<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kriz arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/kriz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/kriz/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 17:37:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</title>
		<link>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[batılılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük diplomatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hariciye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Monşer]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[yenileşme]]></category>
		<category><![CDATA[yetişmiş insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle monşerlerden duyarsınız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&#038;title=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" data-a2a-url="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/" data-a2a-title="“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Türk diplomatları için <em>Monşer</em> tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.</p>
<p>İmparatorluğumuz çatırdarken dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Büyük insanlar yetişmiştir. Yüksek başarılar elde edilmiştir. Osmanlı Türkiyesi, Alman birliğini sağlayan <strong>Bismarck</strong>’ın zirveleştirdiği diplomasi çağında diplomasisiyle öne çıkan bir ülkedir. Osmanlı Türkiyesinin son büyük adamları, sadrazamları (başbakanları) batı başkentlerinde büyükelçilik eden <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>, <strong>Keçecizade Fuad Paşa</strong> ve <strong>Mehmed Emin Âlî Paşa</strong>’lardır. Onlar da monşerlerimizdi.</p>
<h2>YENİLEŞME, DEVLET PROJESİDİR</h2>
<p>Tanzimat’ın mimarı <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>’dır. <strong>2. Mahmud</strong>’un onayıyla hazırlamıştır. Onun vefatı üzerine <strong>Abdülmecid</strong> imzalamıştır. Sonra gelen bütün padişahlarımız, <strong>Abdülaziz</strong> de, <strong>2. Abdülhamid</strong> de, <strong>4. Mehmed Reşad</strong> da, <strong>5. Mehmed Vahideddin</strong> de aynı programı devam ettirmişlerdir. Merkezde eğitim öğretim(maârif) hayatını düzenleme vardır. Eğitim öğretimde mollalar egemendir. Direnmişlerdir. Devlet projesine karşı yoğun propaganda sırasında <em>Monşer</em> tabiri de zamanla kolay yayılmıştır. Cumhuriyet’in tamamladığı reformları hazırlayan Tanzimat ve devamı Meşrutiyet bu şartlar altında gelmiştir.</p>
<p>Bu vesileyle hatırlatalım: Padişahlar içinde batıcılık bakımından en çok hücuma uğrayanın <strong>2. Abdülhamid</strong> olduğunu bugünün <em>monşer</em> dalgacıları bilmezler. Despotluğunu konuşuyoruz. Bu tarafı daha önemlidir. En fazla batılı manada okul açan odur. Teknik elemanları, sosyal alanın uzmanlarını, öğretmenleri yetiştiren mektepleri açan, <em>monşer</em>leri yetiştiren <em>Hariciye</em>’yi, dünyanın en iyi kurmaylarını yetiştiren askerî mektepleri güçlendirmeye devam eden odur.  <strong>Mustafa Kemal</strong> ve diğer büyük paşalar o mekteplerden yetişti.</p>
<p><em>Monşer</em>, Fransızca’nın diplomasi ve dünya dili olduğu zamanlarda bizde de yerleşen bir kavram. “<em>Azizim, dostum</em>” demektir.  <em>Monşer</em>, hali-tavrı ve yaşayışıyla batılı gibidir. Onun için yadırganır.  <strong>Ömer Seyfeddin</strong>’in <em>Efruz Bey</em>’i gibi edebiyatta da alaycı bir dille anlatılanlar onlardır. Hariciyecilerimize has bir sıfat haline gelmesi sonraki zamanlardadır. Düpedüz yaftalamadır<em>. Monşerler</em> diyenler, Türk toplumuna yabancı, üstten bakan, biraz snopça bir tipi anlar ve anlatırlar.</p>
<h2>YAZ BOZ DÖNEMİNDE MONŞERLER</h2>
<p>Son iktidarımız, yakın geçmişin hemen her şeyini değersizleştirme döneminde <em>Monşer</em> tabirine çok sıkı sarıldı. Bilinen mana yanında daha kuvvetle hakaret gibi kullanılır oldu. <strong>Halil Akıncı</strong> gibi hariciyeciler kendilerine <em>Monşer</em> diyerek bir tür ters algı yarattılar. Yergi dozunun onların kullanışıyla biraz düştüğü söylenebilir. İktidarın karalamaları sonunda da ters bir sonuç doğdu. Monşerliği olumlu manada anlayan ve kullananlar çoğaldı.</p>
