<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyasal İslam arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/siyasal-islam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/siyasal-islam/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 16:34:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</title>
		<link>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2026 19:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgun]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[din istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[din ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güç yozlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[hak-hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iftira]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[insaf]]></category>
		<category><![CDATA[karalama]]></category>
		<category><![CDATA[kurallı toplum]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nifak siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal düzen]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=55251</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz toplum halinde veya her birimiz her tür haksızlığa maruz kalabiliriz. O kadar savunmasız haldeyiz. Af buyurun, gücü yeten yettiğine binebilir. Gücü yetmeyen de gücü yeter hale geldiğinde öbürünün tepesine biner. Devr-i sâbıklar bitmez. İşte üzerinde düşüneceğimiz bozukluk ve bozgun buradadır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/">Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&amp;linkname=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu%2F&#038;title=Ya%C5%9Fad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20bozgunun%20merkez%20%C3%BCss%C3%BC" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/" data-a2a-title="Yaşadığımız bozgunun merkez üssü"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>On beş yıl önceydi. <em>Kavga Günleri</em> kitabımda yeni muktedirlerin davranışlarının sistematiğini nitelemek için din dilini kullanarak “<em>nifak siyaseti</em>” demiştim. Bazı dostlarımız o zaman ağır bulmuşlardı. Şimdi yetmez diyorlar. Çünkü dinden yürüyenlerimizin hemen tamamına yakını, Allah adıyla ve Allah adına konuşarak yanlışlarını da Allah’a yüklüyorlar. Sorumsuzca hüküm verme, yargılama ve hakka girme başta, dedikodu, gıybet, iki veya çok yüzlülükle görünüyorlar.</p>
<p>İnsan söz konusu ise sözü özellikle ince eleyerek söylemek gerekeceği açıktır. Fikir söylenecek veya yorumda bulunulacaksa merkeze kendini alan (ego-nefis) kesin yanlıştadır. Bizde en çok olan da budur. Din, iman veya başka aidiyet gösterişi o egoya sürülmüş soslardır. Bu bakışla, dinden yürüyen, adı şu veya bu olan grupların pıtrak gibi yayıldıkları ve kötülük yaydıkları rahatlıkla söylenebilir.</p>
<h2>NE YAŞIYORUZ?</h2>
<p>Sözü dosdoğru söylemeye mecburuz: Merdiven altı, dinden yürüyenleri yalana-dolana alıştırdı. Sisteme karşı giriştikleri gizli-saklı hareketlerde sahtelik yol oldu. Alışkanlık huy olabilir. Kolay değişmez. İnsanlar ve olaylar hakkında o kadar rahat hüküm veriyorlar ki dînin en çok sakındırmaya çalıştığı işlerdir. Kâfir (mülhid, zındık) ilan etmeye kadar varıyorlar. Tanrı’nın kimseye vermediği gücü ondan da sanki zorla almış görünüyorlar.</p>
<p>Yaşadıklarımız içinde bu durum tek başına her şeyi bozmaya yetecek bir sapma ve sapkınlıktır. Toplum düzeninin temeline dinamit koymaktır. Buradan gidenin gücü ele geçirince yasak tanımamasına, tek ölçünün kendisi oluşuna şaşılmaz. Hoşuna gitmeyen bir durum karşısında hemen suçlamaya, karalamaya, iftiraya sapması, yapabileceklerini gösterecek en basit davranış hâlidir.</p>
<p>Evet, dinden yürüyenlerimizin bu yol sapmasıyla dinle münasebetleri de büsbütün problemli hâle geldi. Yine söyleyeceğim, bozgunculuğu yol edindiler. Yoksa yalana-talana, hak-hukuk tanımazlığa, <em>dindar </em>görüneni bırak sıradan bir insanın düşmesi kolay kolay mümkün olur muydu? Bunu göreceğiz.</p>
<h2>ASIL BAKILACAK YER</h2>
<p>Göreceğiz desem de kolay olmadığını biliyorum. Fetö meselesinde olduğu gibi bir şamar oğlanı bulunmazsa, hipnoz altında yapılanların yanlışlığını düşünemeyecek kalabalıklar türetildi. Gerçi Fetö bizi uyandırsa bu hallere düşer miydik? Aynı tas, aynı hamam.</p>
<p>İlla birine bağlanacak ve karşıya hücum edeceksin. “<em>Sahibin</em>” olacak ve “<em>sahibinin sesi</em>” olacaksın. Hava bu. Ortam bu. Ben her gün bir türlü yaşıyorum. Ne zaman iktidarın yaptıklarını eleştirecek bir söz etsem hemen devreye girenler oluyor. “<em>Hamama giren terler</em>”, tenkide açığım. Gel gör ki “<em>sahibinin sesi korosu”</em> böyle çalışmıyor. Söylenenlerin yanlışlığını gösterecek bir gayrete girseler memnun olacağım. Hayır, yaftalıyorlar. Ne anlıyorlar ne de anlama gayretine giriyorlar.</p>
<p>Bunlara yol veren bir sosyal ve siyasi hayat varsa bozgunun merkez üssü ve bakılacak yer orasıdır.</p>
<h2>YARATILAN ORTAM</h2>
<p>Bozgunun yayılmasını görmek için kenar örneklerden de gidilebilir.<strong> Ali Babacan</strong>, bir siyasetçi olarak “<em>İktidarı CHP’ye bırakmamak</em>”tan söz etti ya.. İslamcı görünen geleneğin siyasileşmesiyle görünür hale gelen takıntıları düşündüm. Kampçılıkla içine düşürüldüğümüz bozgunu o da görmüyor. Dehşettir. Bu kadar akıllı bir adamı, bu sözleri etmeye iten, <em>hayali gerçekliği</em> veya daha düz ifadelendirmeyle <em>kafa kurgusu’</em>nu anlamadan çare düşünemeyiz.</p>
<p>Her zaman ve her durumda geçerlidir: İnsanı, dış donanımından çok psikolojik yapılanmasıyla değerlendirmeye mecburuz. Aranacak bütünlük oradadır. Politikacının ego şişkinliğini elbette bilir ve kabul ederiz. İnsaf ölçülerini aşacak söz ve değerlendirmeleri de bu egodan sızar. Dini siyasette merkeze alan gelenekten gelen <strong>Ali Babacan</strong>’ın sözlerinde bu olabilirlikleri aşan bir durum var. Bu bir gaf değil, çam devirme de değil.  Bu sözleri edende hemen fark edilen, <em>vefa</em>dan,  <em>insaf</em>tan eser olmayışıdır. Bunu aşan bir taraf da var: Dün dediklerini ve yaptıklarını inkâr var. Dahası yol yürüdüğü insanları kandırdığını söylemek var. Erbabı, daha çok sapma ve bozulma sayacaktır.</p>
<h2>“DEVR-İ SÂBIK”LAR BİTMEZ</h2>
<p>Benim bakışımla, felaketin katmerlenişi, toplumun bu tür sözleri cılız bir eleştiriyle geçiştirenler dışında sessiz karşılamasıdır. Geldiğimiz yeri gösterir. Büyüteçli aynadır. Gösterdiği şudur: Biz toplum halinde veya her birimiz her tür haksızlığa maruz kalabiliriz. O kadar savunmasız haldeyiz. Af buyurun, gücü yeten yettiğine binebilir. Gücü yetmeyen de gücü yeter hale geldiğinde öbürünün tepesine biner. <em>Devr-i sâbık</em>lar bitmez.  İşte üzerinde düşüneceğimiz bozukluk ve bozgun buradadır.</p>
<p>Mesele elbette <strong>Ali Babacan</strong> değildir. Gücü verdiğimiz ve çok yerde doğru kullanmadığını gördüğümüz <strong>Erdoğan</strong> da değildir. O gider başkası gelir ve benzer işlere girişme hakkını kendinde görür. Tehlike bu sahtelikler döngüsündedir.  Bizi din diye, <strong>Atatürk</strong> veya Cumhuriyet diye çürütür. Din diye çürüten en acıtıcısıdır, yaşıyoruz.</p>
