<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuna arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/tuna/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/tuna/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 05 Nov 2025 16:57:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Bir İmparatorluk Başşehri</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 17:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ahşap evler]]></category>
		<category><![CDATA[Arpad]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[budapeste]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Hunlar]]></category>
		<category><![CDATA[İmparatorluk mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanlar Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Macarlar]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[modernleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Neo Gotik]]></category>
		<category><![CDATA[şehir planlaması]]></category>
		<category><![CDATA[taş binalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Turul]]></category>
		<category><![CDATA[yabancılaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Budapeşte bir vakitler imparatorluk başkenti olduğunu hâlâ hissettiren bir şehir. Mimarisiyle… Her iki yakada da şehir merkezinde on dokuzuncu yüzyılın ve yirminci yüzyılın ilk yıllarının üslubunda yapılmış binalar şehrin manzarasına hâkim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/">Bir İmparatorluk Başşehri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&amp;linkname=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-imparatorluk-bassehri%2F&#038;title=Bir%20%C4%B0mparatorluk%20Ba%C5%9F%C5%9Fehri" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/" data-a2a-title="Bir İmparatorluk Başşehri"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Macar destanlarından birinde… Attila’nın soyundan Ügyek’in karısı Emese bir gece rüya görür. Yanına bir Turul kuşu gelir, bedeninden berrak bir dere akmaya başlar, batıya doğru aktıkça gür bir ırmağa dönüşür. Emese Turul tarafından hamile bırakılmıştır ve büyük hükümdarların soyu ondan doğacaktır. Rüyayı gördükten sonra Emese, Macaristan’ın kurucusu sayılan Arpad’ın babası Almos’u doğurur. Destanın bir başka versiyonuna göre Emese rüyayı gördüğünde zaten hamiledir ve Turul kendisinden doğacak neslin zaferlerini müjdelemek için kadının rüyasına girmiştir.</p>
<p>Bu destan, Macarların Hunlarla akrabalığına da delildir. Attila’nın da atası kabul edilen Turul kuşu hem Hunların hem Macarların kutsal varlıklarından biridir.</p>
<p>İngilizcede Macaristan’a “Hungary” deniyor. Yani? İngilizce sözlükteki karşılığı şöyle verilmiş: Lands of Huns. Hunların memleketi.</p>
<p>Düşünüyorum…. Bir sene önce, yine eylül ayında dünyanın öteki tarafında Türkistan coğrafyasındaydım. “Göktürk Devleti’nin toprakları…” demiştim. Şimdi de bir başka Türk coğrafyasındayım, dünyanın beri tarafında! Hayır, 145 yıllık Osmanlı dönemini kastetmiyorum, daha öncesi, çok öncesi… Avrupa’nın ortasında Hun diyarı burası.</p>
<p>Budapeşte’nin Peşte yakasında şehrin görmeye değer yerlerinden biri Kahramanlar Meydanı’dır. Çevre düzenlemesiyle, gölü, parkı, ağaçları, binalarıyla, heykelleriyle muazzam bir meydan. İki müze, Güzel Sanatlar Müzesi ve Sanat Sarayı burada.</p>
<div id="attachment_51766" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51766" class="wp-image-51766" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-225x300.jpeg" alt="Kahramanlar Meydanı, Korint Sütunu" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.03.25.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51766" class="wp-caption-text">Kahramanlar Meydanı, Korint Sütunu</p></div>
