<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dipsiz göl arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/dipsiz-gol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/dipsiz-gol/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Sep 2024 18:20:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>En büyük çevreci bizim çevreci</title>
		<link>https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Sep 2024 18:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dipsiz göl]]></category>
		<category><![CDATA[İkizdere]]></category>
		<category><![CDATA[İmar affı]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçak yapılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[kazdağları]]></category>
		<category><![CDATA[Murat kurum]]></category>
		<category><![CDATA[Uzun göl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48140&#038;preview=true&#038;preview_id=48140</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sakın İzmir Belediyesi CHP’de diye AKP iktidarının bakanı en büyük(!) çevreci kesilmiş olmasın? Ee ne de olsa muhalefet etmeninin dayanılmaz hafifliği ile düşman ordusuna saldırır gibi saldırmak tüm iktidar paydaşlarının boynunun borcu. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/">En büyük çevreci bizim çevreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fen-buyuk-cevreci-bizim-cevreci%2F&amp;linkname=En%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%A7evreci%20bizim%20%C3%A7evreci" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fen-buyuk-cevreci-bizim-cevreci%2F&amp;linkname=En%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%A7evreci%20bizim%20%C3%A7evreci" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fen-buyuk-cevreci-bizim-cevreci%2F&amp;linkname=En%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%A7evreci%20bizim%20%C3%A7evreci" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fen-buyuk-cevreci-bizim-cevreci%2F&amp;linkname=En%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%A7evreci%20bizim%20%C3%A7evreci" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fen-buyuk-cevreci-bizim-cevreci%2F&#038;title=En%20b%C3%BCy%C3%BCk%20%C3%A7evreci%20bizim%20%C3%A7evreci" data-a2a-url="https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/" data-a2a-title="En büyük çevreci bizim çevreci"></a></p><p style="text-align: left;"><span style="font-weight: 400;">Ana haber bülteninde bir habere denk geliyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İzmir Körfez&#8217;inde yaşanan kirlilik ve balık ölümleri ile ilgili yetkililere(!) vermiş veriştirmiş. Sanırım bu sıralar inşaat işleri pek tıkırında değil, çevre konularına yönelmeye başlamış. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şöyle demiş Sayın Bakan: </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;İzmir Körfez&#8217;inde yaşanan, tam anlamıyla büyük bir çevre felaketidir. İzmir Körfezi&#8217;nin ekosistemi artık durma noktasına gelmiştir, körfezimiz ölmektedir. Denizin bu hale gelmesinin sorumluları seçim meydanlarında &#8216;körfezi temizleyip burada yüzeceğiz&#8217; diyen ama görevdeyken tek bir adım atmayanlardır. Sorumlular şimdi suçlarını gizlemek için &#8216;bu balıklar bize ait değil, bunlar gemilerle getirildi&#8217; diyen ve kendilerini gülünç duruma düşürenlerdir. Bu kirliliğin sorumlusu, yağmur suyu ve kanalizasyon kanallarını bile birbirinden ayıramayan, kurulu atık su tesislerini bile çalıştıramayan, derelerini dahi ıslah etmekten aciz olan yerel yönetimlerdir, belediyelerdir.