<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>orta öğretim arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/orta-ogretim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/orta-ogretim/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Dec 2022 18:29:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Sınava hazırlama endüstrisi</title>
		<link>https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[orta öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42141&#038;preview=true&#038;preview_id=42141</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğrencileri bir sıraya sokmamız illa gerekiyorsa bunun için o millî vüsattaki harf çorbası gibi kısaltmalarla anılan testlerden başka bir yol bulmalıyız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/">Sınava hazırlama endüstrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsinava-hazirlama-endustrisi%2F&amp;linkname=S%C4%B1nava%20haz%C4%B1rlama%20end%C3%BCstrisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsinava-hazirlama-endustrisi%2F&amp;linkname=S%C4%B1nava%20haz%C4%B1rlama%20end%C3%BCstrisi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsinava-hazirlama-endustrisi%2F&amp;linkname=S%C4%B1nava%20haz%C4%B1rlama%20end%C3%BCstrisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsinava-hazirlama-endustrisi%2F&amp;linkname=S%C4%B1nava%20haz%C4%B1rlama%20end%C3%BCstrisi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsinava-hazirlama-endustrisi%2F&#038;title=S%C4%B1nava%20haz%C4%B1rlama%20end%C3%BCstrisi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/" data-a2a-title="Sınava hazırlama endüstrisi"></a></p><p>Orta öğretimde ders niçin yapılır? Öyle ya; bütün bilgiler ders kitabında zaten var. Öğrenci onu okusun, sonra okuduğunu anladı mı diye çoktan seçmeli bir sınav yapalım, anlamışsa sınıfı geçsin. Hani bir Osmanlı maarif nazırının, “Mektepler olmasa maarif nazırlığı kolay iş.” dediği rivayet edilir. İşte o kolaylığa böylelikle ulaşırız.</p>
<p>Fakat okul öğretmensiz yürümez, öğrenci öyle eğitilmez. Evet, kitap okunacak; hatta daha iyisi, öğrenci sınıfa gelmeden konuyu okuyacak. Sonra öğretmen hocalık becerisini kullanarak konunun bütün virajlarının alınmasını, sıkıntılı gelen yerlerin çözülmesini sağlayacak. Konunun kitaptan elde edilmeyecek ufuklarını öğrencilere gösterecek. Velhasıl onlarda ilgi ve heyecan uyanmasını, ilgi ve heyecanla öğrenmelerini ve derinlemesine öğrenmelerini sağlayacak. Öğrendiklerini çözümlemelerini (analiz edebilmelerini) ve öğrenmenin zirvesi kabul edilen sentezlemelerini sağlayacak. Peki, bizde orta öğretim süreci böyle mi yürüyor?</p>
<h2 style="text-align: left;">Yardımcı ders değil test kitapları</h2>
<p>Maalesef böyle yürümüyor. Böyle yürümeyişinin basit bir sebebi var. Veli de öğrenci de okuldan çocuklara konuları öğretmesini talep etmiyor. Talep edilen şey, çoktan seçmeli testlerde yüksek sayıda net doğru çıkarma becerisi. Talep edilen bu ve okulların, dershanelerin arz ettiği, verdiği de bu. Birçok okulda artık ders kitabı kullanılmıyor. Millî Eğitim Bakanlığının hazırlayıp ücretsiz dağıttığı ders kitaplarına ihtiyaç duyulmuyor… Aslında öğrenmeye ihtiyaç duyulmuyor.</p>
<p>Sınava hazırlama endüstrisinin kendi yardımcı kitapları var. Ders kitapları değil, sınava hazırlık kitapları. Bunlar her sınıf için takım hâlinde çocuklara satılıyor. Ders bu kitaplardan “işleniyor”. Aslında ders de işlenmiyor. Ders, çoktan seçmeli test çözmeden ibaret.</p>
