<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kuralsızlık arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/kuralsizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/kuralsizlik/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 21:08:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Uyuşturulmuş toplum ve uğradığı hipnoz</title>
		<link>https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 19:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[denge ve denetim]]></category>
		<category><![CDATA[din ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[gündem oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[güven krizi]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos]]></category>
		<category><![CDATA[krizler]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Otorite]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset sosyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı adına konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal algı]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuşturulmuş toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim biçimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurallar askıya alınınca ortada sadece “Kural benim dediğimdir” kalır. Tam orada değilsek de yakınız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/">Uyuşturulmuş toplum ve uğradığı hipnoz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz%2F&amp;linkname=Uyu%C5%9Fturulmu%C5%9F%20toplum%20ve%20u%C4%9Frad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20hipnoz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz%2F&amp;linkname=Uyu%C5%9Fturulmu%C5%9F%20toplum%20ve%20u%C4%9Frad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20hipnoz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz%2F&amp;linkname=Uyu%C5%9Fturulmu%C5%9F%20toplum%20ve%20u%C4%9Frad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20hipnoz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz%2F&amp;linkname=Uyu%C5%9Fturulmu%C5%9F%20toplum%20ve%20u%C4%9Frad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20hipnoz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fuyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz%2F&#038;title=Uyu%C5%9Fturulmu%C5%9F%20toplum%20ve%20u%C4%9Frad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20hipnoz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/" data-a2a-title="Uyuşturulmuş toplum ve uğradığı hipnoz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İktidarın muhalefeti devamlı savunmaya iten gündem yaratma taktiği işliyor. AKP iktidarından önce krizler seçim kaybettirirdi. Tencereye dokunan krizler mutlaka hükûmet değiştirirdi. Şimdi neden olmuyor sorusu sanırım çoğumuzca soruluyor.</p>
<p>Görülmemiş krizler, hem de yıllardır bir arada yaşanırken ve halk yoksulluğa battıkça batarken baştakiler gitmiyorsa burada elbette hipnozlanmaktan bahsedebilirsiniz. Çünkü akılla izahı yoktur. Yalnız düz mantıkla bakınca da sorulacak sorular olacaktır. Sorulduğunu ve cevap arandığını kuvvetle söyleyemiyoruz.  Bu da krizleri besleyen başka bir krizin varlığını gösteriyor.</p>
<h2>ARTIK NE OLSA ŞAŞILMAZ MI?</h2>
<p>Memleketi krizlerden krizlere sokanların başarısı 24 yıl başta kalmak değildir. Bu sonuçtur. Halkı nelere, nelerle, nasıl inandırdıkları ve süreçleri yönetiş usulleri ondan daha önemlidir. Tepe görüşten bakmak her şeyi açıklar. Kendilerince bir din merkezdedir. Tanrı adına konuşma hakkını ve hatta tekelini türlü yollarla ele geçirmişlerdir. İşte anlaşılacak bozgun sebepleri buradadır. Tanrı adına karar verenlere itiraz etmezseniz başınıza her şey gelir. Baksanıza memleketi batağa sürüklediği görülenler, rakiplerine hâlâ çelik çomak oynatmaya devam ediyorlar.</p>
<p>Sözü dosdoğru ve açıklıkla söylemek için bekleyecek zamanımız kalmadı. Bugünküler, öncelikle bilenlerle çalışmayı seçmediler. Denge-denetim ve ölçü-ayar bırakmadılar. Herkesçe anlaşılır bir ifade kullanalım, arabada freni, yani kurallara uymayı kendi isteklerine bağladılar. Devamlı kazalar ve bitmez sanılan kaos buradan derinleşti.</p>
<p>Bizi ilgilendiren memlekettir. Onların hedefleri ve benimsedikleri yollar memleket derdini göstermiyor. Bu gidişle varacakları “<em>sonuç</em>”, ne memleketin ilerlemesidir ne halkın refahıdır ne de “<em>din ve değerlerin ihyası</em>”dır.</p>
<h2>ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI’NIN FERYÂDI</h2>
<p>Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın 65. kuruluş yıl dönümünde <em>adalet</em> açıklaması bu sonucu ortaya koyuyordu. <em>Pozitif hukuk</em> yanında “<em>kul hakkı</em>”nı, <em>“haramı-helâli”</em> hatırlattı. Dîni ağzından düşürmeyen devletin tepesindekiler ön sıralarda dinliyorlardı. Onlara ayna tuttu.</p>
<p>Dinleyen devletlüleri bilmem ama ürpererek söylediği açıktı. Başkan, daha önce de aynı fikri ağlayarak söylemişti. Feryat etmişti. İktidarın iletişim stratejisi gereği o ağır sözlerin üstü örtülüvermişti.</p>
<p>Başkan’ın kendisini uyarmakla görevli sayması çok değerlidir. Devlet hayatında, “<em>Beni o seçti”</em>, “<em>O ne derse o!</em>” denmeyeceğini biliyor. “<em>Kurallar ne derse o</em>” demeye çalışıyor. Bununla da yetinmiyor ve “<em>Uymazsak yanarız</em>” diyor. Evet, yanarız.</p>
<p>Hep ümitli konuşur ve yazarım. İşte bunlar da ümidin görünür yüzleridir. İyi ki “<em>Türk Milleti adına”</em> karar verdiklerini özellikle vurgulayarak diyeceklerini diyen bir Anayasa Mahkemesi Başkanımız var. Bu uyarı kesinlikle dost işidir ve bir vicdan kabarmasıdır.</p>
<h2>AKIN GÜRLEK GÜRLEDİ DE</h2>
<p>Farkına vararak mı söyledi bilmiyorum, <strong>Akın Gürlek</strong>’in MÜSİAD’ta yaptığı konuşmada dedikleri de doğruydu. “<em>Yabancı yatırımcının Türkiye’ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz, tahkimle ilgili çalışmalarımız var. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelirken, birinci olarak hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor…” </em>dedi. Bu cümleler düpedüz kendi yarattıkları hukuksuzluk bozgununun itirafıydı.</p>
<p><strong>Akın Gürlek</strong>, şimdiki operasyonların hemen tamamına yakınında imzası olan kişi. Şayet açıkladığı bu karara uyacaksa bugüne kadar yaptıklarının tamamen yanlış ve hukuk bakımından kusurlu olduğunu da söylemiş oluyor.</p>
<p>Daha önce “<em>Önce adaletin tesisi”</em> demişti. Etrafımda acı acı gülenleri hatırlıyorum. MÜSİAD’taki konuşmasından verdiğim bölüm yabancılarla ilgili. Onlar lâfla yetinmez. Ağır da olsa söyleyeceğim, biz belki uyu(tulu)ruz da elin adamı kanmaz. <em>Adalet</em> ve <em>güven</em> olmazsa kimse gelmez.</p>
<h2>HUKUKSUZLUK ÇIKMAZ YOL</h2>
<p>Hükûmet edenlerin arada bir doğruları dillendirmeleri, dediklerini yapacaklarını ve yanlışlardan döneceklerini göstermez. Bunu çok yaşadık. Ayrıca, şimdi artık dönüşün zorluğu ortada. Yaşadıklarımıza bakılırsa haksızca herkesi suçlamakta fena açıldılar. “<em>Neden böyledir?”</em> dersek birçok açıdan bakılabilir. Siyaseti, şu veya bu ideolojik bakışları geçelim. Görünen <em>uygulayıcı insan</em>dır. İnsanı bozmak için o kadar uğraştılar ki..</p>
