<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>umut hakkı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/umut-hakki/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/umut-hakki/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Sep 2025 18:06:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Umut hakkı</title>
		<link>https://millidusunce.com/umut-hakki/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/umut-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51331&#038;preview=true&#038;preview_id=51331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öcalan ve PKK’lılar suçlarının kefaretini ödemişler midir?  Islah olduklarına dair bir belirti var mıdır? Yani pişmanlık, keşke yapmasaydık, hata ettik gibi bir ifade ağızlarından çıkmış mıdır? </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/umut-hakki/">Umut hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fumut-hakki%2F&amp;linkname=Umut%20hakk%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fumut-hakki%2F&amp;linkname=Umut%20hakk%C4%B1" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fumut-hakki%2F&amp;linkname=Umut%20hakk%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fumut-hakki%2F&amp;linkname=Umut%20hakk%C4%B1" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fumut-hakki%2F&#038;title=Umut%20hakk%C4%B1" data-a2a-url="https://millidusunce.com/umut-hakki/" data-a2a-title="Umut hakkı"></a></p><p>Lütfen bir bakınız “umut hakkı” ne anlama kullanılıyor. Ne anlıyorsunuz umut hakkından? Öcalan’ın serbest bırakılmasını değil mi? Değil! (Gerçi kendi adadan çıkmak istemiyormuş.) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin “umut hakkı”ndan kastı salıvermek değil, mahkûmun cezasını gözden geçirmek, değerlendirmektir. Bu, tahliyeyle de sonuçlanabilir mahkûmiyete devamla da. Ne olursa olsun bunun kararını verecek olan yine hâkimlerdir veya yetkilendirilmiş idari kurumlardır. Siyasiler değil.</p>
<p>Tabii önce o umut hakkının kanunu lazım. Onu da çıkarıveririz. “Yok kanun, yap kanun.” Bu bizim tarihî sloganımız. Milletvekilleri itiraz ederse? Etmezler. Ne zaman etmişler ki! Çıkar dersin çıkarırlar. Çıkarma dersen de çıkarmazlar. Buna parti disiplini diyorlar.</p>
<p>Biraz daha yakından bakalım.</p>
<h2>Umut hakkı ne demek?</h2>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde, 2013’te görülen Vinter ve Diğerlerinin Birleşik Krallığa Karşı davasında, evvel emirde <em><strong>umut hakkının mahkûmun derhâl tahliyesi demek olmadığı</strong> </em>vurgulanıyor<em>.</em> Karara, Hâkim Power-Forde’un koyduğu bir mutabakat şerhi, daha sonraki kararların da dayanak noktası olmuş ve mesela 2017’de görülen Matiosaitis ve Diğerlerinin Litvanya’ya Karşı davasında da aynen kullanılmış. Oradan alıntılıyorum:</p>
<p><em>“En iğrenç ve vahim fiilleri işleyen, başkalarına tarifsiz acılar yaşatan kişiler bile temel insanlıklarını korurlar ve içlerinde değişme kapasitesini taşırlar. Hapis cezaları ne kadar uzun ve hak edilmiş olursa olsun, bir gün işledikleri <strong>yanlışların kefaretini ödeyebileceklerini</strong> (atonement) umut etme hakkını muhafaza ederler.” </em></p>
<p>Büyük Daire, gerekçeli Vinter kararında mahkûmiyetin <strong>ıslah</strong> (rehabilitation) maksadını da vurguluyor.</p>
<h2>Şartlar şartlar</h2>
<p>Sonuç:</p>
<p>Katil Vinter de katil Matiosaitis de iki kişi öldürmüş. Onun için ağırlaştırılmış müebbete mahkûm edilmişler.</p>
<p>Şimdi lütfen aşağıdaki sorulara cevap veriniz:</p>
<p>1. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Umut Hakkı, mahkûmun salıverilmesi mi demek; yoksa belirli bir süre sonra cezasının tekrar <strong>gözden geçirilmesi mi?</strong></p>
<p>2. Öcalan ve PKK’lılar suçlarının <strong>kefaretini</strong> ödemişler midir?</p>
<p>3. <strong>Islah</strong> olduklarına dair bir belirti var mıdır? Yani <strong>pişmanlık</strong>, keşke yapmasaydık, hata ettik gibi bir ifade ağızlarından çıkmış mıdır?</p>
<p>Okuyucularım bilir, siyah harf pek kullanmam. Ama yukarıda kullanmak geldi içimden! Lütfen bu seferlik beni mazur görünüz.</p>
