<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mangal Dağı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/mangal-dagi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/mangal-dagi/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Aug 2021 11:50:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yüz bin süvariden kalan birkaç bin atlı</title>
		<link>https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2021 19:00:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[5. Süvari Kolordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Mangal Dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Meydan Muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[Tekalifi milliye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=34615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’yı aldıktan sonra Batı’ya dönecekler, Çatalca’ya yığdıkları ordularıyla birlikte İstanbul’a yürüyecekler, müttefiklerini, Constantinople’u kendilerine bırakmaya zorlayacaklardı. İstanbul’u da Ege sahillerini de tarihî mirasları ve hakları kabul ediyorlardı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/">Yüz bin süvariden kalan birkaç bin atlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli%2F&amp;linkname=Y%C3%BCz%20bin%20s%C3%BCvariden%20kalan%20birka%C3%A7%20bin%20atl%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli%2F&amp;linkname=Y%C3%BCz%20bin%20s%C3%BCvariden%20kalan%20birka%C3%A7%20bin%20atl%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli%2F&amp;linkname=Y%C3%BCz%20bin%20s%C3%BCvariden%20kalan%20birka%C3%A7%20bin%20atl%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli%2F&amp;linkname=Y%C3%BCz%20bin%20s%C3%BCvariden%20kalan%20birka%C3%A7%20bin%20atl%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli%2F&#038;title=Y%C3%BCz%20bin%20s%C3%BCvariden%20kalan%20birka%C3%A7%20bin%20atl%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/" data-a2a-title="Yüz bin süvariden kalan birkaç bin atlı"></a></p><p>Evet, bundan tam yüz yıl ve bir gün önce,  bu ayın 27’sinde, Yunan ilerlemesi durakladı ve hükümeti Kayseri veya Sivas’a taşımaktan vazgeçtik.</p>
<p>Duraklamanın, biri kendiliğinden gerçekleşen biri de bizim sağladığımız iki sebebi vardı. İkmal hatlarının uzaması 1921’de bütün orduları yavaşlatır ve durdururdu. Bu birinci sebepti. Fakat ikinci sebep daha etkiliydi. Türk süvarisi cephe gerisinde Yunan ikmal kollarını vuruyor, cephane ve yiyecek akışını durduruyordu. Bu harekât sadece Sakarya’nın hemen doğusunda, İzmir’den gelen ikmal hattını kesmiyordu. İzmit körfezinden, müttefik işgalindeki “tarafsız bölge”den gelen Yunan ikmalini de büyük çapta engelliyordu. Ve geçen yazımda belirttiğim gibi Türk süvarisi 27 Ağustos’ta Yunan karargâhını bastı. General Papulas canını zor kurtardı.</p>
<div id="attachment_34627" style="width: 760px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-34627" class="wp-image-34627 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/suvariler.jpg" alt="" width="750" height="389" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/suvariler.jpg 750w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/suvariler-300x156.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /><p id="caption-attachment-34627" class="wp-caption-text"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/galeri-tsk-paylasti-cogunu-ilk-kez-goreceksiniz-40954923/11" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p></div>
