<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Velidedeoğlu arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/velidedeoglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/velidedeoglu/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Nov 2022 11:02:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Cumhuriyet’in ilanını yaşayanlar: Cumhuriyet ilan ediliyor</title>
		<link>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Nov 2022 10:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Borç]]></category>
		<category><![CDATA[Duyunu Umumiye]]></category>
		<category><![CDATA[İlk başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[inönü]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan]]></category>
		<category><![CDATA[Velidedeoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41560</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnönü: Lord Curzon ve Amerika mürahhası ile konuşmamızı hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım: "Harap bir memleket alıyorsunuz. Bunu imar etmeyecek misiniz? Nasıl yapacaksınız? Geleceksiniz para isteyeceksiniz, diz çökeceksiniz, reddettiklerinizin hepsini cebimizdem çıkarıp size göstereceğim.”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/">Cumhuriyet’in ilanını yaşayanlar: Cumhuriyet ilan ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar%3A%20Cumhuriyet%20ilan%20ediliyor" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar%3A%20Cumhuriyet%20ilan%20ediliyor" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar%3A%20Cumhuriyet%20ilan%20ediliyor" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar%3A%20Cumhuriyet%20ilan%20ediliyor" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor%2F&#038;title=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar%3A%20Cumhuriyet%20ilan%20ediliyor" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/" data-a2a-title="Cumhuriyet’in ilanını yaşayanlar: Cumhuriyet ilan ediliyor"></a></p><p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılını yaşıyoruz. Günümüzde Cumhuriyet’in ilanına tanık olmuş kişileri bulabilmek artık olanaksız.</p>
<p>1973’te yani Cumhuriyet’in 50. yılında Cumhuriyet’in ilanını yaşamış kişiler aramızda idiler. O yıllarda televizyonda yapımcı idim. O günleri gazeteci, politikacı olarak yaşamış kişilerin anılarına dayanarak bir televizyon programı hazırlamıştım.</p>
<p>Cumhuriyet’in 50.yılında hazırladığım bu programda İsmet İnönü, 2. Dönem Ergani Milletvekili İhsan Hamit Tigrel, Milletvekili Hikmet Bayur, Milletvekili ve General Fahrettin Altay, Gazeteciler Münir Müeyyet Bekman ve Mecdi Sadrettin Seyman, 1923’te TBMM’de zabit kâtibi olarak görev yapan Ord. Prof. Dr. Hıfsı Veldet Velidedeoğlu gibi cumhuriyetin ilanı günlerinin öncesini ve sonrasını yaşamış kişilerle konuşmuştum.</p>
<p>Bu konuşmaları yazı dizisi haline getirdim ve yayımlıyorum.</p>
<p><strong>Nazmi Kal: </strong>Sayın Velidedeoğlu, cumhuriyetin ilânı günü mecliste mi idiniz?</p>
<p><strong>H. Veldet Velidedeoğlu: </strong>O gün ben meclisten bir vazife ile başka bir bakanlığa gönderilmiştim. Uzun sürdü geç vakitlere kadar kaldım, bir evrak arama meselesi idi, kaybolan mühim bir evrak arama. Dönerken Ulus Meydanı&#8217;nda toplar atıldı. Bir arkadaşıma hiç unutmam, Bilecikli Hilmi isminde bir arkadaşıma rast geldim. Meclisten çıkıyordu. &#8220;Hayrola!&#8221; dedim. “Cumhuriyet ilan edildi. Onun için toplar atılıyor” dedi.</p>
