<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ercan Çalışkan arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/ercan-caliskan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/ercan-caliskan/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 Dec 2023 16:02:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Sözüm kime?</title>
		<link>https://millidusunce.com/sozum-kime/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sozum-kime/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Dec 2023 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Arda Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Dilan Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Polat]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[Galatasaray]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45894&#038;preview=true&#038;preview_id=45894</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sözüm kime mi?</p>
<p>İğnesi kendime, yazıyı okuyan dostlarıma; çuvaldızı da bu sorunların kapsama alanındaki herkese…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sozum-kime/">Sözüm kime?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsozum-kime%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%C3%BCm%20kime%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsozum-kime%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%C3%BCm%20kime%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsozum-kime%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%C3%BCm%20kime%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsozum-kime%2F&amp;linkname=S%C3%B6z%C3%BCm%20kime%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsozum-kime%2F&#038;title=S%C3%B6z%C3%BCm%20kime%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sozum-kime/" data-a2a-title="Sözüm kime?"></a></p><div id="m_liveRegion" class="liveregion" role="presentation" aria-live="assertive" aria-atomic="true">Konu ilk ortaya çıktığında “Ben bu topa girmeyeceğim.” demiştim kendi kendime.</div>
<div role="presentation" aria-live="assertive" aria-atomic="true"></div>
<div id="m_uiLayer" class="layer">
<div id="m_textViewLayer" class="layer">
<div id="m_content">
<div id="pc1">
<div id="p1">
<div>Çok geçmedi konu ikiye çıktı. Ben yine “Yok yok!” vurgusuyla “Ben bu topa girmeyeceğim.” dedim yine. Derken -daha küçük ölçekli de olsa- üçüncüsü, dördüncüsü ve daha pek çok haber daha saçıldı ortalığa. Hepsinin ortak noktası “Sosyal Medya Fenomenleri” olarak anılmaları…</div>
<div></div>
<div>Fikrim hâlâ değişmemişti ama ne zaman ki bu sosyal medya fenomenlerinden sonra, Türkiye futbol dünyasının kalburüstü isimleri gündeme bomba gibi düştü; artık kaçamayacağımı anladım.</div>
<div>Ben bunları yazınca “Peki, ülke gündemini haftalardır meşgul eden bu konulara neden girmiyorsun?” sorusunu sormak için sabırsızlandığınızı anlıyorum tabii. Elbette bu sorunuza cevap vereceğim ama önce bu konuları kısaca hatırlatayım.</div>
<div></div>
<div>Dilan ve Engin Polat çifti galiba en ünlüleri… Bir fikir vermesi için söylüyorum. Dilan Polat’ın Tiktok adlı uygulamada bir milyon dört yüz bin kişisel, İntagram’da ise sadece bir güzellik merkezinin bir milyon takipçisi var. Siyasiler, okumuşlar, gazeteciler gibi entelektüel kesimin yoğunlukla paylaşımda bulunduğu X’te, eski adıyla Twitter’da bile üç yüz sekiz bin takipçisi var. Yine bir fikir vermesi için söylüyorum. Tanıdığınız, ülkemize büyük katkılar yapmış bilim insanlarının takipçilerini araştırın lütfen ve bulunduğumuz durumu siz seslendirin. Ben niye mi araştırmıyorum? Utanıyorum da ondan…</div>
<div>Araştırmanızı derinleştirirseniz sakın şaşırmayın. Hepsinde aynı sonuç var. Hani türbanını çıkarmayan ama kocası yanındayken bir yerlerini açıp gecede 100 bin TL kazanan ve başka bir özelliği olmayan fenomenin bile takipçileri binlerce… Üstelik son günlerdeki en masum(!) fotoğraf bu.</div>
<div>Şu anda içinde bulunduğumuz durumun bir fotoğrafını çekip konunun bu tarafını geçiyorum. Özeti şu: Elimizdeki malzeme bu!</div>
<div></div>
<div>Gelelim fenomenlerimizin günlerden beri gazetelerin manşetlerini, köşe yazılarını televizyonlardaki açık oturumları, hatta ve hatta grup toplantılarında TBMM kürsülerini tümüyle işgal eden bu fenomenler, futbol dünyasının ünlüleri ne yapmış, bir göz atalım:</div>
<div>Mesela, Dilan ve Engin Polat çifti… Bir milyar TL’lik fatura kesmişler. Eski parayla bir katrilyon… Yaptıkları iş şöyle özetlenebilir: Ürün satmadan fatura kesiyor ve bu faturayı satıyorlar. Piyasada bilinen adıyla naylon fatura… Alan %10-15’ini ödüyor; gider gösterip vergiden düşüyor. Bu sistemi Polat çifti şöyle uygulamış: Önce durumu iyi olmayan insanların üzerine beş altı tane şirket kurmuşlar. Altıncı şirket görünen bir güzellik merkezi ve müşterilere ürün vermeden bol bol fatura kesmiş. Bunun karşılığında bir önceki boş şirketten mal alım faturası almış, o da bir önceki boş şirketten… Son halkaya kadar böyle gidiyor. Varsayalım ki ilk şirket incelemeye alınıyor. Faturalar doğru kesilmiş ve her şey düzgün. İnceleme taa dibine kadar giderse usulsüzlük bulunacak ama onu önlemelerinin de yolları varmış! Bu yolları bana sormayın ben bilmem.</div>
<div>Şimdi gelelim kesilen bir milyarlık faturanın ne getirdiğine: Tam iki yüz milyon TL. Yani eski parayla 200 trilyon… Polat çifti bu parayı alıp cebine koymuş. Faturayı alan, ödemesi gereken vergiyi ödememiş, devlete vereceği KDV’nin bir kısmını Polatlara ödemiş, bir kısmı cebinde kalmış. Son tahlilde Polat çifti hem hırsızlık yapmış hem de kazandıkları paralarla akıl almaz şımarıklıklar yapıp bunu sosyal medyada sergilemişler. İçlerinde evlerine götürecekleri ekmek bulmakta zorluk yaşayanların da olduğu yüz binlerce insan bunları ağızlarının suyu aka aka izlemiş. En sonunda devlet “Artık yeter!” diyerek duruma el koymuş.</div>
</div>
<hr class="pageHrV2" />
</div>
<div id="pc2">
<div class="pageNumV2">2/2</div>
<div id="p2">
<div>Mesela Bahar ve Nihal Candan kardeşler… Onlar da sosyal medya ünlüsü… Bir ekipleri var. İşin başında da aynı suçtan aranan ama bu kardeşlerle ve ağlarına düşürdükleri kişilerle İstanbul’un ünlü mekânlarında boy göstermekten çekinmeyen bir ekipleri var. “Sazan Sarmalı” diye bilinen bir yöntemle onlarca kişiyi ağlarına düşürmüşler. Aslında söz konusu onlarca kişiler ava giderken avlananlar… Bir iki defa piyasanın %30-40 altında araç alıyorlar ama son büyük partide her şeylerini kaybediyorlar. Yani gözü çok açık olanlar, gözü daha az açık olanları çarpıp geçiyor.</div>
<div>Bir de son günlerde ülke gündemini esir alan futbol dünyasının kalbur üstü aktörleri var. Akla hayale gelmeyecek oranda kâr peşinde koşarken milyonlarca doları uçup giden, bir zamanlar pek çoğumuzun gırtlaklarını yırtarcasına destekledikleri, peşlerinden koştukları, para hırsıyla gözleri kör olmuş, basiretleri bağlanmış futbol insanları bunlar…</div>
<div>Polat çiftinin olayında artık haberlerine alıştığımız devletin malına ve parasına çökme olayı var ama diğer iki örnekte aç gözlüler birbirini yemiş, biz de zenginin malı züğürdün çenesini yorar misali çenemizi yorup durmuşuz.</div>
<div>Şimdi gelelim benim “Ülke gündemini haftalardır meşgul eden bu konulara neden girmiyorsun?” sorusuna vereceğim cevaba ama cevabı vermeden size bir sorum var: <i>Yukarıda </i><i>anlattığım ve ülke gündemini haftalardır meşgul eden bu konulardan ve benzeri olaylardan </i><i>etkilenenlerin sayısı kaçtır sizce? 50 mi, 100 mü, 150 mi? Yoktur ama varsayalım 500 olsun.</i></div>