<p>Gücü verdiklerimizin yaptıkları olmayacak işlerdir. Hak çiğnemek iyilik bırakmaz. Din diyerek hak gözetilmiyorsa, yargı erkine güven yoksa tutunacak dal kalmaz. Derdimiz ne o parti ne bu parti ne o kişi ne de diğeridir. Derdimiz memlekettir. Ölçüleri olan insanı ve kurallı bir toplumu çağıracağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/">Yaşadığımız bozgunun merkez üssü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yasadigimiz-bozgunun-merkez-ussu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Maksudoğlu’na bir cevap: Türkçülük, Yahudiler, kimlik ve tarihî yanılgılar üzerine</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İkbal Vurucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 19:16:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İkbal Vurucu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Maksudoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[millet ve Milliyetçilik millet ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[safsata]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50782</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab">Mehmet Maksudoğlu’na bir cevap: Türkçülük, Yahudiler, kimlik ve tarihî yanılgılar üzerine</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fmehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine%2F%23new_tab&amp;linkname=Mehmet%20Maksudo%C4%9Flu%E2%80%99na%20bir%20cevap%3A%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%2C%20Yahudiler%2C%20kimlik%20ve%20tarih%C3%AE%20yan%C4%B1lg%C4%B1lar%20%C3%BCzerine" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fmehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine%2F%23new_tab&amp;linkname=Mehmet%20Maksudo%C4%9Flu%E2%80%99na%20bir%20cevap%3A%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%2C%20Yahudiler%2C%20kimlik%20ve%20tarih%C3%AE%20yan%C4%B1lg%C4%B1lar%20%C3%BCzerine" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fmehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine%2F%23new_tab&amp;linkname=Mehmet%20Maksudo%C4%9Flu%E2%80%99na%20bir%20cevap%3A%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%2C%20Yahudiler%2C%20kimlik%20ve%20tarih%C3%AE%20yan%C4%B1lg%C4%B1lar%20%C3%BCzerine" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fmehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine%2F%23new_tab&amp;linkname=Mehmet%20Maksudo%C4%9Flu%E2%80%99na%20bir%20cevap%3A%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%2C%20Yahudiler%2C%20kimlik%20ve%20tarih%C3%AE%20yan%C4%B1lg%C4%B1lar%20%C3%BCzerine" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fmehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine%2F%23new_tab&#038;title=Mehmet%20Maksudo%C4%9Flu%E2%80%99na%20bir%20cevap%3A%20T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BCl%C3%BCk%2C%20Yahudiler%2C%20kimlik%20ve%20tarih%C3%AE%20yan%C4%B1lg%C4%B1lar%20%C3%BCzerine" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab" data-a2a-title="Mehmet Maksudoğlu’na bir cevap: Türkçülük, Yahudiler, kimlik ve tarihî yanılgılar üzerine"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab">Mehmet Maksudoğlu’na bir cevap: Türkçülük, Yahudiler, kimlik ve tarihî yanılgılar üzerine</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/mehmet-maksudogluna-bir-cevap-turkculuk-yahudiler-kimlik-ve-tarihi-yanilgilar-uzerine/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kapitalizmin ve dinciliğin kadın tasavvuru</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 17:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal islamcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49316</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab">Kapitalizmin ve dinciliğin kadın tasavvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru%2F%23new_tab&amp;linkname=Kapitalizmin%20ve%20dincili%C4%9Fin%20kad%C4%B1n%20tasavvuru" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru%2F%23new_tab&amp;linkname=Kapitalizmin%20ve%20dincili%C4%9Fin%20kad%C4%B1n%20tasavvuru" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru%2F%23new_tab&amp;linkname=Kapitalizmin%20ve%20dincili%C4%9Fin%20kad%C4%B1n%20tasavvuru" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru%2F%23new_tab&amp;linkname=Kapitalizmin%20ve%20dincili%C4%9Fin%20kad%C4%B1n%20tasavvuru" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fkapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru%2F%23new_tab&#038;title=Kapitalizmin%20ve%20dincili%C4%9Fin%20kad%C4%B1n%20tasavvuru" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab" data-a2a-title="Kapitalizmin ve dinciliğin kadın tasavvuru"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab">Kapitalizmin ve dinciliğin kadın tasavvuru</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/kapitalizmin-ve-dinciligin-kadin-tasavvuru/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasal İslamcı siyasette ideolojik çöküş 4</title>
		<link>https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[imam hatip]]></category>
		<category><![CDATA[önder]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48364&#038;preview=true&#038;preview_id=48364</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet diyorlar, merhamet diyorlar. Peki, var mı? Sadece Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi bile olmadığını gösteriyor. Ve eksikliklerinin artarak devam ettiği görünüyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/">Siyasal İslamcı siyasette ideolojik çöküş 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4%2F&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasette%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%204" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4%2F&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasette%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%204" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4%2F&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasette%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%204" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4%2F&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasette%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%204" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsiyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4%2F&#038;title=Siyasal%20%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasette%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%204" data-a2a-url="https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/" data-a2a-title="Siyasal İslamcı siyasette ideolojik çöküş 4"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">İlk iki yazıda siyasal İslamcı ideolojinin millet anlayışı farklılığının öne çıkardığı unsurların (grupların) birliği anlayışı ile millî egemenlik ilişkilerine baktım. Üçüncü yazıda da genel Türk kamuoyundaki durumu örneklerle değerlendirdim. Bu yazıda da içerinin içerisine, ideolojik yapılanmanın en yoğun olduğu yere bakmaya çalışacağım. Bu siyasal İslamcı mahallenin kalbi olan imam hatipliler kısmı.</span></p>
<p><b><i>“İmam hatiplerdeki kayıp çocuklar”</i></b><span style="font-weight: 400;"> başlıklı yazıma </span><i><span style="font-weight: 400;">AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın</span></i><span style="font-weight: 400;">, </span><i><span style="font-weight: 400;">“İmam hatip mücadelesi bir iman mücadelesidir. İmam hatip mücadelesi bir varlık yokluk mücadelesidir … İmam hatip mücadelesi bir vatan savunmasıdır.”</span></i><span style="font-weight: 400;">  sözleriyle başlamıştım. Bu ifadeler çok keskin bir ideolojik mücadeleyi anlatıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu mücadelede ÖNDER İmam Hatipliler Derneği en önemli bir unsur. Dernek, yurt sathında çok etkili. İmam hatip politikasındaki en önemli uygulayıcı dense yeridir. Kurultayları onları anlamak için laboratuvar gibi. Konuşmalar, yayımlanan bildiriler, belirlenen şiarlar incelendiğinde önemli sonuçlar veriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurultaylarda cumhurbaşkanlığı düzeyinde dile getirilen </span><i><span style="font-weight: 400;">“imam hatipli ruhu”</span></i><span style="font-weight: 400;">nun içinde bulunduğu hâli anlamaya çalışacağım. Çünkü imam hatip okullarındaki Türk çocuklarını da kaybetmeye başladık. Türk Milleti eğitimde izlenen ideolojik politikalar yüzünden nesillerini kaybediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(Çok önemli not: bu çocukları bu ideolojik savrulmadan korumak da Türk Milleti’nin geleceğine sahip çıkmaktır.)</span></p>
