<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EURO arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/euro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/euro/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Sep 2023 16:18:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[döviz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=45175&#038;preview=true&#038;preview_id=45175</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&amp;linkname=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor%2F&#038;title=D%C3%B6vizi%20ve%20fiyatlar%C4%B1%20kim%20y%C3%BCkseltiyor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/" data-a2a-title="Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?"></a></p><p>Son zamanlarda Cübbeli modasına uyan türlü serpuşlu birileri YouTube’da fetvalar veriyor, İslam adına nutuklar atıyor. Eh haklarıdır. Sosyal medyayı kullanmasınlar mı? Bunlardan biri, geçende “Pahalılığı yapan Allah’tır, doları yükselten Allah’tır!” diye haykırıyordu. Herhâlde bir takım insanı da ikna ediyordur. Çünkü sırtında cübbe, kafasında sarık vardı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biri televizyona çıkıp, ”Bugün sokağa çıkmayın!” dese, hani söyleyen meteoroloji uzmanı bile olsa muhtemelen havaya bakıp çıkarsınız. Ama üstünde askerî üniforma olan biri söylerse itaat etme ihtimaliniz daha yüksektir. Ben bu sonuncusundan birkaç tane gördüm ve yaşadım&#8230; Tıpkı bunun gibi ben bir video yapıp “Doları Allah yükseltiyor, pahalılığı Allah yapıyor!” dersem kimse ciddiye almaz. Belki beni AKP’li bir militan sanırlar, o kadar. Ama sırtıma cübbe, kafama sarık sarıp çıkarsam durum değişir. Bu bir ruhban otoritesidir ve İslam’da yoktur, dense de Müslümanlar arasında maalesef bol bol vardır. Kıyafet devriminin haklı olabileceğini biraz hissediyor musunuz?</span></p>
<h2>Peki biz ne yapalım?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">El hak. Doları da domatesi de Allah yükseltiyor. Yağmuru da o yağdırıyor, kuraklığı da o yapıyor… İyi de bizim yapabileceğimiz şeyler yok mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konu “Hür irade var mıdır?”, “Sebep-sonuç diye bir şey var mıdır?”, “Determinizm var mıdır?” gibi ezeli sorulara gider. İçinden çıkmak kolay değildir. Yine bizim dünyamızda verilen “İrade-i külliye- irade-i cüziye” cevabı güçlü bir cevaptır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sorular yalnız dinde sorulmaz. Felsefede de bilim felsefesinde de sorulur. Bilimle dini rekabet hâlinde görenler, “Determinizm yıkılmıştır!” gibi cartist cevapları çok severler. (Cartizm için bakınız: </span><span style="font-weight: 400;">  </span><span style="font-weight: 400;"> )</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gazi Üniversitesi Nöropsikiyatri Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi, her yıl Nörofelsefe veya Nöropsikiyatri başlığı altında, tıpla felsefenin sınırlarında sempozyumlar düzenlerdi. 2006 sempozyumunun başlığı “Biyolojiden Felsefeye Akıl Sorunu” idi. Ben de davetli konuşmacıydım. “Kuantum Teorisi ve Felsefe” başlıklı bir konuşma yapmıştım. Konuşma metnini Gazi Tıp Dergisi 17 (3) 2006 s. 122-126’da bulabilirsiniz. (Dergi internette de var.)</span></p>
<h2>Üç evren</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok küçük kâinatın fiziği Kuantum Fiziği, çok büyük kâinatın fiziği ise Özel ve Genel İzafiyet Teorileridir. Bu ikisi ve elementer tanecikler üstündeki çalışmalar fiziğin bugünkü uç beylikleridir. Biz, kendi boyumuzdaki, yani uzunlukların metre, ağırlıkların gram mertebesinde olduğu evrene alışığız. Bu anlattığım uç beyliklerine giderseniz çok şaşırtıcı gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bahsettiğim konuşmada, şu iki şiiri vermiştim: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birincisi Alexander Pope’un (1688-1744) Tevrat’ın Tekvin bölümüne naziresiydi:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Doğayı gizliyordu karanlık gece,</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Tanrı “Newton olsun!” dedi</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Aydınlandı bilmece</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sir John Collings Squire (1884- 1952), nazireye nazire yazdı:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ama bu uzun sürmedi, şeytan kükredi “Ko,</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Einstein olsun!” ve geri geldi statüko.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hissim o ki Squire, bu mısraları modern kuantum teorisinin doğduğu 1925 yılından önce yazdı. Yoksa o tarihte olanlarla şeytanın ağzının açık kaldığını bilirdi. </span></p>
