<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuantum arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/kuantum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/kuantum/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Sep 2025 17:02:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Schrödinger’in kedisi</title>
		<link>https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2025 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Schrödinger’in kedisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51250&#038;preview=true&#038;preview_id=51250</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Cennetin kapısında Rıdvan bekler diye okumuştuk, sonra da cennetin yedi kapısı olduğunu… Ancak şimdi anladım bir Rıdvan’ın yedi kapıda birden nasıl bekleyebileceğini!”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/">Schrödinger’in kedisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fschrodingerin-kedisi%2F&amp;linkname=Schr%C3%B6dinger%E2%80%99in%20kedisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fschrodingerin-kedisi%2F&amp;linkname=Schr%C3%B6dinger%E2%80%99in%20kedisi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fschrodingerin-kedisi%2F&amp;linkname=Schr%C3%B6dinger%E2%80%99in%20kedisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fschrodingerin-kedisi%2F&amp;linkname=Schr%C3%B6dinger%E2%80%99in%20kedisi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fschrodingerin-kedisi%2F&#038;title=Schr%C3%B6dinger%E2%80%99in%20kedisi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/" data-a2a-title="Schrödinger’in kedisi"></a></p><p>Pazar yazımı, bazen Sean Carroll’a bazen Steven Weinberg’e atfedilen, “Determinizmin duvarında Planck sabiti kadar bir çatlak var.” sözüyle bitirmiştim. (Sahi, ay tutulması nasıldı?)</p>
<p>Bazıları, “İşte”, dedi, “Tanrı, kâinata o çatlaktan müdahale ediyor.” Bazıları da buna çok kızdı ve “Siz Tanrı’yı çatlaklarda mı arayacaksınız!” diye çıkıştı. Bir de benim gibiler var. “Bazı değişken çiftlerini aynı anda ölçememek, determinizmi yıkmaz.” diyenler. Bir kere, aynı anda ölçebileceğiniz bir, iki… Çok değişken bulabilirsiniz ve bunlar sistemi eksiksiz tanımlayabilir. Yani tabiatı belirtmek için yer ve hız yegâne parametre değildir. Bir de kuantum mekaniğinde, dalga fonksiyonu dediğimiz bir şey var ki bunu hıza gerek kalmadan, sırf yere göre yazabilirsiniz.  Veya hiç yeri kullanmadan sırf hıza göre de yazabilirsiniz. Dalga fonksiyonunu biliyorsanız sistem hakkında her şeyi biliyorsunuz demektir. Daha da önemlisi, dalga fonksiyonunun zaman içinde nasıl değişeceğini de biliyoruz. Dalga fonksiyonu determinizme uyar.</p>
<h2>Hem orada hem burada</h2>
<p>Çift yarık deneyi Kuantum teorisinin bir başka kapıdır. Işık bazen dalga, bazen tanecik gibi davranır ya. Bunun gibi: Madde de bazen tanecik, bazan dalga gibi davranır. Işıkla ilgili eski bir deney var; Young’ın çift yarık deneyi. Bir levhaya iki ince yarık açın. Levhanın bir tarafına bir ışık kaynağı koyun. Yarıklardan geçen ışığın bazı yerlerde kuvvetlendiğini, bazı yerlerde de karardığını görürüz. Nasıl görürüz? Mesela çıkan ışığı duvara yansıtırız. Veya daha iyisi bir fotoğraf filmi koyarız… Bu deney kimseyi yerinden hoplatmadı. Işık dalgadır deniyordu zaten. Eh, iki yarıktan çıkan dalgalar girişim yapacak ve bazen birbirini kuvvetlendirirken bazen yok edecekti. İzmir Atatürk Lisesinde hocamız girişimi, su yüzeyinde titreşen iki telle bize göstermişti. Şekilde bir Young girişimin gerçek fotoğrafını görüyorsunuz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-51251 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/IMG-20250908-WA0009.jpg" alt="" width="366" height="366" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/IMG-20250908-WA0009.jpg 366w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/IMG-20250908-WA0009-300x300.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/IMG-20250908-WA0009-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" /></p>
