz.-Bu.mp4?_=1" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/10/Turkiyeye-deger-katan-isimleri-TurkKahvesinde-agirliyoruz.-Konuklarimizin-hem-kendi-hikayesini-hem-de-ulkenin-hikayesini-konusuyoruz.-Bu.mp4">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/10/Turkiyeye-deger-katan-isimleri-TurkKahvesinde-agirliyoruz.-Konuklarimizin-hem-kendi-hikayesini-hem-de-ulkenin-hikayesini-konusuyoruz.-Bu.mp4</a></video></div>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/">Prof. Dr. Konuralp Ercilasun Türk Kahvesi&#8217;ne Konuk Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/prof-dr-konuralp-ercilasun-turk-kahvesine-konuk-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/10/Turkiyeye-deger-katan-isimleri-TurkKahvesinde-agirliyoruz.-Konuklarimizin-hem-kendi-hikayesini-hem-de-ulkenin-hikayesini-konusuyoruz.-Bu.mp4" length="908843" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>Antik kaynaklarda Türk</title>
		<link>https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jul 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Hunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39823&#038;preview=true&#038;preview_id=39823</guid>

					<description><![CDATA[<p>M.Ö. 5. yüzyılda Herodot’ta, miladın birinci yüzyılında Mela ve Plinius’ta geçen kelimelerdeki +ae ekini çıkardığımız zaman Türk sözüyle neredeyse aynı olan Turk / Tirk kelimesi açıkça ortaya çıkar. Bu da Türk sözünün M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzandığını gösterir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/">Antik kaynaklarda Türk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fantik-kaynaklarda-turk%2F&amp;linkname=Antik%20kaynaklarda%20T%C3%BCrk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fantik-kaynaklarda-turk%2F&amp;linkname=Antik%20kaynaklarda%20T%C3%BCrk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fantik-kaynaklarda-turk%2F&amp;linkname=Antik%20kaynaklarda%20T%C3%BCrk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fantik-kaynaklarda-turk%2F&amp;linkname=Antik%20kaynaklarda%20T%C3%BCrk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fantik-kaynaklarda-turk%2F&#038;title=Antik%20kaynaklarda%20T%C3%BCrk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/" data-a2a-title="Antik kaynaklarda Türk"></a></p><p><b>Türk adının geçtiği en eski kaynak Herodot Tarihi’dir. M.Ö. 430 yılında Klasik Yunan diliyle yazılmış olan Herodot Tarihi’nde Azak denizinin kuzeyi şöyle anlatılır:</b></p>
<p><b>“Budinlerin kuzeyi ence yedi günlük çöldür; bu çölü aşıp az doğuya kayınca</b><b><i> Thyssagetae </i></b><b>yurdudur, kalabalık ve ayrı soydan bir ulustur, avcılıkla geçinirler. Bunların sınırında aynı bölgede </b><b><i>Iyrcae</i></b><b> denilen kimseler otururlar.” </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son cümlede </span><i><span style="font-weight: 400;">Iyrcae </span></i><span style="font-weight: 400;">biçiminde geçen kelime aslında </span><i><span style="font-weight: 400;">Tyrcae</span></i><span style="font-weight: 400;">’dir. Böyle olduğu, M.S. 1. yüzyılda aynı coğrafyayı anlatan Pomponius Mela’da kelimenin </span><i><span style="font-weight: 400;">Turcae</span></i><span style="font-weight: 400;">, Yaşlı Plinius’ta </span><i><span style="font-weight: 400;">Tyrcae</span></i><span style="font-weight: 400;"> olarak geçmesinden bellidir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Romalı coğrafyacı Mela, </span><b><i>De situ orbis</i></b><span style="font-weight: 400;"> (Dünyanın Durumu Hakkında) adlı Latince eserini M.S. 43 tarihinde yazmıştır. Yaşlı Plinius (Gaius Plinius Secundus) da </span><b><i>Naturalis