<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Malazgirt arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/malazgirt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/malazgirt/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Mar 2025 22:03:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>TÜRK MİLLETİNE HAKARET</title>
		<link>https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 11:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Açılım Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49875</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanının terör örgütü ile ilgili yaptığı "...4 Mayıs Pazar günü Muş'un Malazgirt ilçesinde PKK’nın kongresini toplayarak..." çağrısı hakkındaki görüşlerimiz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/">TÜRK MİLLETİNE HAKARET</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milletine-hakaret%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0NE%20HAKARET" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milletine-hakaret%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0NE%20HAKARET" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milletine-hakaret%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0NE%20HAKARET" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milletine-hakaret%2F&amp;linkname=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0NE%20HAKARET" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturk-milletine-hakaret%2F&#038;title=T%C3%9CRK%20M%C4%B0LLET%C4%B0NE%20HAKARET" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/" data-a2a-title="TÜRK MİLLETİNE HAKARET"></a></p><p>Türkiye büyük bir kaynama içindedir.</p>
<p>Tam da bu kaynama devam ederken MHP Genel Başkanı’nın bölücü terör örgütüne, Türk’e Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt savaşının yapıldığı ilçede kongre toplaması için çağrı yapması Türk milletini derinden yaralamıştır.</p>
<p>MHP Genel Başkanı adına yapılan bu çağrının, MHP’nin hangi organı tarafından karara bağlandığı belirsizdir ve soru işaretleri taşımaktadır.</p>
<p>MHP Genel Başkanı’nın Türk milletinin binlerce evladının şehadetine ve bir o kadar gazinin de hayatını yardımsız idame ettirememesine sebep olan terör örgütüne yaptığı bu çağrı Türk tarihine kara leke olarak geçecektir.</p>
<p>PKK kongresinin Anadolu’ya Türk mührünün vurulduğu Malazgirt’te yapılması teklifi de manidardır. Maşeri vicdanda büyük bir yara açacaktır. Mondros Mütarekesi’nin, Çanakkale’yi geçemeyen Agamemnon zırhlısında imzalanmasını hatırlatmaktadır.</p>
<p>Tek bir kişinin aldığı kararla yapılan ve Türk milletinin bugünü kadar geleceğini de ilgilendiren bu çağrının sorumluluğu sadece MHP genel başkanına değil MHP Başkanlık Divanı’yla, bütün il ve ilçe teşkilatlarına aittir. Onların geçmişte gösterdiği sorumluluğu tekrarlamalarını beklemek Türk milletinin hakkıdır.</p>
<p>Tarihe ve Türk milletine karşı sorumluluk sahipleri bir kere daha düşünmek zorundadırlar. Aksi takdirde tarih onları da yargılayacaktır.</p>
<p>Millî Düşünce Merkezi</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/">TÜRK MİLLETİNE HAKARET</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turk-milletine-hakaret/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malazgirt’ten İzmir’e</title>
		<link>https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[iskender öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Yıldırım gençosmanoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48055&#038;preview=true&#038;preview_id=48055</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aylardan Ağustos günlerden Cuma<br />
Gün doğmadan evvel iklimi Rum’a<br />
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/">Malazgirt’ten İzmir’e</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-izmire%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20%C4%B0zmir%E2%80%99e" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-izmire%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20%C4%B0zmir%E2%80%99e" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-izmire%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20%C4%B0zmir%E2%80%99e" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-izmire%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20%C4%B0zmir%E2%80%99e" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-izmire%2F&#038;title=Malazgirt%E2%80%99ten%20%C4%B0zmir%E2%80%99e" data-a2a-url="https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/" data-a2a-title="Malazgirt’ten İzmir’e"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">26- 30 Ağustos, zafer günleri… Önceki yıllarda bu köşede, doğup büyüdüğüm İzmir’in kurtuluşunu, büyüklerimden dinlediğim gibi nakletmiştim. Onlar o aşağılık işgali, soykırımı, etnik temizliği, o işgalin gerçek terörünü ve zaferin sevincini bizzat yaşamışlardı, bana, torunlarına anlatırlardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçen eylüllerde, gün gün Sakarya’yı da anlatmıştım. Stanford Shaw’un, </span><i><span style="font-weight: 400;">From Empire to Republic ~ İmparatorluktan Cumhuriyete</span></i><span style="font-weight: 400;"> eserindeki olağanüstü anlatımından yararlanarak… Türk Tarih Kurumu’nun, İngilizcesini yayımlamasından neredeyse çeyrek asır geçti. Türkçesi niye çıkmaz, bilemiyorum. Shaw bile tarih olacak. Nitekim ondan nakil yaptığım bir yazıya gelen yorumda, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Shaw pek itibarlı değildir, Stanford’da tutunamayıp Türkiye’ye gelmişti</span></i><span style="font-weight: 400;">.” mealinden bir hüküm vardı. Okuyucu haklı. ASALA evini bombaladığı için itibarsızlaşmıştı zahir. “Millî mücadele hiç olmadı, denize kimse dökülmedi, şehitliklerin de içi boş” diyen türden biri&#8230;</span></p>