<p>Öcalan umut hakkı talebiyle Türkiye aleyhine AİHM’de dava açmıştı. Mahkeme, 18.03.2014 tarihli kararında Türkiye’yi haksız buldu. Sebep, ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkûmunun cezasında bir gözden geçirme umudu bulunmamasıydı. AİHM, umut hakkından bunu kastediyor. Yani mahkûmun belli bir süre sonra (en az 25 yıl) hükmün yeniden değerlendirileceğini bilmesi. İndirileceğini değil, indirilebileceğini. Ceza ne zaman indirilir? O da AİHM’in Vinter kararında var ve yukarıdaki yazdığım gibi. Kefaret, ıslah, pişmanlık, hatanın kabulü… Bir de toplum için artık bir tehlike teşkil etmemek.</p>
<p>AİHM’in istediği, yalnızca mevzuatta bir gözden geçirmenin bulunması ve bunun nasıl işlediğinin belirtilmesiydi. Yoksa AİHM kararı “serbest bırakın” emri değildir. Olmadığı da kararda vurgulanmaktadır. Türkiye, bu gözden geçirme mekanizması bulunmadığı için mahkûm edildi. Gözden geçirme ağırlaştırılmış müebbetin, müebbete indirilmesi ve yeterince yatmışsa tahliyesiyle sonuçlanabileceği gibi pişmanlık söz konusu değildir, kefaret (atonement) yoktur, mahkûm toplum için tehlikelidir vb. gerekçelerle hapse devam kararıyla da sonuçlanabilir.</p>
<p>Cumhurbaşkanının bu şartlara bakmaksızın mahkûmu affetme yetkisi vardır. Ama nedense o yoldan bahsedilmiyor ve top AİHM’e ve umut hakkına atılıyor.</p>
<p>Üçüncü tekrar: Umut hakkı, tahliye demek değildir. Gözden geçirme demektir.</p>
<h2>İngiltere&#8217;de kimler yararlanamaz</h2>
<p>Bir ilave bilgi de şöyle: Vinter davasının kendi ülkesi Birleşik Krallık, AİHM’in bu konudaki kararından sonra yasalarını ters yönde değiştirdi ve umut hakkından yararlanamayacak bir dizi suç belirledi. Şu suçları işleyen ebediyen mahkûm kalır dendi:</p>
<p>“(c) Bir polis memurunun veya infaz memurunun görevi başındayken öldürülmesi,</p>
<p>(d) Siyasi, dinî veya ideolojik bir dava uğruna işlenmiş bir cinayet.”</p>
<p>(Satır başlarındaki harfleri orijinal kanun metninden aldım). İngiltere’de, müebbet hapis cezaları mahkûmiyetten 15 yıl sonra, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları mahkûmiyetten 30 yıl sonra gözden geçiriliyordu. 13 Nisan 2015’te çıkarılan bir kanunla, yukarıdaki cins cinayetlerde hiç gözden geçirme yapılmayacağı kanun oldu. Devletin polisini öldüren, ideoloji uğruna cinayet işleyenin mahkûmiyeti kesin müebbete döndü.</p>
<p>Ne dersiniz? PKK İngiltere’de olsaydı mensuplarına umut hakkı verilir miydi?</p>
<p>Sanırım bu kadar yeterlidir. Ama değildir. Çünkü insanlar hukuka ve mantığa göre değil, dürtülerine, siyasi eğilimlerine ve liderlerinin talimatına göre düşünüp konuşuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/umut-hakki/">Umut hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/umut-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </title>
		<link>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Burak Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2025 09:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm süreci]]></category>
		<category><![CDATA[ihmaller]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi… </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/">Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&amp;linkname=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fdunyanin-donusunu-hissetmemek%2F&#038;title=D%C3%BCnya%E2%80%99n%C4%B1n%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BC%20Hissetmemek%C2%A0" data-a2a-url="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/" data-a2a-title="Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek "></a></p><p>Türkiye, her yeni gün bir önceki günü aratmayan gündem ve olaylara gebe oluyor. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki Türk milleti artık gündemin hızından etkilenmiyor. İnternette bulduğum bilgiye göre Dünya&#8217;nın kendi etrafında dönüş hızı saatte 1670 kilometre, Güneş’in etrafında ise saatte 107.000 kilometre olarak hesaplanmış olduğu söyleniyor. Bu yüksek hızı hissetmememizin sebebi ise dönüşün dengeli ve sabit olması ile yerçekimi olarak gösterilmektedir. Türkiye’de de durum farklı değildir. Aynı olaylar on yıllar geçse bile aynı şekilde yaşanmaktadır. Güç sahipleri yıllardan bu yana gündemi yönetmektedir. Onların istediği gündemi tartışıyor istemedikleri ise aklımızdan uçup gidecek şekilde ve göz atılacak şekilde gösteriliyor. Böylece toplum aynı şeyleri yaşasa da her defasında öncekinden daha da tepkisizleşiyor ve olaylar hafızasında yer etmemeye başlıyor.</p>