<p>Heykeller grubunun en önünde at üzerinde heybetli, azametli biri. Kimdir bu? Kaidesinde okuyoruz: Arpad. İşte, destanda adı geçen Macar Devleti’nin kurucusu kabul edilen Arpad. İsminin kökenini öğrenince şaşırmadım desem yalan olur: Arpa. Türkçedeki bildiğimiz “arpa”, Macarcada aynı anlamıyla yaşıyor. Arpad, Macar kabilelerini Asya bozkırlarından Karpatlar havzasına indiren bey. Dokuzuncu yüzyıl. Arpad’ın arkasında yedi kabile reisinin heykelleri ki Arpad’la beraber gelenler bunlar. Arpad, on dördüncü yüzyılın başına kadar Macaristan’ı yöneten hanedanın kurucusu, onlara “büyük prensler” deniyor. Bu ilk gelenler şaman inancında, Arpad’ın torunun torunu olan Birinci Stephan, Hristiyanlığı kabul edip ilk Macar kralı olarak taç giyiyor.</p>
<div id="attachment_51764" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51764" class="wp-image-51764" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-702x1024.jpeg" alt="Arpad" width="400" height="583" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-702x1024.jpeg 702w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49-206x300.jpeg 206w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.02.49.jpeg 762w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51764" class="wp-caption-text">Arpad</p></div>
<p>Kahramanlar Meydanı’nın ortasında yükselen 36 metrelik Korint Sütunu resimlerinden tanıdığımdan farklı göründü gözüme. Sonra çektiğimiz fotoğraflara baktım, bir eksiklik var! Meğer tepesindeki 5 metrelik Cebrail heykeli restorasyonda imiş.</p>
<p>Kahramanlar meydanı, meşhur Andrassy Caddesi’ne açılıyor. Geniş, dümdüz, upuzun bir bulvar… On dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde yapılan, taşın oya gibi işlendiği süslemeleriyle göz kamaştıran ihtişamlı binalar, apartmanlar,  malikâneler, ağaçlar, lüks butikler, heykeller…</p>
<p>Ve Tuna’nın kıyısına uzanmış başka bir meşhur eser, Parlamento Binası. Budapeşte’ye geldiğimiz ilk günün akşamında, Tuna’daki gemi gezisinde bir ışık deryası olarak seyretmiştik, şimdi gündüz gözüyle görüyoruz. Buda yakasından bakıldığında da ilk göze çarpan muazzam bir binadır bu. 1902’de açılmış, Neo Gotik üslupta olduğunu öğreniyoruz.</p>
<div id="attachment_51772" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51772" class="wp-image-51772" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-225x300.jpeg" alt="Buda yakasından Parlamento Bİnası" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.05.10.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51772" class="wp-caption-text">Buda yakasından Parlamento Bİnası</p></div>
<p>Bir namlı cadde de Vaci Caddesi. Yeme- içme, alışveriş… Caddenin açıldığı meydanda Budapeşte’nin en büyük kapalı pazar yeri var. Büyük Pazar Yeri yahut Merkez Pazar Yeri diyebiliriz. 1897 yılında açılmış, iki katlı devâsa bina. Sebze, meyve, et ve süt ürünleri, unlu mamuller, kuru gıda, hediyelik eşyalar, el işleri ve tabii ki <em>paprika</em>! Yani Macaristan’ın meşhur kırmızı biberi. Pazar yeri deyip geçmeyin, bu bina da Neo Gotik!!</p>
<div id="attachment_51770" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51770" class="wp-image-51770" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-225x300.jpeg" alt="Vaci Caddesi" width="400" height="533" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.32.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51770" class="wp-caption-text">Vaci Caddesi</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_51768" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51768" class="wp-image-51768" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-300x199.jpeg" alt="Büyük Pazar Yeri" width="400" height="266" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-300x199.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07-768x510.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/11/WhatsApp-Image-2025-11-04-at-22.04.07.jpeg 800w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /><p id="caption-attachment-51768" class="wp-caption-text">Büyük Pazar Yeri</p></div>