&#8221; </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakanın sözleri o kadar haklı ve yerinde ki ağzım açık dinledim. Bakanlığa geldiğinden beri ilk defa  içinde bu kadar doğa, çevre felaketi, güzel İzmir vb. kelimeleri geçen cümleler kuruyor ki insan  bu çevreci bakış karşısında, gerçekten hayranlık duyuyor. Dinliyorum dinliyorum ve diyorum ki:</span><i><span style="font-weight: 400;">“Hel</span></i><i><span style="font-weight: 400;">â</span></i><i><span style="font-weight: 400;">l olsun sayın bakan! Doğruları mezarda mı söyleyeceksin. Konuş ki sorumlular oturduğu koltuklarda tir tir titresin. Konuş ki  kazara yönetimi eline geçirmiş şu gâvurlar(!) haddini bilsin. Konuş ki ne kadar çevreci olduğunu tüm cihan öğrensin!” </span></i><span style="font-weight: 400;">Sonra bir anda güzel İzmir’imizin, güzel ülkemizin nadide bir kenti olduğu, konuşanın da güzel ülkemizin tüm çevre problemlerinin çözümünden, süreçlerin işleyişinden sorumlu en yetkili kişisi olduğu aklıma geliyor. Ardından hafızam İzmir’den çıkıp Kazdağları’na, Kazdağları’ndan Erzincan İliç’e, Dipsiz Göle, Uzun Göl’e ve maden uğruna, beton uğruna kel kalan dağlara tepelere, şirketlere peşkeş çekilen tüm doğal varlıklarımıza doğru hızlı bir yolculuğa çıkıyor… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Malûm yukarıda saydığım yıkımların hemen hepsi sayın bakanın görevde olduğu süre zarfında meşrulaştı. Şimdi çıkıp bir muhalefet lideri gibi yerel yönetimleri suçlaması size samimi geliyor mu? İzmir körfezi can çekişiyor, evet. Sorumlular cezalarını çekmeli, evet. Sonuna kadar katılıyorum. Fakat bu gerçekleri söylerken bile kin kusmanın, siyaset yapmanın, particilik yapmanın âlemi var mı? Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir kirlilikte bakanlığın ve taşra teşkilatlarının görev ve sorumlulukları yok mu?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İliç, Kazdağları, İkizdere, Uzungöl vd. mahvoldu&#8230; Bu alanların ÇED kararları, ruhsatları kimler tarafından onaylandı? O yörelerde yaşayan insanlar ve çevreciler felaketler yaşanmadan feryat ediyorlardı. Toprağını savunan insanlarla kolluk kuvvetleri neden karşı karşıya getirildi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Büyük depremde binlerce konut yerle bir oldu… Kaçak yapılara “imar affı” garabeti ile ruhsatlar kimin döneminde verildi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En son Hopa&#8217;da bir çevre katliamına dur diyen vatandaş, şirket yetkilisi tarafından vurularak öldürüldü. Bu şirketler vatandaşa silah çekme cüretini nereden aldı? Tüm bunlara sesini çıkaranlar neden hep terörist ilan edildi? </span></p>
<p>Şimdilerde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, adında yer alan<em> &#8216;çevre&#8217;den </em>ilham alarak çevreci olmaya karar vermiş gibi. Bir örnek daha vereyim bakanlığın adımlarından: Birçok alanda kaçak yapılar yıkılıyormuş.</p>
<p>Bu kadar kaçak yapı, bu kadar sıkı denetim ve sıkı çevrecilikle nasıl mantar gibi türedi, bir türlü anlayamadık ama neyse, eski hâline döneceği için sevinçliyiz yine de.</p>
<h2><b>Bizden değilseniz siz kimsiniz?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizden misiniz? O zaman bütün kapılar size açık! Yasalar sizin için değil canııım. Hiç korkmayın. Size dokunan, karşısında bizi bulur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizden değil misiniz? O zaman ne işiniz var burada? Teröristler, çürükler, beceriksizler… Bunları ben demedim,  kimin dediğini elbet okuyanlar biliyordur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her neyse, en büyük çevreci kimin çevrecisi (ya da şimdiye kadar inşaatçı olanlar neden birden çevreci oluverdi) konusuna dönersek, benim bir fikrim var aslında. Belki size komplo teorisi gibi gelecek ama sakın İzmir Belediyesi CHP’de diye AKP iktidarının bakanı en büyük(!) çevreci kesilmiş olmasın? Ee ne de olsa muhalefet etmeninin dayanılmaz hafifliği ile düşman ordusuna saldırır gibi saldırmak tüm iktidar paydaşlarının boynunun borcu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok mu ileri gittim dersiniz?</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/">En büyük çevreci bizim çevreci</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/en-buyuk-cevreci-bizim-cevreci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hâlimizi halleşelim</title>