<p><strong>Kal:</strong> Sayın Velidedoğlu, cumhuriyetin ilanını siz ve genel olarak halk nasıl karşıladı?</p>
<p><strong>Velidedeoğlu: </strong>Cumhuriyetin ilanı bizi  sürpriz olarak yakalamadı. Yani başından beri mecliste çalışanlar zaten cumhuriyetin adı söylenmeden de bir cumhuriyet idaresinde olduğumuzu biliyorduk, anlıyorduk. Fakat etrafta sürprizli olmadı dersem hakikati söylememiş olurum. Mesela cumhuriyetin ilanından bir süre sonra memleketim olan Çorum&#8217;a babamı ziyarete gittiğim zaman oradan benim mecliste çalıştığımı bilen babamın arkadaşları, eski okul arkadaşlarım, “Mustafa Kemal Paşa padişah mı oluyor?” gibilerden sorular yöneltmişlerdi, hiç unutmam. Ben padişahlık başka, cumhuriyet yine başkadır. Padişahlık diye herhangi bir bahis mevzu değildir. Millet tarafından seçilmiş bir devlet başkanı vardır. Memleket buna hazırlıklı mıydı, meselesi düşünülebilir. Bence hazırlıklıydı.Yani hazırlıklıdan maksat Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı baş olarak biliyordu. Mustafa Kemal Paşa&#8217;dan başkası Cumhurbaşkanı seçilseydi belki millet tamamen yadırgardı. Ama Millî Mücadele&#8217;nin başı olarak 3.5 seneden beri Mustafa Kemal Paşa devletin başında bulunduğu için yadırganmadı. Gazi Mustafa Kemal Paşa cumhurbaşkanı oldu denildiği zaman bu bir reaksiyon uyandırmadı. Yalnız bir noktayı daha o zaman ki anılarıma dayanarak söylemek isterim. Bazıları Mustafa Kemal Paşa diktatör olacak mı, diye bir endişe duyuyorlardı. Mustafa Kemal Paşa cumhurbaşkanı olmakla diktatör olmak bir yana hukuken elindeki yetkileri bırakıyordu. Eski duruma göre hem meclis başkanı, heyeti vükela başkanı yani parlamentonun başkanı, icra kuvvetinin başkanı, devletin başkanı vesaire vesaire. Şimdi yetki ayrılığı oluyordu. Sonuç olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa cumhurbaşkanı olmakla diktatör olmak şöyle dursun elindeki yetkilerden bir kısmını da bırakıyordu.</p>
<p>Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 anayasası yapılırken bu yetki meselesi mevzuunda yaşadığım bir anımı anlatayım. Milletvekilleri başta Mahmut Esat (Bozkurt) olmak üzere bu anayasa üzerinde çalışanlar müzakerelerde cumhurbaşkanının yetkilerini en çok kısmak için ne lazımsa  yaptılar, her şeye itiraz ettiler.Hakikaten 1924 anayasasında cumhurbaşkanının yetkileri kısıldı. Mustafa Kemal Paşa buna hiçbir suretle herhangi bir şekilde itiraz etmedi ve bunu gayet tabiî buldu, kabullendi. Hatta daha sonra Mahmut Esat’ı adliye vekili bile yaptı yani şunu söylemek istiyorum. Atatürk’ü Batılılarda da bizde de birçokları diktatör olarak tanımlarlar ve öyle tanımlamak isterler. Atatürk gerçekten, gerçek anlamda bir diktatör değildi. Otoritesi vardı ama bu otorite kendisinin dikta eğiliminden değil Millî Mücadele&#8217;nin başı ve Millî Mücadele kahramanı olmasından ileri geliyordu.</p>
<p><em>(Yeri gelmişken Atatürkün diktatörlüğü konusunda bir görüşü aktarmak isterim. Türkiye’de uzun yıllar görev yapmış, &#8216;Atatürk&#8217; adlı eseri Kültür Bakanlığı&#8217;nca yayımlanan Arjantinli diplomat ve yazar Jorge Blanco Villalta ile yaptığım bir röportajda, “Atatürk’ü bir diktatör olarak  değerlendirenlere hatırlatmak istediğim bir nokta var. Eğer etkin şekilde halkının kültürü ile uğraşan, ülkesini entelektüel düzeye yükseltmek için çabalayan bir adam ille de diktatör sayılacaksa ancak hümanizm diktatörü, bir kültür diktatörü, ilericilik diktatörü ya da demokrasi diktatörü sayılabilir.” demişti.)</em></p>
