<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Ay, Milli Düşünce Merkezi sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/author/omeray/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/author/omeray/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Sep 2013 11:01:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2026/07/icibeyazdoluicon.png</url>
	<title>Ömer Ay, Milli Düşünce Merkezi sitesinin yazarı</title>
	<link>https://millidusunce.com/author/omeray/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>EYLÜL ON İKİDEN VURDU…</title>
		<link>https://millidusunce.com/eyluel-on-kden-vurdu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/eyluel-on-kden-vurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Ay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Sep 2013 11:01:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=1777</guid>

					<description><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 33 yıl geçti. Bu kadar uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen “12 Eylül”ün yeterince tartışılmadığı ve doğru anlaşılamadığı gözlemlenmektedir. Nedir 12 Eylül? Niçin ve kimler tarafından yapılmıştır? Gerçekten dönemin gençliği arasında cereyan eden kavga ve kanlı çatışmanın durdurulması için mi yapılmıştır; bu çatışma darbe yapılmadan durdurulamaz mıydı? Acaba tek amaç [&#8230;]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/eyluel-on-kden-vurdu/">EYLÜL ON İKİDEN VURDU…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 33 yıl geçti. Bu kadar uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen “12 Eylül”ün yeterince tartışılmadığı ve doğru anlaşılamadığı gözlemlenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nedir 12 Eylül?</p>
<p style="text-align: justify;">Niçin ve kimler tarafından yapılmıştır?</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten dönemin gençliği arasında cereyan eden kavga ve kanlı çatışmanın durdurulması için mi yapılmıştır; bu çatışma darbe yapılmadan durdurulamaz mıydı?</p>
<p style="text-align: justify;">Acaba tek amaç kavganın durdurulmasından mı ibaretti?</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten, bazılarının ağızlarına sakız yaptığı gibi aynı silahları sabah solcular, akşam ülkücüler mi kullanıyorlardı?</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkücüler kendilerini devlet güçlerinin yerine mi koymuşlardı?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kavga niçin yapılıyordu ve bu gençler kullanılıyorlar mıydı?</p>
<p style="text-align: justify;">Böyleyse kullananlar kimlerdi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu soruları çoğaltmak mümkündür ve cevapları için doğru bir tahlilin birkaç istisna dışında şimdiye kadar yapıldığına şahit olamadık.</p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül darbesinden bir yıl önce, Afganistan’da Babrak Karmal yönetiminde bir darbe yapılmış ve ülke darbecilerin daveti üzerine Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmişti. Aynı yıllarda İran’da Humeyni yönetimi devrimle iş başına gelmişti. Türkiye’de ise Sovyet yayılmacılığının iştahını artıran Marksist–Leninist ideoloji, 1965’den itibaren yayılma ve güçlenme alanı bulmuştu…</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkücü Hareket ise, Türk Milleti’nin yaşama ve yükselme azminin ve iradesinin temsilcisi olarak; Türk milleti’nin bağımsızlık ve bütünlüğünün savunucusu olarak ortaya çıkmış, Sovyet yayılmasına ve Komünist saldırıya karşı, polisiye bir görev ve içgüdüyle değil, ideolojik bir zeminde mücadeleye girmiştir. Nitekim fikri zeminde Marksist-Komünist hareketi yenmiştir. Bugün Türkiye artık sol fikirler tamamen marjinalleştiği halde, Ülkücü Hareket Türkiye’nin bekasının teminatı olarak varlığını güçlenerek sürdürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül’ün ABD tarafından desteklenerek yapıldığı veya yaptırıldığı artık hemen herkesin paylaştığı bir gerçektir. ABD’nin amacı elbette ki Türkiye’ deki çatışmayı durdurmak değildir. Çatışma ortamı, darbe için sadece bir gerekçe yapılmıştır. Emperyalizmin en çok korktuğu hareketler milliyetçi hareketlerdir. ABD Emperyalizmi 12 Eylül’e verdiği destekle Türkiye’ de yükselen Türk Milliyetçiliği hareketini de hedef almıştır. Bu sebeple bu dönemde en zalim baskı ve işkence Ülkücü Hareket mensuplarına reva görülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12 Eylül Türkiye’nin siyasi sisteminin, ekonomik modelinin, idari