<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parlementer sistem arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/parlementer-sistem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/parlementer-sistem/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Dec 2022 18:48:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Bu anayasa kimin?</title>
		<link>https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[chs]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlementer sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[parlementer sistem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41659&#038;preview=true&#038;preview_id=41659</guid>

					<description><![CDATA[<p>GPS’nin tam metninin Önsöz ve Gerekçe bölümlerinde de anayasanın sahibinin adı yok. Değişiklik yapılacak anayasanın sahibinin adı bir türlü yazılmamış. Anlaşılan o ki partilerin çoğu yönetmeye talip oldukları milletin adını unutmuşlar. Yoksa millete ismiyle seslenmekten çekinmezlerdi herhalde?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/">Bu anayasa kimin?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-anayasa-kimin%2F&amp;linkname=Bu%20anayasa%20kimin%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-anayasa-kimin%2F&amp;linkname=Bu%20anayasa%20kimin%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-anayasa-kimin%2F&amp;linkname=Bu%20anayasa%20kimin%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-anayasa-kimin%2F&amp;linkname=Bu%20anayasa%20kimin%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-anayasa-kimin%2F&#038;title=Bu%20anayasa%20kimin%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/" data-a2a-title="Bu anayasa kimin?"></a></p><p><em>(Yazılarımı takip edenler hep mi bu konular, gına geldi diyebilirler. Haklıdırlar da. Ben de yazarken kendime yeter diyorum. Ama sıkıntı her geçen gün daha da büyüyor. Bunalmış vaziyetteyiz. Hele gençler daha da sıkıntıda. Son yirmi yılda, birisi genel seçime bedel İstanbul Belediye başkanı seçimi dahil, 16 seçim yaptık. 17’ncisine yaklaşıyoruz. 14 ay 10 günde bir seçim olmuş. Hiç seçim sürecinden çık(a)madık.)</em></p>
<p>Bu nasıl bir başlık, böyle soru mu olur diyeceksiniz. Merhum Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin?” şiiri gibi değil mi? Ama bu soruyu bir de Millet İttifakı’nın açıkladığı anayasa değişikliği çalışmasını yapanlara sormak lazım. Çünkü…</p>
<p>Canlı yayında açıklanan çalışmanın adı: <em>Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği Önerisi </em>(GPS). Millet İttifakı’nın epey zamandır yaptığı çalışma Türk Milletine sunuldu. Elbette bizlere düşen de bu teklifi ciddiye almak ve incelemek. Bu, Türk olarak vatandaşlık görevimiz. Ayrıca bizi ciddiye alan siyasete ve verilen emeğe saygı gösterilmesi gereği de.</p>
<p>Bugünlerde yaşadıklarımızın alarm zilleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS) ilk uygulamaya başladığından itibaren çalmaya başlamıştı. İyice de arttı. Artık Türkiye yönetilemez hâldedir. Yönetim problemi daha ilk altı ayda kendini göstermişti. 2018 yılı değerlendirme yazımı <em>“…20’nci yüzyılda büyük bedeller ödeyerek Sakarya Irmağı kıyısında durdurduğumuz iki yüz yıllık geri çekiliş, 21’inci yüzyılda tekrar başla(tıl)mıştır. Mutlaka durdurulmalıdır … Olaylara, siyasetin popülizmi dışına çıkılarak bakılmalı ve Türk milleti derhâl duruma vaziyet etmelidir.” </em>diye bitirmiştim.</p>