<p>Türkiye, Bahçeli’nin “çözüm süreci” ve “umut hakkı” açıklamalarından bu yana başka bir yola girmiş gibi duruyor. Aslında iş pek de öyle değil. Çünkü yaklaşık 15 yıl önce mevcut iktidar döneminde yine bir “çözüm süreci” girişimi olmuş ve “başarısızlıkla” sonuçlanmıştı. Bugün yine bir “çözüm” ya da “barış” süreci bir dejavu gibi yaşanmaktadır. Yine bu sürece karşı çıkanlar “kötü niyetli”, bu süreci destekleyenler ise “barışı” uzun vadeli olarak yerleştirmek isteyenler olarak sunuluyor. Gerçekten terör ve terörist ile bir süreç bu ülkeye “barış” getirir mi? Yoksa verilen tavizler 15,30,45…  sene önceki tavizler gibi gelecekte acı bir şekilde hissedilir mi? Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışıyoruz ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi…</p>
<p>Bir başka gündem ise iktidarın yargıyı sopa olarak kullanıp karşıt sesleri sindirme çabası. Bu sürede Prof. Dr. Ümit Özdağ, TCK md. 216 (Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu) sebep gösterilerek hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Ardından gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker, Seda Selek ve Kürşat Oğuz adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Suat Toktaş’ın ve akademisyen Dr. Çiğdem Bayraktar Ör’ün tutuklanmasının dışında bu süreçte oyunculuk sektöründe de tutuklanma ve gözaltılar gerçekleşti. Gerçekleşen süreç bize yine geçmişi çağrıştırıyor. Yaklaşık 15 sene önce fethullahçıların bir operasyon dalgası olan Balyoz ve Ergenekon kumpas taktiklerine benzer yöntemler ile karşıt sesler susturulmaya ve olası sesler ise caydırılmaya çalışılmaktadır. Eflatun’un dediği gibi, “Adaletsizliği işleyen, çekenden daha sefildir.” Türkiye hemen hemen her döneminde iktidarların bu yöntemi ile karşı karşıya kalmıştır. Nasıl ki Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Nemrut Paşa tarafından hukuksuz bir şekilde İngilizlerin gözüne girme amacı ile idam edilmişse; nasıl ki Kurtuluş Mücadelesi’nde emperyalizmi Anadolu’da gömen, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere barut öksüren adamlar idam fermanları ile gezdiyse; nasıl ki 1944’te Atsız hoca ve Turancılar,  Irkçılık-Turancılık davası ile dünya harbinin kazananlarına göstermek için tabutluklara girdiyse; nasıl ki Balyoz ve Ergenekon’da Kemalist, ulusalcı, millliyetçi vatanseverler fethullahçı yargıya teslim olduysa; bugün de bir başkası denenmeye çalışılıyor. Anayasanın üstünlüğünü ve anayasa yargısını etkisizleştirmenin bu yolu, yasaların anayasaya değil, anayasanın yasalara uydurulması anlamına geldiğinden “anayasaya karşı hile” olarak görülebilir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşandıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi…</p>
<p>Bir başka gündem ise teğmenlerimiz. Mezuniyet törenlerinde kılıç çekerek ettikleri yemin o günden bu güne gündemimizdeydi, ta ki ihraçları açıklanana kadar.  MSB’nin açıklaması ise şu şekildedir: “Kara Harp Okulu Sancak Devir Teslim ve Mezuniyet Töreni sonrasında kamuoyuna yansıyan görüntülerin ardından başlatılan idari ve disiplin soruşturmaları kapsamında; Millî Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu tarafından sıralı 3 disiplin amirine, Kara Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulu tarafından 5 teğmene Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği amir hükümleri ile diğer mezkûr mevzuat gereğince “Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası” verilmiştir.</p>
<p>&#8220;Önceliği müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde; disipline aykırı hiçbir eylem, olay ve duruma müsamaha gösterilmeyeceğinden en ufak bir şüphe duyulmamalıdır.</p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.&#8221;</p>
<p>Tabii ki bu diğer gündemlere göre farklı bir gündem, çünkü içinde vatan sevgisi olan hiç kimseyi rahatsız etmeyecek bu yemin sonrası disiplinsizlik sebebi ile söz konusu ihraçlar gerçekleşti. Tabii ki akıllara şu soru geliyor: Söz konusu disiplin, ihraç gibi ağır bir sorumluluk içeriyor mu? Bu derece ağır bir sorumluluk net bir şekilde olsaydı komisyonda oylama 5’e 4 bir şekilde çıkmazdı diye düşünüyorum. Bu yapılanlar küresel odakların hoşuna gitse de, şu yaşanan dönemlerde içimizde nifak tohumu sokmak isteyenlerin hoşuna gitse de şu bir gerçektir: Bütün Türkler bir ordu, katılmayan kaçaktır. Tarihin her döneminde Türklere yönelik girişilen bu yöntemler her zaman ordu ve millet anlayışımızı tetiklemiş ve içimizdeki vatanperver duyguları körüklemiştir. En son Anadolu Türklerine yönelik girişilen ve Türkleri devletsiz bırakmaya yönelik planlar, Samsun’da başlayan ve tüm Anadolu’ya yayılan bir Türklük dehşetine dönüşmüştür. Ondandır ki bu kılcal damarlarımızla çok oynamaları böyle bir kültürel ve sosyolojik sonuç doğuracaktır. Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama bu olay içimizdeki millî duyguları dürtüyor ve dengeyi bozuyor. Denge bozulursa dünyanın dönüş hızı hissedilir mi göreceğiz.</p>