Historia</i></b><span style="font-weight: 400;"> (Tabiat Tarihi) adlı Latince ansiklopedik eserini M.S. 77 civarında yazmıştır. Her ikisi de Azak denizinin kuzeyi için aynı sıralamayı verir: Tisagetler, Turcae / Tyrcae. Herodot’ta da sıralama aynıdır; sıkıntı son kelimenin ilk harfindedir. Macar Türkolog Géza Kuun, Herodot’taki ilk harfin imla hatası sonucu </span><i><span style="font-weight: 400;">I</span></i><span style="font-weight: 400;"> yazıldığını düşünür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Osman Karatay da </span><b><i>Türklerin Kökeni</i></b><span style="font-weight: 400;"> adlı eserinde, Herotodot’taki</span><i><span style="font-weight: 400;"> Ί</span></i><span style="font-weight: 400;">’nın iki antik yazarda T yazılmasına dayanarak hatanın, Herodot’un istinsahlarında </span><i><span style="font-weight: 400;">T</span></i><span style="font-weight: 400;">’nin kanatlarından birindeki siliklikten kaynaklanabileceğini düşünür (s. 164).  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı konuda Denis Sinor,</span><b><i> Erken İç Asya Tarihi</i></b><span style="font-weight: 400;">’nde şöyle yazar:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mela ve Plinius’taki “</span><b>bilgiler, söz konusu adların Herodotos’ta aynı bölgenin adı olarak geçen </b><b><i>Ίυρκαι</i></b><b>’dan (IV, 22) bozma olduğu ileri sürülerek genellikle dikkate alınmaz. Bu mümkündür; ancak bunun tersi olan görüş, yani Herodotos’taki şeklin yanlış olabileceği görüşü de en az bunun kadar güçlüdür. Bu birleştirmeye karşı sık sık yapılan itiraz, yani bu Latince şekillerin doğru olamayacağı, çünkü Türklerin çok sonra ve dünyanın başka bir kısmında ortaya çıktıkları yolundaki görüş, yanlıştır, klasik bir </b><b><i>petitio principii</i></b><b> örneğidir.” </b><span style="font-weight: 400;">(s. 385). </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Petitio principii</span></i><span style="font-weight: 400;">, Latince bir terimdir ve mantıkta “iddiayı delil olarak gösterme safsatası” anlamına gelir. Yukarıdaki alıntıda “Türkler çok sonra ve dünyanın başka bir kısmında ortaya çıkmışlardır.” ibaresi bir iddiadır. Kendisi zaten “iddia” olan bir görüş; Herodot, Mela ve Plinius’taki </span><i><span style="font-weight: 400;">Ίυρκαι,Turcae, Tyrcae </span></i><span style="font-weight: 400;">özel isimlerinin Türklerle ilgili olmadığı konusunda delil olarak ileri sürülemez. </span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İbrahim Kafesoğlu, “</span><b>Tarihte ‘Türk’ Adı</b><span style="font-weight: 400;">” adlı makalesinde, Şarkiyatçı Wilhelm Tomaschek’in de daha 1887 yılında Herodot’taki kelime ile Türk adını birleştirdiğini söyler. </span></p>
<p><b>Sonuç olarak M.Ö. 5. yüzyılda Herodot’ta, miladın birinci yüzyılında Mela ve Plinius’ta geçen kelimelerdeki </b><b><i>+ae</i></b><b> ekini çıkardığımız zaman </b><b><i>Türk</i></b><b> sözüyle neredeyse aynı olan </b><b><i>Turk / Tirk</i></b><b> kelimesi açıkça ortaya çıkar. Bu da Türk sözünün M.Ö. 5. yüzyıla kadar uzandığını gösterir. </b></p>
<p><b>Aslında Azak’ın kuzey-doğusunda, biri yedi günlük çöl olan iki coğrafyadan sonra Türk coğrafyasının başlaması çok da aykırı bir bilgi değildir. Mesele, 6. yüzyıldaki Türk Kağanlığına (Kök Türklere) kadar olan tarih aralığının kapanabilmesidir. Antik yazarlardaki Türk, milattan önceki yüzyıllarda hüküm sürmüş olan Hunların batı bölgelerinde yaşamış Türk adlı bir boy olabilir.  </b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/">Antik kaynaklarda Türk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/antik-kaynaklarda-turk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