<h2>Aman bozkurt olmasın</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim bu seferki kutlamam 25 Ağustos gecesinden başladı. Günlerce devam etti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha çok sosyal medyada gezindim. Pek mutlu oldum sayılmaz. Önce rahmetli dostum, ağabeyim Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun Malazgirt Marşı’nı aradım. Kader beni sevindirmemeye kararlı herhâlde. Önüme, aklı evvellerin tahrif ettiği mehter icrası marş çıktı. Doğrusu:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Aylardan Ağustos günlerden Cuma</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Gün doğmadan evvel iklimi Rum’a</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Bozkurtlar ordusu geçti hücuma</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">diye başlayan o güzelim destandaki bozkurt, birilerinin bir yerini ısırmış olmalı ki o mısrayı, “Öztürkler ordusu” diye bozmuşlardı. Hangi akılla? Daha önemlisi hangi hakla? Muhtemelen Pentagon’un “bizim oğlanlar”ının etkisinin devam ettiği yıllarda ve mahfillerde olmalı. </span></p>
<h2>Şiir okuyamamak</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal medya turuma devam ettim. Rahmetli Yusuf Ziya Ortaç’ın, çok sevdiğim, Akdeniz’e şiirini buldum:</span></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Yirmi altı Ağustos, gece sabaha karşı, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı.</span></em></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Altüst oldu siperler, eridi demir ağlar.</span></em></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">Fırtınadan yeleli, yıldırımdan kanatlı,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Alevlerin içinden geçti binlerce atlı.</span></em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Keşke bulmasaydım. Şiir hatırladığım gibi pek güzeldi… Ama okuyanlar. Kesinlikle karar verdim ki eğitimimiz artık şiir okumayı hiç mi hiç öğretmiyor. Daha doğrusu öğretemiyor. Muhtemelen öğretecek olanlar da öğrenmeden gelmişler oralara. İşte dümdüz, güpgüzel bir hece şiiri. Bazı okuyuşlar, görüntü üstüne haber okuyan ruhsuz spikerler gibi. Bazısı bağırmayı, sesi gırtlaktan hırıltıyla çıkarmayı güzel okumak sanıyor. Ama şiir yok, şiir okumak yok. Eskiden şiirlerimizi tiyatro sanatçılarımız okurdu. Onlar eğitimliydi ve pek güzel okurlardı. Allah rızası için biri, birkaçı Malazgirt Marşı’nı, Akdeniz’e şiirini bir okusa. Öbürleri çekilecektir piyasadan. Yoksa tersi mi olur? Kötü şiir iyi şiiri mi kovar? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Nihayet güzel bir şey buldum. Dr. Selim Erdoğan’ın Türk Tarih Kurumu için yaptığı 16 bölümlük <a href="https://bit.ly/Afyon-İzmir" target="_blank" rel="noopener">Afyon&#8217;dan İzmir&#8217;e Adım Adım Büyük Zafer videosu.</a></span><span style="font-weight: 400;"> Dr. Erdoğan kesinlikle prompterden okumuyor. Uzman tarihçilerde gördüğüm, anlattığını yaşama hâli onda da var. Görüyorsunuz ki bozulmuş düşmanlar hiç de yel gibi kaçmamış. Söke söke, kazıya kazıya varmışız Akdeniz’e. İlk bölümün başlığı “Paşa’nın Hayalet Süvarileri”. Benim geçen yıllarda, Holywood’a verseniz bir düzine film çıkarır dediğim, süvari kolordumuzun gece karanlığında Ahır Dağı’ndan geçişi anlatılıyor. Orada, yerinde, Ahır Dağı’nda anlatılıyor. </span></p>
<h2>İhmal mi fukaralık mı?</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine de beni üzen iki nokta vardı. Erdoğan Hoca şehit mezarlarını da gösterdi. Her muharebenin şehitlerini. Yerde birer taş yığını. Bakımsızlıkları insanın içini yakıyor. Yeni Türkiye mi eski Türkiye mi bu vefasızlığa imza atanlar, hangisi ise ayıptır, günahtır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İki nokta dedim. Bu güzel çalışma besbelli çok fakir bir bütçeyle yapılmış. Tek kamera. Pek de işinin ehli olmayan bir kameraman. 6. Bölüm 30 Ağustos’u anlatıyor. İlk sahne flu çekilmiş. 15. dakikadan sonra rüzgârın mikrofondaki uğultusundan Selim Hoca’nın dediklerinin çoğu anlaşılamıyor. Işık için bir önlem yok. Yansıtıcı, doldurma ışığı falan hak getire. Zaman zaman askerî harekâtı gösteren hareketli oklar, semboller, hatta dron çekimleri öyle güzel otururdu ki. Eşsiz bir konuya mükemmele yakın bir yapım olurdu. Belli ki Türk Tarih Kurumu’nun parası yok. Acaba Stanford Shaw’u da bu yüzden mi çeyrek asırdır Türkçeye çeviremiyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eline sağlık Selim Hoca, teşekkürler Türk Tarih Kurumu. Keşke… Keşke size biraz daha bütçe ayırabilsek. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/">Malazgirt’ten İzmir’e</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/malazgirtten-izmire/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihle oynama oyunları</title>
		<link>https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44904&#038;preview=true&#038;preview_id=44904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz böyle şey görmezdik, gördük, görüyoruz. Malazgirt'i Malazgirt gibi anacak bir bilgi, görgü, tarih ve ecdad saygısı bu toprakları nasıl terk etti? “Ecdad! Ecdad!” derken ecdadın kemiklerini sızlatacak bu cahil cer imamı kurnazlığına nasıl geldik?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/">Tarihle oynama oyunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftarihle-oynama-oyunlari%2F&amp;linkname=Tarihle%20oynama%20oyunlar%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftarihle-oynama-oyunlari%2F&amp;linkname=Tarihle%20oynama%20oyunlar%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftarihle-oynama-oyunlari%2F&amp;linkname=Tarihle%20oynama%20oyunlar%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftarihle-oynama-oyunlari%2F&amp;linkname=Tarihle%20oynama%20oyunlar%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ftarihle-oynama-oyunlari%2F&#038;title=Tarihle%20oynama%20oyunlar%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/" data-a2a-title="Tarihle oynama oyunları"></a></p><p>Akıl devre dışı kalırsa her şey olur. Olana da şaşılmaz. Gün geçmiyor ki yeni bir ahmaklık görüntüsü canımızı yakmasın. 30 Ağustos’u sembolik hale getirmek için sistemli adımlar atıldı. İşin tuhafı bunun için Malazgirt’in kullanılması. 26 Ağustos’a itibar eder görünenler 30 Ağustos’a soğuk bakıyorlar. Böyle bir tarih ve kimlik bozgunu yaşıyoruz.</p>
<p>Susulduğu ve cehalete yol verildiği için bu durumdayız. Kadir Mısıroğlu gibi cahillerin kurgusuna inanarak bu işler olmaz. Tarihle bu kadar oynanmaz. “Siz ne yapıyorsunuz? 30 Ağustos olmasa kimbilir ne durumda olurduk?” diyenler oldu. Söyleyip geçmekle bir şey değişmedi. Demek ki cahil cesaretini kırıcı, daha caydırıcı işlere girişmek lazım.</p>
<h2>Gayet kolay</h2>
