<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dürüstlük arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/durustluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/durustluk/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Oct 2025 17:55:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Kayıp cüzdanlarla dürüstlük olimpiyatı</title>
		<link>https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 19:00:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Deney]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[istatistik]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp cüzdan]]></category>
		<category><![CDATA[özsaygı]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal deney]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51657</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Beşerî bilimler” ki ekonomi beşerî bilimlerin en çok ilgi görenlerindendir, maalesef iyi tahmin yapamıyor; ki tahmin, bilimin varlık sebeplerinden en kuvvetlisidir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/">Kayıp cüzdanlarla dürüstlük olimpiyatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati%2F&amp;linkname=Kay%C4%B1p%20c%C3%BCzdanlarla%20d%C3%BCr%C3%BCstl%C3%BCk%20olimpiyat%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati%2F&amp;linkname=Kay%C4%B1p%20c%C3%BCzdanlarla%20d%C3%BCr%C3%BCstl%C3%BCk%20olimpiyat%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati%2F&amp;linkname=Kay%C4%B1p%20c%C3%BCzdanlarla%20d%C3%BCr%C3%BCstl%C3%BCk%20olimpiyat%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati%2F&amp;linkname=Kay%C4%B1p%20c%C3%BCzdanlarla%20d%C3%BCr%C3%BCstl%C3%BCk%20olimpiyat%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati%2F&#038;title=Kay%C4%B1p%20c%C3%BCzdanlarla%20d%C3%BCr%C3%BCstl%C3%BCk%20olimpiyat%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/" data-a2a-title="Kayıp cüzdanlarla dürüstlük olimpiyatı"></a></p><p>Sosyal medyada, kaybolup iade edilen cüzdanlarla ilgili bir grafik gördüm. Bir deney tasarlamışlar. Sözde kaybolmuş şu kadar cüzdanı izlemişler. Kaçının iyiliksever insanlarca sahiplerine iade edildiğini, kaçından bir daha haber alınamadığını takip etmişler. İlgi çekici. Deney, birçok ülkede tekrarlanıp ülkeler arasındaki iade oranları değiştikçe, daha da ilgi çekici hâle geliyor.</p>
<p>Hemen okuyucularımla paylaşayım dedim ama sosyal medya bu. Her gördüğüne inanmayacaksın ve her şeyi tekrar tekrar kontrol edeceksin. Öyle de yaptım… İyi ki yapmışım. Fikir epey eski. Kayıp mektup deneyiyle başlamış. Sonra sokağa bırakılan 100 &#8211; 200 cüzdan… Derken, birkaç üniversiteden bilim adamının birlikte yürüttüğü, gerçekten büyük ve dünya çapında bir deneye dönüşmüş.</p>
<h2>17 000 “kayıp” cüzdan</h2>
<p>Sayılar etkileyici. Dünyanın 40 ülkesinde, 355 şehirde 17 000 cüzdan unutulmuş/ düşürülmüş. Bu sözde unutma/ düşürme şöyle işliyor: Banka, sinema, tiyatro, kütüphane, karakol, müze, postane, otel gibi tercihen bir resepsiyonu ve sorumlusu olan kurumlara giriliyor. Kayıp cüzdan oradaki şahsa uzatılıyor, “Bunu yandaki sokakta, yerde buldum. Ben turistim, hemen gitmem gerekiyor, vaktim yok. Siz lütfen gereğini yapar mısınız?” denilip çıkılıyor. Araştırmacılar bazı sorunlarla da karşılaşmış. Biri Kenya’da şüpheli davranış gerekçesiyle göz altına alınmış. Cüzdan dolu valizler gümrüklerde zaman zaman sıkıntı yaratmış.</p>
<p>Cüzdanlar, şeffaf kartvizit kabı şeklinde. Açmak gerekmeden içindekiler görünüyor. Her birinde sözde sahibinin adı ve e-posta adresi yazılı birkaç kartvizit ve yerel dilde bir alışveriş listesi var. Bundan sonra cüzdanlar çeşitleniyor. Bir kısmında sadece kartvizit ve liste var. Bazılarında 13 dolar civarında yerel para. Demek bugün olsa Türkiye’dekilerde 500 &#8211; 600 TL civarında bir nakit var. Bazılarında da bir ev anahtarı. Cüzdanların “sahipleri” ile temas etmenin tek yolu e-posta. Her cüzdanın içindeki kartvizitte farklı bir e-posta adresi var. Dolayısıyla hangi cins cüzdanın “iade” edileceği de kayda geçiyor.</p>
<p>İçinde para olan cüzdanlar mı, boş cüzdanlar mı daha çok iade ediliyor? Sizin tahmininiz nedir?</p>
<h2>Para mı özsaygı mı?</h2>
