<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tanzimat arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/tanzimat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/tanzimat/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 17:37:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</title>
		<link>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 19:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[batılılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük diplomatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[devlet projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[hariciye]]></category>
		<category><![CDATA[Kriz]]></category>
		<category><![CDATA[kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Monşer]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[reform]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[yenileşme]]></category>
		<category><![CDATA[yetişmiş insan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle monşerlerden duyarsınız. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&amp;linkname=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmonserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var%2F&#038;title=%E2%80%9CMon%C5%9Fer%E2%80%9Dlere%20%C5%9Fiddetle%20ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z%20var" data-a2a-url="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/" data-a2a-title="“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Türk diplomatları için <em>Monşer</em> tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.</p>
<p>İmparatorluğumuz çatırdarken dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Büyük insanlar yetişmiştir. Yüksek başarılar elde edilmiştir. Osmanlı Türkiyesi, Alman birliğini sağlayan <strong>Bismarck</strong>’ın zirveleştirdiği diplomasi çağında diplomasisiyle öne çıkan bir ülkedir. Osmanlı Türkiyesinin son büyük adamları, sadrazamları (başbakanları) batı başkentlerinde büyükelçilik eden <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>, <strong>Keçecizade Fuad Paşa</strong> ve <strong>Mehmed Emin Âlî Paşa</strong>’lardır. Onlar da monşerlerimizdi.</p>
<h2>YENİLEŞME, DEVLET PROJESİDİR</h2>
<p>Tanzimat’ın mimarı <strong>Büyük Reşid Paşa</strong>’dır. <strong>2. Mahmud</strong>’un onayıyla hazırlamıştır. Onun vefatı üzerine <strong>Abdülmecid</strong> imzalamıştır. Sonra gelen bütün padişahlarımız, <strong>Abdülaziz</strong> de, <strong>2. Abdülhamid</strong> de, <strong>4. Mehmed Reşad</strong> da, <strong>5. Mehmed Vahideddin</strong> de aynı programı devam ettirmişlerdir. Merkezde eğitim öğretim(maârif) hayatını düzenleme vardır. Eğitim öğretimde mollalar egemendir. Direnmişlerdir. Devlet projesine karşı yoğun propaganda sırasında <em>Monşer</em> tabiri de zamanla kolay yayılmıştır. Cumhuriyet’in tamamladığı reformları hazırlayan Tanzimat ve devamı Meşrutiyet bu şartlar altında gelmiştir.</p>
<p>Bu vesileyle hatırlatalım: Padişahlar içinde batıcılık bakımından en çok hücuma uğrayanın <strong>2. Abdülhamid</strong> olduğunu bugünün <em>monşer</em> dalgacıları bilmezler. Despotluğunu konuşuyoruz. Bu tarafı daha önemlidir. En fazla batılı manada okul açan odur. Teknik elemanları, sosyal alanın uzmanlarını, öğretmenleri yetiştiren mektepleri açan, <em>monşer</em>leri yetiştiren <em>Hariciye</em>’yi, dünyanın en iyi kurmaylarını yetiştiren askerî mektepleri güçlendirmeye devam eden odur.  <strong>Mustafa Kemal</strong> ve diğer büyük paşalar o mekteplerden yetişti.</p>
<p><em>Monşer</em>, Fransızca’nın diplomasi ve dünya dili olduğu zamanlarda bizde de yerleşen bir kavram. “<em>Azizim, dostum</em>” demektir.  <em>Monşer</em>, hali-tavrı ve yaşayışıyla batılı gibidir. Onun için yadırganır.  <strong>Ömer Seyfeddin</strong>’in <em>Efruz Bey</em>’i gibi edebiyatta da alaycı bir dille anlatılanlar onlardır. Hariciyecilerimize has bir sıfat haline gelmesi sonraki zamanlardadır. Düpedüz yaftalamadır<em>. Monşerler</em> diyenler, Türk toplumuna yabancı, üstten bakan, biraz snopça bir tipi anlar ve anlatırlar.</p>
