<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>türküler arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/turkuler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/turkuler/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2022 16:15:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Halil Atılgan&#8217;ın Yeni Kitabının Adı &#8220;Türkülerle Din Ticareti&#8221;</title>
		<link>https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 16:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap edebiyat sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Kadersiz türküler]]></category>
		<category><![CDATA[türkü]]></category>
		<category><![CDATA[türküler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41870</guid>

					<description><![CDATA[<p>Folklor araştırmacısı ve yazar Dr. Halil Atılgan'ın "Türkülerle Din Ticareti Kadersiz Türküler" isimli yeni kitabı, Gülnar Yayınları tarafından yayımlanarak okuyucu karşısına çıktı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/">Halil Atılgan&#8217;ın Yeni Kitabının Adı &#8220;Türkülerle Din Ticareti&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi%2F&amp;linkname=Halil%20At%C4%B1lgan%E2%80%99%C4%B1n%20Yeni%20Kitab%C4%B1n%C4%B1n%20Ad%C4%B1%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%BClerle%20Din%20Ticareti%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi%2F&amp;linkname=Halil%20At%C4%B1lgan%E2%80%99%C4%B1n%20Yeni%20Kitab%C4%B1n%C4%B1n%20Ad%C4%B1%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%BClerle%20Din%20Ticareti%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi%2F&amp;linkname=Halil%20At%C4%B1lgan%E2%80%99%C4%B1n%20Yeni%20Kitab%C4%B1n%C4%B1n%20Ad%C4%B1%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%BClerle%20Din%20Ticareti%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi%2F&amp;linkname=Halil%20At%C4%B1lgan%E2%80%99%C4%B1n%20Yeni%20Kitab%C4%B1n%C4%B1n%20Ad%C4%B1%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%BClerle%20Din%20Ticareti%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi%2F&#038;title=Halil%20At%C4%B1lgan%E2%80%99%C4%B1n%20Yeni%20Kitab%C4%B1n%C4%B1n%20Ad%C4%B1%20%E2%80%9CT%C3%BCrk%C3%BClerle%20Din%20Ticareti%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/" data-a2a-title="Halil Atılgan’ın Yeni Kitabının Adı “Türkülerle Din Ticareti”"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Türk halk müziği doktoru&#8221; olarak bilinen, araştırmacı, yazar, koro şefi ve radyo-televizyon yapımcısı Dr. Halil Atılgan&#8217;ın yeni kitabı &#8220;Türkülerle Din Ticareti: Kadersiz Türküler&#8221; adıyla okuyucu ile buluştu.</p>
<p>1946 yılında Adana&#8217;da doğan Halil Atılgan, çeşitli illerde öğretmenlik, saz sanatçılığı ve öğretim görevliliği yaptı. 1990&#8217;dan itibaren Kültür Bakanlığı Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosuna Kurucu Şef olarak tayin edildi. 1993 yılında koro şefliğinin yanında, Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğünde Müzik Danışmanlığı ve Repertuvar Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-41879" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/12/67247937707315.jpeg" alt="" width="900" height="529" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/12/67247937707315.jpeg 900w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/12/67247937707315-300x176.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2022/12/67247937707315-768x451.jpeg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Çok sayıda araştırma, kitap ve makale yayımlayan Halil Atılgan, meslek hayatı boyunca pek çok türkü derledi, folklor ve halk müziği konulu radyo ve televizyon programı hazırladı. Dr. Halil Atılgan&#8217;ın son kitabı, Ankara&#8217;da faaliyet gösteren Gülnar Yayınları tarafından yayımlandı. 232 sayfadan oluşan &#8220;Türkülerle Din Ticareti: Kadersiz Türküler&#8221; kitabında,Türk Halk Müziğinin sözlü biçimleri olan türkülerin müziklerinin alınıp altına dinî içerikli sözler eklenerek ilahi adıyla piyasaya sürülmesi konusu ele alınıyor.</p>