<p>Budapeşte bir vakitler imparatorluk başkenti olduğunu hâlâ hissettiren bir şehir. Mimarisiyle… Her iki yakada da şehir merkezinde on dokuzuncu yüzyılın ve yirminci yüzyılın ilk yıllarının üslubunda yapılmış binalar şehrin manzarasına hâkim. Belki yüzde doksan nisbetinde. Buda yakasındaki saraylar, kaleler, kiliseler, manastırlar sivri çatıları, kuleleri ile zaten Gotik Ortaçağı hatırlatıyor; fakat asıl dikkat çekici olan, bunların dışındaki sivil binalar. Apartmanlar… Mimariden anlayanlar eklektik, neoklasik, neobarok diyorlar. Bu mimari üslupları birbirinden ayırabilecek kadar bu sahada bilgili değilim. Fakat çok geniş kaldırımlı, çok geniş ve dümdüz uzanan, bol ağaçlı caddelerin iki yanında dış cepheleri dantel gibi işlenmiş muazzam taş binaların her birinin bir sanat eseri olduğunu görüyorum. Hepsi korunmuş, hepsi bakımlı. Yıkılıp yerlerine betonarme, çelik konstrüksiyon gökdelenler dikilmemiş. İster istemez İstanbul’u düşünüyorum. Yeni kurulan semtlerimizi bir yana bırakın, sur içi İstanbul’da, tarihî yarımadada camileri, türbeleri, çeşmeleri, müzeleri, bazı okulları saymazsak sivil mimaride imparatorluk geçmişimizi aksettiren kaç bina gösterebiliriz? Neoklasik, eklektik filan? Fatih ilçesini düşünün! Hiç bir estetiği olmayan, plansız, üslupsuz, zevksiz apartmanlar… Alt yapısı yetersiz, kaldırımı dar, sokağı eğri mahalleler…  Biz İstanbul’u toptan yenilemişiz! Ve kötü yenilemişiz! Neden diye düşünürken… Çünkü biz taş binalarda değil, ahşap evlerde oturduk, üslup sahibi taş apartmanlarımız birkaç semttedir ve pek azdır. Taşa geçmekte geç kaldık ve ahşap binalar da İstanbul’un yangınlarında yandı, kül oldu! Kendisi yanmayanları da yaktık, ortadan kaldırdık. Gelsin betonarmeler… Daha otuz-kırk yıllık çok yeni semtlerde de “İstanbul üslubu” olabilecek bir “mimarî karakter” gözetilmedi, iyi bir şehir planlaması yapılmadı. Ne yayalara doğru dürüst kaldırım, ne araçlara park yeri, ne bisiklet yolu, ne ağaçlara bir avuç toprak… İstanbul’u hatırladıkça Budapeşte’nin taşı oya gibi işlemiş beş-altı katlı binalarını, binaları gölgeleyen ağaçları, geniş kaldırımları kıskandım.</p>
<p>Sonra Tuna’yı düşündüm. Boğaziçi’ni düşündüm. Evliya Çelebi, Türkler’in Budin’i çok sevdiklerini yazar. Tuna’yı Boğaziçi’ne benzettikleri için mi acaba? Budapeşte’yi ben de sevdim.</p>
<p>Yalnız, Peşte yakasında şehir merkezinin çok temiz olduğunu söyleyemeyeceğim. Buda yakasına bir sözüm yok! Ama Peşte’de kaldırım kenarlarında, metro girişlerinde, çıkışlarında, merdivenlerde bol miktarda izmarit ve atılmış çöpler görerek yabancılık çekmedik!! Duvar diplerinden akıp gelmiş, kurumuş, “mahiyeti meçhul” amonyak kokulu lekeler… Ayrıca evsizler de hiç az değil!</p>
<p>Bugüne kadar gittiğimiz, gezdiğimiz hiç bir şehirde, hatta cürüm olayları ile namlı New York’ta bile başımıza gelmeyen bir durumla karşılaştık Budapeşte’de. Metrodan çıkmış, İstanbul’daki Park Otel’e benzettiğim, 1918’de Birinci Dünya Savaşı bozgunundan sonra Macar Millî Kongresi’ne karargâhlık etmiş, tarihî bir bina olan, şehrin en merkezî ve turistik yerlerinden birindeki otelimizin kapısından girmek üzereydik. Önümüze bir kız, bir erkek, uzun boylu iki genç dikiliverdi. Kız yarım yamalak İngilizce ile “para…” dedi, “yemek parası…” Eşim hemen elini cebine attı, 500 Forint çıktı, kıza uzattı, kız parayı aldı. Ben de otelin kapısına doğru yürüdüm. Yürümüştüm ki…. Arkada bir patırtı! Genç adam upuzun kolları, iri elleri ile eşimin üzerine yürümüş bağırıyor: “Bu yetmez. Bu yetmez!” Öyle ya, biz onlara yetecek kadar yemek parası tedarik etmekle mükellefiz! Zaten bizim 500 Forint ile ne alınır, ne satılır, ne kadar değeri olan bir miktardır, bilme imkânımız yok. Ülkeye yeni gelmişiz. Eşim de tabii “Al, daha fazlasını vereyim” diyecek değil ya! “Ne diyorsun sen, ne demek yetmez, ben mecbur muyum seni beslemeye?” diye diklenince… Bereket versin kız araya girip adamı -belli ki erkek arkadaşı idi- kolları ile tutarak, bir şeyler söyleyerek sakinleştirdi. Gittiler. Anlaşılan uyuşturucu müptelası bir çift. Biz hayli şaşırmış ve sarsılmış olarak otelin kapısından girdik, Budapeşte Polis Merkezi’ne düşmediğimize şükrederek lobideki sebilden birer bardak portakallı su içtik.</p>