<h2>Sebep &#8211; sonuç var mı yok mu?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Cübbeden, sarıktan, doların ve fiyatların Allah tarafından yükseltildiğinden buralara nasıl geldik? Sebep-sonuç, determinizm, meselelerinden. Sebep şu: Kuantum teorisinde, teorinin kurucu babalarından Heisenberg’in adıyla anılan bir “muayyeniyetsizlik ilkesi” vardır. Öztürkçe yapacağız diye “belirsizlik ilkesi” diyorlar ama muayyeniyetsizlikle belirsizlik aynı şeyler değil. İngilizce aslı, indeterminacy. Buna da nedenselliksizlik mi diyeceğiz acaba? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neyse, Kuantum kanunlarının evreninde, yani elektronların, atomların kâinatında bizim kâinatımızdaki gibi bir belirlilik, bir muayyeniyet yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte, bazı din düşünürleri fizikteki bu kavramın üstüne atlıyor ve “Oh olsun. İşte sebep-sonuç yok.” diyor. “Sebep-sonuç yok” demek, aslında bilim yok demektir. Öyle ya. Aynı başlangıç şartları bazen şöyle, bazen böyle sonuç veriyorsa neyin bilimini yapacağız? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düşünün, faizleri yükseltince dolar çıkabilir de düşebilir de… Sayın Nebati gelirse düşer, Sayın Şimşek gelince yükseliverir. Belki de tersi olur. Determinizm yoksa her şey olabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle bırakmayacağım. Devamı var…</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/">Dövizi ve fiyatları kim yükseltiyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dovizi-ve-fiyatlari-kim-yukseltiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çığlık atmaya devam! </title>
		<link>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ercan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Aug 2023 17:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44553&#038;preview=true&#038;preview_id=44553</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018’de yedi kat fazla prim ödediğim SSK emeklisinin yaklaşık 2,5 katı maaş alıyormuşum. Ya şimdi! İki katı bile değil! Bir kez daha içim yandı. Bu içimin yanması işin ekonomik yönüne değil. Göz göre göre yapılan haksızlığa! </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/">Çığlık atmaya devam! </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&amp;linkname=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fciglik-atmaya-devam%2F&#038;title=%C3%87%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1k%20atmaya%20devam%21%C2%A0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/" data-a2a-title="Çığlık atmaya devam! "></a></p><p><span data-contrast="auto">Sabah sabah Emekli Öğretmen aradı. “Hayırdır?” dedim telefonu açar açmaz. “Yine iç sesim mi aradı? Aradıysa bile bu defa boşuna aramış. Ne bilgisayar başındayım ne de yazma hazırlıkları yapıyorum. Hep beni mi gıcık edecek? Bir de seni gıcık etsin.” diye çemkirdim resmen. “Yoo! Geçen hafta sesi olmayanlara ses olup çığlıkları duyurduğun için teşekkür etmek istedim.” cevabını alınca da yerin dibine geçtim tabii. Kem küm edip “Görevim, ne demek?” gibi kelimeleri sıraladım. Neyse beni daha fazla ezmedi. “Bir e-posta daha gönderdim. Lütfen, </span><i>‘çığlıkları duyur’</i><span data-contrast="auto">maya devam et!” dedi ve telefonu kapadı. Hemen bilgisayarın başına geçip e-postamı açtım. İşte o çığlıklar…</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">***</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Geçen hafta sana gönderdiğim iletide 5625 TL dul maaşı alan bir öğrencimden ve 13000 TL alan bir meslektaşımdan söz etmiştim. Sen </span><a href="https://millidusunce.com/bu-cigliklari-duyur/" target="_blank" rel="noopener"><i>“Bu çığlıkları duyur!”</i></a><span data-contrast="auto"> başlığıyla bunlara köşende yer verdin ya, onlar adına çok sevindim ama tüm emekliler adına bir kez daha kahroldum. Sanki içeriği yeni görmüş gibi defalarca okudum. Tam başka bir yazıya geçeceğim. Bu defa da benim iç sesim kafasını uzattı: </span><i><span data-contrast="auto">“Sen kendi hâline de baksana!”</span></i><span data-contrast="auto"> </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bu iç sesin müdahalesi çok gıcık bir şeymiş meğerse! Seni o zaman anladım. </span><i><span data-contrast="auto">“Ne varmış hâlimde? Benim eşim de emekli öğretmen, hem çok şükür ben özel sektörde çalıştım, kardeş gibi olduğumuz ortaklarımızla çok güzel işler yaptık. 2011 yılında da baktık memleketin durumu kötüye gidiyor. Emekliye ayrılıp çekildik köşelerimize… O dönemdeki yatırımlarımızın da katkısıyla gül gibi geçinip gidiyoruz çok şükür!”</span></i><span data-contrast="auto"> diye bastım fırçayı. </span><i><span data-contrast="auto">“Tabii, tabii!”</span></i><span data-contrast="auto"> dedi iç sesim. “Daha geçen gün eşinle konuşuyordun. ‘İlk defa aylık bütçeyi dengelemekte güçlük çekmeye başladık. Dikkat edelim.’ diye. Neyse ben onu söylemiyorum. Söylediğim şu: </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Sayın Cumhurbaşkanı’mız 20 Haziran 2018’de &#8216;Bu kardeşinize yetkiyi verin!&#8217; demişti ya! İşte o tarihte sen kaç TL emekli maaşı alıyordun; eşin kaç TL emekli maaşı alıyordu? Bir de şimdi aldığınız en son maaşlara bak, ondan sonra konuşalım seninle.” dedi ve gitti.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Vardır bir bildiği dedim ve araştırmaya başladım. Eşiminkini internet bankacılığından buldum. Uygulamadan benim maaş aldığım banka verilerini üç yıl geriye kadar görebiliyorsunuz. Ben de bankadaki müşteri temsilcimi aradım. Anında cevabı bulup mesaj olarak gönderdi. Ben, SSK emeklisi olarak 1. Derece devlet memuru emeklisi olan eşimden 538 TL 63 kuruş fazla alıyormuşum. </span><i><span data-contrast="auto">“Tabii ya!”