<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/osmanli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/osmanli/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 17:37:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</title>
		<link>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[batılılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük diplomatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hariciye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Monşer]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[yenileşme]]></category>
		<category><![CDATA[yetişmiş insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle monşerlerden duyarsınız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&#038;title=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" data-a2a-url="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/" data-a2a-title="“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Türk diplomatları için <em>Monşer</em> tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.</p>
<p>İmparatorluğumuz çatırdarken dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Büyük insanlar yetişmiştir. Yüksek başarılar elde edilmiştir. Osmanlı Türkiyesi, Alman birliğini sağlayan <strong>Bismarck</strong>’ın zirveleştirdiği diplomasi çağında diplomasisiyle öne çıkan bir ülkedir. Osmanlı Türkiyesinin son büyük adamları, sadrazamları (başbakanları) batı başkentlerinde büyükelçilik eden <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>, <strong>Keçecizade Fuad Paşa</strong> ve <strong>Mehmed Emin Âlî Paşa</strong>’lardır. Onlar da monşerlerimizdi.</p>
<h2>YENİLEŞME, DEVLET PROJESİDİR</h2>
<p>Tanzimat’ın mimarı <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>’dır. <strong>2. Mahmud</strong>’un onayıyla hazırlamıştır. Onun vefatı üzerine <strong>Abdülmecid</strong> imzalamıştır. Sonra gelen bütün padişahlarımız, <strong>Abdülaziz</strong> de, <strong>2. Abdülhamid</strong> de, <strong>4. Mehmed Reşad</strong> da, <strong>5. Mehmed Vahideddin</strong> de aynı programı devam ettirmişlerdir. Merkezde eğitim öğretim(maârif) hayatını düzenleme vardır. Eğitim öğretimde mollalar egemendir. Direnmişlerdir. Devlet projesine karşı yoğun propaganda sırasında <em>Monşer</em> tabiri de zamanla kolay yayılmıştır. Cumhuriyet’in tamamladığı reformları hazırlayan Tanzimat ve devamı Meşrutiyet bu şartlar altında gelmiştir.</p>
<p>Bu vesileyle hatırlatalım: Padişahlar içinde batıcılık bakımından en çok hücuma uğrayanın <strong>2. Abdülhamid</strong> olduğunu bugünün <em>monşer</em> dalgacıları bilmezler. Despotluğunu konuşuyoruz. Bu tarafı daha önemlidir. En fazla batılı manada okul açan odur. Teknik elemanları, sosyal alanın uzmanlarını, öğretmenleri yetiştiren mektepleri açan, <em>monşer</em>leri yetiştiren <em>Hariciye</em>’yi, dünyanın en iyi kurmaylarını yetiştiren askerî mektepleri güçlendirmeye devam eden odur.  <strong>Mustafa Kemal</strong> ve diğer büyük paşalar o mekteplerden yetişti.</p>
<p><em>Monşer</em>, Fransızca’nın diplomasi ve dünya dili olduğu zamanlarda bizde de yerleşen bir kavram. “<em>Azizim, dostum</em>” demektir.  <em>Monşer</em>, hali-tavrı ve yaşayışıyla batılı gibidir. Onun için yadırganır.  <strong>Ömer Seyfeddin</strong>’in <em>Efruz Bey</em>’i gibi edebiyatta da alaycı bir dille anlatılanlar onlardır. Hariciyecilerimize has bir sıfat haline gelmesi sonraki zamanlardadır. Düpedüz yaftalamadır<em>. Monşerler</em> diyenler, Türk toplumuna yabancı, üstten bakan, biraz snopça bir tipi anlar ve anlatırlar.</p>
<h2>YAZ BOZ DÖNEMİNDE MONŞERLER</h2>
<p>Son iktidarımız, yakın geçmişin hemen her şeyini değersizleştirme döneminde <em>Monşer</em> tabirine çok sıkı sarıldı. Bilinen mana yanında daha kuvvetle hakaret gibi kullanılır oldu. <strong>Halil Akıncı</strong> gibi hariciyeciler kendilerine <em>Monşer</em> diyerek bir tür ters algı yarattılar. Yergi dozunun onların kullanışıyla biraz düştüğü söylenebilir. İktidarın karalamaları sonunda da ters bir sonuç doğdu. Monşerliği olumlu manada anlayan ve kullananlar çoğaldı.</p>
<p>Bu tabire takılarak esastan uzaklaşmak olmaz. Bakılacak devletin işleyişi ve hayatımızdır. Devlet algısı ve kurumlar sık değişti. Tanzimat’tan beri geleneği devam eden üç kurumumuz vardı. <em>Ordu, Maliye</em> ve <em>Dışişleri.</em> Son dönemde üçünün de yeri sarsıldı. Özellikle Dışişleri artık fikir üreten, siyasete yol gösteren, devletin önünü açan bir kurum değildir. Bu acı gerçeği acı acı her gün söylesek yeridir. Başka türlü bu yanlış yoldan dönemeyiz</p>
<p>Değişenler sadece kurumlar olmaz. Bıçaklar hemen insana döner. Öyle oldu. Kurumlarla beraber yetişmiş insanları dışarı atmaya başladık. Tanıdığım eski büyükelçileri düşünüyorum. İçlerinde dünya çapında isimler var. Büyük diplomatlar, yani birilerinin şom ağızlarında &#8220;<em>Monşerler</em>&#8220;. Hepsi de emekli.</p>
<p>Devlet, yetiştirdiği değerlerle yürür. O değerlerin emekliliği yoktur. Her zaman hizmetlerine, fikirlerine ihtiyaç vardır. Türk devlet geleneği de bu akılla işler. Yaşı gelen ayrılır. Tamam da dünyanın bu krizli çağında tecrübeye her zamandan daha çok ihtiyaç duyulur. ABD’ye, Rusya&#8217;ya, İngiltere&#8217;ye, Fransa&#8217;ya, Almanya&#8217;ya bakın böyledir. İran, diplomasisiyle ayakta. Mesela, <strong>Kisinger</strong> yaşasa <strong>Trump</strong> gibi bir kaçığa rağmen Amerika’nın diğer Ortadoğu büyükelçileriyle beraber mutlaka devrede olurdu.</p>
<h2>MONŞERLERİ KINAYAN ASIL KINANACAKLAR</h2>
<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle <em>monşer</em>lerden duyarsınız. Dosyaları bilirler. Tecrübeleri vardır. Sizi kurtarırlar.</p>
<p><em>Monşer </em>düşmanlığı, yetişmiş insan düşmanlığına dönüşmemeliydi.  Sonucu gördük: Katar’da üç şehit verdik. Yere bırakılarak kılınan şehit cenazeleri görüntüsü yürekleri dağladı. Orada doğru dürüst bir büyükelçimiz olsa bunu yaşamazdık. Orada cenaze kılınacaksa bizim usullerimize göre kılınırdı. Çünkü şehitler bizim. İlgili ülke buna saygı gösterir. Diyelim ki bizim gibi kılınması isteğiniz kabul edilmedi, o zaman orada cenaze namazı kılınmazdı: “<em>Müsaade buyurun, burada kılınmasın! Memleketimize götürülecek ve nasıl olsa ayrıca namazları kılınacak..”</em> der ve suhuletle meseleyi hallederdiniz.</p>
<p>Monşerler iyi yetişmiş insanlarımızdır. Değerlerimizdir. Onlara, bilenlere ihtiyacımız var. Yaşananlar, bize bu gerçeği bütün gücümüzle haykırmak gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşünce dövülmekle kalmaz, kovulur</title>
		<link>https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 19:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaatler]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dinin siyasallaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[hipnoz]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[kırılmalar]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[laikçilik]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[PKK-Dem çizgisi]]></category>
		<category><![CDATA[sağ-sol]]></category>
		<category><![CDATA[sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı adına konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[tarafgirlik]]></category>
		<category><![CDATA[üstenci tavır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52575</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir merkezden üflenen mesajlar anında bütün memlekete yayılıyor ve koro halinde aynı şeyler anlamadan söyleniyor. Düşünmeye zaten yer yok. Soru sorulmuyor. “Acaba öyle mi?” diyene küfreder gibi bakılıyor. Benim bitmeyen hipnoz dediğim bu.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/">Düşünce dövülmekle kalmaz, kovulur</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur%2F&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20d%C3%B6v%C3%BClmekle%20kalmaz%2C%20kovulur" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur%2F&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20d%C3%B6v%C3%BClmekle%20kalmaz%2C%20kovulur" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur%2F&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20d%C3%B6v%C3%BClmekle%20kalmaz%2C%20kovulur" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur%2F&amp;linkname=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20d%C3%B6v%C3%BClmekle%20kalmaz%2C%20kovulur" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur%2F&#038;title=D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20d%C3%B6v%C3%BClmekle%20kalmaz%2C%20kovulur" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/" data-a2a-title="Düşünce dövülmekle kalmaz, kovulur"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Katı bir tarafgirliği söyleyen tavırların kıskacındayız. Oluşan algı kesin ve keskin: <em>Bizden olmayan kötüdür</em>. Karşılaşmalarla anlarsınız ki <em>düşman </em>görüldüğü durumlar da az değildir.</p>