<h3><strong>İlk başbakan İnönü</strong></h3>
<p><strong>Nazmi Kal:</strong> Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk başbakanı olarak gerçekleştirmeyi düşündüğünüz en önemli kararınızı söyler misiniz?</p>
<p><b>İsmet İnönü: </b>Ben başvekil olduğum zaman Lozan Muahedesi&#8217;nin iç yüzü ve bütün tesirleri üzerimde tazeydi. İstiklal Savaşı esasında İngilizlerle olmuştu. O tertibin başında İngilizler bulunuyordu. Lozan Muahedesi&#8217;nin neticelenmesinde gene başlıca amil İngilizlerin gayreti ile olmuştur. Diğer devletler, kapitülasyonlar gibi, Duyunu Umumiye gibi hulasa istedikleri gibi Türkiye’ye müdahele etmek ve Türkiye’yi sömürmek  bahsinde İngiliz inadına güvenerek onun perdesi arkasında daha çok ısrarlı ve inatçıydılar. Sulh esasen İngiliz gayreti ile olmuştur.</p>
<p>Başvekil oldum. Lord Curzon ve Amerika mürahhası ile konuşmamızı hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım.“Lozan Muahedesinden memnun ayrılmıyoruz. Hiçbir dediğimizi yaptıramadık. Harap bir memleket alıyorsunuz. Bunu imar etmeyecek misiniz? Neyle nasıl yapacaksınız? Geleceksiniz para isteyeceksiniz, diz çökeceksiniz, reddettiklerinizin hepsini cebimizdem çıkarıp, size göstereceğim.”dedi. Bunu hiçbir zaman unutmam.</p>
<p>Cevap verdim: Bizim burada istediklerimiz,müstakil,medenî bir devlet olarak onun bütün şartlarını sağlamaktır. Bunu temin edelim, sulh olsun ondan sonra sizin dediğiniz şartlar hasıl olur, gelirsem size, istediğinizi yaparsınız.</p>
<p><strong>Kal: </strong>Bu sözleri söylerken güvendikleri neydi?</p>
<p><b>İnönü: </b>Güvendikleri, devrimlerin yapılmama ihtimaliydi. Türkiye içinden birçok keşmekeşlere girecektir. Bu karışıklıklar içinde uygulanabileceği düşünülmeden tayin edilmiş olan adalet müşavirleri, kabotaj hakkının ancak iki sene sürmesi hulasa kapitülasyonlara ait diğer meseleler fiilen kendi kendine sürüklenip giderek eski rejim iade olunacak diye düşünüyorlardı. Bu ümit sonuna kadar onlarda yaşadı. Ama bu benim zihnimde daimi bir görüntü olarak bir tehlike olarak belirdi, yaşadı, taze bir hâlde durdu ve ben onu düşünerek idareye geçtim.</p>
<p><strong>Kal: </strong>Muhtaç oldunuz mu? Yardım istediniz mi?</p>
<p><b>İnönü: </b>İkinci Cihan Harbi çıkıp tamamiyle Türkiye’ye muhtaç bir vaziyet hasıl oluncaya kadar yardım bahsi yalnız akıl vermeye münasır kalmış para hususunda hiçbir açılma, kolaylık gösterilmemiştir.Bu zihnimdedir. Hiçbir para yardımı yoktur dışarıdan.</p>
<p>Asıl zihnimde kesin olarak verdiğim karar mutlaka esaslı ihtiyaçlara dair birşey yapmak lazımdır. Bütçemiz nasıl olacak, bütün mesele maliyeye bağlanıyor. Ben zihnimde ilk günden itibaren kararlıydım. Bütçem zayıf olacak. Ne kadar zayıf olursa olsun ondan biraz daha zayıf hale getirip bir miktarını yatırım olarak ayırmak ve zaman ile memleketin ilerlemesini bu yatırımla sağlamak. Bu düşünce ağır tecrübelerin ilhamı olarak, düşman içinde,düşman karşısında en ağır baskılar altında edinilmiş bir kanaatti bende Onun için başbakan olarak yapacağım iş bütçeden yatırım için mutlaka para ayırmak ve esaslı ihtiyaç gördüğümüz meselelere, ihtiyaçlara devam etmek. Memleketin bütçe muvazenesini  temin etmek. Mesela demiryolu bizim zihnimizde olgun bir ihtiyaç halindeydi. Paraya ihtiyacı vardı. Mutlaka bunu yabancı yapardı. Halbuki biz mutlaka bunu millileştirme kararıyla çıkmış ve mutlaka yeni yollar yapmak kararı içindeydik. (1923-1938 yılları arasında 3170 km yeni demiryolu yapıldı ve 4180 km demiryolu satın alındı.)</p>