<p>İnsan malzememizle dökülüyoruz. Kurallar askıya alınınca ortada sadece “<em>Kural benim dediğimdir” </em>kalır. Tam orada değilsek de yakınız. Anayasa Mahkemesi Başkanı da bunu hatırlatıyor: “<em>Sen kendini tek sayıyorsun ama sen-ben değil kurallar geçerli olmalıdır</em>” demek istiyor.</p>
<p>Bu hallere düştük. Hep söylüyorum, memleket yeni bir sosyal bozgunun laboratuvarı hâline geldi. On binlerce sosyal bilimcisi olan bir memlekette bu kadar bozulmanın nasıl gerçekleşebildiği araştırılır. Şayet değerlendirecekler çıkarsa, siyaset de sosyoloji de diğer bütün sosyal alanlar da bu hüküm cümlelerini açacaklar. Hepimiz kendi alanımızdan olanı biteni anlamaya çalışacağız. Ve konuşacağız.</p>
<p>Yönetenlerin memleketi düşürdükleri yerden bizi çıkaracak, kurala-bilgiye-görgüye uyanış frenidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/">Uyuşturulmuş toplum ve uğradığı hipnoz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/uyusturulmus-toplum-ve-ugradigi-hipnoz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</title>
		<link>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:00:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adaletsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[denetim]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[gaflet]]></category>
		<category><![CDATA[güven kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz güç]]></category>
		<category><![CDATA[kurallara dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulus]]></category>
		<category><![CDATA[lekelenmeme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[siyasetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[tarih tekerrürü]]></category>
		<category><![CDATA[Tek adam rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal çöküş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıkımın ağırlığı ortada. Kurtuluş yolunu kurallara dönmekle bulacak ve düştüğümüz dipten çıkacağız.  Çok düştük ve çıktık. Yine çıkarız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/">İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-curuttugu-dunyamiz%2F&#038;title=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%87%C3%BCr%C3%BCtt%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20D%C3%BCnyam%C4%B1z" data-a2a-url="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/" data-a2a-title="İnsanın Çürüttüğü Dünyamız"></a></p><p><strong> </strong></p>
<p>İnsanların önce kendisini düşünmesine şaşılmaz. Siyasetçi ayrı bir kumaştır. Başa geçirir ve boş bırakırsanız her zaman şahlanmaya hazır egosunun neler yaşatacağına şaşarsınız. Örnekleri tarihteki totaliter sistemlerde ve <em>tek adam rejimleri</em>nde sıra sıradır.</p>
<p>İnsanlık, geride kalmış her fenalığı tekrar yaşamaktan kurtulamaz. “<em>Tarihin tekerrür</em> <em>edişinde”</em> insan gafleti, unutkanlığı, aldanmaya ve aldatmaya yatkınlığı; kanser hücrelerinin zayıf bünyedeki hareketi ve açığa çıkması gibidir.  Metastazı (nüksedişi, sıçraması) önlenemezse götürür.</p>
<p>Toplum ve devlet hayatında kanseri yaratan, kuralsızlığın kök salmasıdır. Kuralsızlığı isteyene derhal tedbir almazsanız kanserin dördüncü evresine kadar gidersiniz. Kurallar hijyen programıdır. Toplumun mikroplara yenilmesinin önünü alır. Herkesten önce yönetenleri çerçevelemek için konur. Çeşitli fren mekanizmaları içinde adalet kurumu son ve ince ayarı verir.</p>
<p>Düşüncesi devlet ve millet olmaktan çok kendisi olanlarla çevrilmemizi buralardan bakarak göreceğiz.</p>
<p>Neden ve nasıl bu hale geldiğimizi sorarsak cevabı bulunur. En geniş tarih çerçevesinden görünen şudur: İyileri seçeceksiniz. Bu da yetmez, denetleyeceksiniz.</p>
<h2>KONTROLSÜZ GÜÇ YAKAR YIKAR</h2>