<p>Bu hal, Türkiye için yeni değildir. Yeni olan derecesidir. 12 Eylül’den sonra dövüşen taraflar yumuşamış ve birbirine yaklaşmıştı. <strong>Özal</strong>’ın dört eğilimin partisi olma düşüncesiyle yola çıkması bundan dolayı mümkün olabilmişti. Bir ölçüde başarılı olduğu da söylenebilir. Şimdiki kaskatı ortama rağmen her partide her tip adamın bulunması o zamanın alışkanlığıyla bugüne kadar geldi.</p>
<p>Türkiye, <strong>Erdoğan</strong>’a kadar şu veya bu ölçüde herkesin birbiriyle az çok konuşabildiği bir ülkeydi. Yine kompartımanlar vardı. Çekilmiş kalın duvarlar, en azından o eğilimlerden bazı kesimler arasında aşılabiliyordu. Şimdi kapatılmak istenen bu kapıdır dense yanlış anlamadır denemez.</p>
<h2>İHMAL ETTİĞİMİZ ANLAMA DENEMELERİ</h2>
<p>“<em>İyi de buraya nasıl geldik?”</em> sorusunun hepimiz muhatabıyız. Suçlama kolaydır. Bizim derdimiz anlamak.</p>
<p>Dine dayalı devletler çağının imparatorluğu Osmanlı Türkiyesinde dinden gidenlerin devlette merkeze hâkim olmaları mümkün değildi. Bunu ısrarla hatırlatıyorum. Eğitim öğretimde ve dolayısıyle bürokraside her zaman ağırlıkları vardı. İhtilallerde başı çekerlerdi.  Devlet zayıfladıkça siyaseten de güçlendiler. Cumhuriyet’le merdiven altında kapalılık örtüsüyle başka bir sertliğe büründüler.</p>
<p>Sürece bakarsak, son yetmiş yılın Türkiyesinde en keskin olanlar solcularımızdı. 1964’ten itibaren “<em>ortanın solu</em>”nu takip eden, solun şemsiyesi CHP’de rejimin sahibi görünmenin rahatlığı yer yer tavizsiz ve kırıcı oldu. Hizipler, bölünmeler ve renk farkları durumu değiştirmedi. <strong>Ecevit</strong> gibi geniş düşünen, hemen herkese yakın durabilen bir figürün liderliğine rağmen ana kitle kendini sorgulamadı. Dönüştürmek istedikleri milletin yapısını anlamayı seç(e)medi.</p>
<p>CHP, <em>üstenci davranış</em> yanlışıyla yenildi. Yenilgisini anlamadı. Bu sefer yeni bir yanlışın içine düştü. Kuruluş ilkelerinden uzaklaştı. Şimdi de PKK-Dem çizgisine yakın görünüyor.</p>
<h2>GEÇMİŞ KENDİ ŞARTLARINDA ANLAŞILIR</h2>
<p>Cumhuriyet’in kuruluşu da keskindi diyenler doğru söylüyorlar. Unutulmasın, yakılmış yıkılmış bir memleket, harap bitap düşmüş bir topluluk halindeydik. Sağ kalan bir avuç yetişmiş insanla yeniden kuruluş kolay değildir. Yokluklar, yoksulluklar, hastalıklar ortasında mucize kabîlinden işler görüldü.</p>
<p>Yaşadıklarımıza soğukkanlılıkla bakalım. Özellikle 1960’tan sonra muhalefetteki CHP’den bir kesimin ve ordunun, bu iki öbeğin üstten bakışı Türkiye’nin enerjisini çalmakla kalmadı, kendisinden beter antisini de hazırladı. Etki tepkiyi güçlendirdi. Cemaatler, oy gücüyle sağ partilerden destek aldı. Gizli açık güçlendiler. Tavır açıktı: Osmanlı yenileşmesinin devamı Cumhuriyet değerlerinin karşısındaydılar.</p>
<p>Burada dikkat edilmeyen bir büyük iş var: Türk devletlerinde belki bin yılda olmayan oldu. Şimdi dinden yürüyen fanatiklere kadar her renkten olanlar devletin başında, merkezdeler.</p>
<p>12 Eylül’ün ezdiği sağ ve sol gruplarda da değişmeler oldu. Sol her zaman kaynar. Milliyetçiler bocalamadaydı ve küskündü. Önemli bir bölümü dînî renge katılarak içlerinde saklanan devlete-orduya mesafe koyma fikrini onlar üzerinden tatmin etmeye başladılar ve onlardan oldular. Kırılmalar peş peşe geldi.</p>
<h2>HİPNOZUN HİPNOZU</h2>
<p><em>Erdoğan rejimi</em>, fay hatlarını derinleştirdi. Her zaman kutuplaşmaya oynadı. Yumuşamayı berhava etti.</p>
<p>Geldiğimiz yer dehşettir. Birileri <em>“Biz Müslümanız”</em> diyor. İyi de öteki ne? Bir diğeri “<em>CHP’ye oy verilmez</em>” diyor. Bakıyorsunuz öfkesi duvarlar örmüş.  “<em>Niye?”</em> desen söyleyecek üç cümlesi yok. Müthiş bir ağ kurulmuş görünüyor. Bildiğimiz medya ağlarının ulaşamayacağı etkililikte bir ağ.</p>
<p>Bir merkezden üflenen mesajlar anında bütün memlekete yayılıyor ve koro halinde aynı şeyler anlamadan söyleniyor. Düşünmeye zaten yer yok. Soru sorulmuyor. “<em>Acaba öyle mi?”</em> diyene küfreder gibi bakılıyor. Benim bitmeyen hipnoz dediğim bu.</p>
<h2>FİKİRLER DEĞİL İNANÇLAR KONUŞUYOR</h2>
<p>Ekranlara bakın, gazeteci kılıklı adamlar bile “<em>inanıyorum”</em> diyerek söze başlıyor ve bitiriyorlar. Kardeşim, bu inanç meselesi değil, düşünme meselesi diyen de yok. İnançları kolay tartışamazsınız. Adam birine inanıyor. Onun dediği ve yaptığı her şeyi de inanç meselesi sayıyor veya sanıyor. Gel de karşı çık! Tanrı buyruğu gibi.</p>
<p><em>Tanrı buyruğu</em> senin benim anlamama bağlı diyen yok. Din alanı çok bilen, çok kültürlü olanların elinde değil. Artık siyasetin elinde. Yetişmiş uzmanlar da Diyanet’e, siyasete, temsil alanına yaklaştırılmıyor.  Papağan gibi yüzünden Kur’an oku yeter. İstedikleri gibi anlıyor ve size de <em>din budur</em> diye dayatıyorlar.</p>
<p>Hâsılı, bir uçtan bir uca geçe geçe gidiyoruz. Güzel ülkemde din soslu keskinlik laikçi keskinliği dövüyor. Döver, çünkü din girdiği yerde üste çıkar. Laiklik nasıl laikçilikten başka bir şeyse, din de bu yeni keskinlerin dediğinden başka bir şey.</p>
<p>Siyasette, camide, Meclis’te, meydanda, tekkede, evde, sokakta Tanrı adına konuşanlar ensemizde boza pişirmeye devam ediyorlar. Bakalım Allah Allahlığını kimseye bırakmaz diyenleri ne zaman duyacağız?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/">Düşünce dövülmekle kalmaz, kovulur</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dusunce-dovulmekle-kalmaz-kovulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türktür</title>
		<link>https://millidusunce.com/osmanli-turktur/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/osmanli-turktur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Talat Şalk]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 09:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Devletini geri getirme hayaldir. Cumhuriyetimizi özenle korumak ve gelişmesi için çalışmak birinci görevimiz olmalıdır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/osmanli-turktur/">Osmanlı Türktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fosmanli-turktur%2F&amp;linkname=Osmanl%C4%B1%20T%C3%BCrkt%C3%BCr" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fosmanli-turktur%2F&amp;linkname=Osmanl%C4%B1%20T%C3%BCrkt%C3%BCr" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fosmanli-turktur%2F&amp;linkname=Osmanl%C4%B1%20T%C3%BCrkt%C3%BCr" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fosmanli-turktur%2F&amp;linkname=Osmanl%C4%B1%20T%C3%BCrkt%C3%BCr" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fosmanli-turktur%2F&#038;title=Osmanl%C4%B1%20T%C3%BCrkt%C3%BCr" data-a2a-url="https://millidusunce.com/osmanli-turktur/" data-a2a-title="Osmanlı Türktür"></a></p><p>Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Türk Devleti’nin devamıdır. Osmanlı Devleti de Türklerin kurduğu en büyük devlettir. Fatih Sultan Mehmet, 2. Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde devlet bütün cihana sözünü dinletecek güce erişmiştir. Asrının en büyük devleti olmuştur.</p>
<p>Devletin yıkılışında birinci Cihan Savaşı galiplerine karşı Çanakkale’de Irak’ta muhteşem zaferler kazanılmış, devletin tarihî ömrünü tamamlaması da muhteşem olmuştur.</p>
<p>Bugün Osmanlı Devleti yok. Osmanlı Türktür, şanlı, şerefli bir geçmiştir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti vardır. Türkiye Cumhuriyeti, Devlet-i Osmanlı’nın devamı devletimizdir. Atatürk’ün dehası, milletimizin Atatürk’e inanması, Atatürk’ün liderliğinde, vatanımızın kurtarılması için canının ortaya koymasıyla, Birinci Cihan Savaşı galipleri yenilmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.</p>
<p>Osmanlı Devletini geri getirme hayaldir. Cumhuriyetimizi özenle korumak ve gelişmesi için çalışmak birinci görevimiz olmalıdır.</p>
<p>Akademik değeri ne olursa olsun bir bilim adamının Osmanlı Devletini överek Osmanlı üzerinden Cumhuriyeti eleştirmesi hoş karşılanamaz. Hep birlikte Cumhuriyetimiz korumalıyız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/osmanli-turktur/">Osmanlı Türktür</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/osmanli-turktur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[SDG]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=52380</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&amp;linkname=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffirsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz%2F&#038;title=F%C4%B1rsatlar%C4%B1%20de%C4%9Ferlendirecek%20akl%C4%B1%20ar%C4%B1yoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/" data-a2a-title="Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya Savaşı’yla Osmanlı’dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar.</p>