<p>Kitabın arka kapak yazısında şu ifadelere yer veriliyor:</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Ey Muhammet’in ümmeti! Kadersiz Türkülerin yapıcıları, Ali, Murtaza, Hasan, Hüseyin. Taki, Naki, Askeri. Türkü seven herkes… Âdemoğlu.</p>
<p style="text-align: center;">Duydunuz mu? Amatör Halk Müziği Korolarının değerli elemanları, elini kulağına atıp da bir defa türkü söylemeyen aziz Türk Milletinin değerli vatandaşları, cemiyetler, kurum ve kuruluşlar. Hayvan Sevenler Derneğinin değerli üyeleri. Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar, Beşiktaşlılar.</p>
<p style="text-align: center;">Bildiğiniz, yıllardır söylediğiniz: Yeşil ördek gibi daldım göllere/ Bir çift turna gördüm durur dallarda / Ağrı dağından uçtum/ Tuna nehri akmam diyor /Ela gözlüm ben bu elden gidersem / Asker oldum giydim yelek / Eyvanına vardım eyvanı çamur /Vardın Hint eline kumaş getirdin” adlı türkülerimizin müziklerine dini sözler monte edilerek ilahi yapıldı.</p>
<p style="text-align: center;">Duydunuz mu? Dinlediniz mi? Biliyor musunuz?</p>
<p style="text-align: center;">Evet, ilahi yapıldı. Dini kanallarda CD’leri sabahlara kadar dönüyor. Her gün Kadersiz türkülere bir yenisi daha ekleniyor.</p>
<p style="text-align: center;">Sizler eliniz kolunuz bağlı böyle duracak mısınız? Yoksa Kadersiz Türküleri kurtarmak için seferberlik mi ilân edeceksiniz. Yoksa: Allah! Allah! diyerek Kadersiz Türkülerin kaderini mi değiştireceksiniz.</p>
<p style="text-align: center;">ULU SÖZ: Türk’ü anlamak için türkü dinlemek gerek…&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gulnaryayinlari.com/urun/turkulerle-din-ticareti-kadersiz-turkuler/" target="_blank" rel="noopener">Türkülerle Din Ticareti Kadersiz Türküler</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/">Halil Atılgan&#8217;ın Yeni Kitabının Adı &#8220;Türkülerle Din Ticareti&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/halil-atilganin-yeni-kitabi-turkulerle-din-ticareti-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadersiz Türküler -1</title>
		<link>https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Atılgan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 14:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap edebiyat sanat]]></category>
		<category><![CDATA[aruz vezni]]></category>
		<category><![CDATA[dadal]]></category>
		<category><![CDATA[dadaş]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Kadersiz türküler]]></category>
		<category><![CDATA[Karacaoğlan]]></category>
		<category><![CDATA[türküler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=21611</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkü sözlerindeki dörtlüklere şah beyit - yani tapşırmalı dörtlük- muhakkak eklenmeli, hakkı hak sahibine teslim etmelidir. Eğer bu düşünce uygulamaya konulmaz ise: Her zaman ustaların kemikleri sızlayacak Kadersiz Türkülere bir yenisi daha eklenecektir...