<div>Pekiii…<b><i>Biz bu konuları dert ettiğiniz kadar vergilerimiz nereye gidiyor sorusunun cevabını </i></b><b><i>kendinize dert ediyor musunuz?</i></b></div>
<div><b><i>Mesela, asgari ücretlilerimiz her ay vergisinin yaklaşık 1800 TL’sini vergi olarak ödediğini </i></b><b><i>biliyor mu?<br />
</i></b></div>
<div><b><i>Mesela, sigara içenler içtikleri 20 sigaranın 17’sini, alkol alanlar içtiklerinin dörtte üçünü </i></b><b><i>vergi olarak öderken bunun farkında mı?<br />
</i></b></div>
<div><b><i>Mesela bir araba alırsanız iki araba parasını da devlete vergi olarak veriyorsunuz. Dahası </i></b><b><i>yakıt harcadıkça her litrenin dörtte birini ödüyorsunuz devlete. Bunu düşünüyor musunuz?<br />
</i></b></div>
<div><b><i>Mesela bir senede iki defa Motorlu Taşıtlar Vergisi ödediniz. Dahası dünyada dolaylı vergisi </i></b><b><i>en yüksek olan ülkelerden birinde yaşıyorsunuz. Ne yaptınız bu konuda?<br />
</i></b></div>
<div><i>Gerçekler böyleyken, bu belki de Cumhuriyet tarihinin en hızlı pahalılaşma sürecini yaşayan </i><i>sizler, bizler </i><b><i>“TOPLANAN BU VERGİLER NEREYE GİDİYOR? BU PAHALILIK NE BÖYLE?” </i></b><i>sorularının </i><i>cevabını arıyor muyuz?<br />
</i></div>
<div><b>Kısacası eski futbol ünlülerinin, sosyal medya fenomenlerinin parasını dert ettiğimiz, </b><b>konuştuğumuz kadar KENDİ PARAMIZIN PEŞİNE DÜŞÜYOR MUYUZ?<br />
</b></div>
<div><b>Sözüm kime mi?<br />
</b></div>
<div><b>İğnesi kendime, yazıyı okuyan dostlarıma; çuvaldızı da bu sorunların kapsama alanındaki </b><b>herkese…<br />
</b></div>
<div><b>Bu arada ülkemizde gerçek gündemin, yani pahalılığın, her gün bir başkası patlayan mafya </b><b>haberlerinin, eğitimdeki kalitesizliğin konuşulmasını istemeyenler bu konuşulanları göbeklerini </b><b>kaşıyarak izliyorlardır.<br />
</b></div>
<div><b>Ne dersiniz?<br />
</b></div>
</div>
<hr class="pageHrV2" />
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://millidusunce.com/sozum-kime/">Sözüm kime?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sozum-kime/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu hamur daha çok su götürür (2)</title>
		<link>https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Nov 2023 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[AYM]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45859&#038;preview=true&#038;preview_id=45859</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asıl söz sahibi iki kişiyi motive eden, gerçekte Anayasa değişikliği mi, yoksa hedefte Anayasa Mahkemesi mi var?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/">Bu hamur daha çok su götürür (2)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-hamur-daha-cok-su-goturur-2%2F&amp;linkname=Bu%20hamur%20daha%20%C3%A7ok%20su%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20%282%29" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-hamur-daha-cok-su-goturur-2%2F&amp;linkname=Bu%20hamur%20daha%20%C3%A7ok%20su%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20%282%29" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-hamur-daha-cok-su-goturur-2%2F&amp;linkname=Bu%20hamur%20daha%20%C3%A7ok%20su%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20%282%29" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-hamur-daha-cok-su-goturur-2%2F&amp;linkname=Bu%20hamur%20daha%20%C3%A7ok%20su%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20%282%29" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-hamur-daha-cok-su-goturur-2%2F&#038;title=Bu%20hamur%20daha%20%C3%A7ok%20su%20g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BCr%20%282%29" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/" data-a2a-title="Bu hamur daha çok su götürür (2)"></a></p><p>Geçen haftaki “Bu hamur daha çok su götürür&#8221; başlıklı yazımı bir “Not”la bitirmiştim: <em>“Bu konu bitti mi?” diye sorarsanız cevabı “Bitmedi!” ama devamı haftaya… </em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte o gün geldi. Birlikte “Daha çok su götürecek bu hamurda neler varmış?” bakalım isterseniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce kısa bir 21 yıllık Anayasa yolculuğu…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biliyorsunuz Anayasa’mız 177 maddeden oluşuyor.</span></p>
<p><em>21 yıllık iktidarında AKP, Anayasada 12’si kritik, 30’u aynı maddelerde olmak üzere toplam 134 maddede değişikliğe imza attı.</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani neredeyse 12 Eylül’de kabul edilen Anayasa’nın değişmeyen maddeleri kalmadı. Anayasa’nın değiştirilemeyen ilk dört maddesini hatırlayıp konumuza devam edelim:</span></p>
<ul>
<li aria-level="1"><em>Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.</em></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><em>Türkiye Cumhuriyeti Devleti insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.</em></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><em>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.</em></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><em>Türk Devletinin dili Türkçedir.</em></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi soru şu:</span></p>
<p><em>“Değiştirilemeyen ne kaldı da ikide bir gündeme anayasa konusu getiriliyor?”</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ya da soruyu bir de şöyle soralım isterseniz:</span></p>
<p><em>“İlk dört madde zaten değiştirilemiyor. Değiştirmeyi geçin; değiştirmesi teklif dahi edilemiyor. Onları geçelim.  Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapmak isteyip de yapamadığı herhangi bir işi yaptırmayan veya Türkiye’nin gelişmesine engel olan hangi madde ya da maddeler vardır da bu konu gündeme gelmektedir?”</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben gerçekten merak ediyorum. Bu arada yazılarında “değiştirme aşkı”na düşmüş köşe yazarlarını bu kadar motive eden ne olabilir ki? Hiç olmazsa onlar, yukarıdaki soruların cevabını yazsalar da öğrensek diyeceğim ama nerede bulacaksın öyle yazıyı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki bu konuda asıl söz sahibi iki kişiyi motive eden, gerçekte Anayasa değişikliği mi, yoksa hedefte Anayasa Mahkemesi mi var?</span></p>
<p><em>“Tam da hedef bu!”</em> <span style="font-weight: 400;">diyenleriniz olduğunu duyar gibiyim. Acele etmeyin lütfen. Sizi biraz zamanda yolculuğa çıkarayım. Kararı ondan sonra verin.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce 30 Temmuz 2008&#8217;ye gideceğiz birlikte… </span><em>Bu tarihte Anayasa Mahkemesi AKP’nin kapatılması teklifini reddetti. Ertesi gün Sabah gazetesinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Durmak yok, yola devam. Öncelik toplumsal barış!&#8217; mesajı verildi.” demeci yer aldı.</em></p>
<p><em>Ve destekleyen gazetelerde sayfalar dolusu Anayasa Mahkemesi övgüleri…(1)</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci olarak sizi 18 Haziran 2014 tarihine götüreceğim. </span><em>MHP Milletvekili Engin Alan, Anayasa Mahkemesi’nin bu tarihteki gerekçeli kararı nedeniyle, 19 Haziran 2014’te Balyoz Davası’ndan tahliye edildi. Bu karara yönelik olarak Sayın Devlet Bahçeli TBMM&#8217;de gerçekleşen partisinin ilk grup toplantısında &#8221;İyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicdanı sapmayan hakimler görev başındadır.&#8221; demişti.(2)</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da burada geçen haftaki yazıyı hatırlamamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">28 Şubat 2016’da Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne demişti: </span><em>&#8220;Anayasa Mahkemesinin verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.&#8221;</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, 31 Mart 2021’de Sayın Devlet Bahçeli’nin </span><em>“Anayasa Mahkemesi’nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır.”</em><span style="font-weight: 400;"> dediğini de hatırladık mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi bunları hatırlayınca gönül rahatlığıyla hâlâ </span><em>“Tam da hedef bu!” </em><span style="font-weight: 400;">diyebiliyor musunuz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soruyu tersten soralım: </span></p>