<p>Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İç meselelerle kıvrandırıldı. Sadece İsrail’in güvenliği açısından değil, Batı’nın kurdukları sistemi devam ettirmesi için de çok ileri bir ülke, özellikle Türkiye istenmezdi. Çünkü Türkiye, bin yıldan uzun süre dünya gücü olmuş devletleri kuran bir milletin bağımsız kalmış tek devletiydi. Ve bu bölgenin de eski hâkimiydi. Tarihte olan yine olabilirdi. Olmaması için ne lazımsa yapılmalıydı. En önemlisi bu büyüklüğün canlandırılmasının önüne geçecek psikolojik bombardımandı. Zayıflıklarımızın üzerine gittiler.</p>
<p>Büyük Ortadoğu Projesi’nin proje olmaktan çıkması ve uygulanması böyle bir psikolojik sendeleme ve güç kaybı sonundadır. Olanlara bu tarih perspektifinden bakmazsak anlayamayız ve aldanırız.</p>
<h2>SURİYE’DE PKK’NİN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALDI</h2>
<p>SDG bir koalisyondu. Paylaşımlarda bu tür koalisyonlar kolay bozulur. O bölgelerde dayanacağı Kırmanç ağırlıklı nüfus çok azdı. Elinde tuttuğu yerlerde egemenlik devam ettirilemezdi. Önce SDG içinde bulunan <strong>Esad</strong> muhalifi Arap aşiretlerinden gruplar bir bir ayrıldılar. Bölgedeki ezici Arap çoğunluğu ile çatışmalar başladı.</p>
<p>“<em>Bir günde değişen harita</em>” dedikleri esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur. SDG içerden ve Amerikan desteğinden mahrum kalarak vurulmuştur. Yoksa Halep’te iki mahallede bir hafta direnen SDG o kadar kolay pes eder ve kaçar mıydı?</p>
<p>Siz egemen millete savaş açarsanız onu ayağa kaldırırsınız. Denebilir ki Baas (Arap)Milliyetçiliğinin kökleştiği Suriye’de bir millî uyanış var. Türkiye’nin memnuniyetsizliği ve itirazıyla birleşince Amerika’nın tavizi ve İsrail’in sessiz kalacağı SDG’yi kuzeye doğru süpürme gerçekleşti.</p>
<h2>AMERİKA SATAR</h2>
<p>Hatırlayın Amerika bazı önemli toplantılara bizimkileri dâhil etmiyordu. Fiilî durumu korumak istediği açıktı. Korunamayacağını anlayınca SDG’nin iç güçler tarafından geriye itilmesine onay verdi.  “<em>SDG’yi sattı</em>” diyenler de yanlış bakmıyorlar. Amerika bu satışları hep yapar. Yalnız SDG ve diğer bölgeyi karıştıran örgütlerin hâmîsi rolünü bırakacağını göstermez. Onları yeri gelince kullanmaktan vazgeçmez. Vekâlet savaşlarının azdığı bir devirdeyiz. Bu tür örgütlere ihtiyaçları var. Maşasız edemezler.</p>
<p>Türkiye’nin iç politikasındaki denemelerin onlar için iyi gitmemesi de önemli bir sebeptir. Açılım Süreci’nde halkın desteği alınama(z)dı. Bu işe kalkışmanın iktidarı ekonomik krizlerden daha fazla sarsacağı anlaşıldı. Çünkü PKK’nın dağıldığına kimse inanmadı. DEM’in şımarıklıkları da halkı kızdırdı. Öfkeler arttıkça artıyordu. Amerika bunu da gördü. Olacakların kendi planlarını bozacağı kesindi. Makas değiştirdiler.</p>
<h2>TECRÜBELİ DİPLOMATLAR DEVREDE Mİ?</h2>
<p>Bu sürpriz gelişme olmadan da bizim dışımızdaki şartlar çok uygunlaştı demiştik. Şimdi yavaş yavaş somutlaşacak. Köprülerin altından daha çok su geçecek. Birinci sınıf kafaların rol alacağı zamandayız. Hemen yapılacak işler var. Mesela emekli büyükelçilerden seçilecek heyetler oluşturulabilir.</p>
<p>Konuları çalışır, görevdekilerle müzakerelere katılırlar. Devlet gibi devletlerde bu işler böyle olur.</p>
<p>Diplomatlığın emekliliği kenara çekilmek değildir. Gerek duyulduğunda hazırdırlar, sahaya sürülürler.</p>
<p>İnsan yetiştirmek kolay iş değildir. Tecrübe kolay edinilmez. Bizde o kalitede insanlar, diplomatlar var. Kimse şu partiye bu partiye bakmaz. Memlekete bakar ve hizmete koşulur. Yeter ki yönetenler hiç olmazsa bu konuda Millî Eğitim Bakanı ve diğerleri gibi saçma ötesi zırvalarla uğraşmasınlar. Büyük devletin bakanları, bürokratları böyle olmaz. Aklımızı başımıza devşirelim.</p>
<h2>EY AKIL NERDESİN?</h2>
<p>Suriye&#8217;de bir günde olanlar önemlidir. Buzdağının görünen kısmıdır. Önü arkası vardır. Biz planın diğer unsurlarını henüz görmedik. Bu kadar görünene bakıp zafer çığlıkları atılacak bir durum yoktur. Daha yolun başındayız. Neler olacak göreceğiz.</p>
<p><strong>Hakan Fidan</strong> ve <strong>İbrahim Kalın</strong> Türkiye adına iyi iş çıkarmış görünüyor. Şimdi daha kritik bir yerdeyiz.</p>
<p>Paramız yok ve krizlerdeyiz. Bu yokluk, avantajlarımızı kullanmaya imkân vermeyebilir. O halde var olan gücünüzle devreye girersiniz. Ordumuz eski gücünde olmasa da hâlâ çok değerlidir. Bu elde birdir. Asıl manasında aklınızla devreye gireceksiniz.</p>
<p>Unutulmasın, şimdi sessiz görünen Arap dünyası hep susacak değildir. Amerika ve İsrail’in bunu düşünmediği düşünülemez. Sıkıştıkları konular birikti. Amerika&#8217;nın bu süreçte Türkiye&#8217;ye ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılığını almayı baştakilerin çıkarlarıyla sınırlandırırsak vay halimize! Memleket için değerlendireceğiz. “<em>Hepimiz memleket için varız”</em> dersek fırsatlar katlanır. Kayıplarımızın bir kısmını geri alma imkânı önümüzdedir.</p>
<p>Tek gücümüz ve değerimiz Türkiye&#8217;mizin bulunduğu coğrafya değildir. Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık. Akılla ayaktayız. Şimdi de o akla ihtiyacımız var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/">Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/firsatlari-degerlendirecek-akli-ariyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</title>
		<link>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 19:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk]]></category>
		<category><![CDATA[Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Meşruti idare]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<category><![CDATA[Saltanat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet’le yeni dünya şartlarında yaptıklarımız, binlerce yıldır yaptığımız sayısız işler gibi elbette çok değerlidir. Bilecek ve gururla söyleyeceğiz. Varsa kötü yanlarımızı da konuşacağız. Bunları uzak yakın asırları düşman görerek, söver gibi konuşmak akıl kârı değildir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/">Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&amp;linkname=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Frejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir%2F&#038;title=Rejimler%20de%C4%9Fi%C5%9Fir%2C%20devlet%20ve%20millet%20ebed%C3%AEdir" data-a2a-url="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/" data-a2a-title="Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Bizim <em>Atatürkçüler</em>, durumun farkındalar mı bilmiyorum, büyük kurtarıcıyı tanrılaştırarak bazı dinbazlarla aynı kafada buluştular. Derece derece diğer ideolojik anlayışlar da farklı değil. Her biri birkaç inanç sloganıyla idare ediyor ve başkalarını konuşturmuyorlar. Anlamaya çalışmak yok. Ötekini dinleme, anlama zaten yok. Eleştiri bakışı yok. Gelişme, dönüşme yok. Memleketin değişmeyen talihsizliği bu.</p>
<p>Cumhuriyet’i ve öncesini tartışalım da bilerek tartışalım. İlkokulda, orta dereceli okullarda yapamazsınız. Bayramda ve her yerde yapmak akılsızlıktır. Üniversite yapar.  İlim, önce iyi ve kötü demeden ortaya koyar. Her yönüyle sergilediği durumu anlamaya çalışır ve tartışır. Sonucunu meraklısı okur ve öğrenir. Aydınlar ayrıca yorumlar.  Doğrusunu, yanlışını değişik açılardan bakarak anlar ve hayatımıza katarız.</p>
<p>Yeni rejimler, yerine geldiği rejimi kötüler. Yoksa niye değiştirdin derler. Normaldir. Bir süre sonra rejim yerleşir, kıyaslama ve kötüleme propagandası biter. Bizde bitmedi. Rejim meselesi olmaktan çıktı ve öncesine düşmanlık ve inkâra dönüştü. Verdiğimiz istiklal mücadelesinin de önüne geçti.  Derin akılsızlık buradadır.</p>
<h2>REJİMLER, UYGULAYANA GÖREDİR</h2>
<p>İngilizlerde hâlâ saltanat var. Meşruti idareyi değiştirmediler. En iyi demokrasi onlarda. Kraliçeleri sadece İngiltere’nin(Birleşik Krallık’ın) değil, İngiliz Milletler Topluluğu’nun tepesinde bir isim. Şimdi prens <strong>Andrew</strong>’un hanedanı sarstığını konuşuyoruz ya, bunlar arada bir olur. Saltanata saygı ve hanedana yüksek itibar değişmez.</p>
<p>Düşünün, Avrupa’nın yarısı hâlâ krallık. Kimse o kralları bilmez. Hollanda’yı, Danimarka’yı, İsveç’i kralları değil başbakanları idare eder. En iyi demokrasi onlarda. Rejimleri Cumhuriyet değil diye kötü diyebilir miyiz? Oralarda, Cumhuriyet olanlar da eski rejimleri kötülemeye girişmiyorlar. Tarihlerinin bir devresi olarak bakıyorlar. Tarihin şu devresini bu devresiyle kavga ettirmiyorlar.</p>
