<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cehalet arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/cehalet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/cehalet/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Aug 2025 08:38:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Küfür fikir değildir</title>
		<link>https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[Küfür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50907&#038;preview=true&#038;preview_id=50907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vallahi hiç kusura bakma. Cümlesinin nerede başlayıp nerede bittiğini fark etmeyen insanın sözde fikriyle vakit kaybedemem.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/">Küfür fikir değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkufur-fikir-degildir%2F&amp;linkname=K%C3%BCf%C3%BCr%20fikir%20de%C4%9Fildir" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkufur-fikir-degildir%2F&amp;linkname=K%C3%BCf%C3%BCr%20fikir%20de%C4%9Fildir" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkufur-fikir-degildir%2F&amp;linkname=K%C3%BCf%C3%BCr%20fikir%20de%C4%9Fildir" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkufur-fikir-degildir%2F&amp;linkname=K%C3%BCf%C3%BCr%20fikir%20de%C4%9Fildir" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkufur-fikir-degildir%2F&#038;title=K%C3%BCf%C3%BCr%20fikir%20de%C4%9Fildir" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/" data-a2a-title="Küfür fikir değildir"></a></p><p>Her fikir saygıdeğer midir? Bence hayır. İtiraf edeyim, okur yazarlıkta tekleyen birinin fikirlerine saygı duymak hiç içimden gelmiyor. Bence doğru da değil. Yazmasını bilmeyenin yazdıklarında fikir aramak boşuna bir çaba.</p>
<p>Sosyal medyada ve hatta bizim gazetenin internet nüshasının yorumlarında öyle yazılar var ki… Cümlelerin sonunda nokta yok, başında büyük harf yok. Demek ki cümle yok. Birkaç kelimede bir virgül koyup devam eden “yorumcular” var! Noktalama işaretinden sonra bir boşluk bırakmak yüksek lisans seviyesinde bir beceridir herhâlde. De, da’nın ayrılması… Hele de gereken “ki”lerin ayrı yazılması. Soru eki “mı” ve “mi”… Bunlar muhtemelen doktora, hatta profesörlük konusudur. Gerçi böyle hataları yapan profesörler de tanıdım. Onun için üzülmeyin. Ne de olsa acele yazıyorsunuz, mühim olan “fikir”, değil mi.</p>
<h2>Cehaletini savunmak</h2>
<p>Şimdi birkaç savunma var. Biri, “Acele yazdım.” Okur yazar insan acele de yazsa yavaş da yazsa böyle abuk yanlışlara düşmez. Hiç bozuk konuşanı taklit etmeye kalktınız mı? Hani eğlence olsun diye. Çok zor bir iş. Yanlış yazmayı taklit etmek de kolay değil. Noktadan, virgülden sonra ara tuşuna düşünerek basmazsınız ki. Az önceki “ki” de düşünülüp taşınılıp ayrılmadı. Okur yazarlar bunları şuur altından yapıverir. Okur yazardan kastım da ömründe hiç olmazsa birkaç kitap okumuş olmak. Belli ki yüce halkımızın çoğunluğu testlerde soru okuyup kutu karalamaktan okumaya, hele hele yazmaya pek vakit bulamıyor.</p>
<p>Bir başka savunma: Sen böyle ıvır zıvırı bırak da yazdığım fikre bak! Vallahi hiç kusura bakma. Cümlesinin nerede başlayıp nerede bittiğini fark etmeyen insanın sözde fikriyle vakit kaybedemem. Bırakın büyük harfi ve noktayı, de-da hatası gördüğümde bile yazara saygım bir çıt düşer.</p>
<h2>Küfür fikir değildir</h2>
