<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nostalji arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/nostalji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/nostalji/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Feb 2022 16:08:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Mevzuubahis Türkiye ise…</title>
		<link>https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Alparslan Türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[doksanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[Erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[erdal inönü]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[millet ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[polemik]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman demirel]]></category>
		<category><![CDATA[tansu çiller]]></category>
		<category><![CDATA[Türkeş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=37704&#038;preview=true&#038;preview_id=37704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset, şimdiki gibi bir olayı alıp onun üzerinden karşı tarafa ateş etmek değildi. Yani olayları veya insanları değil, daha çok kavramları tartışırlardı. Tekraren: Küçük zekâlar insanları, orta zekâlar olayları, büyük zekâlar kavramları tartışır!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/">Mevzuubahis Türkiye ise…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmevzuubahis-turkiye-ise%2F&amp;linkname=Mevzuubahis%20T%C3%BCrkiye%20ise%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmevzuubahis-turkiye-ise%2F&amp;linkname=Mevzuubahis%20T%C3%BCrkiye%20ise%E2%80%A6" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmevzuubahis-turkiye-ise%2F&amp;linkname=Mevzuubahis%20T%C3%BCrkiye%20ise%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmevzuubahis-turkiye-ise%2F&amp;linkname=Mevzuubahis%20T%C3%BCrkiye%20ise%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmevzuubahis-turkiye-ise%2F&#038;title=Mevzuubahis%20T%C3%BCrkiye%20ise%E2%80%A6" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/" data-a2a-title="Mevzuubahis Türkiye ise…"></a></p><p>Geçen yazımda sözünü ettiğim siyaset atmosferi… Demirel’in, Erdal İnönü’yü hastanede ziyaret edip eli avuçlarında geçmiş olsun dilemesi. Demirel, Ecevit, Türkeş, Deniz Baykal, Erbakan, Çiller, Mesut Yılmaz’ın bazen ikili bazen çoklu televizyon programları. Günümüzden ne kadar farklı! Kimse kimseye hain, yalancı falan demiyor. Zaten o günlerde, seçim dönemlerinde, partilerin devlet radyo ve televizyonunda belirli konuşma saatleri vardı. Hepsi çıkıp tezlerini savunurdu. Bahsettiğim televizyon tartışmaları bunların dışında, gönüllü bir araya gelişlerdi. Lütfen YouTube’a gidin ve yukarıda verdiğim liderlerin isimlerini yan yana yazın. Bu konuşmalara erişeceksiniz. Allahtan elimizin altında internet ve onun bilgi depoları var da kimse “<em>Yok daha neler!</em>” diyemiyor.</p>
<h2><strong>Küçük, orta ve büyük zekâlar- tekrar</strong></h2>
<p>Tartışılan konular, çoğunlukla, her birinin ne yapacağıydı. Projeler anlatılır; planlar, programlar tokuşturulurdu. Zaman zaman sertleşen tenkitler de. Ama fikirlere yönelik tenkitler. Sen hainsin, yok sen geri zekâlısın falan değil.</p>