<p>Kavga dedim, bir konuya da dokunayım: İngiltere’de, <em>hanedan</em> dediğimiz de İngiliz asıllı değildir. Kraliçe <strong>2. Elizabet</strong> yarı yarıya Almandır. Şimdi kral seçilen <strong>3. Charles</strong>’ın babası <strong>Philip</strong> de Alman bir ailenin çocuğudur. Geriye doğru birçok kral ve kraliçe de öyledir.</p>
<p>Bir de bize bakın! Bizimkiler, sanki çok Türkçülermiş gibi padişahlarımızın eşlerinin Türk olmadığı üzerinden akla hayale gelmez şeyler söylerken İngilizlerin başında bir Alman olduğunu bilmezler. Bu meselelere böyle bakılmayacağını bilmiyoruz.</p>
<h2>YA NASIL OLACAK?</h2>
<p>Fransa krallık zamanını, 1789 ihtilali şartlarında olanları, öncesini sonrasını nasıl anlıyorsa öyle anlayacağız. Nasıl konuşuyorsa öyle konuşacağız. Tarihe öyle bakılır. <strong>Sinan Meydan</strong>’ın, özellikle bizim rejimi kutsayanların, sol ve dinden geçinen taifenin tarihe bakışıyla tarih anlatılırsa oradan sadece ayrışma doğar.</p>
<p>On gündür bu kafaların Cumhuriyet kutlanırken bazı doğruları bütünden kopararak giriştikleri hezeyan derekesinde yorumlarını dinliyoruz. 10 Kasım geliyor, değişen bir şey olmayacak, yine bunları dinleyeceğiz.  Bu bakışlar içimizi kemiren ayrılıkçılığın, ortak bir yaşama düzeninde anlaşamayışımızın hem sebebi, hem sonucu.</p>
<p>Oysa mesele gayet basit. İyisiyle kötüsüyle o tarih bizimdir. “<em>Cumhuriyet’le kul olmaktan kurtulduk</em>” diyerek bir dizi “<em>nefret söylemi</em>”ne şehvetle sarılmanın manası da gerçekle alakası da yoktur. Bu tarihe ve cedlere düşmanlık tavrını biz düşünelim, psikoloji de incelesin.</p>
<h2>BU BÜYÜK İNSANLAR NEREDE YETİŞTİ?</h2>
<p>Cehalet diz boyu. Cumhuriyet’e nasıl gelindiğini bilmiyorlar. Cumhuriyet’i kuranların nasıl yetiştiğini bilmiyorlar. Bu büyükler büyüğü insanlar gökten inmedi. Bizim için başkaları da yetiştirmedi. <strong>Atatürk</strong>’ü yıkılmakta olan imparatorluğu insan yetiştirerek kurtarmaya çalışan bir devlet yönetiminin açtığı ortam yetiştirdi. Biz yetiştirdik.</p>
<p>Tabii <strong>Mustafa Kemal</strong>’in istisnai bir karakter oluşunun, dehasının sebeplerine ayrıca bakılır. Bu konuşanların, mekteplerde çocuklarımızı zehirleyenlerin durumu gerçekten iç acıtır. Bilmiyorlar ve bilmeye de açık değiller. İmparatorluğumuzun son döneminde sadece <strong>Atatürk</strong>’ü değil, ona yakın ayarda, dünyanın en iyileri dev kurmayları yetiştirdiğimizi de bilmiyorlar. Evet, <strong>İlber Ortaylı</strong> söylüyor, dünyanın en iyileri bizimkilerdir. <strong>Kâzım Karabekir</strong>, <strong>Fevzi Çakmak</strong> başta İstiklâl Harbi’ni verenlerden onlarca isim bu değerdedir, bilmiyorlar.</p>
<h2>KENDİMİZE GELECEĞİZ</h2>
<p>Cumhuriyet binlerce yıllık devletimizin devamıdır. Olan rejim değişikliğidir. Meşruti idareden Cumhuriyet’e geçtik. O kadardır. Cumhuriyet’le yeni dünya şartlarında yaptıklarımız, binlerce yıldır yaptığımız sayısız işler gibi elbette çok değerlidir. Bilecek ve gururla söyleyeceğiz. Varsa kötü yanlarımızı da konuşacağız. Bunları uzak yakın asırları düşman görerek, söver gibi konuşmak akıl kârı değildir.</p>
<p>Nesillerimizi olumluya, yaratıcılığa ve üreticiliğe yönlendireceğiz. Babalarına düşmanlıkla, enerjisini kendisiyle kavgaya ayıran nesiller yetiştirmeyeceğiz. Tekrar ediyorum, Batılılar tarihlerine nasıl bakıyorlarsa öyle bakacağız.</p>
<p>Bu kafada yürürsek olacaklar bellidir. Şimdiki kavgaların ve kaosun beslediği ‘<em>tek adam rejimi’</em>ne kadar gideriz, gidiyoruz. Çıkmaz yoldur. <strong>Fatih, </strong>İstanbul’a girerken meleklerin cinsiyetini tartışan Hristiyan papazlarının toplumundan zerrece farkımız kalmaz. Hem de bu devirde. Bizi kolayca güderler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/">Rejimler değişir, devlet ve millet ebedîdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/rejimler-degisir-devlet-ve-millet-ebedidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden böyleyiz?</title>
		<link>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[din anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Din bezirgânlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[Dinden geçinmek]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[fatih]]></category>
		<category><![CDATA[Gâzî Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Halk]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Kör taraftarlık]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[Korku iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Körlük]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Millî karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Otorite]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Tapınma]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türk toplumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdiki hipnozcuların kullandığı üstün güç dindir. Dikkatinizi isterim, korkuya dayanan bir dinden geçinenler tam bir korku iklimi yarattılar. Cehennem ve zebani dini ancak cehennemler yaratabilirdi. Dünyada da bizde de öyle oldu. Bunu konuşmadık, tartışmadık.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/">Neden böyleyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&amp;linkname=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-boyleyiz%2F&#038;title=Neden%20b%C3%B6yleyiz%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/" data-a2a-title="Neden böyleyiz?"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Memleket yangın yeri. Yangını çıkaran biziz.</p>
<p>Yaşadıklarımız âfet ama tabiî âfet değil. Âfetlere karşı tedbir düşünmek insanlığın savunma refleksinin gereğidir. Hayret ki bizi o tedbirlerden de alıkoyan âfet yaratıcılığın fren mekanizmaları var. Derin düşüncelere gerek yok. Yüzünden bakınca bile yaradılışa ters bir durum var. Nehrin suyu tersine akıyor.</p>
<p>Savunmasız görünüşümüzün sebeplerini düşünmek zorundayız. Ne oldu da böyle oldu? Sözü doğrudan söylemenin zamanıdır diyorum ya, benim senin üslubumla söylenmesi yetmez.  Ne yaşadığımızın anlaşılması ve topluma en kısa yollardan anlatılması lazım.</p>
<h2>KORKULARA ESİRİZ</h2>
<p>Şimdiki hipnozcuların kullandığı üstün güç dindir. Dikkatinizi isterim, korkuya dayanan bir dinden geçinenler tam bir korku iklimi yarattılar. Cehennem ve zebani dini ancak cehennemler yaratabilirdi. Dünyada da bizde de öyle oldu. Bunu konuşmadık, tartışmadık. Beşerî bilimlerin binlerce akademisyeni, aydınlar olanı biteni analiz etmediler. Taraf olduk. Ya orada ya burada saf tuttuk.</p>
<p>Kör taraftarlıklar canımıza okuyor. Bakın şimdi Cumhuriyet kutlamalarına, kamplardan sloganlar bağırılıyor. Ya <strong>Atatürk</strong>’ü ve getirdiği Cumhuriyet rejimini kutsuyoruz ya da karşısında lanetleyen bir yerde duruyoruz. İkisi de yanlışın yanlışı. Olumlu düşünceye yer kalmıyor. Yalnız kısır çekişme doğuruyor. Cumhuriyetçiler de dinciler gibi aynı dar kafada donup kalmışlarsa ilerilik bunun neresinde? Bu toplum düzelebilir mi? Burada hak hakikat yeşerir mi?</p>
<p>Birbirini besleyen ve katıksız zarar doğuran bakışlarla çevriliyiz. <strong>Erdoğan</strong> devrinde olanlar yakın tarihlerde hiç görülmedi, diyoruz. Evet, bu derecesi hiç yaşanmadı. Doğru da neden böyle olduğuna bakacaksınız. Görünen ilk sebep belli: Kendi din anlayışlarını dayatanlar Türk devletinde hiç başa geçmedi de ondan yaşanmadı.</p>
<p>Hemen “<em>Ya Osmanlı?”</em> diyecekler olacak biliyorum. Bir kere Osmanlı din devleti değildi. Şeriat devleti de değildi. Dinin belirleyici olduğu Ortaçağ devletlerinin en akılcısıydı. Onun için en az üç yüz yıl dünyanın açık ara en büyük gücü oldu. Evet dinin ağırlığı vardı ama asıl olan devlet geleneğiydi. Düşünün, devlet fikrine dayanarak evlatlarını boğazlayanlar başka bir otoriteyi dinler mi? Türk tarihinin en büyük ismi <strong>Fatih</strong>’in, devleti bir ve bütün tutma kanunu bu kadar katıydı. Devlet, aykırı hareketleri isterse dinden gelsin, çiğner geçerdi. Türkiye bunları da bilmiyor.</p>
<h2>DİN BEZİRGÂNLIĞI DEĞER BIRAKMAZ</h2>
<p>Dinin toptancılığı diğer bağlılıklara benzemez. İnsafın ve vicdanın askıya alınması da din emri ve Tanrı buyruğu gibi sunulursa orada her şey mubahtır. <em>Elkaide</em>’den <em>İşid</em>’e o kafalar böyle çıktı. Bizdeki cemaat yapılanmalarının ve diğer dinden yürüyenler, onların bir tık gerisinde.</p>
<p>Yaşadık, yaşıyoruz. Tanrı’ya dayandığını söyleyenlere her alanda kandık, kanıyoruz. Cami cemaat derken sosyal ağlarını kurdular. Hedefleri din iman, iyi insan olma ve toplumda iyiliği yayma değil, devlete hâkim olmaktı. Siyasete girdiler, bizden güç istediler ve buyurun dedik. Uzun yıllar etkili, yetkili ve sorumsuz halde başımızdalar. Evet, sonsuz yetki sıfır sorumlulukla. Saltanat devirlerinde de böyle bir idare yoktu. Türk sultanları kanunlarla sınırlıydılar. Bunlara kurallar işlemiyor. Böylesi görülmüş şey değildi. Bu sorumsuzlukla insanın düz yolu şaşırması mukadderdi ve halkını sefil hallere düşürmesi kaçınılmaz sonuçtu. Şimdi oradayız.</p>
