TÜRKÜN ZÜMRÜDÜ ANKASI: ANKARA – Milli Düşünce Merkezi Millî Düşünce Merkezi - Dünyaya Türkçü Bakış

DUYURU   • Bugünkü Kıbrıs (Kabakçı Konağı Sohbeti)   • Milli Düşünce Merkezi’nden 10 Kasım Mesajı

TÜRKÜN ZÜMRÜDÜ ANKASI: ANKARA

ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 91. YILDÖNÜMÜ           (13 EKİM 1923 – 13 EKİM 2014)    Burcuna göz diken, dik başlar insin, Türk gücü orada her zoru yensin, Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin, Var olsun toprağın, taşın Ankara.                              Halil Bedii Yönetken       […]

13 Ekim 2014
Hicabi Koçak

ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞUNUN 91. YILDÖNÜMÜ          

(13 EKİM 1923 – 13 EKİM 2014)   

Burcuna göz diken, dik başlar insin,

Türk gücü orada her zoru yensin,

Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,

Var olsun toprağın, taşın Ankara.

                             Halil Bedii Yönetken

                                   ( Ankara Marşı’ndan )

Her şehrin bir hikâyesi vardır. Ulu Atalarımız Göktürklerin, mukaddes başkentleri Ötüken’de yaktıkları “İstiklâl Ateşi“ sönmez bir çerağ halinde, soluk soluğa koşan, uzun yeleli yağız atları üstünde, ellerinde adalet saçan yalın kılıçları ile zulme baş eğdirerek, ”millî bir sır” halinde İstiklâl Savaşı’nın merkezi ANKARA’ya kadar ulaşmıştır. Ötüken’den başlayarak asırlarca süren bu koşu; Kaşgar, Balasagun, Gazne,  Cend, Merv, Nişabur, Rey, Semerkant, Buhara, Herat, Tebriz, Bağdat, Erbil, Kerkük, Kahire, Kars, Erzurum, Van, Diyarbakır, Konya, İznik, Kayseri, Niğde, İzmir, Bursa, Edirne, İstanbul ve en sonunda Türklerin ebedî Başkenti ANKARA’da İstiklâl Savaşı Kahramanlarının yüreğinden fışkırarak, ellerinde bir nur halkası halinde göklere yükselmiştir.

ANKARA… Güngörmüş bu Ahi Şehri, tarihte birçok fatihleri, akıncıları, alpleri, gâzileri, umut sahiplerini, emel gurbetinin yolcularını; nice hicranları, sevdaları, çileleri, hüzünleri, bozgunları, zaferleri koynunda saklamış… Tarihte Hitit, Firig, Lidya, Pers, Galat, Roma, Bizans ve öz evlatları Selçuklu, Osmanlı Türklerinin ihtişamlı zamanlarını görmüş, kimine eyalet merkezi, kimine Başkentlik etmiştir. Bir rivayete göre Sevgili Peygamberimizin büyük dedeleri Haşim de, ticaret vesilesiyle Ankara’ya uğramış, daha sonraki bir seyahatinde Gazze’de bulunduğu sırada hastalanarak vefat etmiş ve aynı şehirde toprağa verilmiştir.

ANKARA, sinesinde birçok hatırayı muhafaza ederek, İskender’in, Sezarların, Romen Diojen’in, ihtiraslı emelleri ile Alaattin Keykubat’ın, Yıldırım Beyazıd Han’ın, Timur’un, Yavuz Sultan Selim Han’ın ince ve keskin hedeflerini günümüze taşımıştır. Bu kutlu şehir, adını taşıdığı, Baykal Gölü’nden çıkarak Yenisey Nehri’ne doğru akan ANGARA Irmağı’nın tertemiz, şırıl şırıl, gümüş renkli pırıltılarıyla intikâl eden cevherini Türk Milleti’nin millî hafızasına da nakşetmiştir. 