<p>İnsanları yerinden hoplatan, aynı deneyin ışıkla olduğu gibi maddeyle de yapılabilmesiydi! Çift yarığa ışık değil de elektron yollarsanız yine girişim oluyordu. Daha da heyecanlısı var… Çift yarıktan geçen elektronlar birbiriyle mi girişim yapıyordu? Herhâlde evet. Peki deneyi çok yavaşlatır ve elektronları tek tek yollarsak? Dakikada bir elektron gönderirsek? Bir sonraki elektron yola çıkana kadar bir önceki çoktan işini bitirip fotoğraf filminde görüntüsünü bırakmıştır. Yine girişim. Tekrar soralım: Elektron kiminle girişim yapıyor? Kaçınılmaz cevap: Kendi kendisiyle. Yani elektron aynı anda iki delikten birden “geçiyor” ve birinden geçen kendisiyle öbüründen geçen kendisi girişim yapıyor. Başka bir seçenek yok.</p>
<h2>Kabahat mantığınızda</h2>
<p>Bu hikâyeyi ODTÜ veya Gazi Üniversitesindeki öğrencilerime anlatırken şöyle devam ederdim: O elektron aynı anda hem orada hem burada hem de on kilometre uzakta, Kızılay’da olabilir. Daha bilimcesi şöyle: Elektron, bir yarıktan geçenle öteki yarıktan geçen elektronun üst üste konulmuş hâli gibidir. A yarığından geçen elektronla B yarığından geçen elektronun toplamı gibi. Size bir elektronun aynı anda iki yarıktan birden geçemeyeceğini kim söyledi? Mantığınız değil mi? İşte o, ya biri ya öbürü mantığı. A ise B olamaz, B ise A olamaz mantığı. Hâlbuki Kuantum Teorisi’nde biraz A, biraz da B oluyor. Hata elektronda değil, mantığınızda.</p>
<p>1970’lerde, Diyanet’in Bolu’daki eğitim tesislerinde, il müftülerine Kuantum Teorisi anlatıyordum. Müftülerin galiba en kıdemlisi olan İstanbul Müftüsü konuşmam bittikten sonra yanıma geldi ve şöyle söyledi: “Allah senden razı olsun evladım. Benim bir meselem vardı. Cennetin kapısında Rıdvan bekler diye okumuştuk, sonra da cennetin yedi kapısı olduğunu… Ancak şimdi anladım bir Rıdvan’ın yedi kapıda birden nasıl bekleyebileceğini!”</p>
<h2>Ve kedicik</h2>
<p>Sıra geldi Shrödinger’in kedisine. Düzenek şu: Çift yarık deneyinde elektron sağdaki yarıktan geçerse mesele yok. Ama soldaki yarığın arkasına bir dedektör koyuyoruz. Elektron oradan geçerse dedektör bir devreyi harekete geçiriyor, devre bir siyanür kapsülünü patlatıyor ve kedi ölüyor.</p>
<p>“Şimdi”, diye soruyorlar, “elektron sağ yarıktan geçenle sol yarıktan geçenin toplamı gibi ya, şimdi kedi de ölü kediyle diri kedinin toplamı gibi mi?” Bütün deney bir kutunun içinde ve biz kutuyu açınca sistem iki hâlden birine düşüyor. Gözlem, sistemi seçeneklerden birine atıyor ya teoriye göre…</p>
<p>Cevabım: Ben bu deneyi kafamda kuramadım. Deliklerden birine dedektör koyarsanız artık girişim olmaz. Daha doğrusu sistem hem A hem B sistemi değildir artık. Şöyle de denir: Bir yarığa dedektör korsanız sistem kendini A veya B’den birine atar. Deneyi kurtarmak için dedektörden vazgeçip kutunun içine radyoaktif bir malzeme ve radyoaktif ışımaya hassas bir dedektör koydular. İyi de radyoaktif malzemenin sistemle bir etkileşimi yok ki. Onu rastgele sayı üreticisi gibi kullanıyorsunuz. Onun yerine bir rulet masası da işinizi görürdü.</p>
<p>Velhasıl kedicik sağ ve sıhhattedir.</p>
<p>Epey bitirdim. Üç yazıda… Daha iyisini arayan Richard. P. Feynman’ın Fizik Dersleri Cilt: 3 Kuantum Mekaniği ders kitabına bakabilir. Belki bir ara işin felsefesine girerim. Bakalım ilgi ne kadar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/">Schrödinger’in kedisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/schrodingerin-kedisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sebep- sonuç, sebep- sonuç</title>
		<link>https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2025 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Popper]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51187&#038;preview=true&#038;preview_id=51187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bize göre tuhaflıklar bizim evrende değil mikrokainatta ve bir de makrokainatta. Bu evrenleri hayatımız boyunca doğrudan gözleyemiyoruz. Dolayısıyla onlarla ilgili önsezilerimiz yok. Bu yazıda mikrokainatı ve Kuantum Teorisi’ni ele alacağım.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/">Sebep- sonuç, sebep- sonuç</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsebep-sonuc-sebep-sonuc-2%2F&amp;linkname=Sebep-%20sonu%C3%A7%2C%20sebep-%20sonu%C3%A7" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsebep-sonuc-sebep-sonuc-2%2F&amp;linkname=Sebep-%20sonu%C3%A7%2C%20sebep-%20sonu%C3%A7" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsebep-sonuc-sebep-sonuc-2%2F&amp;linkname=Sebep-%20sonu%C3%A7%2C%20sebep-%20sonu%C3%A7" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsebep-sonuc-sebep-sonuc-2%2F&amp;linkname=Sebep-%20sonu%C3%A7%2C%20sebep-%20sonu%C3%A7" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsebep-sonuc-sebep-sonuc-2%2F&#038;title=Sebep-%20sonu%C3%A7%2C%20sebep-%20sonu%C3%A7" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/" data-a2a-title="Sebep- sonuç, sebep- sonuç"></a></p><p>24 Ağustos Pazar yazımda sosyal bilimlerde sebep-sonuç bağlantısı hakkında düşündüklerimi yazmıştım. Okuyucu pek ilgilenmeyecek diye de endişeliydim. Hiç de öyle olmadı. 42 yorum gelmiş ki hiç de az değil. Yorumcular kendi aralarında kavgaya tutuştuklarında yorum sayısı artıyor ama bu 42 öyle değil. Kavga döğüş yok; düşünce var. Eski dostlardan Mümtaz’er Türköne bile lütfedip yazmış, sağ olsun.</p>