<p>Köpüğünün üzerine 24 ayar altın yapraklar serpilmiş bir fincan <em>cappucino</em>’nun… Bildiğimiz sebzeli kuşbaşı et yemeği, bir kâse <em>gulaş</em> çorbasının 15 Avro olduğu şık lokantanın hemen önündeki metro istasyonunun merdivenlerinde en alt basamağa çökmüş, önünde para kutusu, sırtında eprimiş kırçıl hırka, çenesinin üstünde bir et beni, her defasında göz göze geldiğim o yaşlı kadına sormak isterdim: “Dünyanın çivisi çıkmış diyorlar, ne dersin?”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/">Bir İmparatorluk Başşehri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-imparatorluk-bassehri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Buda Kalesi&#8217;nde</title>
		<link>https://millidusunce.com/buda-kalesinde/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/buda-kalesinde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahman Abdi Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Göktürk Tunceoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkçı Tabyası]]></category>
		<category><![CDATA[Bec Kapusu]]></category>
		<category><![CDATA[Buda Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[budapeste]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Macaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Matthias Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Sandor Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Zincir Köprü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51515&#038;preview=true&#038;preview_id=51515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evliya Çelebi’nin o kadar tafsilatlı anlattığı, öve öve bitiremediği, kulelerindeki altın varaklı kubbelerden dolayı “Kızılelma Sarayı” dendiğini naklettiği Budin Kalesi artık yok! </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buda-kalesinde/">Buda Kalesi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuda-kalesinde%2F&amp;linkname=Buda%20Kalesi%E2%80%99nde" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuda-kalesinde%2F&amp;linkname=Buda%20Kalesi%E2%80%99nde" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuda-kalesinde%2F&amp;linkname=Buda%20Kalesi%E2%80%99nde" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuda-kalesinde%2F&amp;linkname=Buda%20Kalesi%E2%80%99nde" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbuda-kalesinde%2F&#038;title=Buda%20Kalesi%E2%80%99nde" data-a2a-url="https://millidusunce.com/buda-kalesinde/" data-a2a-title="Buda Kalesi’nde"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Budapeşte’yi gezmeye Buda yakasından başlayacaksınız. Şehrin en tarihî yeri Buda Kalesi burada. Bu bölgede araç trafiği çok kısıtlı. Tur otobüsleri ve özel araçlar belli park yerlerinde yolcularını indiriyor, bindiriyor. Bütün saha yayaların! Taş döşeli tertemiz yollarda hiç bir trafik karmaşası, gürültüsü olmadan, tarihî atmosferin içinde yürümek çok keyifli. Ayrıca ziyaretçileri tarihî bölgede gezdiren üstü tenteli, küçük elektrikli arabalar da var.</p>
<p><span style="white-space: normal;">Peşte yakasından bu tarafa en kolay ulaşım yolu 16 numaralı belediye otobüsü. On beş dakikada geliyor ve tam “Beç Kapusu”nun önünde duruyor.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Becsi Kapu…Viyana Kapısı. “Kapu” kelimesi bu imlâsıyla Macarcada yaşamakta. Kapının adı otobüs durağına da yazılmış.</span></p>