<p>Bu tabire takılarak esastan uzaklaşmak olmaz. Bakılacak devletin işleyişi ve hayatımızdır. Devlet algısı ve kurumlar sık değişti. Tanzimat’tan beri geleneği devam eden üç kurumumuz vardı. <em>Ordu, Maliye</em> ve <em>Dışişleri.</em> Son dönemde üçünün de yeri sarsıldı. Özellikle Dışişleri artık fikir üreten, siyasete yol gösteren, devletin önünü açan bir kurum değildir. Bu acı gerçeği acı acı her gün söylesek yeridir. Başka türlü bu yanlış yoldan dönemeyiz</p>
<p>Değişenler sadece kurumlar olmaz. Bıçaklar hemen insana döner. Öyle oldu. Kurumlarla beraber yetişmiş insanları dışarı atmaya başladık. Tanıdığım eski büyükelçileri düşünüyorum. İçlerinde dünya çapında isimler var. Büyük diplomatlar, yani birilerinin şom ağızlarında &#8220;<em>Monşerler</em>&#8220;. Hepsi de emekli.</p>
<p>Devlet, yetiştirdiği değerlerle yürür. O değerlerin emekliliği yoktur. Her zaman hizmetlerine, fikirlerine ihtiyaç vardır. Türk devlet geleneği de bu akılla işler. Yaşı gelen ayrılır. Tamam da dünyanın bu krizli çağında tecrübeye her zamandan daha çok ihtiyaç duyulur. ABD’ye, Rusya&#8217;ya, İngiltere&#8217;ye, Fransa&#8217;ya, Almanya&#8217;ya bakın böyledir. İran, diplomasisiyle ayakta. Mesela, <strong>Kisinger</strong> yaşasa <strong>Trump</strong> gibi bir kaçığa rağmen Amerika’nın diğer Ortadoğu büyükelçileriyle beraber mutlaka devrede olurdu.</p>
<h2>MONŞERLERİ KINAYAN ASIL KINANACAKLAR</h2>
<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle <em>monşer</em>lerden duyarsınız. Dosyaları bilirler. Tecrübeleri vardır. Sizi kurtarırlar.</p>
<p><em>Monşer </em>düşmanlığı, yetişmiş insan düşmanlığına dönüşmemeliydi.  Sonucu gördük: Katar’da üç şehit verdik. Yere bırakılarak kılınan şehit cenazeleri görüntüsü yürekleri dağladı. Orada doğru dürüst bir büyükelçimiz olsa bunu yaşamazdık. Orada cenaze kılınacaksa bizim usullerimize göre kılınırdı. Çünkü şehitler bizim. İlgili ülke buna saygı gösterir. Diyelim ki bizim gibi kılınması isteğiniz kabul edilmedi, o zaman orada cenaze namazı kılınmazdı: “<em>Müsaade buyurun, burada kılınmasın! Memleketimize götürülecek ve nasıl olsa ayrıca namazları kılınacak..”</em> der ve suhuletle meseleyi hallederdiniz.</p>
<p>Monşerler iyi yetişmiş insanlarımızdır. Değerlerimizdir. Onlara, bilenlere ihtiyacımız var. Yaşananlar, bize bu gerçeği bütün gücümüzle haykırmak gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kriz çağında insan</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selçuk Erenerol]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51393&#038;preview=true&#038;preview_id=51393</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab">Kriz çağında insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari%2F%23new_tab&amp;linkname=Kriz%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1nda%20insan" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari%2F%23new_tab&amp;linkname=Kriz%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1nda%20insan" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari%2F%23new_tab&amp;linkname=Kriz%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1nda%20insan" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari%2F%23new_tab&amp;linkname=Kriz%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1nda%20insan" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari%2F%23new_tab&#038;title=Kriz%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1nda%20insan" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab" data-a2a-title="Kriz çağında insan"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab">Kriz çağında insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/kriz-caginda-insan-gelecege-ve-topluma-karsi-degisen-bakis-acilari/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gücü Yeten Yetene</title>
		<link>https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 19:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[anarşi]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Güvensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[İhkak-ı hak]]></category>
		<category><![CDATA[ihtilal]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Kayyım]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Meşruluk]]></category>