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/">Kadersiz Türküler -1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkadersiz-turkuler-1%2F&amp;linkname=Kadersiz%20T%C3%BCrk%C3%BCler%20-1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkadersiz-turkuler-1%2F&amp;linkname=Kadersiz%20T%C3%BCrk%C3%BCler%20-1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkadersiz-turkuler-1%2F&amp;linkname=Kadersiz%20T%C3%BCrk%C3%BCler%20-1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkadersiz-turkuler-1%2F&amp;linkname=Kadersiz%20T%C3%BCrk%C3%BCler%20-1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkadersiz-turkuler-1%2F&#038;title=Kadersiz%20T%C3%BCrk%C3%BCler%20-1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/" data-a2a-title="Kadersiz Türküler -1"></a></p><p><strong>Bilindiği gibi </strong>Dadaş deyince, bar deyince, çay deyince hemen Erzurum akla gelir. Erzurum âşıkların harman olduğu, türkülerinin ok olup savrulduğu illerimizdendir. Oyunlarıyla, zengin halk müziği repertuvarı ile müziğimizin özelliklerini ve güzelliklerini bünyesinde yaşatan yörelerimizdendir. Tatyan-ı, dîvanı, Sümmanî Ağzı, müstezadı, gazeli, hoyratı, mayası, kırık ve uzun havaları ile halk müziği repertuvarımıza zengin ezgiler kazandıran illerimizin de başında gelir Erzurum. Ozanlık geleneğinin yoğun olarak yaşandığı, geleneğin eksiksiz uygulandığı illerimiz arasında da ilk sırada yer alır. Bu özellik yöre türkülerinin sözlerini de etkilemiş, mâni karakterli türkü sözlerinin yanında edebî estetik bakımından güçlü türkü sözlerinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.</p>
<p><strong>Çok ünlü bir Erzurum türküsü vardır bilirsiniz. </strong><strong><em>Kadem bastı gönül tahtı ma sultanım sefa geldin.</em></strong> <strong>Yörede ilahi ya da tatyan olarak değerlendirilen bu türkümüzün söz yanlışlıklarını değerlendirecek doğru okunması konusunda tespitlerimizi aktaracağız. Türkümüzün sözleri Erzurum ilinin Pasinler ilçesinin Alvar köyünden Alvarlı Efe Hazretlerinin babası Hace Hüseyin’e ait. </strong>Hace (Hoca) Hüseyin Efendi Hasan kale’de dünyaya gelir. Babası Hace Muhammed Efendi, annesi Fatıma Hanım’dır. Yörede <em>“Nur Efe”  “Nur Dede”</em> lakaplarıyla da tanınır. Şiirlerinde <strong><em>“Gedai</em></strong> mahlasını kullandığı için “<strong>Hüseyin Gedai”</strong> olarak da bilinir. Beş yaşında babasını kaybeden Hoca Hüseyin Efendi’yi annesi Fatıma Hanım büyütür. İlk tahsilini bitirdikten sonra yüksek tahsilini Erzurum’da tamamlar. İşte bahsettiğimiz ünlü ezginin sözleri Alvarlı Hoca Hüseyin’e, diğer bir adıyla Hüseyin Gedai’ye aittir. Sözler: Aruz vezninin: mefailün mefailün mefailin mefailin kalıbına göre yazılmış bir semaidir. Beş beyittir. Şimdi türkümüzün sözlerine bakalım.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Kadem bastın gönül tahtı / ma sultanım safa geldin</em><br />
<em>Dil-i pür-renc i tab-ı der / de dermanım safa geldin</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Gel ey dilberlerin şahı / Melahat burcunun mahı</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Geda’nın halini gâhî / sorup şahım safa geldin.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Gel ey sultan-ı âli-şan / ki sensin Hüsrev-i devran</em><br />
<em>Sana hep bende-i ferman / buyur şahım safa geldin</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Kapundur matla-i a’la/   tapundur maksad-ı aksa</em><br />
<em>Senindir rütbe-i’ulya / benim şahım safa geldin</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Gedai geldi ol cane can / olsun yolunda kurban</em><br />
<em>Seadet tahtına sultan / buyur şahım safa geldin</em></p>
<p><strong>          </strong></p>
<p>Sözleri hep iki beyit olarak okunuyor. TRT repertuvarına geçen sözler de iki beyit. Şimdi ezginin TRT repertuvarındaki sözlerine geçmeden önce repertuvar kayıtlarındaki detay bilgilerine bakalım.</p>