<h2><b>Neyi ve niçin savunmak</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne ve niçin sorusunun cevaplanabilmesi için bazı kavramları hatırlamak gerekiyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Dava”, “imam hatip ruhu” </span></i><span style="font-weight: 400;">ve </span><i><span style="font-weight: 400;">“imam hatip nesli”</span></i><span style="font-weight: 400;">  anahtar isimlendirmeler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayrettin Karaman, </span><i><span style="font-weight: 400;">Ensar Vakfı’nın </span></i><span style="font-weight: 400;">çıkardığı </span><i><span style="font-weight: 400;">İmam Hatiplilik Şuuru </span></i><span style="font-weight: 400;">kitabında, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu milletin ferdiyle, </span></i><b><i>toplumuyla İslâmileşmesi</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> için eğitim yoluyla hizmet vermelidir.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor ve ekliyor: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ne kadar çok insanı kâmil Müslüman yaparsanız, </span></i><b><i>o ülke </i></b><i><span style="font-weight: 400;">ahlâkıyla, suretiyle, hakikatiyle, </span></i><b><i>müesseseleriyle, nizamıyla</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> o kadar çok </span></i><b><i>Müslüman</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> olur.”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Ben, İmam Hatiplilere Türkiye’yle birlikte Türkiye’nin hatta tüm dünyayı inşa etme vazifesinin verildiğine inanıyorum.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Bu sözler de AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın. Önder’in 28 Nisan 2016’daki İmam Hatip Gençlik Buluşması’nda yaptığı konuşmasından.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sözlerin benzerlerini, daha derinlemesine ve geniş analizlere yardımcı olabilecek ifadelerin yüzlercesi arşivlerde. Ama bu ikisi bizim için yeterli. Çünkü bu iki isim </span><i><span style="font-weight: 400;">dava’nın (!) </span></i><span style="font-weight: 400;">lokomotifi. Ve söylediklerinde de </span><i><span style="font-weight: 400;">dine dayalı bir sistem </span></i><span style="font-weight: 400;">hedefi açıkça görünüyor.</span></p>
<h2><b>Kurultaya yeniden bakmak</b></h2>
<p><b><i>“İmam hatiplerdeki kayıp çocuklar”</i></b><span style="font-weight: 400;">da Hayrettin Karaman’ın </span><i><span style="font-weight: 400;">“bedenin büyümesi fakat </span></i><span style="font-weight: 400;">(imam hatip) </span><i><span style="font-weight: 400;">ruhun küçülmesi” ile </span></i><span style="font-weight: 400;">Nurullah Genç’in, </span><i><span style="font-weight: 400;">Batı medeniyeti karşısında yenilen imam hatipli </span></i><span style="font-weight: 400;">şikâyeti vardı. Niçin sorusu kafamı tırmaladı. Onun için biraz daha içeri girdim. Baktım ki aslında ciddi bir endişeleri vardı. İşler istedikleri gibi yürümüyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önder kurultaylarının bir özelliği var. </span><i><span style="font-weight: 400;">Başlangıçta yılın şiarı </span></i><span style="font-weight: 400;">diyerek tutulacak yolu, ilkeyi belirliyorlar ve konuşmalar da ona göre oluyor. 2024-2025 yılının </span><i><span style="font-weight: 400;">şiarı “sadakat”</span></i><span style="font-weight: 400;"> geçen sene </span><i><span style="font-weight: 400;">“nitelikli gelecek”,</span></i><span style="font-weight: 400;"> önceki </span><i><span style="font-weight: 400;">“ahde vefa”, ondan önceki yani 2021 “adalet ve merhametle”. </span></i><span style="font-weight: 400;">İlk bakışta çok güçlü kavramlar. Gayet masum da. İtiraz hiç mümkün değil. Ama dedik ya içine girmek gerekiyor. O zaman biraz daha farklı bakmaya başlıyorsunuz. İdeolojinin çok öne çıktığı görünüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir kere yıl boyunca takip edilecek yol belirlenirken hedefe giderken eksiklikleri tamamlamak için düşünülür değil mi? Hedef belli, davayı gerçekleştirmek. Yani </span><i><span style="font-weight: 400;">ülkeyi Müslüman bir nizama kavuşturmak</span></i><span style="font-weight: 400;">. Bunun için gerekli olanları ortaya koyuyorlar. </span><i><span style="font-weight: 400;">Ahde vefa ile nitelikli bir gelecek</span></i><span style="font-weight: 400;"> kurabilirsiniz diyorlar. Ama anlaşılan yetmemiş olmalı ki </span><i><span style="font-weight: 400;">sadakati de </span></i><span style="font-weight: 400;">bu yıl belirlemişler. Adalet diyorlar, merhamet diyorlar. Peki, var mı? Sadece Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi bile olmadığını gösteriyor. </span><b>Ve eksikliklerinin artarak devam ettiği görünüyor.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artar elbette. Çocuklar daha ortaokuldan itibaren ele alınıyorlar. Fakat çocuklar masum ve adiller. Olanı görüyorlar. İçinde yaşıyorlar.</span></p>
<h2><b><i>“Şiar”lardaki </i></b><b>çağrılar</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Şiarlar, ilk bakışta, üslubuyla da etkileyici gibi görünüyor. Ama </span><i><span style="font-weight: 400;">içine girdiğinizde </span></i><span style="font-weight: 400;">hiç de öyle değil. 2021 şiarından: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Zamanın Habilleri, kardeşleri(!) tarafından önce kamusal alandan kovuldu. Bin yıla yayılması planlanan zulmün katsayıları dayanılmaz oldu. İmam hatip liselerinin yarım asrı aşan adalet arayışı nihayet son buldu …  Zalimin zulmünden kurtulan zaman artık seninledir.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kardeşliği reddeden bu ifadelerdeki </span><i><span style="font-weight: 400;">zalim</span></i><span style="font-weight: 400;"> kim? 21’inci yüzyılda Türkiye’yi yönetenlerden öncekiler olduğu açık değil mi? Başka bir açıdan bakınca artık Habil ve kabillerin yer değiştirdiği görülüyor değil mi? Ve en önemlisi tarihiyle ve milletliyle kavga eden bu cümleyi içselleştirmiş bir gönül, gelecekte, </span><i><span style="font-weight: 400;">adil ve merhametli olabilir mi?</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela 2022’deki </span><i><span style="font-weight: 400;">“Vefâ mayası tutmayınca insan, boğuldu isyan girdaplarında. Bidayette verilen yemin bozulunca, renkler mahiyetini kaybedip grileşti. Albümlerden maziye bakan gözlerde, devasa yükler bir tüy misali hafifledi …</span></i> <i><span style="font-weight: 400;">Söz veriyoruz: </span></i><b><i>Makam nâmına, dünyalık adına, şöhret ve unvan yolunda bozmayacağız yeminlerimizi </i></b><i><span style="font-weight: 400;">…” </span></i><span style="font-weight: 400;">Tam da</span> <span style="font-weight: 400;">Karaman’ın </span><i><span style="font-weight: 400;">büyüyen gövde küçülen ruh </span></i><span style="font-weight: 400;">şikâyetini anlatıyor ama Karaman’dan iki yıl önce.</span></p>