<p>Bunların dışında asıl ve en önemli gündem: Yaşam. Bolu’daki yangında 78 canımız öldü. Dile kolay bir ihmalden dolayı 78. Kimin sorumlu olduğunun gündem olduğu kadar keşke giden canlarımız gündem olsaydı. 2. yılına yaklaştığımız depremde ise 53.737 canımız enkaz altında kaldı. Değil 2 yıl 20 yıl geçse de unutulmaması gereken bu olay o yılın nisan ayında çoktan seçim kampanyası uğruna unutulmuştu bile. Türkiye’de sürekli ihmalkârlıktan dolayı canlarımız ölüyor ve unutuluyor. Asıl bu olaylar unutulmamalı, ders çıkarılmalı çünkü canlarına, milletine sahip çıkamayan bir ülke ne bilim adamı, ne gazeteci, ne siyasetçi ne de subay yetiştirebilir. Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz ama yaşadıkça alışılmışlık oluyor ve toplum da bu olaylara karşı uyuşarak eskisinden daha az tepki veriyor. Tıpkı dünyanın dönüşünü hissetmememiz gibi… Ama buna bir tepki vermemiz lazım, tepki vermez isek kıyameti de hissedemeden yok olur gideriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a>Bülent Tanör, Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri, Yapı Kredi Yayınları, 35. Baskı, s. 415.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/">Dünya’nın Dönüşünü Hissetmemek </a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/dunyanin-donusunu-hissetmemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkbal Vurucu&#8217;dan Yeni Kitap &#8220;Cevap Hakkı&#8221;</title>
		<link>https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2024 20:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Açılım Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap Hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Emrihan Gençay Gül]]></category>
		<category><![CDATA[İkbal Vurucu]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Mavigök Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Selim Birtane]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49051</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türk milliyetçililerinin yalnızca bir hafızası değil, aynı zamanda bir cevap hakkı vardır. Elinizdeki kitap, bu hakkı savunmak ve iddialara cevap vermek için yazıldı.”</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/">İkbal Vurucu&#8217;dan Yeni Kitap &#8220;Cevap Hakkı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki%2F&amp;linkname=%C4%B0kbal%20Vurucu%E2%80%99dan%20Yeni%20Kitap%20%E2%80%9CCevap%20Hakk%C4%B1%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki%2F&amp;linkname=%C4%B0kbal%20Vurucu%E2%80%99dan%20Yeni%20Kitap%20%E2%80%9CCevap%20Hakk%C4%B1%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki%2F&amp;linkname=%C4%B0kbal%20Vurucu%E2%80%99dan%20Yeni%20Kitap%20%E2%80%9CCevap%20Hakk%C4%B1%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki%2F&amp;linkname=%C4%B0kbal%20Vurucu%E2%80%99dan%20Yeni%20Kitap%20%E2%80%9CCevap%20Hakk%C4%B1%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki%2F&#038;title=%C4%B0kbal%20Vurucu%E2%80%99dan%20Yeni%20Kitap%20%E2%80%9CCevap%20Hakk%C4%B1%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/" data-a2a-title="İkbal Vurucu’dan Yeni Kitap “Cevap Hakkı”"></a></p><p>Türk milletinin zihin dünyası son zamanlarda ağır bir saldırı altındadır. Bilhassa bebek katili APO için sözde  umut hakkından söz ediliyor olması bile bu saldırının daha uzun zaman süreceğine işaret&#8230;Millî Düşünce Merkezi&#8217;nin kıymetli yazarlarından<em> İkbal Vurucu&#8217;nun</em> <em>Mavi Gök Yayınlarından</em> çıkan yeni kitabı <em>&#8220;Cevap Hakkı&#8221;</em> sessizliğe mahkûm edilmek istenen Türk milliyetçilerinin bu saldırıya yanıtı niteliğindedir. Okuyanının ve anlayanın çok olmasını diliyor okuyucularımızın kitabı en kısa sürede temin ederek umut hakkı vs. diyerek siyaset yapanlara karşı cevap hakkını öğrenmeye davet ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2 class="product-title product_title entry-title">Cevap Hakkı | Türk Milliyetçiliği Nazarından Kürt Sorunu</h2>