yapısının ve dış politikasının tamamen değiştirilmesi ve dönüştürülmesi için yapılmıştır</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;">Siyasi sistem değişmiş, siyasi partiler tek kişilik müesseseler haline getirilmiştir. Mevcut seçim kanunu ile siyasi partiler kanunu Türkiye’deki demokrasinin önündeki en büyük engeller olarak 33 yıldır özenle muhafaza edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekonomik sistemimiz döviz-faiz-borsa üçgenine hapsedilmiş, üretim yerine tüketim tercih edilmiş, üretim yapan fabrika ve tesislerimiz, stratejik olup-olmadığına bakılmaksızın satılmaya bu dönemde başlanmış ve ilk defa devlet, içerden ve dışardan aşırı bir şekilde ve tüketim amaçlı olarak borçlanmaya yine bu dönemde başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari sistemimizin, Kenan Evren’in düşünüp yapamadığı, Özal’ın tartışmaya açtığı, bugünlerde Tayip Erdoğan’ın uygulamaya çalıştığı etnik bir federasyon sistemine dönüştürülmesi fikirlerinin tohumları 12 Eylül’de atılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İsrail’e sahte kabadayılık yaparak Arap âleminde sempati toplamak, kendisini “model ülke”, “Emir-ül Mü’minin”, “Sultan veya Halife” gibi görerek ve göstererek gerçekte ise Haçlılarla işbirliği halinde ve İsrail hesabına, Arapları birbirine kırdırmak ve İslam âlemini kan deryasına çevirmek, İslam’ı sulandırarak diyalog arayışlarına girmek, Türk Milleti’ni, Emevi ırkçılığından mülhem 36 etnisiteye bölmek yine 12 Eylül’ün eseridir. Çünkü Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’nin tohumları 12 Eylül’de atılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anlaşılacağı üzere 12 Eylül Türk milletini tam da on ikiden vurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül’ün yargılanması ve 12 Eylül anayasasının değiştirilmesi gibi taleplerin, Türk Milletinin gözünü boyamaktan öte hiçbir anlamı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Esas olan 12 Eylül sisteminden topyekûn bir dönüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p style="text-align: justify;">Not: 12 Eylül mağduru Ülküdaşlarımızdan şehit olanlara rahmet, kalanlara sağlıklı ve hayırlı ömür diliyorum.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/eyluel-on-kden-vurdu/">EYLÜL ON İKİDEN VURDU…</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/eyluel-on-kden-vurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKLÜĞÜ BUHARLAŞTIRMA PLANI</title>
		<link>https://millidusunce.com/tuerklueue-buharlatirma-plani/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/tuerklueue-buharlatirma-plani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Ay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Mar 2013 06:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=1590</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emperyalizmin “Şark Meselesi” adını verdiği büyük plan yeniden ambalajlanarak sahneye konulmaktadır. Türk milletinin “millet olma” bilincini buharlaştırma ve Anadolu’yu Türksüzleştirme, Türklüğü yok etme projesi ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. AKP iktidarıyla başlayan; Atatürk’le ilgili karalama kampanyaları, Gençliğe Hitabe’nin okullardan kaldırılması, 19 Mayıs, 23 Nisan ve 29 Ekim bayramlarının kutlanamaz hale getirilmesi, Dersim tartışmaları, köy kasaba [&#8230;]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tuerklueue-buharlatirma-plani/">TÜRKLÜĞÜ BUHARLAŞTIRMA PLANI</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Emperyalizmin “Şark Meselesi” adını verdiği büyük plan yeniden ambalajlanarak sahneye konulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Türk milletinin “millet olma” bilincini buharlaştırma ve Anadolu’yu Türksüzleştirme, Türklüğü yok etme projesi ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. AKP iktidarıyla başlayan;</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Atatürk’le ilgili karalama kampanyaları,</li>
<li style="text-align: justify;">Gençliğe Hitabe’nin okullardan kaldırılması,</li>
<li style="text-align: justify;">19 Mayıs, 23 Nisan ve 29 Ekim bayramlarının kutlanamaz hale getirilmesi,</li>
<li style="text-align: justify;">Dersim tartışmaları,</li>
<li style="text-align: justify;">köy kasaba ve şehir isimleri,</li>
<li style="text-align: justify;">Kürt ve Ermenilerden özür konuları,</li>
<li style="text-align: justify;">Seyit Rıza, İskilipli Atıf hoca ve Şeyh Sait’lere itibar iadeleri,</li>
