<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahilik arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/ahilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/ahilik/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Dec 2020 05:17:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>
	<item>
		<title>Ahilik: Türk milletinin insanlığa sunduğu sistem</title>
		<link>https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2020 15:00:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ahilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=24669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Eski Kırşehir Türk Ocağı Başkanı Kazım Ceylan yazdı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/">Ahilik: Türk milletinin insanlığa sunduğu sistem</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem%2F&amp;linkname=Ahilik%3A%20T%C3%BCrk%20milletinin%20insanl%C4%B1%C4%9Fa%20sundu%C4%9Fu%20sistem" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem%2F&amp;linkname=Ahilik%3A%20T%C3%BCrk%20milletinin%20insanl%C4%B1%C4%9Fa%20sundu%C4%9Fu%20sistem" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem%2F&amp;linkname=Ahilik%3A%20T%C3%BCrk%20milletinin%20insanl%C4%B1%C4%9Fa%20sundu%C4%9Fu%20sistem" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem%2F&amp;linkname=Ahilik%3A%20T%C3%BCrk%20milletinin%20insanl%C4%B1%C4%9Fa%20sundu%C4%9Fu%20sistem" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem%2F&#038;title=Ahilik%3A%20T%C3%BCrk%20milletinin%20insanl%C4%B1%C4%9Fa%20sundu%C4%9Fu%20sistem" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/" data-a2a-title="Ahilik: Türk milletinin insanlığa sunduğu sistem"></a></p><div id="attachment_24693" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24693" class="wp-image-24693 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/w1400_h1400_zc3_ac__ywbM50FmZXoKWY6xpltN3e8snDzjJHfk-768x372.jpg" alt="" width="768" height="372" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/w1400_h1400_zc3_ac__ywbM50FmZXoKWY6xpltN3e8snDzjJHfk-768x372.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/w1400_h1400_zc3_ac__ywbM50FmZXoKWY6xpltN3e8snDzjJHfk-300x146.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/w1400_h1400_zc3_ac__ywbM50FmZXoKWY6xpltN3e8snDzjJHfk-1024x497.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/w1400_h1400_zc3_ac__ywbM50FmZXoKWY6xpltN3e8snDzjJHfk.jpg 1400w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-24693" class="wp-caption-text">Osmanlı Devleti&#8217;nde ahilik</p></div>
<p>Ahilik, kelime anlamı olarak Dîvânu Lugâti&#8217;t-Türk’te, “<em>akı</em>” cömert, yiğit, eli açık; Arapçada ise kardeşim anlamında kullanılmaktadır. Her iki anlam da ahiliğin özüne ve taşımış olduğu değerlere uygundur. Ahiler, hanımlara ise kız kardeş anlamında “<em>bacı</em>” derlerdi ki, bu anlamıyla Anadolu’da hâlâ kullanılmaktadır.</p>
<p>Ahilik, 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’da sivil bir teşkilat, fikir-düşünce ve medeniyet hareketi olarak Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini derinden etkilemiştir. Sadece bir esnaf teşkilatlanması olarak değil, sosyal, kültürel, dinî, iktisadî, siyasî, askerî.. vb. alanlarda hayatı ilgilendiren bütün konularda Türk-İslam medeniyetinin ana dinamiklerinden biri olmuştur. Bunun içindir ki biz ahiliği, “<em>İmanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun yurt edinilmesini, Osmanlı’nın ‘Cihan Devleti’ olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem</em>’’ olarak tanımlıyoruz.</p>