<p>Cumhurbaşkanımız her yıl Malazgirt’e gidiyor, gitsin, gitmelidir. Fakat bunu 30 Ağustos’u değersizleştirme düşüncesiyle yaptığı algısı yaratılıyorsa bunun akıl işi olmadığı açıktır. Çünkü tarihe karşı gelmek gibi garip bir işe girişilmiş olur. İyi bir psikolojiyi göstermemesi bir yana böyle bir karartmanın başarı ihtimali yoktur. “Faiz sebep” demek kadar akıl dışıdır. Ancak bozar. Dahası var: Kurtuluş gününe ilgi azlığı bile toplumda derin bir yarık açar.</p>
<p>Bu karartmalara bakıp iç karartmaya gerek yok. Buradan çıkış, zorluğuna rağmen kolaydır. Önce kafaların düzelmesi lazım. Zor olan bu. Bilelim ki kurtuluşumuzun son büyük hamlesi Büyük Taarruz’dur. Ne yapılırsa yapılsın bu tarih gerçeği değişmez. Bilinir ve ona göre hareket edilirse o kötü algı etkisini kaybeder. Yıllardır süren cehalet eseri aptallıklar da böylece bitme yoluna girer. Tarihle, milletle barışma da böyle olur. Bunları yaparlarsa, böyle alay ve öfke konusu edilecek durumlara düşülmez.</p>
<h2>Göstere göstere</h2>
<p>Bakın, salgının en hararetli günlerinde her yer kapalıyken Malazgirt törenleri yapılmıştı ve neler neler söylenmişti: &#8220;Cumhurbaşkanımız Ahlat&#8217;ta ve Malazgirt&#8217;te. Oraya virüs uğramamış.&#8221; &#8220;Bizim yöneticilere böyle ilham edilmiş.&#8221; &#8220;Biz gaipten habere muhatap olmayanlar bunu anlayamayız.&#8221; Dört gün sonraki 30 Ağustos kutlamaları için resmî açıklamada denenleri de hatırlayın: &#8220;Afyon&#8217;da, Ankara&#8217;da, İstanbul&#8217;da virüs kol geziyor, kutlama sıkıntılı..&#8221; Allah Allah, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”! Akıllarla alay etmenin bu derece pervasızca görüldüğü cehalet ve kabalık örneği az bulunur. Bunlar utandırıcı işlerdir. Düştüğümüz duruma bakar mısınız?</p>
<p>Geçen yıl da, daha önce de benzer şeyler gördük. Buradan bir yere varılamaz. Ancak bozulma ve bozgun olur. Nitekim yaşıyoruz. Kurdun kuzuyu yemeye karar vermesi hikâyesindeki gibi “Güç bende, istediğim gibi oynarım” düşüncesi devlet bilmemektir; daha ilerisi de doğrudur: Binlerce yılın devlet geleneğini hiçe saymaktır. Bunlara yol açmak her bakımdan tadımızı kaçırır, kaçırıyor. Sustuklarına bakmayın, insanlar kendilerinin aptal yerine konmasını hazmedemiyorlar. Burada edilebilecek başka söz bulamadığım için böyle diyorum.</p>
<p>Kendi ayağımıza sıka sıka bu hale geldik. Etrafımız çevrili. Dostumuz kalmadı. İçerde ayrış(tır)ma hamleleri de böyle devam ediyor. Bilinsin ki giderek hiçbir hareketimizde iyi niyet arayamayacak hale geliyoruz. İnsan sermayemiz(sosyal sermaye)i her türlü kaybediyoruz. Ya kaçırarak, ya da böyle tarihle oynama üzerinden bozarak. Bir daha söylüyorum: Düşmanların bütün servetlerini harcayarak yapamayacakları kötülüklerdir. Yani problem içerdedir, bizdedir.</p>
<h2>Diyebileceğim şudur</h2>
<p>Söylemiştim, ideolojilerimizde, hayata bakışımızda, bu kararlarımızda, uygulamalarımızda, 26 Ağustosları, 30 Ağustosları kazanan ve bize bu toprakları yurt edenler yok. Bilelim ki önce dedemiz Alparslan yok. Sonra, dedemiz Atatürk yok. O Atatürk ki Büyük Taarruz’u Sultan Alparslan’ın Malazgirt Zaferi&#8217;ni kazandığı gün başlatmıştı. “1071&#8217;de geldik, gitmiyoruz” demek için de o güne denk getirmişti.</p>
<p>Evet, 26 Ağustos aynı zamanda istiklâlimiz için son hamleyi yaptığımız Büyük Taarruz’un başlangıç tarihidir. Atatürk’te bu tarih şuuru vardı. O büyük Türk, Türklüğün muazzam kudretinin en çaresiz anlarda bile ortaya çıkacağını biliyordu. O sağlam ve gerçek imanla milleti inandırdı ve memleketi kurtardı. Olağanüstü bir güç sağlayan o büyük tarihin çocuğu olduğunu bilmekle kurtardı.</p>
<p>Tarihle böyle kavga edilmez. Tarihten şüphe kendinden şüpheyi doğurur. 30 Ağustos’un, büyük Türk zaferinin yüz birinci yılını kutladık. İyi ki büyük belediyeler devreye girdiler de bayram havası yaşandı. Yoksa sıradan bir iş gibi sabah Atatürk heykellerine çelenk koymakla bitecekti. Bilelim ki 1922 30 Ağustosunu görmeyen bir şuursuzluk haline müsaade edersek, nankörlüğün getireceği kayıpları önlemekte zorlanırız.</p>
<h2>Aklımızı başımıza devşirelim</h2>
<p>Bayramı bile bayram gibi yaşamayı çoktan unuttuğumuzu her olay, her durum bize hatırlatıyor. Malazgirt Zaferi&#8217;ni büyük törenlerle kutlamak, sırf 30 Ağustos’u gölgelemek için diyenler maalesef haklılar. Bin yılı aşan bir zaman önce elde ettiğimiz Yüce Türk Başbuğu Alparslan&#8217;ın zaferini, Anadolu&#8217;yu bize vatan eden o muazzam zaferi böyle sefil bir maksat için kullandık. Gel de yanma!</p>
<p>Malazgirt’te yapılanın ne olduğu ayrı bir yara. 26 Ağustos’ta ürke ürke televizyonu açtım. Ne göreceğini bilen bir kimse tedirginliğiyle bir kerecik olsun yanılma arzusuyla açtım. Nerdeee! Vıcık vıcık bir tören. Müsamere bile denemeyecek bir tören. Duyduğum, Malazgirt değil, bugün mesajları. Yine vıcık vıcık bir dille siyasi propaganda ve rakiplere saldırılar, alaylar. Yani bayram bahane. Memleket kan ağlarken derdimiz ötekileştirmeye zemin olacak fırsatlar yaratmak. Tarih değil, millet değil, memleket değil! Değer siyaseti denen öğütücü çarkta hiçbir değer kalmaması böyle geldi. Bunu göreceğiz.</p>
<h2>Gördüğüme göre söyleyeyim</h2>
<p>Biz böyle şey görmezdik, gördük, görüyoruz. Malazgirt&#8217;i Malazgirt gibi anacak bir bilgi, görgü, tarih ve ecdad saygısı bu toprakları nasıl terk etti? “Ecdad! Ecdad!” derken ecdadın kemiklerini sızlatacak bu cahil cer imamı kurnazlığına nasıl geldik?</p>
<p>Duyulur ümidiyle binlerce kere, &#8220;Yapmayın, etmeyin efendiler! 26 Ağustos da bizim, 30 Ağustos da. Bu her şeyi değerlendirme tüccarlığından buralarda olsun vazgeçin!&#8221; deme ihtiyacını duydum. Ve feryada devam ettim: &#8220;Böyle giderse hiçbir değerimiz kalmayacak. Sizi bir müddet ayakta tutacak sandığınız o değersizlik her şeyi yıkar. Yıkılanı yapmak da nesiller ister.&#8221;</p>
<p>Toplumun üzerine ölü toprağı serpilmiş. Sıkça hatırlattığım hipnoz bu ölü toprağı. Böyle gitmez, mutlaka uyanacağız. Uyandığımızda göreceğimiz manzara, içimizdekilerin yaz-bozlarının, ideolojik kurgularının bombardımanından çıkmış bir ülke. Bu manzara, hipnoza girmeyenlere canlı canlı şimdi de görünüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/">Tarihle oynama oyunları</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/tarihle-oynama-oyunlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhteşem zaferler ve su alan gemi </title>