<h2><b>Gidişat hep kötüye</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine 2022’deki çağrı manidar; “</span><b><i>Hep namlunun ucunda olanlara desteğimizle</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> / </span></i><b><i>Halel getirmeden mekteplerimizin izzetine</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> // İhanet fırtınalarının dev dalgalarıyla dövmeye cüret edecekler kıyılarımızı / İşte o vakit sakın ola ye’se düşme! // </span></i><b><i>Dönelim gel yine tertemiz mazimize!</i></b><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Dava’nın </span></i><span style="font-weight: 400;">(!) gidişatında sapma olduğu ne kadar açık? </span><i><span style="font-weight: 400;">Zamanı </span></i><span style="font-weight: 400;">yönetenlere destekte de problemi ortaya koyuyor değil mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2023 şiarında da </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ey mazinin hayali, ânın şahidi, âtinin ÖNDERİ” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">Ânı </span></i><span style="font-weight: 400;">anlatırken de </span><i><span style="font-weight: 400;">“Nisyan ile matuf olan beşer, bırakıp azmi elinden düşünce hazzın girdabına, zulüm gölgeledi cihanı, gözyaşı suladı çorak toprağı; Ta ki maziyi tutup, vefayı kuşanan, ahde sadık yiğitler mührünü vuruncaya kadar zamana” </span></i><span style="font-weight: 400;">ifadeleri var. </span><i><span style="font-weight: 400;">Hazzın girdabına düşen ânı yaşayanlar </span></i><span style="font-weight: 400;">korkusu burada da görünüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2024 </span><i><span style="font-weight: 400;">şiarında </span></i><span style="font-weight: 400;">sertleşme başlıyor. Sadakatte zayıflayanlara, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Veyl </span></i><span style="font-weight: 400;">(yazıklar) </span><i><span style="font-weight: 400;">olsun onlara ki” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor. Sonra sırasıyla </span><i><span style="font-weight: 400;">sabır, metanet ve teslimiyet, cehd </span></i><span style="font-weight: 400;">(gayret) ile</span><i><span style="font-weight: 400;"> feth</span></i><span style="font-weight: 400;"> var. (Feth, fetih mi yoksa üstün anlamına gelen fetha mı tam anlaşılamıyor. Metnin içinde ikisi de uyuyor).</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Ey batıla veyl edip sabrı ve sebâtı kuşanan … davamızın ÖNDERLERİ … Asırlardan bu yana süregelen şanlı mücadelemize sadık kalmak, devraldığımız şerefli bayrağı yarınlarımıza taşımak asli vazifemizdir… diline, mezhebine, ırkına bakmadan her bir Müslümanı kardeş bileceğiz.</span></i> <i><span style="font-weight: 400;">Irkçılığı ve düşmanlığı ayaklarımızın altında ezeceğiz… Sadakatimizi sürdüreceğiz imam hatip davasını yaşayan bilince … Hayallerimize sadık kalacak ve yeni bir dünya inşa edeceğiz … Süflî esintilere kurban olmayacak, ayaklarımızı sabit kılacağız.”</span></i></p>
<h2><b>İdeolojinin prangasındaki Türk çocukları</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Seslendiklerinin tamamı da Türk çocukları. Fakat şiarımız dedikleri bildirilerde tamamen Arap kültürü ve tarihi hâkim. Kimlik bunalımında olduklarını düşünmek çok da yanlış olmaz. Dolayısıyla hakikatle savaşan ideolojik baskı altında eziliyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O çocuklar toplumdan soyutlanarak da yaşamıyorlar. Mahalledeki komşusunda, top oynadığı arkadaşında, sırrını paylaştığı dostunda ya da içini kıpır kıpır ettiren ilk aşkında kendisine sağlanan imkanların olmadığını da görüyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık bilgiye çok çabuk ulaşabiliyor. O bilgiler kendisine söylenenlerin hayat bulmadığını da anlatıyor. İdeolojik kalıplar içindeyken hakikate karşı sorumluluk hissetmediklerini mi düşünmeliyiz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sadece başka okullarda ya da diğer mahallelerde de değil, kendi kapalı gettolarında bile ayrıcalıklı bir yaşamın olduğunu fark etmiyorlar mı dersiniz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kadar ayrıcalıklı yaşamda adaletin yokluğu onları rahatsız etmiyor mu sanıyorsunuz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düşman dediğiniz medeniyetin ürettiği bilgiyi kullanarak düşmanlığın tahkim edilmeye çalışıldığındaki tezatı sorgulamıyorlar mı acaba? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette fark ediyorlar, elbette rahatsızlar, elbette düşünüyorlar ve elbette sorguluyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 Eğitim Vizyonunu açıklarken, </span><i><span style="font-weight: 400;">“(…) eğitimde bir yanlış yapıldığında nesiller, asırlar kaybedilir. Bunun için attığımız her adımı dikkatle hesaplamak, düşünmek, tartmak, analiz etmek ve ondan sonra hayata geçirmek zorundayız</span></i><i><span style="font-weight: 400;">” </span></i><span style="font-weight: 400;">demişti. Kaybettiklerimiz artık çok görünür hâle geldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık çocukları rahat bırakma zamanıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devam edecek…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/">Siyasal İslamcı siyasette ideolojik çöküş 4</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/siyasal-islamci-siyasette-ideolojik-cokus-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 2</title>
		<link>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Oct 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dincilik]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48341&#038;preview=true&#038;preview_id=48341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Unutulmamalı ki etnik unsurlar milletten sayılırlar. Devletin kuruluşunda ve bugünkü Anayasa’mızda milletin her bir bireyi eşit hâle getirilmiştir. Bireylerin eşitliği, toplumun gücünü ve güçlülüğünü en üst düzeye çıkarmaktadır. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/">İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%202" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%202" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%202" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%202" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2%2F&#038;title=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%202" data-a2a-url="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/" data-a2a-title="İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 2"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">İlk yazıda Türk Milleti’nin dikkatinden kaçırılan ideolojik kavganın bir cephesini yazdım. Lübnan örneği üzerinden dinî grup ve cemaatlerin egemenlik paylaşımına örnek vermiştim. Bu yazıda ise batıya bakacağım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazmaya başlarken Amin Maalouf ile yapılan söyleşi dikkatimi çekmişti. Bu söyleşiyi seyrederken Nilgün Cerrahoğlu’nun İspanya’yı anlattığı yazıları aklıma geldi. Cumhuriyet Gazetesi arşivine girerek 2013 Ocak ve Şubat aylarındaki yazıları tekrar okudum.</span></p>