<h2>YAZ BOZ DÖNEMİNDE MONŞERLER</h2>
<p>Son iktidarımız, yakın geçmişin hemen her şeyini değersizleştirme döneminde <em>Monşer</em> tabirine çok sıkı sarıldı. Bilinen mana yanında daha kuvvetle hakaret gibi kullanılır oldu. <strong>Halil Akıncı</strong> gibi hariciyeciler kendilerine <em>Monşer</em> diyerek bir tür ters algı yarattılar. Yergi dozunun onların kullanışıyla biraz düştüğü söylenebilir. İktidarın karalamaları sonunda da ters bir sonuç doğdu. Monşerliği olumlu manada anlayan ve kullananlar çoğaldı.</p>
<p>Bu tabire takılarak esastan uzaklaşmak olmaz. Bakılacak devletin işleyişi ve hayatımızdır. Devlet algısı ve kurumlar sık değişti. Tanzimat’tan beri geleneği devam eden üç kurumumuz vardı. <em>Ordu, Maliye</em> ve <em>Dışişleri.</em> Son dönemde üçünün de yeri sarsıldı. Özellikle Dışişleri artık fikir üreten, siyasete yol gösteren, devletin önünü açan bir kurum değildir. Bu acı gerçeği acı acı her gün söylesek yeridir. Başka türlü bu yanlış yoldan dönemeyiz</p>
<p>Değişenler sadece kurumlar olmaz. Bıçaklar hemen insana döner. Öyle oldu. Kurumlarla beraber yetişmiş insanları dışarı atmaya başladık. Tanıdığım eski büyükelçileri düşünüyorum. İçlerinde dünya çapında isimler var. Büyük diplomatlar, yani birilerinin şom ağızlarında &#8220;<em>Monşerler</em>&#8220;. Hepsi de emekli.</p>
<p>Devlet, yetiştirdiği değerlerle yürür. O değerlerin emekliliği yoktur. Her zaman hizmetlerine, fikirlerine ihtiyaç vardır. Türk devlet geleneği de bu akılla işler. Yaşı gelen ayrılır. Tamam da dünyanın bu krizli çağında tecrübeye her zamandan daha çok ihtiyaç duyulur. ABD’ye, Rusya&#8217;ya, İngiltere&#8217;ye, Fransa&#8217;ya, Almanya&#8217;ya bakın böyledir. İran, diplomasisiyle ayakta. Mesela, <strong>Kisinger</strong> yaşasa <strong>Trump</strong> gibi bir kaçığa rağmen Amerika’nın diğer Ortadoğu büyükelçileriyle beraber mutlaka devrede olurdu.</p>
<h2>MONŞERLERİ KINAYAN ASIL KINANACAKLAR</h2>
<p>Hiçbir ülkenin yetişmiş insanlarını kenarda tutma lüksü yoktur! Bizim bu stratejik coğrafyada hiç yok. Ortadoğu kaynıyor. Ateşin kenarında görünsek de tam ortasındayız. Kritik durumlarda ülkeyi bâdireden çıkaracak fikirleri bütün cepheleriyle <em>monşer</em>lerden duyarsınız. Dosyaları bilirler. Tecrübeleri vardır. Sizi kurtarırlar.</p>
<p><em>Monşer </em>düşmanlığı, yetişmiş insan düşmanlığına dönüşmemeliydi.  Sonucu gördük: Katar’da üç şehit verdik. Yere bırakılarak kılınan şehit cenazeleri görüntüsü yürekleri dağladı. Orada doğru dürüst bir büyükelçimiz olsa bunu yaşamazdık. Orada cenaze kılınacaksa bizim usullerimize göre kılınırdı. Çünkü şehitler bizim. İlgili ülke buna saygı gösterir. Diyelim ki bizim gibi kılınması isteğiniz kabul edilmedi, o zaman orada cenaze namazı kılınmazdı: “<em>Müsaade buyurun, burada kılınmasın! Memleketimize götürülecek ve nasıl olsa ayrıca namazları kılınacak..”</em> der ve suhuletle meseleyi hallederdiniz.</p>
<p>Monşerler iyi yetişmiş insanlarımızdır. Değerlerimizdir. Onlara, bilenlere ihtiyacımız var. Yaşananlar, bize bu gerçeği bütün gücümüzle haykırmak gerektiğini söylüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/">“Monşer”lere şiddetle ihtiyacımız var</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/monserlere-siddetle-ihtiyacimiz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</title>
		<link>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 19:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[1915 Tehciri]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Balkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Batı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni isyanları]]></category>
		<category><![CDATA[Gayrimüslimler]]></category>