<h2><strong>Nasıl ortaya çıktı bu Ahilik?</strong></h2>
<div id="attachment_24694" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24694" class="wp-image-24694 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/Seyh-Evhaduddin-Kirmani-Turbesi-Selcuklu-768x367.jpg" alt="Konya" width="768" height="367" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/Seyh-Evhaduddin-Kirmani-Turbesi-Selcuklu-768x367.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/Seyh-Evhaduddin-Kirmani-Turbesi-Selcuklu-300x143.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/Seyh-Evhaduddin-Kirmani-Turbesi-Selcuklu-1024x490.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/Seyh-Evhaduddin-Kirmani-Turbesi-Selcuklu.jpg 1140w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-24694" class="wp-caption-text">Evhadüddin-i Kirmani türbesi</p></div>
<p>Anadolu’yu yurt edinmek için gelen Selçuklular, bu topraklardaki Bizans uygarlığına üstünlük sağlamak ve yerleşik bir medeniyet inşa etmek istiyorlardı. İşte bu dönemde Türk sosyal hayatındaki “<em>Alplık</em>” teşkilatı ile, Araplardaki “<em>fütüvvet” </em>düşüncesi; hocası Evhadüddin-i Kirmani ile Anadolu’ya gelen Ahi Evran Veli öncülüğünde birleşerek “<em>Ahilik</em>” olarak anılmaya başlandı. Fütüvvet-nameler dinî tasavvufi eserlerdi. Esası Kur’an ve peygamber sünnetine dayanmaktadır.</p>
<div id="attachment_24692" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24692" class="wp-image-24692 size-medium_large" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/kirsehirde-ahi-evran-veli-heykeli-yapimi-tamamlanan-kulliyedeki-eski-yerinde_6263f34-768x522.jpg" alt="Kırşehir" width="768" height="522" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/kirsehirde-ahi-evran-veli-heykeli-yapimi-tamamlanan-kulliyedeki-eski-yerinde_6263f34-768x522.jpg 768w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/kirsehirde-ahi-evran-veli-heykeli-yapimi-tamamlanan-kulliyedeki-eski-yerinde_6263f34-300x204.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/kirsehirde-ahi-evran-veli-heykeli-yapimi-tamamlanan-kulliyedeki-eski-yerinde_6263f34-1024x696.jpg 1024w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2020/09/kirsehirde-ahi-evran-veli-heykeli-yapimi-tamamlanan-kulliyedeki-eski-yerinde_6263f34.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /><p id="caption-attachment-24692" class="wp-caption-text">Ahi Evran Veli heykeli</p></div>
<p>Ahi Evran Veli, Hoy’da (İran) doğan, Ahmet Yesevi’nin öğrencileri tarafından yetiştirilen, devrin büyük alimlerinden dersler alan, Türk kültürünün ve İslam inancının inceliklerine vakıf bilge bir Türk ve aksiyon adamı idi. Fütüvvet (gençlik) hareketi ile Alplık teşkilatı, Ahi Evran Veli öncülüğünde, ahilik olarak, Türk-İslam devletlerini iktisaden destekleyici sanat ve meslek erbabını dinî-vatani gayeler etrafında toplayan çok etkili bir kuruluş olarak dikkat çekmektedir(1). Ahilikte herkesin kendi geçimini temin edecek bir mesleği olması mecburi idi.</p>
<h2><strong>Anadolu&#8217;nun Türkleşmesini sağlayan sistem</strong></h2>
