<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aydın arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/aydin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/aydin/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 12:39:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bu ruh ölmez!</title>
		<link>https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 19:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[entelektüel]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Camii]]></category>
		<category><![CDATA[gelibolu]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[İlber Ortaylı]]></category>
		<category><![CDATA[İlim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif]]></category>
		<category><![CDATA[memleket]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53054</guid>

					<description><![CDATA[<p>O, kabına sığmaz bir ruhtu. Önce onu görmek gerekir. O ruh yaramaz bir çocuk gibi huysuzdur.  Yerinde duramaz. Merakına hudut olmamasından daha ileri bir derdi, dertleri vardır. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/">Bu ruh ölmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-ruh-olmez%2F&amp;linkname=Bu%20ruh%20%C3%B6lmez%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-ruh-olmez%2F&amp;linkname=Bu%20ruh%20%C3%B6lmez%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-ruh-olmez%2F&amp;linkname=Bu%20ruh%20%C3%B6lmez%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-ruh-olmez%2F&amp;linkname=Bu%20ruh%20%C3%B6lmez%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbu-ruh-olmez%2F&#038;title=Bu%20ruh%20%C3%B6lmez%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/" data-a2a-title="Bu ruh ölmez!"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p><strong>İlber Hoca</strong> yaşarken bize ayna tutardı. Şimdi gidişinin aynasında kendimizi seyrediyoruz.</p>
<p>Gidişinin ardından birkaç gün içinde yüzlerce yazı ve binlerce yorum geldi. Ben de gazete gibi kullandığım sosyal medya hesaplarımda üç ayrı yazıyla kervana katıldım. Mübalağa etmiyorum, yazılarımın onlarca sitede, grupta, sitede, hesapta tekrar yayınlandığını haber verdiler. Diğer yazılar ve yorumlar da eminim çokça yayılmıştır. <strong>İlber Hoca</strong>’nın bereketini böyle de gördük.</p>
<p>Bu daha başlangıç. Yazılanların çokluğu ve çeşitliliği bakımından rekor göreceğimiz anlaşılıyor. Şimdiden birkaç cilt edecek yazılar, bildiklerimize-düşündüklerimize ek dikkatler getirdi.</p>
<p><strong>Hoca</strong>’nın neleri sevdiğini topluca duymamız, görmemiz önemliydi. Her biri örneklik edecek sevmeleri nasıl yaşadığı-yaşattığı hususunda tezler yapılacağını umuyorum. Çok yönlü anlaşılacak bir meseledir. Çünkü merakına sınır yoktur. Merkezde insan vardır. Her bilginin, her dikkatin varacağı yer insandır. <strong>Hoca</strong>’nın insan tanıma merakı ilk karşılaşmada fark edilirdi.</p>
<h2>GÖÇEBE RUHLU YERLEŞİK AYDIN</h2>
<p>Açılacak bir meseledir. Göçebe ruhlu bir bilgin, her gittiği yerde insanı görür ve insana döner. Bunun hayatı merkeze koymak olacağını bilmek lazımdır. Gezerek görerek anlayanlar ilmi de yaşanır hale getirirler.  Gezginci ruhların şu veya bu merakı bilinir. Onunki dağcıların dağı, avcıların avı cinsinden lokal bir zevk değildi. Her yeri, insanı, eşyayı geçmişiyle, yani bütün yaşanmışlıklarıyla bilmek isterdi.</p>
<p>Görerek yaşayan bir insandı. İlim hayatı da görmekle derinleşirdi. İki hafta önce hastaneden çıkınca artık gezemeyeceğini söylediğinde eklediği cümle tam da buydu: “<em>Artık böyle çalışacağız.</em> <em>Görmeden gezmeden nasıl çalışılırsa..”</em></p>
<p>Yakından tanıyanların da, beraber çalıştığı bazı isimlerin de düşüncelerini bu sözün süzgecinden geçirmeden söylediklerini düşündüm. Hâlbuki kendini can alıcı özelliğiyle veren bir cümleydi.  Değerlendirmelerde merkezî bir bakış edinmemizi sağlayacaktı. O dikkat olmayınca söylenen fikirler ve yorumlar yerine tam oturmadı. Birilerine ders verme, ahkâm kesme, rol biçme alışkanlığımızın ucuz örneklerine benzediğini de düşündürdü.</p>
<p>O yazılarda, konuşmalarda sıkça tekrar edilen, dizini büküp büyük eserler için çalışmadığına dair eleştirilerdi. Kütüphaneye, arşive dalarak yazdıklarına ekleyeceği daha büyük eserler yazabileceğini söyleyenlerin üzüntüsü elbette değerlidir. Fakat <strong>Hoca</strong>’yı tanıyorsanız burada küçük sanılan temel bir problem olduğunu görürsünüz. Bu görüş, yaşanana, gerçeğe, <strong>Hoca</strong>’ya uymuyor. <strong>Hoca</strong>’nın nasıl bir insan ve bilim adamı olduğuna bakmadan hüküm verilemez. Karakterinin şekillenmesi önemlidir. Entelektüel hayatına bakmak önemlidir. Unutmamak gerekir ki o bu şekilde hareket etmeyi tercih etmiştir. Şuurlu bir seçimdir ve daha önemlisi şimdi tam biliyoruz ki ona çok uymuştur.</p>
<h2>KENDİSİ OLMAYI BAŞARMIŞ ADAM</h2>
