<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iktidar arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/iktidar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/iktidar/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 18:53:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Geldiğimiz yerde</title>
		<link>https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 19:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[anarşi]]></category>
		<category><![CDATA[bozguna uğrama]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DEM dili]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[güven krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[halkla iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[kanunsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Keyfilik]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[nepotizm]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[solculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kime bir zorbalık uygulanıyorsa ona karşı çıkmayanın namussuzluğu, din diliyle söylersek şeytanlığı kesindir. Şeytanlaşan bir toplum olmamak için titreyen vicdanlar aranır. Kararan vicdanlar felaket getirir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/">Geldiğimiz yerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldigimiz-yerde%2F&amp;linkname=Geldi%C4%9Fimiz%20yerde" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldigimiz-yerde%2F&amp;linkname=Geldi%C4%9Fimiz%20yerde" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldigimiz-yerde%2F&amp;linkname=Geldi%C4%9Fimiz%20yerde" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldigimiz-yerde%2F&amp;linkname=Geldi%C4%9Fimiz%20yerde" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldigimiz-yerde%2F&#038;title=Geldi%C4%9Fimiz%20yerde" data-a2a-url="https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/" data-a2a-title="Geldiğimiz yerde"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Her gün akla hayale gelmez iddialar savruluyor. Belgeye, delile, ölçüye endazeye ihtiyaç duyulmaksızın insanlar suçlanıyor. Türlü yollarla belediyelere el konuyor. Tehdit ve şantajın her türlüsü deneniyor. Yapılanlar siyasi terbiye, yol yordam, asgari nezaket gözetmeyerek hatta çiğnenerek yapılıyor. İşte geldiğimiz yer burası.</p>
<p>Geldiğimiz keyfilik ve yarattığı anarşi rejiminin sonuçlarını görüyoruz. Memlekette güven kalmadı. Kayırma, nepotizm bizi çürütüyor. “<em>Anarşi</em>” deyişimi açmalıyım: Her yerde menfaat grupları oluştu. Aracısız iş görülmüyor. Toplum kaygıya gömüldü. Devlette, toplumda, her yerde bir tür mafyalaşmayı engelleyecek güçte bir kamuoyu tepkisinin oluşmamasını iyi anlamak lazımdır. Değersizlik aldı başını gitti. Toplu yaşamanın kuralları dinamitlendi. İnsan ve toplum sermayemiz bakımından tehlike çanlarının durmadan çaldığı bir bozgun devresindeyiz.</p>
<p>Bu işleri normalleştiren toplumda hiçbir ölçü kalmaz. Ahlâkın zerresi bile aranmaz. Bunlar görülmemiş işlerdir.</p>
<h2>BAŞIMIZA GELENLERİ BİZ GETİRDİK</h2>
<p>Siyasetin kanun kural tanımazlık batağına düşmesini buradan bakarak anlayacağız. Bir kere bu kök sebebi ısrarla tekrarlamak zorundayız. Ola ki battığımız yanlışlardan dönecek bir silkinişe zemin hazırlar.</p>
<p>Gücü ele geçirenleri hizaya getirmek görevi kamuoyunundur. Siz ne iseniz başa getirdikleriniz de daha farklı olamaz. Diyelim ki istemediğiniz oldu, siz düzgünseniz ilk fırsatta değiştirirsiniz. Yanlışlara karşı çıkmayanın hiçbir iyilikten bahsetmesi mümkün değildir. Birine yapılan yanlış aynıyle hepimize yapılmıştır. Bir toplumu kurtaracak şuur buradan genişler.</p>
<p>Şu anda hücum altındaki CHP’ye yapılanları anlamaya çalışmayı ve gerekenleri söylemeyi namus meselesi görmek gerekir. Kime bir zorbalık uygulanıyorsa ona karşı çıkmayanın namussuzluğu, din diliyle söylersek şeytanlığı kesindir. Şeytanlaşan bir toplum olmamak için titreyen vicdanlar aranır. Kararan vicdanlar felaket getirir.</p>
<h2>MEKTEP ÇOCUĞUNUN PARMAK KALDIRIŞI</h2>
<p>Meseleler elbette tek yönlü değil. Muhalefettekiler, iktidar adayları, disipline verilmiş mektep çocuğu edasıyla savunmaya geçiyorlar. Yoksa doğru tepkilerle bu boğuntu bu kadar uzamayabilirdi. Durmadan saldırılar düzenleyene, çamur atana, iftira edene karşı yanlış yerden değilse bile yanlış halle davranırsanız halkın gözünde suçluluğunuza hükmedilir. O ezikliğe düşmüş görünürsünüz. Muhalefetin, özellikle CHP’nin bu psikolojik durumu anlamamasına şaşılır.</p>
<p>Yanlışlar bununla da sınırlı değil. CHP’nin başına gelenleri anlama konusunda zaafları var. Üstüne üstlük ideolojik bakış da tuhaf bir liberal sol ağzına kayınca önünü kendi tıkıyor. Ezici bir tercihle iktidar alternatifliğini perçinleyemiyor. <strong>Hakan Bayrakçı</strong>’nın anketlerine dikkat etmek gerek. Son seçim ölçümünde CHP ikinciliğe düşüyor. Memleket açlığa-yoksulluğa mahkûm eden bir iktidar karşısında ezici bir çoğunlukla önde olması beklenmez mi?</p>
<p>Bütün bunların sebebi hükûmetin yargıyı kullanması değildir. Etkisi azdır, yakın zamanda da CHP’nin lehine döneceği açıktır. Esas sebep başka: Ben de söylüyorum, söyleyenleri de duyuyorum: DEM diliyle konuşan bir kurucu parti olamaz. “<em>Rehberimiz Deniz Gezmiş’lerdir”</em> diyen bir CHP Genel Başkanı ne yapsa halka tam güven veremez. Halk, “<em>Nerede kalmış, ne diyor bu adam?” </em>der, “<em>kılavuzuna bak!</em>” der, “<em>bunlar akıllanmadı</em>” der,  kendi gibi sayması ve oy vermesi zorlaşır. <strong>Deniz Gezmiş</strong>’in ne bilgisi, görgüsü var ki bu adam rehberim diyor der. Küçümsemekle de kalmaz, devamını görürse yaklaşmaz.</p>
<p>Parti programında Türk diyemeyen bir CHP’yi <strong>Gazi Paşa</strong>, herhalde işgale uğradığını düşünür ve geri almak için ne lazımsa yapardı. Örnekler sıra sıra. CHP, iktidarı almak istiyorsa bunları görecek. Benim gibi düşünenler, her zaman sola ihtiyacımız var, deriz. Türk devletinde Türklüğe mesafeli bir solculuk olmamalı.</p>
<p>Ak Parti’nin memleketi krizlerden krizlere sürüklediği halde ayakta kalmasının sebebi buralarda da aranabilir.</p>
<h2>HALKA GİDİŞ HAMLESİ VE DİĞERLERİ</h2>
<p><strong>Mansur Yavaş</strong>’ın muhalefet edişin cılızlığına ve etkisizliğine dikkat çeken çıkışının, bu darlığın boğduğu bünyeye nefes aldırmak gibi anlaşılması yanlış değildir. “<em>Bu böyle olmaz!”</em> deyişinin <strong>Özgür Özel</strong> tarafından dikkate alınması da önemliydi. <strong>Özel-Yavaş</strong> görüşmesinden sonra CHP yönetiminin halka gitme ve tek tek bütün vatandaşlara ulaşma kararı iyi bir hamle gibi görünüyor. İyi uygulanırsa, halka “<em>Denizlerin yolundayız</em>” gibi manasız laflar edilmezse, kurucu felsefe hatırlanırsa, bunlar samimi ve çözüm getirebilir havası verilirse sonuç verecek bir iş gibi görünüyor. Bunun dışında düşünülen tedbirler de olacak tabii.</p>
<p>Hükûmetin derdi memleket değil, kendisi gibi görülüyor denmesine şaşılmaz. Evet, şaşılmaz. İktidar verdiklerimizin, enerjimizin bir yarısını da muhalefeti batırma hamleleri için harcaması başka türlü anlaşılamaz. Bozgunda sınır tanımıyoruz. Memleket açılan yaralarla kıvranıyor.</p>
<p>Gücü ele geçireni frenleyecek yetişmiş insanlar elinde kanunlar, kurallar ve halk tepkisi bize can suyu bağışlayacak. Bunu derinden duyarak anlıyor ve zamanının tez gelmesini bekliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/">Geldiğimiz yerde</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/geldigimiz-yerde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</title>
		<link>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adaletsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[gaflet]]></category>
		<category><![CDATA[güven kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz güç]]></category>
		<category><![CDATA[kurallara dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulus]]></category>
		<category><![CDATA[lekelenmeme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[siyasetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tarih tekerrürü]]></category>