</span></i><span data-contrast="auto"> dedim kendi kendime. </span><i><span data-contrast="auto">“Emekliliğimizde rahat edelim diye tam on sekiz yıl emekliliğe yönelik sosyal güvenlik primini, asgari ücretlilerin ödediği primin tam yedi katı olarak ödedik. Sağ olsun devletimiz bu fedakârlığımızı görmüş.” </span></i><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bu defa bankacılık uygulamalarından bu temmuzdaki maaşlarımıza baktım. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bir yanlışlık var mı diye bir daha baktım. Eşimin maaşı benimkinden tam 1464 TL 32 kuruş fazlaydı. </span><i><span data-contrast="auto">“Nasıl yani?”</span></i><span data-contrast="auto"> diye isyan ettim. Sonra </span><i><span data-contrast="auto">“Nasılı falan yok, işte gerçek bu! Verdik yetkiyi, gördük…” </span></i><span data-contrast="auto">diye durumu kabullenmeye çalışıyordum ki iç sesim bir daha konuştu: “O zaman en düşük SSK emekli maaşı ile günümüz SSK emekli maaşlarının senin maaşınla karşılaştırmasını yap bakalım ama sakın günümüz devlet memurlarının en düşüğüyle karşılaştırma, canın çok sıkılır. Söylemedi deme!” </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Hemen yaptım. 2018’de yedi kat fazla prim ödediğim SSK emeklisinin yaklaşık 2,5 katı maaş alıyormuşum. Ya şimdi! İki katı bile değil! Bir kez daha içim yandı. Bu içimin yanması işin ekonomik yönüne değil. Göz göre göre yapılan haksızlığa! Pardon, göz göre göre değil, tam da kapalı kapılar ardında yapılan bir haksızlık! Şeffaflık nostaljik bir kavram oldu artık. Kim bilir kaç milyon SSK emeklisini mağdur etmiş bir gelişme bu. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Gerçi “2018’de yetkiyi verdikten sonra sadece SSK emeklileri mi mağdur oldu?” derseniz cevabı bulmak çok kolay. Bu dönemden sonra ister döviz isterse herhangi bir emtia, istediğinizi araştırın. Her şey koşmuş gitmiş. Mesela dolar Merkez Bankası kuruyla 30 Temmuz 2018’de sadece 4 TL 89 kuruşken 2023, 31 Temmuz’unda 26 TL 98 kuruş. Yani 27 TL’den iki kuruş eksik. Neredeyse 5,5 katı değer kazanmış. </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Peki, basit bir soruya ne dersiniz: </span><i><span data-contrast="auto">Bu beş yılda hanginizin maaşı ya da geliri beş kat artı?</span></i><span data-ccp-props="{&quot;134233117&quot;:false,&quot;134233118&quot;:false,&quot;201341983&quot;:0,&quot;335551550&quot;:1,&quot;335551620&quot;:1,&quot;335559685&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559737&quot;:0,&quot;335559738&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<h2><b><span data-contrast="auto">Şahlanış</span></b><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></h2>
<p><span data-contrast="auto">Sayın Cumhurbaşkanı’mız, 2018’den sonra tam dört defa (2020, 2021, 2022, 2023) </span><i><span data-contrast="auto">“<a href="https://www.instagram.com/reel/CuskEYCOEcF/?igshid=NjFiZTE0ZDQ0ZQ%3D%3D" target="_blank" rel="noopener">Şahlanış</a>”</span></i><span data-contrast="auto"> demiş ama o günden bu yana sadece fiyatlar şahlanmış.</span><span data-contrast="auto"> </span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Şimdi gelelim % 100 katıldığım tespitlere: Beş defa değiştirilen maliye bakanlarının sonuncusu görev değişimi sırasında </span><b><span data-contrast="auto">“</span></b><i><span data-contrast="auto">Rasyonel</span></i><span data-contrast="auto">(akla uygun)</span> <i><span data-contrast="auto">bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır.</span></i><span data-contrast="auto">” dedi mi dedi. İlk basın toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan&#8217;a, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın</span> <i><span data-contrast="auto">&#8220;Faiz sebep, enflasyon sonuç&#8221; </span></i><span data-contrast="auto">sözü soruldu.</span> <i><span data-contrast="auto">&#8220;Bu tezi nasıl değerlendiriyorsunuz?&#8221; </span></i><span data-contrast="auto">sorusuna yanıt vermek istemeyen Erkan, </span><i><span data-contrast="auto">&#8220;Merkez Bankası Başkanı olarak benden hiçbir zaman siyasi yorum duyamayacaksınız.&#8221;</span></i><span data-contrast="auto"> dedi mi dedi.</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Eee biz daha ne diyelim? Çığlık atmaya devam!</span><span data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559731&quot;:708,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:360}"> </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/">Çığlık atmaya devam! </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ciglik-atmaya-devam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ucuzluk</title>
		<link>https://millidusunce.com/ucuzluk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ucuzluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 14:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[akaryakıt]]></category>
		<category><![CDATA[ali ağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[motorin]]></category>
		<category><![CDATA[pahalılık]]></category>