		<category><![CDATA[ordu millet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil vesayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün yapılan dizi dizi ve görülmemiş yanlışlara bakmamak namuskârlıkla bağdaşmaz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/">Gücü Yeten Yetene</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgucu-yeten-yetene%2F&amp;linkname=G%C3%BCc%C3%BC%20Yeten%20Yetene" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgucu-yeten-yetene%2F&amp;linkname=G%C3%BCc%C3%BC%20Yeten%20Yetene" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgucu-yeten-yetene%2F&amp;linkname=G%C3%BCc%C3%BC%20Yeten%20Yetene" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgucu-yeten-yetene%2F&amp;linkname=G%C3%BCc%C3%BC%20Yeten%20Yetene" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgucu-yeten-yetene%2F&#038;title=G%C3%BCc%C3%BC%20Yeten%20Yetene" data-a2a-url="https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/" data-a2a-title="Gücü Yeten Yetene"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’nin bu kadar ağır bir hukuksuzluk dönemi geçirmediğini söylemek yanlış değildir. Yaşadığımız dönemlerde görmedik. Kanuna uymaz işler ve yandan dolanmalar hep olmuştur. Bazı konulardadır ve her zaman belli oranlarda olur. İstisnadır ve suç kabul edilir. Yönetimde yanlışlar, hukuk dışılıklar bugünkü gibi hemen her alana yayılmış değildir. Normal hale gelmesi ise düşünülemez bir sapmadır.</p>
<p>Ülkeler kaybederek çıktığımız uzun savaşlardan sonra yeni devletimizi kurarken neler yaşandığına bakınız.  O ağır şartlarda da yoktur. Kurucu ilkelerle yeni devletin ihtiyaç duyduğu hususlar hemen kanunlaştırılmıştır. Kuralları zorlama enderdir. <strong>Gazi Mustafa Kemal</strong>’in ve ekibinin dikkat ettiği husus meşruluktur. Kural varsa uyulmuş, yoksa koyulmuş ve değiştirilecekse değiştirilmiştir.</p>
<h2>“ORDU MİLLET”İN ORDUSU</h2>
<p><em>2500 yıllık</em> denen <em>devlet geleneği</em> temel ölçülerle yaşar. Devletlerimiz askerler tarafından kurulmuştur. Bürokraside de askerî hiyerarşinin unvan adları geçerlidir. <strong>Paşa </strong>dediğimiz tarihî kişiliklerin çoğu mülkî paşadır. <strong>Mete Han</strong>’dan beri devletin başı askerdir. Geleneğe göre Osmanlı padişahlarının tamamı askerdir. <strong>Kanuni</strong>’nin <strong>Hürrem</strong>’den doğan oğlu <strong>Sarı Selim</strong>’e kadar bütün padişahlarımızın ömürleri cephelerde geçmiştir. <strong>Kanuni</strong> 71 yaşındayken <em>Zigetvar</em>’da seferde ölen bir padişahtır.</p>
<p>Meşrutiyet’ten itibaren değişen sistemler orduyu siyasetin dışında yeni bir yere koydu. Merkez rolleri değişmiş değildi. Bu coğrafyada ve Türklerin devletinde değişmez.  Askerler, ordu milletin askerleridir. Devlet geleneğine titizlenirler. Şaşacaksınız, ihtilâle yeltenenler de bu gelenek tarafından sınırlanır. Gelirler, uzun kalmaz ve yönetimi sivillere devrederler.</p>
<p>Yeni dönem ihtilâlleriyle tarihtekiler arasında benzerlikler ve farklılıklar var. Ortak yönleri, arkalarına bilim adamlarını almalarıdır. Dün din adına konuşan <em>ulema</em>nın, bugün laik ve dinci görünen bilim ünvanlıların ve okumuşların fetvası olmadan ihtilâl olmaz.</p>
<p>Yazıya niçin tarihe göndermelerle girdiğim açık: Değişik sivil vesayetler devrindeyiz. Olağanüstü dönemlerde bile zor rastlanır durumlar yaşıyoruz. Bunların üzerinde düşünülmesi şarttı.</p>
<h2>BUNLARI KONUŞMUYORUZ</h2>
<p>Şu belediyeye çökülmesi&#8230;  Şu partiye, bu belediyeye kayyım. İddialara göre tehdit ve şantajla, mahkeme yoluyla yer boşaltmalar. Hakikaten bunlar Türkiye&#8217;de görülmüş şeyler değildi. Bir belediyeyi hangi parti kazanmışsa, başkan bir sebeple gitse de o partide kalırdı. 40 yaşın altındakiler bilmez, bilenler de hatırlamıyor veya hatırlatmıyor.</p>
<p>Örneği şimdiki Cumhurbaşkanımız üzerinden verelim. Hatırlayın, 1998&#8217;de <strong>Erdoğan</strong> için dava açıldı. Kimse sabah beşte evine dayanıp karakola götürmedi. Gözaltı, peşin tutuklama gibi uygulamalar olmadı. Davet ettiler, gitti ifade verdi. Sonuç açıklandığında da hâlâ belediye başkanıydı.</p>
<p>Mahkemeden sonra da kimse kapısına dayanmadı. Kararı bildirdiler. Ters veya düz kelepçe yok. Polislerin koluna girmesi de yok. Başına bastırarak arabaya bindirme de yok. Davul zurna eşliğinde, büyük bir kalabalıkla miting havasında hapishaneye götürüldü. 4 ay ceza almıştı. 3 ay hapis hayatı, dayalı döşeli bir daire haline getirilen koğuşunda geçti. Hapishaneyi büro gibi kullandı. Yüzlerce görüşme yaptı. İnsanları ağırladı. Yüksek itibarla hapis yattı.</p>
<h2>İSTANBUL BELEDİYESİ’NE ÇÖKÜLMEDİ</h2>
