<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bilgisayar arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/bilgisayar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/bilgisayar/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sun, 28 Jul 2024 19:04:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Elektronik beyin!</title>
		<link>https://millidusunce.com/elektronik-beyin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/elektronik-beyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jul 2024 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47821&#038;preview=true&#038;preview_id=47821</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elektronik beyne soru sormak geçen asırda fanteziydi. Yapay zekânın “chat” cinsleri tam bunun için kurgulanmış. Soru soruyorsunuz cevap veriyor. O hâlde fıkradaki soruyu sorabilirim dedim ve sordum. chatgpt.com sitesine (GPT 3,5) “Ne var, ne yok?” yazdım. Buyrun cevabı: </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/elektronik-beyin/">Elektronik beyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Felektronik-beyin%2F&amp;linkname=Elektronik%20beyin%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Felektronik-beyin%2F&amp;linkname=Elektronik%20beyin%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Felektronik-beyin%2F&amp;linkname=Elektronik%20beyin%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Felektronik-beyin%2F&amp;linkname=Elektronik%20beyin%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Felektronik-beyin%2F&#038;title=Elektronik%20beyin%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/elektronik-beyin/" data-a2a-title="Elektronik beyin!"></a></p><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-47821-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-1.mp3?_=1" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-1.mp3">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-1.mp3</a></audio>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-47821-2" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-2.mp3?_=2" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-2.mp3">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-2.mp3</a></audio>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-47821-3" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-3.mp3?_=3" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-3.mp3">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-3.mp3</a></audio>
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-47821-4" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-4.mp3?_=4" /><a href="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-4.mp3">https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-4.mp3</a></audio>
<p><span style="font-weight: 400;">Önceleri mekanik hesap makineleri vardı. Sürgülü cetveller ve şu car car çevrilen kollu Facitler, en alıştıklarımızdı. Almanların şifre makinesi Enigma da en meşhuru. Elektronik bilgisayarlarla elektronik hesap makineleri yaklaşık aynı zamanların ürünüdür. Mekanik makinelere “analog bilgisayar” derdik, elektroniklerden ayırmak için. “Elektronik Beyin” de gayrı resmî fakat yaygın bir tabirdi. Eh Türk şakacılığı ile fıkralar bile türetmiştik. Elektronik beyne ne sorulsa cevap veriyor demişler. Bizim kahramanımız da gidip bir şeyler fısıldamış ve makine çalışmış, çalışmış, çalışmış; dumanlar çıkarmaya başlamış ve sonunda yanmış. Elin adamı dehşet içinde bizimkine dönüp sormuş: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">─ Ne dedin? Ne dedin?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">─ Hiçbir şey. Sadece “Ne var ne yok?” dedim.</span></p>