		<category><![CDATA[Tek adam rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çöküş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıkımın ağırlığı ortada. Kurtuluş yolunu kurallara dönmekle bulacak ve düştüğümüz dipten çıkacağız.  Çok düştük ve çıktık. Yine çıkarız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/">İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&#038;title=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" data-a2a-url="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/" data-a2a-title="İnsanın Çürüttüğü Dünyamız"></a></p><p><strong> </strong></p>
<p>İnsanların önce kendisini düşünmesine şaşılmaz. Siyasetçi ayrı bir kumaştır. Başa geçirir ve boş bırakırsanız her zaman şahlanmaya hazır egosunun neler yaşatacağına şaşarsınız. Örnekleri tarihteki totaliter sistemlerde ve <em>tek adam rejimleri</em>nde sıra sıradır.</p>
<p>İnsanlık, geride kalmış her fenalığı tekrar yaşamaktan kurtulamaz. “<em>Tarihin tekerrür</em> <em>edişinde”</em> insan gafleti, unutkanlığı, aldanmaya ve aldatmaya yatkınlığı; kanser hücrelerinin zayıf bünyedeki hareketi ve açığa çıkması gibidir.  Metastazı (nüksedişi, sıçraması) önlenemezse götürür.</p>
<p>Toplum ve devlet hayatında kanseri yaratan, kuralsızlığın kök salmasıdır. Kuralsızlığı isteyene derhal tedbir almazsanız kanserin dördüncü evresine kadar gidersiniz. Kurallar hijyen programıdır. Toplumun mikroplara yenilmesinin önünü alır. Herkesten önce yönetenleri çerçevelemek için konur. Çeşitli fren mekanizmaları içinde adalet kurumu son ve ince ayarı verir.</p>
<p>Düşüncesi devlet ve millet olmaktan çok kendisi olanlarla çevrilmemizi buralardan bakarak göreceğiz.</p>
<p>Neden ve nasıl bu hale geldiğimizi sorarsak cevabı bulunur. En geniş tarih çerçevesinden görünen şudur: İyileri seçeceksiniz. Bu da yetmez, denetleyeceksiniz.</p>
<h2>KONTROLSÜZ GÜÇ YAKAR YIKAR</h2>
<p>Uzun süren iktidarlar kural hijyenine dikkat edemez olurlar. Bozulmaları ve bozmaları neredeyse kaçınılmazdır. “<em>Güç bozar”</em> denmesiyle beraber düşünülecek bir meseledir. İleri demokrasilerde üst görevlerde bulunma zamanının iki dönemle sınırlanması sıradan bir gereklilik değildir. Olmazsa olmaz şart kabul edilir. İnsan ve dünya halini bilenlerin koyduğu bir kuraldır. Adı Cumhuriyet de olsa demokrasi de olsa tek adam rejimlerinde, totaliter eğilimlerde bu sınır ve dolayısıyle kontrol yoktur.</p>
<p>Kuralların getirdiği eşitlik iyiliği besler. Kuralları yan dolanma eğilimindeyseniz fertten topluma yayılan savunmasızlık kökleşir. Egosu azan yöneticinin kullanım alanı genişler. Kötü ve kötülük azar. Salgına uğrarsınız.</p>
<p>İnsan sermayemiz bozuk veya bozuldu derken gördüğümüz budur. İnsandan yana fakirleşiyoruz. Değerlerden hareket ettiğini söyleyenlerin bizi değersiz bırakışları bundan dolayı azıyor.</p>
<h2>SUÇU YAYMA PROJESİ İŞLİYOR</h2>
<p>Düzelmemizi ihtar eden bin bir olayın içinden geçiyoruz. Her gün bir belanın bağırdığı görülüyor. Uyanmıyoruz.</p>
<p>Sorumluluk duymayanlar tarafından yönetiliyoruz. Sistem varsa bunu kimseye yaptırmaz. Sistemin esası yetki ve sorumluk dengesidir. Yetki sonsuz ve sorumluluk hiç yoksa onun adı başka bir şeydir. O takdirde yıkılmadık yapı kalmaz. Nitekim kalmıyor. Bizim gibi binlerce yıllık devlet tecrübesi olan memleketlerde bile bunlar olur ama kalıcı olmaz.</p>
<p>Olanı doğru anlayacağız ki çıkış yolunu da bulalım. Her sabah bir operasyona uyanıyoruz. Çünkü sorumluluğunu unutturmak isteyen ve suçu başkasına atmak isteyen birileri var. Suçlanmadık kimse bırakmayacak ki kendi battığı çukur görülmesin. Suçu yayma projesi işliyor. Hem de hak hukuk tanımadan. Kişilik haklarına, en başta “<em>lekelenmeme hakkı</em>”na zerrece dikkat etmeden yapılıyor. Suç ararken de suç doğuran işler katlanarak gidiyor.</p>
<p>Sadece iktidara aday siyasi rakipler değil her kesime suç sıçratılıyor. <em>Uyuşturucu</em> diyerek sanatçılar, öne çıkan işadamları, yaptıkları işlerle toplumun önünde görünen insanları topluyoruz. Belki yüz kişiden biri yalnızca kullanmış çıkıyor. Çıksa da suç değil. Ancak tedaviye gönderebilirsiniz. Diğerleri lekelenmekle kalıyor.</p>
<p>Dikkatinizi çekerim, bu konunun suçlusu kaçakçılardan, uyuşturucu baronlarından hiç haber yok. Onlar işlerinde berdevam. Milletin malına çökmekle yetinmeyip işçilerin maaşına göz diken madenci gibilerin düzeni de yürüyor. Olan memlekete oluyor. Bu panikle ülkeden kaçan kaçana. Para kaçıyor, insan kaçıyor. Çünkü güven kaçıyor.</p>
<p>Adalet kaçınca doğan anarşide pazusu güçlü olanın zorbalığına kalırsınız.</p>
<h2>ADALET KAÇARSA…</h2>
<p>Adalet kaçınca her şey kaçar. Belinizi doğrultamazsınız. Kimse sorumluluk almak istemez. Kaçar. Çocuklarınız, mafyacılık oynamaya başlar. Mekteplerinizde beş silahla saldırıya girişen çocuklarınız olur. Sebebini görmezseniz yeni belalara davetiye çıkarırsınız.</p>
<p>Sorumlular, hiç oralı olmaz ve yine suçu ona buna atmaya çalışır ki vahimdir. İnsandan, toplumdan ve psikolojisinden anlayanlar bu kesin hükmü daha keskin söyler. Buraya geldiyseniz, ne derlerse tersini düşüneceğiniz güvenilmez insanlar meydan alır. Gözünüzün içine baka baka yalan yanlış şeyler söylemeye devam ederler.</p>
<p>Evlere şenlik bir Millî Eğitim Bakanı’ndan siz utanırsınız. O hâlâ pişkin pişkin “<em>maneviyat</em>”tan dem vurur. İçişleri Bakanınızın o işi nasıl yapacağı veya yapamayacağı zaten gelmeden bellidir. Nasıl seçildiğine akıl sır ermez Adalet Bakanınızın adalete ne kadar yakın olduğunu yaptıklarından dolayı daha baştan görür ve bilirsiniz.</p>
<p><strong>Ziya Paşa</strong>, “<em>Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde</em>?” diyor<em>. </em><strong>Paşa</strong>’nın sorusu doğrudur. Ancak biz her şeye rağmen bu gecenin sabahını da hayra çevirmeye mecburuz. Yıkımın ağırlığı ortada. Kurtuluş yolunu kurallara dönmekle bulacak ve düştüğümüz dipten çıkacağız.  Çok düştük ve çıktık. Yine çıkarız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/">İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinden vurulan dünyanın ortasında</title>
		<link>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 19:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular. "Biz kendimizi vuruyoruz" dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&#038;title=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/" data-a2a-title="Dinden vurulan dünyanın ortasında"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İçerde dışarda büyük bir yangın var. Dünya kötülerin elinde ve bakarsan çoğu dinden yürüyor. Kötüler <strong>Trump</strong>’tan, <strong>Netenyahu</strong>’dan ibaret olsa o kadar endişelenmeye gerek yoktu. Onlar gibiler bizde, orada, burada her yerde. Diğerleri de ya vurdumduymaz, ya onlara alkış tutuyor.  <em>“Endişeliler</em>” azdan az. “<em>Endişe</em>”sini sorumluluk duygusuyla birleştirerek konuşan ve hareket edenler ondan da az.</p>
<p>Şimdiki <em>endişe</em>, kötülerden ve kötü gidişten duyduğumuz derin kaygının adı. Bu manada endişeli olanın sustuğu veya susturulduğu yere gelmişsek kötünün yolu açılır. Orada mıyız? Tam öyle değilse de yakınız. İyilerin sesi cılız çıkıyor. Bunda kötülüğün kanun kural tanımazlığının baskıcı rolü büyük. Kötünün kötülüğünü azdıran da zaten kuralsızlık.</p>
<h2>DURUM BU KADAR KÖTÜ MÜ?</h2>
<p>Öyle görünüyor. Ve kötümser mi olmalıyız? Elbette hayır. Bilecek ve anlayacağız. Bilen tedbirini düşünür. Bilerek içeriyi sağlam tutanların gücü topludur. Adalet ve güven varsa belirsizliğe alan kalmaz. İçerde birlik yalnız adaletle sağlanır. Evet, yalnız adaletle&#8230; Sınır aşan sular gibi sınır tanımayan problemler her zaman olur. Bunları idare edebilen akıl, birlik gücüyle kazanır.</p>
<p>Dünya büsbütün akılsız değil. Yalnız, değer çöküntüsü her yerde. İnsanlığın vicdanı, belki daha doğru ifadeyle ahlâkı kovuldu. Başkalarını bakar, görür ve anlarız. Fakat kendimizi anlamakla yetinemeyiz. Gerekeni yapacak bir aklı davet etmek zorundayız. Yönetenlerin dikkati başka yerlerdeyse uyaracaklar olacak. Usulünce söylemek, uyarmak aydının vazgeçilmez işidir. Sorumluluk duyanlar olacak. Sorumluluk duyan susamaz. <strong>Mehmed Emin</strong>’in dediği doğrudur:</p>