<p><em>Siz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 15 üyenin 11 tanesini kendisinin, 4 tanesini de bir zamanlar kardeşim dediği, eski Cumhurbaşkanı’mız Abdullah Gül’ün atadığı Anayasa Mahkemesi üyeleriyle ilgili olumsuz bir şey düşünebileceğini sanıyor musunuz?</em></p>
<p><em>Yine siz, Sayın Bahçeli’nin, Sayın Erdoğan’a rağmen Anayasa Mahkemesini kapatabilecek gücüm var diye düşündüğünü sanıyor musunuz?</em></p>
<p><b>    </b><b>    </b><b>    </b><b>    </b><b>    </b><b>***</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki hedef Anayasa veya Anayasa Mahkemesi değilse ne olabilir? Biz bunları tartışırken başka şeyler olabilir mi? Acaba yine cambaza mı bakıyoruz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hadi lafı dolandırıp durmayayım da sizi bazılarınızın “Yok canım, daha neler!” diyeceği bir sonuca götüreyim:</span></p>
<p><em>Acaba AKP ile MHP arasında gizliden gizliye bir bilek güreşi mi başladı?</em></p>
<p><em>Ne dersiniz?</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li aria-level="1"><a href="https://bianet.org/haber/gazete-mansetlerinde-mahkemenin-akp-karari-108711"><b>https://bianet.org/haber/gazete-mansetlerinde-mahkemenin-akp-karari-108711</b></a></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/aym-kapatilsin-diyen-devlet-bahcelinin-eski-sozleri-gundem-oldu-2141399</b></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/">Bu hamur daha çok su götürür (2)</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bu-hamur-daha-cok-su-goturur-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir gecede cahil kalmak</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Nov 2023 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[1 Kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Köprülü]]></category>
		<category><![CDATA[harf devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45614&#038;preview=true&#038;preview_id=45614</guid>

					<description><![CDATA[<p>1926’da Türk kültürünün geleceğiyle ilgili çok önemli bir toplantı düzenlenmiştir. Bu konuda bir fikriniz var mı?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/">Bir gecede cahil kalmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-gecede-cahil-kalmak%2F&amp;linkname=Bir%20gecede%20cahil%20kalmak" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-gecede-cahil-kalmak%2F&amp;linkname=Bir%20gecede%20cahil%20kalmak" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-gecede-cahil-kalmak%2F&amp;linkname=Bir%20gecede%20cahil%20kalmak" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-gecede-cahil-kalmak%2F&amp;linkname=Bir%20gecede%20cahil%20kalmak" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-gecede-cahil-kalmak%2F&#038;title=Bir%20gecede%20cahil%20kalmak" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/" data-a2a-title="Bir gecede cahil kalmak"></a></p><p>Sabah yeni kalkmıştım ki telefonum çaldı. “Sabahın bu saatinde arayan odur.” diye düşündüm. Ekrana bakınca da yanılmadığımı anladım.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Buyur Emekli Öğretmen! Sabah sabah hayırdır?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sesinin tınısından hoşnutsuzluğunu sezmedim sanma! Her şeyi göze alarak aradım seni erkenden. Haftamız kutlu olsun.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir anda anlayamadım. 29 Ekim’de Cumhuriyet’imizin 100. yıldönümünü birlikte coşkuyla kutlamıştık. Bu neyin kutlamasıydı ki? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Susup kaldığımı görünce fırçayı bastı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sen köşe yazarısın, ben emekli Türkçe öğretmeni. Bu hafta ikimizin ortak haftası. Nasıl hatırlamazsın?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir anda jeton düştü bende. Türkiye&#8217;de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı &#8220;Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun&#8221; kabul edilmiş, 3 Kasım 1928 tarihinde Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Bu yasanın onaylanmasıyla o güne değin kullanılan Arap harfleri esaslı Osmanlı alfabesinin geçerliliği son buldu ve Latin harflerini esas alan Türk alfabesi yürürlüğe kondu. Bu iki önemli günün içinde bulunduğu 1-7 Kasım, Türk Harf Devrimi Haftası olarak kutlanmaya başladı. Emekli Öğretmen’in kutladığı bu. Benim hatırlamamam kötü oldu. Bunu yıllarca aleyhimde kullanır artık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sana bir e-posta attım. Onu bari unutma!” dedikten sonra kıs kıs gülerek telefonu kapattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben de hemen e-posta kutumu açtım. Bu haftanın yazısı orada duruyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">    </span><span style="font-weight: 400;">    </span><span style="font-weight: 400;">    </span><span style="font-weight: 400;">    </span><span style="font-weight: 400;">    </span><span style="font-weight: 400;">***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 Kasım… Türk kültür tarihinin en önemli günlerinden biri. Hani hayatında iki kitap okumamış olanlardan, Fesli Kadir öğretisiyle yetişmiş okuyanlarına kadar pek çoklarının “Bu millet bir gecede cahil bırakıldı.” iddiasını olur olmaz dile getirdikleri o büyük olayın gerçekleştiği gündür 1 Kasım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu iddiayı dile getirenlere sormak lazım: </span><b>“1926’da Türk kültürünün geleceğiyle ilgili çok önemli bir toplantı düzenlenmiştir. Bu konuda bir fikriniz var mı?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorunun cevabını bilen zaten “Bir gecede cahil bırakıldık.” diyemez.  İsterseniz sorumuzu daha açık hâle getirip öyle sorabilirsiniz</span><b>: “1926’da Bakü’de düzenlenen kurultayın katılımcıları kimlerdi?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hâlâ cevap alamadıysanız -ki zaten cevap alabilseydiniz karşınızdaki, yukarıdaki iddiayı dillendiren birisi olmazdı- biraz daha açıklayıp sorabilirsiniz: </span><b>“</b><em>1926’da Bakü’de düzenlenen ve bütün Türk devletlerinin katıldığı “BİRİNCİ TÜRKOLOJİ KURULTAYI”nda alınan en önemli karar neydi?”</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neyse boş verin uğraşmayın. Yazının sonunda birlikte anlatırız. Sizinle, yakın tarihten içinizi acıtacak bir haber paylaşayım. Yazdıklarımı okuduktan sonra “Bir gecede cahil bırakıldık” diyenlere sorun bakalım, ne diyecekler?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Olay şu: Sultanahmet’te bulunan eski Başbakanlık Osmanlı Arşivi binası otele dönüştürüldü. İsterseniz Yandex Haritalar yardımıyla otelin bulunduğu Ticarethane Sokak’a gidildiğinde </span><em>Sura Hagia Sophia Otelini</em><span style="font-weight: 400;"> görebilirsiniz. Bu konudaki “<a href="https://teyit.org/analiz/basbakanlik-osmanli-arsivlerinin-eski-binasinin-otele-donusturuldugu-iddiasi" target="_blank" rel="noopener">kanıtlı haber</a>”e de</span><span style="font-weight: 400;"> ulaşabilirsiniz.