Kategoriler: Genel

Vicdan mahkûmu Uygur aydın: İlham Tohti

İlham Tohti, Uygur halkının hak arayışında barışçıl mücadeleyi esas alan en önemli entelektüel figürlerden biridir. Ekonomist kimliğiyle tanınan Tohti, uzun yıllar boyunca Çin’de etnik eşitliğin sağlanması, karşılıklı anlayışın geliştirilmesi ve Doğu Türkistan’da Uygur halkına anayasa ile güvence altına alınan hakların fiilen uygulanması için çalışmıştır. Akademik çalışmalarında ve kamusal söyleminde şiddeti açık biçimde reddetmiş; sorunların ancak diyalog, hukuk ve uzlaşma yoluyla çözülebileceğini savunmuştur.

Tohti’nin çalışmaları özellikle Doğu Türkistan’da Uygurların maruz kaldığı yapısal eşitsizlikleri ve ekonomik adaletsizlikleri bilimsel verilerle ortaya koyması bakımından dikkat çekicidir. Çin devletinin sonu gelmeyen baskılarıyla Uygur toplumu arasında rejime karşı giderek derinleşen gerilimin, baskıcı ve güvenlikçi politikalarla değil; karşılıklı hakların tanınması ve özerklik mekanizmalarının işletilmesiyle aşılabileceğini dile getirmiştir. Bu yönüyle Tohti, hem Uygur toplumuna hem de Çinli aydın çevrelere hitap eden ender isimlerden biri olmuştur. Nitekim mahkûmiyetinden önce, Çinli akademisyenler, hukukçular ve entelektüeller arasında da saygı gören bir isim olarak değerlendirilmiş. Uygur meselesine dair eleştirilerinin, Çin’in anayasal çerçevesi ve hukuki düzeni içinde dile getirilmesi, onun Çinli aydın kesimin önemli bir bölümünde sessiz ya da açık destek bulmasını sağlamıştır.

Ancak bu barışçıl ve uzlaştırıcı çizgi, Çin yönetimi tarafından bir tehdit olarak görülmüş; İlham Tohti 23 Eylül 2014’te tamamen siyasi nitelikte olduğu uluslararası çevrelerce de dile getirilen bir yargılamanın ardından “bölücülük” suçlamasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. İki gün süren göstermelik duruşma sonucunda verilen bu karar, Tohti’nin yıllardır savunduğu diyalog ve hukuka dayalı çözüm anlayışıyla açık bir çelişki oluşturmuştur. O tarihten bu yana ağır tecrit koşullarında tutulan Tohti, uzun süredir ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmemektedir. Bu durum, uluslararası hukuk ve insan hakları standartları açısından ciddi kaygılara yol açmaktadır.

İlham Tohti’nin hapsedilmesi, yalnızca bir aydının susturulması anlamına gelmemektedir. Bu durum aynı zamanda Çin yönetiminin, Uygurlar meselesinde her türlü fikir özgürlüğüne, eleştirel düşünceye ve barışçıl diyaloğa bütünüyle kapalı olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Şiddeti reddeden, anayasal çerçevede çözüm arayan ve uzlaşmayı savunan bir akademisyenin müebbet hapse mahkûm edilmesi, Çin’in Uygur meselesini baskı ve sindirmeye dayalı politikalar dışında herhangi bir tartışma zeminiyle ele almaya niyetli olmadığını göstermiştir.

İlham Tohti’nin hapsedilmesi, onun düşünsel etkisini ortadan kaldırmamış; aksine uluslararası alanda daha geniş bir görünürlük kazanmasına neden olmuştur. Barışçıl mücadelesi ve ifade özgürlüğü konusundaki kararlı duruşu, dünya genelinde birçok kurum ve kuruluş tarafından takdir edilmiştir. Avrupa Parlamentosu tarafından verilen Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Václav Havel İnsan Hakları Ödülü başta olmak üzere, PEN Özgürlük İçin Yazma Ödülü, Martin Ennals İnsan Hakları Savunucuları Ödülü, Liberal International Özgürlük Ödülü ve Freedom Award gibi çok sayıda prestijli uluslararası ödüle layık görülmüştür.