		<link>https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[100. yıl]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[Dumlupınar]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Alparslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40465&#038;preview=true&#038;preview_id=40465</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçinde olduğumuz gemide delik açanlar dümende olanlar, yani yolcular değil. Gemiyi yönetmek için halktan yetki alanlar. Devamlı yanlış rotaları tercih ederek kayalıklara bindiriyorlar. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/">Muhteşem zaferler ve su alan gemi </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi%2F&amp;linkname=Muhte%C5%9Fem%20zaferler%20ve%20su%20alan%20gemi%C2%A0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi%2F&amp;linkname=Muhte%C5%9Fem%20zaferler%20ve%20su%20alan%20gemi%C2%A0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi%2F&amp;linkname=Muhte%C5%9Fem%20zaferler%20ve%20su%20alan%20gemi%C2%A0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi%2F&amp;linkname=Muhte%C5%9Fem%20zaferler%20ve%20su%20alan%20gemi%C2%A0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi%2F&#038;title=Muhte%C5%9Fem%20zaferler%20ve%20su%20alan%20gemi%C2%A0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/" data-a2a-title="Muhteşem zaferler ve su alan gemi "></a></p><p>Batı Türkeli’nin temelindeki zaferlerin haftasındayız. Malazgirt Savaşı’nın 951’inci, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan muharebelerinin 100’üncü yılı. Malazgirt, önce Anadolu sonra da Balkanlar’ın vatan tutulmasında kilit rolünde. Kilit açıldıktan sonra Anadolu topraklarına Türk tohumu saçılmaya başlamıştır.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toprak da böyle bir tohuma hasrettir ki hemen karşılık verir. Nasıl vermesin, Türk’ün gölgesinde yürekler ferahlar. Savaşçı olduğu kadar insana da değer vermiş bir milletten bahsediyoruz. Adalet onun şiarıdır. Gerektiğinde en sert hâliyle uygulamıştır. Çünkü </span><b><i>Töre konuşunca kağan susar</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><span style="font-weight: 400;">Kimse hukuktan üstün değildir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Malazgirt’le bu toprakların üzerinde Türk Bayrağı dalgalanmaya, ezan okunmaya başlar. Araya Moğol istilası, Fetret devri gibi dönemler girse de Türk’ün Bayrağı hiç gönderden inmemiştir. Hatta ileri taşınmış, ta okyanusa kadar gidilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bunun bir de çekilişi vardır. Giderken </span><i><span style="font-weight: 400;">ne kadar şensek </span></i><span style="font-weight: 400;">çekiliş de acılarla doludur. Hani hafızayı beşer nisyanla malûl ya… Bu </span><i><span style="font-weight: 400;">makûs talih </span></i><span style="font-weight: 400;">de Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan muharebelerinde yenilmiştir. Türk’ün Bayrağı vatan topraklarında hür bir şekilde dalgalanır. Dalgalanması da istiklâline kavuşmanın verdiği mutlulukla daha bir nazlıdır. Ve bu naz da hakkıdır. Türk Milleti ona âşıktır. O da bunu bilir ve bu aşka güvenerek nazlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk’ün vatanında Türk’ün bayrağının olmadığı yerde namaz da farz değildir. Çünkü Bayrağın yokluğu bağımsızlığın yokluğudur. Bağımsız değilsen yani işgal altındaysan, 31 Ekim 1918’den 9 Eylül 1919’a kadarki dönemde yaşadığımız gibi olur. Düşman namaz kılmaya izin vermez. Kızı-kızanı, genci-yaşlıyı camiye toplar ve yakar. Ama Büyük Taarruz’dan sonra camilerin kapısından Müslüman olmayanlar sadece mimari ihtişamı seyredebilmek için girdiler.</span></p>
<h2><b><i>“İlahî rotada seyreden gemi</i></b><b>(!)”</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, geminin batmasını</span> <span style="font-weight: 400;">konuşuyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“…hepimiz de aynı Türkiye gemisinin içindeyiz … Bu gemi </span></i><b><i>güvenlik gibi ekonomi üzerinden açılan deliklerden de su alarak batarsa</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> hepimiz boğulacağız. (</span></i><span style="font-weight: 400;">22 Ağustos 2022, Kabine toplantısı sonrası)</span><i><span style="font-weight: 400;">” </span></i><span style="font-weight: 400;">Bu sözler başkomutan olduğunu her fırsatta hatırlatan Cumhurbaşkanı’na ait. Zaferleri konuşmak, bayram yapmak varken Türkiye gemisinin batmasının konuşulması ne kadar da üzücü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu cümle Türk Milleti için yabancı da değil. Özel zamanlarda kullanılan cümle! Mesela 28 Mart 2014 Cuma hutbesinde de var. İki gün sonra mahallî genel seçimlerin yapılmış olması çok büyük bir tesadüften başka bir şey değil tabi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O hutbede </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>İlahî rotada seyreden gemi</i></b><i><span style="font-weight: 400;">, tam denizin ortasına vardığında aşağıdakiler </span></i><b><i>güya</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> yukarıdakileri gidip rahatsız etmemek gibi</span></i><b><i> masumane görünen bir bahaneyle</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> su ihtiyaçlarını gidermek için geminin dibini delmek isterler.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> cümleleri vardı. İnternette yaptığım aramada ‘İlahi rota’ ifadesine hiç rastlamadım. Peygamberimiz de bu kavramı kullanmadı. Ama hutbeyi hazırlayanlar haklıysa çok sevineceğim. Ama bu cümle eklenmişse bu hutbeyi hazırlayanlar, camilere gönderenler, minberde okuyanların tamamı o gün kendilerini dinleyen milyonlarca Müslümanın vebalini almışlar demektir. </span></p>
<p><b>Bu ve benzeri hutbeler, yani camilerin siyasete araç edilmesi önemli bir millî güvenlik meselesidir.</b><span style="font-weight: 400;"> Büyük bir yasal sorumluluğu da taşımaktadır. Sorumluluğun gereği de yasalar çalışmaya başladığında ortaya çıkacaktır.</span></p>