<p>Bu kitapların sırrı ne? Bu kitapları bayağı marifetli dershane tipi öğretmenler hazırlıyor. Millî eğitimin kitabını alıyorlar. Epey bir özetliyorlar. Hani bilgisayarlar dosyaları “zipler” ya. Onun gibi, konuyu anlatan metin, asıl kitaptakinin küçük bir kesrine düşüyor. Özetleme sırasında dikkat ettikleri bilgiyi korumak değil. Dikkat ettikleri, soru çıkabilecek noktaları muhafaza etmek. Preste sıkılıp komprime hâline getirilen bu metinden çıkabilecek bütün çoktan seçmeli sınav soruları çıkarılıyor. Ben çok test hazırlamış bir hocayım, sözüme güvenin, bir metinden çıkarılabilecek soru sayısı sınırlıdır. İşte bu dershane öğretmenleri o soruları çıkarıyor ve bu çalışmanın ürünü olan yardımcı kitap, satışa sunuluyor.</p>
<h2>Milyon değil milyar konuşuyor</h2>
<p>Bu yardımcı kitaplar setler hâlinde öğrencilere satılıyor. Satışlar bazen okulda yapılıyor. Bazen öğrenci veya veli kırtasiyecilerden, kitapçılardan alıyor. Sonra bunlardan sınıfta da ders anlatılıyor. Daha doğrusu bunların içindeki sorular tahtada tek tek çözülüyor. Buna ders diyoruz veya öğretim diyoruz.</p>
<p>Bakanlık durumun farkında ve piyasayla mücadele etmeye çalışıyor. Fakat her seferinde kaybediyor. Okullara müfettiş yolluyor. Okullar da tedbirli. Müfettişin geleceği günü genellikle biliyorlar ve öğrencilere, o gün o yardımcı kitapları getirmemelerini söylüyorlar. Müfettiş habersiz gelirse, yardımcı kitaplar çantalarda gizleniyor. Bu davranış, saklama, tahmin değil bilgi. Müfettişler uyuşturucu arar gibi yardımcı kitap aramışlar ve sonuç: Çantasında o yardımcı kitap çıkmayan öğrenci bulamamışlar!</p>
<p>Bu haftaki iki yazımın bilgilerini Millî Eğitim Bakanlığında uzun süre üst düzey yöneticilik yapmış, sistemler hazırlamış bir dostumdan aldım.</p>
<p>Dostuma yardımcı test çözme kitabı piyasasının mali hacmini sordum. Elinde istatistiğe dayanan bir bilgi yoktu tabii… Fakat şöyle söyledi: Ders yılının ilk haftalarında kırtasiyecilere, kitapçılara bakın. Bazıları o tarihlerde neredeyse tamamen bu yardımcı ders kitaplarını satıyorlar. Ankara’nın meşhur Olgunlar Sokağı’nın Atatürk Bulvarı’na kavuşan ucu işporta sahaf merkezidir. Kitapçılar Çarşısı denir. Oraya girip bir dolaşırsanız, yardımcı test kitabı piyasasının hacmi hakkında bir fikir edinirsiniz. Milyonlardan değil milyarlardan bahsediyoruz.</p>
<h2>Başka bir dünya mümkün mü?</h2>
<p>Peki, çare ne? Öyle anlaşılıyor ki bu işin kökten çözümü, sınav sisteminin kökten değiştirilmesi veya kaldırılması. Öğrencileri bir sıraya sokmamız illa gerekiyorsa bunun için o millî vüsattaki harf çorbası gibi kısaltmalarla anılan testlerden başka bir yol bulmalıyız. İlk akla gelen okuldaki başarının esas alınması. Gerçi şimdi de mesela bir “orta öğretim başarı puanı” gibi şeyler var. Fakat bunlar not merkezli ve okullar da çocukları mağdur olmasın diye notları bolca veriyorlar. Bunun yerine öğrencinin sınıfındaki sıralaması esas alınabilir. En başarılı %5 içinde mi? %10 mu? Bu nottan daha iyi bir ölçme metodudur ve öğrenciyi sınıfa, derse ve öğrenmeye odaklayacaktır. Artık unuttuğumuz sözlü sınavlar, hatta müfettişli sözlü sınavlar da geri gelebilir. Mezunlarının bir üst öğretim düzeyindeki başarısı ölçüsünde okullara da puan verilebilir.</p>
<p>Bunlar da mükemmel çözümler değil. Bunlar da iç hevesle, iç motivasyonla tam kavuşmuyor. Fakat mevcuttan daha iyi olabilir. Şurası muhakkak ki bir şeyler yapmalıyız. Öğretmeyen orta öğretimi öğretir hâle getirmeye mecburuz.</p>