<p>Bilelim ki<strong> Hoca</strong> kendisi gibi yaşadı. Ciddî ilmî eserler de verdi; her okumuşa hitap edecek kitaplar, yazılar da yazdı. Daha çok da konuştu. Bunlardan popülerleştirilenlerin diğerlerinden daha az değerli olduğu söylenemez. Başta <strong>İlber Hoca</strong>’nın kendisi bu fikre katılmazdı. İlim âleminde kabul görmeden de, lise yıllarından itibaren çok bilmek ve bunu herkese ulaştırabilmek istediği açıktır. Taşan merakının ve geniş kültürünün daha geniş bir çevreye ulaşmasını istedi. Bunun için çok çalıştı. Bir tarz inşa etti. Yeni bir yol açtı. Frenklerin “<em>public entelektüel”</em> dedikleri cinsten her kesime ulaşabilen bir aydın oldu.</p>
<h2>HER ALANDAN KONUŞAN VE TAŞAN ADAM</h2>
<p>En ağır görünen konuları herkesin anlayacağı hale getirmesi üzerinde durmak lazımdır. İmkânsız görünen sade anlatışlar edebiyatın <em>sehl-i mümtenî</em>si gibidir. Usta sanatkâr işidir. Bildiklerini hazmetmekten öteye geçmek ve filozofisine varmaktır. Kolay elde edilmez.</p>
<p>Hoca her zaman derindi. Tembel denemez, çok çalıştı. Her zaman çalıştı. O neşe kaynağı görünen insanın derin endişeleri vardı. Derdi tasası memleket olanın rahat bir uyku uyuması zaten düşünülemez.</p>
<p>Memleket, <strong>İlber Hoca</strong>’nın aşılmaz hudududur. Taviz kabul etmez sevdasıdır. Türk vatanına sımsıkı sarılmasında son asırlarda yaşanan toprak kayıplarımızın ve bitmeyen göçlerin sarsıcı etkisini unutmamak lazımdır. Hükûmetleri eleştirir, devletin üzerine titrer. Açılımlar gibi hesapsız işlere karşı hassasiyetinde de bu etki vardır. <em>“Türk! Türk! Türk!”</em> demesi boşuna değildir. Onu Türklük söz konusu olunca kükrer görürsünüz. Batı ülkelerinde Türklüğüyle daha keskin davrandığını ve anlı şanlı batılı ilim ve siyaset adamlarını nasıl mat ettiğini bilenlerden dinlemek lazımdır.</p>
<p>Söylenenlere bakalım da olanı da görelim. <em>İlim adamı şöyle olur, böyle yapmalıdır</em> dediğimiz elbise bazılarına uymaz. <strong>İlber Hoca</strong>’ya uymuyor. O, kabına sığmaz bir ruhtu. Önce onu görmek gerekir. O ruh yaramaz bir çocuk gibi huysuzdur.  Yerinde duramaz. Merakına hudut olmamasından daha ileri bir derdi, dertleri vardır. <strong>Taşansu Türker</strong>’in Galatasaray’daki törende dediği de odur. <strong>Hoca</strong>, klasik manada bir <em>ilmiye</em> mensubunun örneği gibi davranırdı. Çok sevdiği <strong>Ahmed Cevdet Paşa</strong> gibi, <em>ilim, idare</em> ve <em>siyaset</em>i bünyesinde taşıyan bir aydın profili. Bir düşünce adamı. Bir entelektüel.</p>
<p>Konuşacaklarımızı bu tespitten sonra yerine oturtabiliyorsak manası vardır. Yoksa onu anlamış ve anlatmış olmayacağımızı düşünürüm.</p>
<h2>HOCANIN KALABALIK YALNIZLIĞI</h2>
<p><strong>İlber Hoca</strong> hayatının son 26 yılını yalnız yaşadı. Kalabalık bir yalnızlıktı. Hocalığında öğrenciyle yetinmedi. Bürokratlığında ona dünyayı ağırlamak da yetmedi. Hepsinden zevk aldı ama yetmedi. Durmadan başka ufuklar arayan bir ruhun insan ve çevreyle beslenmesi kolay olmuyor, olmaz.</p>
<p>Dünyayı dolaştı. Her gittiği yerde verimli görüşmeler ve çalışmalar geçirdi. Her yerden Türkçe duymayı ve memleket insanını, yemeklerini, havasını, suyunu, özleyerek döndü. Nerede ne vardır bilirdi. Sıkça söylemekte sakınca görmem, tarihi de o ayrıntılarıyla bilirdi. Yaşayanla gidenin onun için bu bakımdan farkı olmadığını her zaman hisseder, anlar ve görürdünüz. <strong>Yahya Kemal</strong>’in Türkiye’nin nüfusunu soran Batılı dostlarına “<em>yüz milyon”</em> dediğinde şaşıranlara “<em>Biz ölülerimizle beraber yaşarız..”</em> demesiyle aynıdır.</p>
<p>Tarihi yaşayan ve yaşatan bu büyük ruhların dünyası dünyadan ibaret değildir. Fakat merkez bellidir. <strong>İlber Hoca</strong>, derdi tasası memleket olanlardandı. Memleketi karış karış dolaşmasında başka bir ruh gezinir. Ulaştığı insanlar her kesimdendir. Köylüsü, kentlisi, okumuşu, okumamışı, şu veya bu düşüncede oluşu pek fark etmez. Yoluna çıkan herkesle bir türlü temas kurar.  Herkesin ona bir tarafından baktığına şaşırmamıza şaşılmaz. İşte o bakışlar uzun yılların memleket gezilerinden, konuşmalarındandır. Bu kadar insan ve bakış çeşitliliğinin <strong>İlber Hoca</strong> sevgisinde buluşması türünden bir başarı pek görülür şey değildir.</p>
<p>Hakkında bu kadar net hüküm vererek konuşabileceğimiz kimseler bu dünyaya ender gelir. İnsanlığı bir konuda aydınlatacak büyük ilim adamı gelir.  Şu veya bu sanatın el üstünde tutulacak yüksek yaratıcısı gelir. Dünyaya fayda sağlayacak buluş sahibi gelir. Yönlendiricisi, siyasetçisi, kurtarıcısı gelir. Az gelir ama gelir. Onlar içinde, bilimden sanata ve hayata uzanan dikkatleriyle yaşayan bir <em>fenomen</em> tipi daha da az gelir. <strong>İlber Hoca</strong>’nın ayırıcı özelliği budur ve kişiliğine, hatırasına buradan bakılacaktır.</p>
<h2>FATİH CAMİİ HAZÎRESİ</h2>