<div>Bu eser, Türkiye’nin en tartışmalı meselelerinden biri olan Kürt sorununu, Türk milliyetçiliği perspektifinden ele alıyor. İkbal Vurucu, Kürt meselesinin tarihsel, siyasal ve toplumsal boyutlarını derinlemesine incelerken, ulus-devlet, egemenlik ve çok kültürlülük gibi temel kavramlar üzerindeki etkilerini de kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.</div>
<div></div>
<div>Özellikle, <em><strong>“</strong>Kürt Açılımı”</em>ndan <em>“Çözüm Süreci”</em>ne kadar uzanan yaklaşık on yıllık bir dönemi ele alan kitap, bu süreçteki politikaların felsefi ve ideolojik temellerini irdeleyerek önemli bir değerlendirme sunuyor. Bunun yanında, PKK ile yürütülen müzakereler, terör örgütü liderinin meşrulaştırılmaya çalışılması ve Türk milletinin egemenliğini zayıflatmayı hedefleyen süreçler, titizlikle ele alınarak okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandırıyor.</div>
<div></div>
<div>Bu bağlamda, Kürt meselesine dair tarihsel gerçeklerle güncel siyasetin kesişiminde duran bu kitap, Türk milliyetçilerinin bu soruna yaklaşımını anlamak isteyenler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Ayrıca, bugünün anayasa tartışmaları ve etnik hak talepleri bağlamında Kürt sorununun yoğunlaşan gündemini analiz etmek isteyen okuyucular için de vazgeçilmez bir rehberdir.</div>
<div></div>
<div><em>“Türk milliyetçililerinin yalnızca bir hafızası değil, aynı zamanda bir cevap hakkı vardır. Elinizdeki kitap, bu hakkı savunmak ve iddialara cevap vermek için yazıldı.”</em></div>
<div></div>
<h2>Kitabı Satın Almak İçin:</h2>
<div><a href="https://www.mavigokyayinlari.com.tr/urun/cevap-hakki-turk-milliyetciligi-nazarindan-kurt-sorunu/">https://www.mavigokyayinlari.com.tr/urun/cevap-hakki-turk-milliyetciligi-nazarindan-kurt-sorunu/</a></div>
<div></div>
<div><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-49052" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy-200x300.png" alt="" width="294" height="441" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy-200x300.png 200w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy-682x1024.png 682w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy-768x1153.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy-1023x1536.png 1023w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2024/12/r97yethy.png 1066w" sizes="(max-width: 294px) 100vw, 294px" /></div>
<div></div>
<h2>Mavi Gök Yayınları<em><strong><br />
</strong></em></h2>
<p>Kendini aramakta olan bir avuç genç<em> “niçindir yaşamak ?”</em> sorusunu birbirlerine sorduklarında, sahip oldukları cevabın iki cümle ile özetlenemeyeceğini fark etti. Saatlerce süren tartışmalar önce düzenli ve planlı istişare toplantılarına ardından da sivil toplum mücadelesine evrildi. Cevabı bulmak ve buldukları cevabı daha iyi anlatabilmek adına temel bir dürtü ile yazmaya başladılar. İlk günlerinden beri “bırak beni haykırayım” şiarıyla yetiştirilen bu gençler, kağıda dökülen düşüncelerini başkalarına da duyurmak zorunluluğunda hissetti. Böylece 3 Mayıs 2018 tarihinde “<em>Âmâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır”</em> parolası ile kültür sanat ve edebiyat dergisi <em>Demlik Mecmua</em>’nın ilk sayısı yayımlandı. Yayın hayatları boyunca gayeleri üretmek, ülküleri “yükselmek, ileri gitmek”, gayretleri genç edebiyatçıların sesini taşımak üzerine oldu. Türklüğü yalnızca asabiyet bilinci olarak değil, Türklüğü Türk’ün yüksek karakterinin felsefi, edebi, tarihi, siyasi, içtimai ve bilimsel mücadelesi, varoluş ereği olarak algılayan bu Genç Türkler, nihayetinde <em>“Türk yayıncılığına yeni bir renk” </em>getirmek hevesiyle <em>Mavi Gök Yayınları’nı</em> kurdu.</p>
<p>Mavi Gök Yayınları kurgu, kurgu dışı, şiir, siyaset bilimi, tarih ve felsefe alanlarında eski ve yeni eserlerin neşrinde bulunurken, “<em>niçindir yaşamak” </em>sorusunun cevabı peşinde olacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>“Hiç düşündün mü niçindir yaşamak?</h2>
<h2><em><strong> </strong></em></h2>
<p><a href="https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/">İkbal Vurucu&#8217;dan Yeni Kitap &#8220;Cevap Hakkı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ikbal-vurucudan-yeni-kitap-cevap-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mondros: Siyasî ve hukukî çözüm</title>