<li style="text-align: justify;">etnik farklılıklara yapılan vurgular…</li>
</ul>
<p style="text-align: justify; text-indent: -2.95pt;"> Bütün bunlar, bu kavramsal kargaşa ve oluşturulmaya çalışılan bilgi kirliliği, toplumsal çözülmemiz ve millet bilincimizi yok etmek için yapılmaktadır. Bu konularda ve “İslamiyet” konusunda dahi, toplumun önüne ‘uzman’ olarak çıkarılan herkes doğru bilgiye ulaşmak ve kafa karışıklığını gidermek yerine, zihinlerin daha da bulanmasına, bilgi kirliliğinin daha da artmasına hizmet etmektedir; esasen amacında bu olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Türkiye’miz, çeşitli dış kaynaklardan fonlanan; yerli işbirlikçi aydınlarımızla birlikte, yabancı istihbarat örgütlerinin rahatlıkla günlük gazete çıkarttığı, televizyon kanalları kurduğu, partilerimize sızdığı, çok çeşitli sivil toplum örgütleri kurarak her türlü polemiğin yaratıldığı, her türlü kavram ve değerin tartışıldığı, devlet ve milletimiz aleyhine her şeyin söylendiği, millete ve devlete apaçık küfürlerin alenen yapıldığı bir savaş sirkine dönüştürülmüştür. Bu sirke bir de sihirbaz gerektiği için, ‘O’ da bulunarak sahneye sürülmüştür, milletin gözü, her gün, her saat boyanmaya devam edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Bu sihirbaz Türk milletini her vesileyle 36 etnisiteden bahsederek ayrıştırmaya çalışmaktadır. Sorumluluklarının gereği olarak milletin bütünlüğüne vurgu yapması gerekenler, bin yıldır bu coğrafyada kardeşçe yaşayan ve adına bütün dünyanın Türk Milleti dediği halkı, 36 ayrı etnisiteye ayrıştırmak suretiyle işe başlamıştır. Dünyada bu anlayışın eşine ve benzerine rastlamak mümkün değildir. Millet; ortak kültür, dil, din, ortak geçmiş ve ortak gelecek tasavvuru olan topluluğun adıdır. Milletleşme uzun yıllar içinde oluşmuş bir sosyolojik kanuniyettir. Farklı etnik kökenden gelmiş olsalar dahi Türk kültür çevresinde Türkçe konuşarak yaşayan, dinleri ve ortak anlaşma dilleri aynı olan Kürtler dâhil bütün insanları Türk kabul etme anlayışı bir inkâr politikası değil, erdemli bir tevhit anlayışıdır. Türk kültürü, Türkiye’de yaşayan 74 milyonu kapsadığı gibi, bugün Kuzey Irak, Suriye, İran, Balkanlar ve Kafkasları da içine alan geniş bir coğrafyada ve Orta Asya’da hâkim kültürdür. Türkçe, bu geniş coğrafyanın tek ortak dilidir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">İhanetin ilk adımı, bu millet gerçeğini, Türklüğü, binlerce yıllık Türk tarih ve kültürünü, 300 milyonun konuştuğu Türkçeyi görmemezlikten gelerek ve Türk Milletini inkâr ederek atılmaktadır. Dünyada bütün devletlerin bir millete dayanarak ve bir millet tarafından kurulduğu halde, tek dil ve tek millet esasına dayanmayan bazı devletlerin parçalandığı bilinmesine rağmen, bu apaçık gerçeğin aksine “Milli Devletler” döneminin kapandığı yalanı, ihanetin devamı olarak sürekli tekrarlanmaktadır. Hâlbuki dünyada ‘milli devlet’den tek dönüş örneği dahi yoktur, millet olma ve milliyet bilinci dimdik ayaktadır. Bu yalan Türk milletine yutturulmaya çalışılmakta ve böylece çok dilli, çok uluslu bir yapı oluşturularak ileride parçalanmanın kapısı aralanmaya çalışılmaktadır. Hatta Türklüğün milliyet bilinci yok edilmek istenirken milletimizin içinden başka bir millet çıkarılmaya ve onlara milliyet bilinci verilmeye çalışılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Bu bir Haçlı projesidir ve Türklüğü Anadolu’dan buharlaştırarak yok etmeyi amaçlamaktadır. Projenin sahibi ABD ve AB ülkeleri ile İsrail’dir; PKK ise bu ülkelerin kurdurup desteklediği taşeronlarıdır. “Memleketin dâhilinde iktidara sahip olan” AKP’nin de bu projeye eş başkanlık yaparak ortak olduğu görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Süreci doğru anlamak için Tayyip Erdoğan’ın 1991 de RP. Beyoğlu ilçe başkanı iken, Necmettin Erbakan’a verdiği ‘Kürt Raporu’na bakmak yeterlidir. Bu raporda Erdoğan’ın, etnik bölücülüğü meşru bir hak talebi olarak gördüğü ve PKK’yı değil, devletimizi suçladığı ve PKK’lılara terörist dahi denilmesine gönlünün razı olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Erdoğan 2002 Kasım’ında iktidara geldikten sonra ‘olağanüstü hal’i kaldırarak ve terörle mücadele yasalarını değiştirerek PKK’yı rahatlatmış ve o yıllarda bitme noktasına gelmiş olan terörün yeniden canlanmasına sebebiyet vermiştir. Daha sonra artarak devam eden terör karşısında ABD ile anlaşma yolunu tercih etmiştir. ABD, Erdoğan’a terörle mücadele yerine PKK’nın siyasallaştırılmasını ve