		<category><![CDATA[Islahat]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Harbi]]></category>
		<category><![CDATA[Kendini bilmemek]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kimlik bunalımı]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[meşrutiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih tahrifi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan isyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gözümüzün önünde bir tarih yağmalanıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/">Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&amp;linkname=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi%2F&#038;title=Kendini%20bilmemek%20bug%C3%BCnk%C3%BC%20d%C3%BC%C5%9Fk%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20getirdi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/" data-a2a-title="Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Tarih bilmeyenler ileriyi göremezler. Meclis’te topladığımız komisyona, parti değiştirmelere, transferlere, topyekûn hukuksuzluk baskısına maruz kalışımıza buradan da bakılabilir. Topuklu Efe dediğimiz kadının topuksuzluğunu gösteren ne ise oraya bakacağız ama tarih perspektifinden de bakacağız. Onu mahkûm edemeyen halkın vicdanı kararır ve her tür felakete açık hale gelinir. Türkiye bu savunmasızlığa düşüyorsa tarihle barışık olmayışla doğrudan ilgilidir. Bunlar açılacak meselelerdir.</p>
<p>Tarih bilmeyenler, tarihi tahrif edenlerin kendisine saldırdığını anlayamaz. Hatta yardım eder. Şimdiki iktidarımız ve muhalefetimizin anası tam bu roldedir. Türkiye’nin sağı solu babasını inkâr peşindedir. Bu durumda kimlik bunalımlarına düşmek kaçınılmazdır. Babasını bilmeyenin kim idiğini bilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin düşürülmeye çalışıldığı durum budur ve ahlâkı yoktur. Dinden imandan bahsedenlerin dinle imanla alakaları da buradan anlaşılabilir.</p>
<p>Gözümüzün önünde bir tarih yağmalanıyor.</p>
<h2>TARİHİ KÖTÜLEMEYLE YAPILAN TEMİZLİK</h2>
<p>Türk egemenliğine karşı güçlü propaganda ağı yeni değildir ve bir ölçüde başarılıdır. Bugünkü hayatımızın, yaşadıklarımızın bile tersine inandırılan kitleler oluştu. 1915 tehcirine soykırım diyenler buna örnektir. Şimdi de PKK terörünü özgürlük arayışı gibi gösterme devrededir. Bir bir ele alsanız, söylenenlerin doğru tarafını bulmakta zorlanacağınız yalanlar ve yanlışlarla kuşatılmış durumdayız.</p>
<p>Türkiye’nin son yüzyılı içinde tarihe şaşı bakmakla bu gaflete düştük. Son 20 yılımız bu bakımdan sonuçtur ve feci bir dönemdir. Bu dönemin,  bozucu, ayrıştırıcı projelerin hız kazanmasıyla anılacağı şimdiden söylenebilir. Tarihlerin, bu dönemi nasıl yazacaklarını düşünmek lazımdır. Galiba iflâsımızı ilan ettiğimiz Düyûn-u Umûmiye yılları ve devamında yaşananlar ayrı tutulursa yakın tarihimizde kolay kolay örneği bulunmaz.</p>
<p>Yıllardır ekranlarda açılımlar konuşuluyor. PKK ağzıyla Kürtlerin ezildiği söyleniyor. Ezilen hepimiziz. Kimse dönüp de “<em>Bu memlekette kimse şu veya bu etnisiteden geldiği için horlanmadı</em>” demedi. Diyeni de bir daha çağırmadılar. Geldiğimiz yere bakar mısınız?</p>
<h2>BATININ TARİHİ AYIPLIDIR</h2>
<p>Bakışımızı genişletelim: Bütün dünyada Yahudiler ve Çingene tabir edilen gruplara hoş bakılmazdı. Bu sadece halkın görüşü değildi. Kanunlar önünde de eşit değillerdi. Çok beğendiğimiz ve örnek aldığımız Fransa’da Yahudiler 1789’dan sonra vatandaş yapıldılar. Bu da eşit vatandaşlığı getirmedi. Çingenelerin durumu daha fecidir. Horlandılar ve devlet kapılarına sokulmadılar. Daha düne kadar bu açık horlama devam ediyordu. 1939-45 arasında Fransız çingeneleri de soykırıma uğradı.</p>
<p>Uzak yakın tarihe bakın, bizde böyle bir ayıplı durum göremezsiniz. Osmanlı Türkiyesi’nde uygulanan millet sisteminde de gayrimüslimler üzerinde baskı ve açıktan horlama söz konusu değildi. Rahat yaşadılar. Sosyal statüler değişik olmakla beraber, Avrupa’daki gibi ırkçı bakışlar yoktu. 1839 Tanzimat’ı, 1856 Islahat’ı ve 1876 Meşrutiyet’inden sonra gelen yeni vatandaşlık rejiminde dîne bakılmaksızın her vatandaş eşit haklara sahip oldu.</p>