<p><strong>İlber Hoca</strong>’nın gezip konduğu yer ona çok yakıştı. Taziye için arayanlar bana da sordular. Soranlar çok olunca yazdım da.  “<em>Gelibolu’ya gömülmek istemiş, neden Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek?”</em> dediler. “<em>Düşünenler iyi düşünmüş.</em> <em>Hoca Fatih’in ayakucunda yatmaya niçin itiraz etsin? Lütûf kabul ederdi..</em>” dedim.</p>
<p>Gelibolu’yu niçin istediğini de ayrıca yazmak lazım. Çanakkale, bizim dünyada benzeri az olan zaferimizdir. İngiliz’in, Alman’ın, İtalyan’ın yok. Türk’ün var. Yabancıların şahitliğini de hatırlatarak hep bunu söylerdi. Bazen söylerken dayanamaz ağlardı. <strong>Âkif</strong><em>, Necid Çölü</em>’nde <strong>Kuşçubaşı</strong> ile görevdeyken zafer haberini almış ve <em>Çanakkale Şehidleri</em>’ne ithafen o şiiri söylemişti. Memleket dalgalanmıştı. İstanbul’da o şiir ruh olup esmişti. Şiiri okuyan <strong>Süleyman Nazif</strong> heyecanla o meşhur sözü haykırmıştı: “<em>Allah&#8217;ın şairleri var!”.</em></p>
<p>İşte <strong>İlber Hoca</strong>’yı ağlatan bu zaferi söyleyen şiirden önce o muazzam ölüm kalım mücadelesiydi. “<em>O boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi/ En kesif orduların yükleniyor dördü beşi</em>” mısralarıyla başlayan şiir. “Gömelim gel seni târîhe desem sığmazsın” mısraıyla kanatlanan şiir. Şairinin çoğu şiirlerini didaktik söylediğine takılarak konuşanları estetiğiyle, duygusuyla dilsiz edecek şiir. <strong>Âkif</strong>’in sanatını taçlandıran şahane söyleyiş. Ve <strong>Süleyman Nazif</strong>’in şiirden damıtılmış cümlesi.</p>
<p><strong>İlber Hoca</strong>’nın, destanın yazıldığı mekânda, şehitlerle beraber son uykusuna varmak istemesi de beni hep ağlatırdı. O tarihin çocuklarıyız. Bu ruh ölmez!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/">Bu ruh ölmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bu-ruh-olmez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sermayeyi kediye yükledik</title>
		<link>https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 19:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[AHLAK]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim adamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Akif Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=50938</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, açılım ve bizim adam seçimi gibi bozgunculuğun dinamitlerinden korunacağı alana geçecekse yolu bellidir. Düzen gözeten yapılarda, nerede ve nereye olursa olsun, "adam" seçiminde ehliyet ve liyakat aranır. Şu veya bu mensubiyet etiketi ölçü değildir. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/">Sermayeyi kediye yükledik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsermayeyi-kediye-yukledik%2F&amp;linkname=Sermayeyi%20kediye%20y%C3%BCkledik" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsermayeyi-kediye-yukledik%2F&amp;linkname=Sermayeyi%20kediye%20y%C3%BCkledik" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsermayeyi-kediye-yukledik%2F&amp;linkname=Sermayeyi%20kediye%20y%C3%BCkledik" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsermayeyi-kediye-yukledik%2F&amp;linkname=Sermayeyi%20kediye%20y%C3%BCkledik" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsermayeyi-kediye-yukledik%2F&#038;title=Sermayeyi%20kediye%20y%C3%BCkledik" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/" data-a2a-title="Sermayeyi kediye yükledik"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Sıradan insan olmak rahatlıktır. Sade insanınki beş duyunun hudutlarında belirlenen hayattır. Herhangi bir “<em>canlı</em>”nın yaşama refleksiyle davranışları elbette ayrılır. Sade talepleriyle dar alanda yaşarlar.</p>
<p>İnsan, toplu yaşamasını çerçeveleyen kurallarla çevrilidir. Kalabalıklar istemese, bilmese ve anlamasa da uyar. Bilen ve bildirenler bütün zamanlarda azdır ve onların durumu ayrıdır. Çok bilinen kavramı kullanalım, <em>aydın</em>, toplumun ruhunu duyan ve duyurandır. Sorumluluk duyanlar ve duyuranlar onlardır. Sanat ve sanatçının yaptığı, o ruha ruh vermektir. Bunu hep hatırlatıyorum ama açmaya fırsat olmuyor.</p>
<h2>“NEREDEN NEREYE?”</h2>
<p>Sosyal sermayesi iğdiş edilen bir memleketiz. Son günlerde çok konuşulan <strong>İskender Pala</strong>’nın Telekom yönetim kuruluna atanması böyle bir sosyal çöküşün sonucudur. Örneklerden bir örnek olmaktan ötedir. Onu oraya atayanların hiçbir ölçü tanımadıklarını göstermekle kalmaz. Kabul edenin durumu daha fecidir. Toplum önünde öncü ve örnek görünen ve kendisini öyle gösterenlerin yazdıklarının, konuştuklarının, inandıklarını söylediklerinin tam tersini yapmaları çürümüşlüğün başka bir safhasıdır. İkiyüzlülük bu tavır karşısında ahlâklı kalır.</p>