<h2>Kadem bastı gönül tahdı a sultanım sefa geldin</h2>
<p>1.Türkü : <em>Kadem bastı gönül tahdı a sultanım sefa geldin</em></p>
<p>Yöresi              :Erzurum</p>
<p>Kaynak Kişi      : Raci Alkır</p>
<p>Derleyen          : Nida Tüfekçi</p>
<p>Derleme Tarihi  : &#8211;</p>
<p>Notaya Alan      : Nida Tüfekçi</p>
<p>Repertuvar No  :1922</p>
<p>İnceleme Tarihi :08 /11 / 1978</p>
<p>Türkümüz Erzurum&#8217;dan derlenmiş. Türkü notasının başında <em>&#8220;dîvan&#8221; </em>ibaresi var. Şimdi türkünün TRT’deki sözlerine bakalım. İlk beyit:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Kadem bastı gönül tahdi a sultanım sefa geldin </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Dili pürren gitabu der de dermanım sefa geldin</em></p>
<p>İkinci beyit ise:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Gel ey dilberlerin şahi melahat burcunun mahi</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Geda’nın halini gâhi sorup şahım sefa geldin</em></p>
<p>şeklindedir. Ezginin ikinci beytinde söz yanlışlığı yok. Yanlış okunan sözler birinci beyitte. Şimdi birinci beyitin söz analizini birlikte yapalım. İlk dize nasıldı<strong>: </strong><strong><em>Kadem bastı gönül tahtı a sultanım safa geldin</em></strong> şeklinde idi. Dizedeki kadem ayak anlamında. Böyle olunca dize: <em>Ayakbastı gönül tahtı a sultanım sefa geldin</em> şeklinde olur. Ki bu da istenilen anlamı ifade etmemektedir. Cümle askıdadır. Doğrusu ise: <em>Kadem bastın gönül tahtı ma sultanım safa geldin</em> şeklinde olmalıdır. O zaman dize: Ayakbastın gönül tahtıma sultanım sefa geldin şeklinde bir anlam ifade eder. Dizedeki <em>ma</em> hecesi kaldırılınca fevkalade anlam bütünlüğü bozulmaktadır.</p>
<p>Şimdi de beyitin ikinci dizesine bakalım. İkinci dizenin repertuvardaki sözleri<em>: Dili pürren gitabu der de dermanım sefa geldin</em> şeklindedir. Analiz ettiğimizde cümleye maalesef belirli bir anlam yükleyemiyoruz. <em>Dil-i pür-renc i tab-ı der de dermanım safa geldin</em> dizesindeki <em>Dil-i pür-renc i tab-ı der</em> / <em>Dili pürren gitabu der şekline</em> dönüşmüş. Ki bir anlam ifade etmemektedir. Doğrusu: <strong><em>Dil-i pür-renc i tab-ı der de dermanım safa geldin</em></strong> şeklinde olmalıdır. Dize de: Gönlüme dolsan da eziyet ve sıkıntı versen de bu rağmen derdimin dermanısın onun için sefa geldin şeklinde açıklanabilir. Bu açıklamadan sonra türkünün doğru sözleri:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Kadem bastın gönül tahtı / ma sultanım safa geldin</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Dil-i pür-renc ü tab-ı der / de dermanım safa geldin </em></p>
<p>şeklinde okunması gerekmektedir. Dileriz bundan sonra türküyü okuyan sanatçılarımız bizim tespitlerimiz doğrultusunda okur, türkü sözlerine demek istediği anlamı yükleyerek yollarına devam ederler diyor başka bir türkünün söz yanlışlığını sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>
<h2>Ben feleği gördüm taştan inerken</h2>
<p>II.Türkü : Ben feleği gördüm taştan inerken</p>
<p>Yöresi                   : Bayburt</p>
<p>Kaynak Kişi          :Remzi Çavıldak</p>
<p>Derleyen               : Ahmet Yamacı</p>
<p>Derleme Tarihi      :</p>
<p>Repertuvar sıra no: 1388</p>
<p>Türkünün söz yanlışlığına geçmeden öce felek kavramı üzerinde durmak isterim. Felek Arapça kökenli bir sözcüktür. Falak sözcüğünden türemiştir. İzafi bir kavramdır. Türkçemiz de çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır.</p>
<ul>
<li>: Gök – Gökyüzü – Sema</li>