		<category><![CDATA[Şadiye Okur]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[trafik kazası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40555&#038;preview=true&#038;preview_id=40555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zengin ve fakir arasındaki uçurumun giderek derinleştiği, üstümüzde tepinenlerin yatlara katlara doymadığı, orta direğin ortasından kırıldığı bir dönemdeyiz. Hepimizin alım gücü kredi kartımızın limiti kadar, ödemelerimiz ise maaşımızın katbekat üstünde. Her gün gelecekten yiyoruz sözün kısası.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzluk/">Ucuzluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&amp;linkname=Ucuzluk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fucuzluk%2F&#038;title=Ucuzluk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ucuzluk/" data-a2a-title="Ucuzluk"></a></p><p>Soframızda son durum şöyle:</p>
<p>200 g ekmek 4 TL, gramajı düşürülmek suretiyle gizli zam yapılan simit 4 TL, 1 L süt 19 TL. 450 g peynirin 50 TL’den başlayıp 80 TL’ye doğru pervasızca açılan fiyat aralığı için ayrı bir analiz yapmak şart. Hadi ucundan bir giriş yapalım. İneğin yediği yemden başlarsak; yemin üretilmesindeki gübre, ilaç, su, işçilik ve mazot giderleri; hayvancının elinden fabrikaya gelene kadarki nakliye masrafları; fabrikada üretilirken tüketilen enerji masrafı, işçilik maliyeti; fabrikadan son tüketiciye ulaştırılırkenki nakliye masrafı… Hepsini düşününce fiyatların bu kadar yükselmesi şaşırtmıyor! Fakat yine de markette avucunuzun içine sığabilecek kadar küçük, 4 kişilik bir ailenin en fazla 2 günlük kahvaltısına yetecek kadar peyniri 77 TL fiyatıyla görünce derinden iç çekmemek ve kahrolmamak mümkün değil. (Yazıyı kaleme aldığım şu sıralarda benzinin litre fiyatı: 19,23 TL, motorin 25,17 TL. 7 Eylül Çarşamba’dan itibaren de motorine 77 kuruş daha <a href="https://www.ntv.com.tr/ntvpara/benzin-ve-motorin-2022-guncel-fiyatlari-6-eylul2022-akaryakit-fiyatlari,tZk68D94QEa6hJiZ9-tyjA">zam gelecek</a>! Yayımlandığı tarihte ve saatte her şeyin fiyatı yeniden güncellenebilir(!))</p>
<p>Peynirin fiyatına neden bu kadar takılıyorum dersiniz? Her şeyin üretiminde çok ve çeşitli emek var ama peynir şu sıra gözüme pek batıyor. Zorlu yolları aşıp market raflarına ulaşan peynir hemen hemen hepimizin güne başlama öğününde var. En basit kahvaltılığımız peynir, zeytin, ekmek ve çay. Hepsinin hesabını yapıp iştah kaçırmaya gerek yok. Hepimiz soframızın maliyetini az çok biliyoruz da bazılarımız başımızdakilerin “Bir lokma, bir hırka…” nasihatini dikkatle dinleyip etraflarındakilere dalga geçer gibi öğüt bile verebiliyor. “Çıkar telefonunu!” modası geçmiş olacak ki artık açım diyene “Kilo almazsın ne güzel!”; “Yarım litre su 5 TL olmuş!” diye isyan edene, “İşte çeşme, neyine yetmiyor?”; “Hayat çok pahalı, evden dışarı çıkamıyoruz!” diyenlere kendisine nasihat edenlerin, vatandaşın vergisi ile cebinden 5 kuruş para ödemeden, şehir şehir gezdiklerine aldırmadan “Kır dizini otur evinde!” diye karşılık veriyor.</p>
<p>Her güne yeni bir zam haberiyle başladığımız ve her gün daha ne kadar böyle gidecek dediğimiz zamanlardan geçiyoruz. Çocukluğumdan beri hep aynı cümle başı kulaklarımda çınlar: “içinden geçtiğimiz zorlu süreçte…”. Düşünüyorum da çok güzel zamanlarımız da olmuştu “<em>içinden geçtiğimiz zorlu süreçler”e(!)</em> rağmen. Yıllardır bu zorlu süreçlerin içinden geçip daha zorlu süreçlere girdiğimizi görünce, demek ki daha en kötüsünü yaşamamışız diyorum. E hâliyle hepimiz gibi “İçinden geçtiğimiz zorlu süreçler” ne zaman bitecek, o güzel günler ne zaman gelecek diye sormadan da edemiyorum.</p>
<h2>Peynir pahalı ya hayatımız?</h2>
<p>Ucuz olan bir şey yok mu? Olmaz mı azizim var tabi ki. Peynirin fiyatına şaşkınlığımı gizleyemeyip şarküteri görevlisine sorunca “Abla 55 liraya da var istersen ama tadını beğenir misin bilmem” cevabını aldım. “Ne de olsa her şeye alışıyoruz ona da alışırız, önce beğenmeye beğenmeye yeriz sonra vazgeçilmezimiz olur.” diyemedim tabi.</p>
<p>Ya hayatlarımız? O da çok ucuz. Ölümlerden ölüm beğen, çoktan seçmeli bir sınav gibi. İnsan hayatının bizim coğrafyada ucuz hatta değersiz olduğunu mesleğe ilk başladığım yıllarda bir restoran sahibinden duyduğum o cümleyle ilk defa fark ettim. Restoranda yemek yerken yanımızda bulunan iş müfettişi, restoranın bir kısmının yenilenmesinde çalışan inşaat işçisinin güvensiz çalıştığını görünce, yetkilisini mesleki refleksle uyarma ihtiyacı duymuş, karşılığında şu cevabı almıştı: “Bu ölürse başkası gelir, bunlardan çok var dert etmeyin efendim!”. Müfettişin mesleki refleksi işvereni uyarmaya yetmişti fakat -sanıyorum mesai saatinde olmadığından- işi düzeltmeye yetmemişti.</p>
<h2>Fakirliğe övgü</h2>
<p>Zengin ve fakir arasındaki uçurumun giderek derinleştiği, üstümüzde tepinenlerin yatlara katlara doymadığı, orta direğin ortasından kırıldığı bir dönemdeyiz. Hepimizin alım gücü kredi kartımızın limiti kadar, ödemelerimiz ise maaşımızın katbekat üstünde. Her gün gelecekten yiyoruz sözün kısası.</p>