<h2><b>Endülüs’te yaşananlar… </b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Niçin İspanya dediğinizi duyar gibiyim. İspanya, egemenlik yapısı itibarıyla özel bir örnek. </span><i><span style="font-weight: 400;">1978 Anayasası İspanya’yı oluşturan etnik grupların ve bölgelerin özerkliğini … 17 bölgeden her birinin kendisine ait özerklik yasası bulunmaktadır. Bölgelerin kendi parlamento ve yürütme organları vardır. Resmî dil Castellano (İspanyolca) olmakla birlikte, özerk yönetimlerde ikinci bir resmî dil de kabul edilebilmekte ve bu yönetimler ulusal bayrak yanında kendi bölgesel bayraklarını da kullanabilmektedir.</span></i><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Bu bilgiler Dışişleri Bakanlığı’mızın internet sitesinden.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cerrahoğlu, Sosyalist düşünür Fernando Savater’le röportaj yapmış. Savater, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Özerklikler problem haline geldi.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor. Ve ekliyor, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bugün İspanya’nın 17 özerk bölgesinde 17 tedrisat var. Her bölgenin tedrisatı ayrı. Bazı bölgelerde </span></i><span style="font-weight: 400;">‘resmi dil İspanyolca’ </span><i><span style="font-weight: 400;">ile eğitim yapılamıyor. Avrupa’da başka böyle bir ülke yok. Hedef 17 devlet yaratmak değildi. Biz yalnızca daha iyi bir yönetim istiyorduk. Özerklikten çıkarılan dersle bugün söylenecek şey, bazı yetkilerin geri alınmasıdır.</span></i><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Savater, “Biz solda belli bir kesim&#8230; (iç savaş öncesindeki) Cumhuriyetçiler evet, demokratik, çoğulcu bir İspanya’yı savunuyorlardı ancak savundukları İspanya</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span><i><span style="font-weight: 400;">‘bir İspanya’</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span><i><span style="font-weight: 400;">idi; ‘50 İspanya’</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span><i><span style="font-weight: 400;">değil … Demokratik 1978 anayasasında da ‘bölgesel dillere saygı duyacağız’ ifadesi kullanılırken aynı tutum yansıtılıyor. Ancak bu yapılırken kimse ortak dilin yok edileceğini varsaymamıştı&#8230;”</span></i><span style="font-weight: 400;"> yine ekliyor: </span><b><i>“ortak aidiyeti yitirdik.</i></b><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cerrahoğlu soruyor, “Yani kopma tehdidi var, öyle mi?” Savater’in cevabı, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ee var tabii. Yakın dönemde olmasa dahi var!</span></i><i><span style="font-weight: 400;">”. </span></i><span style="font-weight: 400;">(Bu röportajın tarihi Şubat 2013. Katalonya, 2017 Ekim’inde kayıtlı seçmenin %43’üyle bir referandum yapıyor ve bağımsızlık kararı alıyor. Referandum, İspanyol Anayasa Mahkemesi’ne rağmen yapılıyor. Ve Katalan Parlamentosu tek taraflı bağımsızlık ilan ediyor. O dönemin Katalan lideri kaçıyor. Hakkında tutuklama kararı var.)</span></p>
<h2><b>Başka benzerlikler de var</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">İspanya anlatılırken bazı hususlar çok tanıdık geliyor. Acı acı gülümsetiyor da. Mesela popülizm o kadar baskın ki, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Hiçbir yolcunun olmadığı, kervan geçmez yerlere hızlı tren istasyonu yapıyorlar. Uçakların inmediği kuş uçmaz yerlere havaalanı konduruyorlar. Profesör ya da öğrencinin bulunmadığı, beş bin nüfuslu kente üniversite yapıyorlar. Milyarlar havaya gidiyor. Niye? </span></i><span style="font-weight: 400;">‘</span><i><span style="font-weight: 400;">O özerk bölgede var. Bende de olacak!’ deniyor. Mantık bu.</span></i><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Bu ifadeler de Fernando Savater’e ait. Bu tarihte İspanya ağır bir ekonomik krizin içinde. Tıpkı bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır kriz gibi. Tercih edilen kararların ağır yükünü Türk Milleti ödüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Savater çözüm için, </span><i><span style="font-weight: 400;">“‘Ayrılıkçılığa destek gericiliktir …</span></i> <i><span style="font-weight: 400;">sağ-sol şablonundan çıkıp, ilericiliği, gericiliği konuşmak lazım.” </span></i><span style="font-weight: 400;">öneriyor</span><i><span style="font-weight: 400;">. İlericiliği de “Sanırım son kertede ilericilik, Aydınlanma ideallerinin uyarlaması oluyor. Aydınlanma, eğitimdir ve bu tabii laikliktir. Bu, fırsat eşitliği arayışı da demektir</span></i><i><span style="font-weight: 400;">.” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor.</span> <span style="font-weight: 400;">(Fırsat eşitliği üzerinde duracağımız önemli bir husus. Ele alacağız. H.P)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Nilgün Cerrahoğlu çok yakından tanıdığı İspanya’da, “’Demokratikleşmenin olmazsa olmazı’ sayılan yerelleşme ve yerinden yöneti</span></i><span style="font-weight: 400;">mler, </span><i><span style="font-weight: 400;">‘egoizmi beslediği’, ‘eşitlik’ ve de ‘dayanışma’ duygularını zedelediği için neredeyse bugün demokrasinin düşmanı sayılmaya başla</span></i><span style="font-weight: 400;">mış…” diye yazdığı tarih 2013. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">O günlerde İspanya’da ağır bir egemenlik krizi yaşanıyor. </span></i><span style="font-weight: 400;">Bugünden tam 11 yıl önce. Daha Türkiye’de tek adam sistemi yokken, 15 Temmuz ihaneti olmamışken ve sığınmacılar problemi, Kur Korumalı Mevduat faizleri kanımızı emmeye başlamamışken… </span></p>
<h2><b>İttihad-ı anasır böler</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">İlk yazıda, Lübnan üzerinden dinî grupların ayrılığının ne kadar derin olduğunu yazmıştık. Bugün de İspanya örneği üzerinden etnik unsurların ayrılığının ne kadar tehlikeli olduğunu ortaya koymaya çalıştık. </span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-weight: 400;">Unutulmamalı ki etnik unsurlar milletten sayılırlar. Devletin kuruluşunda ve bugünkü Anayasa’mızda milletin her bir bireyi eşit hâle getirilmiştir. Bireylerin eşitliği, toplumun gücünü ve güçlülüğünü en üst düzeye çıkarmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Grupların/unsurların eşitliği (!) ister dinî olsun ister etnik, ayrılığı, hatta kavgayı getirir. Çünkü bu eşitlik değildir. Egemenliğin ya da menfaatlerin gruplara paylaştırılması, daha doğrusu dağıtılması, demektir. Bu da millet menfaati yerine grup menfaatini öne çıkarır. Daha güçlü veya iktidarla ilişkisi daha iyi olan daha çok alacaktır. Çıkar paylaşımındaki rekabet kıyıcıdır. Devamlı rakipten güçlü olmayı yahut rakibi zayıflatmayı gerektirir. Bu durum toplumun gücünü git gide azaltır. Ve hatta, yok eder.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk halkının dikkatinden kaçırılan kavganın diğer cephesi de budur…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devam edecek…</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/">İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 2</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 1</title>