<p>Uzun süren iktidarlar kural hijyenine dikkat edemez olurlar. Bozulmaları ve bozmaları neredeyse kaçınılmazdır. “<em>Güç bozar”</em> denmesiyle beraber düşünülecek bir meseledir. İleri demokrasilerde üst görevlerde bulunma zamanının iki dönemle sınırlanması sıradan bir gereklilik değildir. Olmazsa olmaz şart kabul edilir. İnsan ve dünya halini bilenlerin koyduğu bir kuraldır. Adı Cumhuriyet de olsa demokrasi de olsa tek adam rejimlerinde, totaliter eğilimlerde bu sınır ve dolayısıyle kontrol yoktur.</p>
<p>Kuralların getirdiği eşitlik iyiliği besler. Kuralları yan dolanma eğilimindeyseniz fertten topluma yayılan savunmasızlık kökleşir. Egosu azan yöneticinin kullanım alanı genişler. Kötü ve kötülük azar. Salgına uğrarsınız.</p>
<p>İnsan sermayemiz bozuk veya bozuldu derken gördüğümüz budur. İnsandan yana fakirleşiyoruz. Değerlerden hareket ettiğini söyleyenlerin bizi değersiz bırakışları bundan dolayı azıyor.</p>
<h2>SUÇU YAYMA PROJESİ İŞLİYOR</h2>
<p>Düzelmemizi ihtar eden bin bir olayın içinden geçiyoruz. Her gün bir belanın bağırdığı görülüyor. Uyanmıyoruz.</p>
<p>Sorumluluk duymayanlar tarafından yönetiliyoruz. Sistem varsa bunu kimseye yaptırmaz. Sistemin esası yetki ve sorumluk dengesidir. Yetki sonsuz ve sorumluluk hiç yoksa onun adı başka bir şeydir. O takdirde yıkılmadık yapı kalmaz. Nitekim kalmıyor. Bizim gibi binlerce yıllık devlet tecrübesi olan memleketlerde bile bunlar olur ama kalıcı olmaz.</p>
<p>Olanı doğru anlayacağız ki çıkış yolunu da bulalım. Her sabah bir operasyona uyanıyoruz. Çünkü sorumluluğunu unutturmak isteyen ve suçu başkasına atmak isteyen birileri var. Suçlanmadık kimse bırakmayacak ki kendi battığı çukur görülmesin. Suçu yayma projesi işliyor. Hem de hak hukuk tanımadan. Kişilik haklarına, en başta “<em>lekelenmeme hakkı</em>”na zerrece dikkat etmeden yapılıyor. Suç ararken de suç doğuran işler katlanarak gidiyor.</p>
<p>Sadece iktidara aday siyasi rakipler değil her kesime suç sıçratılıyor. <em>Uyuşturucu</em> diyerek sanatçılar, öne çıkan işadamları, yaptıkları işlerle toplumun önünde görünen insanları topluyoruz. Belki yüz kişiden biri yalnızca kullanmış çıkıyor. Çıksa da suç değil. Ancak tedaviye gönderebilirsiniz. Diğerleri lekelenmekle kalıyor.</p>
<p>Dikkatinizi çekerim, bu konunun suçlusu kaçakçılardan, uyuşturucu baronlarından hiç haber yok. Onlar işlerinde berdevam. Milletin malına çökmekle yetinmeyip işçilerin maaşına göz diken madenci gibilerin düzeni de yürüyor. Olan memlekete oluyor. Bu panikle ülkeden kaçan kaçana. Para kaçıyor, insan kaçıyor. Çünkü güven kaçıyor.</p>
<p>Adalet kaçınca doğan anarşide pazusu güçlü olanın zorbalığına kalırsınız.</p>
<h2>ADALET KAÇARSA…</h2>
<p>Adalet kaçınca her şey kaçar. Belinizi doğrultamazsınız. Kimse sorumluluk almak istemez. Kaçar. Çocuklarınız, mafyacılık oynamaya başlar. Mekteplerinizde beş silahla saldırıya girişen çocuklarınız olur. Sebebini görmezseniz yeni belalara davetiye çıkarırsınız.</p>
<p>Sorumlular, hiç oralı olmaz ve yine suçu ona buna atmaya çalışır ki vahimdir. İnsandan, toplumdan ve psikolojisinden anlayanlar bu kesin hükmü daha keskin söyler. Buraya geldiyseniz, ne derlerse tersini düşüneceğiniz güvenilmez insanlar meydan alır. Gözünüzün içine baka baka yalan yanlış şeyler söylemeye devam ederler.</p>
<p>Evlere şenlik bir Millî Eğitim Bakanı’ndan siz utanırsınız. O hâlâ pişkin pişkin “<em>maneviyat</em>”tan dem vurur. İçişleri Bakanınızın o işi nasıl yapacağı veya yapamayacağı zaten gelmeden bellidir. Nasıl seçildiğine akıl sır ermez Adalet Bakanınızın adalete ne kadar yakın olduğunu yaptıklarından dolayı daha baştan görür ve bilirsiniz.</p>