<h2><b>Gemi zaten su alıyor(muş) ya</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı 22 Ağustos 2022’deki konuşmasında “</span><b><i>güvenlik gibi ekonomi üzerinden açılan deliklerden de su alarak batarsa” </i></b><span style="font-weight: 400;">cümlesiyle geminin zaten su aldığını söylüyor. Ayrıca ekonomik deliklerden de su alırsa yaklaşımı var. Hiç olmazsa bu delikler açılmasın talebinin olduğu anlaşılıyor. Ancak delikleri açanlar geminin dümeninde olanlar, yani yolcular değil. Gemiyi yönetmek için halktan yetki alanlar. Devamlı yanlış rotaları tercih ederek kayalıklara bindiriyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yahya Kemal </span><i><span style="font-weight: 400;">“Acı hayâl, tatlı hakikat” </span></i><span style="font-weight: 400;">başlıklı yazısında (2 Eylül 1919)</span><i><span style="font-weight: 400;"> “Bu devleti Rumeli’de, hattâ bugün kaybolmak üzere olduğumuz yeni Bulgaristan, eski Tuna’da asırlarca didikleyen Çarlık Rusya’sı bir türlü yerimizden söküp atamıyordu. Bu devlet o zaman ceviz uru gibi çivi çakılamaz bir kütle idi. Çünkü millî bir cemaat idik. Bugün şehirlisi, istikrazla </span></i><span style="font-weight: 400;">(borç alma)</span><i><span style="font-weight: 400;"> dolmak ıztırarında (</span></i><span style="font-weight: 400;">zorunluluğunda) bir hazineden müteayyiş (beslenen), </span><i><span style="font-weight: 400;">köylüsü bîtap bir cemaatiz</span></i><span style="font-weight: 400;">…  (Eğil Dağlar, s. 30)” diye yazıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O günkü kullanılan kelimeler ve terimler yerine bugünküleri koysak ve altına da adımızı yazsak hiç fark edilmeyecektir. </span></p>
<h2><b>Geminin güvenlik ambarı delik deşik</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Güvenlik meselelerine baktığımızda da sıkıntıların büyük olduğu görünüyor. En son Yunanistan’ın Girit’te konuşlanmış S 300’den F16’mıza radar kilidi atması büyük bir cüretkârlık. Hem de Dumlupınar’da yedikleri Türk tokadının yıldönümüne iki gün kala olması da manidâr.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> MSB Bakanı Hulusi Akar </span><i><span style="font-weight: 400;">‘Lozan’ı delmek’</span></i><span style="font-weight: 400;"> istediklerini söylüyor. Ve ekliyor: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; kişilikli ve kimlikli bir politika uyguluyoruz. Ve çok ciddiyiz, bunun şakası yok.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> İyi de 2017 Aralık’ında Atina ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan “</span><i><span style="font-weight: 400;">Lozan güncellenmeli” </span></i><span style="font-weight: 400;">dediğinde Yunan Cumhurbaşkanı </span><i><span style="font-weight: 400;">olmaz böyle şey </span></i><span style="font-weight: 400;">dediğinde tartışma çıkmıştı. Bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fikrinin değiştiğine dair bir açıklama da arşivlerde görünmüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim S 400’lerimizi depoda bekletirken Yunan S 300’ünün aktif olması NATO cephesinde de önemli bir problem. ABD; &#8220;NATO Müttefiklerimiz Yunanistan ve Türkiye’yi, bölgede barış ve güvenliği korumak ve farklılıkları diplomatik olarak çözmek için birlikte çalışmaya teşvik etmeye devam ediyoruz.” diyor. Dışişlerimiz de</span> <span style="font-weight: 400;">kulağının üzerine yatmış durumda, üç maymunu oynuyor. Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atatürk ve İsmet Paşa’nın, İstanbul’daki Ortodoksların bir kısmının dinî işleri için açık bıraktığı Patrikhane meselesi de iyice büyüdü. Cumhurbaşkanlığından giden bir davetiyede “Sayın Ekümenik Patrik” hitabıyla çağrı yapıyor. Patrikhane’nin ABD’ye başpiskopos, olmayan kiliselere papaz atamasına da izin verdiler. Fatih Kaymakamlığına bağlı, kiliselerden bir kilise iken tanınma anlamına da gelecek fiilî bir durum var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriye’de sıkıntımız her geçen gün büyümekte. Sığınmacılar meselesi Türk Milletini daha da tehdit eder duruma geliyor. Yönümüzü nereye dönsek sıkıntı var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ancak bütün bunlarla birlikte en büyük meselemiz millî birliğimizin üzerindeki karabulutlar. Tıpkı Yahya Kemal’in yazdığı gibi. </span><i><span style="font-weight: 400;">Çivi işlemezken bîtap hâldeyiz.</span></i></p>
<h2 style="text-align: left;"><b>Kim neden rahatsız?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan Malazgirt’in 961’inci yılı etkinliklerinde Ahlat’ta, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Kimse duadan, tekbirden, salavattan rahatsız olmasın.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demiş. Kanaatim o ki büyük çoğunluk bunlardan rahatsız değil. Dua eder gibi görünen, tekbir haykırır gibi yapan, salavat getiriyor gibi davranan kişilerden rahatsız. Çünkü onların samimiyetlerine inanmıyorlar. Bu da her geçen gün biraz daha artıyor. Hani bedelli askerlik yapanların dantelli masa örtüsünü sırtına atıp da kefen giydik demelerinden rahatsızlar. Son yıllardaki şehit ocaklarının fotoğrafındaki garibanlıktan rahatsızlar… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yanda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ve TBMM’ye kadar sirayet eden kötü koku merkezlerine karşı hareketsizlikten rahatsızlar. Bir tarafta en ufak ve hatta masum yanlışlık derhal cezalandırılırken, Müslümanların ve Türk milletinin bir kısmının namaz kılmadığı için ölümle tehdit edilmesine sessizlikten rahatsızlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ve bunların hiçbirinde haksız da değiller…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı’nın Kütahya’da  </span><i><span style="font-weight: 400;">“… yüzüncü yıl dönümü vesilesiyle Büyük Taarruz&#8217;u zaferle sonuçlandıran ordumuzu, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı, … Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa&#8217;yı… rahmetle şükranla yâd ediyorum” </span></i><span style="font-weight: 400;">da dedi. Bunlar olması gerekendi ve hep istenendi. İyi bir gelişme. Fakat çivi çıktığı yere çakılmıyor. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/">Muhteşem zaferler ve su alan gemi </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/muhtesem-zaferler-ve-su-alan-gemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Memleketin manzara-yı umumiyesinden kesitler</title>
		<link>https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2021 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[1071]]></category>