<p>Rahmetli tarih hocamız, Prof. Dr. Mustafa Kafalı bu süvariyi bize bir konuşmasında anlatmıştı. Elini, verdiği bilgiyi vurgulamak için öne uzatarak şöyle diyordu: “<em>İşte Varna’nın, Kosova’nın, Mohaç’ın yüz bin süvarisinden elimizde kala kala…</em>”, sonra tekrar ediyordu, “<em>kala kala, kala kala…. Bu beş bin atlı kaldı!</em>” Tarihi yaşamak budur işte.</p>
<h2><strong>Sırada Constantinopolis var</strong></h2>
<p>Yunan yavaşladı ama durmadı. 27 Ağustos’ta Güzelkale düştü. Fakat 28’inden itibaren Yunan ordusunun yiyecek ve cephane sıkıntısı ciddî boyutlara çıkmıştı. Türk ordusu, Tekâlif-i Milliye ile ikmal eksiğini toparlamasının yanı sıra doğu ve güneyden kuvvet takviyesiyle ve yeni askere alma atılımıyla asker sayısını artırmıştı. Şimdi darlık, subay sayımızdaydı. Neredeyse yarım asırdır savaştan savaşa hırpalanan zabitan, Sakarya’da büyük zayiat verdi. Bu yüzdendir ki Sakarya’ya “Zabit harbi” denir.</p>
<p>Yunan ordusu yokuş yukarı saldırılarda büyük zayiat vererek tepeleri alıyor fakat hemen bir sonraki sırtta yeni Türk mevziiyle karşılaşıyordu. İki tarafın kayıpları da büyüktü. 2 &#8211; 3 Eylül günleri durmaksızın devam eden çarpışmaların sonunda Yunan, Çaldağı’nı ele geçirdi. Buradan Ankara’nın ışıkları görünüyordu. Ankaralılar sabah akşam top seslerini duyuyordu. Düşman, aynı günlerde Haymana – Polatlı yolunu, Ahırkuyu mevkiinde keserek Türk ordusunu ikiye böldü. Atina’da Yunan Başbakanı Dimitrios Gunaris, İngiliz Sefiri Lord Granville’e gönderdiği mesajda, “<em>Türkiye’yi artık ölü kabul edebilirsiniz.</em>” diyordu. Ankara’yı aldıktan sonra Batı’ya dönecekler, Çatalca’ya yığdıkları ordularıyla birlikte İstanbul’a yürüyecekler, müttefiklerini, Constantinople’u kendilerine bırakmaya zorlayacaklardı. İstanbul’u da Ege sahillerini de tarihî mirasları ve hakları kabul ediyorlardı.</p>
<div id="attachment_34628" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-34628" class="size-large wp-image-34628" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/sakarya-1-1024x571.jpg" alt="" width="1024" height="571" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/sakarya-1-1024x571.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/sakarya-1-300x167.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/sakarya-1-768x428.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/sakarya-1.jpg 1130w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><p id="caption-attachment-34628" class="wp-caption-text"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/galeri-tsk-paylasti-cogunu-ilk-kez-goreceksiniz-40954923/11" target="_blank" rel="noopener">Kaynak</a></p></div>
<h2>Efendim nerde, ben nerde?</h2>
<p>Gunaris’in mesajının mürekkebi kurumadan Anadolu’dan komutan Papulas’ın telgrafı geldi. Papulas, had safhada yiyecek, yem ve cephane sıkıntısını bildiriyor, Ankara’yı alma planının terk edilerek ateşkes teklifi için müsaade istiyordu. Talep reddedildi.</p>
<p>Siyasette söylenenle askerin söylediğinin farklılığına bakınız: Gunaris’in İngiliz sefirine gönderdiği “Türkiye öldü!” mesajından on gün sonra, Londra’da 13 Eylül 1921 tarihli Times gazetesi Papulas’ın beyanını yayımlıyordu: “<em>Savaş bitti!</em>” Bu yerel bir bitiş değil, her şeyin bittiğini hissettiren bir mesajdı ama Papulas’ın ileri görüşlülüğü bir yıl sonra, 1922 Ağustos ve Eylül aylarında daha iyi anlaşılacaktı.</p>