<p>___________</p>
<p>2023’ün Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşına yakışır, adaletin ve demokrasinin hâkimiyetinde bir yıl olmasını dilerim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/">Sınava hazırlama endüstrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sinava-hazirlama-endustrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretemiyoruz, öğrenemiyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[orta öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=42131&#038;preview=true&#038;preview_id=42131</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akıllı öğrenci ve velilere bu yeni ustalıklarda ücreti karşılığında yardımcı olan koskoca bir endüstri peydahlanmış. Yeni hayat stratejileri geliştirilmiş. Mesela üniversiteye hazırlık için lise son sınıfta açık öğretim lisesine geçmek; böylelikle okula gidip vakit kaybetmekten kurtulmak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/">Öğretemiyoruz, öğrenemiyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fogretemiyoruz-ogrenemiyoruz%2F&amp;linkname=%C3%96%C4%9Fretemiyoruz%2C%20%C3%B6%C4%9Frenemiyoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fogretemiyoruz-ogrenemiyoruz%2F&amp;linkname=%C3%96%C4%9Fretemiyoruz%2C%20%C3%B6%C4%9Frenemiyoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fogretemiyoruz-ogrenemiyoruz%2F&amp;linkname=%C3%96%C4%9Fretemiyoruz%2C%20%C3%B6%C4%9Frenemiyoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fogretemiyoruz-ogrenemiyoruz%2F&amp;linkname=%C3%96%C4%9Fretemiyoruz%2C%20%C3%B6%C4%9Frenemiyoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fogretemiyoruz-ogrenemiyoruz%2F&#038;title=%C3%96%C4%9Fretemiyoruz%2C%20%C3%B6%C4%9Frenemiyoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/" data-a2a-title="Öğretemiyoruz, öğrenemiyoruz"></a></p><p>Bir milletin geleceği için en kritik sermaye nedir dersiniz? Toprak mı? Madenler mi? Kurulu fabrikalar mı? Merkez bankası rezervi mi?</p>
<p>Hiçbiri… En kritik sermaye şüphesiz insan sermayesidir. Bir de o insanların birlikte başarma gücünü gösteren sosyal sermaye veya toplum sermayesi. Sonuçta toplum sermayesi de insan sermayesi üstüne kurulur.</p>
<p>İnsan sermayesi ile başlayalım. İnsan sermayesi ülkedeki insanların tek tek bilgi ve becerilerinin toplamıdır. Bunu arttırmanın yolu eğitimdir. İşin içinde öğrenme de insan sermayesini etkiliyor. İnsan sermayesi ölçülürken insanlarınızın yıl cinsinden iş tecrübesi de dikkate alınır. Fakat 21. asırda bilgi ve becerinin temeli eğitimde atılır.</p>
<h2>İnsan sermayemiz ne kadar?</h2>
<p>Biz, insan sermayesinde ne hâldeyiz? Çağdaş insan her şeyi ölçüyor. Slogan şudur: Ölçmezseniz iyileştiremezsiniz. İnsan sermayesinin de ölçüleri var. OECD’nin PISA ve PIAAC’ı bunlardan bazıları. Ölçümlerde OECD ortalamalarının altındayız. Eğitimimizin kalitesi hakkında başka ipuçları da var. Her yıl orta ve yükseköğretimde çeşitli sınavlar yapılır. Hepsinin heyecanını haberlerde izleriz. Sonra sıfır alan, 20 sorudan, 40 sorudan ancak birkaçını bilebilen çoğunluk haber olur. Her yıl bu acı haberler tekrarlanır.</p>
<p>Ayrıntılı ölçüleri bir yana bırakalım. Öğrenilip öğrenilmediği çok kolay anlaşılan bir bilgi, yabancı dildir. Bizim çocuklarımız gittikçe daha küçük yaşlarda başlayarak haftada saatlerce yabancı dil dersi alır. Bu üniversitede de devam eder. Sonuçta, bütün öğretimi yabancı dille yapan bir azınlık dışında bir yabancı dili hakkıyla bilenimiz pek azdır. Aslında fenden matematiğe, sosyal bilgilerden Türkçe yazmaya kadar birçok alanda da hâlimiz yabancı dilden farksızdır. Fakat bu alanlardaki beceriler, daha doğrusu beceriksizlikler yabancı dil yetersizliği kadar kolay anlaşılmıyor.</p>
