<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>insaf arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/insaf/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/insaf/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 14:51:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yıkmaya alışanlar yapamazlar</title>
		<link>https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 19:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk çizgisi]]></category>
		<category><![CDATA[butlan kararı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[insaf]]></category>
		<category><![CDATA[iz'an]]></category>
		<category><![CDATA[kamp körlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[kamu vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kuralların üstünlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Normalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi kriz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi meşruiyet]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi partiler]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaş iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55433</guid>

					<description><![CDATA[<p> İz’ânı, insâfı bırakmak vicdanı söndürmektir. Vicdanın söndüğü yerde, haktan hukuktan, ölçüden-adaletten, düzgün insandan bahsedemez hale gelirsiniz. “Orada mıyız?” Evet, demek zor olsa da oradayız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/">Yıkmaya alışanlar yapamazlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyikmaya-alisanlar-yapamazlar%2F&amp;linkname=Y%C4%B1kmaya%20al%C4%B1%C5%9Fanlar%20yapamazlar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyikmaya-alisanlar-yapamazlar%2F&amp;linkname=Y%C4%B1kmaya%20al%C4%B1%C5%9Fanlar%20yapamazlar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyikmaya-alisanlar-yapamazlar%2F&amp;linkname=Y%C4%B1kmaya%20al%C4%B1%C5%9Fanlar%20yapamazlar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyikmaya-alisanlar-yapamazlar%2F&amp;linkname=Y%C4%B1kmaya%20al%C4%B1%C5%9Fanlar%20yapamazlar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyikmaya-alisanlar-yapamazlar%2F&#038;title=Y%C4%B1kmaya%20al%C4%B1%C5%9Fanlar%20yapamazlar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/" data-a2a-title="Yıkmaya alışanlar yapamazlar"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Partilerin seçimine yalnızca seçim kurulları karar verir. Asliye Hukuk veya başka bir alt mahkeme karışamaz. Yüksek mahkemenin kararını kimse değiştiremez. Anayasa böyle diyor. Kanunlar böyle diyor. Bilenler böyle diyor. Buna rağmen bir alt mahkemenin Yüksek Seçim Kurulu’nu, bilinen ve uygulananları yok sayarak Yüksek Seçim Kurulu’nu, yani anayasayı, yani kanunları dikkate almayabileceğini gördük. İsterseniz, sonuçlarına bakarak doğruyu bir kere daha boğduğumuzu da söyleyebilirsiniz.</p>
<p>Mesele şu veya bu parti meselesi değildir. Gücü ele geçirenlere hiçbir kuralın etki edemeyeceği yere gelirseniz, orman kanunlarına rahmet okutur haller yaşanır. Şimdi o yaşanıyor. Bir konuda vesayetten şikâyet edenler, bin türlü vesayete kapı açtılar. Gücü ele geçirince tanınmaz hale geldiler. Konuşacaksak bunları konuşacağız. Kurallara dönmenin yollarını arayacağız. Başka çare yoktur.</p>
<h2>“KÖR KAZMA”NIN YIKIM HIRSI</h2>
<p>Cehalet, iyi olmayan niyet ve sınırsız ihtiras bir araya geldi. Vurduğu <em>“Kör kazma</em>”nın yıkımı yaşanıyor. Kanaatimce bazı eski sandığımız kavramların ifade ettiği manaların hayatımıza dönmesini sağlamadan doğru yola dönüş olmaz.  <em>İz’ân</em> ve <em>insaf</em> onlardandır<em>.</em> <em>Kubbealtı Lügati</em>’nde <em>iz’ân</em>ın ilk manası <em>“anlayış, kavrayış ve feraset</em>”tir.<em> İz’anlı</em> dediğinizde, <em>kavrayışlı, anlayışlı</em> birini kastedersiniz. “<em>İnsaf dinin yarısıdır</em>” hikmeti de düzgün insanı veren ölçülerden süzülmüş gerçeği söyler.</p>