<p>“<em>Susarsam sen mâtem et!”</em></p>
<h2>KURALLAR YOKSA ANARŞİ VARDIR</h2>
<p>Çokça tekrar ediyoruz: Bizde bozulma yukardan gelir gibi görünür. Hem öyledir, hem değildir. Çünkü seçtiklerimiz aşağı yukarı bizim ortalamamızdır. Biz öyle olmasak onlar böyle olmazlar demek de doğrudur. Yani, birilerini suçlayarak yanlışlarımızı örtemeyiz.</p>
<p>Gücü verdiklerimiz kurallarla bağlıdır. Başa geçeni, kurallar zinciri bağlar. O zincirden kurtulmak isteyene sistem müsaade etmez. Sistem bozulursa olan olur.  Güçler tek elde toplanır. Yürütmenin unsurları tepedekine bakar. Meclis de karar almak için o tek ele bakar. En fenası adalet mekanizması da o ele bakar hale gelir. Şimdi o duruma yakın düştüğümüzü, gün yirmi dört saat yaşıyoruz.</p>
<p>Talimat almayacak tek güç varsa adalet mekanizmasıdır. Talimata düştüğü algısı oluşmuşsa her türlü kötülük azar. Nitekim azmıştır. Türkiye mafyavari şekillenmelerle sarılmış durumda görünüyor. Yalan talan havada uçuşuyor. Uyuşturucu orta mekteplere kadar girmiş, Millî Eğitim Bakanı kendince din sosu ekleme telaşında. Ve bozdukça bozuyor. Bozuyor, çünkü amaç okutma-öğretme-eğitme ve insan yetiştirme değil, peşine takılacak sürü oluşturmak. Bu türden kaba ideolojik bakışların insanla, fikirle alakası olmaz. Nitekim olmadığı görülüyor.</p>
<h2>YUKARDAKİLER BOZGUNU HIZLANDIRIYOR</h2>
<p>Başa geçirdiklerimiz kuralları istediğinde es geçer görününce aşağıdakiler başka türlü davranır mı? Erkek kadına, hasta doktoruna, öğrenci öğretmenine saldırıyor. Öğretmenler korkuyor, aileler korkuyor. Dövülen dövülene, ölen ölene. Hal böyle olunca ipin ucu bağlanmadan kaçıyor.</p>
<p>Millî Eğitim adıyla yaz-bozdan başı dönen çocuklar da kolaylıkla yıkıma katılıyor. Suça meyilliler artıyor. Mafyaya özenen mi ararsın, çete kurarak uyuşturucu peşinde koşanı mı? Bakanımızın derdi bunlar değil! &#8220;<em>Kâbede hacılar&#8221;</em> tamtamının peşinde kendinden olmayanları nasıl döveceğini düşünüyor.</p>
<p>Millî Eğitim temel olduğu için onu örnek seçiyoruz. Yine düşündürmek için söyleyeceğim, <em>dindar ve kindar</em> insan tipi yetiştirmek isteğini analiz ederseniz iyilik namına kırıntı bulamazsanız şaşırmayın!</p>
<h2>DİN DİYENLERİN DÎNİ</h2>
<p>İşte görüyoruz, din diyenler din dışı işlerle toplumu zehirliyorlar. Dünyadan, tarihten örnek de almıyorlar. Hristiyan engizisyonundan <strong>Humeyni</strong> rejimine din tekeli kuranlar hep bozdular. Zavallı İran&#8217;ın başına gelenlerin sebebi kendileridir. <em>Humeyni rejimi</em>ni din ve dinden zannetme ahmaklığını gösterdiler. Çoğu dinlerinden oldu.</p>
<p>Öyle bir dünyadayız. Hadi <strong>Netanyahu </strong>Yahudi şeriat devletinin başbakanı, baksanıza <strong>Trump</strong> da din fanatiği. Yalnız onlarda kuralların ve kurumların freni var. Bizde dinden görünme bozgunu onlarla kıyaslanamayacak durumda. Bozulmadık tarafımız neredeyse kalmadı. Kimse kimseye güvenemez halde. Gerginlik kol geziyor. Adalet adaletlikten, bakanlık bakanlıktan, cami camilikten, idare idarelikten çıkıyor. Okul okulluktan hayda hayda çıkıyor. <strong>Koca Âkif</strong> yüz yirmi yıl önce &#8220;<em>Nasılsa mektebiniz, tıpkı öyle mâbediniz!</em>” demişti. O paralelliği bütün sefaletiyle yaşıyoruz.</p>
<p>Bu durumda denecek çok açık: Haydut Amerika ve İsrail bölgemizde keyfince kasaplığa girişiyorsa dönüp kendimize bakacağız. Zayıfız. Hadi daha yumuşak söyleyelim, onlar kadar güçlü değiliz. Buraya nasıl geldiğimizi soracağız ve anlayacağız. Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular.</p>
<p>&#8220;<em>Biz kendimizi vuruyoruz&#8221;</em> dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değer etiketli değersizlik zindanı</title>
		<link>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 19:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[amel]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[değerler sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[değersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[emanet]]></category>
		<category><![CDATA[gösterişçilik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[maslahat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[meşveret]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[NASS]]></category>
		<category><![CDATA[Ritüel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&amp;linkname=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdeger-etiketli-degersizlik-zindani%2F&#038;title=De%C4%9Fer%20etiketli%20de%C4%9Fersizlik%20zindan%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/" data-a2a-title="Değer etiketli değersizlik zindanı"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.</p>
<p>Ramazan’dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet, yok. Din değerler sistemidir. <em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat </em>istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tarafı camilerle donatsanız ve içini doldursanız da din yoktur. Bir ay değil on bir ay oruç tuttuğunuzu zannederek belli bir süre aç kalsanız da yoktur.</p>
<p><em>Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat</em> dinin temelidir. Peşinde koşulacak bunlardır. İyilik esastır. <em>Namaz, oruç</em> gibi ritüeller araçtır. Bunlar iyiyi ve iyiliği yerleştirmek için ruh ve kafa disiplini sağlarsa maksada uygundur. Değilse dönüp bakmak lazımdır. Benim, tanıdıklarımdan, okuduklarımdan, öğrendiklerimden anladığım budur.</p>
<p><em>Adalet</em> (hak gözetmek), <em>emanet</em> (güvenilir olmak), <em>ehliyet</em> (iş bilenleri göreve getirmek), <em>maslahat </em>(kamu yararını gözetmek), <em>meşveret</em> ( danışarak iş yapmak) din düşüncesi üzerinde çalışanların ittifak ettiği hususlardır. İslâm’ın evrenselliğini zirveleştiren her düşünceye uyan ölçülerdir.</p>
<h2>“SEN DERVİŞ OLAMAZSIN!”</h2>
<p>Tasavvuf erbabının bu temelden giderek ölçüleri daha rafinedir. <strong>Yûnus</strong> dilince “<em>Derviş gönlü baş gerek”</em>tir.  “<em>Derviş gönlü taş gerek”</em> şeklinde söylemek yaygındır. “<em>Taş”</em> demeye de yorum bulunur. Fakat doğrusu <em>baş</em> olmalıdır. <em>Baş</em>, aynı zamanda <em>yara</em> demektir. İçten çıkan bir yara. Yaranın baş vermesi de o. “<em>Derviş gönlü dertli-yaralı gerek”</em> manasındadır.</p>
<p>Şiirin tamamında <em>derviş </em>âdetâ tarif edilir. Bu tarifte bildiğimiz din ritüelleri değil, hâl ve tavır anlatılır. Çünkü asıl olan hayattır. Din diliyle söylersek “<em>amel</em>”dir. Davranışlarınızla değerlendirilirsiniz. Hayatınıza ne yansıtıyorsanız osunuz. Ne dediğiniz değil, ne ettiğiniz önemlidir: <em>“Dilin ile şakırsın/Çok maniler dokursun/Vara yoğa kakırsın/Sen derviş olamazsın!”</em>.</p>
<p>Bugünkü gösterişçilik sekiz yüz yıl önce de vardır. Camiye gider, etrafına tafralanır. Camide müşteri bekleyen Hoca kılıklı ona namazla övünmeyi öğretmiştir. O namazın namaz olmayacağını bilmez ki düşünsün! Biraz derine dalanlara o kürsülerden neler neler söylenmiştir. <strong>Yûnus</strong>’a da çokça ok atılmıştır. Onlara da seslenir:  “<em>Bir kez gönül kırdın ise/Bu kıldığın namaz değil!”</em> Gelin de bizim Müslümanlığımızla kıyaslayın!</p>
<p>Bizim cami kürsüsünde, mihrapta, minberde ne göreceğinizi, ne duyacağınızı bilemezsiniz. Son yıllarda günah işlememek için camiye gitmediğini söyleyenleri duyuyor, görüyoruz. Vaazda hutbede duydukları insanları dehşete düşürüyor. Din din olmaktan çıkınca haliyle cami de cami olmaktan çıkar. Orada mıyız? Evet, “<em>Günah işlememek için camiye gitmiyorum”</em> diyenlerin gün günden artan sayısı bize bu yolda olduğumuzu gösteriyor.</p>
<h2>“HÂLİMİZ YAMAN”</h2>
<p>Dervişliğe, bilgeliğe soyunmak “<em>Her dem Sırat’tan geçmektir”</em>. Onu geçtik, biz ölçüleri yüzünden bile yaşasak yeter! Ölçüler yoksa manasızdır. Çürük ceviz bile değildir. Çürük cevizin ceviz olmak isterken yolu kesilmiştir.  O yoldayken tamamlanmamıştır. Bizim dindarlığımızın kabuğundan bile bahsetmek gün günden güçleşiyor.</p>