<p>Bir de art arda slogan ve değer hükmü sıralamayı fikir sanan tipler var. Hatta art arda hakaret, aşağılama kelimeleri sıralamayı… Bunların kapsamı sosyal medyanın ötesinde. Bazı siyasi partilerin iletişimi de öyle. Hatta secili küfür ediyorlar. Seci, düz yazıdaki kafiyeli kelimelere denir. Mesela millet ile zillet kafiyelidir. Seci yapılabilir. Sonra devam edersiniz: millet, zillet, illet, rezalet, sefalet, hiddet, zulmet, bisiklet… Bisiklet’in ne ilgisi var diyeceksiniz. Aynen böyle yapıyorlar. Seci şehvetinden hiç ilgisiz kelimeleri de araya sıkıştırıveriyorlar.</p>
<p>Kulaktan doldurulup ağızdan veya klavyeden boşaltmak. Buna ithal bilgelik deniyor. Geçen gün bir “yorumcu” saymış: faşist, ırkçı, militarist, tek tipçi… Şimdi bu fikir mi? Yok düpedüz küfür. Benim cevabım ne olabilir: “Ben de senin!”</p>
<p>Yetmişli yıllarda “Bize faşist diyenin…” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu minval üzreydi. Ama daha sunturluydu. Rahmetli Nevzat Kösoğlu da o yazıyı iddianamesine aynı hakareti yazan meşhur işkenceci savcının gözünün içine bakarak okumuştu. Siz hayatınızda Türkiye’de “Ben faşistim, faşist!” diyen bir adam gördünüz mü? Ben görmedim. Bu kelimeyi sadece 11 yıl hocalık yaptığım ODTÜ’de o zamanın “devrimci gençler”inin ağzından duyardım. Millî demokratik devrim, yani ihtilal yapacaklardı ama nasip olmadı. O günlerde bunlar bize de okuldaki sosyal demokrat gençlere de “faşist” diyordu. Sonra Josef Stalin’in “faşist” tarifini okudum: “Komünist olmayan”. O halde kendi ideolojilerine göre haklıydılar ama söyledikleri hâlâ küfürdü, fikir değildi.</p>
<h2>Fikir ve bilim kardeştir</h2>
<p>Söylemek istediğim: Ne o “faşist” diyen iddianamede fikir vardır ne de benim öfke ile yazdığım “Bize faşist diyenin” yazısında. Ne de o art arda küfür ve klişe sıralayan “yorum” ve parti açıklamaları fikirdir.</p>
<p>Fikir yazısı, insanların dünyaya şimdiye kadar baktıklarından farklı bir açıdan bakmalarını sağlar. Veya bir yanlış bakışı düzeltir. “Öyle değil, böyle” der, dedikten sonra da “Çünkü…” diye devam eder. Yoksa sadece hayır demek de fikir değildir; tıpkı sadece evet demenin fikir olmadığı gibi. Belki doğru bir bakışın doğru olduğuna dair daha önce bilmediğimiz yeni deliller sunar. En basitinden de bir konu üzerine daha önce ileri sürülmüş fikirleri özetler, karşılaştırır ve hiç olmazsa o koleksiyon hakkında kendi kanaatini söyler. Bu fikir yazısı tarifim aslında bilim çalışmasının tarifine de yakın. Mesela doktora yönetmeliklerinde “bilim dünyasına yeni bir bilgi sunmak” mealinde ifadeler vardır. Bilim duyup okuduklarını tekrarlamak değil, insanlğın bilgi hazinesine daha önce orda olmayan yeni bilgiler eklemektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/">Küfür fikir değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kufur-fikir-degildir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK TARİHİ, İDEOLOJİK VE GÜNLÜK SİYASETE ALET EDİLEMEZ!</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 May 2025 09:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Şah İsmail]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[timur]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devletleri Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Bayezid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk milleti ezelden gelip ebede giden bir millettir. Onu idare edenlerin günlük siyasete hizmet için yaptıkları yanlışları her zaman aşmıştır. Türklük kalıcı, siyasiler gidicidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/">TÜRK TARİHİ, İDEOLOJİK VE GÜNLÜK SİYASETE ALET EDİLEMEZ!