<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Numan Kurtulmuş arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/numan-kurtulmus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/numan-kurtulmus/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Jun 2024 17:48:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</title>
		<link>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jun 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet uçum]]></category>
		<category><![CDATA[Numan Kurtulmuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47395&#038;preview=true&#038;preview_id=47395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görüldüğü gibi, “Yeni anayasa” tartışmaları geçmişten bu yana emperyalizmle iş birliği içindeki “Menzil” yolcuları tarafından atılan temeller üzerinde yapılıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/">FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&#038;title=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/" data-a2a-title="FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin gerek içeride gerekse dış meselelerde ağır sorunları varken “Yeni anayasa” konusunu AKP iktidarı gündemden hiç düşürmüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de sekiz aydır Gazze konusu dillerde. Evet, Gazze’de bir katliam var. İsrail bebek, çocuk, kadın, ihtiyar demeden önüne geleni öldürüyor. Ama çat kapı sınırlarımızdan giren Afrikalı, Afgan, Paki ya da Hindu veya Etiyopyalı yahut Somaliliyi hiç gündeme getirmiyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En önemlisi de artık neredeyse bizi yerimizden yurdumuzdan edecek kadar şehirlerimize yerleşen Suriyeli sığınmacılar meselesini yöneticilerimiz ağzına almıyorlar. Bu da Türk Milleti için hem ekonomik hem de kültürel bir katliam değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriye’nin toprak bütünlüğü</span><span style="font-weight: 400;">nü bozan PKK/PYD terör devletçiği bir hafta sonra seçim yapacak. Türkiye’nin millî</span><span style="font-weight: 400;"> birliği için tehdit olan bu konu AKP iktidarının dilinde yeni anayasa kadar yer bulmuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın</span><span style="font-weight: 400;"> kapanışında yaptığı konuşmada,</span> <i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Milletin fikri, talepleri, endişeleri dikkate alınmadan uzlaşma aranmadan yapılan anayasa doğumundan itibaren sakattır özürlüdür, kriz üretmeye daha yakındır&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi. Haklı olmalı. Çünkü 3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana anayasa yüzünden (!) bir krizden çıkıp diğerine giriyoruz, usandık artık.  Şu yeni anayasa teklifleri gelse de krizlerden nasıl çıkacağımızı anlasak (!) iyi olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Türkiye&#8217;nin siviller eliyle yapılmış kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya olan ihtiyacını uzun süredir dile getirdiklerini” </span></i><span style="font-weight: 400;">de söylüyor ama yeni anayasa bir türlü gün yüzüne çıkmıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başka bir ilginç husus daha var. Cumhurbaşkanı, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Anayasalar birer toplum sözleşmesi olarak devlet ve toplum arasında fikri ve duygusal bağlar kurulmasına da hizmet eden yazılı belgelerdir. Türkiye&#8217;deki birçok sorunun temelinde bu bağın yeterince kurulamamasının bulunduğunu”</span></i><span style="font-weight: 400;"> söylüyor. Galiba FETÖ de bu duygusal bağı kuramamış olmalı ki, anayasayı ortadan kaldırmak için 15 Temmuz ihanetine başvurdu. Ancak Cumhurbaşkanı “</span><i><span style="font-weight: 400;">Millî iradeyi, darbelerin, darbecilerin karanlığından kurtardıklarını”</span></i><span style="font-weight: 400;"> da diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelin bugün yaşadıklarımıza, AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Aynı menzile birlikte yürüyorduk” dediği FETÖ’nün Abant toplantıları üzerinden de bakalım.</span></p>
<h2><b>Abant Toplantıları sonuç bildirileri</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Birinci Abant toplantısı</span><i><span style="font-weight: 400;">,</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlık</span><i><span style="font-weight: 400;"> İslâm ve laiklik</span></i><span style="font-weight: 400;">, 23 Mart 1998. Sonuç bildirisinden:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Devlet, </span></i><b><i>bütün dinlerin, inançların ve dini yorumların önündeki engeli kaldırır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">; din ve vicdan özgürlüğünü, dinî inançların gereklerini serbestçe yerine getirilmesini herkes için güvence altına alır. (M 1)” </span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bugünü anlatıyor değil mi? Tarikatlar ve cemaatler cenneti bir ülke olduk. Her önüne gelen bir dergâh (!) açıyor, inandırabildiği ölçüde mürit topluyor. Çocuk tecavüzlerinden servet oluşturmaya kadar çok geniş bir yelpazede Müslümanları kandırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü Abant toplantısı </span><i><span style="font-weight: 400;">Çoğulculuk ve Toplumsal Uzlaşma</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlıklı.  