<h2>Zengin olup bilgisayar almak</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">O zamanların elektroniği lambalara dayanırdı. Lambalar, daha sonra çıkan transistörlere göre kolay bozulan parçalardı. Elektronik beyin hata yapmaya başlayınca hangi lambanın ne yaptığını belirleyen uzmanlar türemişti. Bunlara, elektronik beyin psikiyatrı deniyordu. Günümüze kadar gelmiş bir tabir, program böceği, “bug”dır. Programcıların mutlaka yaptıkları hatalara verilen addır. Program geliştirmenin bir aşaması – hatta birkaç aşaması – programın böceklerinden temizlenmesi, “debugging”dir. Kelimenin doğuş hikâyesi o lambalı bilgisayarlardan birinin devrelerinin içine giren gerçek bir böceğe, bir güveye dayanır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilgisayarlar trilyonlarca kat güçlendi, aynı oranda ucuzladı… Çocukluğumda – seyrettiğim bir filmin ilhamıyla – bir hayal kurmuştum: O kadar zengin olacaktım ki evimde kendime ait bir bilgisayarım olacaktı. On yıllar geçti. Asır devretti ve ben zengin falan değilim ama evimde, eskileriyle birlikte birden fazla bilgisayar var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilgisayar hayatımızın kanıksanan bir parçası oldu ve artık ne “elektronik beyin”den ne de bilgisayar psikiyatristlerinden söz ediliyordu.</span></p>
<h2>Asıl elektronik beyin şimdi</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Derken yapay zekâ çıktı! </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte, “elektronik beyin” lafını etmenin tam zamanıdır. Nedense kimsenin aklına bu eski söz gelmiyor. Elektronik bilgisayarların insan – veya hayvan – beyniyle pek bir benzerliği yoktu. Hâlbuki yapay zekâ neredeyse bire bir beyin taklidi. Nöronlarıyla, sinir demetleriyle, bağlantılarıyla, sinapslarıyla gerçekten elektronik beyin. Yapay zekâda bu yaklaşıma da zaten “nöral ağlar” deniyor. Beyin de tam budur. Nöral ağlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yanlış anlaşılmasın, yapay zekânın içinde bu saydıklarımız elle tutulur parçalar gibi değil. Yapay zekâyı bir bilgisayar programı sanal olarak kuruyor. Onu kuran şey bir program. Her program gibi bir algoritma. Fakat yaratılan şey algoritma değil. Tıpkı beyin gibi eğitilen, öğrenen, tecrübe kazanan bir yapı. Eğitimi de bir bakıma beyinlerin eğitimi gibi: Doğru yaptıkça ödüllendirilen, yanlış yaptıkça cezalandırılan bir kurgu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapay zekâ bir algoritma değil. Algoritma, yani bütün bilgisayar programları, 1, 2, 3… gibi belirli adımlarla çalışır. Bu adımların bazılarında dallanmalar vardır. Yani şöyleyse 4, başka türlüyse 5, daha da başkaysa 6 vs. gibi. Fakat programın her zaman ne yapacağı bellidir. Bir hata olduğunda arayıp hatanın hangi adımdan kaynaklandığını (böceğin nerede olduğunu) bulup düzeltiriz. Yapay zekâda bu mümkün değil. Bazen yapyalnış şeyler söylüyor. Bazen gerçekte var olmayan makalelere, kitaplara atıflar yapıyor. Düpedüz uyduruyor. Fakat nerede takıldığını bilmiyoruz. “Hayal görme – halüsinasyon” dediğimiz bu yanlışları en aza indirmeye çalışıyorlar.</span></p>
<h2>Ne var ne yok?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Hata yapabiliyor yapmasına da üniversite girişten lise geçişe kadar her türlü sınavda insanlardan çok daha başarılı. ABD baro sınavlarında avukat adaylarını solluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elektronik beyne soru sormak geçen asırda fanteziydi. Yapay zekânın “chat” cinsleri tam bunun için kurgulanmış. Soru soruyorsunuz cevap veriyor. O hâlde fıkradaki soruyu sorabilirim dedim ve sordum. chatgpt.com sitesine (GPT 3,5) “Ne var, ne yok?” yazdım. Buyrun cevabı: </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">— İyiyim, teşekkür ederim! Sen nasılsın? Sana nasıl yardımcı olabilirim?