		<link>https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dipsiz göl]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44594&#038;preview=true&#038;preview_id=44594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tabiata zarar vermeden ve kültür dikkatiyle yapılmış işlere ihtiyacımız var. Tabiate döneceğiz. Böyle yüz akı tesislerle de döneceğiz. İçimize döner gibi döneceğiz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/">Hâlimizi halleşelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalimizi-halleselim%2F&amp;linkname=H%C3%A2limizi%C2%A0halle%C5%9Felim" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalimizi-halleselim%2F&amp;linkname=H%C3%A2limizi%C2%A0halle%C5%9Felim" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalimizi-halleselim%2F&amp;linkname=H%C3%A2limizi%C2%A0halle%C5%9Felim" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalimizi-halleselim%2F&amp;linkname=H%C3%A2limizi%C2%A0halle%C5%9Felim" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhalimizi-halleselim%2F&#038;title=H%C3%A2limizi%C2%A0halle%C5%9Felim" data-a2a-url="https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/" data-a2a-title="Hâlimizi halleşelim"></a></p><p>İçe kapanma refleksi dehşettir. Dışardaki şartların içimizi hallaç pamuğu gibi savurduğu bir çağdayız. Yalnız ve korunaksızız. İnsanlığın ferdin bencilliğine bağlı bir hayata bu derece batışı olmuş mudur bilmiyorum. Şunu az çok biliyorum: Eskinin insanı, diğerlerine ve zorlu yaşama şartlarına karşı yakınlarını ve birbirini kollardı. İnsan olmanın gereği buydu. Hayatı düzenleyen devletten önce toplum değerleriydi. Devlet o değerlere dayanarak kurallar koyardı. Asıl manasında belli bir ahlâk düzeni şaşmaz kanunlarıyla devam ederdi.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim çocukluğumda bile bu hayatın izleri epeyce canlıydı. İnsanlar hemen her durumda kendilerini bir türlü güvende hissederlerdi. Yokluk ve sefalet içindeydiler fakat güven vardı. Kendilerine ve yaşadıkları topluma, milletlerine, devletlerine güvenirlerdi. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Güven</span></i><span style="font-weight: 400;">” temel meseledir.  Yokluğu, insanı, hayatı, dünyayı, düzeni etkileyen sihirli güçtür. Artık </span><i><span style="font-weight: 400;">güven</span></i><span style="font-weight: 400;"> kaybıyla yıkıcı bir illet sahibiyiz. Bunu görecek ve çareler düşüneceğiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yılların hızlı değişmeleri içinde kaç türlü savrulduk. Değerlerimizden soyunduk. İyi gitmiyorduk; sonra gelen yağma rejimi işi büsbütün berbat etti ve neyimiz varsa yağmaladı. Neye ve kime inanacağımızı bilemez durumdayız. Bunları adam akıllı konuşacak zemini de kaybeder gibi olduğumuz yıllardayız.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<h2><b>“İçine düşmek”</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüz insanı artık kendi başınadır. Bunun ne zor bir durum olduğunu henüz anlamış ve ona göre çareler düşünmüş değiliz. Batı ayrı, Doğu ayrı sancıların kucağında. Çıkış yolu aradığımızı söyleyenler var. Henüz tam anlamanın ve ona göre köklü bir gayretin içinde değiliz. İnsan asıl manâsında yalnızdır, bugün büsbütün yalnız. Çok şey bilen daha çok yalnız. </span><b>Tanpınar</b><span style="font-weight: 400;">’ın dediği gibi </span><i><span