<p>Yesevilikten güç ve destek alan bu yeni teşkilat, Türklerin yerleşik hayata geçmelerinde öncü olmuş, hatta Kırşehir, Aksaray, Karahisar, Alaiye (Alanya) gibi Türkçe adlar taşıyan kasabalar kurmuşlardır. Üstelik Türklerin vatan müdafaası azmi ile bir yandan Haçlılar, bir yandan Moğollarla çatışmalar arasından savaşçı bir karakter kazanarak İslam’ın “<em>gaza</em>” hamlelerini de kolaylaştıran askerî, iktisadi, tasavvufi, ahlâki, sosyal, dinî, kültürel bir yapı kazanmıştı. Bu şartlarda “<em>Alpler</em>” de “<em>Alp-eren</em>” veya “<em>Ahi-alp</em>” olarak anılmaya başlanmıştı(2). Böylece, siyasî ve askerî baskı yapılmaksızın yeni gelen Türk göçmenleri ile Anadolu da hızla Türkleşmekte idi.</p>
<p>Ahi Evran Veli, bir müddet Kayseri, Konya ve Denizli’de kaldıktan sonra Kırşehir’e geldi. Kırşehir bu dönemde, Halil İnalcık Hoca’nın ifadesiyle, ‘’<em>Türkmen yurdu</em>’’, ‘’<em>Türklüğün merkezi</em>’’ idi. Buradan ahileri yiğit-ahi-şeyh üçlemesi içerisinde teşkilatlandırarak, Anadolu’dan Balkanlara, Kırım’a, Kazan’a kadar; Türkistan’dan Kuzey Afrika’ya kadar bütünüyle gönül coğrafyamızda yaygınlaştırdı.<br />
Prof. Dr. Fuat Köprülü, bu dönemlerde padişahların, vezirlerin, müderrislerin, kadıların, askerlerin, tüccarların ve el emeği ile geçinen esnafların ahilik içinde yer aldığını, ahiliğin çok itibarlı bir kuruluş olarak halkın bütün kesimlerini kucakladığını ifade eder.</p>
<h2><strong>Amaçları ne idi?</strong></h2>
<p>Ahilik Teşkilatı’nın temel amacı, Farabi’nin ifadesi ile “<em>El-Medinet’ül Fazıl’ay-ı</em>” yani mükemmel ve müreffeh bir toplum hayatı oluşturmaktır. Bir başka ifade ile “<em>âleme nizam vermek</em>” ahiliğin değişmez gayesidir(3). “<em>Nizam-ı âlem ülküsü</em>’’, Osmanlı’nın da ‘‘<em>Kızıl Elması</em>’’ olmuştur. Bu ruhu Osmanlı’nın manevi kurucusu ve bir ahi şeyhi olan Şeyh Edebali üflemiş olsa gerektir(4).</p>
<h2><strong>Âdeta bir medrese&#8230;</strong></h2>
<p>Ahilik teşkilatı, öncelikle bir eğitim sistemi ortaya koymuştur. Akşamları tekke ve zaviyelerde fütüvvet kurallarını gençlere öğreterek eline, diline, beline sahip olmalarını, haram yememelerini, helal kazanmalarını, doğru ölçüp eksik tartmamalarını, yiğit, cömert ve ahlâklı olmalarını, gerektiğinde ok atmayı, kılıç kullanmayı, doğruluğu, dürüstlüğü öğreniyorlardı. Ahi-alp veya Alp-eren oluyorlardı. Yamak, çırak, kalfa, usta sistemi içerisinde kaliteli üretimi teşvik ediyorlardı. Sanat eğitimi veriyorlardı. Türkçeyi güzel kullanmayı teşvik ediyorlardı. Diğer taraftan kendilerine göre helal kazanca, kaliteye, üretime, dayanışma ve yardımlaşmaya ve dürüstlüğe dayalı bir iktisadi model uyguluyorlardı. İhtiyaç duyulduğunda yeni sistemler kurarak Türk-İslam medeniyetine inşa etmede öncü oluyorlardı. Ticaret ile ahlâkı birleştirerek kendisine göre bir yardımlaşma ve sosyal güvenlik sistemi oluşturarak dünyada Türk Milletine has bir milliî model, sistem meydana getirmişlerdir.</p>