<p><strong>Midhat Cemal</strong>’in <strong>Mehmed Âkif</strong>’inde bir cümle elli yıldır hiç hatırımdan çıkmadı: Üstad diyor ki: “<em>İkiyüzlü insanları sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar gördüm.” </em>Yüzyıl önce bunu söyleyen <strong>Mehmed Âkif</strong> bu devirde yaşasa ne diyeceği tahmin edilebilir. Şiirlerini salonlarda, meydanlarda okuyanlara, adını dilinden düşürmeyenlere karşı söyleyeceği tokat gibi bir reddiyeden ibaret kalmazdı.</p>
<h2>“MÜSLÜMANLIK NERDE?..”</h2>
<p>Namuskârlığın zirvelerini gösteren bu yüksek karakter adamının, büyük öncü ve önder kişiliğin şimdi adını kullananlara yazacağı tenkidin dili, <em>Safahat</em>’ında okuduklarımızdan kat kat ağır olurdu. <strong>Sâbir</strong>’in hicviyelerindeki “<em>Harda bir Müselman görürem gorharam” </em>şiddetini başka türlü söylerdi. Samimi dindarlığıyla aynı fikri “<em>Müslümanlık mı dedin, tövbeler olsun ne demek?”</em> deyişini yeterli görmeyeceği kesindir:</p>
<p><em>“Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile&#8230;<br />
Âlem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nâfile!<br />
Kaç hakîkî Müslüman gördümse, hep makberdedir;<br />
Müslümanlık, bilmem amma, gâlibâ göklerdedir!” </em></p>
<p>demekle de yetinmezdi. Dilinin kılıcı bugün olsa başka türlü keserdi. Dini diline dolayanın ağzına susturucu biberler sürmede dilinin kudretine; inancının, duygusunun, yüksek karakterinin duygusunu koyarak konuşur ve putları yıkardı.</p>
<h2>ZAMANIN EBÛ CEHİLLERİ</h2>
<p><strong>Âkif</strong>’i sıkça anmam boşuna değil. Müslüman varsa, milliyetçi varsa, insan örneği varsa biri odur. Onun yaşadığı dönemlerde sosyal sermaye gibi tabirler yoktu<em>. “İnsan</em>”dan bahsedilirdi. İnsanı insan yapan unsurlar arasında bilgisi görgüsü öne çıkardı. Çok şey bilen ve iyi insan örneği olmayanlara şeytan da denirdi<strong> Ebû Cehil</strong> de. Hatırlamalıyız, 1400 yıl önce <strong>Ebû Cehil</strong> denen adam cahil biri değildi. Ona cehlin babası sıfatı, hakikati gördüğü halde yanaşmamasından ve karşı durmasından dolayı verilmişti. Onlar her zaman vardır ve değişik görünüşlerle olacaklar. En çok dinden görünenlerin içinden <strong>Ebû Cehil</strong>ler çıkması dehşetli bir paradokstur.</p>
<p>Evet, şaşmayınız, şimdi de şeytanı kıskandıran <strong>Ebû Cehil</strong>lerimiz var. Hak hakikat gözetmezler. Gücü ele geçirinceye kadar türlü kılıklara girerler. Milletin verdiği gücü millete karşı kullanmakta tereddüt etmemeleri tipiktir. Bir zamanlar ordudan bazı paşaların bazı konularda bu tarz bir baskıyı uyguladıkları görülürdü.</p>
<p>Şimdiki dinden görünenlerle onların farkını iyi anlamak lazımdır. Çok kimsenin kabule yanaşmayacağını bildiğim bir fikrimi söylemekten geri durmayacağım. Askerlerin sivillere karşı dikkatleri birkaç konudaydı. Bir bakıma seçilmişlerin laiklik ve cumhuriyet rejimi konusunda haddi aşmalarına karşı fren oluyorlardı. Bunu görev sayıyorlardı. Yönetme dertleri yoktu. Her şeye sahip olmak gibi bir düşünceleri yoktu. Yaptıklarına doğru veya yanlış diyebilirdiniz ama çoğu ilkeli adamlardı.</p>
<h2>VESAYETLER ÇILDIRDI</h2>
<p>Artık bu memleket, onların baskılarından kurtulan bugünkülerin vesayetlerini konuşacak yere geldi. Şimdi yaşadığımız çok yönlü vesayettir. <strong>Âkif</strong> diliyle söylersek, bu dinden görünenler dine fersah fersah uzaktırlar. İyiyi, doğruyu, güzeli arama dönemini bitirme vesayeti her tür kötülüğün anası halinde önümüzdedir. Ancak kendinden olanları ve kendine bağlananları görüp gözeten anlayışın ahlâkı olamaz. Bu kadar nettir.</p>
<p>Türkiye, <em>açılım</em> ve <em>bizim adam</em> <em>seçimi</em> gibi bozgunculuğun dinamitlerinden korunacağı alana geçecekse yolu bellidir. Düzen gözeten yapılarda, nerede ve nereye olursa olsun, <em>&#8220;adam</em>&#8221; seçiminde ehliyet ve liyakat aranır. Şu veya bu mensubiyet etiketi ölçü değildir. &#8220;<em>Bizim adam</em>&#8221; seçimi ruhunu kaybetmiş ülkelerde ve yapılarda olur. Yalnız emir eri ve tetikçi ararlar. Evet, bu tavrın ahlâkı yoktur ve tabiati bozmasından anlarız ki yaradılışa terstir.</p>
<p>Ölçüler hoyratça ortadan kaldırılır. İyiler kenara itilir, hak gözetilmez ve -Hak saklasın!- batırılır.</p>
<p><em>&#8220;Gidiş nereye? Niye bu haldeyiz?&#8221;</em> diyorsak, bir de bu cümleler etrafında düşünmeye mecburuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/">Sermayeyi kediye yükledik</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sermayeyi-kediye-yukledik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sezai: Namuslu Aydın</title>
		<link>https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Akif]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[ey sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci yeni]]></category>
		<category><![CDATA[mona rosa]]></category>
		<category><![CDATA[Şair]]></category>
