<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ifade özgürlüğü arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/ifade-ozgurlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/ifade-ozgurlugu/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Jul 2023 12:44:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Kürsü, konuşmacılarını bekliyor!</title>
		<link>https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jul 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[kürsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44279&#038;preview=true&#038;preview_id=44279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurucularının bir bölümünü Millî Düşünce Merkezi yöneticilerinin oluşturduğu ve belli bir yaş aralığındaki Türk milliyetçilerini bünyesine kabul eden fikir ve eylem platformu KÜRSÜ faaliyete geçti.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/">Kürsü, konuşmacılarını bekliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkursu-konusmacilarini-bekliyor%2F&amp;linkname=K%C3%BCrs%C3%BC%2C%20konu%C5%9Fmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20bekliyor%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkursu-konusmacilarini-bekliyor%2F&amp;linkname=K%C3%BCrs%C3%BC%2C%20konu%C5%9Fmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20bekliyor%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkursu-konusmacilarini-bekliyor%2F&amp;linkname=K%C3%BCrs%C3%BC%2C%20konu%C5%9Fmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20bekliyor%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkursu-konusmacilarini-bekliyor%2F&amp;linkname=K%C3%BCrs%C3%BC%2C%20konu%C5%9Fmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20bekliyor%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkursu-konusmacilarini-bekliyor%2F&#038;title=K%C3%BCrs%C3%BC%2C%20konu%C5%9Fmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20bekliyor%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/" data-a2a-title="Kürsü, konuşmacılarını bekliyor!"></a></p><p>Ülkedeki sosyal ve siyasi olumsuz gidişat her yaş grubundan insanı rahatsız edici boyutlara ulaştı. Bu baskı ortamı, gelecek kaygısı, ekonomik, sosyal ve siyasi buhran hâline geldi. Bu durum Türk milliyetçisi gençleri de derinden etkilemekte. Yine de gençler, bu kısıtlayıcı ortama rağmen, özellikle son seçimin getirdiği sonuçlarla beraber inisiyatif alıp harekete geçmeye başladı. Pek çok genç grubun farklı platform, dernek, kongre vb. yapılar kurmaya başladığını görülüyor. İşte bunlardan biri de “Özgün Fikir, Özgür Birey, İlmî Tavır!” mottosu ile aktif çalışmalarına başlayan Kürsü platformu.</p>
<p>Kürsü, kurucularının bir bölümünü Millî Düşünce Merkezi yöneticilerinin oluşturduğu ve belli bir yaş aralığındaki Türk milliyetçilerini bünyesine kabul eden bir fikir ve eylem platformu. 8 temel ilke üzerine inşa edilmiş bir anlayışları var. Bu ilkeler, Türk milletinin tüm değerlerine saygı, demokrasi, ifade özgürlüğü, inanç hürriyeti, sosyal cinsiyet eşitliği ve cinsel yönelimlere saygı, şiddetin reddi, yaşam tarzına saygı, çevreye ve hayvan haklarına saygı şeklinde sıralanabilir.</p>
<p>Kürsü, kuruluş amacını, Türkiye’nin sosyal ve siyasi tüm problemlerine entelektüel boyutta yaklaşmak, bilim metotlarını kullanarak kritiğini yapmak, çözüm önerileri sunmak ve gerektiği yerde hukuk normları içerisinde eylemlerle çözümün parçası olmaktan çekinmemek şeklinde ifade ediyor.</p>
<p>Faaliyetleri arasında <a href="http://www.tahtapod.com" target="_blank" rel="noopener">tahtaPod</a> internet sitesi üzerinden yazarlık, Twitter sohbet odaları, YouTube yayınları, söyleşiler, Discord kapalı grup çalışmaları, eğitim programları, aralıklı/süreli yayınlar, kitaplar, aktif saha çalışmaları, açık/kapalı toplantılar, beyin fırtınaları, konaklamalı gençlik kampları, çalıştay/sempozyum/kongreler, farkındalık eylemleri yer alıyor. “<em>Bu araçların hiçbiri bir hizmet aracı değildir. KÜRSÜ’ye katılan herkes tüm süreçlerin aktif, kıymetli ve vazgeçilmez bir parçasıdır</em>.” diyerek katılımcılarına aynı zamanda eşit sorumluluk yüklediğini ilân ediyor.</p>
<p>Kürsü, 8 Temmuz 2023 tarihinde etkili bir manifesto yayımlayarak kendisini kamuoyuna duyurdu. Tüm sosyal medya platformlarında faaliyet gösteren ve Millî Düşünce ailesinin kıymetli fertlerinin de bulunduğu Kürsü’ye, açmaya çalıştıkları bu yolda başarılar diliyoruz. Yolları açık olsun.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Ninniler söyleyip iftiralar attığınız &#39;KÜRSÜ&#39;leri, gerçek sahiplerine vermek için bir yola çıkıyoruz. Bu yolun güzelliklerine ve dikenlerini talip olacakları da yanımıza çağırıyoruz! </p>
<p>KÜRSÜ çıkışını yaptı. Sahne sırası sizde&#8230; Bekliyoruz. <a href="https://t.co/gr9K6nQE0L">pic.twitter.com/gr9K6nQE0L</a></p>
<p>&mdash; KÜRSÜ (@Kursu_TR) <a href="https://twitter.com/Kursu_TR/status/1677634811941335040?ref_src=twsrc%5Etfw">July 8, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><strong>Kürsü Manifestosu</strong></p>
<p><em>Aynı sözleri defalarca duymaktan bıktık!</em></p>
<p><em>Aynı kısırdöngünün tam ortasında, karın ağrılarıyla kıvranmaktan usandık!</em></p>
<p><em>İstikametsiz, amaçsız ve sonuçsuz bir debelenmeden başka, nasibine pay düşmeyen milyonlarcasının sesi olmak için konuşuyoruz!</em></p>
<p><em>Çaresizliğimizi yorgan yapıp altında, kâbuslarla uykusuz kalmaktansa,</em></p>
<p><em>Düşlerimizi inşa etmek için uyumamayı tercih ediyoruz!</em></p>
<p><em>Gölgelere &#8220;ışıktır&#8221; umuduyla sarılmaktansa,</em></p>
<p><em>Işığımızı çalan duvarları yıkmak için harekete geçiyoruz!</em></p>
<p><em>Aynı suyla yıkanarak arınma hayali kurmaktansa,</em></p>
<p><em>Suyumuzu kirletenleri bulmak için harekete geçiyoruz!</em></p>
<p><em>Yarınlarımızı kendi ellerimizle kurmak için hayallerimizi, heyecanlarımızı, ümitlerimizi ve birikimlerimizi birleştiriyoruz!</em></p>
<p><em>Ninniler söyleyip iftiralar attığınız ‘KÜRSÜ’leri, gerçek sahiplerine vermeyi seçiyoruz!</em></p>
<p>Biz Türk gençleri olarak Türkiye’nin gidişatından memnun değiliz.</p>
<p>Bekledik…</p>
<p>Büyüklerimiz el atsın, bir şeyler yapsın ve bu amansız gidişe bir dur desin diye bekledik.</p>
<p>İsyan ettik!</p>
<p>Gördüğümüz yanlışlara, her doğru her yerde söylenir düsturunca isyan ettik! Yine de bu gidişatın ataletine, bu çürük sistemin bozuk çarklarına ayak uydurmak zorunda bırakıldık. Ve sustuk; ülkenin asırlık yaşını kutladığımız son ana dek.</p>
<p>Şimdi görüyoruz ki her yerden dostlarımız, vatansever gençlerimiz bir şeyler yapmaya, durumdan vazife çıkartmaya çalışıyorlar. “Sıra bizde!” diyerek yol istiyorlar. Sabrın boyun eğmek değil, mücadele etmek olduğu bilincinden hareketle… “<em>Ey vatan! Gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz!</em>” nidalarını, sessizliğin sesi olma çabalarını saygı ve gururla selamlıyoruz.</p>