</span><b>(1)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O haberi okuyunca içinizin acısı geçmeden “Bir gecede cahil bırakıldık.” safsatacılarına bir sorun: </span><em>2013 yılında Kağıthane’ye Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün taşınan arşiv binasının son hâlini, bu binanın taşındıktan bir yıl sonra sele maruz kaldığını, zarar gördüğünü ve tarihçilerin araştırma yaptıkları ve arşiv belgelerine ulaştıkları odanın bulunduğu katta, tesisat ve altyapı sorunları nedeniyle tavanın su akıttığını, rutubet yüzünden duvarların sürekli boyandığını biliyor musunuz?(2) </em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Onlara harfler değişince belgelerin uzaya gitmediğini, kıymetini bilip koruyamayanlar tarafından verilen zararlardan sonra bile yüz binlerce evrakın hâlâ var olduğunu, yüzlerce ilahiyat mezununun yararlanmaması için hiçbir sebep bulunmadığını, tarihçilerin zaten büyük özverilerle bunlar üzerinde çalıştıklarını anlattıktan sonra onlara </span><b>“Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Cumhuriyet’in 100. yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada MİLLETİMİZİN LATİN HARFLERİYLE CAHİL KALMADIĞINI, DURAKLAMA VE GERİLEME SÜRECİNDE OSMANLILAR DÖNEMİNDE CAHİL KALDIĞINI KANITLADI.” </b><span style="font-weight: 400;">deyin ve onun verdiği şu bilgileri sıralayın: </span><b>Cumhuriyet’imizin kurulduğu  1923&#8217;te fakülte ve yüksekokul olarak sadece 9 yükseköğretim kurumu olan ülkemizde ilk, orta, lise ve yükseköğrenim öğrenci sayısı yalnızca 359 bin, öğretmen sayısı da sadece 12 000’di.&#8221;</b><span style="font-weight: 400;"> İsterseniz, 1923’e gelindiğinde tüm Türkiye’de hekim sayısının sadece 500 olduğunu ve yine tüm ülkede hastane değil yatak sayısının 12 binin altında olduğunu da söyleyebilirsiniz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bunları anlattıktan sonra yukarıdaki </span><b>“1926’da Bakü’de düzenlenen ve bütün Türk devletlerinin katıldığı “BİRİNCİ TÜRKOLOJİ KURULTAYI”nda alınan en önemli karar neydi?”</b><span style="font-weight: 400;"> sorumuzun cevabına gelebiliriz.</span></p>
<p><b>Kurultayın sonunda Türk dünyasında tüm devletlerin ortak alfabe olarak Latin alfabesine geçiş yapması kabul edilmiş, bu konuda çalışmak üzere 26 kişilik bir komisyon da oluşturulmuştur.</b></p>
<p><b>Bu kararın temel hedefi de Türk devletlerinin arasında kültür birliğini sağlamaktır. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte, bu kongreyi Fuat Köprülü vasıtasıyla yakından takip ettiren Atatürk, Kurultay’dan iki sene sonra. 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı &#8220;Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun&#8221;la bu kültür birliği için en önemli adımı atmış; “ATATÜRK” olmanın ne demek olduğunu dosta düşmana bir kez daha anlatmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ruhu şad olsun.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li aria-level="1"><a href="https://teyit.org/analiz/basbakanlik-osmanli-arsivlerinin-eski-binasinin-otele-donusturuldugu-iddiasi"><b>https://teyit.org/analiz/basbakanlik-osmanli-arsivlerinin-eski-binasinin-otele-donusturuldugu-iddiasi</b></a></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><a href="https://www.milliyet.com.tr/gundem/arsiv-binasinda-kuf-ve-su-krizi-1983966"><b>https://www.milliyet.com.tr/gundem/arsiv-binasinda-kuf-ve-su-krizi-1983966</b><b>    </b></a></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/">Bir gecede cahil kalmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-gecede-cahil-kalmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doya doya yaşamamız gerekmez miydi?</title>
		<link>https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2023 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet'in 100. Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin mitingi]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45559&#038;preview=true&#038;preview_id=45559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu birkaç cümlenin anlamı şuydu: “Cumhuriyet’imizin 100. yılıyla Gazze meselesi karşılaştırılmış ve Gazze meselesi tercih edilmişti.”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/">Doya doya yaşamamız gerekmez miydi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi%2F&amp;linkname=Doya%20doya%20ya%C5%9Famam%C4%B1z%20gerekmez%20miydi%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi%2F&amp;linkname=Doya%20doya%20ya%C5%9Famam%C4%B1z%20gerekmez%20miydi%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi%2F&amp;linkname=Doya%20doya%20ya%C5%9Famam%C4%B1z%20gerekmez%20miydi%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi%2F&amp;linkname=Doya%20doya%20ya%C5%9Famam%C4%B1z%20gerekmez%20miydi%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdoya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi%2F&#038;title=Doya%20doya%20ya%C5%9Famam%C4%B1z%20gerekmez%20miydi%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/" data-a2a-title="Doya doya yaşamamız gerekmez miydi?"></a></p><p>AKP henüz grup toplantısı yapmamıştı. Yeğenim, WhatsApp’tan bir görsel paylaştı. Bu görselde <i>“Tarih 28 Ekim! AKP’den Atatürk Havalimanında BÜYÜK FİLİSTİN MİTİNGİ”</i> yazıyordu. Altına bir soru eklemişti yeğenim: <b>“Doğru olabilir mi bu?”</b></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Yok canım! Bana göre olmaz. O kadar da değil!”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diye düşündüm. Sonra da “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu bana göre olmaz!” dediğim ilk şey değil ki! Mesela ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç…’</span></i><span style="font-weight: 400;"> da bunlardan biriydi. Son üç yılda inanılmaz ekonomik bir tayfun yaşamadık mı? Hatta üç yılın sonunda ekonominin başına getirilen bakan, </span><i><span style="font-weight: 400;">‘Rasyonel politikalara dönmekten başka çaremiz yok.’</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyerek benim haklı olduğumu itiraf etmemiş miydi? Aslında bir </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bana göre olmaz.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> da bu bakanın atamasında vardı bence. Bütün medyanın, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 7 Aralık 2019’da</span><b>(1)</b><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8216;Bunlar Halk Bank’ı da dolandırmaya çalıştı.’</span></i><span style="font-weight: 400;"> dediğini iddia ettiği Sayın Mehmet Şimşek’i, bakan olarak atamasını başka nasıl açıklayabiliriz ki? İki durumdan biri kesin yanlış anlamına gelmiyor mu bu?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neyse! Burada aklıma gelen pek çok deli soru var da ben konumuza döneyim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeğenimin sorusundan sonra bunları düşünüp ona cevap yazdım: </span><b>“Doğruysa şaşırmam!”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ve şaşırmadım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sayın Cumhurbaşkanı’mız 25 Ekim’deki grup toplantısında</span><b>(2)</b><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Aslında bugünkü grup toplantımızda, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmayı planlıyorduk. Ancak, Gazze meselesiyle ilgili ülke ve dünya kamuoyuyla paylaşmamız gereken mesajların aciliyeti sebebiyle, vaktimizi bu konuya ayırmak mecburiyetinde kaldık.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi.</span></p>