		<category><![CDATA[Sezai Karakoç]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=36282&#038;preview=true&#038;preview_id=36282</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ölçü belli: Dinlisine dinsizine bakılmaz, ne dediğine bakılır. Âkif ve Fikret örneğindeki gibi hepsi bizimdir. Ne iyi ki edebiyat derslerinde ikisini de okutuyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/">Sezai: Namuslu Aydın</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsezai-namuslu-aydin%2F&amp;linkname=Sezai%3A%20Namuslu%20Ayd%C4%B1n" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsezai-namuslu-aydin%2F&amp;linkname=Sezai%3A%20Namuslu%20Ayd%C4%B1n" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsezai-namuslu-aydin%2F&amp;linkname=Sezai%3A%20Namuslu%20Ayd%C4%B1n" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsezai-namuslu-aydin%2F&amp;linkname=Sezai%3A%20Namuslu%20Ayd%C4%B1n" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fsezai-namuslu-aydin%2F&#038;title=Sezai%3A%20Namuslu%20Ayd%C4%B1n" data-a2a-url="https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/" data-a2a-title="Sezai: Namuslu Aydın"></a></p><p>Şairdi, düşünürdü, siyasetçiydi. Karakteri sağlamdı. Sadeliğiyle büyüktü. Menfaatsiz-isteksiz-ihtirassız oluşuyla bilindi ve sevildi. Düz görünen dalgalı hayatında ıstırabı derindi. Bu derinliğin ağır sonuçlarını yaşayacak, gösterecek ve anlatacaktı.</p>
<p>Onu aydın yalnızlığı içinde yalnız gördük. Hâlbuki akıp giden hayatın içindeydi ve oradan konuşurdu. Kendince bir gerçekliği yakalar, söyler ve yaşardı. Hayatın her alanına girmek isteyişinin hududu yoktu. Parti kurmasını böyle anlamak lazım. Derdini siyasî etiket altında da söylemek isteyen sancılı bir ruhun giriştiği iştir. Üç yıl içindeki birkaç siyasi konuşmasını okudum, dinledim. Her biri bir entelektüel bildiri gibiydi. <em>“İslâm dünyasında idareciler fena, bizdekiler en fenası&#8230;”</em> diyecek kadar net cümleleri bugünü söylüyordu. İslamcı görünen bir idare var deyip susmuyor, dini tutamak edinmelerinden rahatsızlığını da açıklıyordu. Tıpkı <em>Diriliş</em> dergilerinde ve kitaplarında yaptığı gibi, tıpkı şiirleri ve fikir yazıları gibi bu siyasi konuşmaları da, düşündüğünü söyleyen namuslu aydın tavrının örnekleriydi.</p>
<h2><strong>Aydın böyle olur</strong></h2>
<p>Aydın dediğin düşündüğünü söyler. Anladığınız kadarıyla değerlendirir, katılır veya katılmazsınız. Yok sayamazsınız. Etiketi önemlidir ama düşünceleri kadar söyleyişlerine, diline ve üslubuna bakarsınız. Mesela ben, Sezai Karakoç’un insan ve toplum tasavvurunu anlarım ama katılmam. Dolayısıyla din görüşüne de mesafeliyim. Ondan alacaklarımı alırım.  Zaman en iyi ölçücüdür.  Ölçü belli: Dinlisine dinsizine bakılmaz, ne dediğine bakılır. Âkif ve Fikret örneğindeki gibi hepsi bizimdir. Ne iyi ki edebiyat derslerinde ikisini de okutuyoruz.</p>
<p>Sezai Karakoç, yolunda değilse de izinde yetiştiği Necip Fazıl’ın <em>İdeolocya Örgüsü</em>’nden büsbütün farklı bir fikir kurgusu içinde görünür. İkisinin benzerliği aransa zor bulunur. Üslup şehvetiyle güzel söyleyen-bağıran bir Necip Fazıl’la, kendince anladığı dinin mesajlarını üslubunca söyleyen Sezai arasında ruh benzerliği yoktur. Onu bu tarafıyla Âkif’e yakın görürüz. Sağlam inanışla, dünyaya, makama-mevkiye, kadına-paraya iltifat etmeyen bu ikisidir. Aynı şekilde düşünmeyenlerin de saygı duyacakları şahsiyetlerdir. Fikirleri tartışılır ama neredeyse defosuz yaşamışlardır. Beni Sezai Bey’e çeken, şiiri ve düşünüşü yanında Mehmet Âkif’i hatırlatan bu yüksek karakteridir.</p>
<h2><strong>Kökü bu toprakta</strong></h2>
<p>Sezai Bey iyi şairdir. <em>Yedi Güzel Adam</em> vitrinlemesi onun için bir değer ifade etmez. Diğerleri vasata yakın, en fazla vasata kadar çıkabilen isimlerdir. Sezai Bey, vasatın üstündedir ve dikkatle inceleyince bugünün dünyasında zor yetişebilecek değerdir. <em>Ergani’</em>den, kale dizdarlarının torunudur. Bereketli Diyarbakır toprağının, Türklüğü temsil kudretindeki Ziya Gökalp, Süleyman Nazif, Ali Emîrî, Câhit Sıtkı Tarancı gibi büyükleri silsilesinde yeri olacak adamdır.</p>
<p>Şiirde tuttuğu yol bellidir. Tatsız tuzsuz, köksüzlüğüyle eskiyi görmeyen, bilmeyen, üstelik bu cehaleti meziyet sayan <em>İkinci Yeni</em> akımındandır. Yalnız, şiiri ve düşünüşü <em>İkinci Yeni</em> içinde ayrışır.  Farkı, Fransız Edebiyatı üzerinden Batı yanında Türk edebiyatını bilmesidir. Türk şiirini tanımayan, özellikle aruz bilmeyen ve Divan şiirinin zevkine varmayan Türk şairi olamaz. Evet olamaz. Sezai Karakoç’un şiirinde ses ve istif özellikleri şiirimizin-edebiyatımızın geçmiş dönemlerini bilmesinden gelir. Attila İlhan gibi o kaynaktan da beslenir. Gelenekten kopuk bir yeni değildir.</p>
<h2><strong>Ondan kalacaklar</strong></h2>
<p>Kültürde, dilde<em> devam fikri</em> milletler için önemlidir. Sezai Bey’in, bu <em>devam fikri</em>ni baltalayan, üstelik Arapça, Farsça derken dinî kavramlara da savaş açan <em>Arı Türkçecilik</em> taraftarı olmasına şaşanlar haklıdırlar. Bu tavrından ve <em>İkinci Yeni</em> mensubiyetinden dolayı sol kesim tarafından yok sayılmamış hatta benimsenmiş bir şair ve yazardır. Pakdil ve diğer İslamcı görünen takipçileri de öyledir. Bu tür paradoksları da zaman çözer.</p>