<p>7 ve 8 Eylül’de Türklerin keşif maksatlı hücumları karşısında Yunan hatları geri çekilmeğe başladı. 9 Eylül’de Fevzi (Çakmak) ve Kazım (Özalp) paşaların Zafertepe karargâhına Mustafa Kemal Paşa da geldi ve birlikte bütün kuvvetlerle taarruz kararı verildi. Düşmanın dinlenip toparlanmasına izin verilmeyecekti.</p>
<p>Türk karşı hücûmu 10 Eylül’de şafakla başladı. Yunan cephesi ağır top ateşi altına alındı. Muharebenin başladığı Mangaldağ aynı gün alındı. Çaldağı’nı ertesi gün aldık. Yunan askeri ağır zayiat vererek çekiliyordu. 11 Eylül’de General Papulas genel çekilme emri verdi. Emre göre Yunan ordusu, Sakarya’yı batıya doğru aşıp Eskişehir’deki eski mevzilerine çekilecekti.</p>
<h2><strong>Ey ruh, bitmediysen şu kitabı çevir</strong></h2>
<p>Emir çekilme ile bozgun arası bir hızla gerçekleşti. İki gün içinde Yunan, ölü ve esir 20.000 asker, yüzlerce top ve kamyon kaybetti. Esir sayıları ilginçtir. Türk esirlerinin sayısı 805 kişidir. Yunan esirlerinin 14.450! Bu sayılar, düzenli taarruzla düzensiz firar arasındaki farkı gösteriyor. Yunan askeri korku içinde yalnız ağır teçhizatını değil, tüfeklerini de bırakıp kaçtı.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-34629 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/resim_2021-08-28_011347.png" alt="" width="366" height="520" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/resim_2021-08-28_011347.png 595w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/resim_2021-08-28_011347-211x300.png 211w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" /></p>
<p>Amma çok şey mi biliyorum? Savaşın askerî yönü Genelkurmay yayınlarında pek güzel anlatılmıştır. Fakat bakın ben, yalnız o bilgiyi değil, bizim ve düşmanın askerî olmayan bilgilerini de anlatıyorum; İngilizlerle olan biteni de. Nasıl? Pek kolay. Rahmetli Prof. Stanford Shaw’un, dev eserinin III-1 cildinin son bölümünü okudum; o kadar. Beş cilt denilen fakat üçüncü cildi III-1 ve III-2 diye ikiye bölündüğünden fizikî altı ciltlik,  “<em>İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e- Dokümanter Tarih</em>” eserinden. Shaw Hoca’nın en büyük çalışması; binlerce büyük sayfa. Nerede bulacaksınız? Türkçesini bulamayacaksınız. Sadece İngilizcesi var. Tamamını Türk Tarih Kurumu bastı. Bu Tarih Kurumunun başarısı. Fakat Türkçesi yok. İngilizcesinin yayımlandığı 2000 yılından beri yok. Bu da aynı kurumun büyük ayıbı. Veya bütün Türk yayın dünyasının.</p>
<p>Bizden başka hangi millet, devletinin yeniden kuruluşunun en ayrıntılı tarihini kendi diline çevirtmez? Kalbi olanların dili yok, dili olanların kalbi yok! Ve ruh… o zaten yok.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/">Yüz bin süvariden kalan birkaç bin atlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yuz-bin-suvariden-kalan-birkac-bin-atli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün Yunan karargâhını bastık</title>
		<link>https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2021 07:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Hattı Müdafaa]]></category>