<p><em>Müslümanım </em>diyenlere bakın anlarsınız.  İran’a bakın anlarsınız. Arap ülkelerine bakın anlarsınız. Türkiye’ye bakın anlarsınız. Anlarsınız.</p>
<p>Bitmeyen kavgalar içindeyiz. Kavga konuları da tamamen kişilerin dürtüleriyle ilgilidir. Her kavganın altından cebi-midesi, koltuğu-pozisyonu çıkar. Dinin saydığımız kurallarının askıya alınmasının üzerinden asırlar geçmiştir. Objektif-pozitif kurallar da kâfir işidir ve zaten tukakadır. Başıboş topluma din diyerek kendi nefsinin yularını takma derdindedir.</p>
<p>Doğrular güven içindedir. Bunlar korkaktırlar. Onun için başka düşünceye tahammülleri yoktur. Hayat hakkı tanımazlar. Hâkim din anlatılarına bakın istisnası hemen hemen yoktur. Bizdekilerin çoğu da bu köktenci körlüğün ya içinde ya da bir tık gerisindedir. Şu veya bu<em> vesayet</em>ten şikâyetle ömür geçirenler fırsat ele geçince vesayet üstüne vesayet bindirirler. Gidene rahmet okuturlar. Görür ve yaşarsınız.</p>
<h2>GÖRDÜK VE YAŞADIK</h2>
<p>“<em>Nass var!”</em> diyene karşı söz söyleyemeyen Türkiye, neler kaybettiğini görmedi. Bu bizdeki şimdilik daha hafif olanı. <em>Türk Müslümanlığı</em> ne kadar aşağı düşse de yine diğerlerine göre iyi durumda sayılır deyip rahatlayamayız.</p>
<p>Kendine göre yeni bir din uyduranların bitmeyen darbelerine muhâtabız. Saysanız yüzlerce din anlayışı bulursunuz. Her biri diğerinin düşmanıdır. “<em>Allahü ekber</em>” diyerek birbirlerini boğazlayan kütleler maalesef bugün istisna(marjinal) değildir.</p>
<p>Dinlerinde bilmek değil kendilerine tabi olmak esastır. Yüzünden Kur’an oku, yeter. Allah o dîni sanki papağana gönderdi. Anlamana gerek yoktur. Anlama ve anlatma tekeli –verirseniz- onlardadır. Tanrı adına hüküm verme hakkı ellerine geçerse yandınız. Din yalnız onların dediğidir. Çünkü benlikleri dinleridir. Bu kendini dayatmalardan din ve iyilik gelir mi?</p>
<p>Kendilerine de gelmeyeceğini hayat bize gösteriyor. Yanıltanların yanılgısı dehşettir. Görüyoruz. Aklı, kurumları ve kuralları kovarsanız, güderim zannedersiniz ama aslında güdülürsünüz. Düzensizlik düzen olmaz. Üç buçuk Yahudi her yerde tepenize biner, adım atamaz hale getirir. Bari bunu görerek uyansak!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/">Değer etiketli değersizlik zindanı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/deger-etiketli-degersizlik-zindani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İçimizde huysuz atlar kişniyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 19:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaatler]]></category>
		<category><![CDATA[çeteleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cezasızlık]]></category>
		<category><![CDATA[din adına yapılanlar]]></category>
		<category><![CDATA[din dili]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[helâl–haram]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kana susama]]></category>
		<category><![CDATA[kayırmacılık]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[linç kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[nepotizm]]></category>
		<category><![CDATA[objektif bakış]]></category>
		<category><![CDATA[ölçülerin kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[rüşvet]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[silkiniş]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[utanma]]></category>
		<category><![CDATA[uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[yöneten–yönetilen aynılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes, herkesten ve her şeyden şikâyetçi. İçimizde huysuz atlar tepiniyor. Onları kim yetiştirdi düşünmüyoruz. Cezalandırılma endişesiyle kabahatini ötekine atan çocuk psikolojisini düşünün. Kendi yaptığını örtecek veya cezasını yükleyecek yer arar. Yaptığımız odur.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/">İçimizde huysuz atlar kişniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&amp;linkname=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ficimizde-huysuz-atlar-kisniyor%2F&#038;title=%C4%B0%C3%A7imizde%20huysuz%20atlar%20ki%C5%9Fniyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/" data-a2a-title="İçimizde huysuz atlar kişniyor"></a></p><p><strong> </strong></p>
<p>Ortalama insan kendi çıkarıyla sınırlı hale gelmeye yatkındır. Toplu yaşamanın kuralları olmasa bu ego mahşerinde olacakları hayal edin. Ormanın kanunu aranır hale gelir. Hayvanlar âleminin düzeni, iki ayaklı canlının ileri örneği halinde algılanır. Yine de bu düzensizlik düzen haline gelemez. Yerleşmez, gelenek haline gelmez.</p>
<p>İnsanın olduğu yerde, aşiretten devlete kurallı yaşamak vardır. Yazılı olmayan kurallar daha güçlüdür. Gelenekler-görenekler, teâmüller kanunların üstündedir. Toplum yapılarının asıl harcı yüzyıllar içinden süzülerek gelen yaşama değerleridir. Bu harç dökülürse kanunları yan dolanmanın yolları aranır. Sistem sarsılır, kurallar kolay kolay uygulanamaz.</p>
<p>Türkiye’nin böyle bir devreyi yaşadığını söylemek ağır bir hüküm olmaz.</p>
<h2>GELENEKLERİNİZ KADAR DEĞERLİSİNİZ</h2>
<p>Bizde yüzyıllardır şunu veya bunu değiştirmenin mantığından ve gerekliliğinden çok, doğrudan doğruya gelenek düşmanlığı edilmiştir. Tartışma uzarsa başlangıç düşüncesi unutulur ve konuşmalar kör kavganın şu veya bu sloganlarına dönüşür. Kafalardaki düzenin anarşisi başlar ki dehşettir. Düşünmenin, anlamanın prangasıdır.</p>
<p>Sakin bir kafayla bakan görür: Medeniyet değiştirmelerinde ilk planda toplu kabuller ve reddedişlere yol açılması anlaşılır bir durumdur. Sonra bir dengeye girer ve gelenek unsurlarından bazıları güçlenerek yapıya dâhil edilir. O harç kolay elde edilmemiştir ve devre dışı bırakamazsınız.</p>
<p>Biz bunu tam yapabilmiş görünmüyoruz. Hem reformcularımız, hem de dinden yürüyenlerimiz gelenekle barışık olmadılar. Bana öyle geliyor ki bu iki taraflı hücum toplumun ayarlarını bozdu.</p>
<h2>SANA YASAK BANA SERBEST</h2>
<p>Sıkça “<em>Topyekün bozulma</em>” dediğim, ölçülerden boşanmadır. Söze bakınca pek bir şeyin değişmediğini zannedersiniz. Kuru kuru tekrarlanır. Dediği ve ettiği ayrıdır. Hatta tam tersidir.  Cami adamlarından pıtırak gibi biten cemaatlere ve siyasete kadar zincir böyle bağlanır.</p>
<p>Sonuç savaş meydanında kalanlardan beterdir: Doğru davranışlar yanlışlarla yer değiştirir. Hak duygusu kaybolur. Ayıbı, yasağı, utanması-sıkılması kalmaz. Hadi din diliyle söyleyelim, helâl-haram bilinmez olur. Hatta bunlar şimdi olduğu gibi din adına, şu veya bu ideoloji adına yapılır hale gelir. Toplum da normal karşılamaya başlar ve iktidar verdiği gücü bile hiçbir şekilde cezalandırmaz olur.</p>
<p>Buradan her tür kötülük doğar. Nitekim doğuyor.</p>
<p>Herkes, herkesten ve her şeyden şikâyetçi. İçimizde huysuz atlar tepiniyor. Onları kim yetiştirdi düşünmüyoruz. Cezalandırılma endişesiyle kabahatini ötekine atan çocuk psikolojisini düşünün. Kendi yaptığını örtecek veya cezasını yükleyecek yer arar. Yaptığımız odur.</p>
<p>Hele bunlar teşkilatlı hale gelir ve sistemli yayılırsa yandınız. Zamanla nereye evrileceğini ve neye dönüşeceğini tahmin etmekte bile zorlanırsınız. Bizim adamcılığın, nepotizmin, her türlü kayırmacılığın getirdiği yerde bilmenin, anlamanın değeri yoktur. Mafyalaşmalar, çeteleşmeler, çalma çırpma alır başını gider. Hak hukuk birilerinin iki dudağı arasındadır ve çiğnenmesi olağandır. Düzensizlik düzeni her türlü pisliği doğurur.</p>
<h2>PİSLİK PİSLİĞİ ÇAĞIRIR</h2>
<p>O cenahın veya bu cenahın linç timleri, kurtarılmış sandıkları, bölgelerinde racon keserler.<br />
Linç için balta elde bekleyenlerin korkuları düzendir. Düzenleri olmayanların memleket dertleri de yoktur. Ruhları ezme şehveti esir almıştır. Eldeki baltayı indirerek rahatlamak isteyecek ve azgın psikolojisini tatmin edeceklerdir. Dönmek isteseler de dönemezler. Linç alışkanlığının kumardan farkı varsa da azdır. Doyumu yoktur. Biliniz ki kan kana susatır. Mahvedecek veya o yolda bilse de mahvolacaktır.</p>