style="font-weight: 400;">zamanın ne içindeyiz, ne de dışında</span></i><span style="font-weight: 400;">. Derdimiz kendimizle ve kendimizi bulacak bir dikkatin de uzağındayız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Olumsuzlukta konaklamayı ne isterim, ne severim. Biz buradan çıkacağız, eminim. Yalnız durumu da doğru anlayarak çıkabileceğimizi bilmek zorundayız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İçine kapanmak fena. İçe düşmek farklı manadadır. İnsan, kendi içine düşmekle iki sonuçtan biriyle dışa döner. Birinde boğulur, birinde içinden cevherler çıkarır. İnsanın ve toplumun düzelmesi, bazen içinde bulunduğu şartların dışına çıkmaya bağlıdır. Devletler, hükûmetler, içerideki kargaşayı ve kendilerine güven kaybını önlemek için başka bir güvensizlik alanını kaşırlar. </span><i><span style="font-weight: 400;">Dış tehdit</span></i><span style="font-weight: 400;"> algısını bunun için öne çıkarırlar. Böyle politik manevralar da yerli yerince ve zamanla sınırlı yapılmazsa güvensizliği pekiştirir, yıkıcıdır. Biz şimdi bunu yaşıyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan kendi konfor alanından veya boğulduğu darlıktan zaman zaman çıkmalıdır. Bu çıkış da türlü türlüdür. Mesela seyahat bizi boğulduğumuz dar alandan kurtarır. Gördüğümüz geniş ufuklar, göz alabildiğine uzayan dağlar, ovalar, evler, köyler, şehirler, insanlar, hayatlar.. İçimizdekileri sorgulatır. Her şeyi yeni baştan düşünmeyi getirir. Meğer hayat ve gerçek, evimizle, çevremizle, semtimizle, şehrimizle sınırlı değilmiş. Göz görür ve bu genişlikte iç ferahlığına yollar açılır. Daha iyisi de var. </span></p>
<h2><b>Tabiatın koynunda</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehrin dar hayatından tabiata genişlemek lazım ki olanı biteni daha rahat düşünelim ve görelim. Birkaç gündür Tosya’nın </span><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl Tabiat Parkı</span></i><span style="font-weight: 400;">’ndayım. Dik yamaçlarda göz alabildiğine göğe uzanan ağaçlar, küçük bir düzlükte bir göl etrafında yamaçlara serpilmiş ahşap evler. Olağanüstü bir tabiat ortasında mükemmel bir tesis kuruluyor. Ormana uygun aralıklarla yerleştirilmiş bungalovlar, unuttuğumuz bir yaşama kültürünü hatırlatıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 gün önce Bayburt Gümüşhane, Torul ve çevresinde dostlarım yazar ve televizyoncu </span><em>Turgay Bostan,</em> <span style="font-weight: 400;">Muhabir</span> <em>Ali Doğan</em> <span style="font-weight: 400;">ve Ortadoğu uzmanı </span><em>Arif Keskin</em><span style="font-weight: 400;">’le bölgeyi gezerken bunları konuşmuştuk. Eski Gümüşhane, dik ve meyilli yamaçlara kondurulmuş evleri-konakları, camileri ve kiliseleriyle tabiatla bütünleşen bir güzellikti. Yeni Gümüşhane, yüksek ve alçak, rengi-yapısı birbirinden habersiz, çatışan-dövüşen beton yapılar topluluğu.</span></p>
<h2><b>Dipsizgöl’ün dibi var</b></h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl</span></i><span style="font-weight: 400;">’ü kuranlar, iyi ki çokça gördüğümüz yıkıcı örneklerdeki gibi tabiatla çatışmayı seçmemişler. Tabiata uyan yapıları tercih etmişler. Bu coşkun manzarada tabiat kendi gösterisine devam ediyor. Ufacık bir rüzgâr esse ormanın bütün ağaçlarının katıldığı bir konser başlıyor. Otlar, çiçekler, kuşlar, böcekler, daha yukarlarda türlü türlü hayvanlar bu âhenge katılıyorlar. Her biri orkestranın vazgeçilmez bir parçası. Bu tabii düzen devam ediyor. Çevreyle kavga eder gibi, ağaçları keser ve beton yapılar dikerseniz tabiat sizinle konuşmaz. Sırlarını paylaşmaz olur; işleyen düzeni bozulunca kendisi de bozulur ve sükûnetinden size pay verecek hali kalmaz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şurası