<p>Birkaç yüz kişiye bu soru sorulmuş. Çeşitli kurumlardan üstün başarılı 279 ekonomiste de… Uzmanlar da uzman olmayanlar da içinde para bulunan cüzdanların daha sık alıkonacağını tahmin etmiş. Öyle ya, paralı cüzdanı tutmak insanların menfaatine daha uygun. Gerçekte gözlenen bunun tam tersi. Boş cüzdanlarda iade oranı, paralılardan daha düşük. Üç ülkede, ABD, İngiltere ve Polonya’da içinde 100 dolar, yani bugünkü kurla yaklaşık 4200 TL bulunan cüzdanlar da deneye dâhil edilmiş. İade oranları bir daha artmış. 40 ülkeden 38’inde içinde para bulunan cüzdanların iade sıklığı tereddüde mahal bırakmayacak derecede yüksek. İki ülkede, Şili ve Peru’da, istatistik anlam verilemeyecek kadar birbirine yakın.</p>
<p>Birkaç yazımda şikâyet ettiğim husus burada da kendini gösteriyor. “Beşerî bilimler” ki ekonomi beşerî bilimlerin en çok ilgi görenlerindendir, maalesef iyi tahmin yapamıyor; ki tahmin, bilimin varlık sebeplerinden en kuvvetlisidir. Psikologlardan tahmin yapmaları istenmemiş. Muhtemelen onlara sorulsaydı onlar da yanılacaktı. Fakat sonuç ortaya çıktıktan sonra psikologlar pek güzel izah etmiş: İçinde para bulunan cüzdanları alanlar, kendilerine hırsız gözüyle bakmaktan çekindikleri için cüzdanları sıklıkla iade ettiler. Parayı tutmaları hâlinde kaybedecekleri öz saygı, kazanacakları paradan daha değerli gelmiş. Makul görünüyor. Fakat olanı izah etmek olacağı tahmin etmekten her zaman daha kolay bir spordur.</p>
<p>2019 yılında tamamlanan bu deney, Gallup firmasının her yıl tekrarladığı dünya mutluluk anketinin de dayanak noktalarından biri olmuş. 2025 anketinde, yardımın vereni de alanı da daha mutlu ettiği, dürüst toplumların fertlerinin daha mutlu olduğu uzun uzun anlatılmış.</p>
<h2>Dürüstlüğün neresindeyiz?</h2>
<p>Şimdi gelelim ülkelerin medeni dürüstlük veya “sivil dürüstlük” performanslarına. Tepede en dürüst, yani cüzdanların en çoğunu iade eden toplumlar yer alıyor. Toplam 40 ülkeden en dürüst 10 veya en dürüst dörtte bir şunlar:</p>
<p>1) İsviçre, 2) Norveç, 3) Hollanda, 4) Danimarka, 5) İsveç, 6) Polonya, 7) Çek Cumhuriyeti, 8) Yeni Zelanda, 9) Almanya ve 10) Fransa.</p>
<p>En alt 10 ülke, en alt dörtte bir de şöyle:</p>
<p>31) Türkiye, 32) Gana, 33) Endonezya, 34) Birleşik Arap Emirlikleri, 35) Malezya, 36) Kenya, 37) Kazakistan, 38) Peru, 39) Fas ve 40) Çin.</p>
<p>Bizden daha iyi puan alan, Müslümanların çoğunlukta olduğu ülke yok.</p>
<p>Deneyin popüler anlatımını ABD National Public Radio sitesinde hem metin hem ses hâlinde bulabilirsiniz: https://bit.ly/cuzdan-npr Çalışmanın bilim adabına uygun yayımı da Science dergisinde yapılmış: https://bit.ly/cuzdan-science .</p>
<p>Umarım birileri kızmaz. Moral bozucu ama… Vallahi ben demedim, onlar dedi!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/">Kayıp cüzdanlarla dürüstlük olimpiyatı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kayip-cuzdanlarla-durustluk-olimpiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın özürleri</title>
		<link>https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Yener]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2020 10:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap edebiyat sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bencil]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanın özürleri]]></category>
		<category><![CDATA[korkak]]></category>
		<category><![CDATA[tembel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=25151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahip olduklarının kıymetini bilmek, çoğu zaman sahip olmadıklarına özenmekten zor gelir. Bu sebeple sayısız mutsuzluk biriktirir insan hayat defterinde. Böylece hep bir yanı eksik yaşar. Asıl sorulması gereken soru şu: Ya insan gerçekten de bu denli eksik ya da defolu olsaydı?