<p>Ahiler, bir ahi şeyhi olan Edebali sayesinde Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna siyasî, sosyal, iktisadî, kültürel, askerî, dinî vb. alanlarda etki ederek, onların “<em>Cihan Devleti</em>” olmasına katkı sağlamışlardır. Diğer taraftan Ahi Evran’ın hanımı Fatma Bacı öncülüğünde ‘Anadolu Kadınlar Teşkilatı’nı (Bacıyan-ı Rum) kurarak, kadınlarımızın aşına, eşine, işine bağlı olmasını özendirmişlerdir. Birer ahi önderi olan Yunus Emre, Aşık Paşa, Hacı Bayram-ı Veli gibi büyük mutasavvıfların Türkçe yazmalarını sağlayarak, Türkçe’nin ve millî kültürün korunmasını temin etmişlerdir. Anadolu’nun dağlarına, şehirlerine, ırmaklarına Türkçe isimler vererek bu toprakların ebedi Türk yurdu olmasına öncülük etmişlerdir.</p>
<p>“<em>Hiç ölmeyeceklermiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışan</em>”, “<em>iki günü birbirine denk olmayan</em>”, el emeğinden gayrı hayırlı kazanç tanımayan ahiler, vakıflar kurarak, Anadolu’da birliği sağlayarak, Türk-İslam medeniyetinin kuruluşunda maya olmuşlardır.<br />
Haz ve hız çağındaki insanlığın, ahilikten çok şey öğreneceğine inanıyoruz.</p>
<p><em>1) İbrahim Kafesoğlu, Türk İslam Sentezi, Ötüken Yay. – 2018, s.189</em><br />
<em>2) Mehmet Şeker, “Alplıktan Fütüvvete/Fütüvvetten Ahiliğe”, 3. Uluslararası Ahilik Sempozyumu, Kırşehir, 2018, s.499</em><br />
<em>3) Harputlu Nakkaşoğlu Ahmet, Tuhfet’ül Vesaya Fütüvvetnamesi, s.209</em><br />
<em>4) Kazım Ceylan, Ahilik/ Türk-İslam Medeniyetinde Dünyevi ve Uhrevi Sistem, Gümrük Ticaret Bak. Kültür yayınları, 2012, s.31</em></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/">Ahilik: Türk milletinin insanlığa sunduğu sistem</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ahilik-turk-milletinin-insanliga-sundugu-sistem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Ankara&#8217;ya gelişinin yıl dönümü</title>
		<link>https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hicabi Koçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Dec 2013 07:18:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hicabi Koçak]]></category>
		<category><![CDATA[Ahilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Seymenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://millidusunce.org/?p=1894</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 Aralık 1919 Cumartesi günü öğleden sonra saat 15.10'da, Ankara'nın güney yönünde bulunan  Dikmen tepesinin Keklik Pınarı mevkiine gelmişti. Düşmanı boğmak üzere yaktığı istiklâl ateşi, Türk Milleti’nin alevden soluklarıyla büyüyerek bir volkana dönüşmüştü.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/">Atatürk&#8217;ün Ankara&#8217;ya gelişinin yıl dönümü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu%2F&amp;linkname=Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20Ankara%E2%80%99ya%20geli%C5%9Finin%20y%C4%B1l%20d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BC" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu%2F&amp;linkname=Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20Ankara%E2%80%99ya%20geli%C5%9Finin%20y%C4%B1l%20d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BC" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu%2F&amp;linkname=Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20Ankara%E2%80%99ya%20geli%C5%9Finin%20y%C4%B1l%20d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BC" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu%2F&amp;linkname=Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20Ankara%E2%80%99ya%20geli%C5%9Finin%20y%C4%B1l%20d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BC" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu%2F&#038;title=Atat%C3%BCrk%E2%80%99%C3%BCn%20Ankara%E2%80%99ya%20geli%C5%9Finin%20y%C4%B1l%20d%C3%B6n%C3%BCm%C3%BC" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/" data-a2a-title="Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümü"></a></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-2227 