		<link>https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dem]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48618&#038;preview=true&#038;preview_id=48618</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özgür Özel’in dediği gibi Öcalan’ın TBMM’ye gelmesi de şart değil. Biz İmralı’ya gideriz. Hem geleneğimize uyar. Mondros da bildiğiniz gibi Limni Adası’nın Mondros Limanı’ndadır. Oslo’ya da Kandil’e de gideriz. Yapmadığımız işler değil. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/">Mondros: Siyasî ve hukukî çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmondros-siyasi-ve-hukuki-cozum%2F&amp;linkname=Mondros%3A%20Siyas%C3%AE%20ve%20hukuk%C3%AE%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmondros-siyasi-ve-hukuki-cozum%2F&amp;linkname=Mondros%3A%20Siyas%C3%AE%20ve%20hukuk%C3%AE%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmondros-siyasi-ve-hukuki-cozum%2F&amp;linkname=Mondros%3A%20Siyas%C3%AE%20ve%20hukuk%C3%AE%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmondros-siyasi-ve-hukuki-cozum%2F&amp;linkname=Mondros%3A%20Siyas%C3%AE%20ve%20hukuk%C3%AE%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmondros-siyasi-ve-hukuki-cozum%2F&#038;title=Mondros%3A%20Siyas%C3%AE%20ve%20hukuk%C3%AE%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm" data-a2a-url="https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/" data-a2a-title="Mondros: Siyasî ve hukukî çözüm"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Bahçeli’nin, “Öcalan gelsin mecliste teröre son verdiğini açıklasın.” çağrısından sonra Öcalan’dan ve DEM’den cevap geldi. Tesadüfe bakınız ki Öcalan’ın dedikleriyle DEM sözcüsünün dedikleri neredeyse kelime kelime aynı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öcalan: “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: “Siyaset hazır Öcalan da hazır, Kürt sorununun çözümü için siyasi ve hukuki koşuları oluşturmaya devlet hazır mı? Ana muhatap konuşturulmalı, iletişimsizlik son bulmalı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne diyorlar? </span></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> Evet. PKK terörünü biz yaptırıyoruz. </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Şu andaki hâli siyasi ve hukuki zemine çekerseniz durdururuz. </span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">(2)’nin devamı, “çekmezseniz durdurmayız” demektir tabii… </span></p>
<h2>Clausewitz</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce (1)’i ele alalım: “Ben, PKK’yı çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.”  ne demektir? Fikir ve eylem lideri benim. Benim dediğimi yaparlar/ yapıyorlar, terörü biz kumanda ediyoruz demektir. Ben söylediğim için yapıyorlar, ben söylemezsem yapmazlar demektir. 40 000 kişiyi de ben öldürdüm, en son TUSAŞ’ı da ben bastım, demektir. Ancak Öcalan ve DEM, bunlara terör değil, savaş diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha önemli soru (2)’deki: Siyasi ve hukuki zemin ne demek? Süreç çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine nasıl çekilir? Aslında cevabı bilinen sorular. Bunlar ta </span><i><span style="font-weight: 400;">Harbe Dair</span></i><span style="font-weight: 400;"> klasiğinde Clausewitz’in cevapladığı sorular. Neredeyse iki asırlık cevap: Harp, siyasetin başka vasıtalarla devamıdır. Bu hükmün tersi de doğrudur. Harp ortamında siyaset ve hukuk, harbin başka vasıtalarla devamıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlar açık ama bizim siyasilerden Clausewitz’i okumalarını beklemek, hadi okumalarından vazgeçtik, duymuş olmalarını beklemek biraz ham hayaldir. Onun için misallerle açıklayayım: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakınız Balkan Harbi çatışma ve şiddet zeminidir. Türkiye utanç verici bir yenilgiye uğradıktan sonra Aralık 1912’deki Londra Barış Konferansı’nda siyasal ve hukukî zemine geçtik. Bu konferans, siyasi ve hukuki kararlarını 22 Ocak 1913’te verdi. Rumeli’yi Yunan, Sırp ve Bulgarlara verdik. Ege adalarındaki, o zamanki adıyla Adalar Denizi adalarındaki egemenliğimizden vazgeçtik. </span></p>