<p>Yıllardır kendime sorduğum sorular var. Ortaklaştığımız değer kalmamak üzere toplu hücumların ardı arkası kesilmiyor. Bunları nasıl durdurabileceğiz? Cevabını aceleyle arayacağımız soru bu. Diri ümidimizi sulamaya devam edeceğiz. Bizden ümit kesilmez. Düştüğümüz yerden kalkarız. Buna şüphe yok. Bu hücumlar da uyandırır, ona da şüphe yok. İyi tarafından bakarsak kötü gidişin tesellisi de bu.</p>
<h2>BÖYLE DE UYANILIR</h2>
<p>Topluma bakacağız. Muhatabımız birinci dereceden halktır. Bilelim ki biz ne isek yönetenler de o. Maalesef ahlaksız bir toplum olduk. Faraza bir siyasetçi çıkıp, &#8220;<em>Ben devletin parasını kimseye yedirmem. Rüşvete, hırsızlığa, sahteliğe, kandırmacılığa son vereceğim!&#8221;</em> dese ne olur dersiniz? Bu haliyle bu toplum o adamı sandığa gömer. Asıl problemimiz bu sosyal bozgundur.</p>
<p>Kendimiz gibi olanları seçiyoruz. Günü kurtaralım da ne olursa olsun derdindeyiz. Kolaya, yanlışa ve kötüye yöneliyoruz. Hak hukuk hak getire. Din-iman hak getire. Pozitif ahlâka bakan yok. Bilgi görgü zaten yok. Din deyince zaten ahlâkı değil içi boş üç beş ritüeli anlar hale geldik. Yine söyleyeceğim, “<em>Büyük bozgun</em>” dediğim budur. Yangına körükle gitme bu tür bir sahteciliktir.</p>
<p>Halkın neden böyle davrandığını bütün yönleriyle araştıran sosyologlar, sosyal psikologlar başta ilim erbâbı olacak. Objektif bakışla bunları anlayacağız. Sonra dönmeyi tartışacağız. Dünyaya hükmettiğimiz dönemlerde olduğu gibi iyiyi öne geçirecek bir anlayışa ihtiyacımız var.</p>
<p>Yoksa bizi hep kötüler idare eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/">İçimizde huysuz atlar kişniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/icimizde-huysuz-atlar-kisniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağlayacaksan haline ağla!</title>
		<link>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 19:00:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlâkî çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[Denetimsiz güç]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Keyfilik]]></category>
		<category><![CDATA[Maduro]]></category>
		<category><![CDATA[Mafya düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Mamdani]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmacılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilelim ki çelik çomak bile daha ciddi oynanır. Çünkü kuralları bellidir. Düzenin yerini düzensizlik nasıl alır derseniz, işte böyle alır. Kanun tanımazlıklarla yalan ve talan normalleşir. Bununla da kalmaz, mafya düzeni yerleşir. Uyuşturucu, bahis-kumar, kaçak-göçek işler alır başını gider. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/">Ağlayacaksan haline ağla!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&amp;linkname=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Faglayacaksan-haline-agla%2F&#038;title=A%C4%9Flayacaksan%20haline%20a%C4%9Fla%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/" data-a2a-title="Ağlayacaksan haline ağla!"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Hakikaten anlaşılmaz işler içindeyiz: Baştakiler anayasaya uymuyor, yeni anayasa istiyorlar. Bir bakıyorsunuz kural değiştiriyor, ona da uymuyorlar. Kararları herkesi bağlayan Anayasa Mahkemesi hüküm veriyor, en alt mahkeme uymuyor. Ve hiçbir şey olmuyor. Görülmüş iş mi?</p>
<p>Böyle onlarca madde sıralasanız kanun nizam dışı işlerin listesini tamamlayamazsınız. Yaz-boz ve keyfilik her alana yayıldı. “<em>Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu</em>” dediğimiz işlerin haddi hesabı yok. Sonra da başımıza gelenler için sebep arar görünüyoruz.</p>
<p>Bilelim ki çelik çomak bile daha ciddi oynanır. Çünkü kuralları bellidir. Düzenin yerini düzensizlik nasıl alır derseniz, işte böyle alır. Kanun tanımazlıklarla yalan ve talan normalleşir. Bununla da kalmaz, mafya düzeni yerleşir. Uyuşturucu, bahis-kumar, kaçak-göçek işler alır başını gider.</p>
<h2>AKILLAR BAĞLANINCA GÜNDEMLER DE BAĞLANIR</h2>
<p>En basit insanlık halini biliyoruz: Yaşadığınız neyse ondan olursunuz. İnanç, fikir iddiası sözde kalır.  Öyleyse şu veya bu etikete bakmayınız. Örnek derseniz o da sıra sıra: Kendisi için Tanrı’yı kullanmaya kalkanın alçaktan alçağa düştüğünü bize hayat ve tarih gösteriyor. Böylelerinin hırsı iyiliğe alan bırakmaz. Dini ve taptığı menfaatidir. Yağma alışkanlığı öyle böyle bir tiryakilik değildir. Madde bağımlılığından beterdir. Düşünceleri ve yaşamaları bu olanların zaman ilerledikçe tedavisi zor hastalığa düştüklerini görürsünüz.</p>
<p>Yağmacılık basit ruhların beş duyu etrafında şekillenen canlı refleksinin azmasıdır. Yağmacıda mana aranmaz. Manadan bahsederken kupkuru maddedir. <strong>Mehmet Âkif Ersoy</strong>, <strong>Veyis Ateş</strong> ve benzerleri “<em>Masa, nisa(kadın), kasa</em>” üçlemesine mağlup olan iktidar verdiğimiz anlayışın dinden geçinen alt seviyedeki prototipleridir. İyi ki aralarından gören ve söyleyen de var.</p>
<p>Bu yeni tip medya şöhretlerini geçtik, yeni tip egemenlerin durumu tam budur. İyi örnek yaratamamışlardır. Olanı göreceğiz. Görmekle kalmayacak, gerçeği bahanesiz kabul edecek ve düzeltmek için çareler arayacağız.</p>
<h2>DİKTA EĞİLİMLERİNDE İPİN UCU KAÇAR</h2>
<p>İnsanlığın tecrübesi gücü sınırlamayı ve kontrol etmeyi getirdi. Bunu unutursanız yandınız. Güç sarhoşluğunun nelere yol açtığını tarihte görürsünüz. Yakınlarda <strong>Hitler</strong>, <strong>Musolini</strong> ve <strong>Stalin</strong>’de görürsünüz. Bugün de <strong>Putin</strong>, <strong>Trump</strong> gibi büyük devletlerin başlarında ve Kuzey Kore’nin tosunu gibi sorumsuzlarda görürsünüz. Bizi de benzetmek istedikleri Ortadoğu’nun kırk parçalı ülke görünüşlü kabile liderlerinde görürsünüz. Aklı olan toplumlar böylelerini durdururlar.</p>
<p><strong>Trump</strong> örneğini çok konuşuyoruz. Adam bağımsız bir ülkenin devlet başkanına operasyon düzenleyerek aldırdı ve yönetime el koydu. Yaşananları gözden kaçırmak olmaz. Amerika <strong>Trump</strong>’tan ibaret değildir. Demokratik bir birleşik devlettir.  Ülkenin birçok aydını, kurumları, <strong>Maduro</strong>’nun haydutça alınışına karşı çıktılar. Diktatörlüğüne, halkına zulmedişine de karşı çıkmışlardı. Seçim hilelerine de kanun nizam dikkati ve insanlık değerleriyle karşı çıkmışlardı. Şimdi de aynı düşüncelerle ona yapılanlara itiraz ediyorlar.</p>
<h2>İYİ ÖRNEKLER ÖNÜMÜZDE</h2>
<p>Yeni göreve başlayan New York Belediye Başkanı <strong>Mamdani</strong> de “<em>Buna hakkınız yok</em>” dedi. <strong>Trump</strong>’a ağır sözler etti. Dikkatinizi isterim, kimse “<em>Devlet politikalarına karşı çıkıyor, Amerika’yı küçük düşürüyor. Bu adamı içeri alın!</em>” demedi. Bizde olsa adamın belediye başkanlığı başlamadan biterdi.</p>
<p>Amerika’da <strong>Trump </strong>tramplığını yaparken en yüksek tondan karşı çıkanlar da olur. Orada kurallar önemli. Orada hâkimler var. Devlet de kurumlarıyla adamı durdurduğu kadar durduruyor. Kurulu düzen işliyor. Bir yer gelir Rodeo atı gibi <strong>Trump</strong>’ı sırtından atar, göreceksiniz. Problem bizim gibi düzeni gittikçe bozulan ülkelerdedir. Akıllı olacaksınız. Kontrolsüzlüğe meydan ve imkân vermeyeceksiniz.</p>
<p>Bizim ülkemiz de kurallı yaşamayı bilir ve önemser. Halkımız bir yerde gereğini yapar da eli ağırdır. Hepimizi silkeleme hakkını geç de olsa kullanır. İş oraya varmadan durumları düzeltmeyi bir öğrensek. Gücü verdiklerimizi kurallara döndürsek…</p>
<h2>BOZULMA TEK YERDE VE TEK YÖNLÜ DEĞİL</h2>
<p>Ne yaşadığımızı bilmemek olmaz. Cemaat ve tarikat adıyla pıtrak gibi bitenler dünya saltanatı peşindeler. Âhiret derken dünyalık peşinde azdıklarını gördüklerimiz bunlardır. Kontrolsüz holdingler yarattılar. Ölen Menzil Şeyhi’nin üç oğlu da şeyh. Miras kavgasına tutuşuyor ve halktan toplanan paralarla edinilen milyarlar tutan servetin peşinde birbirlerine silah çekiyorlar. Olacak iş mi?</p>
