<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Üniversite Sınavı arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/universite-sinavi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/universite-sinavi/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Aug 2022 22:38:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Üniversite tercih kriterleri</title>
		<link>https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rıdvan Karluk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 22:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ösym]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[tercih dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[YKS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=40125&#038;preview=true&#038;preview_id=40125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tercih yaparken izlemeniz gereken önemli adımlar vardır.  Bu adımlara dikkat ederek tercih listenizi mümkün olduğunca doğru şekilde oluşturabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/">Üniversite tercih kriterleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funiversite-tercih-kriterleri%2F&amp;linkname=%C3%9Cniversite%20tercih%20kriterleri" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funiversite-tercih-kriterleri%2F&amp;linkname=%C3%9Cniversite%20tercih%20kriterleri" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funiversite-tercih-kriterleri%2F&amp;linkname=%C3%9Cniversite%20tercih%20kriterleri" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funiversite-tercih-kriterleri%2F&amp;linkname=%C3%9Cniversite%20tercih%20kriterleri" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Funiversite-tercih-kriterleri%2F&#038;title=%C3%9Cniversite%20tercih%20kriterleri" data-a2a-url="https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/" data-a2a-title="Üniversite tercih kriterleri"></a></p><p>Üniversite sınav maratonunun sona ermesiyle birlikte  öğrenciler için tercihlerin belirleneceği  süreç başlamıştır.  Seçilecek üniversitenin sahip olduğu  imkanlar  tercihte  önemlidir. Başarılı bir tercih  yapabilmek için üniversitelerde aranması gereken çok sayıda kriter vardır. Bu  kapsamda; üniversitenin söylediği değil yaptıkları, akademisyenlerin niteliği, dil eğitiminin  rolü, kampüs ve burs  imkanları, teknolojik altyapısı, üniversitenin iş dünyasına yakınlığı sayılabilir.</p>
<p>Yaşamımızda önemli basamaklar vardır. Bu basamaklar kritik kararları barındırır. Burada yapılması gereken  adayın kendi özellikleri ile özdeşleşen alanlara yönelmesidir<strong>. Tercih,  kesinlikle başarı sırasına göre yapılmalıdır.  </strong>Adaylar,  hangi tür üniversiteye gitmek istediğini bilerek tercih listesi oluşturmalıdır. Aksi takdirde tüm hayatınız boyunca yapmak istemediğiniz bir durumla karşılaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Tercih yaparken istek sırası dikkate alınmalıdır</strong>. Daha sonra sahip olunan sıralamayla o yıl o programa yerleşen son öğrencinin sıralaması karşılaştırılmalı, mantıklı bir  seçim yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. <strong>Puan,  kısmen önemli olup</strong>  <strong>değişkendir</strong>. Puan ve sıralamalar; geçen yıl o programa yerleşen son adayın puanını ve sırasını  verir ve   referans  olması için yayınlanır. Adaylar için önemli olan puandan çok <strong>sıralamadır.</strong>  Seçim yaparken aşağıda yer alan başlıklar adaylara yol gösterir.</p>