<p><b>Bu birkaç cümlenin anlamı şuydu: “Cumhuriyet’imizin 100. yılıyla Gazze meselesi karşılaştırılmış ve Gazze meselesi tercih edilmişti.”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında tercih sadece bu değildi ki! Cumhuriyet’imizin 50. yıl kutlamalarının muhteşemliğini geçen haftaki yazımda anlatmıştım. </span><b>Özel kuruluşlar, sosyal medya, bazı televizyon kanalları da olmasa bu en büyük bayramımızın 100. yıldönümü olduğunu anlayamayacağız.</b><span style="font-weight: 400;"> Bu hafta boyunca tüm Türkiye’de dört bir köşenin Cumhuriyet için inlemesi gerekirken bir de üç günlük yas ilanını tercih etmiştik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Baksanıza TRT’ye! Tüm 100. yıl kutlamalarını İsrail-Filistin çatışmalarını gerekçe göstererek, iptal etti ama Muazzez Ersoy şovuyla &#8216;vur patlasın çal oynasın&#8217; programını yayınlamakta sakınca görmedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ya Katar Büyükelçi’mize ne dersiniz? Bir eski milletvekilinin, bir belediye başkanının dışişleri kökenli olmayan kardeşi Sayın Mustafa Göksu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl resepsiyonunu İsrail-Hamas savaşı nedeniyle iptal etti ancak oradaki bir düğüne gitmeyi ihmal etmedi. Orada el pençe divan pozlar bile verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Unutmadan! </span><b>Diyanet’in Cuma hutbesi</b><span style="font-weight: 400;"> sizi yanılttı mı? Doğrusu beni yanıltmadı. Güya Cumhuriyet’in 100. yılını kutlayan bir hutbe yayımlamışlar. </span><b>İçinde daha çok Kudüs var ama kolayca tahmin edeceğiniz gibi ATATÜRK yok.</b></p>
<p><b>Burada bir kez daha yazayım. İsrail’in iğrençliğini, Hamas’ın savunmasız insanları katlettiğini unutmuyorum. Çoluk çocuk, kadın erkek demeden masum insanları katleden kimler varsa midemi bulandırıyor. Bunların acısını yüreğimde yaşıyorum.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hepimiz de yaşıyoruz ama…</span></p>
<p><b>Onlar bizim başımıza gelenlerde aynı yürek acısını hissediyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şöyle bir düşünelim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok yakınlarda bir deprem yaşamıştık. 6 Şubat 2023&#8217;te Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nin yerle bir olduğu günlerde Filistin yas ilan etmiş miydi? Ben Arnavutluk ve Kosova dışında yas ilan edeni duymadım da okumadım da…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk birliğini vuran Rus uçaklarının 34 askerimizi şehit ettiğinde, Filistin yas ilan etmiş veya Filistinliler miting düzenlemiş miydi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeri gelmişken herhangi bir Arap ülkesinin yas veya miting haberini okumuş muydunuz o günlerde? Hadi bizi geçtik. Filistin’le ilgili olarak ilan ettikleri yas veya düzenledikleri miting var mı? Okudunuz mu böyle bir şey? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ya Türkiye’de Filistin’e destek için cumhuriyetin 100.yıl kutlamaları ertelenip üç gün milli yas ilan edilirken İslam ülkelerinin en zenginleri arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri’nde 18 Ekim’de Robbie Williams konseri düzenlenmesine ne dersiniz?</span><b>(3)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi…</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Hamas 7 Ekim&#8217;de İsrail&#8217;e karşı benzeri görülmemiş bir saldırı düzenledi. Büyük çoğunluğu konserde olan </span></i><i><span style="font-weight: 400;">    </span></i><i><span style="font-weight: 400;">kadın erkek, çoluk çocuk yüzlerce kişiyi öldürdü. Bazı bölgeleri ele geçirdi.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">İsrail, 8 Ekim’de tüm bölgeleri geri aldığını açıkladı ve yıllardan beri Gazze’de açık hava hapishanesinde tuttuğu zavallı Filistin halkı üzerinde bir soykırım uygulamaya başladı. İnsanlık tarihinde ender görülen bebek, çocuk katliamları yaptı.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">7-8 Ekim’den bu yana tam üç hafta geçti.</span></i></p>
<p><b>Soru şu: 28 Ekim’de İstanbul’da yapılacağı duyurulan Büyük Filistin Mitingi neden daha önce yapılmadı? BİZİM CUMHURİYET’İMİZİN 100. YILDÖNÜMÜNDE DOYA DOYA COŞKUMUZU YAŞAMAMIZ GEREKMEZ MİYDİ?</b></p>
<p><b>Bir soru da şu: Sınırları içinde yaşayan herkese “kullarım” diyen, onları bir çeşit köle olarak gören bir zihniyetten bizi kurtarıp “BÜYÜK TÜRK MİLLETİ” sıfatını kazandıran CUMHURİYET 100. yılında daha güzel kutlanmayı hak etmiyor muydu?</b></p>
<ul>
<li aria-level="1"><a href="https://www.milligazete.com.tr/haber/15243411/erdoganin-mehmet-simseke-dolandirici-dedigi-anlar-tekrar-gundemde"><b>https://www.milligazete.com.tr/haber/15243411/erdoganin-mehmet-simseke-dolandirici-dedigi-anlar-tekrar-gundemde</b></a></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><a href="https://www.trthaber.com/haber/gundem/cumhurbaskani-erdogan-yapilan-hicbir-siyasi-sov-baris-getirmeyecektir-806767.html"><b>https://www.trthaber.com/haber/gundem/cumhurbaskani-erdogan-yapilan-hicbir-siyasi-sov-baris-getirmeyecektir-806767.html</b></a></li>
</ul>
<ul>
<li aria-level="1"><b>https://www.yenicaggazetesi.com.tr/araplarin-filistin-umurunda-bile-degil-turkiyede-cumhuriyetin-100-yil-kutlamalari-725368h.htm</b></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/">Doya doya yaşamamız gerekmez miydi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/doya-doya-yasamamiz-gerekmez-miydi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayır mı şer mi?</title>
		<link>https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Oct 2023 17:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[100. yıl]]></category>
		<category><![CDATA[29 Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45506&#038;preview=true&#038;preview_id=45506</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümünde ilçelerde, illerde, Türkiye çapında hangi etkinlikler planlandı ve insanlarımızda nasıl bir coşku havası var?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/">Hayır mı şer mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhayir-mi-ser-mi%2F&amp;linkname=Hay%C4%B1r%20m%C4%B1%20%C5%9Fer%20mi%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhayir-mi-ser-mi%2F&amp;linkname=Hay%C4%B1r%20m%C4%B1%20%C5%9Fer%20mi%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhayir-mi-ser-mi%2F&amp;linkname=Hay%C4%B1r%20m%C4%B1%20%C5%9Fer%20mi%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhayir-mi-ser-mi%2F&amp;linkname=Hay%C4%B1r%20m%C4%B1%20%C5%9Fer%20mi%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhayir-mi-ser-mi%2F&#038;title=Hay%C4%B1r%20m%C4%B1%20%C5%9Fer%20mi%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/" data-a2a-title="Hayır mı şer mi?"></a></p><p>Telefonum çaldı. O arıyordur diye düşündüm! Emekli Öğretmen yani. Değildi, yine bir emekli öğretmendi ama o değildi. Bu defakinin adı “Futbolcu Emeklisi”ydi. Açtım telefonu:</p>
<p><em>“Efendim dostum! Hayırdır, durup dururken aramazsın sen?”</em></p>
<p><em>“Hayır mı, şer mi; birazdan konuşuruz. Sana bir sorum var. Şu İsrail’in iğrençlikleri olmasaydı hangi konuyu konuşuyor olurduk sence? Başka türlü sorayım: Şu günlerde İsrail’i soyut ya da somut ağız dolusu tükürüklere boğarken başka hangi konuyu konuşuyor olmalıydık?”</em></p>
<p><em>“Cumhurbaşkanlığınca ilan edilen üç günlük yasın yetersiz bir tepki olduğunu mu?”</em></p>
<p><em>“Hayır!”</em></p>
<p><em>“Pahalılık mı?”</em></p>
<p><em>“Hayır!”</em></p>
<p><em>“Emekliler mi?”</em></p>