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20%C4%B0DEOLOJ%C4%B0K%20VE%20G%C3%9CNL%C3%9CK%20S%C4%B0YASETE%20ALET%20ED%C4%B0LEMEZ%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20%C4%B0DEOLOJ%C4%B0K%20VE%20G%C3%9CNL%C3%9CK%20S%C4%B0YASETE%20ALET%20ED%C4%B0LEMEZ%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20%C4%B0DEOLOJ%C4%B0K%20VE%20G%C3%9CNL%C3%9CK%20S%C4%B0YASETE%20ALET%20ED%C4%B0LEMEZ%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20%C4%B0DEOLOJ%C4%B0K%20VE%20G%C3%9CNL%C3%9CK%20S%C4%B0YASETE%20ALET%20ED%C4%B0LEMEZ%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez%2F&#038;title=T%C3%9CRK%20TAR%C4%B0H%C4%B0%2C%20%C4%B0DEOLOJ%C4%B0K%20VE%20G%C3%9CNL%C3%9CK%20S%C4%B0YASETE%20ALET%20ED%C4%B0LEMEZ%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/" data-a2a-title="TÜRK TARİHİ, İDEOLOJİK VE GÜNLÜK SİYASETE ALET EDİLEMEZ!"></a></p><p>Bölücülerle kapalı kapılar ardında yapılan müzakerelerin siyasilerdeki yansımaları görülmeye başlandı. Milletin bölünmez bütünlüğünü korumaya yemin etmiş siyasiler, bu yeminlerine uymayan bir şekilde milletin arasına nifak tohumları ekmektedirler. Bunun son örnekleri, Türk tarihinin en önemli şahsiyetlerinden olan Timur’u ve Şah İsmail’i, düşman olarak millete göstermeye çalışmaktır.</p>
<p>Türkler tarihleri boyunca birbirleri ile rekabet ve çatışma içinde olmuşlardır. Artık tarihe mâl olmuş bu olayları ve kahramanlarını günlük siyasete ve ideolojilere alet etmek doğru değildir. Unutmayalım ki şu veya bu sebepten eleştirmeyi kendimizde hak gördüğümüz tarihimizin kahramanları, Türk Dünyası’nın başka bir kesimi tarafından değerli kabul edilmektedir. Onlar bütün Türklerin kahramanlarıdırlar.</p>
<p>Türkler, gönüllü olarak ortak bir gelecek kurmak için Türk Devletleri Teşkilatında bir araya gelmişlerdir. Bunu yaparken de tek bir millet olmanın bilinci ile hareket etmişlerdir. Tam da böyle olumlu bir süreç devam ederken Türk devlet ve toplulukları arasında ayrılıklara yol açacak değerlendirme ve yorumlardan uzak durmak gerekir.</p>
<p>Değişik ülkelerde yaşayan Türk aydınları daha 19. yüzyılda, 20. yüzyılda, eskiden dünyada da yaygın olan kardeş kavgalarını tarihe emanet ederek, Türk birliği için çalışmışlardır. Ahmet Ağaoğlu, Hüseyinzade Ali Bey, Yusuf Akçura, Sadri Maksudi Arsal, Zeki Velidî Togan, Abdülkadir İnan, Tahir Çağatay, İsa Yusuf Alptekin gibi isimler başta olmak üzere, bu aydınlar, Türkiye’de Türklük bilincinin uyanması için çalışmışlar, hem Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne hem de Türk Dünyası’na hizmet etmişlerdir.</p>
<p><strong>Türk milleti ezelden gelip ebede giden bir millettir. Onu idare edenlerin günlük siyasete hizmet için yaptıkları yanlışları her zaman aşmıştır. Türklük kalıcı, siyasiler gidicidir. </strong></p>