<p><strong>Erdoğan</strong>&#8216;ın yargılanma sürecini ve hapis cezasını nasıl çektiğini hatırlattık. Öncesini de hatırlatmak lazım: Ceza alınca belediye başkanlığı da düştü. Seçmenin dörtte birinin oyunu almıştı. Belediye meclis üyelerinin üçte birine yakını kendi partisindendi. Ezici çoğunluk muhalefetteydi. Şimdiki gibi birilerini istifa ettirmeye veya başka yollara da ihtiyaç yoktu. Kimse “<em>Fırsat geldi, belediyeye çökelim</em>” demedi. Başkan seçilen <strong>Ali Müfit Gürtuna</strong>, geçenlerde &#8220;<em>O zaman Refah partili olarak Anap ve Doğru yol desteğiyle seçildiğini&#8221;</em> anlattı. &#8220;<em>Seçim sonucu meclislerde değiştirilemez</em>&#8221; <a href="https://www.youtube.com/watch?v=3Ayl41VZDiQ">dedi</a>. Dedi ama dinleyen kim&#8230;</p>
<p>Bugün yapılan dizi dizi ve görülmemiş yanlışlara bakmamak namuskârlıkla bağdaşmaz.</p>
<h2>MEMLEKETİ DÜŞÜNECEĞİZ</h2>
<p>Memlekette kurallar hâkim olsun istiyorsak konuşacağız. Adına &#8220;<em>Düşman hukuku</em>&#8221; denen keyfilik yerleşirse bugün sana yarın banadır. Düzen istiyorsak, gücü yetenin değil, kabul edilmiş kuralların dediği olacaktır. Yoksa her gelen öncekileri dövme döngüsüne kapılır. Ayrıca kanun yoluyla hakkını alamayanların, şimdi sıklaşan cinayet, baskı, tehdit ve şantajlarda görüldüğü gibi<em> ihkak-ı hak</em>’a yönelmesi felaketi doğar. Güvensizlik her tür anarşiyi doğurur.</p>
<p>Bu yolun yol olmaması lazımdır. Ayrışmadan, kavgadan, güvensizlikten, doğacak krizlerden kurtulmak için en kısa yol kurallı yaşamaktır. Hukuk devletidir ve kanunların herkese eşit uygulanmasıdır.</p>
<p>Bunun için şimdi olanlara mutlaka bir diyeceğimiz olacaktır. Yüksek sesle sormalıyız: Türkiye&#8217;yi bu çıkmaz sokağa sokacak mıyız? Her gücü yeten diğerine çökecek hale mi gelecek? Devlet düzeni bizi koruyamayacak mı? Kanunu, teâmülü, siyasi nezaketi, aklı, vicdanı hatırlamamız gerekmiyor mu?</p>
<p>Evet, gerekmiyor mu?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/">Gücü Yeten Yetene</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/gucu-yeten-yetene/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyük Bozgun</title>
		<link>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Jun 2024 09:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bunalım]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur tunalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal olarak derin bir çöküş hâlindeyiz. Yalakaların seciyesizlerin hep kazanıyormuş gibi görünmeleri namuslu insanların bile kendilerini sorgulamasına sebep oluyor...Böyle bir ülkede yaşadığımızı bileceğiz. Burada doğru kalmak kolay değildir...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/">Büyük Bozgun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&amp;linkname=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuyuk-bozgun%2F&#038;title=B%C3%BCy%C3%BCk%20Bozgun" data-a2a-url="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/" data-a2a-title="Büyük Bozgun"></a></p><h1>Büyük Bozgun</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meselelerini konuşamayan bir toplumuz. Görüntüler değişiyor fakat bu değişmiyor. Olanlardan dolayı herkes birilerini ve bulduğu sebepleri suçluyor. Bahane, hep bahane. Kimse kendisine bakmıyor. Bundan ötürü ele aldığımız her konuyu, başımıza gelenleri arapsaçına döndürmekte üstümüze yok.<br />
Aslında <strong><em>“başımıza getirdiğimiz”</em> </strong>demem lazımdı. Yanlış varsa yapan biziz. Başarısızlık varsa bizdendir. Suç varsa suçlusu biziz.</p>
<p>Her konuda uzman ekran gediklilerine bakarsanız “Sebep tek değil” derler. Bahaneler için klişe hazırdır. Hâlbuki kök sebep çok açık: Kendi ayağımıza geçirdiğimiz prangalar bizi ileriye gitmekten alıkoyuyor. Bir kampa mensupsanız, onların her türlü yanlışına ses çıkarmamak ve hatta savunmak temel kural. Biz şucu-bucuyuz, doğrudan, iyiden, güzelden yana bir ehliyet ve liyakat dikkatimiz yok denecek kadar yok.</p>
<h2>Yarattığımız Felaket</h2>
<p>Birileri hakikat duygumuza, şu veya bu ideolojinin ne idüğü belirsiz yapılarından, kimileri dinden ve imandan saldırdı. Gün yirmi dört saat hakikatin boğulduğu ve kovulduğu bir yerdeyiz. Yaşadığımız bu.</p>
<p>Bizde tek ölçü, en basit şekliyle şunun bunun, grupların, cemaatlerin, partilerin çıkarıdır. O gruplar içinde de ötekini kıskanmak ve yolunu kesmek esastır. Bizde çalışan ve işe yarayan kimseler bunun için mobbing (yıldırma, bezdiri)e uğrar. Tembel, işe yapmayan kalabalık, şakşakçı aranandır. Bulduğu kadar her şeyden zıkkımlanır. Egemenler, şu veya o gruplar da bu ordu üzerinden oyun kurarlar.</p>