13- 15 Temmuz 2001. Kanaatimce Türkiye’nin 21’inci yüzyılına en etkili sonuçları olan toplantı. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Demokratik çoğulculuk, siyasal ve ulusal birliğin güçlenerek sürdürülmesini sağlar.”  Bunun için yeni anayasa yapılmalıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">Bu anayasa</span><i><span style="font-weight: 400;">, </span></i><b><i>“toplumun farklı kesimlerinin eşitlik statüsünde</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> bir araya gelerek ‘çokluk içinde birlik’ ilkesi uyarınca anlaşabilmelerine bağlıdır. (M 2) Çoğulculuk </span></i><span style="font-weight: 400;">(da</span><i><span style="font-weight: 400;">) farklılıkların tanınmasına bağlıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 3)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Uzlaşmayı hedefleyen çoğulculuk anlayışı ve farklı kimliklerin bir arada yaşaması, her kimliği ve kültürü zenginleştireceği gibi … </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 4)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Modernleşme adına </span></i><b><i>homojen bir toplum yaratma çabaları kabul edilemez</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><b><i>Bütün farklılıkların kamusal alanda temsil edilmesini mümkün kılan </i></b><i><span style="font-weight: 400;">bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 9)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Modernleşme adına homojen bir toplum yaratma çabaları kabul edilemez</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><b><i>Bütün farklılıkların kamusal alanda temsil edilmesini mümkün kılan bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i><span style="font-weight: 400;"> (M 9)” Bu cümlelerle aslında milletin birlik ve bütünlüğü kabul edilemez demiş olmuyorlar mı? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne kadar da,  “</span><i><span style="font-weight: 400;">İnancından dolayı dışlanan Müslümanın… Dilinden dolayı ayrımcılığa uğrayan Kürdün… Meşrebinden ötürü baskı gören Alevinin… Haksızlığa maruz kalan bu toprakların evladı Hristiyan ve Yahudi’nin… Kısaca bu ülkede vesayetin gadrine uğrayan kim varsa herkesin yanında olduk, mücadelesine destek verdik, kayıplarını telafi ettik. </span></i><span style="font-weight: 400;">(Cumhur İttifakı Türkiye Yüzyılı Beyannamesinden)” ifadeleriyle örtüşüyor değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ya da defalarca duyduğumuz, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cumhuriyet bir etnisite üzerine kuruldu. Ne mutlu Türk’üm diyene dediniz de ne oldu… Hâlbuki Türkiye’de Kürt, Türk, Çerkez, Laz… 26 (bazen 36) etnik grup yaşıyor.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> sözleriyle aynı menzile ok atmıyor mu?</span></p>
<h2><b>Başka oklar da atıldı</b></h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Çoğulculuk ve uzlaşma</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> ile ilgili olarak alınan kararları </span></i><b><i>hayata geçirilebilmesi</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> için, </span></i><b><i>eğitim ve öğretim</i></b><i><span style="font-weight: 400;">, Türkiye’nin sosyo-kültürel gerçeklikleri doğrultusunda </span></i><b><i>sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla yeniden düzenlenmelidir</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 11)</span><i><span style="font-weight: 400;">” </span></i><span style="font-weight: 400;">bu da 4. Abant toplantısından. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayrettin Karaman, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Beklentilerde ölçülü </span></i><a href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettin-karaman/beklentilerde-olculu-olmak-2053148"><i><span style="font-weight: 400;">olmak</span></i></a><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlıklı yazısında tam da bunu söylüyor. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bundan önceki birçok iktidar döneminde İslâmî kesimin ayaklarında maddi ve manevi hareketlerini engelleyen bağlar, bukağılar, prangalar vardı. Bu iktidar bunları teker teker çözdü … İnsanların kendi aralarında anlaşarak -ceza alanı hariç- birçok alanda ve ilişkide şeriat kurallarını uygulamalarına da engel yoktur. Değişim için en önemli araç eğitim ve öğretim ise -ki, bence de öyledir- çocukların okul çağı öncesine ait okullardan üniversiteye kadar her kademede okul açmak, mevcut okullar içinden de amaca uygun olanlarını seçmek mümkündür.