aligncenter" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2014/12/images_Seymenler.jpg" alt="" width="400" height="300" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2014/12/images_Seymenler.jpg 400w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2014/12/images_Seymenler-300x225.jpg 300w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2014/12/images_Seymenler-326x245.jpg 326w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2014/12/images_Seymenler-80x60.jpg 80w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" />Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sonunda Türkiye’yi paylaşmak isteyen barbar Avrupalı haçlı sürüsünü, aziz Türk vatanından kovmak üzere 94 yıl önce bugün, <em>27 Aralık 1919 Cumartesi </em>günü öğleden sonra saat 15.10&#8217;da, Ankara&#8217;nın güney yönünde bulunan  Dikmen tepesinin Keklik Pınarı mevkiine gelmişti. Düşmanı boğmak üzere yaktığı istiklâl ateşi, Türk Milleti’nin alevden soluklarıyla büyüyerek bir volkana dönüşmüştü</p>
<p>Vahşilerin kirli emellerini imhâ etmek üzere  Samsun’dan başlayan kutlu yürüyüş, Amasya&#8217;da<em> &#8220;Türkün istiklâlini yine Türkün azim ve kararı kurtaracaktır&#8221; </em>ilânı ile bütün cihâna duyuruluyordu&#8230; Erzurum ve Sivas<strong> </strong>Kongreleri, istiklâl ateşini vatan sathına dalga dalga yayıyordu&#8230;  Karar merkezinin yeri Ankara olarak belirlenmişti. Şehir umutlu bir bekleyiş içine girmiş, günler önce Sivas&#8217;tan yola çıkan Heyet&#8217;in Ankara&#8217;ya yaklaşmakta olduğu haber verilmişti. Ankara semaları bir gece önce, yıldızlardan yansıyan ışık desenleriyle bezenmişti&#8230; Türk Milletinin Ülker yıldızı gökyüzünde parıldamış, zulmet yarılarak, nura doğru bir beşâret/müjde velvelesi bütün muhiti sarmaya başlamıştı.</p>
<p><em>Ali Fuat Paşa</em> komutasındaki 20. Kolordu önce şehre yerleşerek, gerekli hazırlıkları aylar öncesinden tamamlamıştı. Kolordu Komutanının Karargâh binası ve makam odası da, Romalılara ait hamamın harabelerinin karşısına düşen, Sultan Alaattin Keykûbat&#8217;ın<strong> </strong>Ankara Emîri, Selçukludevlet adamı, Bayındır boyundan Kızıl Beğ’in<strong> </strong>adıyla anılan yapının bulunduğu yere taşınmıştı. Ankara<strong>,</strong> bu kutlu gecenin sabahında<strong> </strong>bir vuslata otağ olmaya hazırlanıyordu&#8230;</p>
<p>Tarihte birçok keder ve kıvanca ev sahipliği yapmış olan güngörmüş bu Âhi şehri, ismini, Türklerin ulvî bir mefkûre uğrunda insiyakî olarak ayrıldıkları anavatanı Asya’da, BaykalGölünden doğarak kuzeye doğru akan Angaraırmağından alıyordu. Anadolu’yu ebedî vatan yapan atalarımız, Ulûğ Türkistan’da yaşadıkları yerlerin, ırmakların, oymak ve boylarının isimlerini, yeni vatanlarındaki çevreye de ad olarak vermişlerdi.</p>
<h2><strong>Ankara Ergenekon&#8230;</strong></h2>