		<link>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Amin maloof]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Paksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48321&#038;preview=true&#038;preview_id=48321</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye ve Türk Milleti yeni bir yol ayrımına yaklaşıyor. Artık yönetime bir şey demenin anlamı pek kalmadı. Alternatif olma iddiasındakilerin farklılaşması gerekiyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/">İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%201" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%201" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%201" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1%2F&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%201" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fislamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1%2F&#038;title=%C4%B0slamc%C4%B1%20siyasetteki%20ideolojik%20%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F%201" data-a2a-url="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/" data-a2a-title="İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 1"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, 21’inci yüzyılı yaklaşık </span><i><span style="font-weight: 400;">“200 yıllık yönetim tartışmasıyla </span></i><span style="font-weight: 400;">(!)</span><i><span style="font-weight: 400;">” </span></i><span style="font-weight: 400;">geçirdi. Tartışma (!) hâlen de devam ediyor. Ama örtülü bir tartışma bu. Yirmi iki yıldır iktidarını sürdürenler, bu örtülü tartışmayı ideolojik hedefleri için yapıyorlar. En önemlisi de tarihle hesaplaşma şeklinde gerçekleşiyor. Ama elbette kazanan kendileri de değil. Ve olamayacak da. Bunun iki sebebi var. Birincisi tarihle hesaplaşılmaz, ikincisi dayandıkları ideolojileri hakikate aykırı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu </span><i><span style="font-weight: 400;">yönetim tartışmasından</span></i><span style="font-weight: 400;"> halkın pek haberi de yok. Olmaması da normal çünkü hem saklıyorlar hem de halkın ilgi sahasında değil. Dinin de örtü olarak kullanılması halkın anlamasını önlüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun için anayasa tartışmaları devam ediyor. Habire yeni bir anayasa yapmaktan bahsediyorlar. Şimdiye kadar söyledikleri birçok şeyden vazgeçmiş gibi görünüyorlar. Mesela cumhurbaşkanı “Anayasa’nın ilk dört maddesiyle ilgili tartışma yok” dedi. Buna benzer açıklamaları AKP sözcüsü Ömer Çelik de yaptı. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum bunlara </span><i><span style="font-weight: 400;">vatandaşlık tanımını</span></i><span style="font-weight: 400;"> da ekledi. Vaz mı geçtiler? Kanaatim o ki vazgeçmediler. Bu açıklamalar inandırıcı mı? Elbette değil. Yirmi iki yıldır tam tersi söylenegeldi. Zaman zaman da tekrar ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, bu tartışmanın aslı nedir? Tek cümleyle, millet kavramına yüklenen anlam farklılığı denebilir. Türk Milleti’ne inanmıyorlar. İnanmıyorlar ancak yenemeyeceklerini de anladılar. Fakat durdukları anda düşeceklerini de çok iyi biliyorlar. Ve daha da gizlenerek yollarına devam ediyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye ve Türk Milleti yeni bir yol ayrımına yaklaşıyor. Artık yönetime bir şey demenin anlamı pek kalmadı. Alternatif olma iddiasındakilerin farklılaşması gerekiyor.</span></p>
<h2><b>Lübnan örneği dikkat çeker mi?</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz günlerde bir dostumun gönderdiği kısa video ilgimi çekti. İnternette uzun söyleşiyi bulup seyrettim. Gazeteci Kürşat Oğuz, Amin Maalouf’la Habertürk için konuşmuştu. Tarihi de 19 Ağustos 2020. Söyleşi, Habertürk TV YouTube kanalında var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Amin Maalouf, Beyrut doğumlu bir Hristiyan. Fransız vatandaşı ve Fransa’da yaşayan dünyaca ünlü bir yazar. Kürşat Oğuz’la Lübnan’ı konuştular.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Lübnan, 1975’ten 1990’a kadar iç savaş yaşadı. Savaş, farklı dinler ve gruplar arasında oldu. Çözüm de bu farklı din ve grupların egemenliği paylaşmasıyla bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sohbet, Lübnan Limanı’ndaki büyük patlama ile başlıyor ve Kürşat Oğuz: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Lübnan’daki bu yozlaşmanın sebebi nedir?” </span></i><span style="font-weight: 400;">diye soruyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cumhurbaşkanı Maruni, başbakan Müslüman, meclis başkanı Şii, vekil sayıları cemaatlere göre kotalara ayrılmış.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Ama bu yöntem gerçekten çözüm olmuş mu? </span><i><span style="font-weight: 400;">Bu yapı yürüyor mu?</span></i><span style="font-weight: 400;"> Onu Maaluof açıklıyor.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Bunun demokrasinin bir tanımı olduğunu düşünmüyorum. Bu mevkilerin ve görevlerin dinî aidiyetlere göre dağıtıldığı sistem. Yirmiden fazla cemaat var. Ülke bir anda cemaat liderlerinin koalisyonuna dönüştü. Bir yere adam alınırken artık yeteneğe ve liyakate değil, o kişinin hangi cemaate bağlı olduğuna bakılıyor.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ardından gelen, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Ve her topluluk yabancı bir hamiye sahip.” </span></i><span style="font-weight: 400;">cümlesi önemli ama hemen sonrasındaki </span><i><span style="font-weight: 400;">“Her cemaati bir millet sayarsanız o zaman her cemaat de kendisine bölgesel ve küresel bir müttefik arar.” </span></i><span style="font-weight: 400;">ifadesi daha düşündürücü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yozlaşmayı büyüten de </span><i><span style="font-weight: 400;">“Yıllardır bu ülkeyi </span></i><span style="font-weight: 400;">(Lübnan H.P)</span><i><span style="font-weight: 400;"> yeteneksizlik, yozlaşma, rüşvet ve sorumsuzluk yönetiyor.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor ve ekliyor: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hiçbir yanlışın bedeli ödenmediği gibi yanlış olduğu da kabul edilmiyor”. </span></i><span style="font-weight: 400;">Sonuç ise ağır. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Yurttaş bilincinin olmadığı, ahlaki saygınlığın kalmadığı bir ülke”.</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalouf’tan, bugün bize çok tanıdık gelen başka cümleler de var: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Dünyadaki birçok anahtar sektörlerde, şirketlerde laboratuvarlarda Lübnanlıları görebilirsiniz. Avrupa’da Amerika’da Avusturalya’da çalışıyorlar. Kendi ülkelerinde de yapabilirlerdi. Ama doğdukları yerde ülkenin sosyal, siyasi ve ekonomik şartları çok bozuldu. Ve onlar dünyanın her yerine kaçmak zorunda kaldılar.”</span></i></p>
<h2><b>Ortadoğu’daki şartlar</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Lübnan ve Suriye’nin, Birinci Dünya Savaşı’dan sonra Fransız mandasında kaldığını da göz önünde tutarak değerlendirmek gerekir. Bugün yaşadıklarını bu açıdan da bakarak değerlendirmek gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erzurum ve Sivas kongrelerinden dünyaya ilan edilen </span><i><span style="font-weight: 400;">“Manda ve himaye kabul edilemez”</span></i><span style="font-weight: 400;"> kararının ne kadar kıymetli olduğu bir kere daha ortaya çıkıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürşat Oğuz, Amin Maalouf’a Atatürk’ü de soruyor. Yazarın dedesi, Atatürk’e olan hayranlığıyla kızına Kemal ismini koymuş. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalouf, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Tarihsel bir figür olarak Atatürk’ün hayranlık duyulacak pek çok özelliği var. Ama bir tanesi çok önemli. Birinci Dünya Savaşı’nı sonlandıran barış antlaşmasının ertesi günü bu antlaşmanın dünyanın pek çok bölgesinde çözümden çok çatışma yarattığı ortaya çıktı. Türkiye üzerinde de yabancı ülkelerin paylaşma planları vardı. Atatürk, hayır dedi. Karar verdiğiniz şeyi ben reddediyorum dedi. Sevr’in ve başka şehirlerin salonlarında karar alanlar ilk kez boyun eğmek zorunda kaldılar. Eğer birinin meşru bir sebebi ve hayır diyecek ahlaki cesareti varsa kazanır. Beni ve muhtemelen dedemi etkileyen budur”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ahlaki cesaret, savaşırken de savaş sonrasında da devam etmişti. Ve bu ahlaki cesaretin sahipleri Osmanlı Devleti’nin </span><i><span style="font-weight: 400;">“müessisi (kurucusu) ve sahibi hakikisi Türk Milleti</span></i><span style="font-weight: 400;"> (307 Sayılı TBMM Kararı)</span><i><span style="font-weight: 400;"> … yeni ve yerine millî bir Türkiye devleti </span></i><span style="font-weight: 400;">(308 Sayılı TBMM Kararı)</span><i><span style="font-weight: 400;"> kaim olmuştur” </span></i><span style="font-weight: 400;">der. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kurulan bu devlette dini grupların hepsi de ortadan kaldırıldı. İnsanlar dinlerini, rahatça ve kendileri olarak yaşamaya başladılar. Ve en önemlisi de din egemenlik sahasından ve iktidar yarışından çıkarıldı. Din kazanmıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşte Türk halkının dikkatinden kaçırılan kavganın bir cephesi bu…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yazı devam edecek…(Yazının ikinci bölümü 02.10.2024 Çarşamba günü yayınlanacaktır.)</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/">İslamcı siyasetteki ideolojik çöküş 1</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/islamci-siyasetteki-ideolojik-cokus-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasal İslam</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2024 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[sekülerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48026&#038;preview=true&#038;preview_id=48026</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab">Siyasal İslam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasal%20%C4%B0slam" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Funtitled-2%2F%23new_tab&#038;title=Siyasal%20%C4%B0slam" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab" data-a2a-title="Siyasal İslam"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab">Siyasal İslam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/untitled-2/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslamcı zenginlerin gösteriş takıntısı</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyzullah Eroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Aug 2024 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gösteriş]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[lüks]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47931</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab">İslamcı zenginlerin gösteriş takıntısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fislamci-zenginlerin-gosteris-takintisi%2F%23new_tab&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20zenginlerin%20g%C3%B6steri%C5%9F%20tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fislamci-zenginlerin-gosteris-takintisi%2F%23new_tab&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20zenginlerin%20g%C3%B6steri%C5%9F%20tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fislamci-zenginlerin-gosteris-takintisi%2F%23new_tab&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20zenginlerin%20g%C3%B6steri%C5%9F%20tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fislamci-zenginlerin-gosteris-takintisi%2F%23new_tab&amp;linkname=%C4%B0slamc%C4%B1%20zenginlerin%20g%C3%B6steri%C5%9F%20tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fislamci-zenginlerin-gosteris-takintisi%2F%23new_tab&#038;title=%C4%B0slamc%C4%B1%20zenginlerin%20g%C3%B6steri%C5%9F%20tak%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab" data-a2a-title="İslamcı zenginlerin gösteriş takıntısı"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab">İslamcı zenginlerin gösteriş takıntısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/islamci-zenginlerin-gosteris-takintisi/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasi okumalar: 2025-2050</title>
		<link>https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab</link>
					<comments>https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali Koray]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jul 2024 16:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MISAK]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47701&#038;preview=true&#038;preview_id=47701</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab">Siyasi okumalar: 2025-2050</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsiyasi-okumalar-2025-2050%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasi%20okumalar%3A%202025-2050" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsiyasi-okumalar-2025-2050%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasi%20okumalar%3A%202025-2050" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsiyasi-okumalar-2025-2050%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasi%20okumalar%3A%202025-2050" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsiyasi-okumalar-2025-2050%2F%23new_tab&amp;linkname=Siyasi%20okumalar%3A%202025-2050" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmisak%2Fsiyasi-okumalar-2025-2050%2F%23new_tab&#038;title=Siyasi%20okumalar%3A%202025-2050" data-a2a-url="https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab" data-a2a-title="Siyasi okumalar: 2025-2050"></a></p><p><a href="https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab">Siyasi okumalar: 2025-2050</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/misak/siyasi-okumalar-2025-2050/#new_tab/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papağan yetiştiriyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jul 2023 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur tunalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=44328&#038;preview=true&#038;preview_id=44328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Âh o din nerde, o azmin, o sebâtın dîni;<br />
O yerin gökten inen dîni, hayâtın dîni?<br />
Bu nasıl dar, ne kadar basmakalıp bir görenek?<br />
Müslümanlık mı dedin? ... Tövbeler olsun, ne demek!</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/">Papağan yetiştiriyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapagan-yetistiriyoruz%2F&amp;linkname=Papa%C4%9Fan%20yeti%C5%9Ftiriyoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapagan-yetistiriyoruz%2F&amp;linkname=Papa%C4%9Fan%20yeti%C5%9Ftiriyoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapagan-yetistiriyoruz%2F&amp;linkname=Papa%C4%9Fan%20yeti%C5%9Ftiriyoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapagan-yetistiriyoruz%2F&amp;linkname=Papa%C4%9Fan%20yeti%C5%9Ftiriyoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapagan-yetistiriyoruz%2F&#038;title=Papa%C4%9Fan%20yeti%C5%9Ftiriyoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/" data-a2a-title="Papağan yetiştiriyoruz"></a></p><p>Ölümünden sonra <b>Rasim Özdenören</b>’in romanı <i>Gül Yetiştiren Adam</i>’dan sıkça bahsedildiğini görüyorum. Bizim <i>Türk Edebiyatı Dergisi</i>’nin son sayısında da vardı. Böyle bahsedilmeler de edebî değerden çok içine düştüğümüz çarkın işleyişiyle ilgili. O ayrı. Ben bu romanın adından çağrışımla halimizi düşündüm. <b>Rasim Bey</b> hayatta olsa, eski günlerdeki gibi konuşsak, “<i>Hayır Abi biz papağan yetiştiriyoruz</i>” demek isterdim.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet papağanlık en yüksek değer haline geldi. Anlamadan ezber kutsaması her alana yayıldı. Dine, Kur’an’a bakışımızda bu anlamadan kabul vardı. Şimdi tek değer haline gelme yolunda teşvik ediliyor. Tek başına Kur’an Kursları furyasından bahsetmiyorum. Neredeyse temel eğitim politikası gibi uygulanan bir düşünce düşmanlığı var. Bütün hayatımıza yayılan slogancılığın “</span><i><span style="font-weight: 400;">ya yuh ya alkış</span></i><span style="font-weight: 400;">”ı, düşünceyi kovan bir dayatma halinde boğazımızı sıkıyor.</span></p>
