<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>döviz arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/doviz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/doviz/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Sep 2023 16:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[döviz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45175&#038;preview=true&#038;preview_id=45175</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&#038;title=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/" data-a2a-title="Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?"></a></p><p>Son zamanlarda Cübbeli modasına uyan türlü serpuşlu birileri YouTube’da fetvalar veriyor, İslam adına nutuklar atıyor. Eh haklarıdır. Sosyal medyayı kullanmasınlar mı? Bunlardan biri, geçende “Pahalılığı yapan Allah’tır, doları yükselten Allah’tır!” diye haykırıyordu. Herhâlde bir takım insanı da ikna ediyordur. Çünkü sırtında cübbe, kafasında sarık vardı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biri televizyona çıkıp, ”Bugün sokağa çıkmayın!” dese, hani söyleyen meteoroloji uzmanı bile olsa muhtemelen havaya bakıp çıkarsınız. Ama üstünde askerî üniforma olan biri söylerse itaat etme ihtimaliniz daha yüksektir. Ben bu sonuncusundan birkaç tane gördüm ve yaşadım&#8230; Tıpkı bunun gibi ben bir video yapıp “Doları Allah yükseltiyor, pahalılığı Allah yapıyor!” dersem kimse ciddiye almaz. Belki beni AKP’li bir militan sanırlar, o kadar. Ama sırtıma cübbe, kafama sarık sarıp çıkarsam durum değişir. Bu bir ruhban otoritesidir ve İslam’da yoktur, dense de Müslümanlar arasında maalesef bol bol vardır. Kıyafet devriminin haklı olabileceğini biraz hissediyor musunuz?</span></p>
<h2>Peki biz ne yapalım?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">El hak. Doları da domatesi de Allah yükseltiyor. Yağmuru da o yağdırıyor, kuraklığı da o yapıyor… İyi de bizim yapabileceğimiz şeyler yok mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konu “Hür irade var mıdır?”, “Sebep-sonuç diye bir şey var mıdır?”, “Determinizm var mıdır?” gibi ezeli sorulara gider. İçinden çıkmak kolay değildir. Yine bizim dünyamızda verilen “İrade-i külliye- irade-i cüziye” cevabı güçlü bir cevaptır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorular yalnız dinde sorulmaz. Felsefede de bilim felsefesinde de sorulur. Bilimle dini rekabet hâlinde görenler, “Determinizm yıkılmıştır!” gibi cartist cevapları çok severler. (Cartizm için bakınız: </span><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;"> )</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazi Üniversitesi Nöropsikiyatri Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl Nörofelsefe veya Nöropsikiyatri başlığı altında, tıpla felsefenin sınırlarında sempozyumlar düzenlerdi. 2006 sempozyumunun başlığı “Biyolojiden Felsefeye Akıl Sorunu” idi. Ben de davetli konuşmacıydım. “Kuantum Teorisi ve Felsefe” başlıklı bir konuşma yapmıştım. Konuşma metnini Gazi Tıp Dergisi 17 (3) 2006 s. 122-126’da bulabilirsiniz. (Dergi internette de var.)</span></p>
