<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuna Nehri arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/tuna-nehri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/tuna-nehri/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Nov 2025 20:38:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Gül Baba’nın Makamında</title>
		<link>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 17:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman Abdi Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşi geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[budapeste]]></category>
		<category><![CDATA[Budin]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Macaristan’daki Türk mirası]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[tika]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Türbe]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-Macar dostluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatı rivayetlerle, menkıbelerle süslü… Anlatılanların ne kadarı gerçektir bilinmez ama o çiçekli tepede, Orta Avrupa’daki Osmanlı-Türk varlığının hatırası, nişânesi ve Türk-Macar dostluğunun da ortak değeri olarak bir Gül Baba yatmaktadır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/">Gül Baba’nın Makamında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgul-babanin-makaminda%2F&amp;linkname=G%C3%BCl%20Baba%E2%80%99n%C4%B1n%20Makam%C4%B1nda" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgul-babanin-makaminda%2F&amp;linkname=G%C3%BCl%20Baba%E2%80%99n%C4%B1n%20Makam%C4%B1nda" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgul-babanin-makaminda%2F&amp;linkname=G%C3%BCl%20Baba%E2%80%99n%C4%B1n%20Makam%C4%B1nda" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgul-babanin-makaminda%2F&amp;linkname=G%C3%BCl%20Baba%E2%80%99n%C4%B1n%20Makam%C4%B1nda" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fgul-babanin-makaminda%2F&#038;title=G%C3%BCl%20Baba%E2%80%99n%C4%B1n%20Makam%C4%B1nda" data-a2a-url="https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/" data-a2a-title="Gül Baba’nın Makamında"></a></p><h3 style="text-align: center;">Bu yazıyı dinleyebilirsiniz</h3>
<!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('audio');</script><![endif]-->
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-51629-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/wav" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/6.-AYSE-GOKTURK-TUNCEROGLU.wav?_=1" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/6.-AYSE-GOKTURK-TUNCEROGLU.wav">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/6.-AYSE-GOKTURK-TUNCEROGLU.wav</a></audio>
<p><em>Seyrimde bir şehre vardım</em></p>
<p><em>Gördüm sarayı güldür gül…<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup><strong>[1]</strong></sup></a></em></p>
<p>Macarca levhalarda bol miktarda ü ve ö harflerini görünce insan Türkçeye yakın bir dil sanıp âşinalık hissediyor. (İngilizcede ü’lere, ö’lere hasretiz!) Fakat Macarca anlaşılması güç bir dil. Kelimeyi anlayacak gibi oluyorsunuz, nafile… Sevimli ü’ler, ö’ler işe yaramıyor. Yalnız dilbilimcilerin dediğine göre gramer olarak benziyoruz. Macarca, Türkçe gibi eklemeli bir dil. Üniversitede okumuştuk, tahtadaki şemayı hatırlıyorum: Ural-Altay dil ailesinin Ural dilleri kolundan Fin-Ugur dilleri, oradan da Ugur alt başlığındaki dillerden biri, Macarca. Türkçe ise malum, Altay kolundan. Lakin aramıza asırlar girmiş, coğrafyalar değişmiş.</p>
<p>Tuna’nın bir yamacında son Budin valisi Abdurrahman Abdi Paşa yatarken Tuna’nın bir başka yamacında da Gül Baba yatıyor.</p>
<p>Yine Buda yakasındayız.</p>