<p>Sezai karakoç’un çok sevildiği vefatından sonra herkesçe görüldü. Bu sevginin belki bir yarısı <em>Mona Roza</em> ve <em>Ey Sevgili</em> şiirleri üzerindendir. Niçin güzelim Türkçesiyle <em>Gülüm</em> demek varken <em>Mona Roza</em> dediği benim için önemli bir ipucudur. Konuşulacak bir meseledir. Bir dikkatimi daha söylemezsem olmaz: Dilinde <em>İkinci Yeni</em> kekreliği vardır. Düşünce yoğunluğuyla birleşen nesirlerinin dili böyledir. Güzel ve akıcı bir Türkçe’yle yazdığı da olur.</p>
<p>Kültürü geniştir. <em>Diriliş</em> dediği aydın hareketidir, kalabalıklarla uğraşmaz, seçkinler yetiştirmek ister. Şairliği yanında öne çıkarılacak tarafı budur. Her idealist gibi bugünden çok geleceğe konuşur. <em>İslâm Milleti</em> gibi ütopik bir kurgu üzerinden yürümesinin uygulanacak bir model olmayacağı açık.</p>
<p>Dediğim şudur: Neye inandıysa sağlam inanan, neyi söylediyse içten söyleyen bu çok yönlü şahsiyete ben karakteri itibariyle saygı duyarım. Bundan sonra onu yaşama prensipleriyle anlayacak derinliği göreceğimizi ümid edebiliriz.  Tabii, içi boş, cehalette yüzen, maddeye düşkün, uçkuru ile midesi arasına sıkışan, ahlak tanımayan İslamcılığın ideolojik darlığına onu da kurban vermezsek.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/">Sezai: Namuslu Aydın</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/sezai-namuslu-aydin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>31 Temmuz-2 Ağustos Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</title>
		<link>https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Aug 2021 20:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi istismar]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Azra Gülendam Haytaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[cinayet]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel istismar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[doğa cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Gökkız]]></category>
		<category><![CDATA[Gündoğmuş]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>
		<category><![CDATA[OGM]]></category>
		<category><![CDATA[orman yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[silahlı saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[suriyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[THK]]></category>
		<category><![CDATA[Van]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=34109&#038;preview=true&#038;preview_id=34109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin son 24 saatteki şiddet çetelesini tutuyoruz. Yangınlarda bir kez daha yalnız bırakılan Türk insanına uygulanan şiddetin çetelesi kalbimize kazındı.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/">31 Temmuz-2 Ağustos Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=31%20Temmuz-2%20A%C4%9Fustos%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=31%20Temmuz-2%20A%C4%9Fustos%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=31%20Temmuz-2%20A%C4%9Fustos%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&amp;linkname=31%20Temmuz-2%20A%C4%9Fustos%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi%2F&#038;title=31%20Temmuz-2%20A%C4%9Fustos%20T%C3%BCrkiye%E2%80%99nin%20%C5%9Fiddet%20karnesi" data-a2a-url="https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/" data-a2a-title="31 Temmuz-2 Ağustos Türkiye’nin şiddet karnesi"></a></p><p>Kanun bir gecede değişti orman yangınları başladı.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/kanun-bir-gecede-degisti-orman-yanginlari-basladi-6569569/">Kaynak</a></p>
<p>Yangında son durum&#8230;</p>
<p><a href="https://www.ogm.gov.tr/tr/orman-yanginlari">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-yanginda-son-durum-antalyanin-gundogmus-ilcesindeki-yangin-kontrol-altinda-iste-orman-yangininin-devam-ettigi-yerler-41864426">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.ntv.com.tr/turkiye/isparta-denizli-antalya-ve-muglada-orman-yanginlari,o5expvFP9UajXzVxMXnJbg">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.cnnturk.com/turkiye/son-dakika-orman-yanginlari-nerelerde-devam-ediyor-ise-il-il-koy-koy-devam-eden-orman-yanginlari?page=5">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://www.haberturk.com/orman-yanginlarinda-6-nci-gun-sondurme-calismalari-7-noktada-suruyor-3150267">Kaynak</a></p>
<p>Marmaris’te çay fırlatan Erdoğan’a tepki: Türk hekimlerine havale ediyorum.</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/marmariste-cay-firlatan-erdogana-tepki-turk-hekimlerine-havale-ediyorum-6568872/">Kaynak</a></p>