<p>MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/">TÜRK TARİHİ, İDEOLOJİK VE GÜNLÜK SİYASETE ALET EDİLEMEZ!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-tarihi-ideolojik-ve-gunluk-siyasete-alet-edilemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlış və təhlükəli Müzakirələr</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Anar Esedli]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 May 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şah İsmail]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[timur]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Bayezid]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldırım Beyazıt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50368&#038;preview=true&#038;preview_id=50368</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab">Yanlış və təhlükəli Müzakirələr</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyanlis-v%25c9%2599-t%25c9%2599hluk%25c9%2599li-muzakir%25c9%2599l%25c9%2599r%2F%23new_tab&amp;linkname=Yanl%C4%B1%C5%9F%20v%C9%99%20t%C9%99hl%C3%BCk%C9%99li%20M%C3%BCzakir%C9%99l%C9%99r" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyanlis-v%25c9%2599-t%25c9%2599hluk%25c9%2599li-muzakir%25c9%2599l%25c9%2599r%2F%23new_tab&amp;linkname=Yanl%C4%B1%C5%9F%20v%C9%99%20t%C9%99hl%C3%BCk%C9%99li%20M%C3%BCzakir%C9%99l%C9%99r" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyanlis-v%25c9%2599-t%25c9%2599hluk%25c9%2599li-muzakir%25c9%2599l%25c9%2599r%2F%23new_tab&amp;linkname=Yanl%C4%B1%C5%9F%20v%C9%99%20t%C9%99hl%C3%BCk%C9%99li%20M%C3%BCzakir%C9%99l%C9%99r" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyanlis-v%25c9%2599-t%25c9%2599hluk%25c9%2599li-muzakir%25c9%2599l%25c9%2599r%2F%23new_tab&amp;linkname=Yanl%C4%B1%C5%9F%20v%C9%99%20t%C9%99hl%C3%BCk%C9%99li%20M%C3%BCzakir%C9%99l%C9%99r" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fyanlis-v%25c9%2599-t%25c9%2599hluk%25c9%2599li-muzakir%25c9%2599l%25c9%2599r%2F%23new_tab&#038;title=Yanl%C4%B1%C5%9F%20v%C9%99%20t%C9%99hl%C3%BCk%C9%99li%20M%C3%BCzakir%C9%99l%C9%99r" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab" data-a2a-title="Yanlış və təhlükəli Müzakirələr"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab">Yanlış və təhlükəli Müzakirələr</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/yanlis-v%c9%99-t%c9%99hluk%c9%99li-muzakir%c9%99l%c9%99r/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilmek mi bilmemek mi</title>
		<link>https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Yener]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Auguste Rodin]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi güçtür]]></category>
		<category><![CDATA[cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünen Adam]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[sokrates]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=33825&#038;preview=true&#038;preview_id=33825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilginin gerçek gücünü ve anlamını çözenlerin azınlık olduğu bir dünyada bilmenin ve bilmemenin sırrına erememiş insanların kararsızlıkları ve sancıları yüzünden yaşananlar 21. yüzyılı kabusa çevirmişken suçlu kim? Bilenler mi? Bilmeyenler mi? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/">Bilmek mi bilmemek mi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilmek-mi-bilmemek-mi%2F&amp;linkname=Bilmek%20mi%20bilmemek%20mi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilmek-mi-bilmemek-mi%2F&amp;linkname=Bilmek%20mi%20bilmemek%20mi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilmek-mi-bilmemek-mi%2F&amp;linkname=Bilmek%20mi%20bilmemek%20mi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilmek-mi-bilmemek-mi%2F&amp;linkname=Bilmek%20mi%20bilmemek%20mi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbilmek-mi-bilmemek-mi%2F&#038;title=Bilmek%20mi%20bilmemek%20mi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/" data-a2a-title="Bilmek