muhakkak ki dağ ve orman, denizden çok dinlendirir. Şayet dağ dağ olarak, orman orman olarak kalmışsa. </span><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl</span></i><span style="font-weight: 400;">’de, tabiati sakınan bir el geziniyor. Henüz tesis tam bitmiş sayılmaz. Bazı eksikler tamamlanıyor ve çevre düzenlemesi yapılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aydınlatma düzeninin tamamlanması önemli. Işık, sinema ve televizyonculuktaki gibi her şeydir. Tabiatta da öyledir, insanların yaptıklarında da. </span><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl,</span></i><span style="font-weight: 400;"> gördüğüm kadarıyla tabiati ve gözü rahatsız etmeyecek şekilde aydınlatılacak. Bu tür birinci sınıf tesislerin gündüzü ayrı, gecesi ayrı önemdedir. Geceyi ışıkların gösterdiği şekilde görürüz. Genel aydınlatma yanında, belli yerleri çerçeveleyen ışıklar, renkleri ve seviye farklarıyla bir güzelliği duyuracak şekilde düzenleniyor.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<h2><b>İyi etmişim</b></h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl</span></i> <i><span style="font-weight: 400;">Tabiat Parkı</span></i><span style="font-weight: 400;">’na henüz açılmamışken gelmekle iyi etmişim. Bir grup çalışan işinde, ben de yazı masamın başında işimdeyim. Bir kitabın bazı bölümlerini yazmak için Ankara’dan kendimi buraya atmakla doğru yapmışım. Tabiati, yürüyüşü ihmal etmeden bütün gün, işime odaklanabiliyorum. Kısa bir zaman için de olsa, yazacağım kitapta istediğim kadar ilerleyemesem de doğru yapmışım. Ankara’da yazacağımdan biraz fazlasını yazmak yanında başka kazandıklarım var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatırlamak lazım: Bizde dağ denizden önemlidir. Yakın zamana kadar Akdeniz kıyılarında yerleşen yörükler yaz gelince denizi değil dağı tercih ederlerdi. Türk’ün gözü dağlardadır. Ben de İç Anadolu bozkırlarının, Torosların çocuğuyum.  Yıllarca dinlenmek ve çalışmak için orman tesislerine devam ettim. Bolu Aladağ bölgesine, 2002’ye kadar sanırım 15 yıl üst üste gittim. O zamanlar tesisler sadeydi. Batılıların </span><i><span style="font-weight: 400;">rüstik</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedikleri şekilde özel bir köy ve dağ tarzı vardı. Severdim. Hâlâ her şeyini hatırlarım. Bazı televizyon programı metinlerimi ve senaryolarımı oralarda yazmıştım.  </span></p>
<h2><b>Yaratıcılığın güzel bir örneği</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Hazırlıkları, yapılanları görüyorum. Verilen emeği ve titizliği görüyorum. Ben şimdiki sadeliği yaşamakla beraber, kaldığım bungalova ve diğer yapılara bakarak ortaya çıkan lüks tesisi de görüyorum. İşletmeye açılınca daha net görülecek ve eminim her mevsimde tercih edilen bir yer olacak. İşin bu tarafı da çok önemli. Yazın çalışan, kışın kapanan mevsimlik bir tesis değil. Ormanlarımızda böyle projeler için örnek olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazımı biraz uzatarak bir bölüm halinde </span><i><span style="font-weight: 400;">Dipsizgöl</span></i><span style="font-weight: 400;">’ü eklemem, birçok yerde yapılanlarla mahvolmuş dağlarımızı-denizlerimizi gördükten sonra bu modern anlayışın, yeni zamanlar tabiriyle “</span><i><span style="font-weight: 400;">doğaya dikkat</span></i><span style="font-weight: 400;">”ini alkışlamak için gerekliydi. Tabiata zarar vermeden ve kültür dikkatiyle yapılmış işlere ihtiyacımız var. Tabiate döneceğiz. Böyle yüz akı tesislerle de döneceğiz. İçimize döner gibi döneceğiz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/">Hâlimizi halleşelim</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/halimizi-halleselim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