<p><strong>Ziya Paşa</strong>, “<em>Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde</em>?” diyor<em>. </em><strong>Paşa</strong>’nın sorusu doğrudur. Ancak biz her şeye rağmen bu gecenin sabahını da hayra çevirmeye mecburuz. Yıkımın ağırlığı ortada. Kurtuluş yolunu kurallara dönmekle bulacak ve düştüğümüz dipten çıkacağız.  Çok düştük ve çıktık. Yine çıkarız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/">İnsanın Çürüttüğü Dünyamız</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/insanin-curuttugu-dunyamiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinden vurulan dünyanın ortasında</title>
		<link>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 19:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[değer kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[fanatizm]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[ideoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kötülük]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[kuralsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[mafyalaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Zayıflık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular. "Biz kendimizi vuruyoruz" dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&amp;linkname=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdinden-vurulan-dunyanin-ortasinda%2F&#038;title=Dinden%20vurulan%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20ortas%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/" data-a2a-title="Dinden vurulan dünyanın ortasında"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>İçerde dışarda büyük bir yangın var. Dünya kötülerin elinde ve bakarsan çoğu dinden yürüyor. Kötüler <strong>Trump</strong>’tan, <strong>Netenyahu</strong>’dan ibaret olsa o kadar endişelenmeye gerek yoktu. Onlar gibiler bizde, orada, burada her yerde. Diğerleri de ya vurdumduymaz, ya onlara alkış tutuyor.  <em>“Endişeliler</em>” azdan az. “<em>Endişe</em>”sini sorumluluk duygusuyla birleştirerek konuşan ve hareket edenler ondan da az.</p>
<p>Şimdiki <em>endişe</em>, kötülerden ve kötü gidişten duyduğumuz derin kaygının adı. Bu manada endişeli olanın sustuğu veya susturulduğu yere gelmişsek kötünün yolu açılır. Orada mıyız? Tam öyle değilse de yakınız. İyilerin sesi cılız çıkıyor. Bunda kötülüğün kanun kural tanımazlığının baskıcı rolü büyük. Kötünün kötülüğünü azdıran da zaten kuralsızlık.</p>
<h2>DURUM BU KADAR KÖTÜ MÜ?</h2>
<p>Öyle görünüyor. Ve kötümser mi olmalıyız? Elbette hayır. Bilecek ve anlayacağız. Bilen tedbirini düşünür. Bilerek içeriyi sağlam tutanların gücü topludur. Adalet ve güven varsa belirsizliğe alan kalmaz. İçerde birlik yalnız adaletle sağlanır. Evet, yalnız adaletle&#8230; Sınır aşan sular gibi sınır tanımayan problemler her zaman olur. Bunları idare edebilen akıl, birlik gücüyle kazanır.</p>
<p>Dünya büsbütün akılsız değil. Yalnız, değer çöküntüsü her yerde. İnsanlığın vicdanı, belki daha doğru ifadeyle ahlâkı kovuldu. Başkalarını bakar, görür ve anlarız. Fakat kendimizi anlamakla yetinemeyiz. Gerekeni yapacak bir aklı davet etmek zorundayız. Yönetenlerin dikkati başka yerlerdeyse uyaracaklar olacak. Usulünce söylemek, uyarmak aydının vazgeçilmez işidir. Sorumluluk duyanlar olacak. Sorumluluk duyan susamaz. <strong>Mehmed Emin</strong>’in dediği doğrudur:</p>
<p>“<em>Susarsam sen mâtem et!”</em></p>
<h2>KURALLAR YOKSA ANARŞİ VARDIR</h2>
<p>Çokça tekrar ediyoruz: Bizde bozulma yukardan gelir gibi görünür. Hem öyledir, hem değildir. Çünkü seçtiklerimiz aşağı yukarı bizim ortalamamızdır. Biz öyle olmasak onlar böyle olmazlar demek de doğrudur. Yani, birilerini suçlayarak yanlışlarımızı örtemeyiz.</p>