<ul>
<li>Üniversitenin nitelikli akademik kadrosu var mı? Ulusal ve uluslararası nitelikte öğretim üyelerine sahip mi?</li>
<li>Öğretim üyelerinin uluslararası dergilerde yayınlanmış atıf alan makale sayısı ne kadar?</li>
<li>Öğretim üyelerinin yurt dışında yayınlanmış yayınlarının niteliği nedir?</li>
<li>Öğretim üyelerinin “<em>geogle scholar</em>”da atıf alan yayınlarının sayısı yeterli mi?</li>
<li>Lisans ve lisans üstünde derse giren öğretim üyelerinin derse girdikleri <strong><em>“bilim”</em></strong> alanında yayınlanmış kitap, araştırma  ve makaleleri var mı?</li>
<li>Bunlara yapılan uluslararası atıfların sayıları ne kadar?</li>
<li>Üniversitenin eğitim kalitesini belirleyen mezunlarının iş bulma kapasitesi nedir?</li>
<li>Nitelikli eğitim için  alanlarında <strong><em>“tanınan” </em></strong>ve<strong><em> “bilimsel erki”</em></strong> olan bilim insanları var mı?</li>
<li>Üniversitenin bilim ve teknoloji geliştirme kapasitesi (icat, patent vb) nedir?</li>
<li>Üniversitenin uluslararası bilimsel yayınları, basılan kitap, patent  sayıları ne kadar?</li>
<li>Üniversitenin bilimsel çıktıları  uluslararası alanda ne kadar değer görmekte?</li>
<li>Üniversitenin belirli alanlarda başarısı nedir?  Üniversite kendisini dünyaya belirli alanda kabul ettirmiş mi?</li>
<li>Üniversitenin uluslararası ilişkileri  hangi seviyede?  Erasmus Programı dahil, diğer üniversiteler ile  işbirliği nasıl? İşbirliğine öğrencileri katılabiliyor mu?</li>
<li>Üniversitenin ulusal ve uluslararası  seviyede proje üretebilme kapasitesi nedir?  Projelerde öğrenciler yer alabiliyor mu?</li>
<li>Üniversite ulusal ve uluslararasında hangi sıklıkla bilimsel toplantı ve  kongrelere ev sahipliği yapmakta?</li>
<li>Üniversitede  farklı alanlarda seminer, temsil ve gösteri yapılabiliyor mu?  Toplantılara öğrenciler katılabiliyor ve katkı sunabiliyor mu?</li>
<li>Üniversite, sosyal sorumluluk projelerini öğrenciler ile birlikte hazırlayabiliyor mu?</li>
<li>Üniversitede <strong><em>“intihal”</em></strong>den (<strong>bilimsel hırsızlık</strong>)  hüküm giymiş öğretim üyesi var mı?</li>
<li>Öğretim üyelerinin girdikleri dersler kendi <strong><em>“bilim</em></strong>” alanlarında mı?</li>
<li>Her öğretim üyesi her derse giriyor mu?</li>
<li>Öğretim üyesi alımında bilimsel nitelik mi yoksa <strong><em>“ahbap çavuş”</em></strong> ilişkisi mi öne çıkmakta?</li>
<li>Öğretim üyelerinin bilimsel nitelikleri kadar birbirlerine karşı davranışlarında  hoş görüşlülük var mı?</li>
<li>Bazı öğretim üyeleri diğer bazı öğretim üyelerine disiplin mevzuatının cezalandırdığı şekilde hakaret ediyor mu?</li>
<li>Bir öğretim üyesi diğer bir öğretim üyesine  <strong><em>“pislik”</em></strong>  diyebiliyor mu?</li>
<li>Öğretim üyeleri her yıl kaç uluslararası  kongrelere katılıp bildiri sunabilmekte?</li>
<li>Öğretim üyelerinin yurt içinde  ve dışında aldıkları  bilimsel ödülleri var mı?  Alanlarında tanırlılık durumları nasıl?</li>
<li>Öğretim üyelerinin eserlerine yapılan  <strong><em>“atıf”</em></strong> sayıları yeterli mi?</li>
<li>Tercih eteğiniz üniversitelerde öğretim üyesi atamalarında aşağıda yer alan  bilim dışı <strong><em>“9 kriter”</em></strong> ile öğretim üyesi alımı yapılıyor mu?