<p>Tuna’nın ortasındaki Margit Adası’nın tam ucundan geçen köprünün ayağından itibaren… Burada sokak adları ne kadar tanıdık! Török Utca. Türk Caddesi. Ankara Utca. Ankara Caddesi. Mecset Utca. Mescit Caddesi. Mescit kelimesinin “Mecset” şekline dönüşü de ilginç! Sonra Gül Baba Utca’yı buluyorsunuz. Gül Baba Caddesi. “Gül” kelimesinin böyle, ü’lü yazılışıyla yüzümüzde güller açıyor! Kale bölgesine pek yakın değil burası, bir vasıtayla gidiliyor. Budapeşte’nin toplu taşıma sisteminin  mükemmel olduğunu hemen yazmalıyım.</p>
<div id="attachment_51633" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51633" class="wp-image-51633" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09-768x1000.jpeg" alt="Türk Caddesi" width="400" height="521" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09-768x1000.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09-230x300.jpeg 230w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09-787x1024.jpeg 787w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09-1180x1536.jpeg 1180w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.09.jpeg 1573w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51633" class="wp-caption-text">Türk Caddesi</p></div>
<p>Gül Baba Caddesi’nin sonunda merdivenler… Basamaklarda yükseldikçe küçük küçük bahçeler. Önce Manolya Bahçesi… Ardından Lavanta Bahçesi…. Ardından Gül Bahçesi…</p>
<div id="attachment_51636" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51636" class="wp-image-51636" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.24-225x300.jpeg" alt="Gül Baba'ya çıkan merdivenler" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.24-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.24-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.24-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.24.jpeg 1512w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51636" class="wp-caption-text">Gül Baba&#8217;ya çıkan merdivenler</p></div>
<p>Çiçekler, ağaçlar, yemyeşil çimler, sular arasında Gül Baba’nın sekizgen türbesi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-51641" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41-300x225.jpeg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41-300x225.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41-1024x768.jpeg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41-768x576.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41-1536x1152.jpeg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.12.41.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Sular, ah sular! Bir lüleden sızıyor, dokuz mermer çanaktan döküle döküle gelip uzun ince bir yolda şırıl şırıl akıyor, bir dairenin içinde döne döne kaybolurken insanda sonsuzluk duygusu uyandırıyor.</p>
<p>Evliya Çelebi, Budin Kalesi’nin alınmasından sonra kılınan ilk cuma namazının hikâyesini babasından dinlediği şekilde anlatır:</p>
<p>“Babamızın anlattığına göre, İslâm ordusu bu ilk cumada o kadar kalabalık imiş ki Budin Kalesi dopdolu olduğundan dağlarda ve bağlarda ta Gül Baba tepesine kadar kalabalık cemaat ile her yer dolu imiş. Allah’ın hikmeti bu cuma namazında Gül Baba buyururlar ki: ‘Bütün cemaat hazır iken dağılmasınlar. Fırsat ganimettir, emanetimizi teslim edelim. Beni ılıca suyuyla yıkasınlar ve Süleymanım beni Budin’e defnetsinler, İstanbul’a sıhhatle gitsinler ve bütün oğullarını öpsünler’ diye vasiyet eder. O cuma cemaati arasında bir kere Ya Cemalullah deyip ruh teslim edince hemen Süleyman Han gelip cenazesine hazır olup o an kefenleyip ıskat namazıyla yıkayıp bizzat namazını Ebussud Efendi kılar. Budin’in fethinde pak toprağına defnolunan ve iki kere yüz bin kalabalık cemaat ile cenaze namazı kılınan Bektaşi fukaralarından  Gül Baba hazretleridir ki, Fatih Sultan Mehmed, İkinci Bayezid, Birinci Selim ve Süleyman Han ile tüm savaşlarda mevcut olan Gül Baba-yı Âl-i Abâ’dır. Allah sırrını aziz eylesin.”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p>Fetihten birkaç sene sonra Gül Baba’nın türbesi yapılır. Evliyamız, babasından dinlediklerini naklettikten sonra, onyedinci yüzyılın ortalarındaki seyahatinde kendi gördüklerini de kaydeder:</p>