<h2>NEDEN BU HALLERE DÜŞTÜK?</h2>
<p>Halk günlük yaşar. Davranışları günlük hayatın ihtiyaçlarıyla sınırlıdır. Fizik ihtiyaçlarını da aşan ve kontrol eden bir üst değer adına harekete geçirilirse iş değişir. Din ve devlet onlardandır. Doğrusuna yanlışına bakılmaz. Yeter ki inanılsın. Peşinden gidilir. Türk toplumunun karakteri budur. İşte başımıza iş açan da bu üstün meziyet sayılacak tâbî olma duygumuzun kullanılmasıdır.</p>
<p>Bu millî karakter özelliğimiz yüzünden tapınmaya varan bağlanmaların getirdiği körlüklerin kıskacındayız. İyi ki tarihte iyi değerlendiren büyük isimlerle var olduk. En son <strong>Gâzî Paşa</strong> örneğini gördük. Kendisi için yapmadı ve kendisi için yaşamadı. Onun çok yönlü dehasıyla büyük bâdireler atlattığımız gün günden daha çok anlaşılıyor.</p>
<p><strong>Gâzî Paşa</strong> böyle de Paşacılar değişiyor. Türk’ün bağlanma özelliğini yanlış anlayarak, yanlış kurgulayarak başımıza işler açılmasına sebep olanları çok. Osmanlı Türkiyesinde bile katı dinciliğin devlet hayatına egemen olması söz konusu değilken şimdi merkeze gelip oturdularsa <strong>Kemal</strong>’i anlamayan <em>Kemalizm</em>’in rolü büyüktür. Dinden geçinenleri, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla, <em>Atatürkçü</em> olduğunu sananların açtığı yolla, bela ise başımıza biz bela ettik.</p>
<p>İstiklâl Harbi’ni Osmanlıya karşı vermişiz gibi gösterenler onlardandır. Akla ziyan iştir. Dikkat edin, İngiliz’i, Fransız’ı, diğer büyükleri ve Yunan’ı anan yok. Varsa yoksa işgal dönemindeki İstanbul’un zavallı padişahına ve Osmanlı’ya saldırı. Tarih bu mudur ve tarihe böyle mi bakılır? Kendi tarihini doğru anlamak tamam. Ama nefret üzerine kurulu bir kafadan iftihar duygusu ve zafer neşesi çıkmaz. Çıkmaz.</p>
<p>İktidar uman CHP öncelikle bu kafayı düzeltirse Türkiye’de çok şey değişir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/">Neden böyleyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/neden-boyleyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nazlı Budin</title>
		<link>https://millidusunce.com/nazli-budin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/nazli-budin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 06:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Budin / Buda / Budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[Budin Beylerbeyliği]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Habsburg Hanedanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanunî sultan Süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılelma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mohaç Meydan Muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazlı Budin]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Seferleri]]></category>
		<category><![CDATA[Peşte (Pişte)]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Budin neden “nazlı” idi. Aklımda bu soru. Yol boyu düşünüyorum.<br />
Fethettiğimiz beldeler üzerine yaktığımız türkülerde “nazlı” sıfatı var mı başka? Üsküp? Şam? Selânik? Belgrad? Bağdat? Yok! Hiçbiri “nazlı” değil! Ama Budin “nazlı”dır. Neden?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nazli-budin/">Nazlı Budin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&#038;title=Nazl%C4%B1%20Budin" data-a2a-url="https://millidusunce.com/nazli-budin/" data-a2a-title="Nazlı Budin"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Budin neden “nazlı” idi. Aklımda bu soru. Yol boyu düşünüyorum.</p>
<p>Fethettiğimiz beldeler üzerine yaktığımız türkülerde “nazlı” sıfatı var mı başka? Üsküp? Şam? Selânik? Belgrad? Bağdat? Yok! Hiçbiri “nazlı” değil! Ama Budin “nazlı”dır. Neden?</p>
<p>Ferenc Liszt Havalimanı’na zihnimde bu soruyla indim.</p>
<p>Osmanlı ordusu, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Budin’e dört sefer yapmıştır. İlki 1526 yılında. Ordumuz, Mohaç Meydan Muharebesi’ni 1526’nın ağustos ayında iki saat içinde kazandıktan sonra kuzeye yürüdü, eylül ayında Budin’e vardı, Budin’i aldı.</p>
<p>Ben de beş yüz yıl sonra eylül ayında Budin’e vardım!</p>
<p>O sene Sultan Süleyman Budin’i ilhak etmedi, himayesi altında Osmanlı’ya bağlı devlet statüsü verdi. Erdel Beyi Zapolya Yanoş’u tahta oturttu. Fakat Avusturya’nın Habsburg Hanedanı’nın Macar tahtında gözü vardı. Ertesi sene Arşidük Ferdinand, ki Mohaç’ta ölen kral Layoş’un da kayınbiraderiydi, Budin kalesini kuşattı. Kanuni, 1529’da tekrar sefere çıktı. Yine bir eylül günü Budin kalesi bir kere daha Osmanlı’ya teslim oldu. Tekrar Zapolya Yanoş tahta geçti.</p>
<p>Fakat Ferdinand vazgeçmiyordu. 1531’de bir hamle daha yapıp kaleyi kuşattı. Kanuni İstanbul’dan yola çıktı, fakat Rumeli eyaletlerinin paşaları, beyleri padişah daha gelmeden kaleyi geri aldı.</p>
<p>Bu arada Zapolya Yanoş ölünce…. Bunu fırsat bilen Ferdinand ve kendisine bağlı krallardan oluşan ordu kaleyi yine kuşattı. 1541’de Osmanlı ordusu bir kere daha Budin önlerine geldi ve kale alındıktan sonra bu sefer Kanuni himaye politikasından vazgeçip eyalet statüsü vererek Budin Beylerbeyliği’ni kurdu. Aylardan eylüldü!</p>
<p>Habsburgların saldırıları bundan sonra da devam etse bile Budin artık Evliya Çelebi’nin dediği gibi “Macarı az bir Türk şehri” oldu.</p>
<p>Acaba diyorum, dört seferin sonunda Osmanlı mülkü olduğu için mi “nazlı” dendi Budin’e? Yavaş yavaş, adım adım ele geçmiş. Divan şairi Nailî’nin dediği gibi “kadem kadem teşrif” etmiş. Acaba bu yüzden mi nazlı dendi?</p>
<p>Evliya Çelebi Türklerin Budin’i çok sevdiğini yazar. “Osmanlı mülkünde İstanbul, Bursa ve Edirne’den sonra en sevilen şehir burasıdır.” der. Hatta ilginç bir şey anlatır. Ne kadar gerçektir, bilmem. Mübâlağayı sevdiği mâlum. Evliyamıza göre Sultan Süleyman, şehri o kadar sevmiş ki “Budin’i Osmanoğlu tahtı edip sikke kestirip darphane kurmayı” bile düşünmüş! Bu coşkun sevgiden dolayı mı “nazlı” dendi Budin’e?</p>
<p>Evliya Çelebi, Budin’in fethi sırasında henüz dünyada değil. Sefere bizzat katılan babası, “Dergâh-ı Âli Kuyumcubaşısı Derviş Mehmed Zıllî Efendi”nin kendisine anlattıklarını nakleder. Evliya, Budin’in 1686’da  -yine bir eylül günü- elden çıkışını da görmemiştir. O Budin Beylerbeyliği’nin parlak döneminde ordunun seferlerine katılmış, oraları gezmiştir. Budin elden çıktıktan sonra yakılan o türküyü de bilmez. <em>Aldı Nemçe bizim nazlı Budin’i.</em></p>
<p>Budin deyip duruyorum da şehrin adı artık Buda!</p>
<p>Macaristan’ın başşehri Budapeşte’deyiz.</p>
<p>Budapeşte, ortasından nehir geçen şehirlerden. Ve o nehir, Tuna!</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51380" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>İlk gördüğüm Tunalı şehir Viyana idi. Fakat Tuna Viyana’da şehrin ortasından geçmez, kıyısında kalır. Şehrin içine insan eliyle kanal açılmıştır; Viyanalılar “Donaukanal” der, ben “Tuna’nın protez kolu” derim. “Esas Tuna”, Viyana’da şehrin hayli kenarında kaldığı için, gittiğim gün, olmayan Almancamla nehri bulmak için nasıl ter döktüğümü <em>Öküzün Boynuzundaki Dünya </em>kitabımda anlatmıştım.</p>
<p>Budapeşte’de Tuna nehri şehrin tam ortasından, bir şahdamar gibi geçiyor. Bir taraf Buda, bir taraf Peşte. Budin kalesinin fethinden sonra Peşte kalesi muhafızları aman dileyip kalenin anahtarlarını Sultan Süleyman’a teslim etmişler. Evliya Çelebi der ki:</p>
<p>“Süleyman Han bu kaleyi seyredip ‘Bu kale Budin’in karşısı, piştesidir’ diye buyurup Pişte Kalesi derler. Ondan bozulmuşu meşhur olup Peşte Kalesi derler.”</p>
<p>Pîştesi… Yani önü, öncesi. Evliya’nın yorumu bu! Peşte, nehrin doğu yakasında. Yani Rumeli’nden doğru yürüyen ordumuzun önüne ilk gelen belde Peşte olmalı. Ama önce nehrin karşı kıyısındaki, batısındaki Budin fethedilmiştir. Peşte yahut pest kelimesinin etimolojisi Batı tarihlerinde de tartışmalıdır. Şehir, sıcak su kaynakları ve ılıcaları ile ünlü olduğundan, en yaygın görüş Peşte/ Pest isminin Slav dillerinde ‘sıcak yer’, ‘ocak’, ‘fırın’ anlamına gelen kelime olduğudur.</p>
<p>Peki ya Buda? Osmanlı döneminde Budin dediğimiz Buda. Orada işe Attila karışıyor! Bazı Ortaçağ tarihlerinde Buda adının Attila’nın ağabeyi Bleda’dan geldiği söylenir. Bleda’ya Buda  denirmiş Macarca’da. Fakat ismin Macarca’da “su” demek olan “Voda” kelimesinden geldiği de bir iddiadır. Belki doğrusu budur. Budapeşte, suyun iki kıyısında yükselen ve suyun hayat verdiği, su ile sarmaş dolaş şehirlerden.</p>