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü Abant toplantısında Karaman da var zaten. Gerçi kimler yok ki?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Abant toplantıları sadece yurt içinde yapılmadı. Nisan 2004&#8217;te Washington’da, Johns Hopkins Üniversitesi&#8217;nin iş birliğiyle </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8221;İslam, Demokrasi ve Laiklik: Türkiye Deneyimi&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;">, Aralık 2004&#8217;te Brüksel&#8217;de Avrupa Parlamentosu&#8217;nda, Leuven Üniversitesi&#8217;nin iş birliğiyle </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8221;Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye Giriş Sürecinde Kültür, Kimlik ve Din&#8221;, </span></i><span style="font-weight: 400;"> Mart 2006’da da Fransa’da Sorbonne Üniversitesinde </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cumhuriyet, Kültürel Çoğulculuk ve Avrupa” </span></i><span style="font-weight: 400;">başlıklarıyla özel toplantılar gerçekleşti. Anlaşılacağı üzere bu amaç için başka “menzil” ortakları da devredeydi.</span></p>
<h2><b>BOP’un bir parçası da PKK Açılımı</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Üzerinde durulması gereken, hatta toplantıların en önemlisi olanı Erbil’de (Irak) yapıldı.</span> <i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak&#8221; </span></i><span style="font-weight: 400;">başlığıyla, 15-17 Şubat 2009’da yapılan 18’inci Abant toplantısı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç bildirisinden: </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki münasebetlerin geliştirilmesi</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> sadece iki tarafa değil </span></i><b><i>bölgeye de barış ve istikrar getirecektir.</i></b></p>
<p><b><i>Tarih, Coğrafya ve Kültür, Türk ve Kürt halklarını kardeş kılmıştır.</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> Bize düşen bu kardeşlik bağlarını güçlendirmektir.</span></i></p>
<p><b><i>Etno-milliyetçilik üzerinde kurulan her türlü politika reddedilmektedir.</i></b></p>
<p><b><i>Taraflar</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> her türlü sorununun çözümünde şiddet yöntemlerini reddetmektedir.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üsluptan, toplantıyı düzenleyenlerin arabuluculuğa soyunduğu ne kadar açık değil mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3 Kasım 2011. Mesut Barzani İstanbul’a geldi. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüştü. Davutoğlu, görüşmeler sonrasında basına yapılan açıklamada</span><i><span style="font-weight: 400;">: “</span></i><b><i>Bölgemizde bütün yapılar yeniden inşa edilirken, Türkler ile Kürtler arasındaki bu kardeşliğin inşa edici bir rolü var. Bölgemizde kalıcı bir etki yapacaktır. </i></b><i><span style="font-weight: 400;">Bu kardeşlik ilişkilerini tehdit eden en önemli faktör, terör örgütünün faaliyetleridir.” </span></i><span style="font-weight: 400;">demişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erbil toplantısının sonuçları Dolmabahçe Sarayı’ndaki açıklamada görülüyordu. Bugün de Erbil’le benzeri ilişkiler görülüyor.</span></p>
<h2><b>Yeniden yapılanma</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">On dokuzuncu Abant toplantısı sonuçları da bugüne ışık tutuyor. Tarih, </span><span style="font-weight: 400;">19-20 Haziran 2009.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Askerî darbeler ve demokratik siyasi sürece karşı gerçekleştirilen müdahaleler, Türkiye&#8217;nin siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmesine büyük zararlar vermiştir. Demokrasimizin gelişip yerleşememesinin güç ve derinlik kazanamamasının en önemli sebebi bu darbe ve müdahalelerle yerleşen vesayet rejimidir. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 1)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri toplumsal çoğulculuğu kucaklayan, geniş bir meşruiyet zemininden yoksun 12 Eylül Anayasasıdır. 1987&#8217;den günümüze birçok değişiklik geçirmesine rağmen bu anayasa hala otoriter ve yasakçı bir düzeni sürdürmektedir. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 2)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye en kısa zamanda mümkün olan en geniş toplumsal uzlaşmayla yeni bir anayasa yapmalı, demokrasi standartlarını yükseltmeli, uluslar arası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getirerek Avrupa Birliği perspektifini takip etmelidir.  </span></i><span style="font-weight: 400;">(M4)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Bütün bu hususlar partiler üstü bir anlayışla ele alınmalı ve bir an önce gerçekleştirilmelidir.  </span></i><span style="font-weight: 400;">(M10)”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yirmi üçüncü toplantı. 30 Nisan-1 Mayıs 2011. </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Yeni dönemde yeni Anayasa: Temel İlkeler, Yöntem ve Süreçler&#8221;</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>1982 anayasasından ve bu anayasanın oluşturduğu bunaltıcı iklimden Türkiye&#8217;nin bir an önce kurtarılması zaruridir.