<p>“Yedi Cennet gibi çiçekli bir tepe üzerinde bir kurşun örtülü yüksek kubbe içinde yatmaktadır. Sandukası yeşil çuha ile örtüü, mübarek başında nurlu Bektaşi tacı var ve çevresi türlü türlü güzel yazılı Kur’an-ı Kerimler ile süslenmiştir…. Bu sultan Budin’in gözcüsüdür, himmetleri hazır ve nâzır ola.”</p>
<p>Şimdi de öyle! Yeşil çuha örtülü sanduka, duvarlarda farklı üsluplarda hüsn-i hat levhaları… Fakat Evliya’nın gördüğünden bu yana Gül Baba türbesi hayli maceralar geçirmiş, tehlikeler atlatmıştır. 1686’da Budin elimizden çıktıktan sonra türbe Cizvit tarikatınca Katolik kilisesine döndürülür, türbenin yanıbaşındaki tekke yıkılır. Cizvitler gittikten sonra, ondokuzuncu yüzyılda Mimar Janos Wagner, araziyi satın alıp ailesi için muhteşem bir mâlikâne yaptırır. Türbe binanın bahçesi içinde kalır fakat müslümanların burayı ziyareti engellenmez. İkinci Dünya Savaşı’nın bombardımanlarında şehir -hatta Wagner ailesinin evi de &#8211; büyük hasar görürken mâlikânenin adeta kucağında kalan türbe yıkılmaktan kurtulur. Türbe ondokuzuncu yüzyıldan itibaren bir çok restorasyon geçirmiştir. Şimdi arazi Türkiye Cumhuriyeti’nin mülkü ve türbe bugünkü mükemmel haliyle Türk-Macar ortaklığında, TİKA’nın gayretleriyle 2018 yılında tamamlanmış, ziyarete açılmıştır.</p>
<p>Türbenin birkaç katlı, Tuna manzaralı göz alıcı bir bahçesi, bahçede hazretin heykeli, sarıklı sembolik mezar taşları, küçük bir müzesi, küçük bir hediyelik eşya dükkânı, şık bir kahvesi, toplantı odaları var. Müze bölümünün duvarlarında pek çok bilgi yazıları, fotoğraflar, hat eserleri, Bektaşi geleneğinden bazı eşyalar sergileniyor. Bilgi tablolarından birinden öğreniyoruz ki Gül Baba ondokuzuncu yüzyılda Macaristan’da Türklere olan sempatinin sembolü olmuş, hakkında Bela Toth bir hikâye yazmış, Jeno Huszka “Gül Baba” isimli bir operet bestelemiş, daha sonra operetin iki ayrı filmi çekilmiş, ressam Ferenc Eisenhut Gül Baba’nın ölümü konulu yağlıboya tablo yapmıştır. Bu eserlerde Gül Baba yardımsever, barışsever, gül yetiştiren yaşlı bir kişi olarak canlandırılmaktadır. Başka kaynakların verdiği bilgileri de ilave edersek, anlıyoruz ki Gül Baba Macaristan’da Türkiye’de olduğundan çok daha önce ve daha yaygın şöhret bulmuş, hakkında yazılmış, çizilmiş, türbesi Avrupalı seyyahlarca daima ziyaret edilmiş bir şahsiyettir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-51638" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.39-225x300.jpeg" alt="" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.39-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.39-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.39-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.13.39.jpeg 1512w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Müzedeki hüsn-i hat levhalarından birinde ta’lik yazıyla:  “<em>Yâ Hazret-i Gül Baba” </em>yazıyor. Altında hoş bir mısra ve İstanbul 1985 tarihli tanıdık bir imza:</p>
<p><em>Feyz umarak nâmından, bu levhayı yazdı da yolladı Uğur Derman</em></p>