Kuzey Irakta oluşan bölgesel Kürt yönetimi ile birlikte müzakereyi dayatmış hatta 2005 deki ABD seyahatinde Erdoğan’a Türk ordusu ile mücadelenin ve ‘Ergenekon’ un şifreleri, PKK ile müzakerenin yöntemi anlatılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Artık PKK saldırmakta ve memleketin her bölgesine dağılan şehit cenazeleri karşısında, iktidar bir yandan milletin yükselen öfkesini bastırmaya ve şehit cenazelerine gösterilen ilgiye engel olmaya çalışmakta, diğer taraftan, bu terörün askeri tedbirlerle önlenemediğini, otuz yıldır devam ettiğini ve müzakereden başka çere kalmadığını millete kabul ettirmeye çalıştığı görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Bu sürecin en büyük yalanlarından birisi de bu ‘otuz yıldır terörle başa çıkılamadığı’ yalanıdır. Türk milleti ve Ordusu terörü her zaman yenmiştir ve yenecek gücü her zaman vardır. Yeter ki terörle mücadele edilsin ve siyasi irade arkasında dursun…</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">2007 ye gelindiğinde terörle mücadele eden Türk Ordusu’nun tasfiye, terör elebaşısı ile müzakere süreci başlatılmıştır. Terör elebaşısı ile Başbakan’ın müzakerede tam bir mutabakata vardıkları ve bu mutabakatın üzerinden uzunca bir süre geçtiği halde, Başbakan’ın bunu Türk Milleti’ne anlatmakta zorlandığı için yaklaşık beş yıldır yandaş medya aracılığı ile bu defa Türk Milleti ile müzakere yapıldığı, mutabakatın hazmettirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Türk Milleti’ne yutturulmaya çalışılan ve Apo ile varılan mutabakat Türkiye Devletinin tasfiyesi ve Türk Milletinin buharlaştırılması mutabakatıdır. Başbakanın ve Apo’nun açıklamalarının satır aralarından ve birbirinin aynısı olan cümlelerden anlaşılan budur.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Pkk’nın Diyarbakır bayramı, Dışişleri Bakanının bir gün öncesi Diyarbakır ziyareti ve açıklamaları, ABD ve AB ülkelerinin bu sürece ilişkin destek ve memnuniyet mesajları ve mandacı yandaş medyanın sevinç çığlıkları ile son olarak İsrail’in hükümetin itibarını kurtarma destekleri gelinen noktanın vahametini göstermeye yetecek mahiyettedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Proje bir ‘Kürdistan’ projesi olmaktan daha kapsamlı ve Türklüğü imha planıdır. Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da yendiğimiz ve İzmir’de denize döktüğümüz Emperyalistler, başka bir metotla ve tekrar karşımıza çıkmışlardır…</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Yeniden bir zafer, yeniden bir diriliş ihtiyacı doğduğu anlaşılmaktadır. Tarih ve talih Türk milliyetçilerine yeni bir misyon yüklemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman', serif;">Bu vatan ya bizimdir, ya da hiç kimsenin…</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tuerklueue-buharlatirma-plani/">TÜRKLÜĞÜ BUHARLAŞTIRMA PLANI</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/tuerklueue-buharlatirma-plani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRK ÜMMETİ*</title>
		<link>https://millidusunce.com/tuerk-uemmet/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/tuerk-uemmet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Ay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Mar 2013 13:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=1560</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslamiyet, Arabistan’da zuhur etmiş, Kur’an Arapça tebliğ olunmuş, ancak mahalli ve milli bir Arap dini olarak değil, bütün yeryüzüne ve insanlığa şamil olarak gönderilmiştir. Hucurat suresi 13. ayette Allah, insanları birbirleriyle tanışıp kaynaşmaları için milletler halinde yarattığını ve bunda da hikmetler olduğunu belirtmektedir. Kur’an-ı Kerim’de bazı millet isimleri geçmekle beraber “Türk” adı yoktur. Türkler, İslam’ın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tuerk-uemmet/">TÜRK ÜMMETİ*</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">İslamiyet, Arabistan’da zuhur etmiş, Kur’an Arapça tebliğ olunmuş, ancak mahalli ve milli bir Arap dini olarak değil, bütün yeryüzüne ve insanlığa şamil olarak gönderilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Hucurat suresi 13. ayette Allah, insanları birbirleriyle tanışıp kaynaşmaları için milletler halinde yarattığını ve bunda da hikmetler olduğunu belirtmektedir. Kur’an-ı Kerim’de bazı millet isimleri geçmekle beraber “Türk” adı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Türkler, İslam’ın ilk yıllarından