<p>İki nottan sonra dokunup dokunup bıraktığım, şu Kuantum Teorisi’ndeki determinizm veya indeterminacy, belirlilik X belirsizlik yahut muayyeniyet X muayyeniyetsizlik meselesine gireyim.</p>
<p>Notlarımdan birincisi: Benim de Ayhan Tuğcugil’in de – ki o benim 1970’lerdeki müstearım – pozitivist olduğu doğru değildir. Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi’nin “Metot – İlim, İdeolojiler ve Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi” başlıklı 7.’nci bölümünde pozitivist tutum sorgulanıyor, “Bilim ideolojilerin, bilim fikir sistemlerinin, bilim dinlerin yerini tutabilir mi?” diye soruluyor ve kesin bir şekilde “Hayır!” deniyor. “Kesin bir şekilde” dememin sebebi şu: O kitap kavga günlerinde yazıldı. İşim ihtilalin merkez karargâhında, ODTÜ’deydi. Özetle, bugün olsa pozitivizm tenkidimi o günkü kadar kesin ifade etmezdim. Uzun uzun alıntı yapmaya yerim yetmez. Zaten kitap piyasada, merak eden alıp okusun. Havayı teneffüs etmeniz için bir cümleyi alayım: <em>“Türkiyeli aydının Batı’ya karşı aşağılık duygusunun doruğa çıktığı devirlerde; dejenere okumuşların Türk milliyetine ait her şeye, bu arada özellikle Türk kültürüne ve İslamiyet’e savaş açtıkları dönemlerde bu tür fikirler memleketimizde geniş akisler yapmıştır, hâlâ da yapmakta.”</em></p>
<h2>Verstehen?</h2>
<p>İkincisi Popper. En beğendiğim, bilim felsefecisi. Bilimi<em> “yanlışlanabilir varsayımlar”</em> diye tanımlaması harika. Şimdi soruyorum: Sosyal bilimlerde determinizm yoksa onların sonuçlarını yanlışlayabilir misiniz? Determinizm varsa mesele yok. Determinizm yoksa yanlışlamanız mümkün değil; o zaman da bilim olmazlar. Weber’in verstheninin bu sıkıntısı var. . Ahmet’in versthen’i Hans’ınkinden farklı ise ne olacak? Şöyle mi geçiştireceğiz,<em> “Sosyal bilim bu, narrative canım; anlatı anlatı…”</em> Ne demiş Rutherford (Atom çekirdeğini bulan Nobel’li fizikçi), <em>“Sosyal bilimlerin varabileceği tek sonuç şudur: Bazıları yapar, bazıları yapmaz.”</em></p>
<p>Ernest Gellner’in yorumu da hoş: Poitiers’de Müslümanlar kazansaydı İbn-i Weber diye biri çıkar, Haricî Etik ve Kapitalizmin Ruhu’nu yazardı!</p>
<h2>Bu akşam ay tutulacak</h2>
<p>Şimdi gelelim determinizme. Determinizm, “aynı sebepler aynı sonuçları doğurur” kabulünden ibarettir. Sebepleri değiştirerek sonuçları değiştirebileceğiniz düşüncesidir. Bizim evrenimizde, yani kütlelerin gramla, kilogramla, hızların saniyede metre, saatte kilometre ile ölçüldüğü evrende, ister bir uçak ister bir top mermisi ister ay, güneş ve dünyanın birbirine göre hareketi olsun başlangıç şartlarını biliyorsanız, sonuçta ne olacağını da bilirsiniz.</p>
<p>Canlı örnek: Bakınız bu akşam dolunay olacak. Ve iyi bakınız, çünkü bu akşam o dolunay tutulacak.</p>
<p>Bize göre tuhaflıklar bizim evrende değil mikrokainatta ve bir de makrokainatta. Bu evrenleri hayatımız boyunca doğrudan gözleyemiyoruz. Dolayısıyla onlarla ilgili önsezilerimiz yok. Bu yazıda mikrokainatı ve Kuantum Teorisi’ni ele alacağım. Makrokainat da çiftli izafiyetle ondan daha az garip değil.</p>
<h2>Newton kaç yaşındaydı?</h2>
<p>Efendim, bizim evrende, Newton kanunlarının geçerli olduğu boyutlarda mekanik sistemler taneciklerden ibarettir. İşte siz başlangıçta bütün taneciklerin yerlerini ve hızlarını bilirseniz bir süre sonraki yerlerini ve hızlarını hesaplayabilirsiniz. İşte determinizm budur. Hani bu akşamki ay tutulmasını bildiğimiz gibi. Bu kadar… Bu kadar değil. O taneciklerin birbirine etki ettikleri kuvvetler olabilir, dışardan onlara etki eden kuvvetler olabilir, ışık ve başka dalgalar olabilir. Ama bunların hepsinin davranışını da biliyoruz. Zaten hareketin kanunlarını bulan Newton, yerçekimin kanunlarını da buldu, bunları kullanabilmek için diferansiyel ve entegral hesabı keşfetti, sonra ışığın kırılmasını, renklere ayrılmasını falan da buldu. Bütün bunları keşfettikten sonra gidip 25. doğum gününü kutladı.</p>