<div id="attachment_51549" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51549" class="wp-image-51549 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-1024x768.jpg" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-1024x768.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-768x576.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-1536x1152.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3274-2048x1536.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><p id="caption-attachment-51549" class="wp-caption-text">Bec Kapusu</p></div>
<p><span style="white-space: normal;">1686’da Budin elimizden çıkarken şehit düşen Abdurrahman Abdi Paşa’nın mezarını arıyoruz. Beç Kapısı civarında olduğunu biliyorum. Navigasyonlarda görünüyor, fakat herhangi bir ok işareti, tabela yok. Biraz gayretten sonra buluyoruz. İşte ilerde sarıklı bir mezar taşı!</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-51557 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42-1024x768.jpeg" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42-1024x768.jpeg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42-300x225.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42-768x576.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42-1536x1152.jpeg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.32.42.jpeg 2016w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><span style="white-space: normal;">Son Budin Valisi Abdurrahman Abdi Paşa. İki yanı ağaçlıklı çok güzel bir yolun kıyısında, ıhlamur ağaçlarının altında tek başına yatıyor. Mezar taşının bir yüzü Türkçe yazılmış: </span></p>
<p><span style="white-space: normal;">145 yıllık Türk egemenliğinin son Buda valisi Abdurrahman Abdi Arnavut Paşa bu yerin yakınında 1686 yılının 2. günü öğleden sonra yaşamının 70. yılında maktul düştü. Kahraman düşmandı, rahat uyusun!</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-51558 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.33.07-768x1024.jpeg" alt="" width="768" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.33.07-768x1024.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.33.07-225x300.jpeg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.33.07-1152x1536.jpeg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.33.07.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p><span style="white-space: normal;">İki aylık bir muhasara olmuş o zaman. Kaynakların yazdığına göre hiç esir Türk askeri yok! Hepsi vuruşa vuruşa şehit düşüyor. Biri de Abdurrahman Abdi Paşa. Buda Kalesi’nde şimdi bizden kalan tek hatıra onun mezarı.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Bir de “kapu” kelimesi var tabiî! Bakalım başka tanıdık kelimeler karşıma çıkacak mı?</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Bölgeye hâlâ Buda Kalesi diyorlar, ama kale vasfından ziyade, bir binalar külliyesi burası. Aslında Macaristan krallarının sarayı imiş. Buradaki ilk sarayın tarihi onüçüncü yüzyıla gidiyor. Şimdi o saray yok. Mevcut binalar en çok on sekizinci yüzyıldan kalma. Magyar Nemzeti Galleria kale külliyesinde en fazla yeri kaplayan heybetli bir bina. Macar Millî Galerisi. Galerinin içindeki eserler de muhteşem… Ayrıca Millî Kütüphane ve Tarih Müzesi de burada. Yalnız bu cesim binalar bölgesinde hummalı bir tadilat faaliyeti var. İskeleler kurulmuş, bazı yerler kapatılmış, dev boyutlu vinçler çalışıyor. Sanırım bu restorasyon birkaç yıl sürer.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Cumhurbaşkanının ikâmetgâhı Sandor Sarayı da burada. Diğer binalara kıyasla oldukça mütevazi. Önünde askerî bir nöbet değişimi töreni seyrettik. Bilmem ki sayın başkan içerde miydi, o da bizi mi seyrediyordu? </span></p>