<p>Şimdi bu bahtiyar şehrin minarelerinden, Namazgâh&#8217;tan, Dikmensırtlarından, çevre tepelerden,<strong> </strong>zirvelerden&#8230; Ezan ve salâ sesleri, dualarla birleşip arşa yükseliyordu&#8230; Ankara Kalesi&#8217;ne sancakçekilmiş, bayraklar, tuğlar göğe kaldırılmış, iman dolu sineler heyecan içinde aziz misafirlerini karşılamaya hazırlanıyordu&#8230; Keklik Pınarı&#8217;nda<strong> </strong>bülbüller ötüşmeye, keklikler şakımaya, kurnalardan akan sular ezgi dolu şakırtılarıyla billur renkli yalaklara dökülmeye başlamıştı&#8230; Aralık ayınınbu 27.günü; Kepekli Boğazı, Ahlatlıbel, DikmenTepeleri, Çankayayamaçları, AyrancıBağları&#8230; Seğmen Alayı&#8217;nın<strong> </strong>gümbürtüsüyle yankılanıyordu&#8230; Ankara<strong> </strong>galeyâna gelmiş, âdeta yeni bir Ergenekon&#8217;da<strong> </strong>toplanmaya ve günü gelince de çıkışa hazırlanıyordu!..</p>
<h2><strong>Devlet kuran bir Türk teşkilâtı: Âhilik</strong></h2>
<p>Türk Milletinin ve devletinin, en buhranlı dönemlerinde Liderinetrafında yer alan Âhiler, Türk Devlet geleneğini millî bünyelerinde hâlâ muhafâza ediyorlardı. Sirî Derya’nın kuzeydoğusundaki Cendşehrinde, Selçuklu Devleti’nin kuruluşunda Selçuk Beğ’in; Söğüt’te, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda Osman Beğ’in yanında, onların lider, başbuğ seçilmelerinde yer alarak, ak keçe üstünde <strong>“</strong><em>Han</em><em> </em><em>Kaldırma</em><strong>”</strong> ve sadak’tan <strong>“</strong><em>Ok Çekme</em><strong>”</strong> törenlerini icra etmişlerdi. Asırlar önce Mete’nin, İlteriş Kutluk Kağan’ın ve Bilge Kağan’ın, devletin başına getirildikleri, kuruluş günündeki törenlerde olduğu gibi… Şimdi, tarihin bu dönüm noktasında, Ankaraufukları, Türk Töresi’nin mirâsını taşıyan ateş soluklu, keskin bakışlı, çatal yürekli koç yiğitlerin,  Kızılcagün&#8217;de, gökyüzüne kaldırdıkları al ve yeşil sancakların deseniyle bezeniyordu…</p>
<h2><strong>İstikbâl heyeti</strong></h2>
<p>Başta Kolordu Komutanı <em>Ali Fuat Paşa </em>olmak üzere, şehir âyân’ından Ankara Müftüsü ve <em>Müdâfâ-i Hukuk Reisi Börekçizâde Mehmet Rıfat Efendi</em><strong>,  </strong>Ankara halkının Hâkân olarak andıkları Vali Yardımcısı Defterdar <em>Yahya Gâlip Beğ</em>, <em>Ankara Şehremini Kütükçüzâde Ali, Kınacızâde Şâkir, Âtıf Hoca, Hatıp Ahmet, Hanifzâde Mehmet, Âdemzâde Ahmet, Aktarzâde Râsim, Bulgurluzâde Tevfik, Toygarzâde Ahmet<strong>, </strong></em>Ulemâ ve eşraftan zevâtın da bulunduğu, üç bin atlı, yedi yüz yayadan oluşan Seğmen Alayı Müfrezeleri ve Halk Bölükleri; erkek, kadın; yaşlı, genç, aynı gayede birleşmişti. Aralarında omuzlarına çapraz fişeklik kuşanmış, eli mavzerli, atlı, Türk Amazon’u Karaşar Bacıları olduğu halde, Dikmen sırtlarını doldurmuştu…</p>
<h2><strong>Son Türk Hâkânı</strong></h2>
<p>Ufuklar, yer ile gök arasında gerilmiş bir yay gibi duruyordu!.. Yanık sineler, yürekler, çehreler ve nazarlar bu bekleyişin ince ve muştulu gerilimi içinde; uzaklara, derinlere yönelmişti&#8230; Son Türk Hâkânı&#8217;nı<strong> </strong>bekleyen gözler, sevinç çağlayanı halinde gürleyecek Keklik Pınarı&#8217;nın<strong> </strong>ardına bakıyordu&#8230; Birden, etrafta bir çalkalanma ve heyecan dalgası işitildi. Nihâyet, beklenen konuklar uzaktan görünmüştü. Kızıl Yokuş&#8217;un<strong> </strong>üstündeki düzlükte; şırıl şırıl akan Keklik Pınarı&#8217;nın<strong> </strong>bulunduğu mevkiden hareket eden öncü Âhi Bölüğüve atlı Seğmen Kıtası,Dikmen Tepe’de Emin SazakBeğ<strong> </strong>ile Ankaralı Nâşit Toygar Beğ’in de aralarına dâhil olduğu kutlu misafirleri alarak, karşılama heyetinin yanına doğru getiriyordu.</p>
<h2><strong>Eski bir Oğuz geleneği</strong></h2>
<p>Ankara sâkini <em>Kızıl Oğuzlar, </em>rehberini seçeceği bu <em>Kızılca Gün&#8217;</em>de<strong>, </strong>evvelce Rumeli&#8217;nin fethi için Balkanlar’a yerleştirilen Kızıl Oğuzlar&#8217;ın<strong> </strong>bir kolu olan <em>Kocacık Oymağı&#8217;</em>na<strong> </strong>mensup, Evlâd-ı Fâtihan nesli liderine kavuşmuştu. Eski bir <em>Türk Töresi</em> gereği, kısa, fakat gönüller dolusu bir selâmlaşma ve tanışma töreninden sonra, Büyük Başbuğ&#8217;un önünde, O&#8217;nun Liderliğine,vatanın düşmandan temizlenmesine ve Türk Milleti’nin İstiklâli uğrunda seve seve canlarını feda edeceklerine and içtiler!</p>
<h2><strong>Gök girsin, Kızıl çıksın!</strong></h2>
<p>Üstte mavi gök, altta yağız yer sarsılıyordu âdeta! Bu saf ve temiz gönüllerin imân dolu nidâları arşa yükseliyordu… Atalarımızın ruhunu şâd eden bu soylu davranış, Türkün civanmertliğinin ve yüksek seciyesinin bir tezahürüydü. Allah’ın Türk Milletine ihsân ettiği bir nimetti bu… <em>Oğuz Han’ın, Mete’nin, Bilge Kağan’ın, Alparslan&#8217;ın, Fâtih’in, </em><em>Yavuz</em>’un milletinden olmanın bahtiyarlığıydı yaşanan velvele! Seğmen Alayı haşmetli yürüyüşüyle hareket ederken, bu yiğit ve mert insanlar, aralarına aldıkları <em>Ulu Önder’i</em> bir sevgi kozası hâlinde sarmışlardı!</p>
<h2><strong>Kızıl Elma</strong></h2>
<p>İstanbul&#8217;dan<strong> </strong>başlayarak; Samsun, Amasya, Erzurumve Sivasyoluyla devam eden zorlu ve kutsî yolculuk, şâhâne bir buluşmayla neticeleniyordu. <em>Bir ferd-i mücâhit olarak, sîne-i Millet&#8217;e dönen Atatürk</em><strong>, </strong>kendisine yapılan bu karşılamanın huzurunu, Cezayir menekşesi maviliğindeki gözlerinin ışıltısına yansıtmıştı. Büyük Önder ve Temsil Heyeti, <em>Seğmen Alayı</em><strong>&#8216;</strong>nın refakâtinde, bu mübârek şehrin kalbine doğru akmaya başladı&#8230; Davul ve zurnaların eşliğinde, kılıç ve teke palaların ışık saçan şakırtıları; tüfeklerin, tabancaların patlayışlarıyla<strong> </strong><em>Seğmen Zeybeği’</em>nin coşkulu ahengi içinde gürleyen sesler, Ankara vadisinde, yamaçlarda, gök gürültüsü gibi yankılanıyordu&#8230; Ankara&#8217;nın <em>Misket Elma&#8217;</em>sı, bu büyük günün coşkusuyla <strong>&#8220;<em>Kızıl Elma&#8221;</em> </strong>ya dönüşmüştü!</p>
<h2><strong>Millî hafıza</strong></h2>
<p>Göktürk Atalarımızın Ötükentarihinde yaşadığı gibi, şimdi de bu mübârek Âhi şehrinden başlamak üzere bütün bir vatan, Türklerin ikinci Ergenekon&#8217;u<strong> </strong>oluyordu! Kale surlarıyla çevrili şehir, tarihte varlığı bilinen, yaklaşık 50 yıl <strong>“</strong><em>Şehir Meclisi</em><strong>”</strong> tarafından yönetilen <em>Ankara Âhi Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin (1305 – 1355)</em> mirasını hâlâ millî hafızasında saklıyordu. Türkler, tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren, güneş koç burcuna girince, her yıl 21 Mart gününü, Ergenekon&#8217;dan Çıkış Bayramıolarak kutluyordu&#8230; Şairler, ozanlar, tarih fışkıran duygularını gönül sedefinden çıkarıp, inci tanesi gibi mısralara diziyordu…</p>