<p>AKP&#8217;li Gündoğmuş Belediye Başkanı: Evi eski olan vatandaşlar, &#8216;keşke bizim de evimiz yansaydı&#8217; diyecekler.</p>
<p><a href="https://t24.com.tr/haber/akp-li-gundogmus-belediye-baskani-evi-eski-olan-vatandaslar-keske-bizim-de-evimiz-yansaydi-diyecekler,969651">Kaynak</a></p>
<p>Bursa’da silahlı çatışma: 1 ölü, 1 yaralı</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/bursada-silahli-catisma-1-olu-1-yarali-6570890/">Kaynak</a></p>
<p>Kayıp olarak aranan öğretmen Emine Gökkız&#8217;ın cansız bedeni bulundu.</p>
<p><a href="https://onedio.com/haber/kayip-olarak-aranan-ogretmen-emine-gokkiz-in-cansiz-bedeni-bulundu-995701">Kaynak</a></p>
<p>13 yaşındaki çocuğu taciz edip &#8221;Nefsime hakim olamadım.&#8221; diyen üvey babaya iyi hâl indirimi</p>
<p><a href="https://tamgaturk.com/haber/13-yasindaki-cocugu-taciz-edip-nefsime-hakim-olamadim-diyen-uvey-babaya-iyi-hal-indirimi-35339.html">Kaynak</a></p>
<p>5 gündür aranan Azra&#8217;dan kötü haber geldi; cinsel saldırıda bulunup cesedini parçalayan Mustafa Murat Ayhan tutuklandı!</p>
<p><a href="https://t24.com.tr/haber/5-gundur-aranan-azra-dan-kotu-haber-geldi-cinsel-saldirida-bulunup-cesedini-parcalayan-kisi-gozaltina-alindi,969518">Kaynak</a></p>
<p>Pavyonda Cinayet</p>
<p><a href="https://tamgaturk.com/haber/pavyonda-cinayet-35343.html">Kaynak</a></p>
<p>Gümüşhane&#8217;deki Dörtkonak köyündeki Dipsiz Göl, kuraklığın etkisiyle ilk kez tamamen kurudu.</p>
<p><a href="https://twitter.com/vaziyetcomtr/status/1421776458717048832">Kaynak</a></p>
<p>2 yıl önce babasını öldürmüştü, şimdi de kardeşini öldürdü</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gunun-icinden/2-yil-once-babasini-oldurmustu-simdi-de-kardesini-oldurdu-6569379/">Kaynak</a></p>
<p>Adana Ceyhan&#8217;da ikindi namazını kılmak için camiye giden 14 yaşındaki çocuk, daha önce hiç tanımadığı 2 Suriyeli gencin soda şişeli saldırısına uğradı. Talihsiz çocuğun vücuduna onlarca dikiş atılırken, zanlılar serbest bırakıldı.</p>
<p><a href="https://twitter.com/aykiricomtr/status/1421896124093374466">Kaynak</a></p>
<p>Sazlıdere Barajı&#8217;nda korkutan görüntü! Rengi yeşile döndü Kaynak: Sazlıdere Barajı&#8217;nda korkutan görüntü! Rengi yeşile döndü.</p>
<p><a href="https://www.gunboyugazetesi.com.tr/sazlidere-barajinda-korkutan-goruntu-rengi-yesile-dondu-97451h.htm">Kaynak</a></p>
<p>1.5 yaşındaki çocuğunun üstünde sigara söndüren &#8216;baba&#8217; tutuklandı!</p>
<p><a href="https://t24.com.tr/haber/1-5-yasindaki-cocugunun-ustunde-sigara-sonduren-baba-tutuklandi,969168">Kaynak</a></p>
<p>Van&#8217;da sel felaketi: 24 saat geçti kimse bizi sormadı, biz insan değil miyiz?</p>
<p><a href="https://abcgazetesi.com/vanda-sel-felaketi-24-saat-gecti-kimse-bizi-sormadi-biz-insan-degil-miyiz-397977">Kaynak</a></p>
<p>Zonguldak Çaycuma&#8217;da yangın çıkarmaya çalışan şahıs böyle görüntülendi.</p>
<p><a href="https://twitter.com/HAYIRPLATFORM/status/1421264568609869825">Kaynak</a></p>
<p>Görüntüler İstanbul Esenyurt&#8217;tan&#8230;İncirtepe mahallesinde sığınmacılar birbirine girdi.</p>
<p><a href="https://twitter.com/aykiricomtr/status/1421356360491573256">Kaynak</a></p>
<p>Konya’da eve silahlı baskın: Saldırganlar aynı aileden 7 kişiyi öldürüp evi ateşe verdi</p>
<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/konyada-silahli-saldirida-6-kisi-oldu-ev-atese-verildi-6565704/">Kaynak</a></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/">31 Temmuz-2 Ağustos Türkiye&#8217;nin şiddet karnesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/31-temmuz-2-agustos-turkiyenin-siddet-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Azerbaycan&#8217;dan bir grup aydın UNESCO&#8217;ya başvurdu</title>
		<link>https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kâmil Engin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2021 18:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<category><![CDATA[ziyalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=31284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Azerbaycan’dan yirmi iki aydın, UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay’a bir mektupla müracaat etti. Mektupta, Ermenistan topraklarında bulunan Azerbaycan'a ait kültür varlıklarının bugünkü durumunun yerinde incelenmesi için bir uzman grubun Ermenistan'a gönderilmesi talebinde bulunuluyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/">Azerbaycan&#8217;dan bir grup aydın UNESCO&#8217;ya başvurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu%2F&amp;linkname=Azerbaycan%E2%80%99dan%20bir%20grup%20ayd%C4%B1n%20UNESCO%E2%80%99ya%20ba%C5%9Fvurdu" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu%2F&amp;linkname=Azerbaycan%E2%80%99dan%20bir%20grup%20ayd%C4%B1n%20UNESCO%E2%80%99ya%20ba%C5%9Fvurdu" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu%2F&amp;linkname=Azerbaycan%E2%80%99dan%20bir%20grup%20ayd%C4%B1n%20UNESCO%E2%80%99ya%20ba%C5%9Fvurdu" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu%2F&amp;linkname=Azerbaycan%E2%80%99dan%20bir%20grup%20ayd%C4%B1n%20UNESCO%E2%80%99ya%20ba%C5%9Fvurdu" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fazerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu%2F&#038;title=Azerbaycan%E2%80%99dan%20bir%20grup%20ayd%C4%B1n%20UNESCO%E2%80%99ya%20ba%C5%9Fvurdu" data-a2a-url="https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/" data-a2a-title="Azerbaycan’dan bir grup aydın UNESCO’ya başvurdu"></a></p><p>&nbsp;</p>