		<category><![CDATA[26 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutanlık meydan muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=34554&#038;preview=true&#038;preview_id=34554</guid>

					<description><![CDATA[<p>26 Ağustos 1071’de, ikinci bin yılın ilk yüzyılında Anadolu coğrafyasının Türk devletlerinin merkezi olmasının kapısı açıldı. Büyük romancımız merhum Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun serisinde anlattığı gibi, Türkler Anahtar’ı Kilit’e sokup Kapı’yı açtı ve Konak’a (vatan) girdi. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/">Memleketin manzara-yı umumiyesinden kesitler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler%2F&amp;linkname=Memleketin%20manzara-y%C4%B1%20umumiyesinden%20kesitler" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler%2F&amp;linkname=Memleketin%20manzara-y%C4%B1%20umumiyesinden%20kesitler" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler%2F&amp;linkname=Memleketin%20manzara-y%C4%B1%20umumiyesinden%20kesitler" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler%2F&amp;linkname=Memleketin%20manzara-y%C4%B1%20umumiyesinden%20kesitler" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmemleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler%2F&#038;title=Memleketin%20manzara-y%C4%B1%20umumiyesinden%20kesitler" data-a2a-url="https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/" data-a2a-title="Memleketin manzara-yı umumiyesinden kesitler"></a></p><p>26 Ağustos Türk ve dünya tarihi açısından önemli bir gün. Hem de iki defa önemli. İki büyük savaşın yaşandığı gün. Zaferlerin büyüklüğü de sonuçlarından ileri geliyor. İkisi de tarihin akışını değiştiren savaşlar.</p>
<h2><strong><em>“Anadolu başlar vatan olmaya”<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31638" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan-gorsel.jpg" alt="" width="768" height="431" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan-gorsel.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan-gorsel-300x168.jpg 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></em></strong></h2>
<p>26 Ağustos 1071’de, ikinci bin yılın ilk yüzyılında Anadolu coğrafyasının Türk devletlerinin merkezi olmasının kapısı açıldı. Büyük romancımız merhum Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun serisinde anlattığı gibi, Türkler <em>Anahtar</em>’ı <em>Kilit</em>’e sokup <em>Kapı</em>’yı açtı ve <em>Konak</em>’a (vatan) girdi. Artık <em>Çatı</em> çatılmaya başlandı.</p>
<p>Bu coğrafya tartışmasız dünyanın en önemli bölgelerinden birisi hatta birincisi. Kontrol ettiği coğrafya da kitaplı dinlerin vücut bulduğu topraklar. İkinci bin yılda buralar dünyanın diğer merkezleriyle irtibatını Türk devletleri üzerinden sağlıyordu. Aynı zamanda Doğu Roma topraklarıyken el değiştiriyor. Ve Roma, II. Mehmet (Fatih)’in onu fethine kadar geri çekiliyor. Çekilen Roma Medeniyeti yayılan da Türk Medeniyetidir. (İslam Medeniyeti isimlendirmesi özellikle tercih edilmemiştir. Ama ayrı bir yazı konusudur.)</p>
<p>Bu yerleşme kolay da olmaz elbette. Vatan, Moğol istilası görür. Devlet dağılır ama harita artık Türkleşmiştir. Türk’ün idaresinden çok mutludur. Hem merhum Mehmet Emin Resulzade’nin dediği gibi <em>“Bir kere yükselen bayrak inmez”. </em>Çünkü bayrağı tutan el(ler) Türk’tür… Çabuk toparlanırlar. Türk’ün egemenliği Selçuklu’dan sonra Osmanlı Türk Cihan Devleti ile devam eder.</p>
<h2><strong><em>“Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya”</em></strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-34562" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/indir-1-2.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/indir-1-2.jpg 864w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/indir-1-2-300x169.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/08/indir-1-2-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 864px) 100vw, 864px" />Egemenlik ne zamana kadar? Elbette büyük dâhi Mustafa Kemal’in dediği gibi ilelebet. İşte bu ölümsüzlüğü sağlandığı ay da ikinci bin yılın son yüzyılının başındaki ağustos ayıdır.</p>
<p>26 Ağustos 1922’de başlayan Başkomutanlık Meydan Muharebesi Türk vatanının işgalinin püskürtüldüğü savaştır. Türk’ün karşısında geri çekilen Roma (Batı) Medeniyeti karşı hamlesinin son vuruşunu yapmak isterken büyük bir hezimet yaşar. Yeni Roma hayalleri suya düşer. Bu sefer de bayrak tutan eller gücünü göstermiş, yumruğunu indirmiştir. Kazanılan zaferle başlayan Büyük Taarruz’la 3 yıl 3 ay 3 hafta süren soylu direnişin en zorlu son on günü yaşanır.</p>
<p>Türk’ün egemenliği Türkiye Cumhuriyeti ismiyle dünyaya ilan edilir. Tıpkı Selçuklu’dan sonra Osmanlı diye başka bir isimle devam ettiği gibi yeni ismini alacaktır. Türk’ün egemenliği <em>Kızılelma’</em>dı<em>r. </em></p>
<p>Hiç kolay olmamıştır. Bir avuç kahraman, <em>milletin azim ve kararına </em>başvurur. Onu ayağa kaldırır. Hoş onlar da kalkmaya hazırdırlar ya… Fakat hiç de kolay olmaz. İlteriş Kağan’ın <em>ünleyince on yedi kişiden önce yetmiş sonra yedi yüz kişiye çıktıkları </em>gibi git gide çoğalırlar. Kalabalıklaştıkça problemler de artar. Malzeme insandır çünkü, yaradılışında rekabet vardır.</p>
<p>Erzurum’da Heyet-i Temsiliye başkanı seçilen Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi başkanlığını önlemek için gizli toplantılar yapıldığı tarihin sayfalarında duruyor.</p>
<p>Sivas Kongresinde delege sayısı 35’tir. Özellikle İstanbul delegeleri içinde manda isteyenler vardır. En zorlu tartışmalar manda konusunda yapılmıştır. İstiklâl mücadelesinin büyük isimleri içinde, başta, Amerikan mandası isteyenler bir hayli çoktur. Ve büyük dâhi manda isteğini kabul etmezken hiçbirinden de vazgeçmemiş ve birlikte mücadeleye devam etmiştir.</p>
<p>Başta kadro içinde olmayan hatta İstanbul Hükümetinin verdiği emir üzere hareket eden ancak sonra kadroya dâhil olan çok büyük isimlere de niçin geldikleri sorulmaz. TBMM’de de hukuk içinde hareket etmişlerdir. Kendileri gibi düşünmeyenlere hain muamelesi yapmazlar.</p>
<h2><strong>Üçüncü bin yılın ilk yirmisi</strong></h2>
<p>Yine büyük bir beka problemi var. Hem de yüz yıl öncekinden daha büyük. Dış meselelerin büyüklüğünden daha fazla içeride Türk egemenliğine yönelmiş bir tehdit söz konusu.</p>
