<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yazma arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/yazma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/yazma/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Sep 2024 17:08:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kör Kavgada Boğuluyoruz</title>
		<link>https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2024 18:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Anlama]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Endeks]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[PİSA]]></category>
		<category><![CDATA[Yazma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48108</guid>

					<description><![CDATA[<p>...Bir düşmek var ki her şeyi izah ediyor: Kendi dilinde okuduğunu anlamada 2022 Pisa endeksinde 81 ülke arasında 36. sıradaymışız... A.Yağmur Tunalı ne hâlde olduğumuzu yazdı..</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/">Kör Kavgada Boğuluyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkor-kavgada-boguluyoruz%2F&amp;linkname=K%C3%B6r%20Kavgada%20Bo%C4%9Fuluyoruz" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkor-kavgada-boguluyoruz%2F&amp;linkname=K%C3%B6r%20Kavgada%20Bo%C4%9Fuluyoruz" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkor-kavgada-boguluyoruz%2F&amp;linkname=K%C3%B6r%20Kavgada%20Bo%C4%9Fuluyoruz" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkor-kavgada-boguluyoruz%2F&amp;linkname=K%C3%B6r%20Kavgada%20Bo%C4%9Fuluyoruz" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fkor-kavgada-boguluyoruz%2F&#038;title=K%C3%B6r%20Kavgada%20Bo%C4%9Fuluyoruz" data-a2a-url="https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/" data-a2a-title="Kör Kavgada Boğuluyoruz"></a></p><h1>Kör Kavgada Boğuluyoruz</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>“Kavga”,</em></strong> yeni hayatımızda bin türlü bozukluk yaratan ve doğru dürüst üzerinde durmadığımız bir kavramdır. Din anlayışlarımızdan tutun da hemen her şey bizim için kavga konusudur. İdeolojik bağlılıklar tam manasıyle böyledir.</p>
<p>Sebep arıyorsanız özü, özeti gayet açık: Çünkü hür düşünme yoktur. Dolayısıyla bilgi görgü yoktur. Buradan medenî bir tavır çıkması beklenmez.</p>
<p>Bizde ana akımlarda çok yönlü cehalet tercih edilir. Uzun süren cehalet zamanla kökleşir. Kökleşmiştir. Fikir akımlarına ve mensuplarına bakan bunu görür. İslamcı denen dincilerimizin dini ile dinin alakasının kalmadığı açık. Sosyalistlerimizin toplum ve hayatıyla ilgisi yok. Milliyetçilerimiz milletten habersiz. Hal böyle olunca, üç beş içi boş sloganın peşinde bu bilgisizlik ve görgüsüzlükle ancak kavga edilir. Etiketlere bakmayınız, kavga da Sulukule sürtüşmesinden daha değerli bir sebebe dayanmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Bozan Dinden Görünen Din</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>İçine düştüğümüz bozgunu tek başına fikir akımları getirdi diyemeyiz. Fakat şu kesindir: 22 yılda din sosunun bozduğunu diğerleri yapamazdı. Bu bozma şerefinin madalyası din üzerinden konuşanlarımızındır. Bu bozgundan çıkışın ilk adımını hep söylüyoruz: Devlet işlerinde<em><strong> –ve mümkünse günlük hayatta- din dilini kullanmayacağız.</strong></em> Objektif, ölçülebilir bilgilere bakacağız. Dinin özü de bize oradan görünecek.</p>