		<category><![CDATA[Mangal Dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Meydan Muharebesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=34610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne olmalı tarih? O günlerin düşüncesini düşündürmeli, o insanların ümitlerini, endişelerini tıpkı o insanlarmışız gibi bize yaşatmalı. O insanların kavramlarıyla düşünmemizi sağlamalı. Bizi, âdeta onların arasında, onların içinde yaşatmalı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/">Bugün Yunan karargâhını bastık</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbugun-yunan-karargahini-bastik%2F&amp;linkname=Bug%C3%BCn%20Yunan%20kararg%C3%A2h%C4%B1n%C4%B1%20bast%C4%B1k" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbugun-yunan-karargahini-bastik%2F&amp;linkname=Bug%C3%BCn%20Yunan%20kararg%C3%A2h%C4%B1n%C4%B1%20bast%C4%B1k" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbugun-yunan-karargahini-bastik%2F&amp;linkname=Bug%C3%BCn%20Yunan%20kararg%C3%A2h%C4%B1n%C4%B1%20bast%C4%B1k" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbugun-yunan-karargahini-bastik%2F&amp;linkname=Bug%C3%BCn%20Yunan%20kararg%C3%A2h%C4%B1n%C4%B1%20bast%C4%B1k" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbugun-yunan-karargahini-bastik%2F&#038;title=Bug%C3%BCn%20Yunan%20kararg%C3%A2h%C4%B1n%C4%B1%20bast%C4%B1k" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/" data-a2a-title="Bugün Yunan karargâhını bastık"></a></p><p>Yüzüncü yılında Sakarya’yı tekrar okuyorum ve okudukça kızıyorum. Bizim tarih müfredatımıza, tarih eğitimimize kızıyorum. Tarih, birkaç insan, birkaç yer ismi saymak olmamalı. Tarih zaferleri kutlayıp yenilgileri unutturmak da olmamalı.</p>
<p>Ne olmalı tarih? O günlerin düşüncesini düşündürmeli, o insanların ümitlerini, endişelerini tıpkı o insanlarmışız gibi bize yaşatmalı. O insanların kavramlarıyla düşünmemizi sağlamalı. Bizi, âdeta onların arasında, onların içinde yaşatmalı.</p>
<p>Siz bu yazıyı 27 Ağustos günü okuyorsunuz. Yunan, birkaç gün önce, Ağustos’un 23 ve 24’ünde Sakarya’yı geçti, Mangal Dağı’nı işgal etti. Bizim asıl kuvvetlerimiz Göksu boyunca, Beylik Köprü ile Haymana arasında mevzilenmişti. Dün ve evvelsi gün, Beylik Köprü’de düşmana ağır zayiat verdirdik. Mangal Dağı’na taarruz ettik ama alamadık. Dün, Kara İlyas ve Kartal Tepe düştü; düşman Eskişehir- Ankara demiryolunu ele geçirdi. Mustafa Kemal, hükûmetin derhâl Keskin’e taşınması emrini verdi. Fakat ertesi gün, yani yüz yıl önce bu sabah, Yunan’ın artık zorlukla ilerlediğini görünce, emri iptal etti. Bu ikinci taşının-taşınmayın emir değişikliğiydi. Yine de hükümet arşivleri tahliye edilmiş ve Eylül’ün ikinci haftasında Kayseri’ye varmıştı. Taşınmanın söylentisi bile moral çökmesine sebep olurdu. Açıktan telaffuz edilmedi.</p>
<h2>Yıpratıp durdurabilecek miyiz?</h2>
<p>Stratejimiz, ikmalini İzmir ve İzmit’ten alan düşmanın, mesafe ve lojistik hatları uzadıkça gücünün tükeneceği üzerine kuruluydu. Rus-Japon Harbi’nde Rusların başına gelen gibi… Veya daha iki yıl önce, Moskova’ya yürüyen Denikin’in ikmal hatları uzadıkça tükenmesi gibi. Birkaç yıl önce taarruz halindeki Alman ordusunun müttefik direnci karşısında bitişi gibi. Fakat Mustafa Kemal ve komutanlar yıpratma stratejilerinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağından son ana kadar emin değillerdi. Kim emin olabilir ki? “<em>Stratejimiz yıpratmadır, Yunan’ı içlere çekeceğiz.</em>“ diye bir açıklama yapamazlardı. Onun yerine başkomutan şu emri verdi: “<em>Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır.</em> <em>Bu satıh da bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terkedilemez</em>.” İşte okullarda, yayınlarda, papağan gibi tekrarlanan emir budur ama ne sebebi anlatılır ne sonucu. “<em>Hat-tı</em> müdafaa, <em>sath-ı müdafaa</em>” yazan cahiller de cabası.</p>