<p>Niçin?</p>
<p>Geçen yazımda Amerikan Psikoloji Derneği APA’nın eğitimin her kademesinde geçerli bazı bulgularından bahsetmiştim. En önemlisi iki bulguydu. Kolay anlaşılan iki bulgu:</p>
<ol>
<li>Öğrencinin iç motivasyonu, dışarıdan havuç- sopa yöntemiyle verilecek motivasyondan üstündü.</li>
<li>Konuyu öğrenme ve konuya hâkim olmayı hedefleyen öğrenciler, sınav yarışında öne geçmeyi hedefleyen öğrencilerden daha iyi öğreniyordu.</li>
</ol>
<h2>Her şey sınav için</h2>
<p>Bu iki sonucun birbiriyle ilişkisi de açık. “Ben bu konuyu öğreneceğim, bu işin ustası olacağım, bu alana hâkim olacağım.” iç motivasyondur. “Yarışı kazanacağım.” dış motivasyona daha yakın. Sınav sonuçlarının belirlediği sıralama hem havuçtur hem de sopa.</p>
<p>Bizim öğrenim dünyamızı düşünün. Her şey sınav içindir. Sınavda diğerlerinden daha çok net doğru yapmak her şeyin üstündedir. Hâlbuki sınav, konuya hâkimiyeti, ustalaşmayı ölçmek için yapılır değil mi? Türk öğrenci akıllıdır. Daha çok net doğru yapmak için konuya hâkim olmasının gerekmediğini keşfetmiştir. Konuyu öğrenmek değil sınav kazanmayı öğrenmek… Artık hepimiz ikinci için birincinin şart olmadığını biliyoruz. Hatta konuyu öğrenmeye çalışmak zaman kaybıdır. O zaman anlamakla kaybedilmemeli, eski sınav sorularını çözmeye ayrılmalıdır. Bir de doğru cevabı tahmin tekniklerine. Her konu için yüzlerce eski sorunun çözümünü seyreder ve bu arada doğru şıkkı tahminde ustalaşırsanız, başka hiçbir alanda ustalaşmanız gerekmez.</p>
<p>Akıllı öğrenci ve velilere bu yeni ustalıklarda ücreti karşılığında yardımcı olan koskoca bir endüstri peydahlanmış. Yeni hayat stratejileri geliştirilmiş. Mesela üniversiteye hazırlık için lise son sınıfta açık öğretim lisesine geçmek; böylelikle okula gidip vakit kaybetmekten kurtulmak. Sınava hazırlık dershaneleri pahalı ama onlar çoktan seçmeli testte başarılı olmanın uzmanı.</p>
<h2>Tarih, edebiyat gereksiz</h2>
<p>Bir ara, “Okulda değil dershanede daha iyi öğreniyoruz.” lafı vardı. Buradaki “öğrenme” de tabii, çoktan seçmeli soru çözmeyi öğrenmeydi. Fakat liseler de yarışa katılmış. Bakın bir fen lisesi müdürü, çocuğunu kaydetmek için gelen bir veliye okulunu nasıl methediyor: “<em>İyi bir yere geldiniz. Burada, fen lisesinde,  çocukları sınavlara çok iyi hazırlıyoruz, tarih, edebiyat gibi gereksiz dersleri işlemiyoruz. O ders saatlerinde çocuklara kimya, matematik soruları çözdürüyoruz.</em>” Dikkat edin kimya, matematik dersi de yapmıyorlar. Kimya, matematik soruları çözüyorlar… Veli, “ama çocuğum eşit ağırlıklı…” diye itiraz edince de, “Ne yapacaksınız eşit ağırlıklıyı, iyi bölümler sayısalda.” cevabını alıyor.</p>
<p>Neydi APA’nın bulduğu: Yarışma hedefleyen öğrencinin bilgisi yüzeyseldir. Yarışma hedefleyen öğrenci öğrendiklerini kısa sürede unutur. Yarışma hedefleyen öğrenci kopya çekmeye daha yatkındır. Kime göre? Ustalık, konu hâkimiyeti hedefleyen öğrenciye göre. Fakat öyle öğrencinin bu düzende hiç şansı yok.</p>
<p>Onun için öğrenen de pek yok.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/">Öğretemiyoruz, öğrenemiyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ogretemiyoruz-ogrenemiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