<ul>
<li><strong><em>Dosyanın düzenli olması,</em></strong></li>
<li><strong><em>Taşınır bellek,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın genç olması,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın dinamik olması,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın projeci olması,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın yaşı,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın dinamikliği,</em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın lisans programlarında ders vermesi, </em></strong></li>
<li><strong><em>Adayın yüksek lisans programlarında ders vermesi.  </em></strong></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p><strong><em> </em></strong>Yukarıdaki  9 kriter ile öğretim üyesi alımı yapan bir üniversite ne Türkiye’de ve nede dünya sıralamalarında üst sıralarda yer alamaz.  <strong>Daha da önemlisi, söz konusu kriterler ile atanan öğretim üyelerinin öğrencilere verecekleri katkı çok sınırlıdır.</strong></p>
<p>Tercih yaparken izlemeniz gereken önemli adımlar vardır.  Bu adımlara dikkat ederek tercih listenizi mümkün olduğunca doğru şekilde oluşturabilirsiniz. Ön belirlemelerden sonra,  barınma sorunu oluşturabilecek, sadece puana göre yazılan fakülteleri, ileride daha büyük sorunla karşılaşmamak için listenize almayın.</p>
<p>Farklı puan türlerinden tercih yapacak adaylar tercih listelerini, her alandan en çok istedikleri bölümlere göre oluşturmalıdır. Tercih listenizde sıralama yaparken öncelik vereceğiniz kriterler arasında, üniversitenin sunduğu kampüs  ve  ulaşım imkanları, yurt, barınma ve yemek durumu, yabancı dil eğitimi,  üniversitenin bulunduğu şehir, burs durumu, ek ücret uygulaması ve  hazırlık sınıfı şartına göre pek çok  kriter yer alabilir.  <strong>Aile istiyor diye kesinlikle sevmediğiniz alanı seçmeyin.</strong> Unutmayın; seçeceğiniz mesleği siz yapacaksınız aileniz değil. İstemediğiniz bir bölümü puanınız tutuyor diye listenize almayın.</p>
<p>Bölüm sıralamasında  öncelikler iyi belirlenmelidir. <strong>Bazen istekler aklın önüne geçer ve çoğu zaman hayalci tercihler oluşturulur</strong>.  Fazla hırslı olabilirsiniz ama yetersiz olduğunuz alanları görmezden gelmemelisiniz. Bu sebeple  hedeflerinizle gerçekler mutlaka örtüşmelidir.  Bu iki gerçeklik birbirine ne kadar yakın olursa, başarı ve doğru tercihte size o kadar yakındır.  Bunu unutmayın.</p>
<p>Yaşamlarımızda önemli basamaklar vardır. Bu basamaklar kritik kararları barındırır.  Kritik basamakta yapmanız gereken, kendi özellikleriniz ile özdeşleşen alanlara yönelmenizdir. Başarı bundadır. Yukarıda madde  madde  sayılan <strong><em>“ kriterlerin”</em></strong> en az yarısında öne çıkan üniversiteleri tercihlerinizde dikkate almanız, mezuniyet sonrasında iş bulma ve başarı için önemli  iki faktördür.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/">Üniversite tercih kriterleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/universite-tercih-kriterleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koca Yürekli Kardeşim</title>