<h2>Üç evren</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok küçük kâinatın fiziği Kuantum Fiziği, çok büyük kâinatın fiziği ise Özel ve Genel İzafiyet Teorileridir. Bu ikisi ve elementer tanecikler üstündeki çalışmalar fiziğin bugünkü uç beylikleridir. Biz, kendi boyumuzdaki, yani uzunlukların metre, ağırlıkların gram mertebesinde olduğu evrene alışığız. Bu anlattığım uç beyliklerine giderseniz çok şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bahsettiğim konuşmada, şu iki şiiri vermiştim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birincisi Alexander Pope’un (1688-1744) Tevrat’ın Tekvin bölümüne naziresiydi:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Doğayı gizliyordu karanlık gece,</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Tanrı “Newton olsun!” dedi</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Aydınlandı bilmece</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sir John Collings Squire (1884- 1952), nazireye nazire yazdı:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ama bu uzun sürmedi, şeytan kükredi “Ko,</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Einstein olsun!” ve geri geldi statüko.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hissim o ki Squire, bu mısraları modern kuantum teorisinin doğduğu 1925 yılından önce yazdı. Yoksa o tarihte olanlarla şeytanın ağzının açık kaldığını bilirdi. </span></p>
<h2>Sebep &#8211; sonuç var mı yok mu?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Cübbeden, sarıktan, doların ve fiyatların Allah tarafından yükseltildiğinden buralara nasıl geldik? Sebep-sonuç, determinizm, meselelerinden. Sebep şu: Kuantum teorisinde, teorinin kurucu babalarından Heisenberg’in adıyla anılan bir “muayyeniyetsizlik ilkesi” vardır. Öztürkçe yapacağız diye “belirsizlik ilkesi” diyorlar ama muayyeniyetsizlikle belirsizlik aynı şeyler değil. İngilizce aslı, indeterminacy. Buna da nedenselliksizlik mi diyeceğiz acaba? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neyse, Kuantum kanunlarının evreninde, yani elektronların, atomların kâinatında bizim kâinatımızdaki gibi bir belirlilik, bir muayyeniyet yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte, bazı din düşünürleri fizikteki bu kavramın üstüne atlıyor ve “Oh olsun. İşte sebep-sonuç yok.” diyor. “Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düşünün, faizleri yükseltince dolar çıkabilir de düşebilir de… Sayın Nebati gelirse düşer, Sayın Şimşek gelince yükseliverir. Belki de tersi olur. Determinizm yoksa her şey olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle bırakmayacağım. Devamı var…</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İktidarın Ekonomi Mantığı</title>
		<link>https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Nov 2021 09:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[döviz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Faiz]]></category>
		<category><![CDATA[İktidarın ekonomi mantığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=36389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumlarda takas düzeni olduğu tarihsel dönemler dışında faizin olmadığı ne bir ekonomik sistem ne de toplum düzeni oldu. Bu hususu ifade ederken faizin ‘iyi bir şey!’ olduğunu ifadeye çalıştığımız sanılmasın.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/">İktidarın Ekonomi Mantığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fiktidarin-ekonomi-mantigi%2F&amp;linkname=%C4%B0ktidar%C4%B1n%20Ekonomi%20Mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fiktidarin-ekonomi-mantigi%2F&amp;linkname=%C4%B0ktidar%C4%B1n%20Ekonomi%20Mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fiktidarin-ekonomi-mantigi%2F&amp;linkname=%C4%B0ktidar%C4%B1n%20Ekonomi%20Mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fiktidarin-ekonomi-mantigi%2F&amp;linkname=%C4%B0ktidar%C4%B1n%20Ekonomi%20Mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fiktidarin-ekonomi-mantigi%2F&#038;title=%C4%B0ktidar%C4%B1n%20Ekonomi%20Mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/" data-a2a-title="İktidarın