başlayarak Araplarla, ilki Hz. Osman döneminde olmak üzere karşı karşıya gelmişler; Kafkaslarda, Horasanda, Merv’de Semerkant ve Buhara’da her defasında yenerek tartışmasız bir üstünlük sağlamışlardır. Ancak Türkler, savaşlarda galip gelmelerine rağmen, mağlubun dinini benimseyerek, Karahanlılar zamanından başlamak üzere kitleler halinde (ilkinde yüz bin çadır) Müslümanlığı tercih etmişlerdir. Yani tarihte bütün milletler (Araplar dâhil) kılıç zoruyla din değiştirdikleri halde sadece Türkler gönüllü olarak İslam’ı seçmişlerdir. Bu şeref sadece Türk milletine aittir. Karahanlı hidayetinden önceki iki asır içinde İslam ülkelerine yayılarak Müslüman olmuş ve hatta Mısır’da hükümdar olmuş Türk beylerinin ve boylarının varlığı bilinmektedir. Aynı yıllarda Selçuk Bey liderliğindeki Oğuz boyları da İslam’ı benimsemişlerdir. Selçuklu’nun büyük sultanı Tuğrul Bey 1055 da Bağdat’a girerek, Halife’yi Şiilerin ve Haricilerin tahakkümünden kurtarmış ve Türk devletinin himayesine almıştır. İşte o günden buyana, bin küsur yıldır Türk milleti İslam’ın liderliğini ve Haçlılar karşısında savunuculuğunu yapmaktadır. Yani Türk milleti 1055 yılında eline aldığı İslam Sancağı’nı hiç bırakmaksızın bugünlere kadar getirmiştir. Bu liderlik sırasında İslam’a yönelen bütün haçlı saldırıları sadece Türk Milleti’nin göğsünde sönmüştür.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Esasen Türklerin iman değiştirmediği İslam’da kendi milli inançlarının en ulvi ifadesini bularak hemen benimsedikleri anlaşılmaktadır. (Tek Tanrı inancı, İslam’ın vahdaniyet anlayışı, ruhun ölmezliği, ahiret hayatı, arşı ala anlayışı, kader, hac, kurban ve bilhassa cihat gibi kavramlar…)</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Kur’an-ı Kerim’de Türk adı geçmemekle beraber, Allah’ın, Arapları, başka bir milleti İslam’ın başına geçirmekle tehdit ettiği görülmektedir. Bunlara inzar (uyarı) ayetleri denilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Tevbe suresi 39. Ayet: “Eğer toplanıp seferberliğe kalkmazsanız, O sizi acıklı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir topluluk getirir ve siz O’na zerre kadar bir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir.” Tevbe suresinin 81,82 ve 97 ayetleride Arapları inzar etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Mearic suresi 40 ve 41. Ayetler: “Artık doğulu ve batılıların Rabbi için yemine ne gerek var. Şüphesiz biz kadiriz. Onları kendilerinden daha iyilerle değiştirebiliriz. Bizim önümüze geçilemez.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Fetih suresi 16. Ayet:” O geri bırakılan bedevi Araplara deki: Siz ileride çok güçlü savaşçı bir topluluğa çağrılacaksınız. Onlarla savaşırsınız, ya da Müslüman olurlar. Eğer itaat ederseniz o zaman Allah size güzel bir mükâfat verir. Eğer bundan önce yaptığınız gibi aksine giderseniz sizi elem verici bir azap ile cezalandırır.”</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Muhammed suresi 38. Ayet: “ İşte siz şu kimselersiniz ki Allah yolunda gereken harcamayı yapmaya çağırılıyorsunuz da yine içinizden kimisi cimrilik yapıyor. Oysa kim cimrilik yaparsa kendisine cimrilik yapmış olur. Allah zengindir. Muhtaç olan ise sizsiniz. Eğer tersine giderseniz başka bir topluluğu tutup yerinize getirir, sonra onlar sizin gibi olmazlar.”</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Maide suresi 54. Ayet: “Ey iman edenler: İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin; Allah onun yerine öyle bir toplum getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Mü’minlere karşı başları aşağıda, kâfirlere karşı ise başları yukarıdadır. Allah yolunda cihat ederler, dil uzatanın kınamasından da korkmazlar. İşte bu Allah’ın lütfudur; onu dilediğine verir, rahmeti bol ilmi sonsuzdur.”</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Bu ayetlerde Arapların cihat etmekten kaçındıkları, fukaraya yardımdan hoşlanmadıkları, küfürde ısrar ettikleri ifade edilmekte; yerine geçirilecek milletin ise Arap’tan başka bir millet olacağı, Arap’a benzemeyeceği, Araplarla önce savaşacağı sonra İslam olacağı, Araplardan daha hayırlı ve iyiliksever olacağı, daha kahraman ve cengâver olacağı, kâfirlerin ve münafıkların tehditlerinden yılmayacağı, din kardeşlerine mütevazı, kâfirlere karşı ise onurlu ve gururlu olacağı, Allah’ın onları, onlarında Allah’ı seveceği belirtilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Bu millet kimdir dersiniz?