<p>Endüstrileşmede, mutlaka bir adım atmak lazımdı. Bu meseleleri yapabilecek bir yatırım usulünü bulacağım ve onları tatbik etmeye başlayacağım. Bu kararla başbakanlığa başladım. Ve bu kanaatle isabet ettiğimi hadiselerle birer birer kendim tecrübe ettim, anladım. Bir misal olarak söyleyeyim, başbakanlığım esnasında bir sene Hazine, Osmanlı Bankası&#8217;ndan o sene içinde idare edilmek için borç para almak istemişti. Osmanlı Bankası başüstüne, diye cevap verdi. Yalnız bu dediğiniz bir istikrazdır o istikrazı görüşelim, dedi.Bu cevap bana gelir gelmez meseleyi başından sonuna kadar, geleceğini, bunun sonunun nereye varacağını anladım. Hazır para ihtiyacı içinde bulunacağız. Bu hiçbir zaman bitmeyecektir. Ve her bitişte nihayet birkaç sene içinde Lozan&#8217;dan, Millî Mücadele&#8217;den eser kalmayan bir idare husule gelecektir. Bu endişe bana hakim olmuştur. Osmanlı Bankası&#8217;ndan bu cevabı aldıktan sonra teşekkür ettim, ihtiyacım zail oldu, istemiyorum para dedim.</p>
<p><strong>Not:</strong> Bu yazı dizisi, Nazmi Kal’ın TRT’de yayımlanan ‘Cumhuriyeti Yaşayanlar’ belgeselinin metinlerinden bölümlerdir. “Atatürk’ün Bilinmeyen Anıları” kitabına da alınmıştır.</p>
<p>Yazı, seri olarak devam edecektir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/">Cumhuriyet’in ilanını yaşayanlar: Cumhuriyet ilan ediliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar-cumhuriyet-ilan-ediliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet&#8217;in ilanını yaşayanlar</title>
		<link>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2022 11:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet Bayır]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet İnönü]]></category>
		<category><![CDATA[TürkiyeCumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Velidedeoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürk 23 Nisan 1920'de toplanan birinci TBMM’yi düşündüğü devrimci fikirlerini uygulayacak nitelikte görmüyordu. Tam halk egemenliğine dayalı bir devlet kurabilmek için bazı anayasal değişikliklere ihtiyaç vardı. Bunun için yeni bir meclis gerekiyordu.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/">Cumhuriyet&#8217;in ilanını yaşayanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar%2F&amp;linkname=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcumhuriyetin-ilanini-yasayanlar%2F&#038;title=Cumhuriyet%E2%80%99in%20ilan%C4%B1n%C4%B1%20ya%C5%9Fayanlar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/" data-a2a-title="Cumhuriyet’in ilanını yaşayanlar"></a></p><p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılını yaşıyoruz. Günümüzde Cumhuriyet’in ilanına tanık olmuş kişileri bulabilmek artık olanaksız.</p>