		<link>https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Afşin Küçük]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2020 12:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap edebiyat sanat]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri Lisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Sınavı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=22030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ben buraya vatan için geldim, topraklarımız için, annelerimiz için ve kardeşlerim için geldim. Okulumu benden sonrakilerin okuması için bıraktım. Benim kardeşlerim boynu bükük olmasın diye, özgür olsunlar esaret altında bir yaşam sürmesinler diye. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/">Koca Yürekli Kardeşim</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkoca-yurekli-kardesim%2F&amp;linkname=Koca%20Y%C3%BCrekli%20Karde%C5%9Fim" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkoca-yurekli-kardesim%2F&amp;linkname=Koca%20Y%C3%BCrekli%20Karde%C5%9Fim" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkoca-yurekli-kardesim%2F&amp;linkname=Koca%20Y%C3%BCrekli%20Karde%C5%9Fim" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkoca-yurekli-kardesim%2F&amp;linkname=Koca%20Y%C3%BCrekli%20Karde%C5%9Fim" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkoca-yurekli-kardesim%2F&#038;title=Koca%20Y%C3%BCrekli%20Karde%C5%9Fim" data-a2a-url="https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/" data-a2a-title="Koca Yürekli Kardeşim"></a></p><div id="attachment_22031" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-22031" class="size-medium_large wp-image-22031" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/05/k-768x567.png" alt="" width="768" height="567" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/05/k-768x567.png 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/05/k-300x222.png 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/05/k-1024x756.png 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/05/k.png 1273w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-22031" class="wp-caption-text">Tarihî Kayseri Lisesi</p></div>
<p>Lise üçüncü sınıftaydım; hayatımın, herkes gibi, belli bir düzeni vardı. Önümde kazanmanın farz olduğu bir sınav: ÖSS.</p>
<p>İlkokuldan beri söylenegelirdi. Sadece sınava yönelik kitaplar okur, derslerde sadece ÖSS’den bahsederdik. En büyük kahramanlarımız sınavdan 370 alan ve tek tercihinde istediği yeri kazanan öğrencilerdi. Bize bir savaşa hazırlanır gibi düzenli çalıştıklarından ve çok soru çözdüklerinden söz ederlerdi. Hayat ve dünya koşullarımızı, geçmiş ya da gelecekle ilgili yaşantılarımızı ÖSS merkezli oluşturuyorduk. Ne soru sormamızı ne de başka bir şey düşünmemizi anlamlı buluyorlardı.</p>
<p>Merak duygumuzu ya da keşfetme merakımızı üç beş klasikten uzak soruda toplamamızı istiyorlardı. Günler birbirini kovalıyordu Mart ayına girmiştik. Dersler yavaş yavaş yoğunlaşmış, sınavlar ardı arkası kesilmeyen dalgaları andırmaya başlamıştı. Bir sınavdan çıkıp bir diğerine giriyorduk. Bir gün tarih dersindeydik, biz bir fenciydik, tarih derslerini hâliyle gereksiz olarak görüyorduk. Basit üç beş şeyden ibaretti ve hep aynı şeylerdi bunlar da, hoca gelir birkaç şey anlatır giderdi, bizler ise dinlesek de anlamazdık kaldı ki dinlemezdik de. Önemli olan hocanın sınavda ne soracağı olurdu ve elbette alacağımız not.</p>
<p>Hocamız bir gün sınıfa farklı bir havada girmişti; biraz heyecanlı ve fazlaca da duygusal bir hâli vardı. Sanki kalbinin atışını göstermek istiyordu. Ne anlatacağını nasıl başlayacağını bilmiyor, ilk dersiymiş gibi sözcükleri bulamıyordu:</p>