<p>Önümüzdeki seçimler normalleşmeye başlamak için bir fırsat. Öncelikle Türkiye’nin ve Türk Milletinin önünü tıkayan CHS değişmelidir. Aksi takdirde CHS’nin hanedan görünümlü bir yapıya kavuşmaması için hiçbir engel kalmayacak gibi görünüyor.</p>
<h2><strong>Partiler de hafızasını kaybedebilir</strong></h2>
<p>GPS sunum toplantısının başında bir tanıtım videosu vardı. <em>Biz Türkiye’yiz </em>ifadesi öne çıkartılmıştı. Slogan da denebilir. Daha başlangıçta dikkatimizi çekti. Konuşmalarda, sunucu da dâhil bir kere Türk ismi geçti. Kullanan da Demokrat Parti adına konuşan Genel Sekreter’di. O da bakanların kimler olacağını anlatırken <em>“Türk vatandaşları içinden…”</em> dedi. Bunun dışında Türk adı hiç duyulmadı.</p>
<p>Bütün konuşmacılar Türk adını kullanmamak için anlaşmış gibiydi.  Seslendikleri milletin adı yoktu. Ya <em>saygıdeğer yurttaşlarımız </em>ya <em>sevgili vatandaşlar</em> ya da <em>aziz milletimiz </em>diye hitap ettiler.</p>
<p>GPS’nin tam metninin Önsöz ve Gerekçe bölümlerinde de anayasanın sahibinin adı yok. Değişiklik yapılacak anayasanın sahibinin adı bir türlü yazılmamış. Anlaşılan o ki partilerin çoğu yönetmeye talip oldukları milletin adını unutmuşlar. Yoksa millete ismiyle seslenmekten çekinmezlerdi herhâlde?</p>
<h2><strong>Kimliksiz ve nötr bir anayasa (mı?)</strong></h2>
<p><em>Önsöz’de “Anayasa değişikliği önerimiz, bir toplumsal sözleşme taslağıdır… çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri doğrultusunda toplumun tüm kesimleri ile müzakere ettikten sonra…” </em>TBMM’ye sunulacağı yazılı. Anayasaların toplumsal sözleşme olduğu doğru. Olması gereken de uzlaşmak zaten. Peki, çoğulculuk ne?</p>
<p>Çoğulculuğa, TDK’deki, <em>“</em><em>Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem” </em>anlamında kullanılıyorsa problem olmaz. Ama çokkültürlülük içindeki farklı kültürlerin egemen kültür içinde eşit yaşaması olarak anlamı yükleniyorsa farklı bir sonuca doğru gider.</p>
<p>Konuşmacılar da 28 Şubat 2022’de imzalanmış olan Mutabakat Metni’nin esas alındığını söylediler. O mutabakat metninde <strong>“… </strong><strong><em>herkesin kendi kimliğiyle ve kendisi olarak eşit şekilde toplumsal, kamusal ve siyasal yaşama katıldığı bir sistem inşa edilecektir.”</em> </strong>ifadesi vardı. Programda da çokkültürlülüğü çağrıştıran ifadeler dikkat çekti. Bütüne birlikte bakıldığında, çoğulculuktan kastedilenin kimliklerin eşitliği olduğunu düşündürüyor. Dolayısıyla çalışmayı yapanların çoğulculuktan neyi kastettikleri önem kazanıyor. Hâlâ bundan vazgeçilmediyse sıkıntı var demektir. Dolayısıyla bu husus açıklığa kavuşturulmalıdır.</p>
<p>Önsöz’deki, <em>“Amacımız, <strong>tüm farklılıklarımızla beraber ‘biz’</strong> düşüncesi ile hareket ederek…”</em> cümlesi de bu düşüncenin eseri gibi görünüyor. Toplantının başındaki videodaki <strong><em>“Biz birlikte kurup birlikte büyüttük ülkemizi. Biz Türkiye’yiz.”</em></strong> ifadesi de öyle. Ama unutulduysa hatırlatalım. Türkiye’yi Türkler kurdu ve büyüttü. Biz kimiz derseniz işte o Türkler biz’iz. Ve her birimiz de bu kimlikle bu devletin eşit vatandaşlarıyız. Bunun aksini iddia edenler de dâhil.</p>