Ekonomi Mantığı"></a></p><p>Ekonomist değilim. Tarım ekonomisi mastırı sırasında ve sonraları icap ettikçe okumaya, anlamaya ve gözlemlemeye çalıştım. Dünya Ticaret Örgütü Nezdinde Türkiye’nin Tarım Müşaviri olarak dört yıl boyunca tarımsal ürünler ticareti müzakerelerini yürüttüm. İster istemez ekonominin her bir yönünü piyasalardan teorilerine kadar (amatörce) takip etmeye çalıştım.</p>
<p>Ancak hemen ifade etmeliyim ki ekonomi; matematik, fizik, kimya, biyoloji değil… Bu pozitif bilimlerin metotlarını, modellerini, araçlarını kullanır ama kendisi pozitif bir bilim değildir. Dünyada mevcut ağırlıklı olarak geniş bir yelpazede uygulanan sistem de aslında neo-liberal ekonomi sistemidir. Bu sistemin üst kurumları da Bretton-Woods kurumları olarak adlandırılan (Dünya Bankası &#8211; WB, Uluslar arası Para Fonu – IMF, ve Dünya Ticaret Örgütü – WTO) yapılardır. Günümüzde ekonomi sistemlerinde komünizm ve kapitalizm içi içe geçmiştir: en bariz örneği de Çin Halk Cumhuriyetidir.</p>
<p>Bazıları İslami Ekonomi Sisteminden söz etseler de aslında ortada bir ‘<em>sistem</em>’ yoktur. Mevcut sistemlerin islamileştirilmiş modelleri vardır.</p>
<p>Türkiye’de yüksek enflasyon, Türk Lirasının yabancı paralar karşısında değer kaybetmesi, hayat pahalılığı, refah seviyesinin düşmesi vs. dolayısıyla ekonominin yönetilemediği ve bunun sebepleri tartışılıyor.</p>
<p>Ekonominin yönetilemediği ve bunun sebepleri olarak sıralananlara ben de katılıyorum ama hepsi bunlardan ibaret değil.  Türkiye’de “tek adam” yönetimi ve merkez bankasının bağımsız olmaması üzerinde duruluyor. Bu doğru ama hepsi bu değil…</p>
<p>Önce iktidarın halen uygulamaya çalıştığı ekonomi mantığını basından kısa alıntılarla ortaya koyalım sonra işler bir ekonominin başlıca belirleyicilerini, parametrelerini gözden geçirelim.</p>
<h2>İktidarın Ekonomi Mantığı</h2>
<p>Orta ve alt gelir gruplarındaki muhafazakar kitleden borcunu ödemekte zorlananlar faizlerin inmesinden geçici bir süre memnun olurlar. Dolarla veya dövizle işi olmayan küçük esnaf da memnun olur.</p>
<p>Düşük faiz, yüksek kur ile ithalatı azaltıp, ihracatı artırmak. Dövizin değeri arttıkça iç üretimi arttırıp ihraç etmek ve döviz kazanmak. Faizi düşürerek kredi maliyetini düşürüp, ucuz kredi temini ile yatırımcıyı teşvik etmek. Yatırımla istihdam ve üretimi artırmak. Böylece alt gelir gruplarında bir rahatlama sağlamak. Seçime beklenen verilerle giderek seçilmek.</p>
<p>Ancak ithalatın çoğu hammadde, ara malı veya üretim aracı malı ve bunlar da döviz gerektirir.</p>
<p>Kısaca mantığın<em> yatırım, üretim, istihdam, ihracat</em> üzerine inşa edildiği sanılıyor.</p>
<p>İş gücü ve emeğe düşük ücret ödeyerek, üretilen mal ve hizmetleri ucuza mal ederek, fiyat bazında karşılaştırmalı üstünlük sağlayarak ihraç etmek ve döviz kazanmak. İthalat – ihracat dengesinde ithalatı azaltıp, ihracatı arttırarak cari döviz açığını azaltmak. Makro ekonomi politikasında bazı ülkelerin uyguladığı bir yol, ancak insani değil. Tüm yükü dar gelirli (asgari ücret) işçi taşır, faturayı sanayici adına işçi öder. Bu model bazı Güneydoğu Asya ülkelerinin (Çin, Vietnam, Tayland, Endonezya vd.) uyguladığı bir modeldir. Ucuz işgücü ve ucuz üretim maliyeti sebebiyle dünya sermayesi ve yatırımları bir dönem Güneydoğu Asya ülkelerine aktı. Bir ara İsrail’de de uygulanmış. Bizde de bir başka çerçevede ‘Kemal Derviş operasyonuyla’ uygulandı ve mevcut iktidar da bunu uzun yıllar sürdürdü.</p>