<div id="attachment_51553" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51553" class="wp-image-51553 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700-1024x682.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700-300x200.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700-768x512.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700-1536x1024.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3700.jpg 2000w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><p id="caption-attachment-51553" class="wp-caption-text">Sandor Sarayı</p></div>
<p><span style="white-space: normal;">Aziz Matthias Kilisesi bölgenin en dikkate değer yapılarından. Kilisenin ilk binası gotik üslupta on üçüncü yüzyılda yapılmış, daha sonra en büyük Macar krallarından kabul edilen Matthias Corvinus’un adı verilmiş. Sonra Osmanlı döneminde camii, ardından tekrar kilise, derken şimdi yükselen bina aslına uygun üslupla on dokuzuncu yüzyılın eseri. </span></p>
<div id="attachment_51551" style="width: 693px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51551" class="wp-image-51551 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3703-1-683x1024.jpg" alt="" width="683" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3703-1-683x1024.jpg 683w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3703-1-200x300.jpg 200w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3703-1-768x1152.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3703-1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /><p id="caption-attachment-51551" class="wp-caption-text">Aziz Matthias Kilisesi</p></div>
<p><span style="white-space: normal;">Heykeller, heykelli havuzlar, havuzlu, heykelli bahçeler, çiçek tarhları, balkonlar, taraçalar, saltanatlı merdivenler, bitmek bilmeyen merdivenler, ağaçlar, ağaçlar… Bu tarihî atmosfer oteller, lokantalar, kahveler, hediyelik eşya dükkânları ile bugüne bağlanıyor… 1976’da komünist dönem devam ederken yapılmış Hilton, tarihî dokuya uymaya çalışmış görüntüsüne rağmen tenkitleri üzerine çekiyor. Küçük bir parkın gerisinde gözüme illüzisyonist Houdini’nin evi çarpıyor. Doğduğu ev.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Balıkçı Tabyası bu yakanın vazgeçilmez ziyaret yerlerinden. On dokuzuncu yüzyılın sonlarıyla yirminci yüzyılın ilk yıllarında inşasına başlanmış ve bitirilmiş. Tarihî bir işi, görevi yok. Şehrin manzara terası. Fotoğraf-vidyo çekmek isteyenler en çok burada. Yapılma gayesi de bu! Ziyaretçilere “tarihî bir hava” yaşatmak. Bunu da çok iyi başarmışlar. Animasyon çocuk filmlerinde seyrettiğimiz masal şatoları gibi… Yedi kulesi var. Yedi rakamı önemli. Macar tarihinde Urallardan kopup gelen yedi kabileyi temsil ediyor. Karpatlar havzasına gelen yedi kabile. Balıkçı Tabyası denmesinin sebebine gelince; Ortaçağlarda surların dibinde, nehir kıyısında bir balıkçı köyü olduğu,  hatta köy halkının yüzyıllar boyu kalenin savunmasında çok yararlıklar gösterdiği, ismin burdan geldiği söyleniyor. </span></p>
<div id="attachment_51552" style="width: 778px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-51552" class="wp-image-51552 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-768x1024.jpg" alt="Balıkçı Tabyası'ndan bir burç" width="768" height="1024" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-768x1024.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-225x300.jpg 225w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-1152x1536.jpg 1152w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-1536x2048.jpg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/IMG_3145-scaled.jpg 1920w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-51552" class="wp-caption-text">Balıkçı Tabyası&#8217;ndan bir burç</p></div>