<p>Siyaset, şimdiki gibi bir olayı alıp onun üzerinden karşı tarafa ateş etmek değildi. Yani olayları veya insanları değil, daha çok kavramları tartışırlardı. Tekraren: Küçük zekâlar insanları, orta zekâlar olayları, büyük zekâlar kavramları tartışır!</p>
<p>Belki hepsinden önemlisi, herkesin eşit olmasıydı. İktidar partisinin başkanıyla diğerleri eşitti. Kimsenin süpermenlik iddiası yoktu. Zaten biri süpermenlik taslamaya kalksa ayıplanırdı.</p>
<p>Gerçi parti liderlerinin üstünde cumhurbaşkanı vardı ama onun yetkileri son derece sınırlıydı. Dünyada da öyledir. Hem icraya yetkili hem de ulaşılamayacak zirvelerde, tenkit edilemeyecek bir siyasî güç, olmaz; olamaz. Demokrasilerde olamaz tabi. Mesela Kuzey Kore’de olur. Veya Suriye’de.</p>
<p>Devlet başkanı yetkisizse denetimden de masundur. Yetkiliyse denetlenir de tenkit de edilir; hem de en sert şekilde. Devletin başının masuniyeti ile icranın başının yetkisini birleştirip, ortaya çıkan garip sisteme, “<em>İşte şimdi kuşa benzedin!</em>” demek kimsenin aklına gelmemiş!</p>
<h2><strong>İngiltere ve ABD</strong></h2>
<p>İngiliz Kraliçesi’ne bakınız. Siyasî partilerin üstündedir. Siyasetin normal akışı içinde parti liderleriyle tartışmaz. Fakat icra yetkisi de yoktur. ABD Başkanı? O icraya yetkilidir ama meclis, senato ve adalet kurumu, başkana her adımında kök söktürür. Senato ve meclis kabul etmezse pek adım da atamaz. Her yaptığı, yaptığı an denetim altındadır. Şiddetli tenkitlerin hedefidir.</p>
<p>İngiliz Kraliçesi demişken: Crown (Taç) dizisini seyrettiniz mi? 40 bölümlük güzel bir yapım… Kraliyet ailesinin her türlü mahremiyetine giriyor. Eşlerin bir birinden soğumasından, ihanetlerine kadar. Senaryo, kraliyetin yatak odalarına kadar uzanıyor. ABD’de Başkan Trump’a, medyada ve meydanda yapılıp edileni izlediniz mi? Düşünüyorum da… Bunların yarısı, hatta onda biri, mesela Kuzey Kore başkanlık ailesi hakkında yazılsa, oynansaydı ne olurdu? Crown’ın yazarları, yönetmeni hatta oyuncuları acaba şimdi neredeydi? Ben de itiraf edeyim; misal verirken bu Kuzey Kore epey işime yarıyor. Zaman zaman da Suriye, Demokratik Kongo Cumhuriyeti falan!</p>
<h2><strong>Bir Ecevit hatırası</strong></h2>
<p>Gelelim partilerin ve liderlerin bir birine karşı tavırlarına… Özlemle anlattığım geçen döneme. Hangi yolu savunurlarsa savunsunlar, fikirleri ne olursa olsun, onların bir kabulü vardı. Bu kabul ortadaydı ve herkesin malumuydu: Solcusu da sağcısı da, devletçisi de liberali de Türk’tü, Türklük için, Türkiye için çalışıyordu.</p>
<p>Birinci Körfez Savaşı sırasında, Türk Ocağı Genel Merkez Yönetim Kurulu’ndaydım. Kerkük konusunda bir muhtıra hazırladık ve bütün parti başkanlarını, başbakan ve cumhurbaşkanını, makamlarında ziyaret edip kendilerine düşüncelerimizi anlattık. Eski başbakan ve DSP Genel Başkanı rahmetli Ecevit’e, Ocak Genel Başkanı, eski devlet bakanı Sayın Sadi Somuncuoğlu ile birlikte gitmiştim. Sadi Bey, 70’li yıllarda Başbakan Ecevit’i TBMM’de en sert tenkit eden milletvekiliydi. O tenkit konuşmalarını “666 Ak Gün” adlı bir kitapta topladı. Ecevit’in sloganı, “Akgünlere!” idi ya&#8230; Ziyarete döneyim. Siyasette birbiriyle bu kadar sert mücadele eden iki isim, Kerkük söz konusu olunca bir araya gelebiliyordu. Ziyaret sırasında gördük ki rahmetli Ecevit’e, Türk Ocağı’nın muhtırasını vermemize hiç gerek yokmuş. O bizim yazdıklarımızı okumadan bizim fikirlerimizi bize anlattı. Şöyle de toparladı: “<em>Milletlerin hayatında fırsat pencereleri vardır. Bu, Misak-ı Millî’yi tamamlamak için bizim fırsat penceremiz olabilir.</em>”</p>