mi bilmemek mi"></a></p><div id="attachment_33826" style="width: 619px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-33826" class="wp-image-33826 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/Ekran-Resmi-2018-11-04-23.25.39.png" alt="" width="609" height="324" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/Ekran-Resmi-2018-11-04-23.25.39.png 609w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/07/Ekran-Resmi-2018-11-04-23.25.39-300x160.png 300w" sizes="(max-width: 609px) 100vw, 609px" /><p id="caption-attachment-33826" class="wp-caption-text">Auguste Rodin_Düşünen Adam</p></div>
<p>“Bilgi güçtür.” düsturuyla şekillenen bir yüzyılda insan henüz tam kararını verememiş gibi aslında. Bilmeden, bilmeye çalışmadan yaşamayı seçen bir taraf var. Karşısında da onları sırtlarında taşıdıkları asalaklar olarak gören ve bilmeyi tahakküm kurmak için araç haline getiren bir başka taraf var. İnsanın aklı karışık. Bilginin gerçek gücünü ve anlamını çözenlerin azınlık olduğu bir dünyada bilmenin ve bilmemenin sırrına erememiş insanların kararsızlıkları ve sancıları yüzünden yaşananlar 21. yüzyılı kabusa çevirmişken suçlu kim? Bilenler mi? Bilmeyenler mi?</p>
<h2><strong>Bilmemenin gizi</strong></h2>
<p>Gözlerindeki nemin nedenini kendine defalarca sordu insan ama aklındaki soru işaretleri aynadaki yüzünde hâlâ ona bakıyordu. Uslanmayan usunda trafik çok karışıktı. Yüreğindeki boşluk hayatına da yansımaya başlamıştı. Yalnızdı ve bomboştu. İçi boşaltılmıştı ruhunun. Bir hiç olma yolunda el yordamıyla ilerliyordu. Çaresizliğinin tüm çareleri çaresiz kıldığı bir yerde ağlıyordu ve tek bildiği buydu. Sokrates gibiydi. Tek bildiği, hiçbir şey bilmediğiydi. Sanki bomboş geldiği dünyada dolmaya, kirlenmeye direniyordu. Her bildiği şey, ardında bir kötü saklayacağı için gizleri yüklemiyordu aklının kambur sırtına.</p>
<p>Otomatikleşen hayat sürdürme eyleminde şimdi sıra, aç ruhunu bir yana bırakıp, bedenini doyurmaya gelmişti. Artık aldığı tek haz, zeytinin ve peynirin mucizevî gücündeydi. Bilmekten başka hiçbir korkusu yoktu. Bundan böyle bir şeyleri bilmek tek kâbusuydu. Duyguları tanıyıp öğrenmek, ardından yaşattığı ruh halini bilip öğrenmek istemiyordu. Hem bilmemenin lezzetine alışmıştı bir kere. Bilmeye bir başlasa durmadan yeniden bilmesi gerekecekti. O bir şeyler bildikçe hayat ondan hep ve daima yenilerini bilmesini isteyecekti. Oysa bilmeden de yaşayabiliyordu. Onun gibi “insan taklidi” yapan “diğerlerinin” yaptıklarını taklit ediyordu. Bu taklit, bilmekten daha eğlenceliydi. Yapıp bitirdikten sonra zihnini tazeliyordu. Hep temiz, hep boş, hep düzenli tutuyordu zihnini.</p>
<h2><strong>Bilmeye özenen insan</strong></h2>
<p>Derken nasıl olduğunu bile anlayamadan bilmeye özendi insan. “Bilen insan” olmak istedi. Bu özenti sonu oldu onun. Önceden “o birdi” ve “vardı”. Şimdiyse o da artık herkes gibiydi, herkesin içindeydi ve yoktu. En acısı, bilmeyerek sivrildiği toplumda, bilen biri olarak bir hiç olmasıydı sanki.</p>