<h2>Mondros çözüm süreci</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeterince açık değilse size bir başka misal vereyim. Birinci Dünya Harbi bir çatışma ve şiddet zeminiydi. Sevr antlaşmasıyla süreç hukuki ve siyasi zemine çekildi. Böylece anaların ağlamasına son verdik. Gerçi İstanbul, Trakya, İzmir, Ege velhasıl bütün sahillerimiz, içlere kadar elden çıkıyordu ama barış, kardeşlik, insan hakları gibi şeylere kavuşuyorduk herhâlde. Bunlar her ne demekse, iyi şeyler olmalıydı, çünkü medeni milletlerce isteniyor ve yapılıyorlardı. Tıpkı bugün Öcalan ve DEM’in taleplerini bir takım medeni milletlerin desteklemesi gibi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Clausewitz yordamıyla harbi başka yollara, siyasi zemine çekmek böyle… Yukarıda barış anlaşmalarını örnek gösterdim. Barış anlaşmaları, içinde az hukuk, çok siyaset barındırır. Barış anlaşmalarından önce çok hukuk az siyaset içeren mütarekeler yapılır. Mondros mütarekesi gibi. Mütareke, karşılıklı terk ediş demektir. Bırakışma da deniyor. İşte Öcalan’dan istirham ettiğimiz, ricacısı olduğumuz mütareke ilan etmesidir. PKK’ya silah bıraktıracak. Herhâlde biz de PKK’ya karşı silah bırakacağız. Tıpkı daha önceki çözüm sürecindeki gibi. Mondros’tan sonra İngilizler İstanbul’u ve Musul- Kerkük’ü, Yunanlılar İzmir’i işgal etmişlerdi. Eh olağandır. Yeteri ki çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine geçilsin, analar ağlamasın. </span></p>
<h2>2 İngiliz 40 bin Türk&#8217;e bedeldir</h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Tıpkı Balkan Harbi ve İkinci Dünya Harbi’ndeki Batılılar gibi bugün de Batılılar- Allah razı olsun- barışı destekliyor. Bize “Umut Hakkı” kararlarını tebliğ ettiler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Umut Hakkı’na esas olan suç tıpkı PKK ile Türkiye arasındaki sürece benziyor. Vinter adlı biri iş arkadaşını öldürmüş. Birkaç yıl yatıp çıkmış ve sonra karısını öldürmüş. Müebbede mahkûm edilmiş. 25 yıl sonra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuş. Mahkeme de, “Eh yeterince uslanmıştır, içerdeyken de kimseyi öldürmedi, bırakalım.” demiş. İşte bu Vinter’in umut hakkı. (</span><a href="https://bit.ly/AIHM-UmutHakk%C4%B1"><span style="font-weight: 400;">https://bit.ly/AIHM-UmutHakk</span></a><span style="font-weight: 400;"> )  Nasıl, tıpkı Öcalan gibi değil mi? Arada 2 kişiye mukabil 40 000 kişi, içerdeyken uslu durmaya karşılık cinayetlere ve teröre devam (durduracak teorik ve pratik güce sahip olduğu hâlde) gibi küçük farklar var. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine son vermek gibi ayrıntılar da var ama önemli değil. Ayrıntı bunlar, küçük şeyler&#8230; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özgür Özel’in dediği gibi Öcalan’ın TBMM’ye gelmesi de şart değil. Biz İmralı’ya gideriz. Hem geleneğimize uyar. Mondros da bildiğiniz gibi Limni Adası’nın Mondros Limanı’ndadır. Oslo’ya da Kandil’e de gideriz. Yapmadığımız işler değil. </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/">Mondros: Siyasî ve hukukî çözüm</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/mondros-siyasi-ve-hukuki-cozum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Millî Düşünce Merkezi Açıklaması: 22 Ekim 2024, kara bir gün</title>
		<link>https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 10:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<category><![CDATA[umut hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48547</guid>

					<description><![CDATA[<p>MHP ve CHP genel başkanlarının terörist başı ve etnik bölücülere Türkiye'yi bölüştürme hezeyanları hakkında Millî Düşünce Merkezinin açıklamasını kamuoyunun dikkatine sunarız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/">Millî Düşünce Merkezi Açıklaması: 22 Ekim 2024, kara bir gün</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-ekim-2024-kara-bir-gun%2F&amp;linkname=Mill%C3%AE%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Merkezi%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%2022%20Ekim%202024%2C%20kara%20bir%20g%C3%BCn" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-ekim-2024-kara-bir-gun%2F&amp;linkname=Mill%C3%AE%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Merkezi%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%2022%20Ekim%202024%2C%20kara%20bir%20g%C3%BCn" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-ekim-2024-kara-bir-gun%2F&amp;linkname=Mill%C3%AE%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Merkezi%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%2022%20Ekim%202024%2C%20kara%20bir%20g%C3%BCn" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-ekim-2024-kara-bir-gun%2F&amp;linkname=Mill%C3%AE%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Merkezi%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%2022%20Ekim%202024%2C%20kara%20bir%20g%C3%BCn" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F22-ekim-2024-kara-bir-gun%2F&#038;title=Mill%C3%AE%20D%C3%BC%C5%9F%C3%BCnce%20Merkezi%20A%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%2022%20Ekim%202024%2C%20kara%20bir%20g%C3%BCn" data-a2a-url="https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/" data-a2a-title="Millî