</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fıkrada, elektronik beynin Türkçe soruyu kelime anlamıyla algıladığı ve aptal bir makine olduğundan sigortalarının attığı – yandığı kabulü vardı. ChatGPT 3,5 Türkçedeki bu sorunun gerçek maksadını biliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, 4o versiyonu ne cevap verdi? Buyrun: </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">─ Merhaba! Her şey yolunda, teşekkür ederim. Seninle sohbet etmek her zaman keyifli. Senin tarafında neler var, nasıl gidiyor? </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu samimiyete hata veya halüsinasyon diyemezsiniz. Çünkü sorunun kendisi de fazla samimi. Yapay zekâ da aynı havada cevap veriyor. Bizim klasik algoritmaya dayanan bilgisayar programlarımız zamanındaki gibi ne diyeceğini bildiğimiz günler daha mı iyiydi? Buyrun: İşte beyin, işte zekâ. İster alın, ister bırakın.</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/elektronik-beyin/">Elektronik beyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/elektronik-beyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-1.mp3" length="323757" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-2.mp3" length="470349" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-3.mp3" length="699165" type="audio/mpeg" />
<enclosure url="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/07/easytts_audio_Elektronik-beyin1-4.mp3" length="568845" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Doktorlar şokta!</title>
		<link>https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Umay Gökçe Lilith]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 May 2023 18:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[miting]]></category>
		<category><![CDATA[nefret]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=43615&#038;preview=true&#038;preview_id=43615</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her olay sonunda, olan hep bize oluyor. Nedense siyasilere bir şey olduğu yok. Ekonomileri bozulmuyor, alım güçleri hiç düşmüyor, evlatları şehit olmuyor; her yere giren fetö sadece siyasilerin arasına girememiş ki köydeki sıva ustası bile fetöden içeri alınırken onlara bir şey olmuyor. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/">Doktorlar şokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoktorlar-sokta%2F&amp;linkname=Doktorlar%20%C5%9Fokta%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoktorlar-sokta%2F&amp;linkname=Doktorlar%20%C5%9Fokta%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoktorlar-sokta%2F&amp;linkname=Doktorlar%20%C5%9Fokta%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoktorlar-sokta%2F&amp;linkname=Doktorlar%20%C5%9Fokta%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoktorlar-sokta%2F&#038;title=Doktorlar%20%C5%9Fokta%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/" data-a2a-title="Doktorlar şokta!"></a></p><p>Teknolojik gelişmeler günlük hayatımızı olumlu ya da olumsuz etkiliyor. İşe ilk başladığım yıllarda, bırakın her kişiye bir bilgisayarı, odalarda birer tane bile yoktu. Bilgi işlem biriminde arkasında kocaman kamburuyla eski bir bilgisayar vardı ve herkes kendi biriminin işlerini o bilgisayarda, sırayla yapardı. İlerleyen zamanlarda önce her odaya sonra her kişiye birer bilgisayar verildi. O kamburlu, şişko bilgisayarlar gitti yerlerine daha narin, zayıf az yer kaplayanlar geldi. Şimdiler de onlar da değişti. Artık kasalar yok, sadece monitör, klavye ve fare yetiyor.</p>
<p>O koca bilgisayarları küçülte küçülte en son cebimize girecek şekle getirdiler. Günümüz “çıkar telefonunu göster!” çağı oldu. Aynı cihazla hem konuşuyor hem elektronik ortamda her işimizi halledebiliyoruz. Adları da akıllı telefon. Bu aklı evvel telefonlar da kendi arasında rekabet hâlinde. Araba yarıştırır gibi telefon yarıştırıyoruz; bunların tekerleği yok ama aklı var.</p>