<p>Örnekler sıra sıra. Dinden geçinenler toplumu fena zehirlediler.  Kendileriyle kalmadılar, sağlı sollu diğer anlayışlar da onlara uydu.  İnsan sermayemiz yerlere geçti. Böyle giderse eline fırsat geçen yağmaya talana devam eder. Bu da görünüyor.</p>
<p>“<em>O halde çare nedir?”</em> derseniz kısadan söylenecek bellidir: Kurallara dönmek tek çaredir. Her konuda ölçülebilir ve uygulanabilir kurallarınız olacak. Gücü kontrolsüz verdinizse yandınız. Güç, denetlenmezse iyileri de yoldan çıkarır. Nitekim çıkarmıştır. Denetimsizlik böyle bir girdaptır.  Düzeleceksek bozgunu görecek ve gereği neyse yapacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/">Ağlayacaksan haline ağla!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/aglayacaksan-haline-agla/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden böyleyiz?</title>
		<link>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Din bezirgânlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dinden geçinmek]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[Gâzî Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Kör taraftarlık]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[Korku iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Körlük]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Millî karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Otorite]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınma]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdiki hipnozcuların kullandığı üstün güç dindir. Dikkatinizi isterim, korkuya dayanan bir dinden geçinenler tam bir korku iklimi yarattılar. Cehennem ve zebani dini ancak cehennemler yaratabilirdi. Dünyada da bizde de öyle oldu. Bunu konuşmadık, tartışmadık.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/">Neden böyleyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&#038;title=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/" data-a2a-title="Neden böyleyiz?"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Memleket yangın yeri. Yangını çıkaran biziz.</p>
<p>Yaşadıklarımız âfet ama tabiî âfet değil. Âfetlere karşı tedbir düşünmek insanlığın savunma refleksinin gereğidir. Hayret ki bizi o tedbirlerden de alıkoyan âfet yaratıcılığın fren mekanizmaları var. Derin düşüncelere gerek yok. Yüzünden bakınca bile yaradılışa ters bir durum var. Nehrin suyu tersine akıyor.</p>
<p>Savunmasız görünüşümüzün sebeplerini düşünmek zorundayız. Ne oldu da böyle oldu? Sözü doğrudan söylemenin zamanıdır diyorum ya, benim senin üslubumla söylenmesi yetmez.  Ne yaşadığımızın anlaşılması ve topluma en kısa yollardan anlatılması lazım.</p>
<h2>KORKULARA ESİRİZ</h2>
<p>Şimdiki hipnozcuların kullandığı üstün güç dindir. Dikkatinizi isterim, korkuya dayanan bir dinden geçinenler tam bir korku iklimi yarattılar. Cehennem ve zebani dini ancak cehennemler yaratabilirdi. Dünyada da bizde de öyle oldu. Bunu konuşmadık, tartışmadık. Beşerî bilimlerin binlerce akademisyeni, aydınlar olanı biteni analiz etmediler. Taraf olduk. Ya orada ya burada saf tuttuk.</p>
<p>Kör taraftarlıklar canımıza okuyor. Bakın şimdi Cumhuriyet kutlamalarına, kamplardan sloganlar bağırılıyor. Ya <strong>Atatürk</strong>’ü ve getirdiği Cumhuriyet rejimini kutsuyoruz ya da karşısında lanetleyen bir yerde duruyoruz. İkisi de yanlışın yanlışı. Olumlu düşünceye yer kalmıyor. Yalnız kısır çekişme doğuruyor. Cumhuriyetçiler de dinciler gibi aynı dar kafada donup kalmışlarsa ilerilik bunun neresinde? Bu toplum düzelebilir mi? Burada hak hakikat yeşerir mi?</p>
<p>Birbirini besleyen ve katıksız zarar doğuran bakışlarla çevriliyiz. <strong>Erdoğan</strong> devrinde olanlar yakın tarihlerde hiç görülmedi, diyoruz. Evet, bu derecesi hiç yaşanmadı. Doğru da neden böyle olduğuna bakacaksınız. Görünen ilk sebep belli: Kendi din anlayışlarını dayatanlar Türk devletinde hiç başa geçmedi de ondan yaşanmadı.</p>
<p>Hemen “<em>Ya Osmanlı?”</em> diyecekler olacak biliyorum. Bir kere Osmanlı din devleti değildi. Şeriat devleti de değildi. Dinin belirleyici olduğu Ortaçağ devletlerinin en akılcısıydı. Onun için en az üç yüz yıl dünyanın açık ara en büyük gücü oldu. Evet dinin ağırlığı vardı ama asıl olan devlet geleneğiydi. Düşünün, devlet fikrine dayanarak evlatlarını boğazlayanlar başka bir otoriteyi dinler mi? Türk tarihinin en büyük ismi <strong>Fatih</strong>’in, devleti bir ve bütün tutma kanunu bu kadar katıydı. Devlet, aykırı hareketleri isterse dinden gelsin, çiğner geçerdi. Türkiye bunları da bilmiyor.</p>
<h2>DİN BEZİRGÂNLIĞI DEĞER BIRAKMAZ</h2>
<p>Dinin toptancılığı diğer bağlılıklara benzemez. İnsafın ve vicdanın askıya alınması da din emri ve Tanrı buyruğu gibi sunulursa orada her şey mubahtır. <em>Elkaide</em>’den <em>İşid</em>’e o kafalar böyle çıktı. Bizdeki cemaat yapılanmalarının ve diğer dinden yürüyenler, onların bir tık gerisinde.</p>
<p>Yaşadık, yaşıyoruz. Tanrı’ya dayandığını söyleyenlere her alanda kandık, kanıyoruz. Cami cemaat derken sosyal ağlarını kurdular. Hedefleri din iman, iyi insan olma ve toplumda iyiliği yayma değil, devlete hâkim olmaktı. Siyasete girdiler, bizden güç istediler ve buyurun dedik. Uzun yıllar etkili, yetkili ve sorumsuz halde başımızdalar. Evet, sonsuz yetki sıfır sorumlulukla. Saltanat devirlerinde de böyle bir idare yoktu. Türk sultanları kanunlarla sınırlıydılar. Bunlara kurallar işlemiyor. Böylesi görülmüş şey değildi. Bu sorumsuzlukla insanın düz yolu şaşırması mukadderdi ve halkını sefil hallere düşürmesi kaçınılmaz sonuçtu. Şimdi oradayız.</p>
<h2>NEDEN BU HALLERE DÜŞTÜK?</h2>
<p>Halk günlük yaşar. Davranışları günlük hayatın ihtiyaçlarıyla sınırlıdır. Fizik ihtiyaçlarını da aşan ve kontrol eden bir üst değer adına harekete geçirilirse iş değişir. Din ve devlet onlardandır. Doğrusuna yanlışına bakılmaz. Yeter ki inanılsın. Peşinden gidilir. Türk toplumunun karakteri budur. İşte başımıza iş açan da bu üstün meziyet sayılacak tâbî olma duygumuzun kullanılmasıdır.</p>
<p>Bu millî karakter özelliğimiz yüzünden tapınmaya varan bağlanmaların getirdiği körlüklerin kıskacındayız. İyi ki tarihte iyi değerlendiren büyük isimlerle var olduk. En son <strong>Gâzî Paşa</strong> örneğini gördük. Kendisi için yapmadı ve kendisi için yaşamadı. Onun çok yönlü dehasıyla büyük bâdireler atlattığımız gün günden daha çok anlaşılıyor.</p>
<p><strong>Gâzî Paşa</strong> böyle de Paşacılar değişiyor. Türk’ün bağlanma özelliğini yanlış anlayarak, yanlış kurgulayarak başımıza işler açılmasına sebep olanları çok. Osmanlı Türkiyesinde bile katı dinciliğin devlet hayatına egemen olması söz konusu değilken şimdi merkeze gelip oturdularsa <strong>Kemal</strong>’i anlamayan <em>Kemalizm</em>’in rolü büyüktür. Dinden geçinenleri, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla, <em>Atatürkçü</em> olduğunu sananların açtığı yolla, bela ise başımıza biz bela ettik.</p>
<p>İstiklâl Harbi’ni Osmanlıya karşı vermişiz gibi gösterenler onlardandır. Akla ziyan iştir. Dikkat edin, İngiliz’i, Fransız’ı, diğer büyükleri ve Yunan’ı anan yok. Varsa yoksa işgal dönemindeki İstanbul’un zavallı padişahına ve Osmanlı’ya saldırı. Tarih bu mudur ve tarihe böyle mi bakılır? Kendi tarihini doğru anlamak tamam. Ama nefret üzerine kurulu bir kafadan iftihar duygusu ve zafer neşesi çıkmaz. Çıkmaz.</p>
<p>İktidar uman CHP öncelikle bu kafayı düzeltirse Türkiye’de çok şey değişir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/">Neden böyleyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya delilere kaldı</title>
		<link>https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 19:00:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Batı kafası]]></category>
		<category><![CDATA[bencillik]]></category>
		<category><![CDATA[deli]]></category>