<p>-Çocuklar, dedi. Biraz sustu. Mart ayındayız. Bizler gayet şaşkın bir biçimde “eee” demekle yetinmiştik.</p>
<p>&#8211; 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlamaları başlayacak. Bu çerçevede sizlerle bir program yapmak istiyoruz. Yarın Kayseri Lisesi’nde bir gezi düzenleyeceğiz ardından da Çanakkale’ye 3 günlük gezi, demiş ve susmuştu. Bizim sınıftan, hoca daha sözünü kesmeden, bir uğultu yükselmişti. Kimi “onca işimiz varken çok anlamsız”, kimi “hocam dersane falan var” diyor; kimi “ne alâka şimdi”, kimi de sadece “boşverin hocam ne gezisi” demişti. Hocamız “arkadaşlar hem bilgileniriz hem de sınav öncesi gezi-tatil gibi olur size de” demişti daha doğrusu diyebilmişti. Bazılarımız “hocam madem gezi yapacağız o zaman Antalya- İstanbul- İzmir o civarlar olsa” dedik hem “ÖSS öncesi moral olur”, hocamız biraz buruk biraz duygulu biraz da kırık bir havada “Çanakkale’de öğrenilecek şeyler ÖSS den önemli” demişti.</p>
<p>Ertesi gün sabah erkenden Kayseri Lisesi’ne gittik, oradaki bir sınıfa girmiştik; sınıf bomboştu. “Arkadaşlar bu sınıfta 1915’te lise sonlar varmış ve o yıl bir kişi bile mezun verememiş” demişti hocamız. Sonra arkadaşlarla diğer sınıfları gezmeye koyulmuştuk. İsimlerin yazılı olduğu sıralar dikkatimi çekmişti tek tek isimleri okumaya çalışmıştım. O gün o isimlere kimbilir kaç kere dua etmiştim. İsimler tüm gün beynimde dönmüş durmuştu. Ve hocanın sözü: “tek bir mezun bile”. Kayseri Lisesi ziyaretinden iki gün sonra Çanakkale’ye gidecektik. Geçilmez Çanakkale’ye. Büyük savaşın olduğu ve dağında bir devrin battığı yer yazan diyara. Dünya’nın tanık olduğu en çetin savaşın siperlerine. Birçok insanın göğüs göğüse, süngü süngüye savaştığı ve dünyanın gözünün o günlerde orada kilitlendiği yere. Ve Anafartalar Kahramanının şanlı destanı yazdığı yüce diyara…</p>
<p>Gideceğimiz gün sabah saatlerinde herkes yolculuk için okul bahçesinde toplanmıştı; yolculuk için birkaç kıyafet, fotoğraf makineleri, parfümler ve de test kitaplarını getirmiştik. Velilerle vedalaşıp otobüsteki yerlerimizi almıştık aynı günün gecesi de zifiri karanlıkta Çanakkale’ye indik. Hepimiz uykuya dalmıştık ve otelimizin direkt kapısında durmuştu otobüsümüz sonra da önceden ayarlanan bu otele çantalarımızı taşıyıp yerleşmiştik. Ama o gece uzunca bir süre odadaki arkadaşlarla beraber gırgır şamata neredeyse sabaha kadar konuşmuştuk. Sabah saat 10:00 da gezi programına uygun şekilde toplanmış, otobüslerle cephenin olduğu yerlere kadar gitmiş ve indirilmiştik sonra da belirlenen yerlere doğru yürümeye koyulmuştuk. Cep telefonumu otobüste unutmuştum, nasılsa bir şey olmaz diye de dönüp almamıştım. İlk önce Şehitler Anıtına gitmiş, sonra Anafartalar ve Arıburnu’na geçmiştik. Hocamız bize her noktayı tek tek anlatmıştı Kayseri’den Çanakkale’ye gelene kadar. Ben de araziyi gezmek için herkesten gizlice keşfe koyulmuştun, her nokta her zerre ayrı bir tarih kokuyordu. Yaklaşık 1-1,5 saat gezdikten sonra dönmeye karar vermiştim, geldiğim yerlerden aynı şekilde geri gitmek için uğraşıyordum; ama ne ortada tanıdık bir sima ne de biraz önce gördüğüm yerler vardı, epeyce uzaklaşmış olmalıydım. Nereye gitsem daha fazla kayboluyor gibi hissediyordum. Yorulmuştum da artık. Hava da iyice kararıyordu. Ezan