<p><em>Adımız Türk verildi Ötüken durağında,</em></p>
<p><em>Bozkurt öncümüz oldu Ergenekon dağında!</em></p>
<p>Y.GENÇOSMANOĞLU, (Destanlar Burcu, S.237)</p>
<h2><strong>Sevk-î İlâhi</strong></h2>
<p>Türkler, bir sevk-i ilâhî olarak bu toprakları vatan yapmıştı&#8230; Peygamber Efendimizve O&#8217;na inananların, Mekke<strong>&#8216;</strong>de birçok sıkıntı ve eziyet görmesi üzerine, Allah<strong>, </strong>Sevgili Peygamberimize, müminlerle birlikte Medîne<strong>&#8216;</strong>ye<strong> </strong>hicret etmesine izin vermişti. Medine, Resülûllâh&#8217;ın<strong> </strong>yüksek fetânet, asâlet, adâlet ve şerefiyle donanıp, İslâm dini ve Müminler için bir sığınma/toparlanma yeri olmuştu. Medine<strong>, </strong>bu bahtiyar şehir, Müslümanların Ergenekon Yurdu hâline dönüşmüştü! İslâmiyet, bu melce/sığınma, güçlenme mahallinden, Peygamber Efendimiz ve sâdık arkadaşlarıyla yükseliş hamlesine geçerek, tutsak ve kederli gönülleri fethe yönelmişti…</p>
<h2><strong>İslâmın son ordusu</strong></h2>
<p>Ankara, Türk Milleti’nin binlerce yıldır taşımakta olduğu, bu yüksek tarih ve devlet şuuruyla, kutlu günlerin şafağına ulaşmıştı! Bütün bir vatan sathında; Türkün üstün seciyesi, kahramanlığı,  vatan sevgisi, fedakârlığı ve yaratıcı kabiliyeti,  Atatürk&#8217;ün etrafında birleşerek, İslâm’ın son ordusunu meydana getirmişti. Yüce Peygamberimizin övdüğü bu şanlı ordu, 3 yıl, 3 ay, 25 gün süren şanlı bir vatan müdafaasının sonunda düşmanı yenerek, 9 Eylül 1922 tarihinde kaçan ve dağılan artıklarını da İzmir&#8217;de denize dökmek suretiyle Türk Milletini büyük bir utkuya kavuşturmuştur.</p>
<p>Yüce Allah, Atatürk<strong>’</strong>e, bütün Şehitlerimize, Gâzilerimize ve Türkiyemiz’i bize vatan yapan şanlı Ecdadımıza rahmet eylesin…</p>
<p>Ruhları şâd olsun!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="margin: 12pt -0.95pt 12pt 22.8pt; text-align: justify; text-indent: 33.6pt;"><span style="font-size: 14pt; font-family: 'times new roman', times;"> </span></p>
<p style="margin: 12pt -0.95pt 12pt 22.8pt; text-align: justify; text-indent: 33.6pt;"><span style="font-size: 14pt; font-family: 'times new roman', times;"> </span></p>
<p style="margin: 6pt 0cm; line-height: 13.2pt;" align="center"><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 14pt;"> </span></p>
<p style="margin: 12pt -0.95pt 12pt 22.8pt; text-align: justify; text-indent: 33.6pt;"><span style="font-size: 14pt; font-family: 'times new roman', times;"> </span></p>
<p style="margin: 12pt -0.95pt 12pt 22.8pt; text-align: justify; text-indent: 33.6pt;"><span style="font-size: 14pt; font-family: 'times new roman', times;"> </span></p>
<p style="margin: 12pt -0.95pt 12pt 22.8pt; text-align: justify; text-indent: 33.6pt;"><span style="font-size: 14pt; font-family: 'times new roman', times;"> </span></p>
<p style="margin: 6pt 0cm; line-height: 13.2pt;" align="center"><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 14pt;"> </span></p>
<p style="text-align: left;">
<p><a href="https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/">Atatürk&#8217;ün Ankara&#8217;ya gelişinin yıl dönümü</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ataturkun-ankaraya-gelisinin-yil-donumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