İlham Tohti’nin mücadelesi Türkiye’de de güçlü bir karşılık bulmuştur. Türkiye’de, İsmail Bey Gaspıralı Gazetecilik Özgürlük Ödülü’ne layık görülmüş; ayrıca Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından verilen Turan Yazgan Büyük Ödülü ile onurlandırılmıştır. Bu ödüller, Tohti’nin yalnızca Uygur halkı için değil, Türk dünyası ve ifade özgürlüğünü savunan tüm çevreler için taşıdığı sembolik ve ahlaki önemi ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra İlham Tohti, 2018 yılından bu yana Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmektedir. Geçmiş yıllarda yüzlerce aday arasından öne çıkan isimler arasında yer alması, onun barışçıl mücadelesinin ve düşünsel etkisinin uluslararası düzeyde ne denli güçlü bir karşılık bulduğunu göstermektedir. Bu yıl da İlham Tohti’nin Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesi için Türkiye dahil çeşitli ülkelerde akademisyenler ve insan hakları savunucuları tarafından kampanyalar yürütülmektedir. Bu girişimlerin akademisyenler tarafından daha güçlü biçimde desteklenmesi, hem Tohti’nin özgürlüğü için uluslararası baskının artmasına hem de Uygur meselesinde barışçıl çözüm arayışlarının küresel ölçekte daha görünür hâle gelmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Bugün İlham Tohti, yalnızca Uygur halkının değil, evrensel insan hakları mücadelesinin de vicdanî simgelerinden biri olarak görülmektedir. “Uygurların Mandelası” olarak anılması, onun barışçıl duruşunun ve ahlaki tutarlılığının dünya kamuoyunda nasıl algılandığını açıkça göstermektedir. Hücre duvarları arasında sesi kısıtlanmış olsa da savunduğu değerler, adalet ve barış arayışıyla milyonlarca insana ilham vermeye devam etmektedir. İlham Tohti’nin yaşamı ve mücadelesi, baskı karşısında şiddete sapmadan direnmenin ve hukuku esas alan bir gelecek tahayyülünün mümkün olduğunu gösteren güçlü bir örnek olarak tarihteki yerini almıştır.

 

 

 

Abdülhalik Kara

Yazar:
Abdülhalik Kara

Son Yazılar

Hamas’ın İsrail–ABD Tarafından Kurulduğu Düşüncesi

Hamas, 1987 yılında Birinci İntifada sırasında Şeyh Ahmed Yasin ve Gazze’deki Müslüman Kardeşler çevresinden doğdu;… Devamını Oku

30.12.2025

İlim ve Marksizm

Türk Milliyet­çiliği Fikir Sisteminin ilmi, metod olarak kabul edişinde insanlığın bin­lerce yıllık tecrübesine dayanıldığını, olayları… Devamını Oku

25.12.2025

Tarihsel göç dinamikleri ve milliyetçilik bağlamında demografik, kültürel ve ekonomik yaklaşımlar

Türkiye, yaklaşık 4 milyonu kayıtlı olmak üzere, toplamda 6-7 milyon arasında olduğu tahmin edilen geçici… Devamını Oku

19.12.2025

BM Genel Kurulu’nun İsrail için yaptırım yetkisi ve alınabilecek kararlar

BM Genel Kurulu hukuken doğrudan yaptırım kararı alamaz, sadece tavsiye niteliğinde siyasi baskı uygular. Bağlayıcı… Devamını Oku

18.12.2025

34 yıl sonra Karabağ’da

Hocalı’nın adı, sadece bir yer ismi değil; Türk’ün hafızasına kazınmış bir yas olarak duruyordu. Orada… Devamını Oku

18.12.2025