<p>Atatürk, Nutuk’ta gerekçeyi açıklıyor: “<em>Savunma hatt</em>ı<em>na</em> ç<em>ok</em> ü<em>mit ba</em>ğ<em>lamak ve onun k</em>ı<em>r</em>ı<em>lmas</em>ı<em>yla, ordunun b</em>ü<em>y</em>ü<em>kl</em>üğü ö<em>l</em>çü<em>s</em>ü<em>nde</em> ç<em>ok gerilere</em> ç<em>ekilmek gerekti</em>ğ<em>i nazariyesini</em> çü<em>r</em>ü<em>tmek i</em>ç<em>in memleket m</em>ü<em>dafaas</em>ı<em>n</em>ı <em>ba</em>ş<em>ka t</em>ü<em>rl</em>ü <em>ifade etmeyi ve bu ifademde direnerek</em> ş<em>iddet g</em>ö<em>stermeyi faideli ve m</em>ü<em>essir buldum.</em>”</p>
<p>Birlikte çalıştığım, en iyi üniversitelerimizden birinin mezunu ve tecrübeli bir tarih öğretmeniyle bu konuyu konuşmuştum. Sohbetin sonunda bana şöyle söyledi: “<em>Yıllardır okulda Sakarya’yı anlatırım. İlk defa ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.’ emrinin manasını anlıyorum!</em>”</p>
<h2>Dili olanlar ve kalbi olanlar</h2>
<p>Bu, öğretmenin bilgisizliğini veya benim bilgimi gösteren bir hâl değil. O kesinlikle benden çok tarih biliyordu. Ama biz tarihi de diğer konuları da çoktan seçmeli sınav çözecekmişiz gibi öğretiyor ve öğreniyoruz. Bir de hamaset yapalım diye. Bu öğretimin içinde ne mağlubiyetin hüznü, ne mücadelenin gerilimi ve endişesi, ne de zaferin göğüs dolduran neşesi vardır.</p>
<p>Lise tarih öğreniminden bahsetmiyorum. Daha doğrusu sadece ilk on iki yıllık tarih öğreniminden bahsetmiyorum. Hem onlardan hem de üniversitedeki tarih öğreniminden bahsediyorum.</p>
<p>Yahya Kemal, tam da o yıl, Sakarya- Ankara arasında döğüştüğümüz 1921’de, tam yüz yıl önce, şöyle yazıyor: “<em>Kalbi olanların dili yok; dili olanların kalbi yok. Yoksa bugün Türk şiiri ve nesri taş yürekleri eriten bir şey olurdu; bu devir bir taraftan ağrılarıyle, sızılarıyle, acılarıyle, ölümleriyle, mâtemleriyle, hasretleriyle, bir taraftan da atılışlariyle, isyanlariyle, ümidleriyle, emelleriyle, hârikalarıyle o kadar feyyaz bir devirdir.”</em></p>
<p><em>Şiir ve nesir yerine tarih yazımı koyun.</em> Bir şey değişmez. Kalpsiz, ruhsuz ve o kadar da mantıksız bir tarih anlatıyoruz. Hoş, bütün toplum bilimlerinde, bütün tabiat bilimlerinde de o h<em>â</em>ldeyiz. Evet, yanlış yazmadım. Tabiat bilimleri de kalp ve ruh ister. Alanınız ne olursa olsun, konunun içinde mantığınızla birlikte yüreğiniz de yoksa birinci sınıf iş çıkaramazsınız.</p>
<p>Konudan saptım. Bundan tam 100 yıl önce o insanların, o kahramanların konudan sapma lüksü yoktu. Ya başaracak yahut öleceklerdi. Ama hepsi değil. Yunan ilerlemesi bazılarının morallerini bozmuştu.</p>
<p>Asker kaçağı sayısı artmıştı. Polatlı- Ankara yolundan her geçtiğimde, yol boyunca asker kaçaklarının asıldığı darağaçları gözümün önünde canlanır. Ali İhsan (Sabis) Paşa, darağacı kurmaya vakit harcamazmış. Tabancayla oracıkta infaz edermiş.</p>
<p>Sonra stratejinin öngörüsü gerçekleşmeye başladı. Tam 100 yıl önce bugün, 27 Ağustos 1921 günü, Yunan ağır zayiat vererek Güzelkale’yi ele geçirirken Türk süvarisi Yunan karargâhını bastı. General Papulas zorlukla kaçıp canını kurtardı.</p>
<p>Sakarya’ya devam edeceğim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/">Bugün Yunan karargâhını bastık</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bugun-yunan-karargahini-bastik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