<p>Hâlimiz böyleyken en çok acı vereni de sosyal adaleti savunan dinimizin temsilcisi olduğunu iddia edenler ve bunu her fırsatta gözümüze sokmaya çalışanlar. “Bir lokma, bir hırka” felsefesini överken kendilerinin lüks ve şatafat içinde yaşaması. Bu konuda birkaç sitemi kendime hak görüyorum. Yüzümüze karşı fakirliği övenler, bizlere her şeyin en kötüsünü layık görüp her şeyin en güzelini kendisine saklayanlar, kendilerine kurdukları yalan, talan ve riya düzeninde her türlü pisliği yapanlar kadar; kendini bu muameleye layık gören milletime de kızgınım. Nefes almayı, günde üç öğün yemek yemeyi, televizyon izlemeyi ve dedikodu yapmayı yaşamak diye kabul edenlere; mahkûm edildiği bu bayağılığı sineye çekenlere de kızgınım.</p>
<p>Çok kıymetli bir hocam, bir sohbet esnasında fakirliğin devlet televizyonunda nasıl övüldüğü ile ilgili TRT Belgesel ’de yayınlanan programlardan örnek vermişti. O zamana kadar bu belgesellere hiç o gözle bakmamıştım. Düşününce hak vermemek mümkün değil. Programlar bilinçli olarak bizden daha az gelişmiş ülkelerdeki zor hayat şartlarını gösterir cinsten. Sanki “Halinize şükredin, bakın dünyada neler var neler.” der gibi.</p>
<h2>Biz ne yaşıyoruz ya da biz yaşıyor muyuz?</h2>
<p>Yaşam kalitemiz gitgide düşüyor. Hayatlarımızın her alanında bir kalitesizlik, bir değersizlik var. Yazıyı okuduktan sonra söyle bir beş dakikanızı düşünmeye ayırırsanız bunu rahatça görebilirsiniz.</p>
<p>Konuya bir örnek olsun, yükselen emlak fiyatlarını bir yana bırakıp hayatımızı geçirdiğimiz evlerimizin yapısına bakalım.  “Nohut oda bakla sofa olsun da bizim olsun.” diyerek ömürlerimizi tükettiğimiz o evler, bir depremde ya da bir selde yerle bir olabilir. Ne hazindir ki evi inşa edenin demiri nereden çektiğini, kumu nereden aldığını da malzemeden çalıp çalmadığını da anca evler yıkılınca sorarız. Bu evler inşa edilirken bunu soracak merci biz değiliz elbet ama demek ki bir yerlerde bir şeyler zamanında sorulmamış, birileri görevini yapmamış ki yıkıntıların karşısında bizler sorarız soruları. Sorarız sormasına da muhatabı çıkıp “<a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ali-agaoglundan-korkunc-itiraf-istanbuldaki-evlerin-coguna-insaat-malzemesi-satmisti-312693h.htm">Demiri hurdadan çektik</a>, kumu denizden aldık.&#8221; diye televizyona çıkıp bas bas bağırsa ne yazar. Dedik ya hayatımız ucuz diye. Bu kişiye her yerde ihaleler verip kendi ellerimizle onu büyük bir inşaat kralı bile yapabiliriz. Binalar yıkılınca yetkililerimiz tüm yetkilerini donanıp yıkıntıların üzerine çıkar, arama kurtarma çalışmalarını nasıl başarı ile yürüttüklerini ballandıra ballandıra anlatırlar.</p>
<p>Konuşacak çok konu var ama konuşmanın faydası yok. Beni bu yazıyı yazmaya bir günde üç farklı şehirde yaşanan ve medyanın “katliam gibi kaza”, “…’da can pazarı” gibi klişe manşetlerle duyurduğu haberlerin acısı soğumadan bir sonraki hafta yaşanan 5 kişinin hayatını kaybettiği elim kazalar sevk etti. Hayat dediğin pamuk ipliğine bağlı ama bizim buralarda pamuk ipliği ezelden incecikmiş. En ufak rüzgârda kopup bizi dünyadan ayırabiliyor.</p>
<p>Bizim cephede durumlar böyle. Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, siyasi gerilimler vs. vs. derken hayatlarımız çürüyüp gidiyor. Tüm bunları düşününce evet diyorum kendi kendime: yaşamak gerçekten pahalı ama canımız da bir hayli ucuz!</p>
<p>Sahi biz ne yaşıyoruz ya da biz yaşıyor muyuz?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ucuzluk/">Ucuzluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ucuzluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kötü insan iyi insanı kovar</title>
		<link>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Altın]]></category>
		<category><![CDATA[beyin göçü]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39029&#038;preview=true&#038;preview_id=39029</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizim insan sermayesi politikamız yok diyorlar. Bal gibi var. Biz kaliteli insanı, eğitimli insanı iten, kalitesiz ve eğitimsiz insanı kayıran bir insan sermayesi politikası izliyoruz. Biz, okumuş insandan tırsıyoruz. Okumamışın, câhilin cehaletine güveniyoruz ve ona dayanıyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/">Kötü insan iyi insanı kovar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&amp;linkname=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkotu-insan-iyi-insani-kovar%2F&#038;title=K%C3%B6t%C3%BC%20insan%20iyi%20insan%C4%B1%20kovar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/" data-a2a-title="Kötü insan iyi insanı kovar"></a></p><p>Geçen yazımda, her şey pahalılaşmıyor, biz fakirleşiyoruz demiştim. Her şey pahalılaşmıyor, biz ucuzluyoruz, insanlarımız ucuzluyor.</p>
<p>Bir ülke ucuzlarsa ne olur? Yabancılar bakar, ülkede satın alıp kullanabilecekleri neler var? Hani konvertibl paralar vardır ya. Doları, euroyu, sterlini, Japon yenini her yerde kullanabilir, her paraya çevirebilirsiniz. Teorik olarak TL de öyledir ya… İşte tıpkı paralar gibi ülkelerin de konvertibl değerleri vardır. Bunlar ucuzlayınca, dışarıdakiler onları satın alır. Bizde böyle ne var? Fiyatları komik seviyelere düşmüş şirketler, işletmeler… Araziler ve o araziler üstünde yükselmiş binalar. Bunlar satın alınır. Borsamız bu sebeple yükseliyor. Bu sebeptendir ki evlerimiz, binalarımız artık Türklerin alabilecekleri seviyelerin çok üstüne çıktı. Fakat bu saydıklarımın olumsuz yönleri de var. Bunlar hep Türkiye içinde, toprağımıza çakılı taşınmazlar. Yabancı bunları alsa da arabasının bagajına koyup götüremez değil mi? Veya tıra yükleyip… O yüzden ucuz olmaya ucuzlar ama tam anlamıyla konvertibl değiller.</p>