<h2><strong>Yok aslında birbirimizden farkımız (mı?)</strong></h2>
<p>Anayasanın ve egemenliğin sahibinin adının hiç geçmediğinin yanında başka hususlar da var. Parti temsilcilerinin konuşmalarını dikkatlice dinlediğimizde bunlar da görünüyor.</p>
<p>Sunucunun da söyledikleri ilginçti. Mesela: <em>“Herkesin, diğerinin düşüncesine, kimliğine saygı duyduğu Türkiye nasıl inşa edilir, sorusu için…” </em>diyerek konuşmacıyı çağırdı. Böyle bir toplantıda sunucunun konuşmalarının da partiler için önemli olacağı -sanırım- atlanmamıştır.</p>
<p>Hep tekrarlanan farklılıklar ve çoğulculuğun yanında <em>“</em>(GPS ile) <em>Sadece bu kötü sisteme değil <strong>baskıcı, tek tipçi, otoriter zihniyete de son vermek</strong> amacındayız” </em>da vardı.</p>
<p>Konuşmalarda <em>demokratik Türkiye </em>vurgusu neredeyse görünür bir hâldeydi.</p>
<p>AKP Genel Başkanı R. Tayyip Erdoğan, 28 Ekim’de <em>Türkiye Yüzyılı </em>adını verdiği beyannameyi okumuştu. <em> Beyannamedeki iki cümle çok dikkat çekiciydi ve geçtiğimiz üç haftada üç yazı ile değişik açılardan değerlendirmiştim. Bunlar <strong>“Gelin, Türkiye Yüzyılını, yeni bir millî mutabakat zemini hâline dönüştürelim.” </strong>ve <strong>“Gelin, Türkiye Yüzyılında, demokrasimizi katılımcı demokratik bir Cumhuriyet kimliğiyle taçlandıralım” </strong></em>ifadeleriydi . Türk Milleti arasında var olan mutabakatın ve sahip olduğu Türk kimliğinin yerine başkaları teklif ediliyordu.</p>
<p>Birkaç günden beri de bu cümleler üzerinde muhalefet konuştu da ben mi duymadım diye düşünüyordum. Hâlâ da vakit geçmiş değil. Hem Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi teklifindeki gri alanlar daha da netleşecektir.</p>
<p>Yazıya Orhan Şaik Gökyay’la başladım, onun izinden giderek bitireyim. <strong><em>Bu vatan toprağın bağrında sıradağlar gibi duran</em></strong> Türklerindir. Öncelikle bu biline.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/">Bu anayasa kimin?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bu-anayasa-kimin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu tek adamlık değer bırakmaz</title>
		<link>https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[balkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[demirel]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[parlementer sistem]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Türkeş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38602&#038;preview=true&#038;preview_id=38602</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şimdi partilerde, devlette tek adam rejimine düştük. Tarihin çeşit çeşit tek adamlık rejimleri var. Acıyla hatırlatacağım: Krallık, Padişahlık bugün bizdekine göre daha ölçüleri belli rejimlerdir. Başarılı olanlara bakarsanız, zalimler değildir. Ancak adalet başarı getirir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/">Bu tek adamlık değer bırakmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-tek-adamlik-deger-birakmaz%2F&amp;linkname=Bu%20tek%20adaml%C4%B1k%20de%C4%9Fer%20b%C4%B1rakmaz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-tek-adamlik-deger-birakmaz%2F&amp;linkname=Bu%20tek%20adaml%C4%B1k%20de%C4%9Fer%20b%C4%B1rakmaz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-tek-adamlik-deger-birakmaz%2F&amp;linkname=Bu%20tek%20adaml%C4%B1k%20de%C4%9Fer%20b%C4%B1rakmaz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-tek-adamlik-deger-birakmaz%2F&amp;linkname=Bu%20tek%20adaml%C4%B1k%20de%C4%9Fer%20b%C4%B1rakmaz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-tek-adamlik-deger-birakmaz%2F&#038;title=Bu%20tek%20adaml%C4%B1k%20de%C4%9Fer%20b%C4%B1rakmaz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/" data-a2a-title="Bu tek adamlık değer bırakmaz"></a></p><p>Siyaset kültürümüz problemlidir. Her alana yayılan sahteliğin zirvesi siyasettedir. Doğru. Yalnız o siyasetçiler gökten inmedi. Başka bir toplumdan da gelmediler. Biz ne isek onlar da odur. Konu açıldığında “<em>Tayyip Bey bizim ortalamamızdır</em>” diyorum. “<em>O kadar mı?”</em> diyenlere, “<em>Evet o kadar”</em> diyorum.</p>
<p>Kendine yontma, “<em>Bize de mi bu kural?”</em> diyen bir insan profili siyasete ve hayatımıza hâkimdir. Bu ahlak bozukluğunu görmez ve konuşmazsak dar geçitten geçemeyiz. Dün ahlâkımız daha az bozuktu ama bozuktu. Bugün büsbütün bozulmuştur. Bunu en basit yoldan nasıl anlayacağımız bellidir. Hükûmetimizin herhangi bir üyesi, bürokratı, partilisi sözle, hal diliyle durmadan bize bunu söylüyor. <strong>Nebâtî </strong>Bakan, bizde kanun kural olmadığını elin adamlarına bile ilan etti, daha ne olsun!  Tekrar edeyim, Paris’te onu dinleyenlerin “<em>Bizde ahlâk aramayın!”</em> şeklinde anlayacakları kesindir.</p>
<p>Siyaset bizde eskiden de sıkıntılıydı. Doğru. “<em>Hân-ı yağmâ</em>”ya imrenen, kıskançlıkla karışık ”<em>devlet malı deniz..”</em>  öfkesine katılan halk ve okumuşların çoğunluğuydu. Ancak ahlâklı kalmakta direnen bir halk kitlesi her zaman vardı ve küçük bir aydın grubuyla sigortamızdı. Bu güzel insanlar hala var. Fakat vurgunculuk kaleyi ele geçirdi. Dünle taban tabana zıt bir durumdur.  Ölçü tanımamanın temel uygulama ve tek kural haline geldiği bir uçurumun kenarındayız. Bizim gibi köklü tarihi olan memleketler için dehşetli bir mağlubiyettir.</p>
<p>Evet, eskiden de arızalar vardı ama bozulmanın bu derecesi yenidir. Geçmişi bugünle kıyaslayarak geldiğimiz felaketli durumu anlayacağız. Çıkış yollarını konuşmak memleketin âcil meseleleri arasında belki ilk sıradadır. Bana siyasetin geldiği durumu yazdıran da her şeyimizi ipotek altına alan bu kültür bırakmayan ortamdır.</p>
<h2><strong>Yeniler bilmezler</strong></h2>
<p>Eskiden de lider ağırlıklı siyasetin muhtelif arızalarını yaşardık. Kitle partilerinde halka hoş görünme kılıfı altında kendilerini kollayanlar çoğunlukta görünürdü. Particilik, kasaba anlayışında, hizmetten ziyade menfaat paylaşımını esas alan bir uğraştı. Yani, bir zamanların yaygın tabiriyle “<em>düzen bozuktu</em>”.</p>