Türkiye Selçuklu Devleti’nin haşmetli güneşinin gurûb etmesinden sonra ANKARA, Türk Milleti’ni şâd eden Ahi yücelerinin seçtiği “Şehir Meclisi/Ayanı” tarafından yönetilen ANKARA AHİ CUMHURİYETİ DEVLETİ’ne de yaklaşık 50 yıl (1305-1355) Başkentlik yaparak, 1355 yılından itibaren Orhan Gâzi’nin oğlu, Gelibolu Fatihi Süleyman Paşa nezdinde Osmanlı Devleti’ne dâhil olmuştur. Bu bahtiyar şehir, iki defa da Anadolu Beylerbeyliğinin yönetim merkezliğine ev sahipliği yapmıştır. II Sultan Murad döneminde Varna şehidi Karacabey (Ö.1444), Kanuni Sultan Süleyman döneminde de Cenabı Ahmet Paşa (ö.1561) tarafından yönetilmiştir. Bu her iki değerli Komutan ve Devlet Adamı, Ankara‘da Hacettepe ve Ulucanlar semtinde bulunan türbelerinde, toprağın koynunda yatmaktadır.

Türk Devlet Geleneğini gönlünde ve zihninde kutlu bir sır gibi muhafaza eden İstiklâl Savaşı’nın muzaffer Başkomutanı ATATÜRK, Türkiye’nin tam ortasında bir YAYLAGÜZELİ gibi duran ANKARA’ya Başkentlik gerdanlığını takmak üzere hazırlıklara başlar. 24 Temmuz 1923 tarihinde antlaşmayla sona eren Lozan görüşmelerinin kararları, TBMM tarafından 23 Ağustos 1923 tarihinde kabul edilir ve imzalanır. İstanbul ve Trakya yabancı askerlerden tahliye edilmeye başlar. 2 Ekim l923 tarihinde Türkiye yabancı askerlerden tamamen temizlenmiştir. 6 Ekim 1923 tarihinde Türk Ordusu halkın muhteşem sevgi gösterileri arasında İstanbul’a girer.

9 Ekim l923 tarihinde İsmet Paşa ve 14 arkadaşı ANKARA’nın Başkent olması önergesini imzalayarak TBMM’ne sunar. Yenilenmiş bulunan II. TBMM’nin 13 Ekim l1923 tarihindeki 35. toplantısının 2. oturumunda 27 Numaralı Karar ile ANKARA TÜRKİYE’nin ebedî BAŞKENT’i olur. Teklif edilen Anayasa maddesi şöyledir:

“TÜRKİYE DEVLETİNİN MAKARRI İDARESİ ANKARA ŞEHRİDİR.“

Böylece YAYLAGÜZELİ ANKARA’ya gerdanlığı takılmış, Büyük Türk Milleti ZÜMRÜDÜ ANKA’sına kavuşmanın bahtiyarlığını yaşamıştır. Teklifi imzalayan 15 değerli şahsiyet şunlardır:

Malatya:   İsmet Paşa

Çorum:     Ferit Törümküney

Diyarbakır:        Zülfü Tiğrel

Ertuğrul (Bilecik):       Dr.Fikret Onuralp

Kütahya:  Seyfi Aydın

Malatya:   Hilmi Oytaç

Kastamonu:       M. Mahir

Erzurum:  Rüştü

Erzincan:  Sabit

Sivas:       Rahmi

Bursa:      Necati Kurtuluş

Bursa:      Necati (Canıtez)

Konya:      Kazım Hüsnü Bey

İstanbul:  Ali Rıza Bebe

Karahisarı Sahip:        M. Kamil

Türk Milleti’ne bu cennet vatanı ve bağımsız Türkiye Cumhuriyetini armağan eden ulu önder ATATÜRK’ün, şehit ve gazilerimizin ve bütün atalarımızın ALLAH ruhlarını şâd edsin. Nur içinde yatsınlar…

 

 

Peki ben ne yapabilirim?
Bizi okuyor, beğeniyor ve “Peki ben ne yapabilirim?” diye soruyor musunuz? Bağış yaparak bizi destekleyebilirsiniz. Bağışlarınızla faaliyetlerimiz daha sık, daha geniş ve daha etkili olacaktır. TIKLAYINIZ!

Yazarın millidusunce.com'daki yazıları