<p>Ve biz de bir yola çıkıyoruz!</p>
<p>İsteğimiz odur ki, her yola çıkan başarılı olsun. Her çaba sonuç versin. Her ses güçlü çıksın. Yine de hangimiz, ne ölçüde başarılı olacak bilmiyoruz. Kimlerimizin nefesi nereye kadar yetecek onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz şu: “<em>Yol ihtiyaçtır. Yol umuttur. Hareket ve dinamizmdir. Aynı zamanda imtihandır. Ama illâ ki amaçtır. Yol, yola çağrıdır. Velhasıl yol, hayattır!”</em></p>
<p>Bu yolun güzelliklerine ve dikenlerine talip olacakları da yanımıza çağırıyoruz!</p>
<p>Hayra vesile olup hayır duası alanlar,</p>
<p>Hür yaşayıp hür konuşmayı arzulayanlar,</p>
<p>Hakkını helal kazanmanın hayalini kuranlar,</p>
<p>İnsanlık onurundan nasip alanlar,</p>
<p>Hamurunda Türk milletinin has mayası bulunanlar,</p>
<p>Valizini bilgiyle dolduranlar,</p>
<p>Asırlık mirasını gelecek asra da devretme telaşında olanlar,</p>
<p>Becerisini, bilgisini, yeteneğini ama en önemlisi, cesaret yüklü yüreğini sermaye yapanlar,</p>
<p>Tüm çabaları mukaddes bulanlar,</p>
<p>Milliyetçiliğimin önüne Türk’ten başka sıfat eklemem diyenler,</p>
<p>“Her dem yeniden doğan Mustafa Kemal’im!” diyenler,</p>
<p>Ayrışmadan, birliğin ve hakkın mücadelecisiyim diyenler,</p>
<p>Sorup sorgulamaktan çekinmeyenler,</p>
<p>Eleştirdiğini düzeltmek isteyenler… Yetişin!</p>
<p>Ata’nın açtığı yolda, gösterdiği hedefe, durmadan yürümek için ant içerek yetişin!</p>
<p>Nasırlanan, çağını dolduran, artık yürümeyenlere; “<em>Yol açın</em>!” deme zamanı geldi.</p>
<p>Açılmamış yolları açmaya talip misiniz?</p>
<p>Bu yolda bizimle olmaya talip misiniz?</p>
<p>Öyleyse gelin kardeşlerimiz!</p>
<p>Hayatlarımıza sahip çıkmak için bugünlerde her birimiz bir yola çıkıyoruz. Bu yolda sizi de aramızda görmek istiyoruz. Yolumuz uğurlu olsun!</p>
<p>Ve farklı farklı yollardan gelsek de bir gün aynı varış noktasında buluşacağımıza inanıyoruz.</p>
<p>Kucaklaşacağımız güne kadar hasretle…</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="227">KÜRSÜ</p>
<p>Özgün fikir, özgür birey, ilmî tavır!</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/">Kürsü, konuşmacılarını bekliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kursu-konusmacilarini-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe Edebiyat: Siyasî bir ikiyüzlülük</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alperen Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 14:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=27990</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçe edebiyat isimlendirmesini tavsiye edenler, ifade özgürlüğü olduğu için istedikleri şekilde isimlendirebileceklerini söylüyorlar. Ancak ifade özgürlüğü, siyasî amaçlarla, kavramların adını ve anlamını değiştirebileceğiniz anlamına gelmiyor</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/">Türkçe Edebiyat: Siyasî bir