<h2><strong>Tekrar İngiltere</strong></h2>
<p>İngiltere ile bitireyim. Yine kendimden, <em>Millet ve Milliyetçilik</em> (Panama, 2016) kitabımdan intihal eyliyorum:</p>
<p><em>“</em>1940 yılında, İngiltere parlamentosunda İngiliz Komünist Partisi’nin kapatılması tartışılıyordu. Başbakan Winston Churchill, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada kapatmaya karşı çıktı,<em> ‘Bildiğim kadarıyla İngiliz Komünist Partisi’ndekiler İngiliz’dir. Ben İngilizlerden endişe etmem.’ </em>dedi<em>.” </em></p>
<p>Churchill’in sözlerini, ünlü Amerikan sosyolog Seymour Martin Lipset’in bir kitabının, Washington Post’da yayımlanmış bir bölümünden almıştım: <a href="https://wapo.st/3L5yeOg" target="_blank" rel="noopener">Buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>Milletliğini bilen milletlerin demokrasileri böyledir işte&#8230;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/">Mevzuubahis Türkiye ise…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mevzuubahis-turkiye-ise/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geldim Emmioğlu!</title>
		<link>https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Liath McGorman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 15:30:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[emmioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[film eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[orson welles]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan viking kanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=36803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emmioğlu derken muradımız aklımızda üç aşağı beş yukarı belliydi. Araya 90’lı yıllar parçası girdi ve bir müddet sonra da damaklarda umuyorum ki sadece hoş bir tegayyük lezzeti bırakarak çıktı. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/">Geldim Emmioğlu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldim-emmioglu%2F&amp;linkname=Geldim%20Emmio%C4%9Flu%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldim-emmioglu%2F&amp;linkname=Geldim%20Emmio%C4%9Flu%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldim-emmioglu%2F&amp;linkname=Geldim%20Emmio%C4%9Flu%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldim-emmioglu%2F&amp;linkname=Geldim%20Emmio%C4%9Flu%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgeldim-emmioglu%2F&#038;title=Geldim%20Emmio%C4%9Flu%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/" data-a2a-title="Geldim Emmioğlu!"></a></p><h2><strong>GELDİM EMMİOĞLU!</strong></h2>
<p>Ah o olanca tuhaf hâlleriyle, en az kendisi kadar aşırılık ve gümbürtü barındıran 80’li yıllara henüz yeni veda etmişken, ufuktan sökün etmekte olan 90’lı yılları müjdeleyen Ferdi Tayfur’un iddiası adından belli unutulmaz “Prangalar” albümü ah! Ve sohbetimizin başlığına da taşımaktan kendimizi alamadığımız (haydi bu sohbetimizin klişesi de bu olsun!) “albümün çıkış şarkısı” olan “Emmioğlu.” Korsan rakamlarıyla birlikte beş milyon civarında bir satış hacmine ulaşarak Ferdi Tayfur’un en çok satan albümü olan bu kasedin (“Kaset mi? O da ne demek?” tarzı sualler yeni yüz yılı ufaktan eskitmeye başladığımız işbu on yılda son derece kabul edilebilir sorulardır, eğer öyle bir durum varsa bir büyüğümüze sormak yerindedir kanısındayım efendim!) bunca bir beğeniye ulaşmasında başat etken olan şarkının en az kendisi kadar gizemli ve &#8211; Verkurtul Yozkök tarzıyla dile getirmek gerekirse “Gelin itiraf edelim” &#8211; bildiğimiz saykodelik klibini anmayı da bu bağlamda ihmal etmemek lazım. Nasıl edebiliriz ki zaten? İçeriğe geliniz, orta yerinden buyrunuz:</p>