<p>1973’te yani Cumhuriyet’in 50. yılında Cumhuriyet’in ilanını yaşamış kişiler aramızda idiler. O yıllarda televizyonda yapımcı idim. O günleri gazeteci, politikacı olarak yaşamış kişilerin anılarına dayanarak bir televizyon programı hazırlamıştım.</p>
<p>Cumhuriyetin 50. yılında hazırladığım bu programda İsmet İnönü, 2. Dönem Ergani Milletvekili İhsan Hamit Tigrel, Milletvekili Hikmet Bayur, Milletvekili ve General Fahrettin Altay, Gazeteciler Münir Müeyyet Bekman ve Mecdi Sadrettin Seyman, 1923’te TBMM’de zabit kâtibi olarak görev yapan Ord. Prof. Dr. Hıfsı Veldet Velidedeoğlu gibi cumhuriyetin ilanı günlerinin öncesini ve sonrasını yaşamış kişilerle konuşmuştum.</p>
<p>Bu konuşmaları yazı dizisi haline getirdim ve yayımlıyorum.</p>
<h3>Atatürk, yapacağı devrimleri bir sır gibi sakladı</h3>
<p>Cumhuriyet fikri Atatürk’ün kafasında genç subaylık döneminde oluşmasına rağmen Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaşmasına kadar uzun süre bu düşüncesini açıkça ifade etmedi, sakladı.</p>
<p>Nutuk’ta Atatürk neden cumhuriyet düşüncesini sakladığını şöyle anlatıyor:</p>
<p><em>“Bu mühim kararın bütün icabat ve zaruriyatını ilk gününden izhar ve ifade etmek elbette münasip olmazdı. Tatbikatı birtakım safhalara ayırmak ve vakayı ve hadisattan istifade ederek milletin hissiyat ve efkârını izhar eylemek ve kademe kademe yürüyerek hedefe vasıl olmaya çalışmak lazım geliyordu. Bu son sözlerimi hulasa etmek lazım gelirse diyebilirim ki ben milletin vicdanında ve gelecekte hissettiğim büyük gelişim yeteneğini bir milli sır gibi vicdanımda taşıyarak kısım kısım bütün topluma uygulattırmak zorunluluğunda idim.”</em></p>
<p>Atatürk Cumhuriyet düşüncesini neden bir sır gibi sakladı? Bu davranış doğru mu idi? 12 ciltten oluşan “Türk İnkılap Tarihi” adlı eserin ve Atatürk hakkında pek çok kitabın sahibi Ord. Prof. Yusuf Hikmet Bayur 1981’de Atatürk’ün 100. doğum yılı nedeni ile hazırladığım Atatürk’ten Anılar programımda şöyle anlattı:</p>
<p><em>“Atatürk gerek askerlikte gerek siyasada eşsiz başarılı bir devlet adamı idi. Cumhuriyetin ilanı konusunda da bir taktik ve strateji uyguladı. Bakın nasıl: Erzurum kongresi sırasında arkadaşları ile konuşuyorlar. Mazhar Müfit Kansu “Başarından sonra ne olacak” diyor. Öyle bir soruş ki herkes Cumhuriyet olacak cevabını bekliyor. Atatürk bunu seziyor ve şöyle diyor ‘Bu mesele hakkında bir şey söylemek istemem, hatta söz konusu etmemek doğrudur. Bu konunun tartışma zamanı gelmemiştir. Gelince görüşürüz, karar verilen bir şeyin uygulanması için vakit ve zamanı beklemek zamanı geldiğini bilmek lazımdır. Şimdi sadece düşman baskısı altında bulunan padişahı ve düşman kuvvetlerinin işgal ve istila ettikleri vatanımızı kurtarmak için çalıştığımızı söylemekte fayda vardır.’”</em></p>
<p>Yani işi karıştırmayın, işi bozacak şeylere girişmeyin, diyor. Çünkü o sırada padişahın hainliği henüz sabit olmamıştı. Padişah taraftarları çoktu. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ile birlikte padişahı karşısına aldığı, padişaha başkaldırdığı zaman zaman yazılır. Bu söylemler gerçek değildir. Atatürk Kurtuluş Savaşı sonuçlanıncaya gerçek zafer kazanılıncaya kadar padişahı karşısına almamıştır. Hep İstanbul hükümetini hedef göstermiştir.</p>
<p>Yazısı güzel olduğu için öğrenci olmasına rağmen mecliste zabıt katibi olarak görevlendirilen Ord. Prof. Dr. Hıfsı Veldet Velidededoğlu ile bir sohbetimizde, <em>“23 Nisan 1920’de meclisin açılış günü padişaha bir bağlılık telgrafı çekildi. Bu telgrafı ben kaleme aldım.”</em> demişti.</p>