<p>Böyle bir ülkede yaşadığımızı bileceğiz. Burada doğru kalmak kolay değildir. Doğruları ve içi yanarak konuşmaya devam edenleri kahraman kabul edecek hale geldik. Yıllar yılı onların başlarına gelmedik iş kalmayabilecek bir ortam var. Ne hale geldiğimizi görüyor musunuz?</p>
<p>Bu kaç türlü bozulmuş insan ve toplum, elini kolunu kaç türlü bağladığının farkında değil. Bakılacak, görülecek ve tedavi edilecek yara budur. Yoksa meseleleri konuşamayız ve anlayamayız. Sular her zaman bulanıktır. Yine diyeceğim, kendimizi düzeltmeden düzelemeyiz.</p>
<p><em><strong>Bozan Da Yöneten De Bir</strong></em></p>
<p>Yönetenlerin bir günde kaç kere bu bozuk insan ve toplum yapısını daha da bozmaya çalıştıklarını ve kurulmuş prangaları nasıl kullandıklarını görüyoruz. Sanki yalan-dolan, kandırma-aldatma ve içimizi kemiren gösterişler normal hale geliyor. Sızlanıyoruz, şikâyet ediyoruz. Fakat bunu hak ettiğimizi düşünmüyoruz. Her şeyin sebebi biziz. Döne döne söylenecek söz budur. Biz düzgün olsak seçtiklerimiz bu kadar kötülük edemezler.</p>
<p>Dahasını demek lazım: Bunun için kimse çıkıp da <em><strong>“Ben ekonomistim, onların kafası basmaz”</strong></em> diyen kimsenin zincirleme yanlışlarıyla ülkeyi nasıl batırdığını konuşmuyor. Ve hala o parti ve o şahsın sözüm ona anlayışı toplumda sorgulanmıyor. Bunun sebebi, tekrar ediyorum, bizdeki zor düzelir bozulmadır.</p>
<h2><em><strong>Gündemden İki Ayna</strong></em></h2>
<p>Son günlerin çok konuşulan iki olayı, -eğer anlarsak- dediklerimi ve bizi bize apaçık gösterdi. Biri iki gencin şeriat tartışması, diğeri futbol. Başka bir konu zorlamazsa, şeriat tartışmasını bu yazıdaki bakışı zemin kabul ederek gelecek hafta yazacağım. Bizde kolay bozgunun sebebi din anlayışı olduğu için bu konu uzun konuşulmayı gerektiriyor. Bu tartışmanın açtığı kapıyı çok değerli bir fırsat olarak görüyorum. Kendisini dinle tarif edenlerin, büyük çoğunluğunun dinden ne anladığını anlamak için iyi bir başlangıç bu.</p>
<p>İkinci konu herkesin ilgilendiği bir mesele ve derdimizi anlamakta önümüzü açabilir. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Gürcistan’ı yeniyoruz. Dünyalar bizim oluyor, şampiyon olmuş havalarına giriyoruz. İkinci maçta Portekiz’e fena yeniliyoruz. Bu sefer tam bir bozgun havası. Suçlamadık kurum ve insan bırakmıyoruz. Takım kaptanımız Hakan Çalhanoğlu en çok doğranan oluyor. O da haliyle çok etkileniyor ve çıkıp açıklamalarda bulunuyor. Diğer oyuncular da bir güven kriziyle kendilerini savunma haline giriyorlar. Al sana en büyük yenilgi!</p>
<p>Oysa bu çocuklar daha maç ve maçlar oynayacaklar. Bu yazı Çarşamba sabahı yazıldı. Henüz oynanmamış üçüncü maç var. Yani her şey bitmiş değil. Üstelik ilk maçta aldığımız üç puan bile bize tur atlatabilir. Koca koca yazarlar, yorumcular bunları düşünmüyorlar. Dikkatinizi çekerim, eleştiri olmazsa olmazımızdır; yapılan o değil. Varsa yoksa bir hedefe ok sallamak. Bu hedef hayali bile olabilir. Yeter ki birilerine salla.</p>
<p>İnsanı ve hayatı bozan, gözü çöplükte insan tiplerine imkân verirseniz, gideceğiniz yer bellidir. Bu içi dışı bozuk insanların yönlendirdiği spordan ve hayattan kalıcı başarı beklenemez. Çünkü her durumda arayacağımız ahlâktır. Din çağrışımını kastetmiyorum, doğrudan doğruya ahlâktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/">Büyük Bozgun</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/buyuk-bozgun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zor Zamanlardan ve Krizlerden Çıkış</title>
		<link>https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybars Öztuna]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2024 18:42:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[1. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46420</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih boyunca pek çok ülke, zor zamanlardan başarıyla çıkmış ve bu süreçler sırasında önemli dersler edinmiştir. Bu dönemler, genellikle derin ekonomik ve politik reformları, toplumsal dönüşümü ve uluslararası iş birliklerini gerektirir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/">Zor Zamanlardan ve Krizlerden Çıkış</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis%2F&amp;linkname=Zor%20Zamanlardan%20ve%20Krizlerden%20%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis%2F&amp;linkname=Zor%20Zamanlardan%20ve%20Krizlerden%20%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis%2F&amp;linkname=Zor%20Zamanlardan%20ve%20Krizlerden%20%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis%2F&amp;linkname=Zor%20Zamanlardan%20ve%20Krizlerden%20%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fzor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis%2F&#038;title=Zor%20Zamanlardan%20ve%20Krizlerden%20%C3%87%C4%B1k%C4%B1%C5%9F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/" data-a2a-title="Zor Zamanlardan ve Krizlerden Çıkış"></a></p><p>Tarih boyunca pek çok ülke ve devlet, çeşitli zor zamanlar ve krizlerden geçmiş ve bu süreçlerden çıkış yolları bulmuştur. Bu durumlar savaşlar, ekonomik krizler, doğal afetler veya politik istikrarsızlıklar gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Her durum, o ülkenin tarihinde önemli bir dönüm noktası oluşturur ve genellikle toplumun, ekonominin ve politikanın yeniden yapılandırılmasını gerektirir.</p>
<p>Bir örnek olarak, Almanya&#8217;nın İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonraki yeniden yapılanma süreci gösterilebilir. Savaşın yıkıcı etkilerinden sonra Almanya, Marshall Planı&#8217;nın da yardımıyla ekonomik kalkınma ve siyasi istikrar yolunda önemli adımlar attı. Bu süreç, Almanya&#8217;nın modern dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri haline gelmesine yol açtı.</p>
<p>Türkiye özelinde ise, 2001 ekonomik krizi önemli bir dönüm noktasıdır. Bu kriz, Türkiye&#8217;nin bankacılık sektörünü ve ekonomisini derinden etkiledi. Krizden çıkış sürecinde, Türkiye Uluslararası Para Fonu (IMF) ile işbirliği yaparak, ekonomik reformlar ve yapısal düzenlemeler gerçekleştirdi. Bu reformlar, Türkiye ekonomisinin daha sağlam bir temele oturmasını sağladı ve sonraki yıllarda ekonomik büyüme elde edilmesine katkıda bulundu.</p>
<p>Bunların yanı sıra, tarihte birçok farklı ülkenin benzer zorluklar karşısında gösterdiği dayanıklılık ve çıkış stratejileri de bulunmaktadır. Örneğin, Güney Kore&#8217;nin 1960&#8217;lardan itibaren uyguladığı kalkınma politikaları, ülkeyi yoksulluktan dünya ekonomisinin önemli oyuncularından biri haline getirdi. Güney Kore, eğitim ve teknolojiye yapılan yatırımlarla hızlı bir ekonomik büyüme sürecine girdi.</p>
<p>Her bir örnek, ülkelerin ve devletlerin zor zamanlardan çıkışının, etkili liderlik, halkın dayanıklılığı, ekonomik ve politik reformlar ve uluslararası iş birlikleri gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğunu göstermektedir. Bu süreçler, genellikle zorlu kararlar ve uzun vadeli planlamalar gerektirir. Tarihin bu dönemleri, ülkelerin nasıl zorlukların üstesinden gelebileceği ve daha güçlü bir gelecek inşa edebileceği konusunda önemli dersler içerir.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanya, büyük bir ekonomik ve politik çöküş yaşadı. Versay Antlaşması ile ağır savaş tazminatlarına maruz kalan Almanya, hiperenflasyon ve ekonomik çöküşle karşı karşıya kaldı. Ancak, 1924 Dawes Planı ve sonrasında gelen Young Planı ile Almanya&#8217;ya yapılan yatırımlar ve ekonomik destek, ülkenin ekonomisini stabilize etmeye yardımcı oldu. Bu süreç, Almanya&#8217;nın İkinci Dünya Savaşı öncesinde ekonomik ve siyasi olarak yeniden güçlenmesine zemin hazırladı.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya için de benzer bir dönüşüm süreci söz konusudur. Savaşın yıkıcı etkileri sonrasında, Japonya Amerikan işgali altına girdi. Bu dönemde, demokratik reformlar, eğitim sisteminin yeniden yapılandırılması ve ekonomik kalkınma için atılan adımlar, Japonya&#8217;nın dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline gelmesine katkıda bulundu. Japon ekonomisi, teknoloji ve üretimdeki yeniliklerle dünya çapında rekabetçi bir konuma ulaştı.</p>
<p>Sürekli değişen dünya düzeni içerisinde, birçok ülke zor zamanlardan çıkış için benzersiz stratejiler geliştirmiştir. Güney Kore&#8217;nin 1960&#8217;lar ve 1970&#8217;lerdeki kalkınma hamlesi, bu ülkenin dünya ekonomisindeki konumunu dramatik şekilde değiştirdi. Hükümetin sanayileşme politikaları ve eğitime yapılan yatırımlar, Güney Kore&#8217;yi yüksek teknolojili ürünlerin önde gelen bir üreticisi haline getirdi.</p>