<p>Faiz enflasyonun altında kalıp negatif olunca kredi kullanmak ve yatırım yapmak kârlı hâle gelir. Bu da konut, dayanıklı tüketim malı talebini artırır, artan üretim istihdamı artırır, işsizlik, yoksulluk azalır.</p>
<p>TL değer kaybettikçe ihracat artar, ithalat azalır. Yurt dışına seyahat azalır; Türkiye ucuzlayınca yabancı turist çeker. Sonuçta cari işlemler ciddi fazla vermeye başlar, döviz bollaşır, kur da hızla düşer. Kur düştükçe enflasyon da düşer. Bu arada düşük faiz, artan ihracat ve ithal ikamesi sayesinde ekonomik büyüme ile birlikte refah artar…</p>
<h2>Peki bu mantık, mantık mı?</h2>
<p>Mantıksızlığın da bir mantık olduğunu hatırda tutarak devam edelim!</p>
<p>Yüzlerce belirleyicilerden sadece birkaçı dikkate alınır, diğerleri göz ardı edilirse ‘mantıklı’. Hâlbuki aşağıda bazılarını sıralayacağımız belirleyiciler dikkate alınınca ve her bir belirleyicinin dinamik ve oynak olduğunu düşününce konunun bu kadar basit olmadığı anlaşılabilir.</p>
<h2>Ekonominin belirleyicileri ve parametrelerinden bazıları</h2>
<p>Ekonomi; siyasal, sosyal, kültürel, yasal (hukuki)… ve doğal bir çevre içinde işler. Bu çevre aslında ekonominin kendi prensip, kural ve parametreleri kadar hatta daha önemlidir.</p>
<p>Ekonominin içinde seyrettiği bu <em>çevreyi </em>kısaca sıralarsak:</p>
<ul>
<li>Demokrasi (tüm kurum ve kuruluşlarıyla)</li>
<li>Siyasi istikrar</li>
<li>Yatırım ortamında istikrar</li>
<li>Güven</li>
<li>Hukuk düzeni</li>
<li>Denetim mekanizmaları (yasal ve kurumsal)</li>
<li>Açıklık ve saydamlık</li>
<li>Öngörülebilirlik</li>
<li>Hesap verilebilirlik</li>
<li>Gelir adaleti, vergi adaleti</li>
<li>Ekonomi yönetiminde ehliyet, liyakat ve tecrübe</li>
<li>Ekonomi kurumları arasında uyum</li>
<li>Üretim ve yaratıcı yenilik</li>
<li>Mal ve hizmet üretiminde çeşitlenme ve kalite</li>
<li>Gerçekçi, sağlam ve dengeli bütçe</li>
<li>Kamu maliyesi ve hazine yönetimi</li>
<li>Tasarruf ve yatırıma yönelmesi</li>
<li>Dış siyasi istikrar</li>
<li>İç güvenlik ve istikrar</li>
<li>Dış ekonomik gelişmelerin izlenmesi</li>
<li>Sosyal ve siyasi çalkantı ve çatışmaların minimizasyonu</li>
<li>Karar vericilerde esneklik</li>
<li>Bağımsız Merkez bankası</li>
<li>Ekonomik gidişatın izlenmesi ve gerekli müdahalenin zamanında, ürkütmeden yapılması ve iletişimi</li>
<li>Ekonomi yönetiminin kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla; yurttaşlarla sürekli iletişim içinde olması</li>
<li>Güvenilir, gerçekçi, zamanlı, doğru ve temsil oranı yüksek istatistik</li>
<li>İdeolojik veya teolojik yaklaşımların ekonomi yönetimine müdahalesini minimize etmek</li>
<li>Toplumun ve ekonominin absorpsiyon (özümseme, kabullenme) kapasitesi</li>
<li>Spekülatif para, mal hareketlerinin izlenmesi ve ‘kara para’nın ekonomiye entegrasyonunun izlenmesi</li>
<li>Kayıtlı ekonomi</li>
<li>Enflasyon</li>
<li>Faiz</li>
<li>‘Faiz &#8211; enflasyon sarmalı’</li>
<li>Büyük ve geniş çaplı, süreğen etkili doğal afetler, savaş, herhangi bir sebeple ablukaya alınma ve yalnızlaşma…</li>
<li>…</li>
</ul>