<p>Sosyal medya üzerinden ilginç bir makale geldi. Başlığı <em>“Modernite ve Modern Bilimin, Üzerine Kurulduğu Temel İlkeler” </em>idi. Makaleyi daha da ilginç kılan yazarı Prof. Dr. Ömer Özyılmaz’ın Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyesi olması. Üç makalelik bir seri. Özyılmaz bir dönem Refah Partisi’nden bir dönem de AKP’den Erzurum milletvekilliği yapmış. Kurul üyeliğine de 24 Şubat 2021’de Resmî Gazetede yayımlanan kararla atanmış.</p>
<p>Özyılmaz <em>“Modernite, din ile hayatı birbirinden ayırıp koparmıştır. Zira O, birbiriyle iç içe olan, birbirini besleyen gerçekleri ayıran, bölen, parçalayan bir anlayıştadır. Moderniteye göre din ve hayat, din ve bilim, din ve üretim, din ve dünya, din ve siyaset vb. gibi hayatın bütün alanları birbirinden ayrıdır ve birbirine karşıdır. … O’na göre bu hususlar birbirinin zıddıdır, bunlar asla bir araya gelemezler, gelmemelidirler.</em></p>
<p><em>Bu anlayış, modern bilimin beslendiği modernitenin dünyaya bakış açısı ve Batı tarihinin sürüklemesi sonucu oluşmuştur. O önce kilise-devlet, sonra din-dünya ve kutsal-profan (dünyevi) ayrımını yaparak hayatı, hakikati ve bilimi ikiye bölmüştür.</em>” diye yazıyor.</p>
<p>Biraz daha araştırınca YouTube’de, 11 Temmuz 2021’de <a href="https://www.youtube.com/watch?v=lv4p-xjNkI8"><em>yaptığı</em></a><em><u> bir konuşmasına</u> </em>rastladım. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Ömer Özyılmaz, <em>“Biz bir yolun yolcusuyuz. Şu anda ikinci 50 yıla -rakamları düşünün sonra- ikinci 20 yıla girmiş bulunuyoruz. Bu bir yolculuk. … Bugün İslam Eğitimi üzerine odaklanmamız lazım.”</em> diyordu. Bu cümleler eğitimle ilgisi olmayan siyasi hedefleri ortaya koyan ifadeler. Zaten Özyılmaz da konuşmasında bunu biraz daha açıyor.</p>
<p>“<em>İslam Eğitimi, geçmişte olduğu gibi bundan sonra bizim belirleyeceğimiz yerlerde, bizim belirleyeceğimiz durumlarda başkasına rol vereceğimiz dünyada olmayı planlıyoruz. Bundan sonraki hedefimiz o. Biz belirleyeceğiz, biz rol vereceğiz. Ve biz isimlendireceğiz. İşte bunun flaş ismi İslam Eğitimi’.</em></p>
<p><em>Yeniden kendi dünya görüşümüze göre eğitimin felsefesini, insan felsefesini, epistemolojinin yeniden bizim ölçülerimize göre belirlenip yeni bir paradigmayla … hem bizim inancımız, dünya görüşümüzün ölçüleri hem de bugünün bilimlerinin doğru bilgilerini alıp yeniden üretmenin adıdır İslam Eğitimi &#8230; bizim felsefemize</em> <em>göre eğitimin yapıldığı bir dünyadır İslam Eğitimi. … Bugün modernitenin etkisiyle dünya yaşanmaz hâle gelmiştir… ikinci yirmi yılda …daha çok çalışmamız lazım.”</em></p>
<p>Bütün bunlar açıklamaya dahi gerek olmayan, siyasi hedefleri tarif eden ve din devletini tanımlayan, <em>Birinci yirmi yılla </em>da AKP iktidarını işaret eden düşünce açıklamaları. <em>İkinci yirmi yılla</em> da <em>benim gibi inanan, benim gibi düşünen ve benim gibi yaşayan </em>bir toplum hedefi anlatılıyor.</p>
<p>8 Mayıs 2020’de de Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Twitter’dan bir görüş yayımlamış ve <em>Türkiye’nin çok milletli bir yapıya sahip</em> olduğunu belirtmişti. Kurul, <em>“Bizim toplumumuz farklı kimlik gruplarının bir bileşkesidir… hiçbir kimlik grubu gerek halk kesimi olarak gerekse seçmen olarak yüzde elliden fazla bir sosyolojik güce sahip değildir. Hepsinin sosyal tabanı yüzde ellinin altındadır. Bu durum âdeta maruf ve meşhur bir vakıadır.”</em> demişti. Bu açıklamaların değerlendirildiği yazımız <a href="https://www.veryansintv.com/cumhurbaskanligi-hukuk-politikalari-kurulunun-baska-hesaplari-mi-var/">veryansıntv.com’da</a> duruyor.</p>
<p>Şimdi de Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyesinden inciler dökülüyor.</p>
<h2><strong>“Eğer Def’ olmazsa bu beliyye”</strong></h2>
<p>Bugün Atatürk ve arkadaşlarının yolundan gittiğini söyleyen milliyetçiler, cumhuriyetçiler, vatanseverler, yurtseverler, ulusalcılar adı her neyse… yüreği vatan için, Türk Milleti için çarpanlar birbirlerinin gölgesine kurşun sıkıyorlar. Hâlbuki büyük bir tehditle karşı karşıyayız. Yeni Roma hayâlleri yeniden kuruluyor. Egemenliğimiz, kimliğimiz, milletin birliği ve vatan bütünlüğü tehlikede.  Gelecek nesillerimiz <em>benim inandığım gibi yaşayacaksın </em>diyenlerin tehdidi altında.</p>
<p>Eğer Türk tarihinin büyük dâhisi Mustafa Kemal Atatürk gibi yapılmazsa, ara başlıktaki beytin ikinci mısraı devreye girer:</p>
<h3><em>“Ne İznik kalır ne Kostantiniyye!”</em></h3>
<p><a href="https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/">Memleketin manzara-yı umumiyesinden kesitler</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/memleketin-manzara-yi-umumiyesinden-kesitler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye ve Kazakistan’dan ortak tarihî dizi projesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kâmil Engin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 18:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Alparslan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dizileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Malazgirt Savaşı’nı zaferle bitirerek Anadolu’yu Türklerin yurdu haline getirmiş olan büyük Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın hayatı, Türk ve Kazak yapımcıları tarafından televizyon dizisi haline getirilecek. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/">Türkiye ve Kazakistan’dan ortak tarihî dizi projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%20ve%20Kazakistan%E2%80%99dan%20ortak%20tarih%C3%AE%20dizi%20projesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%20ve%20Kazakistan%E2%80%99dan%20ortak%20tarih%C3%AE%20dizi%20projesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%20ve%20Kazakistan%E2%80%99dan%20ortak%20tarih%C3%AE%20dizi%20projesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi%2F&amp;linkname=T%C3%BCrkiye%20ve%20Kazakistan%E2%80%99dan%20ortak%20tarih%C3%AE%20dizi%20projesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fturkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi%2F&#038;title=T%C3%BCrkiye%20ve%20Kazakistan%E2%80%99dan%20ortak%20tarih%C3%AE%20dizi%20projesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/" data-a2a-title="Türkiye ve Kazakistan’dan ortak tarihî dizi projesi"></a></p><p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_31637" style="width: 745px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-31637" class="size-full wp-image-31637" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan.jpg" alt="" width="735" height="960" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan.jpg 735w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/04/Sultan-Alparslan-230x300.jpg 230w" sizes="(max-width: 735px) 100vw, 735px" /><p id="caption-attachment-31637" class="wp-caption-text">Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Sultan Alparslan</p></div>