<p>Peki, hangi değerimiz menkul, yani nakledilebilir, yani taşınabilir? Petrolümüz yok şükür, boru hattıyla, tankerle alıp götürsünler. Olsaydı, ABD çoktan Irak’taki gibi bize de demokrasi getirirdi. Petrol olmadığından demokrasi getirmeyi ağırdan alıyor ama vaz geçmiyor. Irak’ı üçe, Rusya’nın da işe katılmasıyla Suriye’yi de birkaç parçaya böldü. Bizde de bölme işleri yürüyor ama ağırdan yürüyor.</p>
<h2><strong>Gidenler gider, kalanları tutuklarız</strong></h2>
<p>Fakattt… Öyle bir sermayemiz var ki hem taşınabilir hem de yüzde yüz konvertibl: İnsan. İşte bu sermayemiz de ucuzladı. Uzmanlığından, beyninde taşıdığı bilgi ve becerisinden, deneyiminden yararlanabileceğiniz Türk insanı çok ucuz. Eğer özellikli doktorumuz, mühendisimiz, bilim adamımız burada 1.000 dolar, orada 10.000 dolar alıyorsa, gider. Zeki ve becerikli gencimize dışarısı kucak açarken o, burada aşağılanıyor, fikrini söylediğinde hırpalanıyor, hapis baskısı altında yaşıyorsa… Gider. Siz her diplomayı eşdeğer, kâğıt üstündeki her unvanı birbirinin aynı sanıyor ve öyle davranıyorsanız; hatta mülakattaki başarı meslekteki başarıdan üstündür ahlaksızlığına sıkı sıkı sarılmışsanız, yani siz kötü idareciyseniz ve özde kötü insansanız, gider. Tıpkı “Kötü para, iyi parayı kovar” diyen Gresham kanunundaki gibi, kötü insan, kötü yönetici de iyi insanı, değerli insanı kovar. Hatta üstüne üstlük, onun gidişinden mutlu olur; bıraktığı boşluğa “bizden” adamları yerleştirir. (22-28 Nisan tarihli Oksijen gazetesinde Bekir Ağırdır’ın yazısına da bir göz atın.) İyiler gider, siz ikinci, üçüncü kaliteyle idare edersiniz. Hayırlı olsun.</p>
<h2><strong>İnsan sermayesi politikamız</strong></h2>
<p>AB ile yaptığımız, sığınmacı kaçakların geri kabul anlaşmasını hatırlıyor musunuz? AB ülkeleri, yakaladıkları kaçakları Türkiye’ye iade edecek, Türkiye de bunları “geri kabul” edecekti. Ancak kaçakların yakalandığı AB ülkesi, bize verdiği kaçaklar kadar sığınmacıyı, mesleklerine, becerilerine göre seçip alacaktı. İnsanları atığa, çöpe benzetmek doğru değil ama, teşbihte hata olmaz, bu mekanizma bana Avrupa’nın çöplerini bize yıkmasını hatırlattı.</p>
<p>Ve biz bu aşağılayıcı anlaşmayı, Türkiye’ye hakaret eden anlaşmayı imzaladık! Çünkü bu, bizim insan sermayesi politikamıza bire bir uygundu.</p>
<h2><strong>Okumuşsa tehlikelidir</strong></h2>
<p>Bizim insan sermayesi politikamız yok diyorlar. Bal gibi var. Biz kaliteli insanı, eğitimli insanı iten, kalitesiz ve eğitimsiz insanı kayıran bir insan sermayesi politikası izliyoruz. Biz, okumuş insandan tırsıyoruz. Okumamışın, câhilin cehaletine güveniyoruz ve ona dayanıyoruz. İşte bu, bizim insan sermayesi politikamız. Kamuoyu araştırmalarına bakınız. Seçmenin parti tercihi ile eğitim seviyesini sorgulayan araştırmalara… Ne görüyorsunuz? Eğitim seviyesi ile iktidara destek ters orantılı! Eğitim seviyesi yükseldikçe muhalefetin şansı artıyor.</p>
<h2><strong>Ucuzlayanı satın alırlar</strong></h2>
<p>İnsan ucuzlayınca onu bir başka tarzda kullanmak da kolaylaşıyor. En kalitelileri, en iyi ve en zekileri Türkiye’den çekip almak bir yol. Fakat bir başka yol daha var. O kadar donanımlı olmayanlara da Türkiye içinde kendi millî çıkarlarınıza uygun işler yaptırabilirsiniz. Stiftungların, GONGO’ların, Foundationların piyasası genişleyebildiği kadar genişler…</p>
<p>Bu arada GONGO’nun ne olduğunu bilmeyenlere açıklayayım: Hükümetlerce Organize Edilen Hükümet Dışı Kuruluşlar. Yani hükümetin, hatta gerekirse ordunun emrinde sivil toplum kuruluşları! Yanlış anlaşılmasın, buradaki “hükümet” ve “ordu”, bizim hükümet ve ordu değildir.</p>
<p>Bunların Türkiye’de, döviz cinsinden harcadıkları miktarı arttırmadan arttırdıkları faaliyetleri hakkında yeni bilgiler var… Fakat bu yazı bitti.</p>
<p>Özetle: Ucuzlayanı satın alırlar.</p>
<p>Nedense son cümleyi yazdıktan sonra aklıma geldi. Bizim insan hakları takipçilerinin şu iki konuda bir yorumu oldu da ben mi kaçırdım: 1) Çin zulmünden kaçan Uygurları’ı Çin’e iade eden ülkeler arasında birinci sırada yer almamız- <a href="https://www.karar.com/dunya-haberleri/utanc-haritasi-1663288" target="_blank" rel="noopener">Utanç Haritası </a>ve 2) İngiltere’nin <a href="https://www.karar.com/dunya-haberleri/ingilterede-tartismali-uyruk-ve-sinirlar-yasa-tasarisi-parlamentoda-1663300" target="_blank" rel="noopener">“Uyruk ve sınırlar yasa tasarısı”.</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/">Kötü insan iyi insanı kovar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kotu-insan-iyi-insani-kovar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</title>