<p><em>“Hayır!”</em></p>
<p><em>“Peki, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın, yargı organlarında rüşvet ve yolsuzluk yapıldığına dair Hakimler ve Savcılar Kurulu&#8217;na (HSK) bilgilendirme mektubu göndererek inceleme talep etmesi mi?</em></p>
<p><em>“Hayır!”</em></p>
<p><em>“Öyleyse iddialar gündeme bomba gibi düşünce Başsavcı Uçar’ın iddialarıyla ilgili TBB ve 81 il barosundan yapılan “HSK, harekete geçmeli.” ortak açıklaması mı?”</em></p>
<p><em>“Hayır! Hadi sana bir ipucu vereyim. Coşkulu bir konu bu.”</em></p>
<p><em>“Sen Fenerbahçelisin, ben Beşiktaşlı… Onlarla ilgili bir haber mi?”</em></p>
<p><em>“Köşe Yazarı sen formdan düşmüşsün. Türkiye sadece iki takım taraftarından mı oluşuyor? Bu ülkede yaşayan, bayrağımızın kırmızı beyaz renklerinin güzelliğini yüreğinde hisseden herkesin coşku duyacağı bir konu bu!”</em></p>
<p><em>“…”</em></p>
<p><em>“Sustun kaldın. Peki sana başka bir soru: Biz, seninle elli yıl önce bu tarihlerde ne yapıyorduk?”</em></p>
<p><em>“Haydaa! Ne biçim soru bu? Hem yaşımızı ortaya çıkarıyor hem de yarım asır öncesine yolculuk yaptırıyor. Bıktım sorularından! Çıkar artık dilinin altındaki baklayı!”</em></p>
<p><em>“Biz elli yıl önce lise ikinci sınıftaydık ve…”</em></p>
<p>***</p>
<p>Futbolcu Emeklisi öyle bir şut atmış, beynimi öylesine harekete geçirmişti ki dalıp gittim elli yıl öncesine.</p>
<p>O yıl Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 50. yıldönümünü ülke çapında muhteşem etkinliklerle kutlamıştık.</p>
<p>Okulumuzda sahneye konan bir tiyatro vardı; folklor ve müzik gösterisi, sınıflar arası spor karşılaşmaları yapılmıştı; Cumhuriyet’imizi anlatan konferanslar, bilgi yarışmaları da cabası… Müthiş coşkulu bir seneydi.</p>
<p>İlçemizde kulüpler arası futbol turnuvası, 29 Ekim’de Kurtuluş Savaşı ve Kore gazilerinin, tüm kuruluşların, esnafların, kısaca ilçedeki herkesin en azından seyirci olarak katkıda bulunduğu muhteşem bir tören geçişi, akşamına tören alayı…</p>
<p>Tüm illerde ve ilçelerde coşku dolu çeşitli etkinlikler, tüm Türkiye’de kalplerin aynı heyecanla attığı unutulmaz yıl…</p>
<p>Ve hepsine taç olan harika 50. yıl amblemi…</p>
<p>***</p>
<p>Bütün bunları sesli olarak düşünmüş olmalıyım ki Futbolcu Emeklisi sorularıyla beni ezmeye devam etti ama hak etmiştim doğrusu.</p>
<p><em>“Yaa bütün bu coşkuyu birlikte yaşadık Köşe Yazarı. Şimdi bana söyle bakayım. ‘Hangi aydayız ve bu ayın en önemli günü ayın kaçı?’ sence.”</em></p>
<p><em>“Ekim… 29 Ekim tabii…”</em></p>
<p><em>“Bravo sana! Nasıl da bildin?”</em></p>
<p><em>“Şimdi bir soru daha. Söyler misin bana bu sene Cumhuriyet’in kuruluşunun kaçıncı yıl dönümü?”</em></p>
<p><em>“100. yıl dönümü…”</em></p>
<p><em>“Ve sıra son sorularda: Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıldönümünde ilçelerde, illerde, Türkiye çapında hangi etkinlikler planlandı ve insanlarımızda nasıl bir coşku havası var?”</em></p>
<p><em>“…”</em></p>
<p><em>“Şimdi söyle bakalım: Hayır mı, şer mi?”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/">Hayır mı şer mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hayir-mi-ser-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kime karşı?</title>
		<link>https://millidusunce.com/kime-karsi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kime-karsi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 17:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45384&#038;preview=true&#038;preview_id=45384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ben o unuttuğumu sandıklarınızın hiçbirini unutmadım. İsrail’in, Filistin’de insanlık dışı uygulamalara imzasını attığını, Amerika’nın desteğini arkasına alarak orada yaşayan Filistinlilere orantısız güç kullanarak ne zorbalıklar yaptığını çok iyi biliyorum. Unutmadım ve unutmam da…</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kime-karsi/">Kime karşı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkime-karsi%2F&amp;linkname=Kime%20kar%C5%9F%C4%B1%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkime-karsi%2F&amp;linkname=Kime%20kar%C5%9F%C4%B1%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkime-karsi%2F&amp;linkname=Kime%20kar%C5%9F%C4%B1%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkime-karsi%2F&amp;linkname=Kime%20kar%C5%9F%C4%B1%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkime-karsi%2F&#038;title=Kime%20kar%C5%9F%C4%B1%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kime-karsi/" data-a2a-title="Kime karşı?"></a></p><p>Bu hafta, gelecekleri için yollara düşen üniversitelileri yazacaktım. Kazanan çocuğunu okuluna gönderemeyen anne babaların gözyaşlarından söz edecektim. Okurken çalışmak zorunda kalan gençlerin dramını, bu yaz tatilini “Work and Travel (Çalış ve Gez)” uygulamasıyla üç ay Amerika’da geçiren yeğenimin yaşadıklarıyla karşılaştırarak gözler önüne serecektim.</p>
<p>Fakat…</p>
<p>Haber saatlerinde, tartışma programlarında hangi kanalı tuşlasak karşımıza çıkan bir <em>“Filistin”</em> olayı varken onu atlamayı içime sindiremedim. Üniversitelileri yazmak borcum olsun. Allah sağlık verirse onu en kısa zamanda öderim.</p>
<p>Şimdi gelelim Filistin’e, Kudüs’e…</p>
<p>Ortalık toz duman… Bir dostumun Facebook sayfasında yazdığı gibi <em>“Hayatında tek bir tarih kitabı okumamış, tek bir tarihçinin adını söyleyemeyecek güruh, tarih adına ahkâm kesiyor.”</em> Haklarını yemeyelim. Bunların arasında tarih kitabı okuyanlar da var ama Lozan’ın 100. yılında ortaya çıkacak gizli maddeleri yazan kitaplar bunlar!</p>
<p>Aslında, bu konuyu tozdan dumandan arındırıp yorumlamamız gerekmez mi? Doğrusu, bütün dünyada ilk haber olmuş, şu bir haftalık süreçte içinde yüzlerce insanlık suçu barındıran bu olayı öncelikle hiç tarihin sayfalarını çevirmeden, <em>“Nasıl başladı, neler oldu?”</em> sorularıyla ele almak ve 13 Ekim Cuma günü Diyanet’in camilerde okuttuğu hutbede yer alan <em>“Allah Resûlü (s.a.s), savaşta dahi olsa kadınlara, yaşlılara, çocuklara, mabetlere, hatta bitki ve hayvanlara asla zarar verilmemesini emretmiştir.” </em>cümlesinin ışığında incelemek gerekmez mi?</p>
<p>İsterseniz bu pencereyi açalım ve bakalım, neler var?</p>
<h2><strong>Nasıl başladı?</strong></h2>
<p>Cumartesi sabahı erken saatlerde İsrail&#8217;in güneyinden sızan Hamas, kısa sürede ülkede yayılmaya başladı. 20 dakikada 5000 roket ateşleyen Hamas kuvvetleri daha sonra özellikle Sderot şehrinde etkisini artırdı. Hamas&#8217;ın saldırılarına karşı İsrail ise &#8216;Demir Kılıçlar Operasyonu&#8217;nu başlattı.</p>
<h2><strong>Neler oldu?</strong></h2>
<p>İsrail cephesinde beşinci gününde 1200’ü aşan ölü vardı. 260 tanesi konseri izleyen kadınlı erkekli gençler, farklı yerleşim yerlerinde her yaştan, yaşlı, genç, çocuk artık bu dünyada değil.</p>
<p>Filistin cephesinde de durum farklı değil. 900’ü aşkın her yaştan, yaşlı, genç, çocuk artık nefes almıyor.</p>
<p>Her iki taraftan binlerce yaralı…</p>
<p>Bu arada Türkiye’de, durumdan slogan atma vazifesi çıkaran ama ordumuzu fiili olarak  Filistin’de göreve davet eden, içlerinde Suriye’deki savaştan kaçıp yedirip içirip beslediğimiz Suriyelilerin de olduğu, meydan kahramanlarının yaptığı mitingler…</p>
<p>Peki, <em>“Allah Resûlü (s.a.s), savaşta dahi olsa kadınlara, yaşlılara, çocuklara, mabetlere, hatta bitki ve hayvanlara asla zarar verilmemesini emretmiştir.” </em>hadisi bu gelişmelerin neresinde? O hadiste, <em>“Müslüman olursa istediğine zarar verebilir, Yahudi olursa asla veremez!<strong>” </strong></em>anlamı mı gizli?</p>