<p><em>İz’ân</em>ı, <em>insâf</em>ı bırakmak <em>vicdan</em>ı söndürmektir. Vicdanın söndüğü yerde, haktan hukuktan, ölçüden-adaletten, düzgün insandan bahsedemez hale gelirsiniz. “<em>Orada mıyız?”</em> Evet, demek zor olsa da oradayız.</p>
<p>Din iman pazarlarını, Tanrı adına konuşanları geçin, yitiğimiz bunlardır.</p>
<h2>DANIŞMANLIK EDİYORUZ</h2>
<p>Partiler, kurumlar, kuruluşlar ve devlet erkini teslim ettiklerimiz değerli-değersiz her fikri duymaya açık olmalılar. Duymak yetmez, iz’anla, insafla, vicdanla yorumlamaya çalışacaklar. Bu bir meziyet gibi görünse de devlet yönetmeye kalkanlar için asgari ölçüdür. Devlet yöneten veya yönetmeye talip olan kendi kampına hapsolamaz. Herkese açık olacaktır.</p>
<p>Yazılanlar, söylenenler partilere bedava danışmanlık hizmetidir. Evet, <strong>Erdoğan</strong>’a, <strong>Özel</strong>’e, <strong>Dervişoğlu</strong>’na ve diğerlerine danışmanlık ediyoruz.</p>
<p>Geçen hafta,<strong> Kılıçdaroğlu</strong>’nun durumunu mensup olduğunu söylediği Alevîlik kavramlarıyla anlatmaya çalışmıştım. O bir <em>düşkün</em>’dü. Başka yorumlarımla beraber ağır bulanlar oldu.  Şimdi onun <em>aparat </em>olduğu düşüncesi dillendiriliyor ki ağırdan ağırdır.</p>
<p>Yaptığı bellidir ve öfkeleri çeken bir figür haline geldiği açıktır. Ak Parti’nin çöküşüne muhalefeti de ortak edecek projeyi devlet gücünü arkasına alarak gideceği yere kadar götürecektir. Bunu yapar da siyaseten öldüğü değişmez. Asıl muhatap <strong>Özgür Özel</strong>’dir, biz ona bakacağız.</p>
<h2>ÖZGÜR ÖZEL’İN ÇIKMAZI</h2>
<p><strong>Özgür Özel</strong> CHPsinin <em>&#8220;açılım</em>&#8221; a yakınlığını ve propaganda dilini hep eleştirdik. “<em>Atatürk’ün partisiyiz”</em> derken <strong>Atatürk</strong>’le taban tabana zıt anlayışta konakladıklarını, çok yazdım. Başkaları da söylediler. Kös dinlediklerini gördük. Devlet yönetecek bir parti için vahimdir. Şimdi sırası mı diyecekler beni mazur görsünler, tam sırasıdır.</p>
<p>Butlânı, mahkemeleri geçin -oralarda muhtemelen temizdirler- hata varsa bu dediklerim ve benzerleridir. Üzerinde durulacağını umuyorum. Partiler, halka, muhataplarına karşı nobranlık edemez, kör sağır olamazlar.</p>
<p>CHP,<strong> Kılıçdaroğlu</strong>’nun <em>arınma</em> adıyla kirliliğin zirvesini temsil ettiğini de ancak bu <em>ilkelilik</em>le anlatabilir.</p>
<h2>KAMP KÖRLÜĞÜNDEN KURTULAN KAZANIR</h2>
<p>Madem girdim, devam edeyim: Bozacağınız oyun, yalan-dolan ve sahtelik ise aslında anlatmanız kolay olmalıdır. Olmuyorsa yetersizliğinize bakacaksınız. “<em>Nerede hata ediyoruz?”</em> demeyen çıkış yolu bulamaz. Bu durumda halkı bırakın kendinizi bile savunamazsınız. Kaldı ki sizden beklenen yenmektir. Yenmek ileri atılmakla olur. Muhatabından daha iyi görünmekle olur. Onun oyununu bozmakla olur.</p>
<p>Başlayacağınız yer kendinizdir. Tenceresi kaynamaz olmuş vatandaş değişime hazırdır. İktidardakiler çok kötü olduğu halde size tam dönülmüyorsa asıl problem sizdeki temel anlayış kaymasıdır. Mesela, altı oktan biri milliyetçiliği dışlayan sol kliğin darlığıyla yol yürünmez. Halkı harekete geçirmekte zayıf kalıyorsanız buralara bakacaksınız.</p>
<p>Şikâyetle, sızlanmakla bir yere varılmaz. CHP’de yanlış konumlanışı anlayacak kültürde insanlar var. İlim, fikir ve sanat adamları var.  Dünü bilen, bugünü gören, yarına neyin kalacağını düşünecekler var. Kazanacak oyun kurulamadıysa yanlışlarda ısrar etmenin manası yoktur.</p>
<p>CHP iktidar seçeneğidir. Ak Parti’nin yıldızı sönerken CHP’nin yıldızı parlamadı.  Halka güven veremedi. Buna rağmen halk yönelir gibi olunca müdahaleler, mahkemeler, karıştırmalar başladı. Doğru da başka sebepler yok mu?</p>