<p>Başlangıçtaki yer ve hızları bil, sonraki, hem de çok sonraki yerleri ve hızları hesaplayabilirsin. Mikro evrende işte bunu yapamıyorsun. Çünkü yeri ölçerken hızı rahatsız ediyorsun; hızı ölçmeye kalkarsan taneciğin yeri değişiyor. Bizim evrenimizin ölçülerine göre pek az değişiyor, Planck sabiti mertebesinde. Ama atomların boyutlarında Planck sabiti küçük değil.</p>
<p>O halde başlangıç yerlerini ve hızlarını aynı anda bilmek mümkün değil ki sonuç yer ve hızlarını hesaplayayım. İşte bazen Sean Carroll’a bazen Steven Weinberg’e atfedilen, <em>“Determinizmin duvarında Planck sabiti kadar bir çatlak var.”</em> sözü bundan doğuyor.</p>
<p>Boşboğazlığımdan, sonuca varmadan yerimi bitirdim. Devam edecek ve determinizmi kurtaracağım. Bir de dengede olmayan termodinamik sistemlerdeki belirsizlik var, kaos var. İlerde ona da şöyle bir dokunurum. Prigogine’in hakkı kalmasın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/">Sebep- sonuç, sebep- sonuç</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sebep-sonuc-sebep-sonuc-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nedir bu yapay zekâ?</title>
		<link>https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jan 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Chat cpt]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46201&#038;preview=true&#038;preview_id=46201</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ konusunda bu derece heyecanlanmamız da atom ve füzedeki gibi abartılı olmasın? Yoksa internet gibi bu da hayatımızı değiştirecek mi? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/">Nedir bu yapay zekâ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnedir-bu-yapay-zeka%2F&amp;linkname=Nedir%20bu%20yapay%20zek%C3%A2%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnedir-bu-yapay-zeka%2F&amp;linkname=Nedir%20bu%20yapay%20zek%C3%A2%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnedir-bu-yapay-zeka%2F&amp;linkname=Nedir%20bu%20yapay%20zek%C3%A2%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnedir-bu-yapay-zeka%2F&amp;linkname=Nedir%20bu%20yapay%20zek%C3%A2%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnedir-bu-yapay-zeka%2F&#038;title=Nedir%20bu%20yapay%20zek%C3%A2%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/" data-a2a-title="Nedir bu yapay zekâ?"></a></p><p>Bir yapay zekâ heyecanıdır gidiyor. Sizin mahalleye henüz gelmediyse belki yanlış mahalledesiniz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamuoyu bilim ve teknik alanındaki konularla pek ilgilenmez. İstisnalar, belki atom ve hidrojen bombaları bir de Rusların Sputnik uydusuydu. Bunlardan sonra uzay ve füze çağına girdiğimiz dillendirilmeye başlandı. Şehir içi otobüsleri, hatta evlerdeki elektrikli süpürgeler atom gücüyle çalışacak; uzaya, gezegenlere gidecektik. İnternet bir patlama hâlinde değil de dünyayı yavaşça saran bir bulut gibi geldi. Fazla heyecanlanmadık ama hayatımız gerçekten değişti. Atom çağı, uzay çağı gelmedi, internet çağı geldi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekâ konusunda bu derece heyecanlanmamız da atom ve füzedeki gibi abartılı olmasın? Yoksa internet gibi bu da hayatımızı değiştirecek mi? </span></p>
<h2>Bildiğiniz bilgisayar programlarından değil</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne yani; birçok iş bilgisayar programlarıyla çözülmüyor mu? Bankadan para çekmemizi, uçak, tren, otobüs bileti almamızı sağlayan şeyler bilgisayar programları değil mi? Bankanızı telefonla aramaya kalktığınızda sizi karşılayıp “Bankacılık işlemleri için bire, kredi kartı işlemleri için ikiye, dolandırıcılık işlemleri için altıya basın.” diyen kayıt da bir cins yapay zekâ değil mi? (Genellikle pek zeki olmasa da.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır değil. Bu saydıklarımın her biri algoritma tabanlı bilgisayar programları. Onlardaki zekâ programı hazırlayanın başta verdiği, algoritmaya koyduğu zekâdan ibaret. Algoritma, bir reçetedir. Bizim Al-Harezmi’nin adını taşıyan bir yapı. Banka örneğinde şuna basılırsa şunu yap, öbürüne basılırsa bunu yap diyen bir reçete var karşınızda. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekâ bilgisayar algoritmalarından, programlardan epey farklı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekâ deyince birçok metottan, birçok yöntemden bahsedilebilir. Fakat ortalığı sarsan, insanları heyecanlandıran, 2022 sonbaharında Chat-GPT ile ortaya çıkan cinsi. Sinir ağları denilen bu metot, insan beynini taklit ediyor. Bir tarafta dış dünyadan veri girişinin yapıldığı noktalar var. Hadi bunlara nöron diyelim. Diğer uçta da çıktıların kullanıcıya aktarıldığı noktalar. Birincileri yapay zekânın kulaklarına, gözlerine benzetebiliriz. Çıkışları da, eğer sözlü ise ağzına, yazılıysa ellerine… İkisinin arasında asıl “beyin” bulunuyor. Burada çok sayıda düğüm noktası var ki bunlara da nöron diyebiliriz. Sonra bu nöronları birbirine bağlayan sinirler. </span></p>
<h2>Niçin şimdi?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekâyı hangi konuda eğitiyorsanız, o konuya ait sorular soruyorsunuz. Sistemin verdiği doğru veya yanlış cevaplara göre sinirleri güçlendiriyor veya zayıflatıyorsunuz. Her sinir taşıdığı sinyali bir sayıyla çarpıp bir başka sinire ulaştırıyor. İşte bu güçlendirme- zayıflama o sayının büyütülmesi veya küçültülmesi ile yapılıyor. Sonuçta kaç nöron, kaç sinir ve ne kadar eğitim verdiğinize göre akıllanan bir sistem doğuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaç nöron? Kaç sinir? GPT 4’te 100 milyar nöron var. İnsan beynindekinden biraz fazla. Bunlar 100’den fazla tabakaya dağılmış. Nöronlar 100 trilyon sinirle bir birine bağlı. GPT’nin eğitimi sırasında 100 trilyondan fazla sayıyı en zeki zekâyı elde edene kadar ufak adımlarla değiştiriyorsunuz. Bir deneme için katrilyonlarca hesap yapmanız lâzım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekânın niçin on yıl, yirmi yıl önce değil de şimdi ortaya çıktığı bu sayılarda gizli. Nöron, sinir falan dediğime bakmayın, bütün olay yine bir bilgisayarın içinde olup bitiyor. Katrilyonlarca hesabı makul bir sürede becerebilen bilgisayar gücüne son on yıllarda ulaştık. Chat GPT’ye soru sorduğunuz zaman anında cevap alıyorsunuz. O cevabın arkasında böyle katrilyonlarca hesap yatıyor. Sinir ağları, teoride de pratikte de geçen asırdan beri biliniyor. Fakat bahsettiğim trilyonlara, katrilyonlara ulaşması ancak bilgisayarların bu hızları yakalamasıyla mümkün oldu. Yapay zekânın yeteneklerinin artış hızı yavaşlamayacak. Çünkü kuantum bilgisayarları devreye henüz giriyor. </span></p>
<h2>Bir dalga geliyor</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Google, inşa ettiği son kuantum bilgisayarı bir süper bilgisayarla karşılaştırmış. Süper bilgisayarın 47 yılda yapacağı hesaplamayı kuantum makinesi saniyeler içinde yapıp bitirmiş. (İngilizce güzel bir özet </span><span style="font-weight: 400;"> )</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat sinir ağları, kuantum bilgisayarları olmadan da etkileyici işler başarıyor. GPT 4, 26 dil konuşuyor. İnsan dillerine ilaveten 8 bilgisayar dili de biliyor. Talimatınızla yazı yazabildiği gibi yine sipariş üzerine bilgisayar programı da yazıyor. GPT 3,5’a 40 soruluk üniversite giriş Türkçe <a href="https://millidusunce.com/bilginin-bittigi-yer/" target="_blank" rel="noopener">testini vermiştim</a>. 15 doğru yapmıştı.</span><span style="font-weight: 400;"> Sonra GPT 4 ile denedim. 36 doğruya doğru gitti. Bizim öğrenciler bu sonucun yarısını zor yakalıyor. GPT 4, Amerikan baro sınavında da en iyi yüzde on arasında bir sonuç almıştı! Yani ABD’deki hukukçuların %90’ından iyi! </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, yapay zekâ çağına giriyoruz. Büyük değişiklikler geliyor. Mustafa Süleyman’ın aynı isimli kitabının başlığındaki gibi (The Coming Wave) bir dalga geliyor. Bizi yükseltecek mi, boğacak mı göreceğiz. Öyle bir asır, yarım asır sonra, torunlarımız falan değil, bugün yaşayanlar da görecek. Her şey 2030’a varmadan belli olacak. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/">Nedir bu yapay zekâ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/nedir-bu-yapay-zeka/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bizim olağanımız tek olağan değil</title>