ikiyüzlülük</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%C3%A7e%20Edebiyat%3A%20Siyas%C3%AE%20bir%20ikiy%C3%BCzl%C3%BCl%C3%BCk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%C3%A7e%20Edebiyat%3A%20Siyas%C3%AE%20bir%20ikiy%C3%BCzl%C3%BCl%C3%BCk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%C3%A7e%20Edebiyat%3A%20Siyas%C3%AE%20bir%20ikiy%C3%BCzl%C3%BCl%C3%BCk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk%2F&amp;linkname=T%C3%BCrk%C3%A7e%20Edebiyat%3A%20Siyas%C3%AE%20bir%20ikiy%C3%BCzl%C3%BCl%C3%BCk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk%2F&#038;title=T%C3%BCrk%C3%A7e%20Edebiyat%3A%20Siyas%C3%AE%20bir%20ikiy%C3%BCzl%C3%BCl%C3%BCk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/" data-a2a-title="Türkçe Edebiyat: Siyasî bir ikiyüzlülük"></a></p><p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium_large wp-image-8373 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya-768x764.png" alt="" width="768" height="764" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya-768x764.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya-150x150.png 150w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya-300x298.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya-1024x1018.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2018/09/Viki-Türkçe_Dünya.png 1861w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" />Son yıllarda bazı yayınevleri, kategori isimlendirmelerinde şizofrenik bir tavır takınmaya başladı. Bir İtalyan yazarın kitabını tanıtıyorlarsa “<em>İtalyan nesrinin ünlü yazarı…”</em>, Dostoyevski’nin bir kitabının sunuşunu yaparken “<em>Rus edebiyatının önemli kalemi…</em>”, Goethe’nin bir kitabını basmışlarsa “<em>Alman edebiyatının en büyük ustası…”</em> Ama iş Türk edebiyatına geldiğinde tanıtımda bariz bir değişiklik görüyoruz: “<em>Türkiye Edebiyatı”, “Türkçe edebiyat”!</em> Garip ve anlaşılması güç bir farklılık…</p>
<p>Aynı tavrı müzik alanında da görüyoruz: Türkçe rock. İsimlendirmenin ne kadar zorlama olduğunu wikipedia.org sitesindeki tanıma bakarak da anlamak mümkün. <em>“Türkçe rock müziği, Türkiye&#8217;deki rock müzik sahnesini tanımlar.”</em> şeklinde tanım yapıldıktan sonra “<em>Modern Türk rock kültürünün gelişmesinde…”</em> gibi ifadeler ve “<em>Türk rock grupları</em>” gibi tanımlar da kullanılıyor. Müziği kategorilendirirken Türkçe, bu müzik türünün kültüründen ve icra edenlerden bahsederken Türk yazıyor. Son derece tutarsız. Bu müziği yapan insanlar Türkçe sözlü hafif müzik yöntemini kullanmıyorlar ki! Yabancı menşeili bir müzik türünü, nağmeleriyle, sözleriyle, ritimleriyle, nota dizilimleriyle, vokalleriyle Türkleştiriyorlar. Dolayısıyla bu türde yapılan müziğe Türkçe rock değil Türk rock müziği demeliyiz. Her ne kadar yanlış bir tanımlama olsa da girişte bahsettiğimiz Türkçe edebiyat kadar kulak tırmalamıyor.</p>
<h2><strong>Etnikçi bir yaklaşım</strong></h2>
<p>Çeşitli internet sitelerinde ve yayın organlarında Türk edebiyatının, Türkçe edebiyat olarak isimlendirilmesi gerektiği ile ilgili görüşler bildiriliyor. Türk edebiyatı isimlendirmesinin, milliyetçilik dayatması olduğu argümanı öne sürülüyor. Üstelik, dünya devletlerinin hemen hepsine -doğal olarak- hâkim olan milliyetçilikten bir hastalık gibi bahsedilerek!<br />
“<em><a href="https://t24.com.tr/k24/yazi/turk-mu-turkce-mi-bak-bu-asansor-turk,2977">Türkçe yazan herkesin</a> ‘Türk’ addedilmesi ve ‘Türklerin yaptığı’ edebiyata dâhil edilmesi yerine, Türkçe edebiyat demenin kolaylığı ve güzelliği sanki çok derinlerde bir yerde bir ‘milliyetçi’ (ya da yerine göre, ‘ulusalcı’) muhafazakârlığa çarpıyor gibi. Milliyetçilik semptomlarının nerede nasıl karşımıza çıkacağı belli olmaz: Her kültürel üründe, her sözde, şarkıda, romanda, yayınevi politikasında, müfredatta, okulda, hastanede, kışlada ve hatta barlarda ve meyhanelerde birden karşınıza dikilevirir.”[1]</em></p>