<p>Şimdi bazı zihinlerden, <em>“Vay be! Köşe Yazarı da çok oldu doğrusu. Bu İsrail Devleti’nin terörist bir devlet olduğunu ne çabuk unuttu? Daha dün bizim toprağımız olan Filistin’de, Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da esamesi okunmayan İsrail’in işgal ettiği bu topraklarda garip Filistinlileri açık hava hapishanesine kapattığını ne zaman zihninin derinliklerine gömdü? Yuh olsun ona!”</em> düşüncelerinin geçtiğini biliyorum.</p>
<p>Bir kere şunu net ifade edeyim: <em>Ben o unuttuğumu sandıklarınızın hiçbirini unutmadım. İsrail’in, Filistin’de insanlık dışı uygulamalara imzasını attığını, Amerika’nın desteğini arkasına alarak orada yaşayan Filistinlilere orantısız güç kullanarak ne zorbalıklar yaptığını çok iyi biliyorum. Unutmadım ve unutmam da…</em></p>
<h2>Ancak…</h2>
<p><em>1979’da Ankara&#8217;da bulunan Mısır Büyükelçiliğinin Filistinliler tarafından basıldığını, bir polisimiz ve bir bekçimizin şehit olduğunu,</em></p>
<p><em>1980’de Filistin Halk Kurtuluş Cephesi lideri George Habash’ın, Lübnan&#8217;ın Sidon şehrindeki kamplarını Asala terör örgütüne açtığını, Asala&#8217;nın diplomatlarımızı katlettiği eylemlerine Filistinli teröristlerin destek verdiğini, Bekaa vadisinde PKK’lı teröristler için kamplar açtığını,</em></p>
<p><em>1989’da Yaser Arafat’ın,</em> <em>&#8220;Ermenistan&#8217;ın haklı davasını destekliyoruz.&#8221; dediğini,</em></p>
<p><em>2002’de Binbaşı Cengiz Toytunç’un Batı Şeria&#8217;da Barış gücünde görevliyken aracının durdularak şehit edildiğini,</em></p>
<p><em>2009’da Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas’ın Kıbrıs&#8217;ta Türklerin işgalci olduklarını, Rumların tüm tezlerini desteklediklerini dünyaya açıkladığını,</em></p>
<p><em>2019’da Türkiye&#8217;nin Suriye&#8217;de başlattığı &#8220;Barış Pınarı Harekâtı&#8221; için &#8220;Arap Birliği&#8221;nin yayınladığı kınama mesajını imzaladıklarını.</em></p>
<p><em>2020’de Türkiye&#8217;nin Doğu Akdeniz’deki hak iddialarına karşı olarak kurulan Doğu Akdeniz Gaz Forumu’na (Eastern Mediterranean Gas Forum) üye olduklarını, Yunanistan, Mısır, Kıbrıs Rum kesimi ve (Lütfen dikkat!) İSRAİL ile birlikte Türkiye&#8217;nin Mavi Vatan tezine karşı cephe aldıklarını,</em></p>
<p><em>Aynı yıl, Çin&#8217;in Uygur Türklerine yaptığı soykırımı ve politikasına destek verdiklerini, </em></p>
<p><em>2021’de Ermenistan’a Filistin’den gelen heyetin Ermeni Soykırımı kurbanlarının anıtına çelenk bıraktığını, ardından Ermeni Soykırımı Müzesi’ni gezdiğini,</em></p>
<p><em>Ve Filistin’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hiçbir zaman tanımadığını da UNUTMADIM.</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>***</strong></p>
<p>Dikkat ederseniz tarihin derinliklerine girmedim. Bizim yaşımızda olanların belleklerinde hâlâ var olan, bu yazıyı okuyan herkesin de Google’da kolayca bulabilecekleri bilgileri sıraladım. Yazdıklarıma ilave edilecek ve bu milleti seven herkesin vicdanını yaralayacak pek çok şeyi yazmadım.</p>
<p>Ama şunu yazmadan geçemeyeceğim: <em>Filistin dahil birçok Arap Devleti’nin dört renkten oluşan bayrağı vardır. Bu bayraklardaki kırmızı renk Arapların özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini simgeler.</em></p>
<p>Soru şu: <em>Araplar özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini kime karşı vermiştir? </em>Bazılarına özel uyarı: Unutmayın, 1916’da bu bayrak kabul edildiğinde İsrail henüz yoktu.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kime-karsi/">Kime karşı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kime-karsi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi şahlanma?</title>
		<link>https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 17:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[şahlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45292&#038;preview=true&#038;preview_id=45292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son beş yılda dört maliye bakanı, dört Merkez Bankası başkanı, yedi Devlet İstatistik Kurumu başkanı değişti. 2021’de müthiş bir kampanya ile açıklanan “Türkiye Ekonomi Modeli” çöp oldu. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/">Hangi şahlanma?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhangi-sahlanma%2F&amp;linkname=Hangi%20%C5%9Fahlanma%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhangi-sahlanma%2F&amp;linkname=Hangi%20%C5%9Fahlanma%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhangi-sahlanma%2F&amp;linkname=Hangi%20%C5%9Fahlanma%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhangi-sahlanma%2F&amp;linkname=Hangi%20%C5%9Fahlanma%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fhangi-sahlanma%2F&#038;title=Hangi%20%C5%9Fahlanma%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/" data-a2a-title="Hangi şahlanma?"></a></p><p>Hatırlarsanız yakın geçmişte “şahlanma” dönemleri vardı.</p>
<p>Mesela…</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Ocak 2020’de Beştepe&#8217;de 2019 yılı değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, <em>&#8220;Yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz. Türkiye&#8217;nin tökezlemesini ve yere kapaklanmasını bekleyenleri hüsrana uğratmayı sürdüreceğiz.&#8221;</em> ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>Mesela…</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 17 Nisan 2021’de, <em>“2021 senesini ülkemiz ve milletimiz için bir şahlanış senesine dönüştüreceğiz. Bunu da hep olduğu gibi kardeşlikle, dayanışmayla, birlik ve beraberlikle başaracağız.” </em>demişti.</p>
<p>Mesela…</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Aralık 2022’de Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) 28. Olağan Genel Kurulu&#8217;nda konuşmuştu<em>: &#8220;Suni krizlere sürüklenmeye çalışılan bir Türkiye, bırakınız diz çökmeyi, tam tersine yeni bir şahlanış içine girmiştir ve bu şahlanış devam edecektir.&#8221; </em></p>
<p>Mesela…</p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin TBMM’deki 27. Dönem son grup toplantısında, <em>“Türkiye için hemen şimdi diyerek yeni bir dönemi başlatıyoruz. Bu dönemin adı şahlanış dönemidir.”</em> diyerek son şahlanış dönemini de başlatmıştı.</p>
<p>Mesela…</p>
<p>Bir de bu “şahlanış”ların tümünü gölgede bırakacak bir “şahlanış” vardı ki unutulmaz: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 5 Haziran 2021’de, temmuz ayından itibaren Türkiye ekonomisinin atağa kalkacağını belirterek<em>, &#8220;Öyle bir sıçrayacak ve büyüyecek ki etrafımızdaki Almanya&#8217;sı, Fransa&#8217;sı, İngiltere&#8217;si, İtalya&#8217;sı ve hele o her şeye burnunu sokan ABD&#8217;si de çatlayacak, patlayacak.&#8221;</em> diye haykırmıştı.</p>
<p>Sayın Cumhurbaşkanı’mız, 30 Mart 2015 tarihinde yaptığı bir açıklamada, <strong><em>“Hedefimiz 2023 yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmak…”</em></strong> diyerek “şahlanış”ın hedefini bile ortaya koymuştu.</p>
<p>Peki ne oldu dersiniz?</p>
<p>2022’de yıllık ortalama kurla yıllık milli gelir 905,5 milyar dolar ederken, aynı hesapla kişi başına GSYH de 10 bin 655 dolar oldu. 2023 henüz açıklanmadı ama 2022’nin altında olacağı kesin. Çünkü yeni Maliye Bakanı’mız “Bu yıl, 2024’te, hatta 2025’te bir “şahlanış” beklemiyoruz. Tersine dönüş zaman alacak.” dedi. Yeni Merkez Bankası Başkanı’mız da enflasyonu 2026’dan önce istediğimiz seviyelere çekemeyiz.” diye Sayın Bakan’ı destekledi.</p>
<p><em>Yani sonuç olarak 2 trilyon dolar nerede, yarısı bile olmadı.</em></p>
<p>Peki neler oldu?</p>