<p>Bir on saniye kadar süren, İstanbul’a kadem basmamızdan uzun yıllar önce bile bizleri Ege kırsalında nedensizce germeyi başaran bol neonlu pavyon tabelası resmi geçidiyle başlayıp biten “Beyoğlu’nun arka sokakları” temalı bulanık görüntüler. Ardından Toros Dağları’nın doruklarına ani bir sıçrayışla geçilip karlı dağ başlarına yapılan anlamsız panlar. Akabinde büyük ihtimalle Çukurova’dan Pozantı’ya hafiften sarılan yerlerin herhangi bir noktasındaki sevimli bir vadinin koynunda sağa çekilmiş manda kasa siyah bir makam aracının kapıları nedense tümden açık adeta serkeş hallerine duçâr oluş. Bahsi geçen azametli tomofilin karşısına geçip köşelerine taş konulmuş gazete kağıtları üzerine kurulmuş bir çilingir sofrasının başına oturmuş ayran içen Ferdi Baba ve şürekâsı. İşbu seçkin hazirûndan en entelektüel görünen uzun saçlı ağabeyimizin üzerine eğilip bütünleştiği klasik gitarıyla attığı taksim tadında sololar. Araya giren cenaze görüntüleri. Çay bardağında içilen ayrana her seferinde geri dönüş. Virgül niyetine farklı yerlerden köy meydanı görüntüleri. Arada yine İstanbul. Sonra dağ. Yeniden ayran. Gitar solo. Ayran. Gitar. Solo. Dağlara odaklanma. Sonra tekrar ayran… Uzar giderdi bu işte….</p>
<p>Ama şükürler olsun biz uzatmıyor ve hatta keskin bir virajı alarak bambaşka bir yola sapıyoruz. Zira mevzumuz bu unutulmaz klip değil. “Emmioğlu” şarkısı hiç değil. O halde neden mi kontağı oradan çevirdik? Açıkçası tam olarak ben de bilmiyorum, 90’lar nostaljisi hafakanı basmış olabilir bir anda, hani gecenin köründe gelen anlamsız cartlak kebabı gömme arzusu gibi… Öte yandan, emmioğlu demişsek, tümden alakasız da değil hani. Endişe etmeyiniz efendim, andığımız yerden ırak olsun, Covid-19’un beyin tokatlayan bir alt türüne yakalanmış değilim. Gurbet ellerde şükürler olsun keyfimiz paşada olmadığı gibi halimiz de sevimli bir evcil dostumuzla herhangi bir illiyet bağı oluşturacak biçimde bir beterlik dalga boyutunda seyretmiyor.</p>
<p>İfade ettiğimiz gibi, emmioğlu derken muradımız aklımızda üç aşağı beş yukarı belliydi. Araya 90’lı yıllar parçası girdi ve bir müddet sonra da damaklarda umuyorum ki sadece hoş bir tegayyük lezzeti bırakarak çıktı. O halde şimdi dem, bunu ifadeden ziyade izah etme demidir.</p>
<p>“Süt Kardeşler” filmindeki Gûlyabanî, medyamızın sonradan kendisini uyduran kalemi bile tırstıran olmaz olasıca asparagası Cerrahpaşa doğumlu (!) “Sakallı Bebek”, “Cin Ali’nin Topacı ve Kırbacı” kitabı gibi çocukluk dönemi travmalarımızın kaynağı olan bir başka millî servet addedilmeye seza değerimiz var ki, bilmem ayrıca ismini fâş eylemeye gerek var mı?</p>
<p>Tabi ki “Tarkan Viking Kanı” filmindeki ahtapottan bahsediyorum. İskandinav fiyortlarını büyük bir başarıyla canlandıran Fethiye Ölü Deniz’in varla yok arası hafif melteminde bile pelte gibi titreşen muşamba bünyesine inat, oldukları yerde sabit kalan devasa kara gözleriyle bizlere kötücül bir tutkuyla dolu bakışlar atmakta olduğunu farz ettiğimiz işbu canavar nasıl unutulur?</p>