		<link>https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=46100&#038;preview=true&#038;preview_id=46100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teori hep doğrulanıyorsa ne âlâ. Bir kere yanlışlandı mı, yanlış olduğuna mı karar veriyoruz? Yanlışlanan teoriler çöpe mi gider?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/">Bizim olağanımız tek olağan değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbizim-olaganimiz-tek-olagan-degil%2F&amp;linkname=Bizim%20ola%C4%9Fan%C4%B1m%C4%B1z%20tek%20ola%C4%9Fan%20de%C4%9Fil" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbizim-olaganimiz-tek-olagan-degil%2F&amp;linkname=Bizim%20ola%C4%9Fan%C4%B1m%C4%B1z%20tek%20ola%C4%9Fan%20de%C4%9Fil" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbizim-olaganimiz-tek-olagan-degil%2F&amp;linkname=Bizim%20ola%C4%9Fan%C4%B1m%C4%B1z%20tek%20ola%C4%9Fan%20de%C4%9Fil" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbizim-olaganimiz-tek-olagan-degil%2F&amp;linkname=Bizim%20ola%C4%9Fan%C4%B1m%C4%B1z%20tek%20ola%C4%9Fan%20de%C4%9Fil" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbizim-olaganimiz-tek-olagan-degil%2F&#038;title=Bizim%20ola%C4%9Fan%C4%B1m%C4%B1z%20tek%20ola%C4%9Fan%20de%C4%9Fil" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/" data-a2a-title="Bizim olağanımız tek olağan değil"></a></p><p>Bilim düşüncelerine devam ediyorum. Neyi aradığımızı bilerek, ne bulacağımızı yaklaşık da olsa tahmin ederek gözlüyoruz, ölçüyoruz. Yeterli gözlem ve deney birikiyor ve o ölçtüğümüz doğa olayının nasıl işlediğine dair bir teori kuruyoruz. Bu sefer teorinin işaret ettiği yönde ve teoriyi yanlışlayacak veya doğrulayacak ölçmelere yöneliyoruz: Evet/ hayır deneylerine. Gözledikçe, ölçtükçe hâkimiyetimiz artıyor.</p>
<p>Teori hep doğrulanıyorsa ne âlâ. Bir kere yanlışlandı mı, yanlış olduğuna mı karar veriyoruz? Yanlışlanan teoriler çöpe mi gider? Geçen yazımın sonundaki soru buydu ve yerim bitmişti.</p>
<p>Evet, bazen bütün bütün çöpe giden teoriler vardır. Mesela, <em>Bilimsel Devrimlerin Yapısı</em>’nın yazarı Thomas Kuhn’un da örnek verdiği, flojiston teorisi öyleydi. Descartes’in yerçekimini bütün kâinatın içinde yüzdüğü “esîr”deki anaforlarla izah eden teorisi de.</p>
<p>Bu teoriler gerçekten çöpe gitti. Bugünden baktığımızda bunların yanılmasının sebebi ilginç. Ya bilinmeyen bir şey sonradan keşfediliyor veya var zannedilen bir şey aslında yok. Flojiston teorisi tartışılırken oksijen henüz keşfedilmemişti. 20 asra kadar varlığına inanılan esir (ether) aslında yoktu. Tıpkı flojistonun olmadığı gibi.</p>
<h2>İnşaat yaparken Newton’u kullanırız</h2>
<p>Fakat bilimdeki yeniliklerin çoğu, olmayan bir şeyin keşfi veya var olduğu sanılan bir şeyin yokluğu şeklinde ortaya çıkmıyor. Bir alanda doğrulanan, bütün testlerden geçen teoriler, bir bakıyorsunuz başka alanlarda çalışmıyor.</p>
<p>Başka alan ne demek? Newton kanunları, bizim algıladığımız, boyutların metre mertebesinde, ağırlıkların kilogram mertebesinde olduğu evrenimizde hâlâ geçerli. Hâlâ çalışıyor. İnşaat yaparken, uçak veya füze uçururken, gemi yüzdürürken hâlâ Newton’un denklemleriyle hesap yapıyoruz. Fakat boyutların metrenin on milyarda biri, ağırlıkların gramın milyar defa katrilyonda biri olduğu atomların evreninde, Newton’un kanunları çalışmıyor. O kâinatta kuantum mekaniği, kuantum teorisi işe yarıyor. Ben, bilim mesleğine o evrendeki atomların enerjilerini ve başka özelliklerini hesaplayarak başladım.</p>
<p>Güneşin kütlesi, milyar kere milyar kere milyar ton! Uzayda uzaklıklar ışık yılıyla ölçülüyor. Işık yılı zaman ölçüsü değil, uzaklık ölçüsü. Işığın bir yılda aldığı yola eşit. Işık, saniyede 300.000 km gittiğine göre bir yılda aldığı mesafeyi siz hesaplayın. Kopya vereyim, saniyede aldığı yolu 365 x 24 x 60 x 60 ile çarpacaksınız. İşte, bize göre düşünmesi bile zor büyüklükteki bu evrende de Newton kanunları değil, Einstein’ın özel ve genel izafiyet teorileri geçerli.</p>
<h2>Evren var evrenler var</h2>
<p>Atomların evrenine mikro kâinat, galaksilerin evrenine makro kâinat diyoruz. Birinde geçen kanunlar diğerinde geçmiyor. Daha doğrusu doğanın bize öğrettiği şu: Sizin teorileriniz ve kanunlarınız, belli sınırlar içinde geçerlidir. O sınırları aştığınızda kanunlar, teoriler değişir.</p>
<p>Öğrencilerime kuantum teorisini anlatırken elektronların girişimi deneyini anlatırdım. O düşünce deneyinde, bir elektronun aynı anda iki delikten birden geçtiğini kabul etmeleri gerekirdi.</p>