<p style="line-height: 18.75pt; background: white; vertical-align: baseline;"><span style="font-size: 11.5pt; font-family: 'Arial','sans-serif'; color: black;">Kırım Haber Ajansı’nın, Kazakistan kaynaklı <a href="https://astanatimes.com/2021/04/kazakhstan-and-turkey-to-cooperate-in-alp-arslan-historical-tv-series/" target="_blank" rel="noopener">Astana Times</a>’e dayandırarak verdiği habere göre, tarihî dizi projesi Türkiye’den TRT Kurumu ile Kazakistan’dan bir televizyon kanalı tarafından hayata geçirilecek.</span></p>
<p style="line-height: 18.75pt; background: white; vertical-align: baseline;"><span style="font-size: 11.5pt; font-family: 'Arial','sans-serif'; color: black;">İki ülkenin yapımcıları, dizi için çalışmaya başladılar. Dizinin altı bölüm halinde çekilmesi planlanıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 11.5pt; font-family: 'Arial','sans-serif'; color: black;">Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan yapımcı Emre Konuk, savaş sahnelerinin Kazak bozkırlarında çekilmesinin düşünüldüğünü, dizi için oluşturulacak platonun yaklaşık 50 hektarlık bir alanı kaplayacağını kaydetti.</span></p>
<p style="line-height: 18.75pt; background: white; vertical-align: baseline;"><span style="font-size: 11.5pt; font-family: 'Arial','sans-serif'; color: black;">Cesur bir komutan ve üstün karakterli bir hükümdar olarak bilinen Sultan Alpaslan, 1072 yılında Mâverâünnehir civarında ele geçirdiği bir kalenin komutanı tarafından ağır yaralanmış ve birkaç gün sonra, genç yaşta iken hayatını kaybetmişti. Sultan Alparslan, amcası Tuğrul Bey’den sonra Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı olmuştu. </span></p>
<p style="line-height: 18.75pt; background: white; vertical-align: baseline;">Kaynak: <a href="https://qha.com.tr/haberler/turkiye-ve-kazakistan-ortakliginda-alparslan-dizisi-cekilecek/315774/" target="_blank" rel="noopener">https://qha.com.tr/haberler/turkiye-ve-kazakistan-ortakliginda-alparslan-dizisi-cekilecek/315774/</a> (12/04/2021)</p>
<p style="line-height: 18.75pt; background: white; vertical-align: baseline;">
<p><a href="https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/">Türkiye ve Kazakistan’dan ortak tarihî dizi projesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/turkiye-ve-kazakistandan-ortak-tarihi-dizi-projesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malazgirt&#8217;ten Dumlupınar&#8217;a: 26 Ağustos 1071-26 Ağustos 1922</title>
		<link>https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Aug 2019 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[26 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Dumlupınar]]></category>
		<category><![CDATA[Malazgirt]]></category>
		<category><![CDATA[Müslim Oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[Necdet Cura]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Elbirler ile Mesele]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Anatek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=14776&#038;preview=true&#038;preview_id=14776</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yavuz Elbirler'in hazırlayıp sunduğu Manisa ETV'de yayımlanan 'Yavuz Elbirler İle Mesele'de 26 Ağustos 2019 Pazartesi günü, saat 15.00'te "Malazgirt'ten Dumlupınar'a" Türk milletinin Anadolu'da varoluş savaşı ele alınacak. Programa Yılmaz Anatek, Necdet Cura ve Müslim Oğuz konuk olacak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/">Malazgirt&#8217;ten Dumlupınar&#8217;a: 26 Ağustos 1071-26 Ağustos 1922</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20Dumlup%C4%B1nar%E2%80%99a%3A%2026%20A%C4%9Fustos%201071-26%20A%C4%9Fustos%201922" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20Dumlup%C4%B1nar%E2%80%99a%3A%2026%20A%C4%9Fustos%201071-26%20A%C4%9Fustos%201922" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20Dumlup%C4%B1nar%E2%80%99a%3A%2026%20A%C4%9Fustos%201071-26%20A%C4%9Fustos%201922" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922%2F&amp;linkname=Malazgirt%E2%80%99ten%20Dumlup%C4%B1nar%E2%80%99a%3A%2026%20A%C4%9Fustos%201071-26%20A%C4%9Fustos%201922" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmalazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922%2F&#038;title=Malazgirt%E2%80%99ten%20Dumlup%C4%B1nar%E2%80%99a%3A%2026%20A%C4%9Fustos%201071-26%20A%C4%9Fustos%201922" data-a2a-url="https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/" data-a2a-title="Malazgirt’ten Dumlupınar’a: 26 Ağustos 1071-26 Ağustos 1922"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-14777 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/08/biz-768x768.jpeg" alt="Yavuz Elbirler ile Mesele" width="768" height="768" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/08/biz-768x768.jpeg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/08/biz-150x150.jpeg 150w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/08/biz-300x300.jpeg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2019/08/biz.jpeg 1000w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<p>Yavuz Elbirler&#8217;in hazırlayıp sunduğu Manisa ETV&#8217;de yayımlanan &#8216;Yavuz Elbirler İle Mesele&#8217;de 26 Ağustos 2019 Pazartesi günü, saat 15.00&#8217;te &#8220;Malazgirt&#8217;ten Dumlupınar&#8217;a&#8221; Türk milletinin Anadolu&#8217;da varoluş savaşı ele alınacak. Programa Yılmaz Anatek, Necdet Cura ve Müslim Oğuz konuk olacak.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/">Malazgirt&#8217;ten Dumlupınar&#8217;a: 26 Ağustos 1071-26 Ağustos 1922</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/malazgirtten-dumlupinara-26-agustos-1071-26-agustos-1922/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