<p>Kafamıza takılan her şeyin cevabını cebimizdeki, kendisi küçük aklı büyük cihazdan bulabiliyoruz. Bunun yanında günlük haberleri de bu cihazlardan takip etmek, gazeteye para verip almaktan daha kolay geliyor. Hem gazete bayisine gitmek zorunda da kalmıyoruz. Bütün dünya parmağımızın ucunda. Gerçi kâğıt kokusu ve ellerinizi boya içinde bırakan mürekkep kokusu olmadan haber okumak çok zevk vermiyor ama olsun.</p>
<p>Bu kadar da kolaylık fazla diye düşündüklerinden olsa gerek, merak edip okumak istediğiniz habere tıklayınca hemen okuyamıyorsunuz. Bazı internet sitelerinde, başlığı ilginizi çeken bir haberi okumak için açtığınızda aynı başlığın içerik olarak tabiri caizse kırk defa yazıldığını görüyor, inat edip sonuna kadar okuyorsunuz. Ama o da ne! Başlıkla alakalı hiçbir cümle yok. Ağız tadıyla gündemi takip edemiyorsunuz. Haberin hemen altında başka bir başlık “Doktorlar şokta!”. Hemen hemen her haberin altında farklı farklı fotoğraflar ve aynı başlık “Doktorlar şokta!”. Doktorların bir kısmı yurt dışına gitmekte buldu çareyi, kalanlar da bir türlü çıkamadı bu şoktan…</p>
<h2>Milletçe şokta mıyız?</h2>
<p>Seçime günler kala aslında milletçe şokta gibiyiz. Ben öyle hissediyorum. Sadece siyasiler uyanık. Her anlamda uyanıklar. Özellikle iktidardakiler. Çünkü adaletsiz bir yarışa 1-0 önde başlıyorlar. Devletin bütün imkânlarını, kendi propagandaları için hunharca kullanıyorlar. Yaşadığım şehre cumhurbaşkanı gelecek diye, her yere parti bayrakları asıldı; özellikle anayollardaki elektrik direklerine cumhurbaşkanının posterleri, bayraklar asıldı. (Bu seçimde bu tür faaliyet yapılmama kararı var diye hatırlıyorum.) Daha önce pek yapmadıkları şey; Atatürk posterleri de astılar ilginç. Kamu kurumlarının bahçe duvarlarına, kendi reklamlarını içeren kocaman pankartlar asıldı. Bu asılanların bazıları çıkarıldı ama bazıları hâlâ duruyor. Bir de yollara yaptıkları, küçük tepeleri andıran, fark etmeyip yavaşlamadan geçtiğinizde arabanızın altını tangırdatan kasisler, cumhurbaşkanı gelecek diye söküldü. Her gelişinde olduğu gibi. Ee onların mabadı kıymetli tabii. Elbette birkaç gün sonra tekrar yapıldı tepeciklerimiz. Ama vatandaş olarak şokta olduğumuzdan sanırım, hiçbir tepki veremiyoruz olan bitene.</p>
<p>Teknoloji çağında bu yapılanları, partilerin giydirilmiş araçlarla bangır bangır müzik çalıp dolaşmasını; hatta adayların yaptığı mitingleri de çok gereksiz buluyorum. Onca seçmenlik hayatım boyunca, bu yapılanlar vesilesi ile kararını değiştiren bir kişi bile duymadım, görmedim. Mitinglere, toplantılara zaten her partinin kendi adamları katılıyor ama “Bizimkinde daha çok kişi vardı.”, “Metrekareye şu kadar insan düşüyor.”, “Metre alıp ölçtün mü de böyle konuşuyorsun?” gibi boş konuşmalar, seçime kadar sürüyor. Bu çağa, bu ilkellikler yakışmıyor. Vatandaş elinin altındaki internetten istediği, hatta istemediği her şeyi görüp duyabiliyor zaten. Meydanlara toplamaya ne gerek var. Mitinge gelen reisse vatandaşı topladıkları gibi çevre illerden de polis ekipleri toplanıp getiriliyor. Geçeceği kavşakta trafik durduruluyor, iftara yetişecek insanlar araç kuyruklarında bekletiliyor…</p>
<h2>Savaşa mı gidiyoruz, seçime mi?</h2>
<p>Bu mitinglerde liderler birbirlerinin ardından atıp tutuyor; o anda cevap verecek kimse yok ya. Meydandaki kalabalık da her söylediğine alkış tutuyor; salla gitsin… Bunun yerine, son günlerde herkesin yâd ettiği eski günlerdeki gibi televizyon programları yapılsa. Bütün adayların katılıp seviyeli bir şekilde tartışabildiği programlar hazırlansa ve bütün kanallar da ortak yayın yapsa. Bence çok güzel olur ve işte o zaman vatandaş ayırt eder eğriyi doğruyu. Ama siyasette seviye yerlerde sürünmeye başladığı için böyle seviyeli bir tartışma hayal.</p>