</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Elbette ki bu milletin Türk milletinden başka bir millet olamayacağı apaçık ortadadır. 17.yüzyılın büyük âlimi Vani Mehmet Efendi bu ayetlerde işaret edilen milletin Türk milleti olduğunu kaynaklarını da göstermek suretiyle hadislerle destekleyerek belirtmiştir. 11. yüzyılın büyük Türk milliyetçisi, Türk dilinin büyük ustası Kaşgarlı Mahmut, “ Benim Türk ismini verdiğim ve doğuda iskân ettiğim bir ordum var ki herhangi bir millete karşı gazaba gelecek olursam o Türk ordusunu o milletin üzerine gönderirim” şeklinde bir Hadis-i Kudsi nakletmektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Sultan Alparslan “Biz bidat nedir bilmeyen temiz Müslümanlarız, onun için Allah halis Türkleri aziz kıldı” demiştir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Kur’an’ın işaret ettiği, Peygamberimizin övdüğü, Tarihin açıkça kaydettiği ve en önemlisi Allah’ın sevdiği bu millet, bu mübarek millet bugünlerde çok yaslı ve ağır yaralıdır. Adeta kalbinden vurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">On yıldır ülkemizi yöneten ve siyaseten İslamcı görünerek iktidara gelen Başbakan R. T. Erdoğan’ın hem milliyetçiliği hem de Türklüğü aşağılaması Türk tarihine bühtandır, Peygamberimize saygısızlıktır, Kur’an’ın ruhuna aykırılıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">             Başbakan’ın hiç kitap okumamakla övündüğü söylenmektedir. Bunun doğru olduğu anlaşılıyor.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 36pt;">Arap tesiri ve hayranlığı ile yetişen siyasal İslamcıların ne Arapları tanıdıkları, ne Türk ve İslam tarihini bildikleri ne de İslam’ı bildikleri şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 36pt;">Başbakanın 2011 seçimlerinden sonra yaptığı balkon konuşmasında hep Arap başkentlerini sayması, eski MİT müsteşarı Emre Taner’i Arap ülkelerinde görevlendirmesi, sık sık Arap ülkelerini ziyaret etmesi kendisine siyaset alanı olarak Arap coğrafyasını seçtiğini göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 36pt;">Üç yüz milyon Arap nüfusunun üçte biri Müslüman dahi değildir ve 25 ayrı Arap devleti vardır. Bırakınız bir millet olmayı Araplar kabile kabile ayrışmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><b>Peygamberimizi ve daha sonra gelenleri de en çok uğraştıran bu Arap kabileciliğidir.</b></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 36pt;">Başbakan Arap liderliğine soyunmuştur ve hanımının Arap olduğunu söyleyerek onlara sıcak mesajlar verdiğini zannetmektedir. Esasen tamamen Emperyalizmin kontrolü altındaki Arap coğrafyasına Başbakanın bu ilgisi de bir ABD projesidir, BOP’un parçasıdır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Başbakan biraz tarih ve biraz da İslam’ı bilseydi böyle bir maceraya atılmaz; Suriye, Lübnan ve Filistin’deki Latin mevcudiyetinin ve hatta hâkimiyetinin teşekkülündeki Haçlılarla Arapların işbirliği kendisine yol gösterici olurdu.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Haçlılar, Türk coğrafyasında hep harple, Ortadoğu’da anlaşma ve uzlaşma ile karşılanmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Türk milleti aleyhine Arap medreselerinde uydurulan efsaneler, hadisler, Kur’an tefsirleri; Yahudi ve Hıristiyan Arapların İslam’a kattıkları bidatlar oradan Osmanlı medreselerine geçmiş ve asırlarca dini hakikatlermiş gibi okutulmuştur. Hatta Araplardan fazla Arap asabiyeti gösteren şuursuz yobazlar yetişmiştir. İslami ilimler Yahudi, Hıristiyan ve Zerdüşti hurafelerle dolmuştur.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Hâlbuki dünyada üç yüz milyon da Türk yaşamaktadır. Bunların tamama yakını Müslüman’dır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Yahya Kemal’in kudretle belirttiği gibi bir Türk Müslümanlığı, yaşayışı ve yorumu vardır. Bu Türk üslubudur.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">İslam Arabistan’da doğmuş ve fakat en doğru şekilde Türkler tarafından anlaşılmış ve yaşanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;">Türk deyince İslam; İslam deyince de Türk anlaşılmaktadır. Allah, bu sebeple Türk Milletini sevmektedir, bu milleti sevmek ibadettir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman';">Millete hizmet ve Milliyetçilik bir ibadettir, Türk’e karşı çıkmak ihanettir… </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman';"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p><span><b>*</b></span><b> </b>Bu kavramı ilk olarak Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim GÖKAY kullanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman';"> </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/tuerk-uemmet/">TÜRK ÜMMETİ*</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/tuerk-uemmet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başbakanın Karşısına Türk Olarak Çıkmak</title>