okunalı bir saat olmuştu. Uykum yorgunlukla birleşerek, göz kapaklarıma ağırlık vermişti. Kalbimin atışı ise artmış, salgıladığım adrenalinle birleşerek uykuma karşı bir cephe almıştı. Beynimin bir tarafı tamamen kaybolduğumu söylüyordu; ancak diğer tarafının buna itirazı var gibi görünüyordu. Ara sıra olduğu gibi yine karnımın alt tarafı ağrımaya başlamıştı, iyi gelsin diye elimi var gücüm ile bastırıyordum, adım attıkça daha fazla sancı yapıyor gibi bir hâli vardı. Bir ağacın altında dinlenmeye koyulmuştum. Ne yapacağımı düşünüyordum, çevre sessiz, gece ise alabildiğine karanlıktı. Dinlenirken dayanamadım ve gözüm aheste aheste kapanmaya başlamıştı. Omuzumu bir ağacın gövdesine vererek uykuya dalmış olmalıyım.</p>
<p>Hafif bir rüzgâr yüzüme esiyordu, âdeta nefesi andırıyordu. Bir koku alır gibi olmuştum, gül gibi ferah ve sakin. Gözümün önünde belli belirsiz bir şey belirmişti; uzun boylu, biraz zayıf, üstü başı dağınık, kumral, siyah gözlü bir genç. Birden ürperdim ve kolumu cimcikledim rüya olmadığına kanaat getirmiştim. &#8211; Sen kimsin? dedim.</p>
<p>&#8211; Ben Mehmet Yürekli dedi.</p>
<p>&#8211; Ben Ahmet Afşin.</p>
<p>&#8211; Kayboldun değil mi talebesin sen?</p>
<p>&#8211; Evet ama sen nerden biliyorsun?</p>
<p>&#8211; Aslında ben de talebeyim okuyorum; fakat savaş çıktı.</p>
<p>&#8211; İyi ama sen çok küçük değil misin bu savaş için?</p>
<p>&#8211; Vatan tehlikede, düşman beklemez, görev bekletilmez diye savaşa katıldım ben de ve Çanakkale’ye geldim işte. Düşmanlar vatanımıza haince girmek istiyorlar. Bizler buna göz yumamayız. Arkadaşlarımla beraber cenk etmeye geldik. Cenkte iyi vuruşursak düşmanı yeneceğiz biiznillah. Düşman burdan geçmemeli; eğer burdan geçerse Türkleri esir eder. Türkler esareti kabul edemez.</p>
<p>&#8211; Okula gitseydin, bitirseydin okulunu…</p>
<p>&#8211; Okula tabii ki devam edeceğim; ama vatanım tehlikedeyken ve vatanımda birilerinin askeri varken yüreğim buna dayanamaz.</p>
<p>&#8211; Peki ama ne yapacaksın ki daha silah eline almamışındır, tutmayı bile bilmezsin!</p>
<p>&#8211; Silah elle tutulmaz ki, düşman silahla ölmez ki. Ben silahımı yüreğimle tutacağım ve beynimle, yüreğimle yeneceğim düşmanı.</p>
<p>&#8211; Nasıl yani? dedim. Çok şaşırmıştım.</p>
<p>&#8211; Her şey insanın yüreğinde başlar. Ben eğer çok küçüğüm deseydim ve vazgeçseydim o zaman ben çoktan ölmüşüm demekti.</p>
<p>&#8211; Evet, anladım. Senin sadece yaşın küçük…</p>
<p>&#8211; Sen ne yaparsın arkadaşım, dedi. Durdum, vereceğim cevaplar ona anlamsız gelecekti; sussam da manasız.</p>
<p>&#8211; Lise üçteyim dedim. ÖSS&#8217;ye hazırlanıyorum. Dersler dışında gezerim, televizyon izlerim ve müzik dinlerim yani vakit geçiririm.</p>
<p>&#8211; Uzun uzun baktı hiçbir şey anlamamış gibiydi. Sadece bu kadar mı? dedi. Sustum&#8230;</p>
<p>&#8211; Bunlar sadece senin kendin için yaptıkların ya devletin için… Yine sustum sadece “ama” diyebildim.</p>
<p>&#8211; Ben buraya vatan için geldim, topraklarımız için, annelerimiz için ve kardeşlerim için geldim. Okulumu benden sonrakilerin okuması için bıraktım. Benim kardeşlerim boynu bükük olmasın diye, özgür olsunlar esaret altında bir yaşam sürmesinler diye. Ben kalem tutan elimle silah tutmayı kardeşlerim için tercih ettim. Onlar, eli silah tutanların namlusunun ucunda olmasınlar diye. Onlar bayrağına gururla baksınlar diye. Ezanı dinmesin, bayrağı inmesin, vatanı esir düşmesin diye. Yüzüne bakıyordum, dudaklarından dökülen her kelimeyi kalbime kazıyordum…</p>