<div id="attachment_31287" style="width: 759px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-31287" class="wp-image-31287 size-full" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/1616664183123_hD7leAvl.jpeg" alt="" width="749" height="500" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/1616664183123_hD7leAvl.jpeg 749w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/03/1616664183123_hD7leAvl-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 749px) 100vw, 749px" /><p id="caption-attachment-31287" class="wp-caption-text">UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay</p></div>
<p>Merkezi Paris&#8217;te bulunan UNESCO&#8217;nun (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) Genel Direktörlüğünü, Fransız politikacı ve Fransa&#8217;nın eski kültür Bakanı Audrey Azoulay yürütüyor.</p>
<p>UNESCO Genel Direktörlüğü&#8217;ne gönderilen 25 Mart 2021 tarihli mektupta, “Ermenistan’ın uyguladığı politikaların sonucu olarak, bu ülke topraklarında bulunan halkımıza ait tarihî geçmişe sahip kültürel mirasın tümüyle yok olması tehlikesi ile ilgili ciddî rahatsızlığımızı paylaşıyoruz” denildi ve şu hususlara dikkat çekildi:</p>
<p>“Ermenistan’da yaşamış ve bu bölgenin yerlileri olan Azerbaycan insanına karşı, yirminci yüzyılın başlarından itibaren etnik temizlik politikası yürütülmektedir. Bu politikanın sonucu, Azerbaycanlılar kendi ata-baba topraklarından toplu göçe mâruz bırakılmışlardır.</p>
<p><strong>Ermenistan, Azerbaycan&#8217;a ait kültür varlıklarını tahrip ediyor</strong></p>
<p>Bugün Ermenistan’da tek bir kişi bile Azerbaycanlı kalmamıştır. Ermenistan, maksatlı şekilde bu toprakların tarihî ve ezelî sâkinleri olan halkımızın izlerini her yerden siliyor. Kültür varlıklarımızı tahrip ediyor, dağıtıyor, kendi adına kaydederek kaynağını değiştiriyor.”</p>
<p><strong>Âşık Alesker&#8217;in anıtı da tahrip edilmiş </strong></p>
<p>Mektubun devamında, Erivan vilâyetinde bulunan 300’den çok caminin bilinçli olarak tahrip edildiği veya başka amaçlar için kullanıldığı, bu yıl 200. yılı kutlanan ve Göyçe bölgesinde, doğduğu köye anıtı dikilen Âşık Alesker’in kabrinin de tahrip edildiği belirtilerek, “İnsanlığın somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Azerbaycan âşık sanatının ünlü temsilcisi Âşık Alesker’in anıtının talan edilmesi, bir kez daha Ermenistan’ın hiçbir evrensel değeri tanımadığını göstermektedir.” ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Ayrıca, yıllardır devam eden bu vandallıklar nedeniyle bir kişinin bile cezalandırılmamasının, Ermenistan’da bu işlerin devlet politikası haline geldiğinin kanıtı olduğu kaydedildi.</p>
<p>Mektubun sonunda ise, UNESCO tarafından Ermenistan topraklarında bulunan Azerbaycan’a ait kültürel mirasın bugünkü durumu hakkında, Ermenistan Hükûmetinden ayrıntılı rapor istenilmesi ve söz konusu tarihî ve kültürel mirasın bugünkü durumunun değerlendirilmesi amacıyla Ermenistan’a bir uzman grubun gönderilmesi talepleri dile getirildi.</p>
<p><strong>Mektupta imzası bulunanlar</strong></p>
<p>Mektubu imzalayanlar arasında, Prof. Dr. Kemal Abdulla (Yazar, Azerbaycan Yaratıcılık Vakfı Başkanı), Prof. Ferhat Bedelbeyli (Piyano Sanatçısı, Besteci, Bakü Müzik Akademisi Rektörü), Prof. Mensum İbrahimov (Halk Sanatçısı), Elbay Kasımzade (Mimar, Azerbaycan Mimarlar İttifakı Başkanı), Aziz Elekberli (Azerbaycan Kaçgınlar Cemiyeti Başkanı, Milletvekili), Hikmet Memmedov (Yeni Azerbaycan Gazetesi Yayın Yönetmeni ve Milletvekili), Agil Abbas (Adalet Gazetesi Yayın Yönetmeni ve Milletvekili), Elçin Mirzebeyli (Halk Cephesi Gazetesi Yayın Yönetmeni), Bəyimhanım Verdiyeva (Han Şuşinski Vakfı Başkanı) gibi tanınmış isimler yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://apa.az/az/dagliq_qarabag/Azrbaycan-ziyalilari-UNESCO-nun-Bas-direktoruna-muracit-edib-635217">https://apa.az/az/dagliq_qarabag/Azrbaycan-ziyalilari-UNESCO-nun-Bas-direktoruna-muracit-edib-635217</a> (25/03/2021)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/">Azerbaycan&#8217;dan bir grup aydın UNESCO&#8217;ya başvurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/azerbaycandan-bir-grup-aydin-unescoya-basvurdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