<li>: Askeri mızıka takımında zilli bir çalgının adı.</li>
<li>: Dünya – Âlem</li>
<li>: Yazgıyı belirlediğine inanılan güç. Kader – Talih – Şans Dünya – Âlem anlamında da kullanılmaktadır.</li>
</ul>
<p>Bir de çarkı felek vardır.  Güzel – büyük – kırmızı ve parlak çiçekleri olan otsu ve tırmanıcı bir bitkidir. Duvar kenarlarına ve kameriye çevresine ekilir. Kısaca fırıldak çiçeğinin adıdır. <em>Mendilim benek benek / Ortası çarkı felek</em> dizesiyle başlayan türküde çarkı felek anlatmak istediğimiz çiçeğin ta kendisidir. Bu açıklamalardan sonra şimdi de türküdeki söz yanlışlığına bakalım. Nasıl başlıyordu türkümüz.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ben feleği gördüm taştan inerken</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Kırıldı kanadım celvan ederken</em> – <em>Pervan dönerken</em></p>
<p>Daha önce feleğin izafi bir kavram olduğunu söylemiş, felek sözcüğünün de açıklamasını yapmıştık. Yaptığımız açıklamalara göre felek nasıl taştan iner ki… Taştan inmesi için eli ayağı olması gerek. Olmadığına göre felek taştan inmez. Ancak arştan iner. O halde türkünün doğru sözünün <em>Ben feleği gördüm taştan inerken</em> değil <em>&#8220;arştan&#8221;</em> inerken şeklinde okunması gerekir. Türkünün ikinci dizesi de yanlış okunmaktadır. Kayıtlarda ikinci dize: <em>Kırıldı kanadım celvan ederken / pervan dönerken şeklindedir</em>. İkinci dizede &#8220;<em>celvan&#8221;</em> olarak kayıtlara geçen sözcük &#8220;<em>celvan&#8221;</em> değil <em>&#8220;cevlan&#8221; </em>ederkendir. O da gezinmek, tur atmak, dolaşmak anlamındadır. İkinci dizedeki pervan sözcüğünün anlamı ise: Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebektir. Dizenin ifade ettiği anlam ise: <em>Kelebek gibi gezinirken dolanırken kanadım kırıldı </em>anlamındadır. Bu açıklamadan sonra türkünün doğru sözlerinin nasıl okunacağına birlikte bakalım:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ben feleği gördüm arştan inerken</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Kırıldı kanadım cevlan ederken / Pervan dönerken şeklinde</em></p>
<p>olması gerekir. İnşallah türkü severler bundan sonra adı geçen türkülerimizi düzelttiğimiz şekliyle okurlar bizim de attığımız taş yerini bulur.</p>
<h2>Çökertmeden çıktım Halil&#8217;im</h2>
<p>III. Türkü                              : Çökertmeden çıktım Halil&#8217;im</p>
<p>Yöresi                                   : Muğla  &#8211; Bodrum</p>
<p>Kaynak kişi                            : Rüştü Gür</p>
<p>Derleyen                               :  M. Sarısözen</p>
<p>TRT Repertuvar sıra no        :  2607</p>
<p>Efendim sözleri çok yanlış okunan türkülerden birisi de Çökertme’dir. Türkünün ilk dizeleri şöyle:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Çökertme’den çıktım Halil&#8217;im aman başım selamet</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bitez de Yalısı&#8217;nı varmadan Halil&#8217;im aman koptu kıyamet</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Arkadaşım İbrahim Çavuş Allah’ıma emanet</em></p>
<p>Bağlantı bölümün sözleri ise:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Burası da Aspat değil Halil&#8217;im aman Bitez Yalısı</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Ciğerime ateş saldı telli kurşun yarası</em></p>