</i></b></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin şu anda önündeki en önemli üç anayasal sorun; kimlikler, temel hak ve özgürlükler, </span></i><b><i>seçilmiş otoriteler-asker ilişkileri ve diğer vesayet kurumlarını</i></b><i><span style="font-weight: 400;">n demokrasinin temel ilkelerine uygun olarak </span></i><b><i>yeniden yapılandırılmasıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.”  </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarihleri bilmesek bugün söylenmiş bile diyebileceğimiz ifadeler değil mi? Hâlbuki 15 Temmuz ihaneti sonrasında bu vesayet (!) kurumları yeniden yapılandırıldı. Ama MSB Yaşar Güler askerliğin yeniden mecburi olmasıyla ilgili açıklama yaptı. </span></p>
<h2><b>Abant toplantılarındaki anayasa</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">FETÖ’nün Abant toplantılarındaki teklifleri çok açık. 26&#8217;ncı Abant toplantısında net bir şekilde yazılmış. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Yeni Anayasa</span></i><span style="font-weight: 400;">” başlıklı toplantı 9-12 Mart 2012’de yapılmış. Mehmet Uçum ve Mustafa Şentop da katılmış. Sonuç bildirisinden:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Anayasa’da vatandaşlığı tanımlamaya gerek yoktur.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye Cumhuriyeti’nin </span></i><b><i>hükümran olduğu mahallerde doğan</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(Hükümranlık anahtar kavramdır. Özerk ya da federatif yapı içinde, kimliklere statü verilmesi talebini kapsamaktadır.)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Anadilde eğitim temel bir insan hakkıdır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Anayasa’da farklı anadillerde eğitim yapılma hakkı tanınmalıdır.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">28&#8217;inci Abant toplantısı, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar”.</span></i><span style="font-weight: 400;"> 10 Şubat 2013.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Hiçbir resmî belgede, Türk vatandaşlığının sosyolojik bir tanımı olmamalıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. Bunun yerine, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerine odaklanılmalıdır.</span></i></p>
<p><b><i>Devlet, herhangi bir üst kimlik tasarlama girişiminde bulunmamalıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin; farklı mezhep, din ve etnisiteleri içeren fakat bunlarla sınırlı olmayan çok kültürlü yapısı, devlet ve toplum tarafından tanınmalıdır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Yerel nüfusun talebi halinde, yer isimleri orijinal haline iade edilmelidir ve olumsuz tarihi çağrışımları olan bir takım yer isimleri değiştirilmelidir.</span></i></p>
<p><b><i>Türkiye-Irak-Suriye üçgenindeki bölgesel dinamik, Türkiye&#8217;deki Kürt sorununun çözümünü acil kılmaktadır.</i></b></p>
<p><b><i>Türkiye&#8217;nin Suriyeli sığınmacılara gösterdiği hassasiyet her türlü takdire şayandır. Türkiye, Suriye&#8217;de barışçıl bir çözüm için uluslararası toplumla iş birliğini sürdürmelidir</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son iki madde bile bugün içinde çırpındığımız bataklığı anlatmaya kâfi değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz ihanetinin yollarına döşenen taşlar bunlar. Bu taşları hep birlikte döşediler. Ve hâlâ bu yolda yürümeye devam ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kadar FETÖ yeter. </span><span style="font-weight: 400;">Bunlara bir de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan bir inci eklemek iyi olacak</span><i><span style="font-weight: 400;">. “</span></i><i><span style="font-weight: 400;">…</span></i><b><i>mezhep, meşrep, ırk, köken, toplumsal sınıf gibi farklılıkların bir kenara bırakılarak, Osmanlının geçmişte yaptığı millet sistemi üzerinden, o anlayışı yeniden güçlendirerek yolumuza devam </i></b><a href="https://millidusunce.com/turk-milli-egitimindeki-menzil-davasi/"><b><i>edeceğiz</i></b></a><b><i>.</i></b> <span style="font-weight: 400;">(ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Toplantısı, 1-3 Eylül 2023 Uşak.)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık anlaşılmış olmalıdır. Anlaşılmadıysa da çok yapacak bir şey yok tabi. Ama biz yine de anlatmaya devam ederiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüldüğü gibi, “Yeni anayasa” tartışmaları geçmişten bu yana emperyalizmle iş birliği içindeki “Menzil” yolcuları tarafından atılan temeller üzerinde yapılıyor. Bugün, “normalleşme (!)” diyerek destek vereceği intibaı uyandıran CHP ve diğer “Yeni anayasa”ya destek verecek olanlar bütün bunları göz önüne almalıdır.</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/">FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