		<category><![CDATA[diktatör]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kölelik]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[Mao]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Netanyahu]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[totaliterlik]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51609</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devrimizin liderlerinin ortak özellikleri büyük zekâya sahip olmamaları, iyi yetişmemeleri, dar ve sığ oluşlarıdır.  Buna bazılarının kendileriyle sınırlı bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini de eklerseniz dünyanın neden bu durumda olduğunu açıklamak kolaylaşır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/">Dünya delilere kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunya-delilere-kaldi%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%20delilere%20kald%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunya-delilere-kaldi%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%20delilere%20kald%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunya-delilere-kaldi%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%20delilere%20kald%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunya-delilere-kaldi%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%20delilere%20kald%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunya-delilere-kaldi%2F&#038;title=D%C3%BCnya%20delilere%20kald%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/" data-a2a-title="Dünya delilere kaldı"></a></p><h3 style="text-align: center;">Bu yazıyı dinleyebilirsiniz.</h3>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-51609-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/wav" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/3.-YAGMUR-TUNALI.wav?_=1" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/3.-YAGMUR-TUNALI.wav">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/3.-YAGMUR-TUNALI.wav</a></audio>
<p><strong>Trump</strong>, tam serseri mayın<strong>.  Putin</strong>’in ondan kalır yanı yok diyenler de çok. Bazı bakımlardan benzese de <em>akıllı deli</em> diyenler de epeyce var. Şimdi yıldızının sönmüş göründüğüne bakmayınız. Adam Rusya’nın büyük şansı.</p>
<p>Eski ve yeni örneklere bakarak diktatörün de akıllısı makbul. <strong>Mao</strong>’dan beri Çin öyle. O toplum başka türlü yönetilemezdi denemez. Sopasız kolay kolay kalkınamayacağı söylenebilir. Bu işi de <em>Çin usulü</em> yapıyorlar. Şimdiki liderinin adını sorsanız bilen zor çıkar. Görünmez, göze batmaz profili tercih ettiler. Ulu orta konuşmadılar, olur olmaz konularda fikir söylemeye yanaşmadılar. İş yaptılar. Çin böyle büyüdü.</p>
<p>Bir de çok konuşanlar var. Bizdeki de onlardan. Bizimkinin iki gücü var: Dine dayanması ve rakiplerini türlü şekillerde devre dışı bırakmayı bilmesi. Bunları yapmak için uygun zaman hepsinden önemli. Dolayısıyle bir şansı da böyle bir dönemde başa geçmesi.</p>
<p>Madem girdik, onu da söyleyelim: 23 yıl iktidar için çok uzun bir zaman. İyi bir elde ülke büyüdükçe büyürdü. İçerde dışarda birçok alanda arkalara düştüyseniz düşüneceksiniz. Hâlâ, düştük tamam da Reis çıkaracak, bir mucize yaratacak diyen varsa o inançtır, tartışılmaz.  Zaten o kesin inançlılar yüzünden bu duruma düştük. Onlar yanlışları görüp söyleme yiğitliğini gösterselerdi, en azından savunmasalardı, ülke bu hale gelmeyecekti.</p>
<p>Diyeceğim o ki dünyayı ve bölgemizi anlamak isterken de kendimize bakacağız.</p>
<h2><strong>Ortadoğu kaynar kazan</strong></h2>
<p>Mezopotamya, insanlığın laboratuvarıdır. Her zaman hareketlidir. Dinler, çoğu medeniyetler buradan doğar. Sancılı bir coğrafyadır. Bütün devirlerde kaynar. Kargaşa, kavga bitmez.</p>
<p>Hatırlamak gerekir: Ortadoğu’nun en uzun süreli istikrarı bizim yönettiğimiz dönemlerdedir. Osmanlı, bölgeyi dört yüz sene idare etmiştir. Barış içinde geçen yüzyıllardır. Aslında <em>Tolunoğulları </em>ve <em>Memlük </em>dönemlerini de eklersek uzun yıllar Türk hâkimiyetinde bir bölgedir.  Yüz yılı aşan bir süredir egemen değiliz. Bölgede bizim emperyal gücümüzün sağladığı barışın bozulması da zayıf düşmemiz ve Batı müdahalesiyledir. Onlar nereye girdiyse istikrara oynamaz. Patlayacak mayınlar bırakır. Kalıcı bozulma sömürmenin devamı için gereklidir.</p>
<p>Dikkat edin, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bizden çıkan topraklarda doğan 27 ülkenin hemen tamamına yüzyıl sonra bile huzur ve barış gelmemiştir. Bir ölçüde kalkınanlar vardır. Araplara düşen yerler gibi tabii kaynakları bol olanlar vardır. Varlıkları başlarına beladır. Devamlı tepelerinde kılıçlar gezer. Sömürdükçe sömürürler.</p>
<p>Suudi örneğine bakın anlarsınız. Bizden koptuğundan beri İngiliz’in ve sonra Amerika’nın güdümündedir. “<em>Güdümünde”</em> demek hafif kalır. Gazının, petrolünün eşitler arasında birinci ortağı Amerika gibidir. <strong>Trump</strong> gibi bir deli gelirse bu denge iyiden iyiye bozulur. Geldiği günün ertesi Riyad’a gider ve trilyon dolarlara varan anlaşmaları imzalatıverir. İsterse imzalamasın! Balyoz tepesindedir.</p>
<h2><strong>Batının büyük ahlâksızlığı</strong></h2>
<p>Güç böyledir. Düştüğü ele göre şekil alır. Bu el Batı’ysa giyotinden balyoza, nükleere kadar her tür öldürücü âletle tepenizdedir. Evet, Batı teknolojik ilerlemeyi yarattı. Bu büyük güçle hegemonya kurdular.</p>
<p>Batı’nın bencilliği türlü şekillerde işler. Sömürgeciliği doğuran anlayışı, insana insanca davranmayı aramaz. Meraklı beyinleri, insani değerleri de bulur. Hür düşünceyle sosyal değer yaratma da üstünlükleridir. Fakat sömürgecilik kafası insanları sınıflandırır. Orada biz ve diğerleri vardır. Kendi içlerinde her türlü düzen, kanun kural geçerlidir. Diğer millet, devlet ve insanlarına ayrı bakarlar. Nüfuzları altına aldıklarına ayrı hukuk uygularlar. Onlar köleleridir. İçerde geçerli olan insani kurallar oralarda geçerli olamaz.</p>
<p>Güya sömürgeler devri bitmiş fakat Batı’nın bu kafası değişmemiştir. Batı desteğiyle biti kanlanan İsrail’i de o kafadan saymak lazımdır.</p>
<h2><strong>Deliler cangılı</strong></h2>
<p>Totaliterliği zulmün şâhikasına çıkarmada<strong> Netanyahu</strong>’yu başa yazmak lazım. Sonra, sıra sıra bir yığın devlet başçısını dizebilirsiniz. Devrimizin liderlerinin ortak özellikleri büyük zekâya sahip olmamaları, iyi yetişmemeleri, dar ve sığ oluşlarıdır.  Buna bazılarının kendileriyle sınırlı bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini de eklerseniz dünyanın neden bu durumda olduğunu açıklamak kolaylaşır.</p>
<p>İktidar gücü bu tür insanların elinde olunca her tür tehlike kapıdadır. Öngörülemez durumlara hazır olacaksınız. Batı’da ve köklü kurumlar memleketlerinde de bu tiplerin yarattığı zelzeleler olur. Oralarda tam yıkıcı olamazlar. Yalnız, bu durumda içerde çok zarar veremeseler de dışarda çok oynarlar. Tekrar edeceğim, sömürgeci kafası diğerlerini kendisiyle eşit görmez. Dahası aynı da görmez. Yolunacak kazdır. Ezilecek sinektir. Dolayısıyle kendilerinden zayıf ülkelerin vay haline!  Batı, gücü ele geçirirse dünyayı böyle yönetmek ahlâksızlığıyla illetlidir.</p>
<p>İsrail’le beraber Batı’nın giriştiği Ortadoğu hamlelerine, kırımlara, soykırımlara şaşanlar bu felsefi temele ve dünyanın delilere kalışına bakacaklar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/">Dünya delilere kaldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dunya-delilere-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/3.-YAGMUR-TUNALI.wav" length="18019770" type="audio/wav" />

			</item>
		<item>
		<title>Batı’ya düşman Batı’yla beraber</title>
		<link>https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 19:00:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik / istikrarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullah Gülen]]></category>