<p>Türkçe yazan herkesin Türk addedilmesinden bahsediliyor ama bu kişilerin Türk olarak görülmesi gayet doğal bir sonuç. Türkçe yazan herkes öyle veya böyle Türk edebiyatına katkı sunmuştur. Böyle konularda etnik köken arayışına çıkanların, milliyetçilere ırkçı yaftası yapıştıranlar olması da hayli ilginç bir tesadüf galiba. Türkçe edebiyat ifadesi; çok derinlerde bir yerde değil hemen yüzeyde milliyetçiliğe çarpar. Ancak esas sorun, milliyetçiliğin karşı oluşu değil, literatürdeki bilimsel bir tanımın siyasî ve uygun olmayan bir şekilde değiştirilmek istenmesidir. Atoma, atom olmadığı anlaşıldıktan sonra bile atom denilmeye devam edilmiştir [2]. “<em>Bu ismi değiştirelim, anlamsız olur”</em> diyen çıkmış mıdır? Mutlaka. Herhangi bir yerde, herhangi bir kişi istediği bir şeyi teklif edebilir. Bu teklifin geçerliliği ya da uygunluğu aklıselimle değerlendirilir. Kabul edilir veya edilmez.</p>
<h2><strong>Avrupa üniversitelerindeki edebiyat bölümleri</strong></h2>
<p><a href="https://t24.com.tr/k24/yazi/tartisilmayacak-bir-tartisma-turkce-edebiyat,2920">Türkçe edebiyat teklifi yapanların</a> örneklerine bakarsak; Cornell Üniversitesi’nde İngilizce Bölümü’nün adının “<em>İngilizce Edebiyatlar”</em> (Literatures in English) olarak değiştirilmesi teklif edilmiş[3] . Görünen o ki Cornell Üniversitesi’nde bu teklif kabul edilmemiş. İnternet sayfalarına girdiğinizde sizi “<em>The Department of English”</em> <a href="https://english.cornell.edu">başlığıyla karşılıyorlar</a>. [4] Oxford Üniversitesi İngiliz dili ve edebiyatı bölümünde de aynı <a href="https://www.english.ox.ac.uk">adlandırma mevcut</a>.[5] Cambridge Üniversitesi İngilizce Fakültesi’nin kütüphanesinde edebiyat zaman çizelgeleri oluşturulmuş. Başlıkları tahmin etmişsinizdir. Pek tabii İngilizce edebiyat değil, İngiliz Edebiyatı. Biraz aşağıda yine aynı milliyetçi tavrı görüyoruz: <a href="https://libguides.cam.ac.uk/EFLtimelines">Amerikan Edebiyatı.</a>[6] Neden Amerika İngilizcesi Edebiyatı değil acaba? Cevap basit. Çünkü bu isimlendirmelerin bilimsel bir temeli var. Oysa Türkçe edebiyat önerisi tamamen siyasî bir tavır. Öneriyi sunanlar bunu açıkça söylüyor.<br />
<em>“…bazı yayınevlerinin daha ‘siyaseten doğru’ bir tavırla yapmaya başladığı gibi Türkçe Edebiyat yazması gerekmez miydi?”[7]</em></p>
<p>Eğer, siyasî bir tavır sergilemiyorsa tabiî ki öyle yazması gerekmez. Çünkü Türk edebiyatı isimlendirmesi Türk milliyetçilerine ait değil, yukarıdaki üniversite örneklerinden de gördüğümüz üzere bilimsel bir tasnif.</p>
<p>“<em>Hayli zorlu bir süreç olsa da bu topraklarda ilk romanın, Akabi Hikâyesi’nin, Housep Vartan Paşa tarafından Ermenice harflerle yazıldığını kabul ettik artık. ‘Türk edebiyatı’na dâhil etmek hayli güç olsa da ‘Türkçe edebiyat’a dâhil etmekte bir sorun yok.”[8]</em></p>
<p>İnsan gerçekleri kendi düşünce dünyasına uyduramazsa kabullenmesi de doğal olarak zor olur. Akabi Hikâyesi’ni tanıtan çalışmalara baktığınızda, çalışmaların Türk Dili ve Edebiyatı alanında olduğunu görürsünüz. Siyasî bir tavır takındığınızda bunu görmeniz mümkün değil tabiî ki. Yukarıdaki alıntıda bahsedilen Ermenice harfler herhâlde Ermeni alfabesi olacak. Alfabeler dil adıyla isimlendirilmezler ama düşünce ve ifade özgürlüğü var!</p>