<p>Budapeşte’ye ayak basar basmaz kendimizi Tuna kıyısına attık. Akşamın ışıkları bir bir yanıp şehrin mimarî ihtişamını ziyadeleştirirken, tekne ile Tuna’ya açıldık. Peşte tarafında heybetli Parlamento Binası. Buda tarafında  ise eski Budin Kalesi’nin yerinde yükselen onsekizinci asırdan kalma külliye: Saray, kale, müzeler, Balıkçı Tabyası… İki tarafta da ışıl ışıl aydınlatılmış, Barok ve Neo-Klasik üslupta göz alıcı bina kümelerinin arasından sakin, sessiz akıp giden Tuna…</p>
<div id="attachment_51377" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51377" class="wp-image-51377 size-medium" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-300x225.jpg" alt="Budin Kalesinin yerinde yükselen külliye" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-51377" class="wp-caption-text">Budin Kalesinin yerinde yükselen külliye</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_51378" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51378" class="wp-image-51378 size-medium" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-300x225.jpg" alt="Parlamento Binası" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-51378" class="wp-caption-text">Parlamento Binası</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hey gidi Tuna! Seni görünce heyecanlanırız biz!</p>
<p>Ak tolgalı beylerbeyinin “İlerle!” diye haykırdığı<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> zamandan beri…. Şanı büyük Osman Paşa’nın kolunda beşyüz top birden patladığı<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> zamandan beri… “Akmam, etrafımı yıkmam”<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> dediğin zamandan beri… Kıbleye tutmuş yüzünü bir Müselman<a href="#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> olduğun zamandan beri… Ungurus elinden yollar açtığın, analar ağlattığın, kanlar içtiğin<a href="#_ftn5" name="_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> zamandan beri… Kızılelma’nın ufkuna doğup Tuna’dan abdest alabilmeyince yunabilmezlerin<a href="#_ftn6" name="_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> zamanından beri… Nemçe bizim Nazlı Budin’i aldığından beri… Nasılsın, ne haldesin, bizden bir seda kaldı mı suyunda? Bizi hatırlayan, hatırlatan bir köşen, kıyın var mı? Görmeye geldim!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Yahya Kemal Beyatlı</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Plevne Marşı</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a> Plevne Marşı</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4"><sup>[4]</sup></a> Aşık Çelebi</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5"><sup>[5]</sup></a> Öksüz Dede</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6"><sup>[6]</sup></a> Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nazli-budin/">Nazlı Budin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/nazli-budin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</title>
		<link>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 19:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[1915 Tehciri]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Balkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Batı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni isyanları]]></category>
		<category><![CDATA[Gayrimüslimler]]></category>
		<category><![CDATA[Islahat]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[Kendini bilmemek]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kimlik bunalımı]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[meşrutiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih tahrifi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan isyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gözümüzün önünde bir tarih yağmalanıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/">Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&#038;title=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/" data-a2a-title="Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Tarih bilmeyenler ileriyi göremezler. Meclis’te topladığımız komisyona, parti değiştirmelere, transferlere, topyekûn hukuksuzluk baskısına maruz kalışımıza buradan da bakılabilir. Topuklu Efe dediğimiz kadının topuksuzluğunu gösteren ne ise oraya bakacağız ama tarih perspektifinden de bakacağız. Onu mahkûm edemeyen halkın vicdanı kararır ve her tür felakete açık hale gelinir. Türkiye bu savunmasızlığa düşüyorsa tarihle barışık olmayışla doğrudan ilgilidir. Bunlar açılacak meselelerdir.</p>
<p>Tarih bilmeyenler, tarihi tahrif edenlerin kendisine saldırdığını anlayamaz. Hatta yardım eder. Şimdiki iktidarımız ve muhalefetimizin anası tam bu roldedir. Türkiye’nin sağı solu babasını inkâr peşindedir. Bu durumda kimlik bunalımlarına düşmek kaçınılmazdır. Babasını bilmeyenin kim idiğini bilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin düşürülmeye çalışıldığı durum budur ve ahlâkı yoktur. Dinden imandan bahsedenlerin dinle imanla alakaları da buradan anlaşılabilir.</p>
<p>Gözümüzün önünde bir tarih yağmalanıyor.</p>
<h2>TARİHİ KÖTÜLEMEYLE YAPILAN TEMİZLİK</h2>
<p>Türk egemenliğine karşı güçlü propaganda ağı yeni değildir ve bir ölçüde başarılıdır. Bugünkü hayatımızın, yaşadıklarımızın bile tersine inandırılan kitleler oluştu. 1915 tehcirine soykırım diyenler buna örnektir. Şimdi de PKK terörünü özgürlük arayışı gibi gösterme devrededir. Bir bir ele alsanız, söylenenlerin doğru tarafını bulmakta zorlanacağınız yalanlar ve yanlışlarla kuşatılmış durumdayız.</p>
<p>Türkiye’nin son yüzyılı içinde tarihe şaşı bakmakla bu gaflete düştük. Son 20 yılımız bu bakımdan sonuçtur ve feci bir dönemdir. Bu dönemin,  bozucu, ayrıştırıcı projelerin hız kazanmasıyla anılacağı şimdiden söylenebilir. Tarihlerin, bu dönemi nasıl yazacaklarını düşünmek lazımdır. Galiba iflâsımızı ilan ettiğimiz Düyûn-u Umûmiye yılları ve devamında yaşananlar ayrı tutulursa yakın tarihimizde kolay kolay örneği bulunmaz.</p>
<p>Yıllardır ekranlarda açılımlar konuşuluyor. PKK ağzıyla Kürtlerin ezildiği söyleniyor. Ezilen hepimiziz. Kimse dönüp de “<em>Bu memlekette kimse şu veya bu etnisiteden geldiği için horlanmadı</em>” demedi. Diyeni de bir daha çağırmadılar. Geldiğimiz yere bakar mısınız?</p>
<h2>BATININ TARİHİ AYIPLIDIR</h2>
<p>Bakışımızı genişletelim: Bütün dünyada Yahudiler ve Çingene tabir edilen gruplara hoş bakılmazdı. Bu sadece halkın görüşü değildi. Kanunlar önünde de eşit değillerdi. Çok beğendiğimiz ve örnek aldığımız Fransa’da Yahudiler 1789’dan sonra vatandaş yapıldılar. Bu da eşit vatandaşlığı getirmedi. Çingenelerin durumu daha fecidir. Horlandılar ve devlet kapılarına sokulmadılar. Daha düne kadar bu açık horlama devam ediyordu. 1939-45 arasında Fransız çingeneleri de soykırıma uğradı.</p>
<p>Uzak yakın tarihe bakın, bizde böyle bir ayıplı durum göremezsiniz. Osmanlı Türkiyesi’nde uygulanan millet sisteminde de gayrimüslimler üzerinde baskı ve açıktan horlama söz konusu değildi. Rahat yaşadılar. Sosyal statüler değişik olmakla beraber, Avrupa’daki gibi ırkçı bakışlar yoktu. 1839 Tanzimat’ı, 1856 Islahat’ı ve 1876 Meşrutiyet’inden sonra gelen yeni vatandaşlık rejiminde dîne bakılmaksızın her vatandaş eşit haklara sahip oldu.</p>
<h2>YALANLARIYLA KIŞKIRTMANIN TARİHİ</h2>
<p>1828’de Yunanistan bağımsızlık elde edince diğer Türk olmayan unsurlar kolayca kışkırtıldılar. Balkanlarda Bulgarlar, Sırplar, sonra bizim Arnavutlar, Araplar… Zayıflarsanız bunlar olur.  En iyi şartlarda yaşayanlar gayrimüslimlerdi. Askere gitmiyorlardı. Ticaret ellerindeydi. Batılı şirketlerle kurdukları ortaklıklarla kapitülasyonlardan da faydalanıyorlardı. Ülkeyi sömürüyorlardı. Memleket fakirleşirken onlar zenginleşiyordu. Buna rağmen ayaklandırıldılar.</p>
<p>Türkler şaşırdılar. Devletlerine edilen iftiralar karşısında ne diyeceklerini bilemez haldeyken peş peşe isyanlar geldi. Rumlardan 70 yıl sonra Ermeni patırtıları başladı. Müslüman halk, dost ve kardeş bildiği kapı komşusu <strong>Aleg </strong>ve<strong> Onnik</strong>’in evlerini bastığını ve katliamlara giriştiğini gördü. En çok da Kürt dediğimiz, bugünkü gibi şehirlerde yaşamayan, çoğu dağlık yerlerde yerleşen Kırmanç vatandaşlarımız öldürüldü. 1915 tehcirinde konvoyları basarak Ermeni öldürenler de bu intikam peşindeki aşiretlerimizin mensuplarıydı.</p>
<h2>“YUNAN” VE “ERMENİ” KÖTÜLÜĞÜN SIFATI OLDU</h2>
<p>Türkçede bazı etnik isimlendirmelerin küfür gibi anılması bu ayaklanmalarda, savaşlarda yaşanan kitle halinde Müslüman ölümlerinden sonradır. Halkımızın, kabul edilemez bir hareketi görülene yakıştıracağı sıfat <em>Yunan</em> veya <em>Ermeni</em>’dir. Gadre uğradığını düşünen “<em>Seni Yunan!”</em> diyerek saldırır. <em>“O Ermeni</em>” diyerek bahsettiği kişi insanlığa sığmaz bir iş etmiştir. Bunları bilmek lazımdır.</p>