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/">İnsanın özürleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-ozurleri%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%B6z%C3%BCrleri" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-ozurleri%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%B6z%C3%BCrleri" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-ozurleri%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%B6z%C3%BCrleri" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-ozurleri%2F&amp;linkname=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%B6z%C3%BCrleri" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Finsanin-ozurleri%2F&#038;title=%C4%B0nsan%C4%B1n%20%C3%B6z%C3%BCrleri" data-a2a-url="https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/" data-a2a-title="İnsanın özürleri"></a></p><div id="attachment_25155" style="width: 298px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25155" class="wp-image-25155 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/korkak.jpg" alt="" width="288" height="450" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/korkak.jpg 288w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/korkak-192x300.jpg 192w" sizes="(max-width: 288px) 100vw, 288px" /><p id="caption-attachment-25155" class="wp-caption-text">İnsanların yazık ki kendince sahip olduğu ruhsal özürleri vardır&#8230;</p></div>
<p>Bazen tek gereken biraz umut, bazı anlarda şans ve bir miktar da sabırdır. Kek tarifine benzeyen bu ölçü ve malzemeler genelde çok az insanda mevcuttur. İnsanoğlunun öyle özürleri vardır ki esasen özrü kabul edilemez. Elindekine yerinip yakınmakla öyle meşgul olur ki bardağın dolu tarafı asla ilgisini çekmez. Alamadığı bir ayakkabı için karaları bağlamışken elindeki ve en az onun kadar beğenerek aldığı diğer ayakkabıları unutur. İnsanda yetinme duygusu hiç yok, ne yazık ki… İnsan, şükretme özürlüdür!</p>
<p>Sevmeler az gelir hep, kızgınlıklarsa fazla. Hayatın eksilerinin altında ezildiğini düşünüp dövünürken aynı zamanda onun artılarının üzerinde durduğunu da unutur. İnsan hep unutur. Unutma delisi, hatırlama özürlüdür!</p>
<p>Görünür olanla çok meşguldür mesela. Görünenin arkasındaki gerçeklikle hiç ilgilenmez. Soğuk ya da kendini beğenmiş gibi duruyor diye tanışmaya bile niyetlenmez kalabalığına yeni katılanlarla. Görünüşünü beğenmediği yemeği tatmaz; sevmeyeceğini önceden biliyordur çünkü. İnsan, araştırma özürlüdür!</p>
<p>Kulaktan dolma bilgilerle de hayatı sürdürebilecekken kitap okumaya vakit ayırmak angarya gelir. Ya uykusunu getirdiğini ya gözlerini yorduğunu ya da asla ilgi alanına hitap eden bir kitap, dergi ya da gazete bulamadığını söyler. Fikirleri, aslında başkalarının akla yatkın sözlerinin karması olduğundan fikirsizdir aslında. Kur’an’ı, Atatürk’ü, tarihi, siyaseti, insan ilişkilerini ve hatta aşkı hep birilerinin onların da muhtemelen başkalarından duyarak kurduğu tümcelerle öğrenir ve en acısı da bunların gerçekliğine inanır. İş olduğunu bilse acıkmayı bile durdururdu aslında. Düşünce tembeli yani. İnsan, fikir özürlüdür!</p>
<p>Hüznü çok sever, mutluluğa hep uzaktan bakıp onu hayal etmeyi ve böylece ruhuna işkence etmeyi çok sever. Melankoli onun doğal hali gibidir. Mutluyken ilk aklına gelen yakında mutsuz olacağıdır. “Çok gülersen yakın zamanda kesin ağlarsın.” gibi bir inanç hayatına kendiliğinden yerleşivermiştir. İnsan, gülme özürlüdür!</p>
<p>“Doğruyu söylemek gerekirse” diye başlayan bir cümle kalıbı hayatının doğal akışı içinde yadırganmayacak bir yer bulmuştur kendine. Yani asıl olan potansiyel birer yalancı olduğudur her insanın ve buna rağmen arada sırada doğruyu söyleyebilir. Yalanı sevmez, istemez ama arada mutlaka söyler. Gerçeklerin acıtan yanı öyle korkutucudur ki ona çok kolay döner sırtını ve sarılır kurgulara. İnsan, gerçeklerden korkan bir dürüstlük özürlüdür!</p>
<p>Nasıl bakarsa öyle görür etrafını insan. Aleni biçimde ortada olan şu ki engel veya özür sadece bedene ya da zihne sabitlenmiş olmak zorunda değildir. Bazen ruha, bazen karaktere ya da kişiliğe eklenmiş de olabilir. Peki, hangisi daha kötü? Sağlam bedenlerde gezen milyonlarca insan ruhen ya da zihnen özürlü! Üstelik olmayan bir engeli varmış gibi yaparak…</p>
<p>Sahip olduklarının kıymetini bilmek, çoğu zaman sahip olmadıklarına özenmekten zor gelir. Bu sebeple sayısız mutsuzluk biriktirir insan hayat defterinde. Artılardan çok eksilere takar ama kafayı. Böylece hep bir yanı eksik yaşar. Asıl sorulması gereken soru şu: Ya insan gerçekten de bu denli eksik ya da defolu olsaydı?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/">İnsanın özürleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/insanin-ozurleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