<p>Gücü verdiklerimiz kurallarla bağlıdır. Başa geçeni, kurallar zinciri bağlar. O zincirden kurtulmak isteyene sistem müsaade etmez. Sistem bozulursa olan olur.  Güçler tek elde toplanır. Yürütmenin unsurları tepedekine bakar. Meclis de karar almak için o tek ele bakar. En fenası adalet mekanizması da o ele bakar hale gelir. Şimdi o duruma yakın düştüğümüzü, gün yirmi dört saat yaşıyoruz.</p>
<p>Talimat almayacak tek güç varsa adalet mekanizmasıdır. Talimata düştüğü algısı oluşmuşsa her türlü kötülük azar. Nitekim azmıştır. Türkiye mafyavari şekillenmelerle sarılmış durumda görünüyor. Yalan talan havada uçuşuyor. Uyuşturucu orta mekteplere kadar girmiş, Millî Eğitim Bakanı kendince din sosu ekleme telaşında. Ve bozdukça bozuyor. Bozuyor, çünkü amaç okutma-öğretme-eğitme ve insan yetiştirme değil, peşine takılacak sürü oluşturmak. Bu türden kaba ideolojik bakışların insanla, fikirle alakası olmaz. Nitekim olmadığı görülüyor.</p>
<h2>YUKARDAKİLER BOZGUNU HIZLANDIRIYOR</h2>
<p>Başa geçirdiklerimiz kuralları istediğinde es geçer görününce aşağıdakiler başka türlü davranır mı? Erkek kadına, hasta doktoruna, öğrenci öğretmenine saldırıyor. Öğretmenler korkuyor, aileler korkuyor. Dövülen dövülene, ölen ölene. Hal böyle olunca ipin ucu bağlanmadan kaçıyor.</p>
<p>Millî Eğitim adıyla yaz-bozdan başı dönen çocuklar da kolaylıkla yıkıma katılıyor. Suça meyilliler artıyor. Mafyaya özenen mi ararsın, çete kurarak uyuşturucu peşinde koşanı mı? Bakanımızın derdi bunlar değil! &#8220;<em>Kâbede hacılar&#8221;</em> tamtamının peşinde kendinden olmayanları nasıl döveceğini düşünüyor.</p>
<p>Millî Eğitim temel olduğu için onu örnek seçiyoruz. Yine düşündürmek için söyleyeceğim, <em>dindar ve kindar</em> insan tipi yetiştirmek isteğini analiz ederseniz iyilik namına kırıntı bulamazsanız şaşırmayın!</p>
<h2>DİN DİYENLERİN DÎNİ</h2>
<p>İşte görüyoruz, din diyenler din dışı işlerle toplumu zehirliyorlar. Dünyadan, tarihten örnek de almıyorlar. Hristiyan engizisyonundan <strong>Humeyni</strong> rejimine din tekeli kuranlar hep bozdular. Zavallı İran&#8217;ın başına gelenlerin sebebi kendileridir. <em>Humeyni rejimi</em>ni din ve dinden zannetme ahmaklığını gösterdiler. Çoğu dinlerinden oldu.</p>
<p>Öyle bir dünyadayız. Hadi <strong>Netanyahu </strong>Yahudi şeriat devletinin başbakanı, baksanıza <strong>Trump</strong> da din fanatiği. Yalnız onlarda kuralların ve kurumların freni var. Bizde dinden görünme bozgunu onlarla kıyaslanamayacak durumda. Bozulmadık tarafımız neredeyse kalmadı. Kimse kimseye güvenemez halde. Gerginlik kol geziyor. Adalet adaletlikten, bakanlık bakanlıktan, cami camilikten, idare idarelikten çıkıyor. Okul okulluktan hayda hayda çıkıyor. <strong>Koca Âkif</strong> yüz yirmi yıl önce &#8220;<em>Nasılsa mektebiniz, tıpkı öyle mâbediniz!</em>” demişti. O paralelliği bütün sefaletiyle yaşıyoruz.</p>
<p>Bu durumda denecek çok açık: Haydut Amerika ve İsrail bölgemizde keyfince kasaplığa girişiyorsa dönüp kendimize bakacağız. Zayıfız. Hadi daha yumuşak söyleyelim, onlar kadar güçlü değiliz. Buraya nasıl geldiğimizi soracağız ve anlayacağız. Öncelikle göreceğiz, bizi de dinden vurdular.</p>
<p>&#8220;<em>Biz kendimizi vuruyoruz&#8221;</em> dersek kurtulmak için aklı davet etmeye başlamış oluruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/">Dinden vurulan dünyanın ortasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dinden-vurulan-dunyanin-ortasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