		<link>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[miting]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38062&#038;preview=true&#038;preview_id=38062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yanlışları bulup söylemek, basının görevidir. Bunda gariplik yok. İktidarın yanlışlarını söylemek de muhalefetin görevidir. Bu da doğru. Yanlış olan, ülke gündeminin bu konuşulmaya değmez sözlere kilitlenmesi.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/">Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&amp;linkname=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fcehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir%2F&#038;title=Cehalet%20cehaleti%20besler-%20s%C3%B6zler%20anlams%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1r" data-a2a-url="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/" data-a2a-title="Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır"></a></p><p>İktidar cephesinden unvanlı birileri çıkıp tutarsız bir laf ediyor. Mesela, “<em>Fransa’da müthiş enflasyon var, eskiden 150 Euro’ya dolan sepet şimdi 750 Euro’ya doluyor.</em>” gibi. %7 ile 7 katı karıştırmış galiba, sonra da 1050 Euro kulağına fazla gelip, biraz indirim yapmış. Adnan İslamoğulları’nın deyişiyle, “Ayağımız alışsın!” diye. Mesela ABD’deki %7 enflasyona “<em>hiper enflasyon</em>” demek gibi… (Sahi Biden’e insanlık icabı hiper enflasyon yaşadıklarını bildirsek. Farkında olmayabilir.)</p>
<p>Muhalefet de bunları yakalayıp her biri için en az iki gün patırtı yapıyor. Muhalif kanallara bakıyorum. Süreç şöyle: Önce saçma sapan beyan, söyleyenin görüntüsüyle veriliyor ve asabi bir sunucu bunun niçin yanlış olduğunu anlatıyor. Sonra bir daha, bir daha… “Eyice” anlayalım diye herhâlde, üç veya dört defa aynı söz ve görüntüler tekrarlanıyor. Sonra 4 ila 8 âkil adam saatlerce bu konuyu tartışıyor. O lafı eden “maksadımı aşan sözler” veya “demek istedim ki…” diye bir daha konuşursa daha da iyi; gösteri yeniden başlıyor. Gazetecilikte “haberi takip etmek” denilen iş, kendiliğinden ve kolayca gerçekleşiyor. Sonra tekrar 4-8 akıllı uzman.</p>
<h2><strong>Geri besleme</strong></h2>
<p>Bu hâliyle iktidar da muhalefet de çözüm üreten, fikir üreten odaklar değil. Bırakın çözüm üretmeyi, nitelikli soru bile soramıyorlar. Olsa olsa, kendi tribünlerinin amigoluğunu yapıyorlar. Ve amigolar tribünleri bağırtıyor, tribünler siyasileri bağırtıyor ve bu bir döngü hâlinde, ses, gittikçe yükselerek devam ediyor. Buna bilimde “olumlu geri besleme” veya “pozitif geri besleme” denir. “Olumlu” dendiğine bakmayın, bu mekanizmayla, iyi bir şey de kötü bir şey de beslenebilir.  Hani şahit olmuşsunuzdur, amatörlerin kurduğu bir ses sisteminde, mikrofonun aldığı ses hoparlörden çıkınca mikrofon onu tekrar alır, ses yükselip tekrar hoparlöre verilir ve sonunda herkese kulak tıkatan, anlamsız ve çok yüksek bir “iiiiii” sesine dönüşür.</p>
<p>Türkiye’nin, hele şu geçitte, aritmetik bilmeyen siyasilerden daha acil ve önemli işleri yok mu? Mesela bu insanlar nasıl bu kadar basit hatalar yapabiliyor, eğitimimiz niçin bu derece tekliyor… Üstelik hazırlanmış ve dahi prompterli konuşmalarda bile bu nasıl mümkün? Buradan başlayıp eğitim gibi, ilk ve orta öğretim gibi, hele hele üniversite gibi konuları konuşsak olmaz mı? Veya uzman olmayanların da kolayca anlayacakları düzeyde ekonomiden, dış siyasetten bahsetsek?</p>
<h2><strong>Evet mi? Eveeet! Hayır mı? Hayııır!</strong></h2>
<p>İktidar mensuplarının iler tutar tarafı olmayan beyanlarında da, muhalefetin onlara karşı kendi tribünlerini ayağa kaldırmaya yönelik amigoluğunda da iki cehalet birbirini güçlendiriyor. Bu da bir olumlu geri besleme midir ne? Biri tarafta, bu garip lafları söyleyenlerin cehaleti. Belki de o demeçleri yazıp siyasilerin eline verenlerin cehaleti. Eh… Beklenir. O yazarları da liyakate değil sadakate bakarak almışsınızdır, sonucuna katlanacaksınız. Diğer tarafta, dinleyicilerin, yani halkın cahil sayılması. “<em>Biz ne dersek diyelim, halk anlamaz, kabul eder. Ne kadar sert, ne kadar bombastik, ne kadar şiddetli söylersek o kadar hoşlanır.</em>” kabulü. Bu kabul muhalefette de var. Sonuçta ahali de kendisine biçilen roldeki gibi davranıyor. Ne de olsa burası bir fikir meydanı değil, bir arena, bir stadyum. Stadyumdayken her seyirci, kendi tribünündekilerin davrandığı gibi davranır. Ve tezahürat, yükselir de yükselir…</p>
<h2><strong>“Sovyet polisi kime hayvan denileceğini bilir”</strong></h2>
<p>Hatırlıyor musunuz, Sayın Cumhurbaşkanımız bir mitingde, dinleyicilere bir soru sormuş ve hep bir ağızdan ve yüksek sesle, “Eveeeet!” cevabını almıştı. Hâlbuki hatip, hayır denmesini bekliyordu. Meydanı uyardı, “Yanlış anladınız, hayır diyecektiniz.” ve meydan hep bir ağızdan bağırdı: “Hayıııır!”. Neye evet, neye hayır dediğimiz önemli değil. Neyin tartışıldığı hiç mi hiç önemli değil. Tribün ne bağırıyorsa odur. O kadar!</p>
<p>Hadi ben de eleştirdiğim davranışı yapayım. İnsan, ölmeden önce eleştirdiği hatayı en az bir kere, mutlaka yaparmış. Ben peşin ödeyeyim. Bakın <em>Geççek</em>’in bana hatırlattığı eski bir Demir Perde fıkrası var. Stalin, Moskova’da, caddede, kortejiyle ilerliyor. Halk kaldırımlara birikmiş, tezahürat yapmakta. Derken bir adam, yüksek sesle “Hayvan!” diyor. Ve söz ağzından çıktığı anda omzunda bir el! “<em>Yürü karşı devrimci!</em>” diyor. Adamcağız, “<em>Dur!</em>” diyor, “<em>Yanımdaki herif nasırıma bastı, ona hayvan dedim.</em>” KGB cevap veriyor, “<em>Sen onu külahıma anlat. Sovyet polisi, kime hayvan denileceğini bilir.</em>”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/">Cehalet cehaleti besler- sözler anlamsızlaşır</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/cehalet-cehaleti-besler-sozler-anlamsizlasir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EURONEWS: Toplama kamplarına alınan Uygur Türkleri için hangi ülke ne dedi, ne yaptı?</title>