<p>Söyledim, CHP <strong>Atatürk </strong>çizgisinde görünmüyor. Türk diyememekle olmaz. Bilmeden, anlamadan olmaz. Sloganlarla olmaz. Çok yönlü hücumu püskürtebilirlerse, özellikle çözümü zor görünen <strong>Kılıçdaroğlu</strong> butlânını bâtıllığa gömerlerse yeni yol haritasıyla yürümeyi düşünecekler. Butlan, kamu vicdanında kabul görmedi. Muhalefet ve ezici vatandaş çoğunluğu, sakat bir karar olduğunda birleşti. Çok değerlidir. Vakit geçmeden değerlendirirlerse normale dönüş imkânı çabucak doğar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/">Yıkmaya alışanlar yapamazlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yikmaya-alisanlar-yapamazlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</title>
		<link>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 19:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[din ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güç yozlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[hak-hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iftira]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[insaf]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[kurallı toplum]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nifak siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal düzen]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz toplum halinde veya her birimiz her tür haksızlığa maruz kalabiliriz. O kadar savunmasız haldeyiz. Af buyurun, gücü yeten yettiğine binebilir. Gücü yetmeyen de gücü yeter hale geldiğinde öbürünün tepesine biner. Devr-i sâbıklar bitmez. İşte üzerinde düşüneceğimiz bozukluk ve bozgun buradadır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/">Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&#038;title=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/" data-a2a-title="Yaşadığımız bozgunun merkez üssü"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>On beş yıl önceydi. <em>Kavga Günleri</em> kitabımda yeni muktedirlerin davranışlarının sistematiğini nitelemek için din dilini kullanarak “<em>nifak siyaseti</em>” demiştim. Bazı dostlarımız o zaman ağır bulmuşlardı. Şimdi yetmez diyorlar. Çünkü dinden yürüyenlerimizin hemen tamamına yakını, Allah adıyla ve Allah adına konuşarak yanlışlarını da Allah’a yüklüyorlar. Sorumsuzca hüküm verme, yargılama ve hakka girme başta, dedikodu, gıybet, iki veya çok yüzlülükle görünüyorlar.</p>
<p>İnsan söz konusu ise sözü özellikle ince eleyerek söylemek gerekeceği açıktır. Fikir söylenecek veya yorumda bulunulacaksa merkeze kendini alan (ego-nefis) kesin yanlıştadır. Bizde en çok olan da budur. Din, iman veya başka aidiyet gösterişi o egoya sürülmüş soslardır. Bu bakışla, dinden yürüyen, adı şu veya bu olan grupların pıtrak gibi yayıldıkları ve kötülük yaydıkları rahatlıkla söylenebilir.</p>
<h2>NE YAŞIYORUZ?</h2>
<p>Sözü dosdoğru söylemeye mecburuz: Merdiven altı, dinden yürüyenleri yalana-dolana alıştırdı. Sisteme karşı giriştikleri gizli-saklı hareketlerde sahtelik yol oldu. Alışkanlık huy olabilir. Kolay değişmez. İnsanlar ve olaylar hakkında o kadar rahat hüküm veriyorlar ki dînin en çok sakındırmaya çalıştığı işlerdir. Kâfir (mülhid, zındık) ilan etmeye kadar varıyorlar. Tanrı’nın kimseye vermediği gücü ondan da sanki zorla almış görünüyorlar.</p>
<p>Yaşadıklarımız içinde bu durum tek başına her şeyi bozmaya yetecek bir sapma ve sapkınlıktır. Toplum düzeninin temeline dinamit koymaktır. Buradan gidenin gücü ele geçirince yasak tanımamasına, tek ölçünün kendisi oluşuna şaşılmaz. Hoşuna gitmeyen bir durum karşısında hemen suçlamaya, karalamaya, iftiraya sapması, yapabileceklerini gösterecek en basit davranış hâlidir.</p>