<p>“Kavga” önemli bir kavramdır. Bizdeki haliyle kutsallara atfedilen, ancak mukaddesleri doğrayan bir kıyıcılık getirdi. “Davamız” diyen, davası kendisi olan davasızlar elinde kaldık. Bunun literatüre geçecek örneğini Erdoğan veriyor.</p>
<p>Kavga eden ve her zaman savunmada kalan, hep kötülük bekler. Bu tetikte bekleyişin psikolojisini etraflıca konuşmalıyız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Çok Geriye Düştük</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kör kavgayla yol gidemezsiniz. Bozuk yolda patinaj ve görünür kazalar vardır. Suçu ona buna atmak gerçeklerden kaçıştır. Bilerek yapıldığında ve halk şu veya bu ideolojik hipnozla uyutulduğunda kötülüklerin anasıdır. Daha açığını söyleyeceğim: Bozgunu normalleştirmeye çalışmak ahmaklığıdır. Böyle bir ülkenin geri kalması kaçınılmaz sonuçtur.</p>
<p>Doğruları doğrayan hareketlerle boğulduk. İçine düştüğümüz durumu anlamak için başka ülkelerle kıyaslamak lazım. Hemen bütün verilerde istatistikler, sıralamalar bizi uyandırır. Gerideyiz, çok gerideyiz. Nispeten iyi olduklarımızda da geriye düştük. Mesela internet erişilebilirliğinde Özal zamanında <strong>Avrupa’da 1. sıradaydık,</strong> şimdi sonuncu, dünyada 129. sıradayız. Bu devirde internetin ne demek olduğu düşünülünce, yönetenlerimizin bilmeyi ve bildirmeyi engellediğini anlarsınız. Hastalıklı bir durum olduğunu söyleyen psikiyatrların dediği ayrı, bize yansıması katmerli bozgunculuk halidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>İçimiz Boşalıyor</h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sadece cebimiz boşalmıyor. Hayatımız boşalıyor. Değersiz, diğer bir ifadeyle ölçüsüz, yaygın kullanışla kuralsız hayat olmaz. Devlet hayatı kurallar manzumesiyle yürür. Tek kişinin istediği kural, istemediği tu kaka ise varacağınız yer bellidir. Bu tür totaliter eğilimleri dünya çok gördü. Bizim tarihimizde bu keyfiliğe hemen hemen yer yoktur. Girdikse de tez çıktık.</p>
<p>Saltanat rejiminde, Padişah kurallara uyarak yönetir. Padişahın gözetiminde Sadrazamın başında bulunduğu bürokrasi devleti işletir. Padişahın buyrukları düzeni bozacak şekilde olmaz. Bazı emirlerine “Kanun değildir” diyen ve yanlışlarına engel olan yüksek devlet adamları bürokratlardır. Osmanlı Türkiye&#8217;siyle dünyanın tek gücü olduğumuz üç asrı, önünü sonunu inceleyen bunu görür. Yavuz gibi <em><strong>“şedid</strong></em>” bir Padişaha bile, defalarca “Bunu yapamazsın!” diyen bir kanun adamı <em><strong>Zenbilli Ali Efendi</strong></em> çıkar ve istisna da değildir.</p>
<p>Evet, iyimser bir ifadeyle kuralların askıya alındığı bir dönemden geçiyoruz. Nereye düştüğümüzü konuşmuyoruz. İnsani gelişmişlikte 45., küresel refahta 93., mutluluk endeksinde 98. sıradayız. İyileri kovan bir anlayışın despotluğunda bu gerilik kaçınılmazdı.</p>
<p>Birçok endekste durumumuz benzer. 60 yıldır dünyanın en büyük 20 ekonomisi içindeydik. 2021 itibariyle o ligden de düştük. Dünyanın “en iyi ülkeleri” sıralamasında 55. Sıradayız. En yeni bilgileri iç karartmamak için vermeyeyim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong><em>Anlama Yoksa Yol Yürüyemezsini</em></strong><strong><em>z</em></strong></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir düşmek var ki her şeyi izah ediyor: Kendi dilinde okuduğunu anlamada 2022 Pisa endeksinde 81 ülke arasında 36. sıradaymışız. Okuduğunu anlamayan, yani dilini bilmeyen bir memleketin hemen hiçbir konuda ileri gitmesi mümkün değildir. “Ben fenciyim” diyerek kimse kurtulamaz, teknoloji de dil ve anlama ister. Okuma yazma öğretemeyen, yani Türkçe öğretemeyen, yani anlamayı sağlayamayan bir Millî Eğitim topyekûn başarısızlığı hazırlar. Bahane aramaya gerek yok: Oradayız.</p>