		<link>https://millidusunce.com/babakann-karsna-tuerk-olarak-ckmak/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/babakann-karsna-tuerk-olarak-ckmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Ay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2013 12:53:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=1541</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Hayatta en büyük iftiharım Türk olarak yaratılmamdır.  K. Atatürk   Başbakan Tayyip Erdoğan Mardin’de bu hafta sonu yaptığı konuşmada “Karşıma Türk olarak kimse çıkmasın, Kürt olarak kimse çıkmasın, her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum.” diyerek yıllardır Türk milletine ve Türk milliyetçiliğine karşı biriktirdiği kin ve nefretini artık saklayamaz hâle gelmiş ve kusmak zorunda kalmıştır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/babakann-karsna-tuerk-olarak-ckmak/">Başbakanın Karşısına Türk Olarak Çıkmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;" align="right"><i><span style="font-size: 10pt;"> </span></i></p>
<p style="text-align: right;" align="right"><i><span style="font-size: 10pt;">Hayatta en büyük iftiharım Türk olarak yaratılmamdır.</span></i> </p>
<p style="text-align: right;" align="right"><i><span style="font-size: 10pt;">K. Atatürk</span></i></p>
<p style="text-align: justify;"><i><span style="font-size: 10pt;"> </span></i></p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Tayyip Erdoğan Mardin’de bu hafta sonu yaptığı konuşmada “Karşıma Türk olarak kimse çıkmasın, Kürt olarak kimse çıkmasın, her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum.” diyerek yıllardır Türk milletine ve Türk milliyetçiliğine karşı biriktirdiği kin ve nefretini artık saklayamaz hâle gelmiş ve kusmak zorunda kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanın ifadesinde yer alan “Kürt olarak kimse çıkmasın” bölümünün türkülerimizdeki doldurma mısralar gibi lafın gelişi olarak söylendiği; esas hedefinin Türklük olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü karşısına “Kürt” olarak çıkanlarla, BDP ile ve Apo’yla dostane bir Kürt açılımı ve müzakere süreci yürüttüğü bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan’ın gençlik yıllarında Türklüğe ve Türk milliyetçiliğine; millî devlete ve Atatürk’e karşı düşmanca fikirlerle yetiştiğini biliyorduk. Nitekim on yıldır başbakanlığını yaptığı milletin adını asla ağzına almıyor, sık sık ‘milletim’ ifadesini kullanmasına rağmen bu milletin adı olan ‘Türk’ sözünü kullanmamak için özel bir gayret gösterdiği gözlerden kaçmıyordu. Fakat Türk milleti tarafından Başbakan seçilmekle onurlandırılan bir insanın bu noktaya gelmesi, kendi milletine karşı böylesi bir nefret, dünyada eşi ve benzeri görülmesi mümkün olmayan bir garabettir. Bir Fransız, bir İngiliz, bir Alman başbakanının kendi halkına Fransız olarak, İngiliz olarak, Alman olarak kimse karşıma çıkmasın diyebileceğini düşünebiliyor musunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan bu sözleriyle ırkçılığa karşı çıktığını, referansının da İslam olduğunu zannetmekte veya böyle bir algı oluşturmaya çalışmaktadır. Hatta Peygamberimizin veda hutbesinde kullandığı “Cahiliyetten kalma bütün âdetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır.”sözüne de telmih yapmaktadır. Merd-i Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş. Başbakan bu sözleriyle cahiliye döneminde kaldığını göstermektedir. İslam’ın yasakladığı ırkçılık Peygamberimizi de en çok uğraştıran Arap kabileciliğidir, etnisiteciliktir. Bu mikrop İslam dünyasına Araplar tarafından sokulmuş, Emevi Araplar döneminde en parlak dönemini yaşamıştır. Bugün “Kürtçülük” adına yapılan da aynı kabile ırkçılığının benzeridir. Türk milleti tarihin hiçbir döneminde ırkçılık yapmamıştır. Bu mikrop dünyanın her yerinde yayılma alanı bulsa dahi Türk coğrafyasında hayat bulamamıştır, hiçbir dönemde rağbet görmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 21.3pt;">Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz,</p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 21.3pt;"><span style="text-align: center;">Gelmişiz dünyaya milliyet nedir? Öğretmişiz.</span></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 21.3pt;"><span style="text-align: center;">Kapkaranlıkken bütün afakı insaniyetin</span></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 21.3pt;"><span style="text-align: center;">Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin.</span></p>