<p><span style="white-space: normal;">Kısacası… Evliya Çelebi’nin o kadar tafsilatlı anlattığı, öve öve bitiremediği, kulelerindeki altın varaklı kubbelerden dolayı “Kızılelma Sarayı” dendiğini naklettiği Budin Kalesi artık yok! Fakat Evliyamız buraları, bu iğne oyası gibi taş işlemelerini, bu temizliği, bu yeşilliği şimdi görse yine mübalağa ile övmekten geri durmazdı. </span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Bu arada, Evliya Çelebi’nin söz etmediği bir şey buldum! Turul Kuşu!</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Kalenin, meşhur Zincir Köprü’ye bakan burçlarından birinde Turul… Kanatlarını alabildiğine açmış, heybetli, biraz da korkunç, yırtıcı bir kuş. Türk ve Macar mitolojilerinin efsanevî kuşu. Koruyucu, kollayıcı, dirilişin müjdecisi… Macar halkının millî sembolü.  Hatta Macar destanları soylarının bu kuştan türediğini söyler. Attila’nın Avrupa Hun Devleti bayrağındaki kuş figürü de “Turul”dur.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Kapu’ya ilave bir kelime daha bulduk mu? Turul, veya Toğril, veya Toğrul…</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Buda Kalesi ve Turul Kuşu Tuna’ya tepeden bakıyor. Tuna’ya, köprüye, köprülere ve karşı kıyılara, bütün şehre, bütün ovaya…</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-51562 size-large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32-1024x768.jpeg" alt="" width="1024" height="768" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32-1024x768.jpeg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32-300x225.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32-768x576.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32-1536x1152.jpeg 1536w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2025/10/WhatsApp-Image-2025-10-15-at-22.35.32.jpeg 2016w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><span style="white-space: normal;">Kalenin ayağında küçük bir meydan ve iki arslan… İki arslan, Zincir Köprü’nün bekçisi. Zincir Köprü, Budapeşte’nin Tuna üzerindeki en eski köprüsü. Yani şehrin iki yakasını birbirine bağlayan ilk köprü. 1849 yılında açılmış. Ondan önce Buda ve Peşte arasındaki ulaşım pek de kolay değilmiş! Evliya Çelebi’nin bölgeye seyahati 1600’lü yılların ortalarındadır. Seyahatnâmesi’nde “garip ve acayip bir köprü”yü keyifle anlatır:</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">“…. Budin Kalesi’nin Ali Paşa Tabyası önünde Tuna Nehri üzerinde tam 70 adet tombaz gemiler üzerinde uzun direkler ile yapılmış uzun bir köprüdür. Bütün tombaz gemileri birbirlerine kalın zincirler ile bağlı ve ortasında 4 adet gemi açılıp kapanır başka bir köprüdür ki gelip giden gemilere açıp gemiler geçtiğine yine kapanır…… Yaz ve kış bu köprü durup köprübaşında bâc alınır. Eğer kış çok şiddetli olup Tuna nehri donarsa köprüye ihtiyaç kalmayıp Tuna Nehri 10 karış 15 karış buz tutup Tuna Nehri üstü yol olup nice kere yüzbin araba ve kızaklar Tuna Nehri üzerinde gidip gelmededir. O zaman bâc ü pazardan bir şey alınmaz ve köprüye de asla ihtiyaç olmaz. Üç-dört ay Tuna Nehri buz olup durur. O zaman köprü gemilerini bir tarafa çekerler. İlkbaharda yine kurarlar……”</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Tuna buralarda 400-500 metre genişlikte imiş. Bütün yüzeyin buz tuttuğu vakitleri gözümde canlandırmaya çalışıyorum, bu sıcak günde.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Sonra Zincir Köprü’ye yürüdük. İki tarafta iki arslan… Arkamıza, kanatları bir uçtan öteki uca 13 metre açılmış Turul kuşunu alarak arslanların arasından yavaş yavaş köprüye girdik. “Yürüyebilir miyim acaba, bacağımda rahatsızlık var, zaten yorulduk. Canım topu topu 400-500 metre imiş…” diye düşünüp dururken… Ak tolgalı beylerbeyi “İlerle!” diye haykırdı.</span></p>
<p><span style="white-space: normal;">Tuna’yı bir yakadan öbür yakaya yürüyerek geçtim!</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/buda-kalesinde/">Buda Kalesi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/buda-kalesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