<p>Bu tür aşağılayıcı sözleri dilimizden kaldıralım diyenlere katılalım da bunları da bilelim. Kaybettiğimiz toprakları,  İstiklâl Harbi’ni, daha dün Kıbrıs’ta yaşadıklarımızı hatırdan çıkarmak olmaz. Sadece 1821’de Mora’da 40.000 Türk’ün bir anda feci işkencelerle katledilişini bilirseniz, halkın <em>Yunan</em>’a verdiği bu anlamın en masum tepki olduğunu anlarsınız<em>. Ermeni</em> zaten malumdur. Dahasını demeyeyim.</p>
<p>Bunlar bizim yaşadıklarımızdır. Türk çocuğu tarihini, özellikle yakın tarihi iyi bilmelidir ki bugün olanları anlayabilsin. Unutursak başımıza şimdi olanlar gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/">Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Usta avcı başa nişan alır</title>
		<link>https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 19:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlam bilgiye dayanan ve sarsılmaz mensubiyet duygusuna varan tarih bilincini edinmek temel meselemizdir.<br />
Yoksa bizi buralarda barındırmazlar. “Bu derece vahim mi?” derseniz, tereddütsüz “Evet” derim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/">Usta avcı başa nişan alır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fusta-avci-basa-nisan-alir%2F&amp;linkname=Usta%20avc%C4%B1%20ba%C5%9Fa%20ni%C5%9Fan%20al%C4%B1r" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fusta-avci-basa-nisan-alir%2F&amp;linkname=Usta%20avc%C4%B1%20ba%C5%9Fa%20ni%C5%9Fan%20al%C4%B1r" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fusta-avci-basa-nisan-alir%2F&amp;linkname=Usta%20avc%C4%B1%20ba%C5%9Fa%20ni%C5%9Fan%20al%C4%B1r" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fusta-avci-basa-nisan-alir%2F&amp;linkname=Usta%20avc%C4%B1%20ba%C5%9Fa%20ni%C5%9Fan%20al%C4%B1r" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fusta-avci-basa-nisan-alir%2F&#038;title=Usta%20avc%C4%B1%20ba%C5%9Fa%20ni%C5%9Fan%20al%C4%B1r" data-a2a-url="https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/" data-a2a-title="Usta avcı başa nişan alır"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>“<em>Baş</em>”ı vücuttaki baş olarak anlarsanız böyledir. Fizik ve ruhu beraber anlarsanız <em>baş</em>ta <em>kimliği</em> görürsünüz. Evet, kişileri, milletleri ve çeşit çeşit toplulukları mayalayan unsurlar ve değerler bütünü <em>baş</em>tır. Kimliğe hücum edecekler işe <em>baş</em>tan, <em>tarih</em>ten başlarlar. Çünkü kimliği yapan <em>tarih</em>tir.</p>
<p>Türkiye’nin karşılaştığı çok yönlü hücumlara bakın <em>tarih</em> üzerindendir. Dehşet bir iştir. <em>Türk</em> olmadan dünya tarihinin yazılamayacağını ilk söyleyen <strong>Köprülü</strong>,<strong> İnalcık</strong>, <strong>Öztuna</strong>, <strong>Ortaylı</strong> ve diğer büyük tarihçilerimiz değil, yabancı tarihçilerin büyükleridir. Üzerinde oynanan bu büyük ve şanlı tarihtir.</p>
<h2><strong>İKİSİ DE AYNI YERE VURUYOR</strong></h2>
<p>İktidarımızın bizi düşürdüğü krizler kendine göre tarih yazma cür’etiyle doğrudan ilgilidir. <strong>Erdoğan</strong>’ın tarihe bakışıyla <strong>Özgür Özel’</strong>inki çatışır görünür. Oysa esas itibariyle aynı yere vuruyorlar. Biri, Osmanlıya yakın görünerek tarihi değiştirmeye kalkıyor ve kesip biçerek yeni bir kimlik inşaasına çalışıyor. Diğeri tarihe şaşı bakıyor, bilmeyi gereksiz görüyor ve benimsemez tavrıyla kimliksiz kimliğe mahkûm hâle geliyor. Her ikisi de tarihe bakış itibariyle doğruları aramıyor ve bundan dolayı yapıcılıktan uzak kalıyor. Yönetenle yönetmeye talip olanın benzer durumu Türkiye’nin büyük talihsizliğidir.</p>
<p><strong>Erdoğan </strong>ve AKP’sinin hâlini görüyor, yaşıyoruz. Yaşanmamış bir ümmet tarihinin çocuklarını arıyorlar. Görünen köy kılavuz istemez: Asıl dertleri dünya saltanatı. Maddeciler ve manadan uzaklar. O açık. Devleti kuran partimizin tarihe bakışı da başka türlü felaket. Filistin deyince aklına <strong>Deniz Gezmiş</strong> gelenin değil tarihi, değil kimliği, burnunun ucunu dahi görmesi mümkün değildir ve memleketi düştüğü bataktan çıkaramayacağı kesindir. Bugünün CHP’sinde bakmayın <strong>Atatürk</strong> dendiğine, <strong>Atatürk</strong>’e taban tabana zıt bakışlar hâkimdir.</p>
<h2><strong>EVET, USTA AVCILAR BAŞA NİŞAN ALIRLAR</strong></h2>
<p>Kimliğimiz, yani tarihimiz her taraftan türlü hücumlara maruzdur. Türk çocuklarına tarihî doğrular anlatılmamıştır.  <em>Türk’e Türk propagandası yapmak</em> ifadesiyle değersizleştirilerek önü kesilen ve baltalanan aslında bizim kimliğimizdir. Bu konu üzerinde ısrarla durmak lazımdır.</p>
<p>110 yıl öncesinin Ermeni Tehciri’nde yakın tarih üzerinden kimliğimize yapıştırılmak istenen yafta önemli hamlelerdendir. Kürtlük iddiasında edilen sözlere bakın hepsi tarih üzerindendir. Malazgirt ve Çanakkale hep ağızlardadır. <em>Biz Malazgirt’ten beri her şeyi beraber yaptık</em> diyerek tarihe ortak koşmak son zamanların hâkim propaganda argümanlarından biridir.</p>
<p>Söylenenlerin doğru tarafı yoktur. İmparatorluklar çok milletli, çok dinlidir. Beraber yaşarlar. Egemen güç tektir. Onlarca unsur ordularda savaşır. Resmî ittifaklarla girişilenler hariç savaşan ordunun ve devletin adı da tektir.</p>
<h2><strong>YENİ BİR TARİH YAZILMAK İSTENİYOR</strong></h2>
<p>İmparatorluğumuzun dağılma yıllarında birçok unsur bir taraftan çekilerek karşımıza geçirildiler. 1821’de başlayan Yunan ayaklanması 1929’da (Osmanlı-Rus Savaşı’nın kaybedilmesiyle) bağımsızlıkla sonuçlanınca diğer unsurları harekete geçirmek kolaylaştı. Balkanlardan başlayan etnik hareketler her tarafa yayıldı.</p>
<p>Ermenilerimiz, Doğuda bir devlet kurmak için ayaklandı. Ordumuz altı cephede savaştayken saldırdılar ve katliamlarına engel olunamadı. Kırdıkları daha çok Zazalarımız, Kırmançlarımız ve Soranilerimizdi. <em>Hamidiye Alayları</em> kuruldu ve Ermenilere karşı savaştılar. Karşılıklı kırımlar yaşandı.  İngilizler başta büyük devletler, <em>Kürt Aşiretlerini</em> de devlet vaadiyle ayaklandırmaya çalıştılar. Üstelik aynı topraklar için hem Ermenilere hem de onlara söz verildi. Bu süreci iyi bilmek lazımdır.</p>
<p>O zaman birkaç aşiret hariç Kürtleri ikna edemediler ama vazgeçmediler. Yüz yıl sonra şimdi yaşanan o ikna sürecinin tamamlanmasıdır. Bunun için Türk’e, yani tarihine saldırmaları gerekiyordu. Saldırı çok yönlü devam ediyor.</p>
<h2><strong>SENARYO AYNIDIR</strong></h2>
<p>Şimdiki senaryo, tıpkı Ermeni iddialarında olduğu gibidir. PKK’nin kendisini lağvetme bildirisindeki ifadeler o Ermeni senaryosunu yazan aklın eseridir. <em>“Soykırım</em>” tabiri özellikle konulmuştur. Beter bir iftiradır.</p>
<p>Bizde tarih şuuru olmadığı ve kendi elimizle kimlik krizine düştüğümüz için bir milletvekili çıkıp Meclis kürsüsünden Türk devletine açık iftiraları tekrar edebilmiştir. <strong>Talat Paşa</strong> gibi bir karakter âbidesine <em>kaatil </em>diyebilmiştir.  Cehalet ve tehlike ötesi şuur kaybının bizi getirdiği yer burasıdır.</p>
<p>Dikkatinizi isterim, 6 Temmuzda <strong>Sabahat Akkiraz</strong>’ın Londra’da vereceği konser “<em>Talat Paşa kahramandır</em>” dediği için iptal edilmiştir. Kabalığa, yobazlığa bakar mısınız? Tarihe ve tarihî şahsiyetlere iftirada karşımızdaki ittifakın propaganda gücünü ve nasıl teşkilatlı çalıştıklarını görüyor musunuz?</p>
<p>İçerde de onlar için şartlar uygun. Ak Parti bilmiyor ve bu mesafe zaten onlar zamanında alındı. CHP de bilmiyor. İşin fenası kendisini milliyetçi zannedenler de bilmiyor. İyi ki İyi Parti bir tepki gösterdi de milletin tamamen uyutulamadığını gördük. Yetmez. Sağlam bilgiye dayanan ve sarsılmaz mensubiyet duygusuna varan tarih bilincini edinmek temel meselemizdir.</p>
<p>Yoksa bizi buralarda barındırmazlar. “<em>Bu derece vahim mi?”</em> derseniz, tereddütsüz <em>“Evet</em>” derim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/">Usta avcı başa nişan alır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/usta-avci-basa-nisan-alir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Benim Hocamdı</title>
		<link>https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 May 2025 19:00:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Birinci]]></category>
		<category><![CDATA[Bedrettin Tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[Edmondo de Amicis]]></category>
		<category><![CDATA[Erol Akyavaş]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız Filolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul 1874]]></category>
		<category><![CDATA[kavga günleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kâzım Kopraman]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Beynun Akyavaş]]></category>