<p>Türbenin olduğu tepeye “Gül Baba Tepesi” demiş Macarlar. <em>Rozsadomb</em>. Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı da 2017 yılında Macar devleti tarafından kurulmuştur. Türbenin bugün Macarlar tarafından da ziyaret edilmekte olduğuna şahit oldum, bir hayli şaşırdım.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-51639" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43-300x225.jpeg" alt="" width="450" height="338" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43-300x225.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43-1024x768.jpeg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43-768x576.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43-1536x1152.jpeg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-23-at-20.14.43.jpeg 2016w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p>Günde birkaç fasıl yükselen çan seslerine karşı… Sivri kulelerin, kubbelerin tepe noktalarına dikilmiş murassa haçlara karşı… Hz İsa, Meryem Ana, bilumum Hristiyan azizlerinin ve krallarının ve kumandanlarının  heykellerine karşı… Âşık Çelebi’nin deyişiyle “kıbleye tutmuş yüzünü bir müselman” Tuna’ya karşı… Belki sarığının kenarına hep bir gül iliştirdiği için, belki gül yetiştirdiği için Gül Baba denmiş… Belki Merzifonlu, belki Ispartalı bir derviş… Hayatı rivayetlerle, menkıbelerle süslü… Anlatılanların ne kadarı gerçektir bilinmez ama o çiçekli tepede, Orta Avrupa’daki Osmanlı-Türk varlığının hatırası, nişânesi ve Türk-Macar dostluğunun da ortak değeri olarak bir Gül Baba yatmaktadır.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Ümmi Sinan</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Seyahatname, 6. cilt. Seyit Ali Kahraman sadeleştirmesi</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/">Gül Baba’nın Makamında</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/gul-babanin-makaminda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/6.-AYSE-GOKTURK-TUNCEROGLU.wav" length="23111610" type="audio/wav" />

			</item>
		<item>
		<title>Nazlı Budin</title>
		<link>https://millidusunce.com/nazli-budin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/nazli-budin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 06:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Budin / Buda / Budapeşte]]></category>
		<category><![CDATA[Budin Beylerbeyliği]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Habsburg Hanedanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanunî sultan Süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılelma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mohaç Meydan Muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazlı Budin]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Seferleri]]></category>
		<category><![CDATA[Peşte (Pişte)]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Viyana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Budin neden “nazlı” idi. Aklımda bu soru. Yol boyu düşünüyorum.<br />
Fethettiğimiz beldeler üzerine yaktığımız türkülerde “nazlı” sıfatı var mı başka? Üsküp? Şam? Selânik? Belgrad? Bağdat? Yok! Hiçbiri “nazlı” değil! Ama Budin “nazlı”dır. Neden?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nazli-budin/">Nazlı Budin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&amp;linkname=Nazl%C4%B1%20Budin" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fnazli-budin%2F&#038;title=Nazl%C4%B1%20Budin" data-a2a-url="https://millidusunce.com/nazli-budin/" data-a2a-title="Nazlı Budin"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Budin neden “nazlı” idi. Aklımda bu soru. Yol boyu düşünüyorum.</p>
<p>Fethettiğimiz beldeler üzerine yaktığımız türkülerde “nazlı” sıfatı var mı başka? Üsküp? Şam? Selânik? Belgrad? Bağdat? Yok! Hiçbiri “nazlı” değil! Ama Budin “nazlı”dır. Neden?</p>
<p>Ferenc Liszt Havalimanı’na zihnimde bu soruyla indim.</p>
<p>Osmanlı ordusu, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Budin’e dört sefer yapmıştır. İlki 1526 yılında. Ordumuz, Mohaç Meydan Muharebesi’ni 1526’nın ağustos ayında iki saat içinde kazandıktan sonra kuzeye yürüdü, eylül ayında Budin’e vardı, Budin’i aldı.</p>
<p>Ben de beş yüz yıl sonra eylül ayında Budin’e vardım!</p>