<p>Buna rağmen, eskinin sağlam kalan tarafları vardı. Milletvekillerinin büyük çoğunluğu ön seçimle listeye girerlerdi. Halk delegeleri, delegeler de milletvekili adaylarını seçerlerdi. Zamanla bu sistemin bozulduğunu da gördük.  <em>Delege pazarları</em> oluşmaya başladı. Seçimin adalet ölçüsü zedelendi. Her türlü bozulma, demokrasinin tabana yayılmasını tamamiyle ortadan kaldırmasa da çok engelledi. Sağ iktidarların bu bozulmada başı çektiğini bilmek lazımdır. Gittikçe çoğalan dinin siyasette kullanılmasıyla bozulma son noktaya vardı. Paradoksa dikkat edilmiştir: Din düzelteceği yerde bozucu rol oynuyorsa düşünmek lazımdır. O din din değildir. Din kılıfıyla bir sömürme düzeni kılavuzudur.</p>
<h2><strong>Eskiyi hatırlayalım</strong></h2>
<p>Belli alanlarda liyakate dikkat edilirdi. Yüksek bürokraside yeter sayıda yetişmiş insan istihdam edilirdi. Çok zaman siyasi eğilim gözetmeksizin ehliyetli kimselerin seçildiğini bilirdik. Özellikle üç kuruma titizlenilirdi. Kim gelirse gelsin, <em>Dışişleri, Maliye</em> ve <em>Ordu</em>’da özel ölçülere dokunulmazdı. Şimdiki yönetime kadar bu üç kurumun geleneği iki asırdır bozulmadan gelmiştir. Bunun yanında Planlama gibi uzman kuruluşların yeri de ayrıydı. Belli sayıda üst bürokratla devlet idaresinin sağlam yürütülmesine çalışılırdı. <strong>Demirel</strong> merhumun, “<em>Ben Türkiye’yi 40 kişiyle idare ederim”</em> deyişi bu seçilmiş insanları işaret eder.</p>
<p>Siyasette de bazı ölçüler gözetilirdi.   Milletvekili listeleri oluşturulurken kimlerin bakan olabileceği konuşulurdu. Frenklerin “<em>ministrable</em>” dedikleri bakanlık edebilecek insanların listeye konmasına çalışılırdı. Eğer ön seçimlerde bakanlık edebilecek özellikte kimseler listeye girememişse liderlerin belli bir yüzdeyi geçmeyecek kontenjanlarında böyle isimlere yer verilirdi. Az da olsa, memleketin ilimde, kültürde-sanatta öne çıkmış bazı isimleri de siyasetin anlattığım ön hazırlığına sokulmadan seçilecek yerlere konur ve Meclis’e girerlerdi.</p>
<h2><strong>Liderler tek adam değildi</strong></h2>
<p>Disipliniyle tanınmış MHP’de istişare ve yönetim organlarının yetkiyle çalıştığını söylemek bazıları için şaşırtıcı gelebilir. <strong>Nevzat Kösoğlu</strong> “<em>Çok demokrat bir partiydik</em>” derdi. <strong>Âgah Oktay Güner</strong> de aynı kanaati söylerdi. Yakında ebediyyete uğurladığımız <strong>Sadi Somuncuoğlu</strong> anlatırdı: <strong>Türkeş</strong> gibi bir lider,  Adana yerine Ankara’dan aday olmak istemiş ama heyetin çoğunluğu “<em>Adana’ya vefasızlık etmiş oluruz.”</em> diyerek kabul etmemişti. Parti içi demokrasinin çarpıcı bir örneğidir.</p>
<p>Şimdi partilerde, devlette <em>tek adam</em> rejimine düştük. Tarihin çeşit çeşit <em>tek adamlık</em> rejimleri var. Acıyla hatırlatacağım: Krallık, Padişahlık bugün bizdekine göre daha ölçüleri belli rejimlerdir. Başarılı olanlara bakarsanız, zalimler değildir. Ancak adalet başarı getirir. Sistemlerini ölçülerle donatanlar devamlılığı sağlarlar. Konulmuş veya kendi koydukları kurallara önce kendileri uyarlar.  Kabul edilmiş ölçülere uymayanlara saygı duyulmaz.</p>
<p>Şu kadarını söyleyeyim: <strong>Tayyip Bey</strong>’in kullandığı yetkilerin birçoğu Padişahlarımızda yoktu. Ve Padişahlar kanun nizam gözeten insanlardı.  Bunları bilmezsek konuşamaz ve bataktan kurtulamayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/">Bu tek adamlık değer bırakmaz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bu-tek-adamlik-deger-birakmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