<p>Son beş yılda dört maliye bakanı, dört Merkez Bankası başkanı, yedi Devlet İstatistik Kurumu başkanı değişti. 2021’de müthiş bir kampanya ile açıklanan “Türkiye Ekonomi Modeli” çöp oldu. Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, <em>“Zorlu koşulların tersine dönmesi zaman alacak. Ekonomiyi yeniden dengelemeyi ve iç talebi yumuşatmayı hedefliyoruz.”</em> diyerek sabır istedi.</p>
<p>Yeni Bakan Şimşek, bunları 27 Eylül 2023’te Financial Times’a anlatırken şunları vurgulamış oldu:</p>
<ol>
<li><em>Koşullarımız çok zor.</em></li>
<li><em>Çarkı bizden öncekilerin tersine çevirmek zorundayız. </em></li>
<li><em>Ekonomi dengesiz.</em></li>
<li><em>Enflasyon ve pahalılık iç talepte panik oluşturur.</em></li>
<li><em>Sabır gerekiyor.</em></li>
</ol>
<p>***</p>
<p><em>Gerçekler bu kadar ortadayken, üstelik yeni ekonomi yönetimi görevi devraldığı gün bile “Rasyonel(akılcı) politikalara dönmekten başka çaremiz yok.” diye ekonomideki rezaleti ortaya koymuşken…</em></p>
<p><em>%80’i 10 bin TL’nin altında alan emekliler açlık tehlikesi yaşarken…</em></p>
<p><em>Büyük çoğunluğu ekonomik zorluklarla savaşan, ekonomik nedenlerle kayıt yaptıramayan veya donduran, yurt bulamayan, akla gelen gelmeyen dertlerle boğuşan üniversite öğrencilerinin durumları gözler önündeyken…</em></p>
<p><em>Birkaç ayda ikiye katlanan benzin, mazot fiyatları, iki kere alınan vergiler, her şeydeki fiyat artışları ülkenin ilk %20’lik dilimi hariç tümünde etkili olurken…</em></p>
<p><em>Nereye el atsan oradan cerahat fışkırırken…</em></p>
<p><em>Nasıl oluyor da bu kadar tepkisiz olabiliyoruz?</em></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/">Hangi şahlanma?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/hangi-sahlanma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tabii Vicdanları Varsa!</title>
		<link>https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Sep 2023 17:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir başka ülkede büyük gösteriler yapılmasına neden olan, hatta hükümetin istifa etmesine yol açan, kendimi bildim bileli tanık olmadığım üst üste gelen zam haberleri de keşke ilgimi çekmese diyorum ama mümkün değil çünkü bu zamlar tüm ülkeyi olduğu gibi beni de doğrudan etkiliyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/">Tabii Vicdanları Varsa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftabii-vicdanlari-varsa%2F&amp;linkname=Tabii%20Vicdanlar%C4%B1%20Varsa%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftabii-vicdanlari-varsa%2F&amp;linkname=Tabii%20Vicdanlar%C4%B1%20Varsa%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftabii-vicdanlari-varsa%2F&amp;linkname=Tabii%20Vicdanlar%C4%B1%20Varsa%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftabii-vicdanlari-varsa%2F&amp;linkname=Tabii%20Vicdanlar%C4%B1%20Varsa%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftabii-vicdanlari-varsa%2F&#038;title=Tabii%20Vicdanlar%C4%B1%20Varsa%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/" data-a2a-title="Tabii Vicdanları Varsa!"></a></p><p>Dün akşam…</p>
<p>Bilgisayarda haber sitelerinde geziniyorum. Bir önceki günün neredeyse kopyası olan siyasi haberler, daha düne kadar birbirlerine kardeş gibi olanların, baba oğul gibiyiz diyenlerin açıklamaları, üçüncü sayfa haberleri hiç ilgimi çekmiyor.</p>
<p>Bir başka ülkede büyük gösteriler yapılmasına neden olan, hatta hükümetin istifa etmesine yol açan, kendimi bildim bileli tanık olmadığım üst üste gelen zam haberleri de keşke ilgimi çekmese diyorum ama mümkün değil çünkü bu zamlar tüm ülkeyi olduğu gibi beni de doğrudan etkiliyor.</p>
<p>21 ayda dört misline, 14 Mayıs’tan bu yana tam iki katına çıkan petrol fiyatlarını nasıl görmezden gelebilirim ki? Sokak röportajlarından birinde dinlemiştim: “Benzin, mazot zamları beni hiç ilgilendirmiyor. İşe toplu taşımayla gidip geliyorum, bazen de yürüyorum. Aracı olan da kullanmayıversin, benim gibi yapsın. Şikâyet edip durmasınlar. Hâllerine şükretsinler. Görmüyorlar mı Avrupa’yı, Amerika’yı? Sefil hâldeler. Bizi kıskanıyorlar.” demişti çok ama çok zeki(!) bir adam. Röportajı yapanın “Sen hiç Avrupa’yı gördün mü?” sorusunaysa “Görmedim. Ne yapayım oraları? Cennet bizim buralar cennet!” cevabını vermişti. “Sen Avrupa’ya gidip oralarda dolaştın mı?” sorusuna ise “Hayır!” diyen çok ama çok zeki(!) adam, “Peki onların bizi kıskandığını nereden biliyorsun?” sorusuna da “Reis söylüyor.” cevabını vermişti.</p>
<p>Bu zihniyette o kadar çok insan var ki!.. Bakın çevrenize; değil bu yaz, yıllardan beri ağız tadıyla ailesiyle birlikte bir tatil yapamamış, neredeyse bulunduğu yerin dışına gidememiş birçok tanıdığınızın “Bakın AVM’ler dolu, yollar arabadan geçilmiyor, sıfır arabalarda sıra var.” ve benzeri bir sürü şeyi sıralarken kendisi de dahil TÜİK rakamlarıyla ülke nüfusunun %20’sinin yani 17 milyon insanın millî gelirin %48’ini aldığını düşün(e)mez bile. Dahası geride kalan nüfusun millî gelirin ancak %52’sini aldığını, en alttaki %20’nin ise açlık sınırının altında kaldığını aklından bile geçir(e)mez.</p>
<p>Şimdi oturup bu profildeki insanlara her şeyin dövize bağlı olduğunu, 21 ay önceki “ışıl ışıl gözlü” politikaların ve ‘Kur Garantili Mevduat’la ‘Faiz sebep enflasyon sonuç!’ politikalarının memleketi getirdiği bu son noktayı nasıl anlatabilirsin ki? Bunu anlamaları mümkün değil ama hiç olmazsa bu kafaların, yeni gelen Maliye Bakanı’nın “Artık rasyonel(akılcı) politikalara dönmekten başka çaremiz yok.” diyerek önceki politikaların akıl dışı olduğunu ilan etmesinden sonra ayaklarının suya ermesi beklenmez mi? Hele hele sonrasında baskı altında tutulan dolar ve faizin üzerindeki baskının büyük ölçüde kaldırılmasından sonra gelen müthiş zamlar ve dünyada tek örnek olan “21 ayda dört, 14 Mayıs’tan bu yana da iki katına çıkan petrol fiyatları”yla rekor kırdığımız gerçeği, genel seçimlerden sonra cumhuriyet tarihimizde görülmeyen pahalılık rüzgârının sebebinin uygulanan politikalar olduğu o çok ama çok(!) zeki insanlara ayan beyan görünmez mi?</p>
<p>Yok! Ne olursa olsun görünmüyor işte. Onlara göre sebep belli: DIŞ GÜÇLER! Bir de insafsız ev sahipleri, vicdansız üç harfli zincir marketler…</p>
<p>“İyi de kardeşim, DEVLETİN KENDİ BELİRLEDİĞİ noterlik harçlarının, avukatlık saat ücretlerinin, bazıları iki defa alınan vergilerin; elektrik, doğalgaz, petrol gibi diğer başlıklardaki zamların hangi birini dış güçler yaptırdı ki?” diye boşuna sormayın.</p>
<p>Çok ama çok zeki(!) insanlara göre yapılması gereken şu:</p>
<p>Vicdansız ev sahipleri kiraları için % 25’ten fazla zam yapmasınlar. Çıban başı olan ve dış güçlerin dediklerini yapan üç harfli marketleri de devlet sıkı kontrol etsin. İşlem tamam!</p>
<p>Böylece sırf üç harfli marketlerle rekabet etmek için fiyat artıran(!) devletin kontrolündeki Tarım Kredi Kooperatifi marketlerindeki ve tüm ülkedeki fiyatlar ucuzlar.</p>
<p>***</p>
<p>Yazıya son noktayı koymak üzereydim ki iç sesim fısıldadı: “Bu defa beni seveceksin.” dedi önce. “Niye?” diye sordum. “Şu, bir şey anlatamadıklarına söyle. YouTube’a girsinler, ‘7500 TL EMEKLİ MAAŞIYLA HUZUREVİNE BAŞVURU’ yazsınlar. Sonra videodaki, devlete ait huzurevinde kalabilmek için ayda 20 bin TL istenen, o emeklinin gözyaşlarını vicdanlarında değerlendirsinler.</p>
<p>Tabii vicdanları varsa!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/">Tabii Vicdanları Varsa!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/tabii-vicdanlari-varsa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