<h2>YALANLARIYLA KIŞKIRTMANIN TARİHİ</h2>
<p>1828’de Yunanistan bağımsızlık elde edince diğer Türk olmayan unsurlar kolayca kışkırtıldılar. Balkanlarda Bulgarlar, Sırplar, sonra bizim Arnavutlar, Araplar… Zayıflarsanız bunlar olur.  En iyi şartlarda yaşayanlar gayrimüslimlerdi. Askere gitmiyorlardı. Ticaret ellerindeydi. Batılı şirketlerle kurdukları ortaklıklarla kapitülasyonlardan da faydalanıyorlardı. Ülkeyi sömürüyorlardı. Memleket fakirleşirken onlar zenginleşiyordu. Buna rağmen ayaklandırıldılar.</p>
<p>Türkler şaşırdılar. Devletlerine edilen iftiralar karşısında ne diyeceklerini bilemez haldeyken peş peşe isyanlar geldi. Rumlardan 70 yıl sonra Ermeni patırtıları başladı. Müslüman halk, dost ve kardeş bildiği kapı komşusu <strong>Aleg </strong>ve<strong> Onnik</strong>’in evlerini bastığını ve katliamlara giriştiğini gördü. En çok da Kürt dediğimiz, bugünkü gibi şehirlerde yaşamayan, çoğu dağlık yerlerde yerleşen Kırmanç vatandaşlarımız öldürüldü. 1915 tehcirinde konvoyları basarak Ermeni öldürenler de bu intikam peşindeki aşiretlerimizin mensuplarıydı.</p>
<h2>“YUNAN” VE “ERMENİ” KÖTÜLÜĞÜN SIFATI OLDU</h2>
<p>Türkçede bazı etnik isimlendirmelerin küfür gibi anılması bu ayaklanmalarda, savaşlarda yaşanan kitle halinde Müslüman ölümlerinden sonradır. Halkımızın, kabul edilemez bir hareketi görülene yakıştıracağı sıfat <em>Yunan</em> veya <em>Ermeni</em>’dir. Gadre uğradığını düşünen “<em>Seni Yunan!”</em> diyerek saldırır. <em>“O Ermeni</em>” diyerek bahsettiği kişi insanlığa sığmaz bir iş etmiştir. Bunları bilmek lazımdır.</p>
<p>Bu tür aşağılayıcı sözleri dilimizden kaldıralım diyenlere katılalım da bunları da bilelim. Kaybettiğimiz toprakları,  İstiklâl Harbi’ni, daha dün Kıbrıs’ta yaşadıklarımızı hatırdan çıkarmak olmaz. Sadece 1821’de Mora’da 40.000 Türk’ün bir anda feci işkencelerle katledilişini bilirseniz, halkın <em>Yunan</em>’a verdiği bu anlamın en masum tepki olduğunu anlarsınız<em>. Ermeni</em> zaten malumdur. Dahasını demeyeyim.</p>
<p>Bunlar bizim yaşadıklarımızdır. Türk çocuğu tarihini, özellikle yakın tarihi iyi bilmelidir ki bugün olanları anlayabilsin. Unutursak başımıza şimdi olanlar gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/">Kendini bilmemek bugünkü düşkünlüğü getirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kendini-bilmemek-bugunku-duskunlugu-getirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>180 yıl önceden gelen uyarı</title>
		<link>https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Bican Ercilasun]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Aug 2023 18:00:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[Risale]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44788</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onun Müntehabât-ı Âsâr (eserlerden seçmeler) adlı kitabı ölümünden sonra oğlu tarafından bastırılmış. Eserin içinde bir yazı var ki sanki bugünün siyasilerine hitap ediyor. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/">180 yıl önceden gelen uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F180-yil-onceden-gelen-uyari%2F&amp;linkname=180%20y%C4%B1l%20%C3%B6nceden%20gelen%20uyar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F180-yil-onceden-gelen-uyari%2F&amp;linkname=180%20y%C4%B1l%20%C3%B6nceden%20gelen%20uyar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F180-yil-onceden-gelen-uyari%2F&amp;linkname=180%20y%C4%B1l%20%C3%B6nceden%20gelen%20uyar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F180-yil-onceden-gelen-uyari%2F&amp;linkname=180%20y%C4%B1l%20%C3%B6nceden%20gelen%20uyar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F180-yil-onceden-gelen-uyari%2F&#038;title=180%20y%C4%B1l%20%C3%B6nceden%20gelen%20uyar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/" data-a2a-title="180 yıl önceden gelen uyarı"></a></p><p>180 yıl önce. 1840’lar, 1850’ler. Tanzimat döneminin önemli devlet adamlarından biri olan Sadık Rifat Paşa 1807-1857 yılları arasında yaşamış. Hariciye nazırlığı ve elçilikler yapmış. Döneminin devlet adamlarına da çekinmeden diyeceğini demiş.</p>