<p>Diğer bir örnek olarak, Estonya&#8217;nın Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılmasından sonraki dönüşümü gösterilebilir. 1991&#8217;de bağımsızlığını kazanan Estonya, hızlı bir şekilde piyasa ekonomisine geçiş yaptı. Teknoloji ve dijitalleşmeye odaklanan Estonya, &#8220;E-Estonya&#8221; olarak bilinen bir dijital devlet modeli geliştirdi ve bu modelle dünya çapında tanındı.</p>
<p>Bu örnekler, ülkelerin zor zamanlardan çıkış süreçlerinin karmaşık ve çok yönlü olduğunu göstermektedir. Her durum, o ülkenin tarihi, coğrafi konumu, kültürel yapısı ve uluslararası ilişkileri tarafından şekillendirilir. Zor zamanlardan çıkış, sadece ekonomik ve politik reformlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşümü ve yeniden yapılanmayı da içerir.</p>
<p>Tarih boyunca pek çok ülke, zor zamanlardan başarıyla çıkmış ve bu süreçler sırasında önemli dersler edinmiştir. Bu dönemler, genellikle derin ekonomik ve politik reformları, toplumsal dönüşümü ve uluslararası iş birliklerini gerektirir. Her ülkenin deneyimi benzersizdir ve çeşitli faktörlere bağlıdır. Ancak, bu örneklerden çıkarılan genel ders, zorlukların üstesinden gelmek için etkili liderlik, stratejik planlama ve halkın dayanıklılığının önemli olduğudur. Bu dersler, gelecekteki zor zamanlarla başa çıkmak için kılavuz olabilir ve ülkelerin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine yardımcı olabilir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/">Zor Zamanlardan ve Krizlerden Çıkış</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/zor-zamanlardan-ve-krizlerden-cikis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyyy domatesi pahalandıranlar!</title>
		<link>https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Aug 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Beka]]></category>
		<category><![CDATA[Domates]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[kalite]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40400&#038;preview=true&#038;preview_id=40400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yandaş kanallarda, basında sık sık duyuyorsunuz: “Sıkı fiyat denetimleri devam ediyor!” İşte bu, pazarcıya, “İndir lan etiketini!” demekle eşdeğerdir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/">Eyyy domatesi pahalandıranlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feyyy-domatesi-pahalandiranlar%2F&amp;linkname=Eyyy%20domatesi%20pahaland%C4%B1ranlar%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feyyy-domatesi-pahalandiranlar%2F&amp;linkname=Eyyy%20domatesi%20pahaland%C4%B1ranlar%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feyyy-domatesi-pahalandiranlar%2F&amp;linkname=Eyyy%20domatesi%20pahaland%C4%B1ranlar%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feyyy-domatesi-pahalandiranlar%2F&amp;linkname=Eyyy%20domatesi%20pahaland%C4%B1ranlar%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feyyy-domatesi-pahalandiranlar%2F&#038;title=Eyyy%20domatesi%20pahaland%C4%B1ranlar%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/" data-a2a-title="Eyyy domatesi pahalandıranlar!"></a></p><p>Aklımıza ilk gelen sebep kök sebep olmayabilir. Genellikle de değildir zaten. Pazarda etiketlerin durmadan yükselmesinin ilk sebebi ne? Pazarcının etiketlere yüksek fiyat yazması. İşte bazıları çareyi pazarcının boğazına çöküp, “İndir lan şu etiketleri!” demekte görür.</p>
<p>Toyota’nın efsaneleşmiş kurucusu Sakiçi Toyoda, “Beş defa sorun!” demiş. Toyota sistemlerinin yöneticisi Taiçi Ohno da bunun kitabını yazmış. Teknik şöyle işliyor: Bir sonuç var. Genellikle hoşlanmadığınız bir sonuç. “Niçin böyle?” diye soruyorsunuz. Bir cevap veriliyor. Sonra o cevap soru oluyor ve tekrarlıyorsunuz: Niçin?</p>
<h2>Beş defa sorun</h2>
<p>Bakın bir deneyelim. İstenmeyen sonuç: Fiyatlar yükseliyor:</p>
<ol>
<li>Fiyatlar niçin yükseliyor? Çünkü maliyet artıyor.</li>
<li>Maliyet niçin artıyor? Çünkü ithal mallar pahalandı.</li>
<li>İthal malları niçin pahalandı? Çünkü döviz yükseldi.</li>
<li>Döviz niçin yükseldi? Çünkü insanlar, ellerindeki TL’leri satıp döviz aldı.</li>
<li>İnsanlar niçin döviz aldı? Çünkü TL’nin değerinin korunacağına güvenleri kalmamıştı.</li>
</ol>