<p>Evet, dinden yürüyenlerimizin bu yol sapmasıyla dinle münasebetleri de büsbütün problemli hâle geldi. Yine söyleyeceğim, bozgunculuğu yol edindiler. Yoksa yalana-talana, hak-hukuk tanımazlığa, <em>dindar </em>görüneni bırak sıradan bir insanın düşmesi kolay kolay mümkün olur muydu? Bunu göreceğiz.</p>
<h2>ASIL BAKILACAK YER</h2>
<p>Göreceğiz desem de kolay olmadığını biliyorum. Fetö meselesinde olduğu gibi bir şamar oğlanı bulunmazsa, hipnoz altında yapılanların yanlışlığını düşünemeyecek kalabalıklar türetildi. Gerçi Fetö bizi uyandırsa bu hallere düşer miydik? Aynı tas, aynı hamam.</p>
<p>İlla birine bağlanacak ve karşıya hücum edeceksin. “<em>Sahibin</em>” olacak ve “<em>sahibinin sesi</em>” olacaksın. Hava bu. Ortam bu. Ben her gün bir türlü yaşıyorum. Ne zaman iktidarın yaptıklarını eleştirecek bir söz etsem hemen devreye girenler oluyor. “<em>Hamama giren terler</em>”, tenkide açığım. Gel gör ki “<em>sahibinin sesi korosu”</em> böyle çalışmıyor. Söylenenlerin yanlışlığını gösterecek bir gayrete girseler memnun olacağım. Hayır, yaftalıyorlar. Ne anlıyorlar ne de anlama gayretine giriyorlar.</p>
<p>Bunlara yol veren bir sosyal ve siyasi hayat varsa bozgunun merkez üssü ve bakılacak yer orasıdır.</p>
<h2>YARATILAN ORTAM</h2>
<p>Bozgunun yayılmasını görmek için kenar örneklerden de gidilebilir.<strong> Ali Babacan</strong>, bir siyasetçi olarak “<em>İktidarı CHP’ye bırakmamak</em>”tan söz etti ya.. İslamcı görünen geleneğin siyasileşmesiyle görünür hale gelen takıntıları düşündüm. Kampçılıkla içine düşürüldüğümüz bozgunu o da görmüyor. Dehşettir. Bu kadar akıllı bir adamı, bu sözleri etmeye iten, <em>hayali gerçekliği</em> veya daha düz ifadelendirmeyle <em>kafa kurgusu’</em>nu anlamadan çare düşünemeyiz.</p>
<p>Her zaman ve her durumda geçerlidir: İnsanı, dış donanımından çok psikolojik yapılanmasıyla değerlendirmeye mecburuz. Aranacak bütünlük oradadır. Politikacının ego şişkinliğini elbette bilir ve kabul ederiz. İnsaf ölçülerini aşacak söz ve değerlendirmeleri de bu egodan sızar. Dini siyasette merkeze alan gelenekten gelen <strong>Ali Babacan</strong>’ın sözlerinde bu olabilirlikleri aşan bir durum var. Bu bir gaf değil, çam devirme de değil.  Bu sözleri edende hemen fark edilen, <em>vefa</em>dan,  <em>insaf</em>tan eser olmayışıdır. Bunu aşan bir taraf da var: Dün dediklerini ve yaptıklarını inkâr var. Dahası yol yürüdüğü insanları kandırdığını söylemek var. Erbabı, daha çok sapma ve bozulma sayacaktır.</p>
<h2>“DEVR-İ SÂBIK”LAR BİTMEZ</h2>
<p>Benim bakışımla, felaketin katmerlenişi, toplumun bu tür sözleri cılız bir eleştiriyle geçiştirenler dışında sessiz karşılamasıdır. Geldiğimiz yeri gösterir. Büyüteçli aynadır. Gösterdiği şudur: Biz toplum halinde veya her birimiz her tür haksızlığa maruz kalabiliriz. O kadar savunmasız haldeyiz. Af buyurun, gücü yeten yettiğine binebilir. Gücü yetmeyen de gücü yeter hale geldiğinde öbürünün tepesine biner. <em>Devr-i sâbık</em>lar bitmez.  İşte üzerinde düşüneceğimiz bozukluk ve bozgun buradadır.</p>
<p>Mesele elbette <strong>Ali Babacan</strong> değildir. Gücü verdiğimiz ve çok yerde doğru kullanmadığını gördüğümüz <strong>Erdoğan</strong> da değildir. O gider başkası gelir ve benzer işlere girişme hakkını kendinde görür. Tehlike bu sahtelikler döngüsündedir.  Bizi din diye, <strong>Atatürk</strong> veya Cumhuriyet diye çürütür. Din diye çürüten en acıtıcısıdır, yaşıyoruz.</p>
<p>Gücü verdiklerimizin yaptıkları olmayacak işlerdir. Hak çiğnemek iyilik bırakmaz. Din diyerek hak gözetilmiyorsa, yargı erkine güven yoksa tutunacak dal kalmaz. Derdimiz ne o parti ne bu parti ne o kişi ne de diğeridir. Derdimiz memlekettir. Ölçüleri olan insanı ve kurallı bir toplumu çağıracağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/">Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