Düşünce Merkezi Açıklaması: 22 Ekim 2024, kara bir gün"></a></p><p><strong>Aziz Türk Milleti</strong></p>
<p>22 Ekim 2024, tarihe kara bir gün olarak geçecektir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi ile Türk milliyetçiliğinin temsilcisi olmak iddiasındaki parti başkanları, grup toplantılarında, terörizm karşısında yenilgi anlamına gelen açıklamalar yapmıştır. Bu açıklamaları yapanlarla onları alkışlayanlar yenilgiyi kabul etmiş olabilirler. Ancak Türk Milleti istiklâlini kaybetmektense ölmeyi tercih ettiğini 1919 yılında ilan etmiştir. Malumu ilamda tekrara gerek yok.</p>
<p>Adındaki milliyetçilik, yöneticilerinde kalmamış olan partinin genel başkanı konuşmasında: “Esasen hiçbir taviz, hiçbir geri adım teröristi doyurmayacak, tatmin etmeyecektir.” demesine rağmen ardından en büyük tavizleri art arda sıraladı.</p>
<p>Bu tavizlerden en göze çarpanı, “Terörist başı TBMM’de konuşsun.” çağrısıdır. Söz konusu konuşma, terörizm karşısında teslim bayrağı çekmek demektir. Nitekim arkasından binlerce Türk gencinin kanlarını bu toprağa döken terörist başının affedilmesinden de bahsetti.</p>
<p>Büyük Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu fakat kurucu ilkelerle ilişkisi kopmuş partinin genel başkanı da “Ben el yükseltiyorum: Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti devletinin sahibi olmayı teklif ediyorum&#8230; Tüm Kürtleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin sahibi yapalım.&#8221; sözleriyle egemenliğin paylaşılmasını gündeme getirmiştir. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının her biri, zaten devletin sahibidir.</p>
<p>Her iki parti genel başkanının söyledikleri Türk millî egemenliğinin bölünmez bütünlüğüne doğrudan saldırıdır. Egemenliği paylaşmak anlamına gelmektedir.</p>
<p>Unutulmasın ki, terör örgütü, egemenlik paylaşımı amacına ulaşmak için terörü bir araç olarak kullanmaktadır. Terör örgütünün istediği amaca ulaşmasını sağlamak bir uzlaşma ve barış değil, teslimiyettir. Bu terörizm için bir zafer, bunu kabul edenler için bir yenilgidir.</p>
<p>Vatandaşlık hukukunu bir kere daha hatırlatmak gerekirse, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları hak ve ödevleri bakımından birbirine eşit bireylerdir. Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuku bireylerin eşitliği üzerine kuruludur. Gruplar ya da etnik unsurların bileşkesi değildir.</p>
<p><strong>Egemenliğin sahibi Yüce Türk Milleti!</strong></p>
<p>Ölümsüz evladın Atatürk, Gençliğe Hitabesi&#8217;nde “Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” demişti. Seslendiği dönemde gençlik; baban ya da dedendi, dün sendin. Bugün oğlun ya da kızın veya torunundur.</p>
<p>Her Türk, ölene kadar, Türk istiklâlini ve Türk Cumhuriyetini korumakla vazifelidir.</p>
<p>Anayasa’mız; Başlangıç bölümünde, Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığı ile Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğüne vurgu yaptıktan sonra, “Millet iradesinin mutlak üstünlüğünü ve egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu”nu belirtmiştir. Ayrıca “Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının… karşısında korunma göremeyeceği”ne hükmetmiştir. Anayasamız, “TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi” olunmuştur.</p>
<p>Siyasetin büyük bölümü ihanet içindedir. Buna izin verilemez. Büyük Atatürk’ün emrini ve Anayasa’mızın bizlere tevdi ettiği koruma görevini yerine getirme zamanıdır.</p>
<p>Ne mutlu Türk’üm diyene!</p>
<p>Millî Düşünce Merkezi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/">Millî Düşünce Merkezi Açıklaması: 22 Ekim 2024, kara bir gün</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/22-ekim-2024-kara-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