<p>&#8211; Peki dedi kardeşlerim iyi mi? Onlar ne yapıyor düşman yok değil mi? Bizi soruyorlar mı?</p>
<p>&#8211; İyiler, size minnettarlar hepsi. Nasıl derdim ki sizi unuttular bile varsa yoksa kendileri. Çıkarcı oldu hepsi. Gece gündüz yatıyor, sadece olanı satıyor. Ne vatan ne mana. Ayrıca düşmana gerek mi var? Kardeş kardeşin hasmı olmuş.</p>
<p>&#8211; Demek iyiler ha, şükürler olsun. Gözlerim doldu. Mehmet emanet diyordu, emaneti korudu, Mehmet Akif’in dediği gibi, vermedi dünyaları alsa bile bu cennet vatanını. Gözlerimden aniden yağmur boşandı.</p>
<p>&#8211; Ne oldu? dedi</p>
<p>&#8211; Yok, yok bir şey. Bir şey söyleyemedim, çenem kilitlenmişti sanki.</p>
<p>&#8211; Biliyor musun? dedi. Biz burada ağlamayı unuttuk bir kardeşim vardı aynı okuldaydık o da gelmişti cepheye yanımda vuruldu en son orda ağladım. Gözümden akan yaşlar hızla çogaldı, hıçkırıklar ise onu destekliyordu.</p>
<p>&#8211; Bak, dedi; şu askerler var ya hepsi bizim okuldan. Nasıl seviniyordu söylerken arkadaşlarıyla beraber gelmişti müthiş bir gurur duyuyordu, belliydi.</p>
<p>&#8211; Benim hiç kardeşim olmadı, diye devam etti. Askerleri göstererek işte bunlar benim kardeşlerim. Hadi biraz yürüyelim, dedi. Yavaş yavaş yürüyorduk bana kardeşin var mı? dedi.</p>
<p>&#8211; Var, dedim.</p>
<p>&#8211; Onların değerini bil, onlar senin hep iyiliğini düşünürler. Sen de onların iyiliğini düşün, dedi.</p>
<p>&#8211; Tamam, değerlerini bilmeye özen göstereceğim söz olsun, dedim.</p>
<p>&#8211; Bak, dedi; sakın ha sakın vatanından kimseyle munakaşa etme, onlar senin siperde arkana taş olurlar senle cenk eder seni korurlar, sen de onları koru. Unutma bu vatan hepimizin gerektiğinde yek vucud olmasını bilmeliyiz. Uzaktan bir ses işittim.</p>
<p>&#8211; Afşiiin…. döndüm baktım tarih öğretmenim.</p>
<p>&#8211; Hocam, dedim. Beni nasıl buldunuz?</p>
<p>&#8211; Oğlum asıl sen burayı nasıl buldun neyle geldin? Her yeri aradık sabahtır? Biz seni kayboldun sanmıştık!</p>
<p>&#8211; Hocam biz Mehmet’le geziyorduk.</p>
<p>&#8211; Mehmet mi o kim?</p>
<p>&#8211; Yanımdaki arkadaş. Yanımda kimse yoktu; sağa sola her yere baktım ama kimse yoktu.</p>
<p>&#8211; Belli ki acıkmışsın sen, hayal görüyorsun. Gerçek olduğuna her türlü yemin ederdim. Ama bir şey dememeyi seçtim. Otelin altındaki yoldaydım. Ben buraya ne zaman gelmiştim, ben kaybolmamış mıydım?</p>
<p>&#8211; Aferin yolu iyi bulmuşsun; ama hem arkadaşlarını hem de bizi epey korkuttun üstelik telefonun da otobüste kalmış. Nereye gittin ne ara gittin? Sabahtır bakmadığımız yer kalmadı… O geceyi unutamayacaktım. Gece boyunca bu bir rüya değil bu gerçekti adım kadar eminim bu gerçekti diyerek geçirdim. Hem o kadar yolu nasıl gelecektim. Ertesi gün Kayseri’ye döndük. Otobüsten indik hep beraber ve ayrıldık. İlk işim Kayseri Lisesine gitmek oldu. O boş sınıfa uçarcasına koşuyordum. Ve isimleri tek tek okuyordum bir isim o anda gözümde devleşti: MEHMET YÜREKLİ</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/">Koca Yürekli Kardeşim</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/koca-yurekli-kardesim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