<p>İşte emmioğlu derken, bu sohbetimizde, sözü geçen ahtapotun Amerikalı amcaoğlusu bir başka canavardan dem vurmak istiyorum.</p>
<p>Kahramanımız, olanca muşambalığı ve iple oynatılan kuklasal halleriyle 1957 ABD yapımı bir filmde arz-ı endâm ediyor: “Attack of the Crab Monsters” (“Canavar Yengeçlerin Saldırısı.”)</p>
<p>Sanatkârlık bir tarafa, Hollywood’un en hamarat zanaatkârı ve en uyanık adamı olduğu bilinegelen Roger Corman Reyiz’in yönettiği bu unutulmaz filme adını veren canavar da bir başka ülkenin çocuklarının kabuslarına girip ilerleyen yıllarda da sempatiyle karışık bir mahcubiyet kaynağına evrilen bir popüler halk kültürü unsuru. Hâlâ Cadılar Bayramı’nda onun kılığına girenler olduğuna göre kamu vicdanında makes bulduğunu söylemek çok da abartılı bir ifade olmasa gerek.</p>
<p>Filmimizin beyin yakıntılarına geçmeden önce şu “en uyanık adam” lafzına bir açıklık getirmek ve bununla aslında iltifat niyetini taşıdığımızın altını çizmek sanki çok daha yerinde olacak.</p>
<p>Roger Corman, özyaşamöyküsüne verdiği başlıktan da anlaşılacağı üzere film yapımcısı olarak sahip olduğu konumdan ve kendisinden önde giden nâmından asla ve kat’a gocunmayan bir sinema insanı: “How I Made a Hundred Movies in Hollywood and Never Lost a Dime” (“Hollywood’da Nasıl Tek Bir Metelik Bile Kaybetmeden Yüz Film Yaptım?!”) Üstad tâ 50’li yılların başından itibaren kendisini Amerika’nın en büyük değilse de en kârlı film şirketinin patronu yapacak bir formülü her seferinde artan bir başarıyla uyguluyor:</p>
<p>“Seyircinin o yıl için bayıldığı bir konu ya da kavram bul; korsan gemileri, uzaylı istilası, asi gençlik, canavar, hortlak, cırtlak, artık gelişine göre ne denk gelirse. Büyük stüdyolar bu konularda neler yapıyorlar takip edip bahar dönemi finaline kopyalık hazırlayan mühendislik öğrencisi kadar dikkatli biçimde çaktırmadan notlarını al. Ardından tıpkısının aynısı olmasa da orijinalini beş yüz metre öteden hafif anıştıracak bir türevini sen çek. Ama bunu ne yapıp ne edip en fazla on beşte biri kadar bütçeyle kotar! Böylelikle salonlara ilk dağıtım hakkı satışıyla bile bütçenin tamamına yakınını çıkarıp filmin ilk gösterim gününün ertesi sabahına kalmadan başabaş noktasına ulaş!”</p>
<p>İşte böylesi bir paradigmayla çekilmiş, neyle muhatap olduğumuzu sahip olduğu adla adeta ilk karesinden itibaren haykıran “Canavar Yengeçlerin Saldırısı” sayesinde müşerref olduğumuz beyin yakıntıları:</p>
<ul>
<li><em>Öncelikle asgarî Hacı Murat ve azamî Kartal ebatlarındaki canavar yengeçlerin de tıpkı emmioğulları ahtapot gibi rüzgârı görünce asma köprü tellerinden beter sallanmaya başlamaları.</em></li>
<li><em>Canavar yengeçlerin, yaşadıkları adaya keşif için çıkan bilim insanlarını, karşı konulamaz telepatik güçlerini kullanarak tek tek kendi mağaralarına çekip ıskartaya çıkarmaları. Ardından öldürdükleri her bir bilim insanının beynini tüpten şekerli macun çekercesine emerek süper zeki hale gelmeleri ve hatta müteveffa profesörlerin seslerini kullanarak birer amfibi Jedi ustasıymışçasına “zihin oyunu” (“mind trick”) yapmaları.</em></li>
<li><em>Corman Reyiz gerilimi yetersiz bulmuş olacak ki bütün bunlar olurken adanın da bir taraftan yavaş yavaş sulara gömülüyor oluşu.</em></li>