		<category><![CDATA[Seni Seven Neylesün]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanîyegâh İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beynun Hanım, İstanbul Hanımefendisi’ydi. Meşrutiyet aydınlarının devamcısı bir aydındı. Doğu ve Batı kültürlerine aynı seviyede hâkimdi. Saraylı veya konaklı havasında, imbikten süzülmüş bir zarâfetle, hayranlık duyulacak bir vakar ve incelikteydi. Kolay edinilecek bir şahsiyet ve karakter değildi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/">O Benim Hocamdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fo-benim-hocamdi%2F&amp;linkname=O%20Benim%20Hocamd%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fo-benim-hocamdi%2F&amp;linkname=O%20Benim%20Hocamd%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fo-benim-hocamdi%2F&amp;linkname=O%20Benim%20Hocamd%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fo-benim-hocamdi%2F&amp;linkname=O%20Benim%20Hocamd%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fo-benim-hocamdi%2F&#038;title=O%20Benim%20Hocamd%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/" data-a2a-title="O Benim Hocamdı"></a></p><p><strong>Beynun Akyavaş</strong>, öğrencilik yıllarımızın Dil Tarih’inde her bakımdan öne çıkan bir isimdi. Fransız Filolojisi hocasıydı. Eski Fransızca okuturdu. Dil meselelerinde bilgisi, bakışı, görüşü itibariyle bildiklerimizden farklı bir derinliği vardı. Onu öne çıkaran sadece bilgisi değildi. Hâli-tavrı, duruşu-oturuşu, konuşması-görüşmesi,  kısadan söylersek yüksek muaşeretiyle (görgü) muhteşem bir insandı. Kaybolan değerlerin şahane temsilcisi modern bir kadındı.</p>
<p><strong>Beynun Hanım</strong>, İstanbul Hanımefendisi’ydi. Meşrutiyet aydınlarının devamcısı bir aydındı. Doğu ve Batı kültürlerine aynı seviyede hâkimdi. Saraylı veya konaklı havasında, imbikten süzülmüş bir zarâfetle, hayranlık duyulacak bir vakar ve incelikteydi. Kolay edinilecek bir şahsiyet ve karakter değildi.</p>
<p>Hiç evlenmemişti. Farkı görünüşünden de hemen fark edilirdi. Saçları gür ve her zaman yapılmış görünürdü. Güzel giyinirdi. Belki fakültenin en güzel kadını değildi. Fakat en güzelden güzeldi. Dimdik, kararlı ve hedefe ayarlı yürüyüşüyle hayranlık ve saygı uyandırırdı.</p>
<h2>“KAVGA GÜNLERİ”NDE ANLATTIM</h2>
<p><strong>Prof. Dr. Beynun Akyavaş</strong>’ın bendeki yeri özel bir sebeple de pekişmiştir. Erzurum’da bir yıl okuduktan sonra 1974’te <em>Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi</em><em>’</em>ne geçişimi o sağlamıştır. Bizimkiler, beni <em>Tarih Bölümü </em>asistanlarından <strong>Kâzım Kopraman</strong>’a yönlendirdiler. O <strong>Hoca</strong>’yla konuştu ve bölüme kabul edildim.</p>
<p>Sonrası Anarşi yıllarıydı. Filoloji binasının katları benim gibi milliyetçi bilinenler için tehlikeliydi. Buna rağmen derslerini kaçırmamaya çalışırdım<strong>. </strong>Çünkü diğer hocalardan farklı hali-tavrı yanında ders anlatışı da farklıydı.</p>
<p>Öğrenci hareketleri ve kavgalar yanında dil üzerinden kutuplaşmaların da sertleştiği zamanlardı. Bölüm başkanımız <strong>Bedrettin Tuncel</strong>, arı Türkçe kampındandı. 1940’lardaki tercüme komisyonunun üyelerinden ve başkanlarındandı. Yaşı epeyce ilerlemişti.  Derslerine asistanları girerdi. Zaman zaman kendisi de gelir ve muhakkak dil konusunu açardı. Tek tek hepimizin tepkisini kontrol ederdi. “<em>Eski</em>”ye çatmak için kendince dialoglar yazar ve oynardı.</p>
<p>Bir defasında, “<em>Şu bizim Cüneyt Gökçer’e Bay ve Bayan sözcüğünü bir türlü beğendiremedim.</em>” diyerek söze başladı.  Sonra bir kıza yanaşarak, “<em>Bir gezintiye çıkalım mı Bayan?</em>” gibi bir cümle kurdu. <em>“Ne kadar güzel değil mi?”</em> diyerek onay bekledi. Diz çökmeye çalışarak söylemişti. Arkadaşlar bu oyuna gülüştüler ve hararetle desteklediler.  Ben diş ağrısından perişandım, gülemedim. “<em>Sen neden gülmüyorsun? Yoksa Selametçi misin?</em>” dedi.  Hayır diyerek verdiğim cevapları ve arkadaşların “<em>değil</em>” demelerini dinlememiş ve ısrarla üzerime gelmişti.</p>
<h2>KÜLTÜR DEVAMCISI BİR BÜYÜK İSİM</h2>
<p><strong>Bedrettin Tuncel</strong>’i özellikle andım. Benim için ikisi iki uç örnekti. Biri yeni bir millet yaratma hevesine kapılan, düşünceleri muğlak, hayata oturmayan bir kurguyu savunan isimdi. Tartışmaya açık değildi. Biz dedik öyledir ve böyle olacak diyenlerdendi.  <strong>Beynun Hanım</strong>, o kurguya uzak bir aydındı. Türk’ün tarihini bütünüyle benimsemiş, derinliğine bilen ve seven bir aydındı. Hem Osmanlıydı, hem de Cumhuriyetçi. Dolayısıyle dil ve kültür anlayışları da bazı açılardan taban tabana zıttı.</p>
<p>Bu iki hocanın kültürlerinin, bilgilerinin, görgülerinin, yorumlarının farklılığı ders verişlerine de yansırdı.  <strong>Beynun Hanım</strong>, dersin konusu ne ise 25 dakika Fransızca anlatırdı. Kalan 20 dakikayı dile, kültüre ayırır ve Türkçe konuşurdu. Her dilin birbirinden kelime aldığını, dilin sesinin ve mimarisinin aldığı kelimeyi kendine benzettiğini anlatırdı. Bizim dilimiz de büyük tarihin büyük milletlerinden birinin diliydi. Kelime alınır verilirdi. Örneklerle anlatırdı. Fransızca <em>lâle </em>manasındaki <em>tulipe</em> kelimesinin Türkçeden alındığını da ilk ondan duymuştum.</p>
<h2>ÜLKELER KAYBETMİŞ BİR NESLİN HİKÂYELERİYLE BÜYÜYENLERDEN</h2>
<p><strong>Beynun Hanım</strong>, Paşa torunuydu. Beş Osmanlı başbakanının (sadrâzamının) yâveri bir babanın kızıydı.</p>
<p>Babası <strong>A. Râgıb Akyavaş</strong>, imparatorluğumuzun son yıllarındaki bütün felâketleri görmüş ve yaşamıştı. 1912’de teğmen olur olmaz, <em>Balkan Harbi</em><em>’</em>nden başlayarak geçirdiğimiz bütün savaşlara katılmış, beş yerinden yaralanmış bir <em>gazi</em>ydi. Sonra <em>Hukuk</em>’u bitirmiş, hâkimlik etmiş ve en son gazeteci olarak yıllarca yazarlık etmişti.</p>
<p>Türkçesindeki tat, <em>Bengü Taşlar</em>’dan <em>Dede Korkut</em>’a, <strong>Yusuf Has Hâcib</strong>’in <em>Kutadgu Bilig</em>’inden <strong>Evliyâ Çelebi</strong>’nin <em>Seyahatnâmesi</em>’ne, <strong>Yahya Kemal</strong>’e kadar uzanan yaşama ve yaratma geleneğine bağlanan bir kalemi işaret eder. <strong>Beynun Hanım</strong>, babasının yazılarını büyük boy on iki cilt hâlinde yayınladı. Bu eserler, hem yakın devrimi­zin, hem hayatımızın, özellikle de İstanbul’umuzun çok canlı birer levhasını verir. Yer yer birçok ismin, mesela <strong>Salâh Birsel</strong>’in örnek aldığını düşüneceğiniz esprili bir dili vardır. Kolay okunur. Karar yazarı <strong>Taner Ay</strong> dostumuz, bu eserlerin değerini en iyi anlayacak ve anlatacaklardandır.</p>
<h2>TÜRKÇESİ MUHTEŞEMDİR</h2>
<p><strong>Beynun Hanım</strong><strong> </strong>da babasından el almış gibidir. O kadar şuh ve yer yer mûzip bir Türkçe kullanmaz, İstanbul edalı, haşmetli devirlerimizi andırır, eskiye bağlı yeni bir ses ve sağlam bir dil zevkiyle yazar. Maalesef az yazmıştır. <em>Seni Seven Neylesün </em>ve <em>Sultanîyegâh İstanbul</em> kitaplaşmış yazılarıdır. Az sayıdaki tercümeleri de pek güzeldir.</p>
<p><strong>Edmondo de Amicis</strong>’in <em>İstanbul 1874 </em>adlı seyahat eserini, hârikulâde bir Türkçeyle ilk o tercüme etmiştir. Galiba 1981 olacak, <em>Kültür Bakanlığı’</em>nın <em>Millî Kültür </em>dergisinde uzun bir yazı yazmıştım. O yazıda, <em>bu eseri kaleme alındığı dilde okuyanlar, muhtemelen bizim kadar zevk almamışlardır. O kadar güzel bir Türkçesi vardır. İşte bu dil büyük bir kültürün dilidir</em>, demiştim.</p>
<p>İşte bu<strong> Beynun Hoca</strong> sessiz ve vakarla yaşadığı verimli ömrünü 20 Mayıs 2025 tarihinde 93 yaşında tamamladı. Biyografisi yazılacak aydın ve nümûne-i imtisâl (örnek, rol model) insanlarımızdandır. <strong> </strong>Bugün için öyle bir değerin yetişmesi ihtimali, ilk önce kültür çevresi ve ortamından dolayı yoktur.</p>
<p>Kıyaslamak için demiyorum, yakın akrabası büyük ressamlarımızdan <strong>Erol Akyavaş</strong> kadar tanınmaz, bilinmez. Sağlığında Üsküdar Belediyesi’nce Çengelköy’e doğru bir caddeye adının verilmesi güzel bir vefa örneğiydi. Bu kadarla yetinmek olmaz. Keşke öğrencileri, görenler, tanıyanlar -mesela çok görüştüğü <strong>Ali Birinci</strong>&#8211; hakkında yazsalar. Çünkü -tekrara düşmek pahasına söyleyeceğim- <strong>Beynun Akyavaş</strong>, yazılara, kitaplara ve milletin hafızasına kazınacak isimlerdendir.</p>
<p>Aziz Hocamın aziz ruhu şâd olsun!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Ankaralı dostlara ve okuyuculara davet:</em></p>
<p><strong><em>Bugün saat 14.00’te Hacı Bayram Üniversitesi 100. Yıl Salonu’nda İskender Öksüz’e Saygı programımız var. </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/">O Benim Hocamdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/o-benim-hocamdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