		<link>https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2018 15:35:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dış Basın]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[BASKI]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[EURO]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[MİSAK]]></category>
		<category><![CDATA[TOPLAMA KAMPLARI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.com/?p=10350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çin'de resmi rakamlara göre 20 milyonu aşkın Müslüman yaşıyor. Çin'in Sincan bölgesinin yüzde 45'ini  Uygur Türkleri oluşturuyor...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/">EURONEWS: Toplama kamplarına alınan Uygur Türkleri için hangi ülke ne dedi, ne yaptı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feuronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti%2F&amp;linkname=EURONEWS%3A%20Toplama%20kamplar%C4%B1na%20al%C4%B1nan%20Uygur%20T%C3%BCrkleri%20i%C3%A7in%20hangi%20%C3%BClke%20ne%20dedi%2C%20ne%20yapt%C4%B1%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feuronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti%2F&amp;linkname=EURONEWS%3A%20Toplama%20kamplar%C4%B1na%20al%C4%B1nan%20Uygur%20T%C3%BCrkleri%20i%C3%A7in%20hangi%20%C3%BClke%20ne%20dedi%2C%20ne%20yapt%C4%B1%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feuronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti%2F&amp;linkname=EURONEWS%3A%20Toplama%20kamplar%C4%B1na%20al%C4%B1nan%20Uygur%20T%C3%BCrkleri%20i%C3%A7in%20hangi%20%C3%BClke%20ne%20dedi%2C%20ne%20yapt%C4%B1%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feuronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti%2F&amp;linkname=EURONEWS%3A%20Toplama%20kamplar%C4%B1na%20al%C4%B1nan%20Uygur%20T%C3%BCrkleri%20i%C3%A7in%20hangi%20%C3%BClke%20ne%20dedi%2C%20ne%20yapt%C4%B1%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Feuronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti%2F&#038;title=EURONEWS%3A%20Toplama%20kamplar%C4%B1na%20al%C4%B1nan%20Uygur%20T%C3%BCrkleri%20i%C3%A7in%20hangi%20%C3%BClke%20ne%20dedi%2C%20ne%20yapt%C4%B1%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/" data-a2a-title="EURONEWS: Toplama kamplarına alınan Uygur Türkleri için hangi ülke ne dedi, ne yaptı?"></a></p><style>
       .errordiv { padding:10px; margin:10px; border: 1px solid #555555;color: #000000;background-color: #f8f8f8; width:500px; }#advanced_iframe {visibility:visible;opacity:1;vertical-align:top;}.ai-info-bottom-iframe { position: fixed; z-index: 10000; bottom:0; left: 0; margin: 0px; text-align: center; width: 100%; background-color: #ff9999; padding-left: 5px;padding-bottom: 5px; border-top: 1px solid #aaa } a.ai-bold {font-weight: bold;}#ai-layer-div-advanced_iframe p {height:100%;margin:0;padding:0}</style><script type="text/javascript">var ai_iframe_width_advanced_iframe = 0;var ai_iframe_height_advanced_iframe = 0;var aiOnloadScrollTop="true";var aiShowDebug=false;
		if (typeof aiReadyCallbacks === 'undefined') {
			var aiReadyCallbacks = [];
		} else if (!(aiReadyCallbacks instanceof Array)) {
			var aiReadyCallbacks = [];
		}    function aiShowIframeId(id_iframe) { jQuery("#"+id_iframe).css("visibility", "visible");    }    function aiResizeIframeHeight(height) { aiResizeIframeHeight(height,advanced_iframe); }    function aiResizeIframeHeightId(height,width,id) {aiResizeIframeHeightById(id,height);}</script><iframe id="advanced_iframe"  name="advanced_iframe"  src="https://tr.euronews.com/2018/12/18/toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti"  width="100%"  height="3600"  scrolling="auto"  frameborder="0"  border="0"  allowtransparency="true"  loading="lazy"  style=";border-width: 0px;;border: none;;width:100%;;height:3600px;" ></iframe><script type="text/javascript">var ifrm_advanced_iframe = document.getElementById("advanced_iframe");var hiddenTabsDoneadvanced_iframe = false;
function resizeCallbackadvanced_iframe() {}</script><script type="text/javascript"></script><p style="display:block !important; visibility:visible !important;margin: -18px 14px 0 0;padding-left: 3px;padding-top:3px;background: white; overflow: hidden; position: relative; line-height:15px;width: fit-content;"><small style="display:block !important;visibility:visible !important">powered by Advanced iFrame</small></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/">EURONEWS: Toplama kamplarına alınan Uygur Türkleri için hangi ülke ne dedi, ne yaptı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/euronews-toplama-kamplarina-alinan-uygur-turkleri-icin-hangi-ulke-ne-dedi-ne-yapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