<p>Zaten basındaki seçimle ilgili söylemleri içeren manşetlere bakıldığında, bu insanların bir araya gelip adabınca tartışması namümkün. Sürekli “Onlar gelirse ülke bölünür.”, “Bunlar gelirse İran’a benzeriz.”, “Seçimden sonra bunları çamura yatıralım.” “Hadsizlere haddini bildireceğiz.”, “Bu, hikâyeden, kartondan adam.”, “İHA, SİHA fabrikalarını kapatacaklar.”, “Ülkeyi kaosa sürükleyecekler.”, “İlk turda işin bitmesi lazım yoksa ülke karışır.” vs. şeklinde manşetlere rastlıyorum. Minareyi çalacaklar da kılıf mı hazırlıyorlar acaba! Bu lafların çoğunluğu da iktidar ittifakına ait. En son bugün gördüğüm bir başlık “Ya istiklâl ya ölüm!” Okuyunca şoktan çıkıp başka şoka girdim. Ne oluyoruz, seçime mi gidiyoruz, meydan muharebesine mi? Pazar günü seçime “Allah Allah” nidalarıyla giderlerse şaşırmam. Son zamanlarda, tabiri caizse kimse de boş gezmiyor. Kiminde tabanca kiminde bıçak. Ufacık bir tartışmada çek vur ya da sapla geç; insanlar ölüyor. Kendimi savaş meydanının ortasında silahsız dolaşıyormuş gibi hissediyorum.</p>
<h2>Bas bas paraları</h2>
<p>İktidar adaletsiz yarışıyor demiştim ya. Liderlerin devlet kurumu TRT ekranlarında, seçim konuşmalarını yaptığı ilk gün ben de seyrettim. Cumhurbaşkanı haricindeki üç aday da TRT’nin eşit, adil davranmadığından şikâyetçiydi. Haklılar tabii. Para ve iktidar kimdeyse güç de onda çünkü.</p>
<p>Yirmi yıldır adettendir, seçim öncesi devlet kurumlarına çok sayıda personel alınır. Yine öyle oldu. Birçok devlet kurumuna temizlik işçilerinin yanı sıra çok sayıda kalifiye personel de alındı. Kamu işçilerine, yıllardır memurluk yapanları çileden çıkaracak oranda zam verildi. Bunların hepsi oy olarak geri döner mi bilemiyorum ama seçim arifesinde efendimiz para saçıyor. Memurlara haksızlık yaptıklarını biliyorlar ama onlara ek zammı hemen vermeyip Temmuz’da vereceklerini söylediler. Yani, seç beni göreyim seni, deniyor özetle. Oy konusunda işçilere, memurlardan daha çok güveniyorlar demek ki. Haa bir de bir ay bedava doğal gaz kullandık seçim sayesinde. Hurmaları yediriyorlar bakalım, tırmalaması nasıl olur! Sanırım herkesin hemfikir olduğu bir konu, kim kazanırsa kazansın, kazıklar biz “değerli” vatandaşlar için hazır bekliyor.</p>
<h2>Partiler vatandaşa karşı</h2>
<p>Yaşadığımız büyük depremde binlerce insanımızı kaybettik. Binlercesi de sadece fiziken hayatta; acılar içinde yaşamaya çalışıyor. Milletimizin dayanışmasını, zor günlerde birbirine sıkıca sarılmasını, yaşadığımız her acı olaydan sonra olduğu gibi o zaman da gördük. Daha o günlerin üstünden iki ay kadar geçmiş olmasına; acılarımızın, yaralarımızın hâlâ taze olmasına rağmen artık hatırlayan yok gibi. Seçim güncesi tutuyoruz ya her şeyi unutuyoruz. Siyasiler de kullandıkları nefret diliyle, birbirlerinin görüşünü bile bilmeden sarılan insanımızı ayrıştırıp dövüştürmeye kalkıyor.</p>
<p>Yaşadıklarımıza bakınca bütün partiler vatandaşa karşı gizli bir ittifak içindeler, diye düşünüyorum. Göstermelik atışıyorlar. Elbirliğiyle yapacaklar ne yapacaklarsa ama vatandaşın haberi olmadan. Zaten şoktayız ya anlamayız. Her olay sonunda, olan hep bize oluyor. Nedense siyasilere bir şey olduğu yok. Ekonomileri bozulmuyor, alım güçleri hiç düşmüyor, evlatları şehit olmuyor; her yere giren fetö sadece siyasilerin arasına girememiş ki köydeki sıva ustası bile fetöden içeri alınırken onlara bir şey olmuyor…</p>
<p>Bunların bozuk ağzına uyup kimse kardeşini, eşini dostunu kırıp üzmesin. Allah korusun, başımıza yine bir felaket gelirse onların keyfi çatıp yetişene kadar biz bize koşturup biz bize sarılacağız.</p>
<p>Cep telefonunuz sürekli yanınızda ve bataryası dolu olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/">Doktorlar şokta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/doktorlar-sokta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