		<category><![CDATA[hamas]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Liyakat ve ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Tek adam rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu idealini yok etmek başta, ordunun yapısı ve kurumları bozmak bizimkilerden çok Batı’nın istediğiydi. Türkiye’yi Ortadoğululaştırmak için tutulacak yol da tam buydu.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/">Batı’ya düşman Batı’yla beraber</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbatiya-dusman-batiyla-beraber%2F&amp;linkname=Bat%C4%B1%E2%80%99ya%20d%C3%BC%C5%9Fman%20Bat%C4%B1%E2%80%99yla%20beraber" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbatiya-dusman-batiyla-beraber%2F&amp;linkname=Bat%C4%B1%E2%80%99ya%20d%C3%BC%C5%9Fman%20Bat%C4%B1%E2%80%99yla%20beraber" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbatiya-dusman-batiyla-beraber%2F&amp;linkname=Bat%C4%B1%E2%80%99ya%20d%C3%BC%C5%9Fman%20Bat%C4%B1%E2%80%99yla%20beraber" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbatiya-dusman-batiyla-beraber%2F&amp;linkname=Bat%C4%B1%E2%80%99ya%20d%C3%BC%C5%9Fman%20Bat%C4%B1%E2%80%99yla%20beraber" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbatiya-dusman-batiyla-beraber%2F&#038;title=Bat%C4%B1%E2%80%99ya%20d%C3%BC%C5%9Fman%20Bat%C4%B1%E2%80%99yla%20beraber" data-a2a-url="https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/" data-a2a-title="Batı’ya düşman Batı’yla beraber"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Son milletvekili seçimlerinden önce birçok aydın ve siyasetçi Batı’nın <strong>Erdoğan</strong>’ı gözden çıkardığını söylemişti. Ben o kanaatte değildim. Birçok kere yazdım. Çeşitli sebeplerle, düşündükleri düzen için bu kadar uygun bir partner bulamayacakları kanaatindeydim. Hâlâ aynı görüşteyim.</p>
<p>Batı ile uyuşmanın bozulduğuna dair bugün için de bir işaret yoktur. Evet öyledir. Söylenenler, değişik göstermeler,  yer yer kavga eder görünüşler aldatıcıdır.  Batı’nın istediği ile iktidarımızın istediği yer yer çatışır görünse de beraber yürüdüler ve yürüyorlar. İsrail’e karşı hakarete varan dolu ağız konuşmalarla uygulamaların ters oluşunun bize gösterdiği de budur.</p>
<p>Batı ile beraber yürümenin gerekliliği her siyasi hareket için konuşulur. İyi ilişkiye mecbursunuz. Gücünüze ve duruma göre ölçüleri vardır. Bir yere kadardır. Ak Parti’nin olmaz denilen işlerde uyuşması devlet hayatımızda görülmemiş örneklerdendir. Batılıların, şimdi akıl almaz şekillere bürünen, hukuka, demokrasiye, kısası hiçbir ölçüye sığmaz işlerimizi cılız itirazlarla karşılamaları bundandır.</p>
<h2>NEDEN BÖYLE?</h2>
<p>İktidar gücünü verdiklerimiz, Türkiye’nin temel tercihlerini değiştirmek istiyorlardı. Batı için de uygundu. Yerleşik düzenden(müesses nizam, establisment) kurtulacak ve istediklerini kolayca yapabileceklerdi. <em>Müslümanlık</em> ve <em>İslamcılık</em> çeşitli renkleriyle iki farklı ana uygulama anlayışıdır. Müslümanlıktan rahatsızlık duyan dünyanın lokomotif gücü Batılılar, yüzyılı aşan bir süreden beri kolay nüfuz ettikleri <em>İslâmcılık</em>’ı desteklerler. İngilizlerin gözdesi <em>İhvân-ı Müslimin</em> ve benzerlerinde böyledir. Yeni zamanların <em>El Kaaide</em>’sine ve <em>İşid</em>’ine kadar bir yığın uç örnekte de böyledir.</p>
<p>Türkiye’de İslamcılık, o anlayışlara tam uymasa da yakındı. Türk sevmezliği açık <em>Hamas </em>gibi bir örgüte verdiğimiz değer ortada. Temel meseleyi de yeri gelmişken açmak lazım:  İslamcılığın öbeklendiği eski dini yapılar, imparatorluk asırlarımızda da <em>Türk inanış geleneği</em>ni dönüştürememiş ve halk tarafından benimsenmemişti. Klasik tasavvuf anlayışımız hayatımıza yön veriyordu. Adım adım bu da değişti. Şimdi merkeze geldiler ve İslamcılığın yeni versiyonunun Batı’yla buluşması zıtların birleşmesine dönüştü.</p>
<h2>HERŞEY GÖZ GÖRE GÖRE OLDU</h2>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu idealini yok etmek başta, ordunun yapısı ve kurumları bozmak bizimkilerden çok Batı’nın istediğiydi. Türkiye’yi Ortadoğululaştırmak için tutulacak yol da tam buydu.</p>
<p>Türkiye gibi büyük bir ülkede bunlar kolay işler değildir. Önce mayınların temizlenmesi lazımdı. Kurucu unsur Türklüğe dayanan milliyetçiliğin değersizleştirilmesi gerekiyordu. Kendisini milliyetçi sayanların kültür zayıflığı, yani milliyetçi olamayışları işlerini kolaylaştırdı. Milliyetçiliği ayaklar altına aldığını söyleyen bir lider üst üste seçimler kazandı.</p>
<p>Buraya nasıl gelindiği henüz bütün yönleriyle konuşulmuş ve anlaşılmış bir mesele değildir.</p>
<h2>BATI İÇİN BULUNMAZ FIRSAT</h2>
<p>Hedef belli, yapılacaklar netti: İnce çalışılması ve içerden sağlam proje ortakları bulunması lazımdı. Dönüp dönüp oraya geliyoruz: Dinden görünenlerimiz en uygun olanlardı. Horlandıklarını düşünüyorlardı. Sistemle ve memleketle bağları bundan dolayı zayıftı. <strong>Fethullah Gülen</strong> gibi bir figür ülkede ve dünyada şan şöhret salmıştı. İslamcı görünen yeni iktidar partisine eklemlenmesi de kolaydı.</p>
<p><em>Cumhurbaşkanlığı sistemi</em> denen sistemsizliğin tam kanunsuz mühürsüz oylarla kabulü bütün hamlelerin yolunu sonuna kadar açtı. O günden beri ülke daha rahat yapılan yıkımlarla gündemdedir.  Sosyal maliyet en ağır olanıdır<em>. Liyakat</em> ve <em>ehliyet </em>yok sayıldı demek eksiktir. Bu değerler ağır saldırı altındadır. Namuslu insan olmanın faturası da ağırlaştı.</p>
<p><em>Y</em>ıkıcı hamleler devam ediyor. Türkiye gibi dev bir yapıya, tarih yapan güce karşı 9 şiddetinde zelzeleler de yaratsanız yaşama ve yaşatma gücünü yok edemezsiniz. Batı bunu elbette biliyor. Ortadoğu’da “<em>plana sadık kalınmasını sağlayarak</em>” istedikleri bitmeyen düzensizliği düzen haline getirmeye çalışıyorlar.</p>
<h2>YIKMAK KOLAYDIR</h2>
<p>Şurası muhakkak ki <em>Türkiye’yi Ortadoğululaştırmak</em> denemesine ancak <em>tek adam</em> rejimiyle girişilebilirdi. Rejim uymasa ve vazgeçilecek de olsa, Ortadoğu’da kendi programlarını uygulamaları için bu sürece ihtiyaçları vardı. Kurgular işleyecekti. <strong>Erdoğan</strong>, <em>“Biz Bop Eşbaşkanıyız”</em> dediği halde vardı yoktu, konuşulması da tuhaf bir iş. Yaşadık: Bu <em>eşbaşkan</em> kavramının içerde dışarda başımıza neler getirdiğine iyi bakmak lazım.  Yol uzundu ve başlanmış işlerin bitirilmesi için Batı ile ortak hareket edilmeye devam edilecekti.</p>
<p>Uzun bir süre bu yol arkadaşlığı devam edince haliyle iki taraflı bir bağımlılık oluştu. Asıl, Ortadoğu bu kadar karıştırılmışken, sarsıntılar olsa da mevcut iktidarla ortaklık bozulmazdı. Tekrar edebilirim, verilen görüntülere bakmayınız, İsrail ve Amerika’nın planlarına karşı çıkmadığımız, adına Bop denen projenin bizim sayemizde bu kadar ilerlediği rahatlıkla söylenebilir.</p>
<p>Son açılımların alelacele gündeme getirilmesini ve –Hak saklasın!-Türkiye’nin çatışmaya ve istikrarsızlığa sürüklenme tehlikesini de bu çerçevede düşünmez misiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/">Batı’ya düşman Batı’yla beraber</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/batiya-dusman-batiyla-beraber/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yöneticilerin statü sembolü düşkünlüğü</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 17:52:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[akmhp]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[gösteriş]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[şatafat]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51272</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab">Yöneticilerin statü sembolü düşkünlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu%2F%23new_tab&amp;linkname=Y%C3%B6neticilerin%20stat%C3%BC%20sembol%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu%2F%23new_tab&amp;linkname=Y%C3%B6neticilerin%20stat%C3%BC%20sembol%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu%2F%23new_tab&amp;linkname=Y%C3%B6neticilerin%20stat%C3%BC%20sembol%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu%2F%23new_tab&amp;linkname=Y%C3%B6neticilerin%20stat%C3%BC%20sembol%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu%2F%23new_tab&#038;title=Y%C3%B6neticilerin%20stat%C3%BC%20sembol%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab" data-a2a-title="Yöneticilerin statü sembolü düşkünlüğü"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab">Yöneticilerin statü sembolü düşkünlüğü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/yoneticilerin-statu-sembolu-duskunlugu/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