<p>Pratikte yapılması zor deneyler bazen düşüncemizde yapılır. Kuantum teorisinde bunlar bolcadır. Elektronun aynı anda iki delikten birden geçerek girişim yaptığı deney de böyle bir düşünce deneyiydi. Bu “düşünce deneyi” sonra gerçek deney olarak da yapıldı ve aynen düşüncedeki gibi çalıştı. Bir cisim aynı anda iki yerde birden bulunuyordu. Yetmez… Bir cisim aynı anda birçok yerde bulunuyor. Başka? O gençler, maddeyi tarif ederken “uzayda bir yer kaplayan” diye başlayan bir tarife alışık olarak üniversiteye gelirler. Biz de onlara hiçbir parçacığın; yani elektronun, protonun, nötronun ve onların da yapısındaki temel parçacıkların hacim diye bir özelliği olmadığını anlatırız. Şimdi madde, “uzayda bir yer kaplamayan” mıdır?</p>
<h2>Mantığınıza o kadar güvenmeyin</h2>
<p>Öğrencilerimin her yıl uğradıkları şaşkınlığı seyrederdim ve sonra izah ederdim: Sizin makul dediğiniz, madde dediğiniz, dalga dediğiniz, delik dediğiniz, geçti/ geçmedi diye düşündüğünüz her şey ömür boyu kendi çevrenizden edindiğiniz izlenimlerdir. Atomların evreni sizin evreninizde edindiğiniz anlayışlara uymak zorunda değildir. Bilim felsefesi diliyle söylersek, bizim bütün “makul”lerimiz, ömür boyu başımızdan geçenlerden inşa ettiğimiz bir tümevarımdır. Fakat bizim gözlemlediğimiz dünyalar, var olan bütün dünyalar; ömrümüz de bütün zamanlar değil.</p>
<p>Şaşırtıcıyı, olağanüstüyü bilimin dışında arayanlara duyurulur. Doğanın kendisi, bilimin kendisi şaşırtıcıdır, olağanüstüdür. Çünkü doğa bizim olağanımızdan ibaret değil.</p>
<p>Sevdiğim, anlatmaktan hoşlandığım bu bahsi hoş bir hatıramla bitireyim. 1970’lerde bu konulardaki bir yazım üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı beni Bolu’daki eğitim merkezlerinde, il müftülerine kuantum teorisini anlatmam için çağırmıştı. Elektronun aynı anda iki delikten birden geçtiği de anlatılanlar arasındaydı. Konuşma bitince İstanbul il müftüsü yanıma geldi. Kıdemli, yaşlı, diğerlerinin saygı gösterdiği güzel bir insandı. “Evladım”, dedi, “Allah senden razı olsun. Hep merak ederdim. Cennetin yedi kapısı var derler, sonra da Rıdvan cennetin kapısında bekler diye anlatırlar. Ben düşünürdüm, bir Rıdvan yedi kapıda birden nasıl bekliyor diye. Şimdi rahat ettim.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/">Bizim olağanımız tek olağan değil</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bizim-olaganimiz-tek-olagan-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Fizik Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Mete Atatüre&#8217;ye Thomas Young Madalyası</title>
		<link>https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alperen Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2020 16:27:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[Mete Atatüre]]></category>
		<category><![CDATA[optik]]></category>
		<category><![CDATA[Thomas Young]]></category>
		<category><![CDATA[Türk bilim adamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=26539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mete Atatüre, kuantum teknolojisi alanında geliştirdiği heyecan verici uygulamalardan ötürü, 2020 Thomas Young Madalyası ve Ödülü'ne layık görüldü. Kendisini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/">İngiliz Fizik Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Mete Atatüre&#8217;ye Thomas Young Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20Fizik%20Enstit%C3%BCs%C3%BC%E2%80%99nden%20Prof.%20Dr.%20Mete%20Atat%C3%BCre%E2%80%99ye%20Thomas%20Young%20Madalyas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20Fizik%20Enstit%C3%BCs%C3%BC%E2%80%99nden%20Prof.%20Dr.%20Mete%20Atat%C3%BCre%E2%80%99ye%20Thomas%20Young%20Madalyas%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20Fizik%20Enstit%C3%BCs%C3%BC%E2%80%99nden%20Prof.%20Dr.%20Mete%20Atat%C3%BCre%E2%80%99ye%20Thomas%20Young%20Madalyas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20Fizik%20Enstit%C3%BCs%C3%BC%E2%80%99nden%20Prof.%20Dr.%20Mete%20Atat%C3%BCre%E2%80%99ye%20Thomas%20Young%20Madalyas%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi%2F&#038;title=%C4%B0ngiliz%20Fizik%20Enstit%C3%BCs%C3%BC%E2%80%99nden%20Prof.%20Dr.%20Mete%20Atat%C3%BCre%E2%80%99ye%20Thomas%20Young%20Madalyas%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/" data-a2a-title="İngiliz Fizik Enstitüsü’nden Prof. Dr. Mete Atatüre’ye Thomas Young Madalyası"></a></p><p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-26540 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-280x300.jpg" alt="" width="280" height="300" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-280x300.jpg 280w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-955x1024.jpg 955w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-768x824.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-1432x1536.jpg 1432w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/10/Mete-NEW-CROPPED-1910x2048.jpg 1910w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" /></p>