<p>Bu anlama bahsi temeldir. Erdoğan iki yılda bir kültürde ve eğitimde başarılı olamadık der. Ben de her defasında “Topyekûn başarısızlık”ın ilanı böyle olur derim. Evet eğitimde ve kültürde başarısızlık her konuda başarısızlığı getirir. Bunu bileceğiz ki çıkış yollarını arayalım.</p>
<p><em><strong>“Biz iyiyiz”</strong></em> diyerek kendimizi kandıra kandıra bozulmanın dibine yakınız. Kandırıldık ve kandık. Bunu ne kadar yumuşatırsak yumuşatalım böyle. Kabul edecek ve<em><strong> “Nerede yanlış yaptık?”</strong></em> sorusunu içimiz kanayarak soracak ve dosdoğru cevaplayacağız.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/">Kör Kavgada Boğuluyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/kor-kavgada-boguluyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anla(t)mak</title>
		<link>https://millidusunce.com/anlamak/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/anlamak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doğukan Altıparmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2022 07:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[4 temel beceri]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Anlaşılmak]]></category>
		<category><![CDATA[Dinleme]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Yazma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41646</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anlatmaktan keyif alıyoruz fakat anlamaya hiç çaba göstermiyoruz. Kulak vereceğimiz yerde kulaklarımızı tıkıyoruz. Sorunları halının altına süpürüyoruz, o halının elbet bir gün yerden kaldırılacağını düşünmeden.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/anlamak/">Anla(t)mak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanlamak%2F&amp;linkname=Anla%28t%29mak" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanlamak%2F&amp;linkname=Anla%28t%29mak" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanlamak%2F&amp;linkname=Anla%28t%29mak" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanlamak%2F&amp;linkname=Anla%28t%29mak" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fanlamak%2F&#038;title=Anla%28t%29mak" data-a2a-url="https://millidusunce.com/anlamak/" data-a2a-title="Anla(t)mak"></a></p><p>İçinde bulunduğumuz toplumu temsil edecek yüz kişilik bir grup oluşturalım. Bu gruptaki bireylerin önüne de 4 nesne koyalım. Bunlar; mikrofon, kalem, kulaklık ve kitap olsun. Sonra, gördüğünüz nesnelerden birini tercih edin, diyelim. İddiam odur ki bu 4 nesnenin tercih edilme sıklığı şöyle olacaktır: Mikrofon – kalem – kulaklık – kitap.</p>
<p>Bu iddiamı desteklemek, aynı zamanda bizi bize anlatmak istiyorum.</p>
<p>Konuşmayı ve yazmayı çok seviyoruz. Daha çok da konuşmayı.</p>
<p>Peki ya dinleme ve okumayı?</p>
<p>Ne dersiniz?</p>
<p>Şahsen, o kadar çok sevdiğimizi pek sanmam.</p>
<p>Meramımı anlatacağım ama öncelikle birkaç teorik bilgi vermek isterim.</p>
<p>Türkçe öğretiminde genel itibariyle anlama ve anlatma olmak üzere iki beceri vardır.</p>
<p>Dinleme ve okuma anlama becerisinin, yazma ve konuşma da anlatma becerisinin kapsama alanı içindedir.</p>
<p>Dinleme demişken bir noktaya daha temas etmekte fayda var.</p>