<li><em>En sonunda bizim Kız Kulesi’nden biraz daha büyük bir kayalıktan ibaret kalan adanın son parçası olan adacık üzerine çokuşan en güçlü canavar yengeç ile filmin esas oğlanının arasında geçen, bir izleyenin bir daha asla unutamayacağı hangi sıfatla nitelendireceğime tam olarak karar veremediğim kavga.</em></li>
</ul>
<p>Yok, buranın ötesinde keyif kaçırıcı ayrıntı vermek istemiyorum.</p>
<p>İzleyiniz, izleyiniz ve “Tarkan Viking Kanı”nın yanında Orson Welles Reyiz’in “Yurttaş Kane”i gibi göründüğü bir sinematik “ancak ateş kırkı geçince görülebilecek türden rüyâ”nın tadına varınız efendim!</p>
<p>Buckinghamshire’dan herkese selamlar ve sevgiler efendim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/">Geldim Emmioğlu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/geldim-emmioglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat Durağı &#8211; Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın &#8211; Özge YILDIZ</title>
		<link>https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2021 10:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Boncuk]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Durağı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanat Müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33311&#038;preview=true&#038;preview_id=33311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat Durağı video serimizin bu bölümünde, şarkı ve filmle evlerimize konuk, ses sanatçısı, yorumcu ve sinema oyuncusu Emel Sayın'ı editörümüz Özge Yıldız anlatıyor. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/">Sanat Durağı &#8211; Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın &#8211; Özge YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz%2F&amp;linkname=Sanat%20Dura%C4%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20Sahnelerin%20Mavi%20Boncu%C4%9Fu%20Emel%20Say%C4%B1n%20%E2%80%93%20%C3%96zge%20YILDIZ" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz%2F&amp;linkname=Sanat%20Dura%C4%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20Sahnelerin%20Mavi%20Boncu%C4%9Fu%20Emel%20Say%C4%B1n%20%E2%80%93%20%C3%96zge%20YILDIZ" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz%2F&amp;linkname=Sanat%20Dura%C4%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20Sahnelerin%20Mavi%20Boncu%C4%9Fu%20Emel%20Say%C4%B1n%20%E2%80%93%20%C3%96zge%20YILDIZ" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz%2F&amp;linkname=Sanat%20Dura%C4%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20Sahnelerin%20Mavi%20Boncu%C4%9Fu%20Emel%20Say%C4%B1n%20%E2%80%93%20%C3%96zge%20YILDIZ" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz%2F&#038;title=Sanat%20Dura%C4%9F%C4%B1%20%E2%80%93%20Sahnelerin%20Mavi%20Boncu%C4%9Fu%20Emel%20Say%C4%B1n%20%E2%80%93%20%C3%96zge%20YILDIZ" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/" data-a2a-title="Sanat Durağı – Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın – Özge YILDIZ"></a></p><p>Şarkı ve filmle evlerimize konuk, ses sanatçısı, yorumcu ve sinema oyuncusu Emel Sayın&#8217;ı Özge Yıldız anlatıyor.</p>
<p>Onun güzel sesi, filmlerinde ekranı dolduran güzelliği sevenlerini etkilemeye hâlâ devam ediyor.</p>
<p>Senaryo: Özge YILDIZ</p>
<p>Yönetmen ve montaj: Mehmet Onur KARADAYI</p>