<p>Bretton Woods sisteminde “faiz sebeptir enflasyon sonuçtur” gibi bir anlayış yoktur; tarihin hiç bir döneminde de olmadı. Toplumlarda takas (barter) düzeni olduğu tarihsel dönemler dışında faizin olmadığı ne bir ekonomik sistem ne de toplum düzeni oldu. Bu hususu ifade ederken faizin ‘iyi bir şey!’ olduğunu ifadeye çalıştığımız sanılmasın. Tabi ki ‘faiz’ çürütücü, çökertici ve insani olmayan bir şeydir ancak hep vardı.</p>
<p>Makul bir faiz oranı paranın fırsat maliyetinin (opportunity cost) karşılığıdır.</p>
<p>Ekonomi, siyaset ve hukuk birçok yönden birbirine benzer. Toplumdan topluma; her bir toplumun ortalama seviyesine göre işler.</p>
<p>Bu liste bir bu kadar daha uzatılabilir. Her biriyle ve birbirleriyle ilişkileri üzerine yazılacak birer paragraf ortaya çıkacak yazı bile onlarca sayfayı bulur. Halbuki bunların her biriyle ilgili çok sayıda makaleler ve kitaplar var.</p>
<p>‘Ben ekonomistim. Ekonominin kitabını yazdım’ diyene ne demeli!…  En iyisi şimdilik <em>‘Ekonominin kitabını yazmak başka ekonomiyi yönetmek başka&#8230; Aynı olsaydı Dünyanın en zenginleri ekonomistler olurdu !’</em> diyelim. Gerçi ekonomiden anlamayan ama her nasılsa çeyrek asırda yedi nesline yetecek servete sahip olanlar da var…</p>
<p>Bir yandan ‘yabancı yatırım ve sermaye’ çekmeye çalışma, diğer yandan bundan istenen olmayınca ‘dış güçler’in ekonomiyi çökertme çabaları iddiası paradoksunda boğulma… ve kendi içine kapanma refleksi… ve olabildiğince kendi üretimiyle atakta durmaya çalışma. Bir anlamda son hatta tutunmaya çalışma… ‘Dış güçler’ her toplum için her zaman vardı. Komşularımızdan bazılarında, bazı çevreler Türkiye’yi de dış güç olarak niteliyorlar. Bazıları tarihi ‘milletler mücadelesi’ olarak anlarlar.</p>
<p>Sadece yukarıda bazılarını sıraladığımız parametreler bile ekonominin işleyişinde bir bütünlük olması gerektiğini, <em>‘nass’ vurgusunun ancak dar bir çevreye siyasi bir mesaj</em> olmanın ötesinde bir anlamı olmadığını görmeye yeter.</p>
<p>‘Ekonomist değilim’ dedim zaten. Ayrıca ekonomistleri de kategorize etsek düzinelerce liste çıkar ortaya.</p>
<p>Hemen herkesin artık ezberlediği bir sarmal var. Enflasyon arttıkça faiz de artar. Artan faiz enflasyonu tetikler. Bu döngü sürer gider. Büyük para sahipleri bundan yararlanır, piyasaların oyuncusu olur. Biraz hâli vakti yerinde olanlar parasını dövize, altına, mala ve gayrı menkule yatırır. Bu davranış da hem faizi hem enflasyonu tetikler. Büyük para sahiplerini ve dış güçleri boşverin, 85 milyonluk ülkede yarım milyon kişinin bir hafta içinde birer altın ve 500’er dolar aldığını düşünün ve toplam işlemi hesap edin. Ortaya nasıl bir piyasa görüntüsü çıkar ? Yoksul da enflasyonda ezildikçe ezilir.</p>
<p>Atatürk çevresindekilere ‘elektrik nedir?’ diye sormuş, aldığı cevaplardan tatmin olmayınca oradaki bir askere sormuş. Asker ‘Ettiğinden bellidir komutanım’ demiş ya…</p>
<p>Okunacağından emin olmadığımdan şimdilik bir kenarda dursun bakalım. Ola ki okuyan da olursa onların kendi değerlendirmelerine bir altlık ve impuls olsun. Ad büyük olmayınca sözün kıymeti fark edilmez. Adı büyük olan ne derse kabullenilir, referans gösterilir ve baş üstüne konur.</p>
<p>Aklıma ‘Demokraside çare tükenmez!’ sözü geldi. Tabi demokrasi de tükenmezse!&#8230; Türkiye&#8217;de yüz yılı aşkın süredir yaşanılan tecrübelerden sonra demokrasi tükenmez; bazen ‘otoriter demokrasiye kaydığı’ olur ama ağır-aksak ve düşe-kalka da olsa yürür…<strong><em><br />
</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/">İktidarın Ekonomi Mantığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/iktidarin-ekonomi-mantigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