<h2><strong>İfade özgürlüğü</strong></h2>
<p>Türkçe edebiyat isimlendirmesini tavsiye edenler, ifade özgürlüğü olduğu için istedikleri şekilde isimlendirebileceklerini <a href="https://t24.com.tr/yazarlar/oguz-demiralp-x/edebiyatta-siniflandirma-ve-ifade-ozgurlugu,28260">söylüyorlar.</a>[9] Ancak ifade özgürlüğü, siyasî amaçlarla, kavramların adını ve anlamını değiştirebileceğiniz anlamına gelmiyor. Bu isteğinizi dile getirmekte hiçbir sakınca yok. Ama fikriniz ciddiye alınmadığında kavramlaşmış bir ifade olan Türk edebiyatını dayatma diye sunamazsınız.</p>
<p>Türkçe edebiyat isimlendirmesi önerilerinde verilen örnekler de hatalı. “<em>Örneğin Türkçe yazan, yani Türkçe edebiyat yapan, üstelik etnik Türk olan Şah İsmail resmi Türk Edebiyatı kitaplarında anılmaz pek</em>.&#8221;[10]</p>
<p>Üzücü bir haber vereyim, Şah İsmail, Şah Hatâyî mahlasıyla Türk edebiyatında, Türk halk şiirinde yerini alıyor. Millet şuuruna ulaşamamış, etnik gruplar topluluğu olan Belçika’dan, Fransızca Belçika Edebiyatı isimlendirmesinin örnek verilmesinin üzerinde durmaya bile gerek yok.</p>
<p>Edebiyat alanında isimlendirmelerde millet isimlerinin tercih edilmesi boşa değildir. Ziya Gökalp’ın millet tanımı bize yol gösterecektir:<br />
“<em>Millet lisanca, dince, ahlâkça ve bediiyatça [güzel sanatlar, estetik] müşterek olan, yani aynı terbiyeyi [nitelik kazandıran eğitim] almış fertlerden mürekkep bulunan bir zümredir.”</em></p>
<p>Toplumların ürettiği edebî eserlerin kökleşerek, edebiyat hâline gelmesi, ancak millet olma şuuruna erişmiş olmalarıyla mümkündür. Türk yurdunda, Türk dilinde eserlerini veren edebî şahsiyetler, etnik kökene bakılmaksızın Ziya Gökalp’ın saydığı niteliklere sahiptir. Ortaya koydukları eserler de Türk milletinden izler taşır. Bir yabancı onları Türk olarak tanır, kendileri istemese bile. İşte bu nedenledir ki edebiyat isimlendirmeleri milletlerin adıyla yapılır.</p>
<p><em>[1] https://t24.com.tr/k24/yazi/turk-mu-turkce-mi-bak-bu-asansor-turk,2977<br />
[2]Maddenin en küçük yapı biriminin, daha küçük parçalara ayrılamayacağını tasavvur eden Yunan filozof Demokritos, bu yapı birimine; Yunanca, “bölünemez” anlamına gelen “atomos” adını vermiştir. Ancak 1897 J.J. Thomson elektronu keşfettiğinde, maddenin en küçük biriminden daha küçük yapılar olduğu, dolayısıyla bölünebileceği anlaşılmıştır. Ancak Demokritos’un anısına atom kavramı kullanılmaya devam edilmiştir.<br />
</em>[3] https://t24.com.tr/k24/yazi/tartisilmayacak-bir-tartisma-turkce-edebiyat,2920<br />
[4]https://english.cornell.edu<br />
[5]https://www.english.ox.ac.uk<br />
[6]https://libguides.cam.ac.uk/EFLtimelines<br />
[7]https://t24.com.tr/k24/yazi/turk-mu-turkce-mi-bak-bu-asansor-turk,2977<br />
[8]https://t24.com.tr/k24/yazi/tartisilmayacak-bir-tartisma-turkce-edebiyat,2920<br />
[9]https://t24.com.tr/yazarlar/oguz-demiralp-x/edebiyatta-siniflandirma-ve-ifade-ozgurlugu,28260<br />
[10]https://t24.com.tr/yazarlar/oguz-demiralp-x/edebiyatta-siniflandirma-ve-ifade-ozgurlugu,28260</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/">Türkçe Edebiyat: Siyasî bir ikiyüzlülük</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkce-edebiyat-siyasi-bir-ikiyuzluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