<p>Yanlış okunan sözler bağlantı bölümündedir. Bağlantı bölümündeki Bodrum&#8217; daki Aspat ve Bitez mevkilerini bilmeyen okuyucular Aspat’a &#8211; asvalt– Bitez’e- vites diyerek komik bir duruma düşmektedirler. İnşallah bu düzeltemeden sonra sözcüklerin doğrusunu telaffuz ederek komik duruma düşmekten kurtulurlar. Ayrıca Merhum Onur Akdoğu Ünlü Nihavend Longa Çanakkale Türküsü Kimindir. Kevser Hanım adlı eserinde: Çökertme türküsünün sözlerinin:  Çanakkale marşındaki <em>Edirne’den çıktım başım selamet / Harbe dâhil olmadan koptu kıyamet</em> dizelerinden alınarak Ç<em>ökertmeden çıktım başım selamet  / Bitez de Yalısı&#8217;na varmadan Halil&#8217;im aman koptu kıyamet</em> şekline dönüştüğü konusuna da dikkat çekmiştir.</p>
<h2>On dört bin yıl gezdim pervanelikte</h2>
<p>IV- Türkü :                              : On dört bin yıl gezdim pervanelikte</p>
<p>Yöresi                                    : Erzincan</p>
<p>Kaynak kişi                            : Ali Ekber Çiçek</p>
<p>Derleyen                                : Ali Ekber Çiçek</p>
<p>TRT Repertuvar Sıra No        : 3193</p>
<p>Âşık Sıdkî Baba 1863 yılında Tarsus’un yenice beldesinde doğmuştur. Asıl adı Zeynel Abidin’dir. Çok küçük yaşta Pervane mahlasıyla şiirler yazmaya başlar. 12 yaşında Nevşehir’in Hacı Bektaş ilçesine giderek Şeyh Feyzullah Efendi’nin dergâhına müdahil olur. 1879 yılında Feyzullah Efendi vefat eder. Yerine oğlu Cemalettin Çelebi geçer.  Âşık Pervane 14 yaşına geldiğinde dergâhtaki başarısından ötürü Cemalettin Efendi pervane mahlasıyla şiirler yazıp söyleyen müridine dîvanda Sıdkî adını vererek mükâfatlandırır. Dîvanda Sıdkî adını–yani mahlasını alan Pervane Ali Ekber Çiçek’in Haydar Haydar nakaratıyla okuduğu türküsünü o anda irticalen dokuz dörtlük olarak söyler. 14 Yaşına kadar pervane adıyla tapşıran âşık, bundan sonra Sıdkî mahlasıyla tapşıracağını ifade eder. Ali Ekber Çiçek’in <em>O</em><em>n dört bin yıl</em> <em>gezdim pervanelikte </em>diye okuduğu dörtlük Sıdkî Baba’nın dîvanda irticalen söylediği deyişin sekizinci dörtlüğüdür.</p>
<p>Ali Ekber’in okuduğu <em>On dört bin yıl gezdim pervanelikte / </em>Sıdkî<em> ismin buldum divanelikte</em><strong>. </strong>Dizelerinin aslı<strong><em>: Tespitlerimize göre:  On dört yıl dolandım pervanelikte / Sundular aşk meyin mestanelikte</em></strong><strong>’</strong>dir. Sıdkî Baba bu dizeleriyle on dört yaşına kadar pervane adıyla tapşırdım. Şiirler yazdım –söyledim. 14 yaşında dîvanda şeyhim bana Sıdkî adını verdi. Bundan sonra Sıdkî mahlasıyla tapşıracağım demektedir. Bilindiği gibi mahlas âşıkların şiirlerinde kullandığı addır. Bir nevi lakabıdır.</p>
<p>Bu açıklamalardan sonra <em>Haydar Haydar</em> türküsündeki söz yanlışlıklarına bakalım. Şiirin aslında, <em>Haydar </em><em>H</em><em>aydar</em> nakaratı yoktur. Türkünün birinci dörtlüğünü Ali Ekber Çiçek Usta:</p>
<p style="text-align: center;"><em>On dört bin yıl gezdim pervanelikte</em><em>  </em><br />
<em>Sıdkî ismin duydum divanelikte</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>İçtim şerbetini mestanelikte</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Kırkların ceminde dara düş oldum</em></p>
<p>Şeklinde okumaktadır: Bizim kaynaklardan tespitlerimize göre dörtlüğün aslı şöyledir:</p>
<p style="text-align: center;"><em>On dört yıl dolandım Pervane’likte</em><br />
<em>Sıdkî ismin buldum divanelikte</em><br />
<em>Sundular aşk meyin mestanelikte</em><br />
<em>Kırkların ceminde dara düş oldum</em></p>
<p>şeklindedir. Ali Ekber Çiçek Usta ikinci dörtlüğü de aşağıdaki gibi okumaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Güruh-i Naci&#8217;ye özümü kattım</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Âdem sıfatında çok geldim gittim</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bülbül oldum firdevs bağında öttüm</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bir zaman gül için zara düş oldum</em></p>