<p>O sene Sultan Süleyman Budin’i ilhak etmedi, himayesi altında Osmanlı’ya bağlı devlet statüsü verdi. Erdel Beyi Zapolya Yanoş’u tahta oturttu. Fakat Avusturya’nın Habsburg Hanedanı’nın Macar tahtında gözü vardı. Ertesi sene Arşidük Ferdinand, ki Mohaç’ta ölen kral Layoş’un da kayınbiraderiydi, Budin kalesini kuşattı. Kanuni, 1529’da tekrar sefere çıktı. Yine bir eylül günü Budin kalesi bir kere daha Osmanlı’ya teslim oldu. Tekrar Zapolya Yanoş tahta geçti.</p>
<p>Fakat Ferdinand vazgeçmiyordu. 1531’de bir hamle daha yapıp kaleyi kuşattı. Kanuni İstanbul’dan yola çıktı, fakat Rumeli eyaletlerinin paşaları, beyleri padişah daha gelmeden kaleyi geri aldı.</p>
<p>Bu arada Zapolya Yanoş ölünce…. Bunu fırsat bilen Ferdinand ve kendisine bağlı krallardan oluşan ordu kaleyi yine kuşattı. 1541’de Osmanlı ordusu bir kere daha Budin önlerine geldi ve kale alındıktan sonra bu sefer Kanuni himaye politikasından vazgeçip eyalet statüsü vererek Budin Beylerbeyliği’ni kurdu. Aylardan eylüldü!</p>
<p>Habsburgların saldırıları bundan sonra da devam etse bile Budin artık Evliya Çelebi’nin dediği gibi “Macarı az bir Türk şehri” oldu.</p>
<p>Acaba diyorum, dört seferin sonunda Osmanlı mülkü olduğu için mi “nazlı” dendi Budin’e? Yavaş yavaş, adım adım ele geçmiş. Divan şairi Nailî’nin dediği gibi “kadem kadem teşrif” etmiş. Acaba bu yüzden mi nazlı dendi?</p>
<p>Evliya Çelebi Türklerin Budin’i çok sevdiğini yazar. “Osmanlı mülkünde İstanbul, Bursa ve Edirne’den sonra en sevilen şehir burasıdır.” der. Hatta ilginç bir şey anlatır. Ne kadar gerçektir, bilmem. Mübâlağayı sevdiği mâlum. Evliyamıza göre Sultan Süleyman, şehri o kadar sevmiş ki “Budin’i Osmanoğlu tahtı edip sikke kestirip darphane kurmayı” bile düşünmüş! Bu coşkun sevgiden dolayı mı “nazlı” dendi Budin’e?</p>
<p>Evliya Çelebi, Budin’in fethi sırasında henüz dünyada değil. Sefere bizzat katılan babası, “Dergâh-ı Âli Kuyumcubaşısı Derviş Mehmed Zıllî Efendi”nin kendisine anlattıklarını nakleder. Evliya, Budin’in 1686’da  -yine bir eylül günü- elden çıkışını da görmemiştir. O Budin Beylerbeyliği’nin parlak döneminde ordunun seferlerine katılmış, oraları gezmiştir. Budin elden çıktıktan sonra yakılan o türküyü de bilmez. <em>Aldı Nemçe bizim nazlı Budin’i.</em></p>
<p>Budin deyip duruyorum da şehrin adı artık Buda!</p>
<p>Macaristan’ın başşehri Budapeşte’deyiz.</p>
<p>Budapeşte, ortasından nehir geçen şehirlerden. Ve o nehir, Tuna!</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51380" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.11.57_0a0376a7.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>İlk gördüğüm Tunalı şehir Viyana idi. Fakat Tuna Viyana’da şehrin ortasından geçmez, kıyısında kalır. Şehrin içine insan eliyle kanal açılmıştır; Viyanalılar “Donaukanal” der, ben “Tuna’nın protez kolu” derim. “Esas Tuna”, Viyana’da şehrin hayli kenarında kaldığı için, gittiğim gün, olmayan Almancamla nehri bulmak için nasıl ter döktüğümü <em>Öküzün Boynuzundaki Dünya </em>kitabımda anlatmıştım.</p>
<p>Budapeşte’de Tuna nehri şehrin tam ortasından, bir şahdamar gibi geçiyor. Bir taraf Buda, bir taraf Peşte. Budin kalesinin fethinden sonra Peşte kalesi muhafızları aman dileyip kalenin anahtarlarını Sultan Süleyman’a teslim etmişler. Evliya Çelebi der ki:</p>
<p>“Süleyman Han bu kaleyi seyredip ‘Bu kale Budin’in karşısı, piştesidir’ diye buyurup Pişte Kalesi derler. Ondan bozulmuşu meşhur olup Peşte Kalesi derler.”</p>
<p>Pîştesi… Yani önü, öncesi. Evliya’nın yorumu bu! Peşte, nehrin doğu yakasında. Yani Rumeli’nden doğru yürüyen ordumuzun önüne ilk gelen belde Peşte olmalı. Ama önce nehrin karşı kıyısındaki, batısındaki Budin fethedilmiştir. Peşte yahut pest kelimesinin etimolojisi Batı tarihlerinde de tartışmalıdır. Şehir, sıcak su kaynakları ve ılıcaları ile ünlü olduğundan, en yaygın görüş Peşte/ Pest isminin Slav dillerinde ‘sıcak yer’, ‘ocak’, ‘fırın’ anlamına gelen kelime olduğudur.</p>