<p>Onun <strong><em>Müntehabât-ı Âsâr</em></strong> (eserlerden seçmeler) adlı kitabı ölümünden sonra oğlu tarafından bastırılmış. Eserin içinde bir yazı var ki sanki bugünün siyasilerine hitap ediyor. Yazının başlığı şöyle: <strong><em>İdâre-i Hükûmetin Bazı Kavâid-i</em></strong> <strong><em>Esâsiyyesini Mutazammın Risale.</em></strong> Başlığı bugünkü Türkçeye şöyle aktarabiliriz: Hükümet yönetiminin bazı temel kuralları hakkında risale.</p>
<p>Yeni Türk edebiyatı hocamız Mehmet Kaplan, asistanları İnci Enginün, Birol Emil ve Zeynep Kerman’la birlikte büyük işler yapmışlar. Bunlardan biri de her biri 600-800 sayfa tutan, beş ciltlik <strong><em>Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi</em></strong>. Sadık Rifat Paşanın yazısını da birinci ciltten okudum.</p>
<p>Bakalım Paşa, 280 yıl kadar önce neler yazmış. Bugünkü Türkçeye aktararak ve sadeleştirerek veriyorum:</p>
<p><strong>&#8220;Her devlet ve hükümetin hayatının esası ve bekası adalettir; çöküşünün ve yok olmasının esası ise zulümdür…</strong> Hükümetler halk için vardır, yoksa halk, hükümetler için yaratılmış değildir. Hükümet etmenin ilk şartı, adalet, sorumluluk ve kanunlara riayettir.</p>
<p><strong>Devlet ve asker, rical (devlet adamları) ile, rical ise mal ile bulunur. Mal da ahali ve tebaadan hasıl olur. Ahali ise adalet ve hakkaniyet ile düzenli hâle gelir…</strong></p>
<p><strong>Gaddar bir yönetim, hasımlarından çok kendi tebaasından çekinmelidir…</strong></p>
<p>Servet sahipleri tam bir güven hissine sahip olurlarsa para ve sermayelerini yatırım için kullanırlar ve bundan da devlet ve millet mamur hâle gelir. Eğer güven bulamazlarsa sermayelerini yatırım için kullanmazlar ve sadece korumaya çalışırlar. Bundan da umumi bir fayda elde edilemez.</p>
<p>Yönetim işlerinde en zararlı şey, mühim işlerin düzenlenmesindeki kararsızlıktır. Hükümetten zuhur eden pek çok fenalık, kötü tedbirlerden veya iyi tedbirlerde sebat edilmemesindendir…</p>
<p>Beşer tabiatına aykırı olan hüküm ve madde, sürekli olarak cari ve payidar olamaz. Velev bir vakit için cari olsa bile ancak cebrî kuvvetle devam eder; kuvvet ortadan kalkınca mahvolur. Tabiata aykırı olan şey de hiçbir zaman iyi olamaz…</p>
<p><strong>Sefahat ve ihtişamın artması bir devletin son bulmasına ve yıkılmasına yol açar. Çünkü devletlerde sefahat ve israf, maliyenin kuvvetini yok eder; mali kuvvet yok olunca da o hükümetin itibarına halel gelir… </strong>(Allah Allah, biz itibardan tasarruf olmayacağını öğrenmiştik.)</p>
<p>Bir hükümette ki fazilet ve adalet yoktur, onda hürriyet ve refah bulunması mümkün değildir…<strong> Zulüm hükümleri, düşmanlık tohumları eker ve onu da isyan biçer… İnsanların kalplerinde, bir devlet hakkında kin ve nefret oluşması, karışıklık ve fitnenin ortaya çıkmasına yol açar. Bu hâl de çoğunlukla yönetici ve avenelerinin halkı aşağılamasından ve halka hakaret etmesinden kaynaklanır… </strong>Fitneyi harekete geçiren şey, yöneticilerin insanlar hakkında kindar davranmaları ve yumuşamamalarıdır… <strong>Böyle devletlerde kötü</strong> <strong>adamlar iş başına getirilir ve övülür; iyi adamlar ise terk edilir ve yerilir.&#8221;</strong></p>
<p>Rahmetler olsun Sadık Rifat Paşa! O zaman da mı böyle yöneticiler varmış?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/">180 yıl önceden gelen uyarı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/180-yil-onceden-gelen-uyari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