<p>Bu teknik, muhakkak ki pazarcının boğazına çöküp, “İndir şu etiketleri!” demekten daha aklı başında bir yaklaşım. Ancak fark etmişsinizdir, bu da kusursuz değil. Bir kere beş “Niçin?” yetmeyebilir. Bizim örneğimizde “TL’nin değerinin korunacağına niçin güvenleri kalmamıştı?” diye sorabilirsiniz ve soru dizisi daha da uzayıp gider. Beş defa sormanın başka bir yetersizliği, sebep-sonuç takımının bir çizgi hâlinde gittiğini kabul etmesidir. Hâlbuki her sonucun birden fazla sebebi bulunabilir. Yine örneğimizde, “Dolar niçin yükseldi?” sorusuna, “Çünkü insanlar, ellerindeki TL’leri satıp döviz aldı.”dan başka, “Çünkü ithalatımız ihracatımızdan fazla.”, “Çünkü dış yatırımcı gelmiyor, mevcut olan da çıkıyor.” gibi birden fazla cevap verebilirsiniz. Her bir cevaba da tekrar “Niçin?” diye sorarsınız. İşin içinden çıkılmaz gibi.</p>
<h2>İşikawa&#8217;nın kılçıkları</h2>
<p>Bunun bir çaresini Kaoru İşikawa bulmuş. Sebep sonuç akışını çizgi şeklinde değil, balık kılçığı şeklinde görsek diye düşünmüş. Yine kendimden intihal yapıp Alt Akıl kitabımdaki bir İşikawa kılçık çizimini buraya alayım. “Eğitim yetersiz” sonucunun çözümlenmesi. Bu çizim tamamlanmış değildir. Tam çizim insanları sıkacak kadar karmaşık olabilir. Sebepleri okumakta güçlük çekiyorsanız, zarar yok. Diyagramı kullanmak için değil, neye benzediği görülsün diye aktardım. Bu tekniğin de bazı eksikleri var. En başta geleni, sebeplerin sonuca ne kadar etki ettiğini hesaba katmaması. Bunun için de Pareto analizi kullanılır ama bu yazının konusu analiz yapmak değil. Yazının konusu, sebep ararken kolaya kaçılmasını eleştirmek. Sebep ararken popülizm yapılmasını eleştirmek. Üstelik bu teknikler yerine artık sayılara dayanan bilgisayar modelleri kullanılıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium_large wp-image-40430" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20220829_161105-768x667.jpg" alt="" width="768" height="667" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20220829_161105-768x667.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20220829_161105-300x261.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/08/IMG_20220829_161105.jpg 988w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>Kahrol düşman e mi?</h2>
<p>Siyasetçilerimizin yaptıkları maalesef tam budur. Akla gelen ilk sebebe atlayıveriyorlar. Kılçığın gövdesiyle değil, kafasıyla oynamaya kalkıyorlar. Pazarcının yakasına yapışmak gibi. “Dolarları satın” demek gibi. “Stokçuların canına okuyacağız.” demek gibi. Doları dış güçler yükseltiyor demek gibi. Üstelik bu sözde düşmanlar da herkesin gözünün önünde olanlar. Bir tek “dış güçler”in kim olduğu tam belli değil.</p>
<p>Bu saydığım tek adımlık düşüncelerden her biri, ya sebep zincirini veya kılçığını bilmemekten yahut bilip de söylememekten kaynaklanıyor. Sebepler örgüsü, kamuoyuna anlatılması zor ve heyecansız. Daha önemlisi, insanlara bir düşman göstermek gerek. Düşman göstermek popülizmin olmazsa olmazıdır. İnsanlar başlarına gelenlere bir düşmanın sebep olduğuna inanırsa bizim siyasetçi sorumluluktan kurtulacaktır. Öfkeleri o düşmana yönelecektir. Böylece halk popülistten uzaklaşmayacak, tersine, düşman saldırısı altındaki zavallı siyasetçinin yanında mevzilenecektir.</p>
<h2>Domates beka sorunudur!</h2>
<p>Yandaş kanallarda, basında sık sık duyuyorsunuz: “Sıkı fiyat denetimleri devam ediyor!” İşte bu, pazarcıya, “İndir lan etiketini!” demekle eşdeğerdir. Geçen hafta gazetelerde, Antalya’da kilosu 0 TL’ye (yazıyla “sıfır TL’ye”) alınan domatesin İstanbul’daki satış fiyatının altı lira olacağının hesabı vardı. Bu fazladan maliyetin baş bileşeni, yakıt fiyatlarıydı. Domates stokçuları değil. (Domatesi stoklayamazsınız, çürür.) Fiyatları şişiren, kahrolası düşmanlar da değil.</p>
<p>Bir ara maliye bakanımız herkese kredi kullandırmayan bankaları da “para stokçuluğu” ile itham etmişti. Bu dünyada bir ilkti sanırım. Heteredoks bir tespit!</p>
<p>Fakat tarladan kamyona, kamyondan depoya, depodan hale, halden manava veya markete gidişin çözümlemesini yapıp seçmenlerinize anlatmaya çalışmak iyi bir fikir değildir. İyi fikir “Eeyyy fahiş fiyat arttıranlar, eeeeyyy domates stokçuları, sizin canınıza okuyacağım!” demektir. Böylece inançlı taraftarlarınız, manavların ve market zincirlerinin karşısında ve sizin yanınızda yerini alır. Domatesin fiyatı beka meselesidir!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/">Eyyy domatesi pahalandıranlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/eyyy-domatesi-pahalandiranlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