<p>Atatürk’ün bu anlayışını yine Hikmet Bayur şöyle açıklıyor:</p>
<p><em>“Erzurum Kongresi’nin açılışı Atatürk’ün söylediği bir dua ile biter. Buna bazıları tepki gösterir. Atatürk’ün cevabı şöyledir: </em><em>‘Maksadınızı anlıyorum, ama şimdi vazifemiz halkı, vatanı ve esir padişahı kurtarmaya inandırmaktan ibarettir. Zamansız hiçbir şeye girişmemeye dikkat etmeliyiz.'&#8221;</em></p>
<p>Ord. Prof. Hıfsı Veldet Velidedeoğlu da aynı konuda bir sohbetimizde<em>, “Elbette böyle davranacaktı. ‘Selamünaleyküm kör kadı’ diyerek devrim yapılmaz, gayeye giden her yol mubahtır.”</em> demişti.</p>
<p>9 Eylül’de düşman İzmir’de denize döküldükten Lozan imza edildikten sonra Atatürk gerek padişah yönetimi, gerek yeni rejim hakkındaki gerçek düşüncelerini uygulamaya koymaya, nabız yoklamaya, uygun zaman ve zemini aramaya başladı.</p>
<p>Bazılarına göre 23 Nisan 1920 de oluşturulan parlamenter yapı cumhuriyet idaresi idi. Atatürk ise aynı fikirde değildi.</p>
<p>Atatürk 23 Nisan 1920&#8217;de toplanan birinci TBMM’yi düşündüğü devrimci fikirlerini uygulayacak nitelikte görmüyordu. Tam halk egemenliğine dayalı bir devlet kurabilmek için bazı anayasal değişikliklere ihtiyaç vardı. Bunun için yeni bir meclis gerekiyordu.</p>
<p>Atatürk’e göre birinci Büyük Millet Meclisi bir savaş meclisi idi. Savaşın bitişi, düşmanın denize dökülmesi ile bu meclis görevini bitirmişti. Gerçi birçoklarına göre savaş bitmişti ama Atatürk için asıl savaş şimdi başlıyordu. Atatürk’ün amacı yurdunu kurtardıktan sonra çağdaş bir Türkiye yaratmaktı. Türk toplum yapısını bu inanca göre değiştirmek istiyordu. Şeriata dayanan Orta Çağ yapısı bir toplum sistemini yıkıp yerine Batı uygarlığına dayanan yeni çağdaş bir düzen getirmekti amacı. Bu düzeni kurmak için bir dizi devrimlere gerek vardı. Zaferin üzerine yatıp dinlenmek yoktu<em>.</em></p>
<p>Atatürk bu düşüncesini açıkça ortaya koyunca Atatürk’e gerçek bir muhalefet başladı. Eski arkadaşları Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele gibi kumandanlar Atatürk’e karşı çıkmaya başladılar.</p>
<p>1970 yılında Erdoğan Alkan ile <em>“Cumhuriyet ve sonrası”</em> adlı bir program hazırlamıştık. Bu programda Atatürk’ün yakın arkadaşlarından Kılıç Ali ile de konuştuk. Kılıç Ali bu programda Rauf Orbay’ın, “<em>Ben padişahın ekmeği ile büyüdüm, ekmek yediğim sofraya tekme atamam.” </em>dediğini söylemişti.</p>
<p>(Bu film maalesef bugün TRT arşivinde yok. Sanırım 12 Mart 1971 darbesinden sonra bazı filmlerle beraber bir yerlere götürüldü. Tevfik Rüştü Aras, İsmet İnönü, Cemal Hüsnü Taray gibi o dönemin ünlü devlet adamlarının konuştukları bu filmin ortaya çıkarılması tarihe hizmet olacaktır. İlgililerin dikkatine sunuyorum.)</p>
<p><strong>Not:</strong> Bu yazı dizisi, Nazmi Kal&#8217;ın TRT’de yayımlanan ‘Cumhuriyeti Yaşayanlar’ belgeselinin metinlerinden bölümlerdir. &#8220;Atatürk&#8217;ün Bilinmeyen Anıları&#8221; kitabına da alınmıştır.</p>
<p>Yazı, seri olarak devam edecektir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/">Cumhuriyet&#8217;in ilanını yaşayanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cumhuriyetin-ilanini-yasayanlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