<p style="text-align: justify;">diyen Akif, milleti ve milliyeti biliyordu. Başbakan iki hafta önce Urfa’da yaptığı konuşmada bu şiirin ilk mısraını okudu, devamını okuyamadı. Milletin, ırk ve etnisite ile aynı şey olmadığını, milliyetçiliğin de ırkçılık sayılamayacağını, Türkiye’de bin yıldır var olan milletin adının da Türk milleti olduğunu Başbakan yakında öğrenecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Mehmet Akif, “Karşıma Türk olarak çıkmayın.” diyen başbakana,</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-indent: 35.4pt; text-align: center;">     “Türk eriyiz, silsilemiz kahraman</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-indent: 35.4pt; text-align: center;">     Müslüman’ız Hakk’a tapan Müslüman” diyerek sesleniyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: center;">Mehmet Emin Yurdakul;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-indent: 35.4pt; text-align: center;">     “Ben bir Türk’üm dinim cinsim uludur</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: center;">      Sinem özüm ateş ile doludur…”</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: center;">Ziya Gökalp;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: center;">     “Türk milletindenim, İslam ümmetindenim” diyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanın; rahle-i tedrisinden geçmekle öğündüğü Necip Fazıl kendisini “ciğerlerine kadar Müslüman, dibine kadar Türk ve sapına kadar erkek” olarak vasıflandırmakta;” İslam’ın geleceğinin Türk’ün geleceğine paralel olduğunu” söylemekte; Büyük Doğu Marşı’nda Türk milletinin “Allah’ın seçtiği kurtulmuş millet” olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Türkiye’de karardığı için her yerde kararan ve ancak Türkiye’de ışıklandırılacak olursa her yeri aydınlatacak olan İslam güneşinin doğuşunu kendi ufuklarımızda karşılamak şuuruna sımsıkı yapışalım.” diyen ve milliyetçiliği “insan ruhuna yaratılışta üflenmiş bir duygu” olarak tarif eden Necip Fazıl, milliyetçiliği ayakları altına alan ve İslam’ı Arap başkentlerinde arayan başbakanı görse ve duysa ne yapardı dersiniz?</p>
<p style="text-align: justify;">Milletimizin kim olduğu konusundaki bir söyleşide başbakan “Kabirde hangi millettensiniz diye sorulmayacak.” şeklinde cevap vermişti. Necip Fazıl –rahmetli- bunu hissetmiş olacak ki “Nutuklarımı Türkçe söylüyorum, yarın öldüğüm zaman Allah’tan affımı da Türkçe isteyeceğim.” demiştir. Yine aynı Necip Fazıl</p>
<p style="text-align: justify; margin-left: 70.8pt;">“Ne haçlı, ne şaman Türk</p>
<p style="text-align: justify; margin-left: 70.8pt;">Müslüman Müslüman Türk</p>
<p style="text-align: justify; margin-left: 70.8pt;">Ölümsüz, kahraman Türk…</p>
<p style="text-align: justify; margin-left: 70.8pt;">Her şey Türk’tür orada</p>
<p style="text-align: justify; margin-left: 70.8pt;">Mekân Türk’tür, zaman Türk” demektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan hangi Türk büyüğünü örnek alıyorsa ona baksın orada mutlaka kendine çeki düzen verecek bir örnek bulacaktır…</p>
<p style="text-align: justify;">Türk milleti mübarek bir millettir. Dokunanı yakacak bir tılsımı vardır. Bu mübarek millete dokunan herkesin akıbeti hüsran olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Mardin’de “Türk’ün Kürt’e; Kürt’ün Türk’e üstünlüğü yoktur.” şeklinde afişler astırmak suretiyle ateşle oynamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu milletin mensupları eşit vatandaşlardır ve birbirleri arasında herhangi bir üstünlük iddiaları yoktur. Bu bir kışkırtmadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanın karşısına Türk olarak çıkacak milyonlar sıradadır. Ayakları altına aldığını sandığı milliyetçiliğin altında ezileceği günler yaklaşmaktadır.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/babakann-karsna-tuerk-olarak-ckmak/">Başbakanın Karşısına Türk Olarak Çıkmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/babakann-karsna-tuerk-olarak-ckmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