<p><iframe title="Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın - Özge YILDIZ" width="1140" height="641" src="https://www.youtube.com/embed/kAxZGAqaMDU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Sizler için yaptığımız araştırmalardan, yayın ve röportajlarımızdan haberdar olmak için bizi takip etmeyi ve abone olmayı unutmayın. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Sizler de araştırmamızı istediğiniz konuları, görüş ve önerilerinizi videonun altına yorum olarak yazabilirsiniz. </span></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Kanalımıza abone olmak için: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqa08wMkM2UVJxMVhYeGlISmVUMy1VLUF3YWRYQXxBQ3Jtc0tuVWd4Wi0xTkFsS0F1UXFsWkZaRGhmTlZPUlZoVTlvSVJuUnhhNWpPMmNBWmFWY2ZuUDVNQ29JLWotd2ZJdjF3WVpzS3lMTm8zRWZha2JTUjJEelN3dkVpcWQ4ZDl5dWZ4RTM0c3B5VmFNZllMWHFJdw&amp;q=https%3A%2F%2Fmmo.tc%2FOAkO" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://mmo.tc/OAkO</a></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Web sitemizi takip etmek için: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqbXJxWS1MNXJGRm1vTFFuLUhPMWs2QzNoeEEzUXxBQ3Jtc0tseUZDeHpnZXlidFNxQV9CUnNsdlRqMGRlbk1FMjZCam5YNDh3WlFSczM0VUQwN3U5V2c1SEx3LUJ5bHNZSW93V25xZy1Cd3d6MXJsWHNFT2xrMnNaLVJncC1qeko1RTRhdkJ4cDFDQ3p3Z3Raa3NBTQ&amp;q=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://millidusunce.com</a></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Bizi Twitter&#8217;dan takip etmek için: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqblQzeFBISzdub1RaZ1BUSEJuUnJWYjNIY01OZ3xBQ3Jtc0tuOEJzajQyUXFmY044RlcxRDl4UXFMLXh5Nm9qa3RZN1Jvb01JMzdBcWE3UmNKb01YNThKU0ZGb1NkN3ZUbWZoVXBseUR0SlAyczZUcHBfVTVXUzI0WlZOalFsWDhVNU1PSWJWN1dnc2x3NHN3cXY1NA&amp;q=https%3A%2F%2Fwww.twitter.com%2FMilliDusunceMDM" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://www.twitter.com/MilliDusunceMDM</a></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Bizi Facebook&#8217;tan takip etmek için: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqbFJydXJxc3NJSmg0ejhsVGdXMTJEX0V1TXlYd3xBQ3Jtc0trWWR2eVZKUDNtRV9QeGsta2toUC03NG1nTHZFLVE5WU96RzVJblJVNndpWk5SSXpxUlNaVTdwaG90amVzSHAzYWFCVjBkT2JwTmh1YTlxSmVhNnZOU0x5bEhZWkhMaVJrQlNUb2lCOXA1bHd2cFBjNA&amp;q=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fmillidusuncemerkezi" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://www.facebook.com/millidusunce&#8230;</a></p>
<p><span class="style-scope yt-formatted-string" dir="auto">Bizi İnstagram&#8217;dan takip etmek için: </span><a class="yt-simple-endpoint style-scope yt-formatted-string" dir="auto" spellcheck="false" href="https://www.youtube.com/redirect?event=video_description&amp;redir_token=QUFFLUhqbGxENks2YXA1djJoSGJuaXlGRFdTSnVSamczUXxBQ3Jtc0tuVFA0TDRSRWc3QWM4azdfd3NNaUhveGVwSFl4VXZxYVdiTEhPZnZUakF6SUxvUmNzMWZJLVRSa1dRLXJ0Qkw4S0p1LWNrNUdzaDBCandtZVZTTGZHMm5wZEdwQkkxYi1JSWxqejVfRlltWW5DSnBJdw&amp;q=https%3A%2F%2Fwww.instagram.com%2Fmdm.misak%2F" target="_blank" rel="nofollow noopener">https://www.instagram.com/mdm.misak/</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/">Sanat Durağı &#8211; Sahnelerin Mavi Boncuğu Emel Sayın &#8211; Özge YILDIZ</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sanat-duragi-sahnelerin-mavi-boncugu-emel-sayin-ozge-yildiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