<p>Bilmezliğin gizinin tadındayken daha, bilinmez olmanın erişilmez zirvesinde dolanıyordu. Şimdi ona aitti caddeler boyu tüm evren. Şimdi herkesin sokaklarında herkes gibi biriydi. Onu o yapanı yitirmişti onca bildiği, bilmeyi seçtiği şey arasında. Şimdi artık ona yetecek kadar bile “<em>ben</em>”i yoktu içinde. Kendi bensizliğinde hayatının karmaşık, sıradan bir “insan” olma çabası içindeydi. Herkesin koşuşturma düzeni içindeydi o da. Ayağı takılıp düşünce de hiç kimsenin fark etmediği, ezip geçtiği bir dünya ferdiydi. O artık o değildi, o artık sadece bir hiçti. Tıpkı diğer hiçler gibiydi.</p>
<p>Artık herkes gibi seviyor, acı çekiyor ya da herkes gibi mutlu oluyordu. İnsan, kimi duyguların ardından tarif edilmez bir haz alırken kimi duyguların ardından yaşadığına lanet ediyordu. Kendinden başkasına hayatının kapılarını açmadığı o cahil mutsuzluğunu çok özlüyordu. Herkes gibi olunca, hayat bütün renklerini kaybedivermiş gibiydi.</p>
<h2><strong>Bilmediği günlere özlem duyan insan</strong></h2>
<p>Ancak ve ancak bilmenin ağırlığı ve hüznüyle kavrayabildiği, dolayısıyla varlığı ancak yokluğunda anlaşılan sahte mutluluğunun artık onu kesmediği günlerine geldi ömrünün. Bilmemenin mutlu ettiğini, bildiğinde yaşadığı mutsuzluktan öğrenmişti. Bilmek, onsa sadece sahte mutluluklar armağan etmişti. Yasak meyveyi hiç tatmamış olmayı yürekten diliyordu çünkü bilmeye başladığından beri otomatikleşen bir hayatı icra ettiğini düşünüyordu. Herkesin sevindiği şeylere herkes gibi sevinmek onu mutsuz ediyordu. Tek tipleşmişti.</p>
<h2><strong>Bilmek mi bilmemek mi?</strong></h2>
<p>Bilmemenin mutluluğu, anlamadan kabul etmenin huzurunu körüklüyordu. Ağızda ekşiyle tatlının aynı anda dağılması gibi belirsiz bir lezzet katıyordu hayata. Bu sayede düşünmeden hissedebilmenin sahte doygunluğu, dolu gibi görünen bomboş zamanlar yaşatıyordu insana. Bu sahte mutluluk aklı oyalıyor olsa da ruha hiç ama hiç iyi gelmiyordu. Bilmek herkes gibi olmaktı ve bilmemek bir belirsizlikti. Aklı karıştı insanın. Bilmek mi bilmemek mi? Giderek daha da yalnızlaştı ruhlar. Belirginleşti insanın sınırları ve sertleşti duvarları.</p>
<p>Yaşanası dünya yaşanmaz hale geliyordu. Herkes fazlaydı her konuda. Fazla öfkeli, fazla uçuk, fazla bencil, fazla doyumsuz ve fazla huzursuz. Yalnız ruhların çarpışmasıyla defalarca duvara toslayan insan kalabalıkları yüzünden savaşlar patladı, dünyanın düzeni şaştı, iklimleri bile bozacak kadar umursamaz oldu insanlar. Bencilliklerin durdurulamayan büyüme hızı yüzünden vaktinden önce ölmeye başladı çocuklar. Artan sapkınlıkların hedefi oldular. Bozulan terazisi yüzünden adaletin koruyamaz oldu insanlar kadınları, çocukları, yaşlıları ve özel insanları. İnsanın kendi kendini kandırma yolculuğu onu bozulmaya sürüklerken kimse görmedi ardındaki tehlikeyi. İnsanların bozulmasıyla toplumlar ve dünya bir anda kaosa sürüklendi. Çıkarlar, hakların önüne geçerken eşitlikle adaletin karşı karşıya geldiği zamanlar yaşadı insanlar.</p>
<p>El çırpınca ses iki taraf sayesinde çıkar. O halde tek bir suçludan söz edilemez. Asıl fark edilmesi gereken, taraf olup karşısındakini ezip yok etmeye odaklanan insanın arada dünyayı yaşanmaz hale getirdiği gerçeğini bir türlü görememesi. Peki şu anda kimin suçlu kimin haklı olduğu önemli mi? Asıl soru belki de budur, kim bilir?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/">Bilmek mi bilmemek mi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bilmek-mi-bilmemek-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