<p>Peki ya Buda? Osmanlı döneminde Budin dediğimiz Buda. Orada işe Attila karışıyor! Bazı Ortaçağ tarihlerinde Buda adının Attila’nın ağabeyi Bleda’dan geldiği söylenir. Bleda’ya Buda  denirmiş Macarca’da. Fakat ismin Macarca’da “su” demek olan “Voda” kelimesinden geldiği de bir iddiadır. Belki doğrusu budur. Budapeşte, suyun iki kıyısında yükselen ve suyun hayat verdiği, su ile sarmaş dolaş şehirlerden.</p>
<p>Budapeşte’ye ayak basar basmaz kendimizi Tuna kıyısına attık. Akşamın ışıkları bir bir yanıp şehrin mimarî ihtişamını ziyadeleştirirken, tekne ile Tuna’ya açıldık. Peşte tarafında heybetli Parlamento Binası. Buda tarafında  ise eski Budin Kalesi’nin yerinde yükselen onsekizinci asırdan kalma külliye: Saray, kale, müzeler, Balıkçı Tabyası… İki tarafta da ışıl ışıl aydınlatılmış, Barok ve Neo-Klasik üslupta göz alıcı bina kümelerinin arasından sakin, sessiz akıp giden Tuna…</p>
<div id="attachment_51377" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51377" class="wp-image-51377 size-medium" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-300x225.jpg" alt="Budin Kalesinin yerinde yükselen külliye" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.38_be5212d9.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-51377" class="wp-caption-text">Budin Kalesinin yerinde yükselen külliye</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_51378" style="width: 310px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51378" class="wp-image-51378 size-medium" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-300x225.jpg" alt="Parlamento Binası" width="300" height="225" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/09/WhatsApp-Gorsel-2025-09-29-saat-15.10.55_03297b16.jpg 2016w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-51378" class="wp-caption-text">Parlamento Binası</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hey gidi Tuna! Seni görünce heyecanlanırız biz!</p>
<p>Ak tolgalı beylerbeyinin “İlerle!” diye haykırdığı<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> zamandan beri…. Şanı büyük Osman Paşa’nın kolunda beşyüz top birden patladığı<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> zamandan beri… “Akmam, etrafımı yıkmam”<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a> dediğin zamandan beri… Kıbleye tutmuş yüzünü bir Müselman<a href="#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a> olduğun zamandan beri… Ungurus elinden yollar açtığın, analar ağlattığın, kanlar içtiğin<a href="#_ftn5" name="_ftnref5"><sup>[5]</sup></a> zamandan beri… Kızılelma’nın ufkuna doğup Tuna’dan abdest alabilmeyince yunabilmezlerin<a href="#_ftn6" name="_ftnref6"><sup>[6]</sup></a> zamanından beri… Nemçe bizim Nazlı Budin’i aldığından beri… Nasılsın, ne haldesin, bizden bir seda kaldı mı suyunda? Bizi hatırlayan, hatırlatan bir köşen, kıyın var mı? Görmeye geldim!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Yahya Kemal Beyatlı</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Plevne Marşı</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a> Plevne Marşı</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4"><sup>[4]</sup></a> Aşık Çelebi</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5"><sup>[5]</sup></a> Öksüz Dede</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6"><sup>[6]</sup></a> Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/nazli-budin/">Nazlı Budin</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/nazli-budin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