<p>Bizim tespitimize göre o dörtlük de kaynaklara aşağıdaki gibi geçmiş:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ben Âdem’den evvel çok geldim gittim</em><br />
<em>Yağmur olup yağdım ot olup bittim</em><br />
<em>Bülbül olup Firdevs bağında öttüm</em><br />
<em>Bir zaman gül için hara düş oldum</em></p>
<p>şeklindedir. Bu açıklamalardan sonra Sıdkî Baba Dîvanından tespit ettiğimiz bu türkünün sözleri kayıtlara dokuz dörtlük olarak geçmiştir. Sözler oldukça ağdalı ve ağırdır. Sözlük olmadan işin içinden zor çıkılır. Ali Ekber Çiçek Usta kaynaklara dokuz dörtlük olarak  geçen sözlerin sadece iki  dörtlüğünü okumuştur.  O da aslına uygun değildir. Türkü sözlerinin aslına uygun olarak okunması için TRT maharetiyle kurulacak bir komisyon tarafından incelenmesi ve yanlış kayıtlara geçen dizelerin muhakkak düzeltilmesi gerekir. Özellikle halk ozanlarına ait türkü sözlerinin tapşırmalı olan dörtlüklerinin de muhakkak kayıtlara geçmesi şarttır. Zira ozan son dörtlükte mahlasını kullanarak sözlerin kendisine ait olduğunu söyler.  Bu ozanlık geleneğinin değişmez bir kuralıdır. Kural ozanlara ait türkü sözlerinde muhakkak uygulanmalı. Hak sahibine hak teslim edilmelidir.  Bu sağlanırsa dinleyici sözlerin kime ait olduğunu öğrenecek.  Hem de sözlerin sahibi olan ozan da bir vesile yâd edilecektir. Karacaoğlan&#8217;ın TRT repertuvarında çok ünlü bir türküsü vardır. Sözler de müthiştir. <em>Bülbül havalanmış yüksekten uçar</em>. Repertuvar kayıtlarına türkünün sözleri aşağıdaki gibi üç dörtlük olarak geçmiştir.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Bülbül havalanmış yüksekten uçar </em><br />
<em>Has bahçe içinde gülüm var deyi </em><br />
<em>Seni seven aşık serinden geçer </em><br />
<em>Güzeller içinde yarim var deyi</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Ben seni severim sen de sev beni </em><br />
<em>Mevlam bir kararda koymaz insanı </em><br />
<em>Bir gün olur sen de ararsın beni </em><br />
<em>Şurda bir divane yarim var deyi </em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Beni seni severim can ile candan </em><br />
<em>İnsan kemlik görmez sevdiği yardan </em><br />
<em>Canım esirgemem billahi senden  </em><br />
<em>Götür sat pazara kölem var deyi</em></p>
<p>Yukarıda görüldüğü gibi üç dörtlük olarak kayıtlara geçen sözlerde tapşırmalı dörtlük yoktur. Dolayısıyla sözlerin Karacoğ&#8217;lan&#8217;a ait olduğu da belli değildir. Bu ustaya saygısızlıktır. Haksızlıktır. Bu haksızlığın ortadan kaldırılması için tapşırmalı olan son dörtlük muhakkak okunmalı ve kayıtlara geçmelidir: Kayıtlara geçmeyen tapşırmalı dörtlük aşağıdaki gibidir.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Karacoğlan söyler kaşı karadan</em><br />
<em>Hicap perdesini kaldır aradan   </em><br />
<em>Seni beni bir Mevla`dır Yaradan  </em><br />
<em>Büyüklenme hey kız güzelim deyi</em></p>
<p>Eğer repertuvardaki sözlere yukarıda kayda geçtiğimiz tapşırmalı dörtlük dâhil edilse idi haksızlık ortadan kalkacak, hem de sözlerin Karacoğlan&#8217;a ait olduğu bilinecekti. Kısaca ozanlara ait türkü sözlerindeki dörtlüklere şah beyit &#8211; yani tapşırmalı dörtlük muhakkak eklenmeli, hakkı hak sahibine teslim etmelidir.                 Eğer bu düşünce uygulamaya konulmaz ise: Her zaman ustaların kemikleri sızlayacak <strong><em>Kadersiz Türkülere</em></strong> bir yenisi daha eklenecektir. …</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/">Kadersiz Türküler -1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kadersiz-turkuler-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