<h2><b>Geçmez zelzele</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Başımıza getirdiğimiz bir zelzeledir. Zelzele uzun sürmez. Bizde yıllar yılıdır bu sarsıntının devam etmesi şaşırtıcıdır. Yaşadığımız zelzeleyse tabiata da terstir diyecekle bu bakımdan haklıdırlar. Sıkça, uğradığımız bir hipnozdan bahsediyorum ya, bu da bir göstergesidir. Biraz geri çekilip bakabilenler için dehşetle eşdeğer bir durumdur. Kanıksayanlar, herhalde toprağın normal hareketi bu devamlı sallanmadır diyenler günden güne artıyor. Her türlü yıkım normalleşiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapacak bir şey yok duygusu yerleşiyor. Yaşadıklarımızı tabiat hadisesi gibi görenler, perdenin önünde arkasında oynayanları masum ve masun(dokunulmaz) saymaya nasıl oluyorsa devam ediyorlar. Olanlara kimimiz felaket diyor, kimimiz iğne kendine batınca sövüyor sayıyor ve amigonun sesinden duyulan ezberle “</span><i><span style="font-weight: 400;">lânet dış güçler</span></i><span style="font-weight: 400;">” feryadına sarılmaya alıştırılıyor, kimimiz toptan bir kabulle “</span><i><span style="font-weight: 400;">Allahtan geldi</span></i><span style="font-weight: 400;">” deyip boyun eğiyor. Sarsıntıyı yaşatan insan eli, bulandırdığı suda balık avlamaya, yapacağını yapmaya devam ediyor. Biz de boğulmaya, soyulmaya devam ediyoruz.</span></p>
<h2><b>İllüzyonlar diyarı </b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Soyut ifadelerle anlatmaya mecbur kaldığımız durum tam da böyledir. Hayatın apaçık gerçekliği, gece ve gündüz kadar açıkken bizi masalsız masallara itebilenler büyük zekâlar olsalar şaşırmam.  Küçük akıllı kurnazlar elinde koca milletin oyuncak edilmesine yanıyorum. </span></p>
<p><b>Fetullah Gülen</b><span style="font-weight: 400;"> örneğini gördük. Daha dün </span><i><span style="font-weight: 400;">Menzil</span></i><span style="font-weight: 400;">’de neler yaşandığını gördük. Şeyh babalarının ölümünden sonra üç oğul, üç ayrı camide şeyhlik edecekmiş. Amca da başka bir baş olacakmış. Yapacakları işlere bakın diliniz tutulur: Dördü de daha önce verilen tövbeleri iptal etmişler. Yeniden isteyeceklermiş. Allah Allah! Bu nasıl iş?  Hıristiyanlığın tekli günah çıkarmasını, toplu günah çıkarma seanslarına dönüştürmek gibi bir şey. Şirketlerin ceoları kimler olacak belli değil. Saymaya sıkılacağım, utanacağım daha neler… Ve bunun adı da din ve dindarlık. </span></p>
<h2><b>Böylesi yaşanmadı</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle böyle ne olsa şaşılmayacak bir ortama düştük. Kanunlar, kurallar yine bir yerlerde yazılı duruyor. Uygulanmıyor ve istendiğinde hükümsüz hale gelmesi haber bile olmuyor. Oyunun kuralları değişti diyebilsek, doğrusuyla yanlışıyla bu da bir ölçülülüktür. O da yok. Bu yaz-boz düzeninde başka bir toptancılık geldi. Akşamdan sabaha değişmeyecek kural kalmadı. Kriz devamlı hale geldi ve kargaşa, belirsizlik, öngörülemezlik kural oldu. Her an her şey değişebilir.  “</span><i><span style="font-weight: 400;">Eskiden de yanlışlar, eksikler, usulsüzlükler olurdu..”</span></i><span style="font-weight: 400;"> deyip geçemeyiz. Böylesi hiç yaşanmadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Olanı görmüyoruz, göreceğiz. Gözümüze baka baka bir ters inkılâba girişildi. Siyaset etme kültürü değişti diyemiyorum. Dinden geçinen dindışılıkla kültürsüzlük kutsallaştı. Nasıl bir kutsallıksa… Yarının araştırıcıları, sosyologları tarihin benzerini az gördüğü bir toplum ve siyaset mühendisliğinin kurgusunu analiz edecekler.</span></p>
<h2><b>Din mi dediniz?</b></h2>
<p><b>Mehmed Âkif</b> <b>Ersoy</b><span style="font-weight: 400;"> büyük bir kafa. Büyük bir öncü, uyarıcı. Bu konularla çok uğraştı. Dini yapıların halkı bozması karşısında feryad etti. İyi ki bugünleri görmedi. Bozulmanın geldiği yeri görse neler derdi neler… Şiirlerini söylediğinde, kürsülerde konuştuğunda halkı uyutanlar rahatsız oldular. Medrese, cami ve dinden geçinenlerin merkezleri sesini duyurmamak için ne lazımsa yaptı. Dikkat edin </span><b>Âkif</b><span style="font-weight: 400;">’in İslamcılığı, dünün ve bugünün İslamcıları tarafından sevilmez. </span><b>Necip Fazıl</b><span style="font-weight: 400;">’dan </span><b>Fesli</b><span style="font-weight: 400;">’ye, </span><b>Rasim Özdenören</b><span style="font-weight: 400;">’e ve onları takip eden siyasilere kadar pek çoğu </span><b>Âkif</b><span style="font-weight: 400;"> hakkında neler neler dedi. </span></p>
<p><b>Mehmed Âkif, </b><span style="font-weight: 400;"> bu anlayışların dine uymadığı kanaatindedir. Feryâd ediyor:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Âh o din nerde, o azmin, o sebâtın dîni;</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">O yerin gökten inen dîni, hayâtın dîni?</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Bu nasıl dar, ne kadar basmakalıp bir görenek?</span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Müslümanlık mı dedin? &#8230; Tövbeler olsun, ne demek!</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok açık söyleyişleri var ki bugün söyleyeni hemen susturmaya kalkarlar. Bizim geçmişlerimiz için Kur’an okuma âdetimiz var. Düşününce fena bir şey olmadığı açık. Fakat öyle bir hale geldi ki artık abartmalarımızla o masum ve hatta güzel işi çığırından çıkardık. Anlamadan tekrarı, yüzünden okumayı, papağanlığı kutsallaştırdık. </span></p>
<h2><b>Bünye zayıf düşünce</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yıl önce böyle değildi. Çünkü dini yaşayış gelenek çizgileriyle devam ediyordu.  Gelenek görenekler bu şekilde tırpanlanmamış, bu darlık yaygınlaşmamıştı. </span><b>Prof. Dr. Mete Tunçay</b><span style="font-weight: 400;">’ın dediği gibi, &#8220;</span><i><span style="font-weight: 400;">IŞİD Müslümanlığı Osmanlı tarihinde hiçbir zaman yoktu. Bugün bazı İslamcıların gerçekleştirmek istedikleri şey eskiyi diriltmek değil, yeni bir şey icat etmek.&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;"> (Hürriyet&#8217;e verdiği mülakat, 10 Temmuz 2016) Bu çok önemli bir meseledir ve maalesef konuşmuyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yıl öncesine kadar yaşama kültürümüz kuvvetliydi. Bu anlayış egemen değildi. Egemen değildi ama egemen olma yolunda epeyce mesafe almıştı. Sade vatandaş üzerinde etkileri günden güne artıyordu. Yenileşme döneminin değişmelerine karşı durmak da onlara alan açıyordu. Önemli bir meseledir. Halkı kandırmak için okumuşlarla açılan arayı kullandılar. Böyle böyle semirdiler. </span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-weight: 400;">Söylemiştim, Cihan harbi ve devamında Türk İstiklâl Savaşı sırasında İngilizlerin ajanlarının yüzde doksanı bu dinden geçinenlerdi. O zaman devlet ve millet hayatı için en zayıf halka bunlardı. Bugün de onlar olduğunu </span><b>Fetullah</b><span style="font-weight: 400;"> örneğinde olsun görmemiz lazımdı, görmedik, anlamadık. Aldanmaya, aldatılmaya devam ediyoruz. Yoksa hala onlara prim verir miydik?  </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/">Papağan yetiştiriyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/papagan-yetistiriyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