<p>Dinleme ve işitme aynı şey değildir. Dinlemek için işitmek şarttır fakat her işiten bir dinleyici değildir. Çünkü anlama becerisi olarak ifade ettiğimiz dinleme, bilinçli  gayret gerektirir.</p>
<p>Ee tabiî her dinleyici de anlayacak diye bir şey yoktur. Ama en azından, ‘çaba var’ demek mümkündür.</p>
<p>Söylediklerimiz hakikaten karşımızdakinin anlayabileceği kadardır.</p>
<p>Bu da dinleyicinin/okuyucunun beyin hücrelerinin vereceği bir karardır.</p>
<p>Tersi de doğrudur.</p>
<p>Dinlediklerimiz karşımızdakinin anlatabildikleriyle doğru orantılıdır.</p>
<p>Ee bu da konuşmacının/yazarın anlatma kapasitesine bağlıdır.</p>
<p>Birey ve tabiî ki bireylerden mürekkep toplumda olması gereken durum bu bahsettiğim dört becerinin yüzde yirmi beşerlik kullanım oranına sahip olmasıdır.</p>
<p>An itibarıyla hiçbirimizin bu oranın dengeli bir şekilde dağıldığını söyleyeceğini düşünmüyorum.</p>
<p>Ağzı olanın konuştuğu, her kafadan sesin çıktığı bir ülkenin evlatlarıyız.</p>
<p>Bir şeyin her şeyini bilenler değil her şeyde bir bildiği olanlar çoğunlukta çevremizde.</p>
<p>Buralarda, elin ağzı torba değildir ve büzemezsin.</p>
<p>Kendi dilinden dökülenler yetmez başkasının ağzını ararsın.</p>
<p>İnsan kalabalığıyla yarışır bir ağız kalabalığı mevcuttur. Kabalığı da cabasıdır.</p>
<p>Fikirlerimizi güreştireceğimiz yerde ağız kavgasına, birbirimize laf yetiştirmeye bayılırız.</p>
<p>Bakınız: Siyaset sahnesi.</p>
<p>Bazı zamanlar ağız tadıyla bir yemek bile yiyemeyiz. Tabaktakiler değildir acı olan.</p>
<p>Okul sıralarında kulaktan kulağa oynamayı öğrenmişizdir fakat ağızdan ağıza laf taşımakta üstümüze yoktur.</p>
<h2><strong>Deyimlerimizde konuşmak</strong></h2>
<p>Bir halkın kullandığı deyimler; yaşam tarzının, hayata bakış açısının göstergesidir. Şöyle bir düşünüyorum da konuşma organımız ağızla ilgili ne çok deyim var?</p>
<p>Şaşırırız: Ağzımız açık kalır.</p>
<p>Seviniriz: Ağzımız kulaklara varır.</p>
<p>Sır çıkmaz: Ağzı pek.</p>
<p>Dersimizi almışızdır: Ağzımız yanar.</p>
<p>Tatlı sözlerle kandırırız: Ağza bir parmak bal çalarız.</p>
<p>Pişman etmek isteriz: Ağzının payını veririz.</p>
<p>Rahatımız kaçar: Ağzımızın tadı bozulur.</p>
<p>Çok imrenir ve de isteriz: Ağzımızın suyu akar.</p>
<p>Sevmediğimiz birine katlanmaktayızdır: Ağzının kokusunu çekeriz.</p>
<p>Karşımızdaki kişiye sezdirmeden bilgi almaya çalışırız: Ağzını yoklarız.</p>
<p>Boş bulunup söyleyiveririz: Ağzımızdan kaçar.</p>
<h2><strong>Anlamak gerek </strong></h2>
<p>Örnekler çoğaltılabilir.</p>
<p>Nereye bağlamak istiyorum?</p>
<p>Anlatmaktan keyif alıyoruz fakat anlamaya hiç çaba göstermiyoruz.</p>
<p>Kulak vereceğimiz yerde kulaklarımızı tıkıyoruz.</p>
<p>Sorunları halının altına süpürüyoruz, o halının elbet bir gün yerden kaldırılacağını düşünmeden.</p>
<p>Hayatın anlamını sorgulamak gibi zor bir işe kalkışıyoruz, en basitini, yani bize söylenenlerin anlamına kafa yormayı başaramıyoruz.</p>
<p>Toplum olarak an&#8217;lamsız şeylerle uğraşarak an’larımızı heba edeceğimize birbirimizi an&#8217;lamaya çalışalım, derim.</p>
<p>Ricamdır ve bana kalırsa zaruri bir ihtiyaçtır:</p>
<p>Güzel ile güzellikle konuşalım, özenli ve özenle dinleyelim.</p>
<p>Kendimizden vererek yazalım ve kendimizi vererek okuyalım.</p>
<p>Not: Anlamanın gerekliliğini yazarak anlattığım için özür dilerim.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/anlamak/">Anla(t)mak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/anlamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