<p>Prof. Dr. Mete Atatüre, yarı iletkenlerde ve elmasta kuantum optik olgular üzerine yaptığı çalışmalar ve kuantum teknolojisi alanında geliştirdiği heyecan verici uygulamalardan ötürü, 2020 Thomas Young Madalyası ve Ödülü&#8217;ne layık görüldü.</p>
<p>1975 yılında Kayseri&#8217;de doğan Mete Atatüre, ortaöğrenimini Ankara Gazi Anadolu Lisesi&#8217;nde (1992), yüksek öğrenimini Bilkent Üniversitesi Fizik bölümünde tamamladı (1996). Boston Üniversitesi Kuantum Görüntüleme Laboratuvarı’nda doktora yaptı. 2002-2007 yılları arasında Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü Kuantum Fotonik Grubu’nda Ataç İmamoğlu ile çalıştı. 2007’de Cambridge Üniversitesi, Cavendish Laboratuvarı’nda öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Cambridge Üniversitesi&#8217;nde kurduğu araştırma grubuyla beraber kuantum fiziği ve geleceğin teknolojileri üzerine çalışan Atatüre, 2011 yılında doçentlik unvanını kazandı. Atatüre, 2010-2015 yılları arasında da Çin Bilim Akademisi’nin Seçkin Davetliler Programı dâhilinde bilimsel danışmanlık yapmıştır. İngiltere&#8217;de Institute of Physics, Türkiye&#8217;de Bilim Akademisi üyesidir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></p>
<h2>Mete Atatüre ve ekibinin bazı çalışmaları</h2>
<p>Katı hâl kuantum optik sistemleri konusunda dünya çapında tanınmış bir uzman olan, Cambridge Üniversitesi&#8217;nden <a href="https://scholar.google.com/citations?user=Yn5idQMAAAAJ&amp;hl=en&amp;oi=ao" target="_blank" rel="nofollow noopener ugc noreferrer">Prof. Dr. Mete Atatüre</a>, özellikle de <strong>spin-foton arayüzleri</strong> olarak adlandırılan, kuantum optik özelliklere sahip, yeni malzemeler geliştirme konusundaki çalışmalarıyla bilinmektedir.</p>
<p>Mete Atatüre, İngiltere&#8217;de kurduğu ekibiyle, ilk büyük başarısını kuantum nokta spininden faydalanarak atomik ışıma üreterek elde etti. Bu yöntem, günümüzde bu alandaki ana üretim tekniği haline gelmiştir.</p>
<p>2014 yılında elmas içinde tek bir silikon atomunun spinini tutarlı bir şekilde kontrol etmeyi başardılar.</p>
<p>2015 yılında <strong>sıkıştırılmış ışık</strong> kavramını bir foton düzeyinde ilk defa gözlemeyi başardılar. Bu başarılarıyla, var olduğu, ancak gözlenmesinin imkansız olduğu düşünülen, ışığın sıkıştırılmışlık özelliğini ispatladılar.</p>
<p>Fotonlardan faydalanarak, elektronları uzak mesafelerde birbiriyle ilişkili hâle getirdiler. Bu çalışmaları, ileride inşa edilebilecek süper-hızlı ve süper-güvenli kuantum internet teknolojilerinin temellerinin atılmasında önemli bir yere sahiptir.</p>
<p>Atomik ölçekte ince olan iki boyutlu malzemeler kullanarak, insanlık tarafından üretilen ilk atomik ölçekte ince kuantum LED&#8217;leri üretmeyi başardılar. 2017 yılında ise katmanlı malzemelerde deterministik ve büyük ölçekte kuantum saçıcı diziler üretmeyi başaran yeni bir yöntem geliştirdiler.</p>
<p>2019 yılında ilk defa, çok cisimli çekirdek kütlelerinin ışıkla kontrolünü başaran Atatüre&#8217;nin, elmas ve atomik ölçekte ince malzemelerle yaptığı spin-foton kuantum arayüzleri de çığır açıcı niteliktedir. Mete Atatüre, periyodik cetvelin 4. sütunundaki elementlerin renk merkezlerini inceleyen önemli çalışmalara liderlik etmeye devam etmektedir.</p>
<p><a href="https://evrimagaci.org/mete-atature-thomas-young-madalyasina-layik-goruldu-9492/amp?__twitter_impression=true&amp;s=08#qref-b-1">Kaynak</a></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> https://tr.wikipedia.org/wiki/Mete_Atatüre</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/">İngiliz Fizik Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Mete Atatüre&#8217;ye Thomas Young Madalyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ingiliz-fizik-enstitusunden-prof-dr-mete-atatureye-thomas-young-madalyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
