EGEMENLİKTE SONA DOĞRU YAKLAŞIRKEN…. – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Türk ilim dünyasının acı kaybı   • Söz konusu-6: Kadın ve çocuk şiddetinin arka planı (canlı)

EGEMENLİKTE SONA DOĞRU YAKLAŞIRKEN….

        Başlığa bakılıp ümitsizliğe düştüğümüz zannedilmesin. Aksine bu milletin kanlarıyla, canlarıyla, şehidiyle, yaşlısıyla genciyle bir olup ,Bilge lider Türk Milletinin büyük oğlu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Göktürk Devletinden sonra Türk adıyla kurulan son Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Milli varlığımızın temeli olan 1982 Anayasasının başlangıç kısmındaki; Türk Vatanı ve Milletinin ebedî […]

18 Aralık 2012
Altay Bozkurt

 

 

 

 

Başlığa bakılıp ümitsizliğe düştüğümüz zannedilmesin. Aksine bu milletin kanlarıyla, canlarıyla, şehidiyle, yaşlısıyla genciyle bir olup ,Bilge lider Türk Milletinin büyük oğlu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Göktürk Devletinden sonra Türk adıyla kurulan son Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir.

Milli varlığımızın temeli olan 1982 Anayasasının başlangıç kısmındaki;

  • Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü,
  • Egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağını,

belirleyen bu Anayasa, diye başlayan destansı şeklindeki giriş bölümü Bilge Kağanın Orhun abidelerindeki söyledikleri kadar uyarıcı ve kendini Türk hisseden her insanı derinden etkileyen cümlelerdir.

Türkiyeyi savunan yazarların günümüzde neredeyse seslerinin kısıldığı, Türk Cumhuriyeti Devletinin nasıl çökertileceğini kanal kanal gezip anlatan Türkiyeyi dönüştürmeyi hedefleyen güç odaklariyla işbirliği yapan ve AB fonlarından beslenen yazarların herşey yolunda imiş gibi, canım Türk Develteine birşey olmaz, korkulara kapılmamak lazım, bu korklalrı üzerimizden atmalıyız gibi değişik cümlelerle Türk Mileltini uyutmaya çalışan ve hedefe yavaş yavaş (bu günlerde hızlandı) varmaya çalışan bölücüler maalesef 2012 Türkiyesinde büyük mesafe kaydetmişlerdir.

Türkiye’yi 10 yıldır idare edenlerin yaptıkları icraatlara bakıldığı zaman özellikle Güneydoğudaki terör ve bölücülük açısından tamamen PKK ve BDP nin istekleriyle birebir olduğu görmemek için insanın aptal yada geri zekalı olması gerekir. bunu bir delille ifade etmek gerekirse; daha evvel 3713 sayılı sayılı terörle Mücadele Kanunun 8.maddesi Bölücülük propagandasını suç sayıyordu. aynı kanunun yeni maddesinde ise bölücülük propagandasının suç sayılmasının ortadan kalktığı ve 8.maddenin terörün finansmanı başlıklı bir kanunla (4928 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun 15/07/2003) başka bir düzenleme yapıldığı görülmektedir. Peki sormak lazım şimdi; TMK nın Bölücülük propagandasının suç sayıldığı maddeyi kaldırmak kimin işine yarar. Türk Milletinin buna ihtiyacı var mı? Kimin ihitiyacı var?

Evet PKK nın ihitiyacı var. Bu düzenleme PKK için yapılmıştır. Bir başka düzenleme ise seçimlerde Kürtçe propaganda yapılmasına imkan verilmiştir. Buna kimin ihitiyacı var. Buna da önce hükümete ve sonra muhalefete en sonra da Millete sormak lazımdır.

Yine Milli Varlığımızn temeli olan Anayasamızın 6.maddesi;”Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” hükmündedir. Yine Anayasamızın 66. maddesi ise; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” şeklinde düzenlenmiştir.

Türkiyeyi dönüştürmek isteyenlerin bugüne kadar Anayasa konusunda anlattıkları tamamen boş,aldatıcı ve büyük bir yalana başvurdukları aşikardır. Bunun karşısında ise Türkiyeyi savunanların bir kısmı ise ya bilgisizlikten ya da eksiklikten dolayı Anayasamızın sadece ilk dört maddesinden bahsetmekte oldukları görülmüş, diğer, egemenliğin Türk Milletine ait olduğu başlangıç kısmı ile 6 ve 66.maddesinden hiç söz etmemektedirler. Anayasamızın bu maddelerini lütfen bir kez daha okusunlar.

Değerli yazar Arslan Bulut bir yazısında; Erzurum’daki Lalapaşa Camii mihrabının yan duvarında asılı duran bir levhada yazıyor. Yenises dergisi Yazıişleri Müdürü Mehmet Aksoy, levhanın bir fotoğrafını çektirdi ve Osmanlı arşivi uzmanı Aburrahman Yarar’a okuttu. Hüsnü hat sanatıyla yazılmış metinde, “Men tâle gafletehu zâle devletehu” ifadesi var. Yani “Gafleti uzun ve derin olanın devleti yok olur!”

Erzurum merkez mektebi muallimi evveli Yeşil İmamzade Mehmet Salih, 1330’da yazmış, yani 1914’te.. Türk Milleti, gaflet uykusundan uyandığı zaman iş işten geçmek üzereydi ve elinde sadece Ankara ve çevresi kalmıştı. Sakarya savaşı kaybedilseydi veya Büyük Taarruz dediğimiz savaş kazanılmasaydı, bugün Türkiye diye bir devlet olmadığı gibi Türk Milleti de belki uzun bir süre için tarih sahnesinden kalkmış olacaktı. (Yeniçağ-17/08/2012)

Türkiyeyi 10 yıldır idare eden AKP hükümetinin Türkiye’yi dönüştürmek için yaptığı icraatlerın hedefi bellidir.Onlar başarılı bir şekilde yollarına devam ediyorlar.peki ya Türkiyeyi savunanların önünde Türk Milleti uyandırmaktan başka bir çareleri yoktur. Türk Milletinin uyanma vakti çoktan gelmiştir.

 

Bilge Kağanın,üstte gök çökmedikçe altta yer denizi delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir.

 

Genel Kurmay Başkanı Mareşal ÇAKMAK’ın Cumhuriyetin onuncu yılında Türk Milletinin büyük oğlu Ulu Başbuğa hitaben diye başlayan sözün muhatabı Büyük Atatürk ise,TARİH İHİTİYATSIZLAR İÇİN MERHAMETSİZDİR demiştir.

 

 

 

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları