<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fetö arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/feto/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/feto/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 15:21:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Muzaffer Tekin: Bir kahramanın ardından</title>
		<link>https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 15:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[Balyoz]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Önsel]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Tekin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=53196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mustafa Önsel'in, Muzaffer Tekin'in ölüm yıl dönümünde yazdığı yazıyı okuyucularımızla paylaşıyoruz. Ruhu şad olsun! </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/">Muzaffer Tekin: Bir kahramanın ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan%2F&amp;linkname=Muzaffer%20Tekin%3A%20Bir%20kahraman%C4%B1n%20ard%C4%B1ndan" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan%2F&amp;linkname=Muzaffer%20Tekin%3A%20Bir%20kahraman%C4%B1n%20ard%C4%B1ndan" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan%2F&amp;linkname=Muzaffer%20Tekin%3A%20Bir%20kahraman%C4%B1n%20ard%C4%B1ndan" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan%2F&amp;linkname=Muzaffer%20Tekin%3A%20Bir%20kahraman%C4%B1n%20ard%C4%B1ndan" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fmuzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan%2F&#038;title=Muzaffer%20Tekin%3A%20Bir%20kahraman%C4%B1n%20ard%C4%B1ndan" data-a2a-url="https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/" data-a2a-title="Muzaffer Tekin: Bir kahramanın ardından"></a></p><p>Benim aslan yürekli komutanım&#8230;.</p>
<p>Bugün günlerden 1 Nisan. Çocukken ve gençken 1 Nisan geldi mi bir çok muziplik yapardık. Yaşımız ilerledi, artık muziplik yapamasak da eski muzipliklerimizi hatırlayıp gülümseyerek geçirdiğimiz gün oldu 1 Nisan. Özellikle arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde birbirimize bilmem kaç yılındaki 1 Nisan’da yaptığımız muzipliği, daha doğru ifadeyle hınzırlığı anlatır gülerdik.</p>
<p>Ta ki 2015 yılının 1 Nisan’ına kadar. İşte o gün bizim için bir şaka, eğlence günü değil elem günü oldu. Çünkü o gün bir kahramanı, çok sevdiğimiz, çok saydığımız koca yürekli bir adamı, Muzaffer Tekin’i kaybettik. Artık o günden itibaren, en azından 1984 devresi için o gün, şaka değil, yas günüdür.</p>
<p>Peki, neden bu kadar saygı duyduk Muzaffer Tekin’e? Anlatayım…</p>
<p>1985 yılıydı. Bizler teğmen olarak Tuzla’da bulunan Piyade Okulunda kurs görüyorduk.</p>
<p>Bir gün okulda üzücü bir olay yaşandı.</p>
<p>Arkadaşlarımın çoğu bekârdı. Bekâr olanlar, mesai bittikten sonra belirli bir saatte okula dönmek şartıyla dışarı çıkabiliyorlardı.</p>
<p>Okulda kalan bu arkadaşlarımızdan dördü, bir gün Tuzla’da müzikli bir lokantaya giderler. Sonrasında hesap yüzünden çıkan kavgada, kendilerine sopalarla saldıran kalabalık bir grup tarafından feci şekilde dövülürler.</p>
<p>Onları gördüğümüzde yüzleri tanınmayacak durumdaydı.</p>
<p>O zamanlar bütün yurtta olduğu gibi, Tuzla’da da sıkıyönetim vardı. Askerin göreceli de olsa toplum üzerindeki etkisi hissediliyordu. Buna rağmen dört teğmene böylesine bir saldırının rahatlıkla yapılmasına anlam verememiştik.</p>
<p>Dayak yiyenlerden biri jandarma diğer üçü piyade sınıfındandı.</p>
<p>Bütün teğmenler olaya çok içerlemiştik. Günlerce olayın müsebbiplerine bir işlem yapılacağı beklentisi içinde olundu. Ama bu beklentiler boşa çıktı. Konu ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı.</p>
<p>Bir gece kalabalık bir grup, bahse konu lokantaya gitti. İçeride yine kalabalık bir grup yemek yemekte ve eğlenmekteydi. Dışarıdan gelen grup, garsonlar ve korumalarla tartıştı. Tartışma sonrası büyük bir kavga çıktı.</p>
<p>Kavga sonunda mekânda bulunan pek çok kişi hastanelik oldu. Sadece dört teğmeni döven garsonlar ve korumalar değil, eğlence merkezi de tanınmayacak hâle geldi.</p>
<p>Bu olayı biz teğmenlerin yaptığı iddia edilerek sorguya çekildik. Sorgu ve ifade alma işlemleri günlerce sürdü.</p>
<p>Sonuç mu?</p>
<p>Anlatacağım…</p>
<p>Muzaffer Tekin Piyade okulunda bir asteğmen bölüğünün bölük komutanı olarak görev yapıyordu o zamanlar. Rütbesi yüzbaşıydı.</p>
<p>Astı, üstü herkes ondan kahraman diye bahsediyordu. Sadece astları değil, üstleri de kendisine saygı duyuyordu. Kıbrıs savaşında yaptıklarını kendisinden değil, arkadaşlarından, ders hocalarımızdan dinliyor, kendisine içten içe hayranlık duyuyorduk.</p>
<p>Yürüyüşüyle, duruşuyla emsallerinden farklı bir subaydı Yüzbaşı Tekin. Kışlada pek çok bölük vardı ama en olumsuz hava şartlarında bile eğitim yapan bir tek bölük olurdu. O da Muzaffer Tekin’in bölüğü.</p>
<p>Kıbrıs savaşına teğmen olarak katılmış, gösterdiği üstün cesaret ve feragat nedeniyle bu rütbede altın madalyalı tek subay olarak tarihe geçmişti.</p>
<p>Kıbrıs’ta cephe taarruzu ile ele geçirdiği tepeye ismini vermişlerdi: ”Zafer tepe!”</p>
<p>Asker olsun diye yaratılmış birisiydi gözümüzde Muzaffer Tekin. Hepimizin rol modeliydi.</p>
<p>Lokantada kavga olduğu gün, Piyade Okulunun Nöbetçi Amiri Muzaffer Tekin idi. Olay ile ilgili sorgular sonucu Selimiye’de lokanta sahibi ve çalışanlarının karşısına çıkartılarak yüzleştirildik. Yüzleştirmede kimseyi teşhis edemediler. Ama mutlaka bir suçlu bulunmalıydı.</p>
<p>Olay iç kamuoyunda fazla yankı bulmamıştı ama dış basın olayı çarpıtarak vermiş ve dış kamuoyunda büyük yankı uyandırmasına sebep olmuştu. Onların derdi başkaydı tabi.</p>
<p>Söylenenlere göre; yabancı basın, örgütlerin terörünün askerlerce engellendiğini, şimdi ise askerlerin mafya usulü saldırılar yaparak haraç vermeyenlere karşı terör estirdiklerini belirterek, “Bu teröre kim dur diyecek?” şeklinde yayın yapmış. Bu tür yayınlardan o zamanki yetkililer çok etkilenmişti hâliyle. Buna sebep olanları mutlaka cezalandırmak niyetinde oldukları anlaşılıyordu. Çünkü sansürleme imkânı bulamadıkları Avrupa basını, kendi halkından, kendi basınından, kendi ordu mensuplarından ve gerçeklerden çok daha önemliydi onlar için. Olay sonrası okula peş peşe komutanlar geldi.</p>
<p>En son dönemin Kara Kuvvetleri Komutanının geldiğini hatırlıyorum. Her gelen gerginlik yaratıyor, bağırıp çağırıp gidiyordu. Amacın “bağcıyı dövmek” olduğunu anlayacak yaştaydık.</p>
<p>Sonuçta dayak yiyen dört arkadaşımız (dayak yedikleri için olsa gerek) ile Muzaffer Tekin’in, haksız ve hukuksuz bir şekilde TSK ile ilişiğini kestiler. Kursu 4 ay öncesinden sonlandırarak bizi de sürgün ettiler.</p>
<p>Muzaffer Tekin, nöbetçi amiri olarak bütün sorumluluğu üzerine almış, herhangi bir arkadaşımıza zarar gelmemesi için kendi geleceğini hiçe sayan asil bir duruş sergilemişti. Bu asil duruşun karşılığı, TSK’den atılmak olmuştu.</p>
<p>Ama o bu davranışı ile orada bulunan 1984 mezunu teğmenlerin gönlündeki ebedi yerini aldı…</p>
<p>Ben de pek çok arkadaşım gibi o tarihten itibaren onunla hiç ilişkimi kesmedim. Çoğunluğu telefonla olmak üzere hep görüşmemiz devam etti. Bir kere olsun ordudan atıldığı için hayıflandığını duymadım.</p>
<p>Hakketmediğim hâlde bana bütün sevecenliğiyle söylediği “Aslan yürekli kardeşim benim” hitabı, beni hep daha iyi olmaya zorlamıştır.</p>
<p>Muzaffer Yüzbaşıya mahcup olmak ölümden daha beterdi bizler için…</p>
<p>Benim için o, fırtınalı havada deniz feneri gibiydi. Zor olaylar karşısında onun cesareti, duruşu, eğilmezliği, astlarına sahip çıkışı, özverisi benim için hep yol gösterici oldu. Onun sayesinde gerçek silah arkadaşlığının, askerliğin ne demek olduğunu pekiştirdik.</p>
<p>Onun yoluma tuttuğu ışık o kadar güçlü idi ki hiç yoldan çıkmadım. Hiç boyun eğmedim. Askerlik yeminine ve silah arkadaşlarıma ihanet etmedim.</p>
<p>Hep ondan aldığım feyz ile korkuya meydan okudum, çoğu arkadaşım gibi… O, insana, duruşuyla bunları aşılardı…</p>
<p>Yirmi altı yıl sonra Muzaffer Tekin, “Ergenekon” isimli kumpas davasından, iftiralarla, yine haksız hukuksuz biçimde bu sefer cezaevine tıkılacaktı.</p>
<p>Ben de benzer şekilde haksız hukuksuz bir şekilde, “Balyoz” davasından tutuklanacaktım. Muzaffer Yüzbaşı ile yolumuz tam 26 yıl sonra yine zorlu bir süreçte cezaevinde kesişmişti.</p>
<p>Muzaffer Tekin cezaevindeyken, düzenlenen bir kanunla beraber hakları iade edilecek, kendisine emekli aylığı bağlanacak ve emekli Albay kimliği verilecekti. O da bana bu kimliğin renkli fotokopisini göndererek, sevincini paylaşmamı sağlayacaktı.</p>
<p>Muzaffer Tekin uzun süre (5 yıldan fazla) cezaevinde kaldı. Bu süreçte kanser illeti yakasına yapıştı. Hastalığı, cezaevinde bırakın tedaviyi, doğru dürüst teşhis bile edilmedi. Kanserin en kötü olanlarındandı onunkisi; pankreasından vurulmuştu.</p>
<p>Teşhis edildiğinde hastalığın son evresine gelmişti. Şimdi biri firar diğerleri cezaevinde yatmakta olan Fetullahçı çete üyesi sözde hâkimlerce 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu arada hastalığı iyice depreşti. Cezaevinde ölmesin diye, takvim yaprakları 10 Mart 2014’ü gösterirken apar topar tahliye ettiler onu.</p>
<p>Kahramanlarının böylesine hakarete uğramasına, aşağılanmasına göz yuman bir devlet yaşayabilir mi? Bir milletin kahramanlarına böylesine pervasızca saldıran sırtlan sürüsüne müsaade edilir mi?</p>
<p>Neyse…</p>
<p>Çok kısa ömrü var denmesine rağmen inatla bir yıldan biraz daha fazla yaşadı. Nihayet 1 Nisan 2015’te aziz ruhunu teslim etti ve Hakk’a yürüdü.</p>
<p>Onun arkasından sosyal medyada şöyle yazmıştım gözyaşlarımı tutamayarak;</p>
<p>“<em>Biz onun teğmenleriydik. O, 1984’te, bizi koruma adına, TSK’da atıldı. Teğmen iken altın madalya sahibi tek subaydı. Kıbrıs savaşındaki başarıları dilden dile anlatılan ve orada bir tepeye ismini veren, ağzımı doldura doldura ‘komutanım’ dediğim adam, ‘hayattan beraat etti.’ </em></p>
<p><em>Kumpasçılarının sonunu göremeden…Ah komutanım, o ‘Aslan yürekli kardeşim benim’ demeni hep hatırlayacağım.  </em></p>
<p><em>Ve yemin ediyorum, gördüğüm en yürekli adamın bu sözlerini bundan önce nasıl boşa çıkarmadıysam, bundan sonra da boşa çıkarmayacağım… </em></p>
<p><em>Ve o gün geldiğinde yani sana kumpas kuranlardan hesap sorduğumuzda gelip mezar taşını öpeceğim… </em></p>
<p><em>Biliyorum ki sen de oradan bütün sevecenliğiyle ‘Aslan yürekli kardeşim benim’ diye sesleneceksin bana… </em></p>
<p><em>Benim örnek almaya çalıştığım aslan yürekli komutanım, oradaki güzel insanlara selam söyle olur mu? </em></p>
<p><em>Yaradan bize de senin gibi onurla bitirilen bir hayat versin! Saygı, minnet ve dua ile aslan komutanım…” </em></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/">Muzaffer Tekin: Bir kahramanın ardından</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/muzaffer-tekin-bir-kahramanin-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Yalanlarla yaşıyoruz”</title>
		<link>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 19:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></category>
		<category><![CDATA[Algı yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılıkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Bozgunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Bozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Düzensizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[MDM]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal sermaye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarikat – cemaat / din bezirgânlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[Vurdumduymazlık]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=51156</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geldiğimiz yer görünen köydü. Görenler gördü de yönetenlerin derdi memleket değildi. Dertleri hâlâ kendileri. Hemen herkes kendi kampından konuşmaya devam ettiği için de doğruyu aramaz hale geldik. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/">“Yalanlarla yaşıyoruz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&amp;linkname=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyalanlarla-yasiyoruz%2F&#038;title=%E2%80%9CYalanlarla%20ya%C5%9F%C4%B1yoruz%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/" data-a2a-title="“Yalanlarla yaşıyoruz”"></a></p><p>&nbsp;</p>
<p>Kafamızda düzen yok, kendimize göre değişen kurgular var. Sağımızda da solumuzda da böyle. Dinden yürüyenlerimizde, görülmemiş derecede sapma örnekleriyle böyle. İşimize gelmediği için ana yollar ve ana konulardan kaçıyoruz.</p>
<p>“<em>İşimize gelmediği için</em>” deyişime dikkat! Kuralların geçerli olmadığı bir memleket haline geldik. Buradan her tür bozgunculuk çıkar. Nitekim çıkıyor. Kaçtığımız patikalarda kayboluyor, çıkardığımız engellerde sıkışıp kalıyoruz. Konuşulması gerekenler konuşulamıyor. Bu insan bozukluğu toplumun iliklerine işliyor. Sosyal sermayemiz çürüyor.</p>
<p>Bozukluklar başa getirdiklerimizde yaşama ilkesi haline gelince düzensizlik düzen haline geliyor. Şimdiki gibi zirvelerine ulaşarak hayatımızı zehirliyor. Birilerinin plan ve programları böyle de işliyor.</p>
<h2>SORMALI, SORGULAMALISINIZ</h2>
<p>Konuyu açalım: “<em>Plan ve program” </em>diyenlere <em>“Neden bahsediyorsun?”</em> demelisiniz<em>.”Nass” </em>diyerek Tanrı’yı yalancı çıkarma densizliğiyle cebinizi boşaltanlara, her durumda üste çıkanlara, kendisine kabahat-suç bulaştırmayanlara, hiçbir sistemin vermeyeceği “<em>sonsuz yetki ve sıfır sorumsuzluk</em>” hakkını nereden aldıklarını sormalısınız.</p>
<p><em>“Kürt meselesi” </em>diyenlere, <em>“Mesele dediğin nedir?”</em> diye sormalısınız. Ben bugüne kadar “<em>Kürt Meselesi</em>” diyenlerin <em>mesele</em> olduğunu gösterecek sözler ettiklerini görmedim, duymadım. Sormakta geç kalındı ama bunu yine de sorunuz. Sorduğunuz anda kem küm edişler başlayacak. On yıllardır, bütün kanallarda millete “<em>sorun</em>” pompalayanların, dolaylı-açık güya Kürt diyerek PKK güzellemesi yapanların, kendilerine “<em>Ben ne diyorum?”</em> demediklerini fark edeceksiniz.</p>
<h2>“SORUN” POMPALAYANLARA RAĞMEN BİRLİK BOZULMADI</h2>
<p>1 Eylül Pazartesi akşamı Sözcü TV’de hukukçu <strong>Uğur Poyraz,</strong> araştırmacı sosyolog <strong>Semih Turan</strong>’a <em>“Kürt sorunu diyorsunuz. Allah aşkına nedir bu Abi?” </em>diyerek sordu. Açın izleyin, doğru dürüst cevap veremedi. <strong>Uğur Poyraz</strong>, o ne dediyse <em>“Onlar hepimiz için var” </em>dedi. Sadece bir dönem Kürtçenin yasaklanması var. Bu da çok geçmeden çözüldü, dedi. <strong>Semih Bey</strong>, “eğitim dili” diyecek oldu, <strong>Uğur Bey</strong>,  “<em>Federal yapıdaki Amerika’da, Almanya’da bile eğitim dili tektir. Bu bir hak değildir.”</em> dedi.  Diğer konuşmacılar da onu doğruladılar.</p>
<p>Kurgulanmış bir terör ve ona bağlı bir ayrılıkçılık elbette var. Bunların argümanlarını sorsanız, o da doğrulara dayanmıyor. Tarihi perspektifi defalarca yazdım. Doğrulara dayansa, kırk yılda -Hak saklasın!- Kürtlerle Türkler arasında kan gövdeyi götürürdü. Böyle bir ayrılık fikri tam yerleştirilemedi ama epeyce mesafe alındığı da açık.</p>
<p>Yılladır bütün kanallarda, gazetelerde, sosyal medyada “<em>Kürt sorunu</em>” diyerek milletin ensesinde boza pişirenler ne dediklerini bilmeden mi konuşmuşlar? Bunu taa baştan sormalıydık. Kimse boş atışlarla düşmanlık algısı yaratamamalıydı.</p>
<p>Bir yerden talimatla ve ideolojik güdülerle konuşanlar elbette var. Fakat <strong>Semih Bey</strong> gibi analitik bir kafaya sahip olduğu görüntüsü edindiklerimiz de “<em>Ben ne diyorum?”</em> diye düşünmemiş olabilirler mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>“SORUN” YARATAN YÖNETİCİLER</h2>
<p>Meclis’teki komisyon işte yaratılan bu kafa karışıklığının sonucudur. Türkiye, yılların kurgulanmış meseleleriyle görülmemiş bir ittifaka kadar geldi. Buraya gelişimizin yer yer yönlendirici, çok zaman da alabildiğine alan açıcısı 23 yıllık iktidarımızdır.</p>
<p>Kendilerine alan açmak için bütün aykırı grupları kullandılar. Bundan en fazla faydalananlar merdiven altlarında pıtırak gibi biten tarikat-cemaat görüntüsü altında din bezirgânlığı edenlerdir. Fetö bunlar içinde bir dünya teşkilatıydı. Kendisine güç kullandıran seçim kazanmış partiyi ve devlet yapısını ele geçirmeye yönelik hareketleri görülünce biraz tırpanlandı. Ders alınmadı. Benzerlerinin sırtı sıvazlandı. Yalanına yanlışına bakılmadı, bakılmıyor. Sahtekârlıkları ayyuka çıkanlara birer fiske vurulursa vuruluyor, o kadar.</p>
<h2>TÜRKİYE BOZGUNCULAR İÇİN CENNET</h2>
<p>Bu acayip yapılar dağ başındaki çobana kadar ulaştılar. Büyük çoğunluğu, başta söylediğimiz bozulan insan tipini ve toplumu düzeltmek için var olmadılar. Ahlâk diye bir dertleri de yok. Yani din, ana fikirler halinde ne emrediyorsa bunların onlarla ilgisi yok. Bozgunculuğun din kisvesi bunlarda somutlaştı. İktidarımızın dayandığı ana kütleyi de bunlar oluşturuyor ve Türkiye bunları konuşmuyor.</p>
<p>Dinden yürüyen bir iktidarımız var. Tezada bakın ki sayelerinde yalanlarla yaşıyoruz.</p>
<p>Türkiye, PKK terörü konuşulurken “<em>Kürt Sorunu”</em> denirken söylenen yalanlara sonuna kadar izin verdiği için bugüne geldik. İktidarımız, “<em>işine geldiği için</em>” o mağduriyet algısını da yönetti. Şimdi Fetö gibi diğer cemaatler ve PKK hareketi de yönetilemeyecek hale geldi. Şu PKK belasında Amerika ve topyekûn Batı’nın bastırmasıyla ne idüğü kimse tarafından bilinmeyen sürece ve Komisyon’a kadar geldik.</p>
<p>Geldiğimiz yer görünen köydü. Görenler gördü de yönetenlerin derdi memleket değildi. Dertleri hâlâ kendileri. Hemen herkes kendi kampından konuşmaya devam ettiği için de doğruyu aramaz hale geldik. En büyük düşman, bu insan bozukluğunu yaratan vurdumduymazlığımız ve kafasızlığımız diyeceğim, ağır kaçacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/">“Yalanlarla yaşıyoruz”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yalanlarla-yasiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>
		<category><![CDATA[Ümit Özdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[zafer partisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=49319&#038;preview=true&#038;preview_id=49319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yerli ve millî olmadığını hiç kimse iddia edemez. Özdağ’ın millî birikim ve duruşu, Cumhur İttifakı yöneticilerinin tamamından daha yüksektir. Soruşturma ile gözaltı ile ne Ümit Özdağ susturulabilir ne de ülkenin diğer millî güçleri. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/">YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&amp;linkname=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-fetoculuge-hayir%2F&#038;title=YEN%C4%B0%20FET%C3%96C%C3%9CL%C3%9C%C4%9EE%20HAYIR%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/" data-a2a-title="YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!"></a></p><p>Öcalan’a çağrı yapmakla başlayan sürecin nereye doğru gittiği anlaşılıyor. Türkiye’nin kuruluş esaslarını değiştirmek, ülkeyi dönüştürmek isteyenler, bütün muhalif ve millî güçlere karşı savaş açmışlardır. Teğmenler ve bazı belediye başkanlarından sonra şimdi de Ümit Özdağ gözaltına alınmıştır.</p>
<p>Terörle irtibat, disiplinsizlik, cumhurbaşkanına hakaret bahanedir. Terörist başını TBMM’ne çağıranlar, hiç kimseyi terör irtibatıyla suçlayamazlar. Mustafa Kemal’in askeri olan teğmenler Türk milletinin gururudur, disiplinsizlik suçlaması onların yanından bile geçemez.</p>
<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın yerli ve millî olmadığını hiç kimse iddia edemez. Özdağ’ın millî birikim ve duruşu, Cumhur İttifakı yöneticilerinin tamamından daha yüksektir. Soruşturma ile gözaltı ile ne Ümit Özdağ susturulabilir ne de ülkenin diğer millî güçleri.</p>
<p>İktidar yeni başlattığı süreçle nereye gitmek istediğini açıkça söylemelidir. Arkadan vurarak yürütülen süreç, bütün Türk milletinde kuşkular uyandırmaktadır.</p>
<p>Bazı FETÖ artıklarının neden iktidar partisinde kaldığı anlaşılmıştır. Öyle anlaşılıyor ki yıllarca süren iş birliği, iktidarın da FETÖ yöntemlerini içselleştirmesine yol açmıştır. FETÖ’nün Zekeriya Öz’leri bugün de ortadadır. Ancak Zekeriya Öz’lerin ve onları idare edenlerin unuttukları bir şey vardır. Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri halkımızın ruhunda yer etmiştir ve dolayısıyla ülkeyi dönüştürmeye hiçbir ittifakın gücü yetmez.</p>
<p>İktidarı, millî ve demokratik güçlere karşı yargıyı kullanmaktan vazgeçmeye, siyasi mücadeleyi korkakça değil yiğitçe yapmaya davet ediyoruz.</p>
<p style="text-align: right;">                                                   <strong>MİLLÎ DÜŞÜNCE MERKEZİ  </strong></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/">YENİ FETÖCÜLÜĞE HAYIR!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-fetoculuge-hayir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Bu Hâldeyiz?</title>
		<link>https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[A. Yağmur Tunalı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 20:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48565</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün yaşadığımız topyekûn bozulmanın yardımcı ayağı dinden görünmedir. Yoksa halk bu kadarına razı olmazdı. Mutlaka bir hududu vardı. Onu dinden görünenler yıktılar....A. Yağmur Tunalı neden bu hâldeyiz sorusuna cevap arıyor...</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/">Neden Bu Hâldeyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-bu-haldeyiz%2F&amp;linkname=Neden%20Bu%20H%C3%A2ldeyiz%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-bu-haldeyiz%2F&amp;linkname=Neden%20Bu%20H%C3%A2ldeyiz%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-bu-haldeyiz%2F&amp;linkname=Neden%20Bu%20H%C3%A2ldeyiz%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-bu-haldeyiz%2F&amp;linkname=Neden%20Bu%20H%C3%A2ldeyiz%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fneden-bu-haldeyiz%2F&#038;title=Neden%20Bu%20H%C3%A2ldeyiz%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/" data-a2a-title="Neden Bu Hâldeyiz?"></a></p><h1>Neden Bu Hâldeyiz?</h1>
<p>Geldiğimiz yeri, sosyal çöküşü en iyi görgüsüzlük anlatır. Muâşereti olmayanın değerinden<br />
bahsedilemez. Uzun zamandır yazmak istiyordum. Satır aralarında dokunmakla yetinmek zorunda<br />
kaldım. Şimdi de öyle yapacağım. Çünkü yıkımların balyoz ve bomba sesleri bırakmıyor. Hayır hayır<br />
Gazze’den bahsetmiyorum. O açık. Bizdeki bin katı yıkımlar konuşulmuyor. Türkiye’nin altı oyulmaya<br />
çalışılıyor. Tehlike bin türlü gündem hileleriyle gizleniyor.<br />
Sakin kalınacak bir durum değil. Hadi yine anlamayı ve yumuşak anlatımı tercih edelim.<br />
Siyaset kısa yoldan düşüncesizliklerde boğulmuş halde. Türkçe’de <em><strong>“düşüncesiz”</strong></em> ve<strong><em> “düşüncesizlik”</em></strong>,<br />
sadece düşünememe veya düşünmemeyi işaret etmez. Bencilliği, kabalığı, yerine göre<br />
davranmamayı, yani yol yordam bilmemeyi ifade eder.<br />
Halk arasında düşüncesiz, terbiye görmemiş ve yontulmamış insandır. Görülmemiş bir örnek<br />
olmak üzere Erdoğan başta ve siyasetçiler, en kaba, muaşeretten uzak örnekler.</p>
<h2><strong><em>Kötülüğü Besleyen Ortam</em></strong></h2>
<p>Anlaşmamak temelinde bir zihin kurgusuna saplanmalar bundandır. Taraf olmak kolaycılıktır.<br />
Dağdaki çobandan üniversite profesörüne, siyasetçisine, yazarına çizerine varıncaya kadar hepimiz bu<br />
durumu kabullenmişiz. Ölçüler hem var, hem yok. Kuralları umursamıyoruz.<br />
En basitinden gidelim: Yaya geçitlerinde sağdan yürümeyi beceremeyen insanların yaşadığı<br />
bir ülkede hangi düzenden bahsedilebilir? Defalarca gözledim, soldan gidenler, sağdan gidenlerden<br />
fazlaydı. Yani bile bile kural bozanlar çoğunlukta. Her konuda, kuralları kenar dolanmak için <strong><em>“Bir yolu</em></strong><br />
<strong><em>yok mu?”</em> </strong>diyenler, hak hukuk tanımaz hale gelirler. Onlar elbette kendileri gibi olanları seçecekler.<br />
Açık söyleyelim, sahtekâr arayacaklar.<br />
Böyle bir toplumun düzen ve düzgün insan arayışı mümkün müdür? Bir kurala uyulmadığında<br />
kimsenin sesi çıkmıyorsa yandığınızın resmidir. İyi insan aranmaz. Kalite aranmaz. Özellikle siyasette.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><em><strong>Ayvaz Gökdemir&#8217;in Yaşadığı</strong></em></h2>
<p>&nbsp;</p>
<p>1986’da 5 milletvekilliği için beş yerde ara seçim yapılacaktı. Ayvaz Gökdemir, Gaziantep’ten<br />
aday oldu. İlk mitingine iyi hazırlanmıştı. Siyasette de bürokrasideki şöhretine uygun bir profil<br />
çizecekti. Defalarca kendisinden dinledim. Büyük bir kalabalık toplanmıştı. Meydan nutkunu tamamladı<br />
ve indi. Yakınlarından çoğunun yüzlerinde memnuniyet yoktu. Sordu:<strong><em> “Nedir bu haliniz? Bana kalırsa</em></strong><br />
<strong><em>iyi bir konuşma yaptım..“</em> </strong>derken biri cesaret gösterip atıldı: <strong><em>“ Abi, ne iyisi, sen bizi mahvettin!”</em></strong> Allah<br />
Allah! Nasıl mahvetti acaba? Sordu:<strong><em> “Ne diyorsun söyleyiver?”</em></strong> Adam ne dese beğenirsiniz?<em><strong> “Abi, daha</strong></em><br />
<em><strong>nasıl mahvedeceksin, ‘Ne çalarım, ne de çaldırırım”..”</strong></em> dedin. O yeter!”</p>
<p>Evet, bunu hiç unutmadım. Bu yanlışa kodlanma ve devlet malına yolunacak kaz muamelesi yeni de, istisna da değildir. Yalnız Erdoğan devrine kadar bunun da adı konmamış bir ölçüsü vardı. Rüşvetler mütevazı seviyelerdeydi. Yüzde onlar mertebesinde seyrederdi. Böyle bir ölçü yerleşmişti. Sahtekârlığın da hududu vardı. Şimdi yok. Siyaseti menfaat kapısı gören sadece siyasetçiler değildir. Halk bana ne faydası olacak diye bakar. Çünkü kuralların güce işlemeyeceğini veya istendiğinde aşılabileceğini bilir. Bu ahlaksızlığı dengeleyecek adalet denetimi de aksamaya başlar. Çünkü kurumlar ve kurallar da talebe göre  şekillenir. İyiler her zaman vardır. Muhtemelen adalet mekanizmasında daha çoktur. Fakat gün gelir, şimdi olduğu gibi bu ortamı tepe tepe kullanan bir ekip onu da halleder. Temel bir yönlendiriciyi unutmayalım: Bugün yaşadığımız topyekûn bozulmanın yardımcı ayağı dinden görünmedir. Yoksa halk bu kadarına razı olmazdı. Mutlaka bir hududu vardı. Onu dinden görünenler yıktılar.</p>
<h2><strong><em>Saymakla Bitmez</em></strong></h2>
<p>Bu ortamda gücü ele geçirenin düzeni sağlama düşüncesi olmaz. Nihayet ölen FETÖ ve ortağı<br />
seçilmiş parti, ülkeyi çetelerle doldurdu. Öyle din iman nutuklarına bakmayınız. Şunu yaparız bunu<br />
yaparız yâvelerine kulak asmayınız. Kim ki üst perdeden bu lafları ediyor, size dönecek ağır faturayı<br />
haber veriyordur. Af buyurun, kazığın büyüğü o nutuklarla gelir. Kazığın hacmi ses seviyesine göre ayarlanır. Sesi çok çıkan bir şeyleri örtme peşindedir. Dikkat etmeyen yanar. O, kendi düzenini kuracağı bir ortamı bulduğu için el ovuşturur. Her yere hile düşünen, zarar göreceği yerde çekinen, sesini çıkarmayan, parçalanmış kalabalıklar ister. Yoksa yaratır. Tabii müsait bir ortam varsa. Bu <em><strong>“ortam”</strong></em> meselesinin hikâyesi uzundur. Bir günde, bir yılda, on yılda, yüz yılda olmaz. Uzun asırların ektiği bir tohumu vardır. O toprağı devamlı sulayanlar zaman kollarlar. İnsan ve toplum sendelediğinde onlar için gün ışımıştır. Toplumların çöplüğünden onlar çıkar. Şimdi o durumdayız. Her kural bozulmak için var. Birilerine geçerli, birilerine değil. Burada nasıl bir düzen olur? Gücü yetenin kurallara uymamasının kural haline gelmesi bilinen en zararlı mikroptur. Her şeyi bozar. İnsanı bozması tabii sonuçtur.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/">Neden Bu Hâldeyiz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/neden-bu-haldeyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Terörle mücadele mi, terörizmle mücadele mi?</title>
		<link>https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=48022&#038;preview=true&#038;preview_id=48022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye terörizmle mücadele ediyor diyebilir miyiz? Ya da aynı soruyu değiştirerek soralım. Türkiye’yi yönetenlerle, terörist unsurlar ve onları destekleyenlerin “Menzilleri” aynı olunca sonuç ne çıkacak?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/">Terörle mücadele mi, terörizmle mücadele mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fterorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi%2F&amp;linkname=Ter%C3%B6rle%20m%C3%BCcadele%20mi%2C%20ter%C3%B6rizmle%20m%C3%BCcadele%20mi%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fterorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi%2F&amp;linkname=Ter%C3%B6rle%20m%C3%BCcadele%20mi%2C%20ter%C3%B6rizmle%20m%C3%BCcadele%20mi%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fterorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi%2F&amp;linkname=Ter%C3%B6rle%20m%C3%BCcadele%20mi%2C%20ter%C3%B6rizmle%20m%C3%BCcadele%20mi%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fterorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi%2F&amp;linkname=Ter%C3%B6rle%20m%C3%BCcadele%20mi%2C%20ter%C3%B6rizmle%20m%C3%BCcadele%20mi%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fterorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi%2F&#038;title=Ter%C3%B6rle%20m%C3%BCcadele%20mi%2C%20ter%C3%B6rizmle%20m%C3%BCcadele%20mi%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/" data-a2a-title="Terörle mücadele mi, terörizmle mücadele mi?"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye uzun yıllardır terörle ve terörizmle karşı karşıya. Yıllardır terörle ve teröristle mücadele etti, şehitler ve gaziler verdi. Hâlâ da devam ediyor. Peki, terörizmle mücadele ediliyor mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunca yıldır devam eden süreç bölgede devlet yapılarını değiştirdi. Değiştirmeye de devam ediyor. Dolayısıyla soruya cevap aramaya önce kavramların anlamlarından başlamak gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda terör: </span><i><span style="font-weight: 400;">“cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, </span></i><b><i>Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek,</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek </span></i><b><i>her türlü suç teşkil eden eylemlerdir</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.” </span></i><span style="font-weight: 400;">diye tanımlanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Terörizmin ise tanımı çok fazla. Bütün tanımların ortak vurgusu siyasî hedefin ya da siyasî amacın var olması gerektiği. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Terör yöntemlerinin siyasi bir amaçla örgütlü, sistemli ve sürekli bir şekilde kullanılmasını benimseyen bir strateji” </span></i><span style="font-weight: 400;">tanımı Elâzığ Emniyet Müdürlüğü’nün internet sayfasından</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Siyasî amaçlı şiddet kullanımı”</span></i><span style="font-weight: 400;"> tanımı rastladıklarım arasında en kısa olanlarından. E Jan. Tümgeneral İbrahim Aydın’a ait</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Noam Chomsky’ye göre terörizm; ‘Herhangi bir ülkenin </span></i><b><i>hukuk kurallarına aykırı şekilde</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> insan hayatını hedef alan ya da tehdit eden, belirgin ya da ürkütücü gizeme sahip, sindirici ve sivil topluma yönelik olan, </span></i><b><i>bir hükümetin politikalarını etkileyecek </i></b><i><span style="font-weight: 400;">her tür şiddet eylemi’dir.</span></i><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<h2><b>Kullanışlı araç: terörizm</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Terörizm, uluslararası ilişkilerde devletlerin kullandığı bir araç. Bu, sadece bugün değil kadimden beri böyle. Çünkü terörizmin hedefi yapıyı değiştirmek. Tabi, değiştirilmek istenen yapı başka devletlerin işine geldiğinde destekler devreye giriyor. Önce Asala’nın ve daha sonra PKK’nın desteklenmesi böyle bir şey. Birinin terör örgütü dediğine diğerinin özgürlük savaşçısı demesi de öyle. Yani, hedefe ulaşmak için vekil unsurları kullanan diplomasi söz konusu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Irak Arap Cumhuriyeti Arap millî devleti iken, bir dönem terör unsuru muamelesi gören Barzani ve Talabani desteklenerek Irak Cumhuriyeti hâline getirildi. Anayasası değiştirilen Irak artık Arap ve Kürt federasyonu oldu. Suriye de bu yolda ilerliyor. ABD, bu sefer Suriye PKK’sı olan PYD’nin adını SDG (Suriye Demokratik Güçleri) diye değiştirerek yapıyor. Bu şekilde sözde terörden uzaklaşmış oluyor. Kırmızı Başlıklı Kız’ın babaannesinin kılığına giren hain kurt gibi.  Neticede yiyecek yani.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlardan anlaşılan terörizm </span><b>siyasî hedefler için strateji</b><span style="font-weight: 400;">, terör ise </span><b><i>her türlü suç teşkil eden eylemler. </i></b><span style="font-weight: 400;">Dolayısıyla birbiriyle ilişkili olmakla birlikte aralarında çok fark var. Terörle mücadele güvenlik güçlerinin işi. Terörizmle mücadele ise siyasî. </span></p>
<p><b>PKK’nın hedefi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, PKK ne istiyor? Bunun için teröristbaşına bakıyoruz. PKK açılımı sürecindeki bölücübaşıyla İmralı’da yapılan görüşmelerin (aslında pazarlıkların) kitaplaştırıldığı İmralı Notları’ndan: “</span><i><span style="font-weight: 400;">(Sırrı Süreyya Önder’e, yeni anayasa için</span></i><span style="font-weight: 400;">) </span><i><span style="font-weight: 400;">‘Vatandaşlık maddesini sana yazdırıyorum: Özgür iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığını ifade eden her birey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Burada Türkiye Cumhuriyeti olmayabilir. Sadece Türkiye de olabilir. </span></i><b><i>Ulus aidiyeti ile devlet aidiyetini karıştırmayın … Devlete aitiz ama Türk ulusçuluğuna ait değiliz … Tekilden uzağız. Ortak bir milletin üyesiyiz.’</i></b></p>
<p><b><i>… ana tartışmamız yerel demokrasi temelinde demokratik bir statünün elde edilmesidir. Tüm kimlikler ve varlıkların (cemaatler, tarikatlar, etnisiteler, sınıflar, inançlar, sivil toplum vb) demokratik bir statü elde etmelerini hedefliyoruz. Demokratik statü, demokratik anayasa olarak ifade ediyorum.”</i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlar kimliklerin eşitliğini ve eşit unsurların ortak milleti ile onların ortaklık devletini ifade ediyor. Bunun adına da demokratik konfederalizm diyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölücübaşı,</span><b><i> “Zamanın ruhunu okuyamayanlar tarihin çöp sepetine giderler” </i></b><span style="font-weight: 400;">de diyor.</span></p>
<h2><b>Cevabı can yakan soru </b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Baştaki soruya dönüyoruz. Türkiye terörle (teröristle) mi mücadele ediyor, yoksa terörizmle mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 15 Ağustos’ta (2024) Jandarma</span> <span style="font-weight: 400;">ve Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni’ndeki</span> <span style="font-weight: 400;">konuşması düşündürdü. Erdoğan’ın, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Terörü, ülkemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkarana kadar azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> cümlesi manşete çıkarılmıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı konuşmasında, </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Türkiye Cumhuriyeti, </span></i><b><i>Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ayrımı olmadan 85 milyonun tamamının ortak yurdudur. Bu millet bizim, bu ülke hepimizin</i></b><span style="font-weight: 400;"> … </span><b>biz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet aşkıyla geleceğe yürüyeceğiz</b><span style="font-weight: 400;">.</span><b><i>&#8220;</i></b><span style="font-weight: 400;"> de dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir gün önce (14 Ağustos’ta) AKP kuruluş yıl dönümünde, </span><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>zamanın ruhunun</i></b> <b><i>toplumu dönüştürürken</i></b><i><span style="font-weight: 400;">, </span></i><b><i>siyasal alanı yeni baştan tanımladığına </i></b><i><span style="font-weight: 400;">ve alışılagelmiş siyaset tarzlarını da değişime zorladığına” </span></i><span style="font-weight: 400;">dikkat çekmişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki, bu siyasî hedefler ortadayken, Türkiye terörizmle mücadele ediyor diyebilir miyiz? Ya da aynı soruyu değiştirerek soralım. Türkiye’yi yönetenlerle, terörist unsurlar ve onları destekleyenlerin </span><i><span style="font-weight: 400;">“Menzilleri”</span></i><span style="font-weight: 400;"> aynı olunca sonuç ne çıkacak?</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/">Terörle mücadele mi, terörizmle mücadele mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/terorle-mucadele-mi-terorizmle-mucadele-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz: Unutmadım, unutmam</title>
		<link>https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaatler]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47729&#038;preview=true&#038;preview_id=47729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dün Fetö, bugün Menzil ve hatta sığınmacılar meselesi… Hepsi kültür kodlarımızı değiştirip bizi garip bir toplum haline getirmedi mi? Bugünü manipülasyonlarla farklı mecralara çekmek yerine yapılan yanlışların tekrarlanmaması için uğraşmak gerekmez mi?</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/">15 Temmuz: Unutmadım, unutmam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-unutmadim-unutmam%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%3A%20Unutmad%C4%B1m%2C%20unutmam" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-unutmadim-unutmam%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%3A%20Unutmad%C4%B1m%2C%20unutmam" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-unutmadim-unutmam%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%3A%20Unutmad%C4%B1m%2C%20unutmam" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-unutmadim-unutmam%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%3A%20Unutmad%C4%B1m%2C%20unutmam" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-unutmadim-unutmam%2F&#038;title=15%20Temmuz%3A%20Unutmad%C4%B1m%2C%20unutmam" data-a2a-url="https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/" data-a2a-title="15 Temmuz: Unutmadım, unutmam"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Zafer mi, yenilgi mi, bayram mı, anma töreni mi? At izinin it izinden sekiz yıldır ayrılamadığı melun gün…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz 2016… Akşam vakti jetler uçmaya başladığında ne olduğunu sade vatandaş anlamamışken yüksek mevkilerde bir takım hesaplar çoktan yapılmıştı. Saatler ilerlerken darbe haberleri yayılmaya başladı. Gece yarısına doğru ise sosyal medyaya, dehşete düşüren görüntüler düşmeye başladı. Gerçekten bir darbe miydi? Kimilerine göre bir tiyatro, kimilerine göre halkın iradesine darbe. Bana göre sebepleri ve sonuçları asla unutulmaması gereken tarihî ders niteliğinde çok önemli bir gündü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İsteyen istediğine inanmakta ve istediğini söylemekte özgür tabi ki (Silivri&#8217;nin kapısına kadar özgür olduğunuzu lütfen unutmayın!). Ben de bu özgürlüğüme dayanarak bugün için naçizane birkaç kelam etmek istedim. </span></p>
<h2><b>En azından namaz kılarsın…</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">2000&#8217;li yıllarda lise ve üniversitede olan okuyucuların, anlatacaklarıma benzer birçok anısı vardır, eminim. Bizler, 80&#8217;li yılların karanlık ikliminden sağ çıkmış bir kuşağın ister istemez apolitikleştirmeye çalıştığı bir nesiliz. Siyasi olayların psikolojik etkilerini günümüze kadar sırtlarında taşıdıklarından olacak, çoğu endişeli ebeveyn çocuğunu ‘aman haa kimseye karışma, rengini belli etme!’ tembihleri ile okullara yolladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etrafınızda siyasetten uzak tutmaya çalışarak büyüttüğü çocuğunu ‘en azından dinini öğrenir, namaz kılar, dersine çalışır’ diyerek cemaat yurtlarına ya da dershanelerine teslim eden aile az mı?   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Taşrada o yıllardan itibaren baş bağlama şekillerinin, mevlit geleneklerinin, mevlitlerde çalınıp söylenen ilahilerin, kadınlar arasında yapılan sohbetlerin nasıl farklılaştığına, doğum merasimlerinden cenaze merasimlerine kadar bir çok örf ve âdetin cemaatçi(!) abi ve ablaların direktifleri doğrultusunda değiştiğine şahit olmadınız mı? Mesela o yıllarda yapılan kutlu doğum haftası etkinliklerinin halk tarafından nasıl benimsendiğini, nasıl doğal bir akışla toplumun hayatına girdiğini, yalan olmasına rağmen okullar ve devlet kurumları tarafından bile kutlandığını hatırlar mısınız? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Olay gününü bizzat yaşayanlar çokça anlattı. Siyasi ayağı televizyonlardaki her şeyi bilen(!) abilerimiz ve ablalarımız tarafından çokça masaya yatırıldı. Askerî kısmını emekli askerlerimizden dinledik. Bense Türk milletinin bir evladı olarak  hepimizin hayatından, yukarıdakilerin bakınca görmediği, gördüğünde anlayamadığı kesitleri hatırlatıyorum. Bağıra bağıra gelen ve 256 vatandaşımızın canına, binlercesinin mesleğine ve yıllarına mâl olmuş 15 Temmuz gecesine kadar yaşanan toplumsal bir dönüşümden bahsediyorum. Yavaş yavaş içimize zerk edilen yapay ve zararlı bir kültürden. Bu zehirle zehirlenmiş milyonlarca Türk gencinin paramparça edilmiş hayatlarından… Bugünkü bölük pörçük, saçma sapan hâlimizin sebeplerinden…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyasal İslamcılığın 28 Şubat’tan sonra, hele hele AKP&#8217;nin iktidara gelişiyle dalga dalga yayıldığı günlerde din(!) öğreten dershane ve yurtların siyasetten ari olduğuna inanmak safdillik değil mi? </span></p>
<h2><b>Dershaneler</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">2002-2006 döneminde üniversiteye hazırlanıyordum. O dönemde bulunduğum ilçede dershane olmadığı için yakın bir ildekine gidiyordum. Burada ilçemde dershanenin olmamasından daha büyük bir sorun var. O günlerde dershaneye gitmeden üniversite sınavını kazanmak neredeyse imkânsızdı. Sınav müfredatı ve okul müfredatında belirgin farklar vardı. Bu durum aslında hem tevhidi tedrisata hem de fırsat eşitliğine aykırıydı. Sosyal devlet anlayışını kökten sarsan, Türk gençlerini cemaatçilerin kucağına bırakan ucube bir sistem… Bu sistem içinde aramızda üniversiteyi kazanma potansiyeli yüksek arkadaşlarımız deneme sınavı yoluyla seçilir, sonrasında reklam amacıyla bedava ya da %50 indirim gibi ayrıcalıklar ile dershane kayıtları yapılırdı. Onlar dershanelerin afişlerinde kocaman reklam yüzü yapılan pırıl pırıl, zeki arkadaşlarımızdı. Sonradan hâkim, savcı, doktor, mühendis, subay vs. olup çaycı abilerinin emrinde itaatkar, mankurt askerler olana kadar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm dershaneler için aynı şey söylenemez şüphesiz. Fakat benim bulunduğum ildeki bir kaç dershane dışında her biri farklı farklı cemaatlerindi. Dershanelerin ayrıca yurtları da vardı ki o yurtlarda dini sohbetler, hocaefendi denilen soytarının videoları izletilirdi. Bu ev tipi yurtlarda üniversite öğrencisi abi ve ablalar idareyi sağlardı. Unuttuk mu? </span></p>
<h2><b>Dershaneler böyleydi de ya okullar? </b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">At izi it izine karışmadan önce de Fetullah’ın cemaati ile ilişkisi olduğunu bildiğimiz öğretmenlerimiz vardı okulumuzda. Bazı öğrencilerle özel ilgilenen abi ve abla öğretmenler. Cumhuriyet sayesinde okuyup bir yerlere gelebilmiş, kandırılmış askerler… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu öğretmenlerimin hemen hepsiyle hususi bir tartışmam olmuştu. Tarih öğretmeni olan ile tarih kitabındaki Atatürk’ün Vahdettin ile ilgili tahrif edilen sözleri üzerine tartışmıştık. Kitapta Atatürk’ün Vahdettin’in hain olduğunu belirttiği kısım kesilerek devamı yazılmıştı. Sebebini öğretmenime sorduğumda tarihin de zamanla değişebileceği cevabını aldım. Evet, tarih zamanla keşfedilen yeni bulgularla değişebilir. Fakat gerçeğin er geç ortaya çıkması gibi kötü bir huyu var. Karı koca olan öğretmenlerimin darbe gecesinde ne yaptığını merak etmiştim. Sağ olsunlar hemen cephe değiştirip bayrağımızı açarak demokrasimize sahip çıktıklarını tüm sosyal medya hesaplarında paylaştılar. Diğer ikisinin meslekten ihraç edildiğini, yayınlanan listelerden gördüm. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başka bir örnek; sosyal medya aracılığıyla beni bulan ilkokul arkadaşım, sohbet esnasında öğretmen olduğunu, 3,5 yılda okulu bitirip atandığını ve nasıl güzel bir hayat sürdüğünü anlatıyordu. Bense okulu yeni bitirmiş iş arıyordum. Arkadaşımın başarısına sevinmekle birlikte içimde yine de bir şüphe kaldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonraki sohbetimiz, benim sosyal medyada hocaefendilerinin zırvalarına yaptığım eleştiri üzerineydi. Arkadaşım bana kızmış, hiçbir şey bilmemekle suçlamıştı. Sonra cahilliğime üzülmüş olacak ki kendi kitaplarını göndermeyi teklif etti. Memnuniyetle kabul ettikten sonra bir soru sordum. Cevap veremeyip abilerini çağırmıştı. Demek ki onların ilmi de bir yere kadar yetiyormuş. Ne diyelim. </span></p>
<p><b>Toplumun hafızası </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatıralarımı yazacak kadar önemli bir yaşantım yok. Tüm bunları bugüne nasıl geldiğimizi unutmayalım, toplumumuzun hafızasını diri tutmaya faydam olsun diye yazıyorum. Dün Fetö, bugün Menzil ve hatta sığınmacılar meselesi… Hepsi kültür kodlarımızı değiştirip bizi garip bir toplum haline getirmedi mi? Bugünü manipülasyonlarla farklı mecralara çekmek yerine yapılan yanlışların tekrarlanmaması için uğraşmak gerekmez mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ihaneti yapanlar ve kandırıldıklarını iddia edenler yatıp kalkıp bu milletin en derininde bulunan sarsılmaz kuvvete dua etsinler. Ne kadar zayıf, ne kadar saf da görünse tehlike anında neler yapabileceğini iyi tartsınlar ve adımlarını doğru atsınlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu vesile ile yıllardır süren kirli kumpaslarla boğuşan, kahrından hastalanan, onurunu korumak için canını feda eden asker, sivil tüm vatandaşlarımızın ruhu şad olsun. O gece kritik müdahalelerle olayın seyrini değiştiren ve şehit olan askerlerimizin ve vatandaşlarımızın da ruhları şad mekânları cennet olsun.</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/">15 Temmuz: Unutmadım, unutmam</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/15-temmuz-unutmadim-unutmam/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15 Temmuz ‘da “Erken Kırılan Yumurta”</title>
		<link>https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47722&#038;preview=true&#038;preview_id=47722</guid>

					<description><![CDATA[<p>İbret mi alınmadı yoksa varılmak istenen “Menzil” mi burasıydı, bunun cevabını tarih verecek.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/">15 Temmuz ‘da “Erken Kırılan Yumurta”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20%E2%80%98da%20%E2%80%9CErken%20K%C4%B1r%C4%B1lan%20Yumurta%E2%80%9D" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20%E2%80%98da%20%E2%80%9CErken%20K%C4%B1r%C4%B1lan%20Yumurta%E2%80%9D" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20%E2%80%98da%20%E2%80%9CErken%20K%C4%B1r%C4%B1lan%20Yumurta%E2%80%9D" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta%2F&amp;linkname=15%20Temmuz%20%E2%80%98da%20%E2%80%9CErken%20K%C4%B1r%C4%B1lan%20Yumurta%E2%80%9D" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2F15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta%2F&#038;title=15%20Temmuz%20%E2%80%98da%20%E2%80%9CErken%20K%C4%B1r%C4%B1lan%20Yumurta%E2%80%9D" data-a2a-url="https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/" data-a2a-title="15 Temmuz ‘da “Erken Kırılan Yumurta”"></a></p><p><i><span style="font-weight: 400;">Erken Kırılan Yumurta</span></i><span style="font-weight: 400;"> &#8211; </span><i><span style="font-weight: 400;">Aşil’in Topuğu</span></i><span style="font-weight: 400;"> bir kitabın ismi. Yazarı da Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel. Kırmızı Kedi Yayınlarından çıktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okuduğum tarihte aldığım notta: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cesur ve yiğitçe çok önemli sorular soruyor. Ama aynı zamanda cevaplar da veriyor. Adil ve pervasız değerlendirmeler. Tarihe düşülen önemli notlar.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demişim. Hakikaten de öyle. Bu Önsel Albay’ın yedinci kitabı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitap, ihanet gecesinin öncesini, ihanet gecesini ve sonrasını örneklerle anlatıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendisi de Balyoz kumpasından dört yıl cezaevinde tutulan yazar, sunuş bölümünde, cezaevindeki pek çok arkadaşıyla sohbetlerinden </span><i><span style="font-weight: 400;">çok dikkatlice notlar aldığını </span></i><span style="font-weight: 400;">yazıyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Aslında herkes bir şeyler biliyordu ama resmi net ortaya koyamıyordu”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor…</span> <span style="font-weight: 400;">Anlaşılan aldığı notlar epey işe yaramıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sunuştaki başka bir paragraf kitabın en önemli cümlelerinden birisi. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Beyinlerine sızdığı ‘bizim çocuklarımızla’ devletimizin ve dahi ordumuzun kılcal damarlarına girmişler, vücudun tamamını ele geçirecek güce ulaşmışlardı.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hani 12 Eylül’ün meşhur “bizim çocuklar”ı var ya, bunlar da o çocuklardan. Ama gel gör ki onlardan neredeyse hiç bahsedilmiyor. FETÖ’yle mücadele ettik diyorlar ama dış bağlantıları konuşulmuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önsel, kitabının adını, </span><i><span style="font-weight: 400;">kuluçkadaki yumurtanın erken kırılması halinde civcivin ölmesinden </span></i><span style="font-weight: 400;">hareketle </span><b><i>Erken Kırılan Yumurta</i></b><span style="font-weight: 400;"> koyuyor. Bunu da hainlerin başı gülen’in bir konuşmasından alıyor. Konuşmanın içeriği de kitapta tabi!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sunuş’ta çok acı bir gerçeğe işaret ediliyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Sadece canlarımız değil, kurumlara güven, kurumların içerisindekilerin birbirine, halkın devlete itimadı çok büyük hasar aldı. </span></i><b><i>O gece güven de ölmüştü.” </i></b><span style="font-weight: 400;">Bu tespitlerin aradan geçen sekiz yılda da devam ettiğini söylemek hiç de yanlış değildir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mustafa Albay’ın devamındaki şu cümlesi de bir gerçeği ifade ediyor: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Türk halkıyla bir avuç asker ve polis, devleti büyük bir badireden kurtardı.” </span></i><span style="font-weight: 400;">Evet, bu bir gerçek. Kitap da bu gerçeği örnekleriyle ortaya koyuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kitap üç bölüm. İhanet gecesinin öncesi, ihanet gecesi ve ertesi. </span></p>
<h2><b>Erken kırılmadan önce</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Türk Milleti ilk olarak Şemdinli davasıyla kumpaslarla tanıştı.  Sonra Ergenekon, Balyoz, İzmir Casusluk, Kozmik Oda,  28 Şubat gibi daha birçok kumpas da arkadan geldi… Yüzlerce Türk evladının hayatı bu kumpaslarla karartıldı. Sadece kendileri de değil aileleri de büyük sıkıntı yaşadı. İhanete dayanamayıp hayatını kaybedenler oldu. Hastalandılar, çok ağır hakaretlere maruz kaldılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En önemlisi de Türk Milleti için kutsal olan Asker Ocağı ve silah arkadaşlığı çökertilmeye çalışılıyordu. Büyük ölçüde başardılar da. Ama bu başarı sadece kumpasları kuranlara ait değil elbette. Onlarla aynı “Menzil”e yürüyenler daha fazla vebal sahipleri. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önsel önceyi anlatırken, ihanet gecesindeki </span><i><span style="font-weight: 400;">hainlerin büyük çoğunluğunun eski Genelkurmay başkanı Necdet Özel döneminde terfi ettirildiğini</span></i><span style="font-weight: 400;"> söylüyor. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Millî Savunma Üniversitesi’nde yaptığı konuşma da ortaya koyuyor zaten. Erdoğan: </span><i><span style="font-weight: 400;">“1886 kurmay subayın 1524&#8217;ü yani yüzde 81&#8217;i FETÖ&#8217;den ihraç edildi”</span></i><span style="font-weight: 400;"> bilgisini veriyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AKP iktidarının en başından beri Askerî şuralarda, önce şerhli imza sonra nerdeyse tek başına karar verdiği akla geliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arka arkaya yağan kumpas soruşturmaları ve davalarıyla </span><i><span style="font-weight: 400;">“aslında … TSK’nin böbreği değil, yüreği sökülmüştü” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor kitapta. Bu Önsel’in kitabına da aldığı 2015’teki bir yazısından. Yazar, başka bir yazısında da </span><i><span style="font-weight: 400;">Genelkurmay’ın taslağını hazırladığı bir yasadan </span></i><span style="font-weight: 400;">bahsediyor</span><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i><span style="font-weight: 400;"> MSB aracılığıyla Meclis’e gönderilmiş teklifte, </span><i><span style="font-weight: 400;">“2016 Ağustos’u itibarıyla … 1985, 1986, 1987 ve 1988 devrelerini” emekli etme hazırlığından bahsediyor.  </span></i><span style="font-weight: 400;">Ve soruyor: </span><i><span style="font-weight: 400;">altından bir çapanoğlu çıkmasın?</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu devreler FETÖ’cü sızmasının en az olduğu dönemler. Ayrıca terörle mücadelede en tecrübeli olanlar. Sayıları da toplam 1500 civarında. Mustafa Önsel bu bilgilerle soruyor “çapanoğlu”nu…</span></p>
<h2><b>O gece…</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Önsel aynı zamanda o gecenin tanıklarından birisi de. İlginçtir Önsel Albay gibi diğer kilit tanıklar hakkında medyada bir cümleye rastlamak çok mümkün değil. Mesela 1. Ordu Komutanı Ümit Dündar’ın </span><i><span style="font-weight: 400;">“TSK içerisinde yuvalanmış bir grup asker tarafından başlatılan darbe girişimi olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, TSK emir komuta zinciri tarafından ilk andan itibaren reddedilmiştir.”</span></i><span style="font-weight: 400;">  diye biten açıklamasını hatırlayan var mı? Hatırlayan yok da hatırlatan var mı? İkisi de yok. Mustafa Önsel bu açıklamanın </span><i><span style="font-weight: 400;">yüreklere su serptiğini yazıyor. </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önsel, o gece, kendisinin ve arkadaşlarının yaşadıklarıyla sokaklarda yaşananları kaleme almış. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Jan. Kur. Alb. Aziz Yılmaz’ı (nam-ı diğer Deli Aziz), Nurettin Alkan ve Ali Demir albayları, Güven Şağban albayı, Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu’nu, Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ve Koruma polisi Hasan Gülhan’ı (şehit) yazıyor. Ki 15 Temmuz gecesinin en iğrenç dakikaları Turgut Aslan ve Koruması Hasan Gülhan’a yapılandır. İkisi de elleri arkadan bağlı ve dizüstü çökmüş vaziyette iken, arkadan, enselerinden vurulmuşlardır. Aslan çok uzun tedaviden sonra hayatta kalabilmeyi başarmış, Gülhan şehitler kervanına katılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlattıkları Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe’deki karargahında yaşananlar. Okurken o anları siz de yaşıyorsunuz.</span></p>
<h2><b>Şehit babaya mektup</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu mektup Kurmay Albay Sait Ertürk’e yazılmış. Kızından…</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“İki gün önce babamı benden aldılar. Sekiz yaşındaki kardeşimden, biricik aşkı Ceylan’ından, doğurup büyüten anneciğinden, kardeşinden, dostlarından, sevdiklerinden…</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Kaç yıldır o şerefsiz itlerin oyunlarıyla, kumpaslarıyla, ayağını kaydırmaya çalışanlarla uğraştı, dün onu son yolculuğunda da yalnız bırakmayan bir sürü silah arkadaşı gibi…”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mektubun diğer kısmı kitapta. Önsel “</span><i><span style="font-weight: 400;">Ben dağıldım” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor. Ben de dağıldım. Sanıyorum kitabı okurken siz de dağılacaksınız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sait Ertürk’ün, Nedim ve Davut albaylarla diğer subay ve personelle birlikte verdiği mücadeleyi çok canlı bir üslupla anlatıyor Önsel Albay. En acısı da Sait Albay’a ateş edenler içinde teğmenken sofrasına aldığı sözde binbaşıdan da bahsediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir başka kahramanlık hikayesi bir Mehmetçik&#8217;ten.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Er rütbesindeki Emre Ev, Tugay Komutanının habercisidir. Komutanı iki gün izinlidir. Vekalet FETÖ’cü yarbaydadır. Komutanı Emre’yi arar. O andan itibaren birlikte her şey değişir. Bir tek araç bir tek asker dışarı çıkarılamaz. Evet, doğru yazdım, çıkarılamaz. Emre büyük bir soğukkanlılık ve cesaretle gecenin kahramanıdır. Nasıl mı, merak edenler kitabı okumalılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Emekli Korgeneral Zekai Aksakallı’nın yaşadıkları da kitapta anlatılmaktadır. Aksakallı, 15 Temmuz’dan yaklaşık bir buçuk ay sonra Suriye’deki Fırat Kalkanı Harekâtını yöneten ÖKK komutanıdır. O gecenin de kilit isimlerindendir. Ömer Halisdemir&#8217;e ölüm pahasına öldürme emrini vermiştir. Halisdemir de Türk Milleti&#8217;nin talihini değiştiren kahramandır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O gece Genelkurmay’da ve Akıncı’da yaşananlar, yaşayanların verdikleri ifadelerle birlikte kitapta anlatılmaktadır. İfadeler arasındaki çelişki ve paralellikler okuyucunun dikkatini mutlaka çekecektir.</span></p>
<h2><b>Gecenin ertesi</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bölümün başında “Bizim çocukların” sahiplerinin yaptıkları var. Mesela, </span><i><span style="font-weight: 400;">ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Votel’in tutuklananlar için</span></i><span style="font-weight: 400;"> “</span><i><span style="font-weight: 400;">ABD ordusu, TSK içindeki yakın müttefiklerini kaybetti. Gelecekteki ilişkilerimiz için endişeliyim” </span></i><span style="font-weight: 400;">dediği yer alıyor.</span><i><span style="font-weight: 400;"> </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Henri Barkey’in </span><i><span style="font-weight: 400;">“Biden </span></i><span style="font-weight: 400;">(o dönem ABD Başkan Yardımcısı HP) </span><i><span style="font-weight: 400;">Ankara’ya gitti. Amaç Türkiye’yi yumuşatmaktı. Türk Ordusu, bu ziyaretin yapıldığı saatlerde Suriye’ye girdi ve ABD destekli Kürtlere karşı savaşıyor. Daha geç olmadan Amerika’ya uygulanan dayak faaliyetine son verilmelidir.”</span></i><span style="font-weight: 400;">  diye yazıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bölümde firarî hainlerin yazdıklarından örnekler de var. Örgüt içindeki hesaplaşmanın boyutları görünüyor. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Kısacası Erdoğan’a bastırabileceği bir darbe lazımdı. Cemaate de Erdoğan’ı indirebileceği herhangi bir şey.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin 15 Temmuz ihaneti sonrasındaki</span> <span style="font-weight: 400;">yaşadığı değişim ve dönüşüm daha doğrusu başkalaşma ortada. Erdoğan’ın kalkışma için “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu Allah’ın bir lütfudur” </span></i><span style="font-weight: 400;">sözüyle birlikte düşünülmeli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mustafa Önsel kitabını bitirirken bazı konulara değiniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle FETÖ’yü kertenkeleye benzetiyor. Hani kertenkele tehlike anında kuyruğunu bırakır ya, onun gibi.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz gecesi bu teröristlerle mücâdele eden Başsavcı, başsavcı vekili ve 30’dan fazla savcının pasif görevlere çekildiğini, emekli edilen subaylar</span></i><span style="font-weight: 400;">ı yazıyor. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">FETÖ ile mücâdele diye Bank Asya’ya kooperatif aidatı yatıranı hizmetliyi işten at, ama çalıştığı ilde eşi FETÖ ablası olduğu bilinen vali kasıla kasıla gezsin </span></i><span style="font-weight: 400;">diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son söz yine </span><i><span style="font-weight: 400;">Erken Kırılan Yumurta</span></i><span style="font-weight: 400;">’dan </span><i><span style="font-weight: 400;">“Görünen, bunca akıtılan kana, verilen cana, kaybedilen değerlere rağmen ibret alınmamış.” </span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İbret mi alınmadı yoksa varılmak istenen “Menzil” mi burasıydı, bunun cevabını da tarih verecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz gecesi şehit düşen Özel Harekât polislerimize, polislerimize, subay, astsubay ve erlerimizle Türk Milleti’nin asil evlatlarına rahmetle… </span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/">15 Temmuz ‘da “Erken Kırılan Yumurta”</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/15-temmuz-da-erken-kirilan-yumurta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</title>
		<link>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hakan Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jun 2024 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet uçum]]></category>
		<category><![CDATA[Numan Kurtulmuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47395&#038;preview=true&#038;preview_id=47395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görüldüğü gibi, “Yeni anayasa” tartışmaları geçmişten bu yana emperyalizmle iş birliği içindeki “Menzil” yolcuları tarafından atılan temeller üzerinde yapılıyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/">FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&amp;linkname=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Ffeto-de-yeni-anayasa-istiyordu%2F&#038;title=FET%C3%96%20de%20yeni%20anayasa%20istiyor%28du%29%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/" data-a2a-title="FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!"></a></p><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin gerek içeride gerekse dış meselelerde ağır sorunları varken “Yeni anayasa” konusunu AKP iktidarı gündemden hiç düşürmüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de sekiz aydır Gazze konusu dillerde. Evet, Gazze’de bir katliam var. İsrail bebek, çocuk, kadın, ihtiyar demeden önüne geleni öldürüyor. Ama çat kapı sınırlarımızdan giren Afrikalı, Afgan, Paki ya da Hindu veya Etiyopyalı yahut Somaliliyi hiç gündeme getirmiyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En önemlisi de artık neredeyse bizi yerimizden yurdumuzdan edecek kadar şehirlerimize yerleşen Suriyeli sığınmacılar meselesini yöneticilerimiz ağzına almıyorlar. Bu da Türk Milleti için hem ekonomik hem de kültürel bir katliam değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriye’nin toprak bütünlüğü</span><span style="font-weight: 400;">nü bozan PKK/PYD terör devletçiği bir hafta sonra seçim yapacak. Türkiye’nin millî</span><span style="font-weight: 400;"> birliği için tehdit olan bu konu AKP iktidarının dilinde yeni anayasa kadar yer bulmuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın</span><span style="font-weight: 400;"> kapanışında yaptığı konuşmada,</span> <i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Milletin fikri, talepleri, endişeleri dikkate alınmadan uzlaşma aranmadan yapılan anayasa doğumundan itibaren sakattır özürlüdür, kriz üretmeye daha yakındır&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi. Haklı olmalı. Çünkü 3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana anayasa yüzünden (!) bir krizden çıkıp diğerine giriyoruz, usandık artık.  Şu yeni anayasa teklifleri gelse de krizlerden nasıl çıkacağımızı anlasak (!) iyi olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Türkiye&#8217;nin siviller eliyle yapılmış kuşatıcı ve özgürlükçü bir anayasaya olan ihtiyacını uzun süredir dile getirdiklerini” </span></i><span style="font-weight: 400;">de söylüyor ama yeni anayasa bir türlü gün yüzüne çıkmıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başka bir ilginç husus daha var. Cumhurbaşkanı, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Anayasalar birer toplum sözleşmesi olarak devlet ve toplum arasında fikri ve duygusal bağlar kurulmasına da hizmet eden yazılı belgelerdir. Türkiye&#8217;deki birçok sorunun temelinde bu bağın yeterince kurulamamasının bulunduğunu”</span></i><span style="font-weight: 400;"> söylüyor. Galiba FETÖ de bu duygusal bağı kuramamış olmalı ki, anayasayı ortadan kaldırmak için 15 Temmuz ihanetine başvurdu. Ancak Cumhurbaşkanı “</span><i><span style="font-weight: 400;">Millî iradeyi, darbelerin, darbecilerin karanlığından kurtardıklarını”</span></i><span style="font-weight: 400;"> da diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gelin bugün yaşadıklarımıza, AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Aynı menzile birlikte yürüyorduk” dediği FETÖ’nün Abant toplantıları üzerinden de bakalım.</span></p>
<h2><b>Abant Toplantıları sonuç bildirileri</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Birinci Abant toplantısı</span><i><span style="font-weight: 400;">,</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlık</span><i><span style="font-weight: 400;"> İslâm ve laiklik</span></i><span style="font-weight: 400;">, 23 Mart 1998. Sonuç bildirisinden:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Devlet, </span></i><b><i>bütün dinlerin, inançların ve dini yorumların önündeki engeli kaldırır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">; din ve vicdan özgürlüğünü, dinî inançların gereklerini serbestçe yerine getirilmesini herkes için güvence altına alır. (M 1)” </span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bugünü anlatıyor değil mi? Tarikatlar ve cemaatler cenneti bir ülke olduk. Her önüne gelen bir dergâh (!) açıyor, inandırabildiği ölçüde mürit topluyor. Çocuk tecavüzlerinden servet oluşturmaya kadar çok geniş bir yelpazede Müslümanları kandırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü Abant toplantısı </span><i><span style="font-weight: 400;">Çoğulculuk ve Toplumsal Uzlaşma</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlıklı.  13- 15 Temmuz 2001. Kanaatimce Türkiye’nin 21’inci yüzyılına en etkili sonuçları olan toplantı. </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Demokratik çoğulculuk, siyasal ve ulusal birliğin güçlenerek sürdürülmesini sağlar.”  Bunun için yeni anayasa yapılmalıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">Bu anayasa</span><i><span style="font-weight: 400;">, </span></i><b><i>“toplumun farklı kesimlerinin eşitlik statüsünde</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> bir araya gelerek ‘çokluk içinde birlik’ ilkesi uyarınca anlaşabilmelerine bağlıdır. (M 2) Çoğulculuk </span></i><span style="font-weight: 400;">(da</span><i><span style="font-weight: 400;">) farklılıkların tanınmasına bağlıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 3)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Uzlaşmayı hedefleyen çoğulculuk anlayışı ve farklı kimliklerin bir arada yaşaması, her kimliği ve kültürü zenginleştireceği gibi … </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 4)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Modernleşme adına </span></i><b><i>homojen bir toplum yaratma çabaları kabul edilemez</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><b><i>Bütün farklılıkların kamusal alanda temsil edilmesini mümkün kılan </i></b><i><span style="font-weight: 400;">bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 9)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Modernleşme adına homojen bir toplum yaratma çabaları kabul edilemez</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><b><i>Bütün farklılıkların kamusal alanda temsil edilmesini mümkün kılan bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i><span style="font-weight: 400;"> (M 9)” Bu cümlelerle aslında milletin birlik ve bütünlüğü kabul edilemez demiş olmuyorlar mı? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne kadar da,  “</span><i><span style="font-weight: 400;">İnancından dolayı dışlanan Müslümanın… Dilinden dolayı ayrımcılığa uğrayan Kürdün… Meşrebinden ötürü baskı gören Alevinin… Haksızlığa maruz kalan bu toprakların evladı Hristiyan ve Yahudi’nin… Kısaca bu ülkede vesayetin gadrine uğrayan kim varsa herkesin yanında olduk, mücadelesine destek verdik, kayıplarını telafi ettik. </span></i><span style="font-weight: 400;">(Cumhur İttifakı Türkiye Yüzyılı Beyannamesinden)” ifadeleriyle örtüşüyor değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ya da defalarca duyduğumuz, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cumhuriyet bir etnisite üzerine kuruldu. Ne mutlu Türk’üm diyene dediniz de ne oldu… Hâlbuki Türkiye’de Kürt, Türk, Çerkez, Laz… 26 (bazen 36) etnik grup yaşıyor.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> sözleriyle aynı menzile ok atmıyor mu?</span></p>
<h2><b>Başka oklar da atıldı</b></h2>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Çoğulculuk ve uzlaşma</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> ile ilgili olarak alınan kararları </span></i><b><i>hayata geçirilebilmesi</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> için, </span></i><b><i>eğitim ve öğretim</i></b><i><span style="font-weight: 400;">, Türkiye’nin sosyo-kültürel gerçeklikleri doğrultusunda </span></i><b><i>sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla yeniden düzenlenmelidir</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 11)</span><i><span style="font-weight: 400;">” </span></i><span style="font-weight: 400;">bu da 4. Abant toplantısından. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayrettin Karaman, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Beklentilerde ölçülü </span></i><a href="https://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettin-karaman/beklentilerde-olculu-olmak-2053148"><i><span style="font-weight: 400;">olmak</span></i></a><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlıklı yazısında tam da bunu söylüyor. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bundan önceki birçok iktidar döneminde İslâmî kesimin ayaklarında maddi ve manevi hareketlerini engelleyen bağlar, bukağılar, prangalar vardı. Bu iktidar bunları teker teker çözdü … İnsanların kendi aralarında anlaşarak -ceza alanı hariç- birçok alanda ve ilişkide şeriat kurallarını uygulamalarına da engel yoktur. Değişim için en önemli araç eğitim ve öğretim ise -ki, bence de öyledir- çocukların okul çağı öncesine ait okullardan üniversiteye kadar her kademede okul açmak, mevcut okullar içinden de amaca uygun olanlarını seçmek mümkündür.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü Abant toplantısında Karaman da var zaten. Gerçi kimler yok ki?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Abant toplantıları sadece yurt içinde yapılmadı. Nisan 2004&#8217;te Washington’da, Johns Hopkins Üniversitesi&#8217;nin iş birliğiyle </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8221;İslam, Demokrasi ve Laiklik: Türkiye Deneyimi&#8221;</span></i><span style="font-weight: 400;">, Aralık 2004&#8217;te Brüksel&#8217;de Avrupa Parlamentosu&#8217;nda, Leuven Üniversitesi&#8217;nin iş birliğiyle </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8221;Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye Giriş Sürecinde Kültür, Kimlik ve Din&#8221;, </span></i><span style="font-weight: 400;"> Mart 2006’da da Fransa’da Sorbonne Üniversitesinde </span><i><span style="font-weight: 400;">“Cumhuriyet, Kültürel Çoğulculuk ve Avrupa” </span></i><span style="font-weight: 400;">başlıklarıyla özel toplantılar gerçekleşti. Anlaşılacağı üzere bu amaç için başka “menzil” ortakları da devredeydi.</span></p>
<h2><b>BOP’un bir parçası da PKK Açılımı</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">Üzerinde durulması gereken, hatta toplantıların en önemlisi olanı Erbil’de (Irak) yapıldı.</span> <i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak&#8221; </span></i><span style="font-weight: 400;">başlığıyla, 15-17 Şubat 2009’da yapılan 18’inci Abant toplantısı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç bildirisinden: </span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi arasındaki münasebetlerin geliştirilmesi</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> sadece iki tarafa değil </span></i><b><i>bölgeye de barış ve istikrar getirecektir.</i></b></p>
<p><b><i>Tarih, Coğrafya ve Kültür, Türk ve Kürt halklarını kardeş kılmıştır.</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> Bize düşen bu kardeşlik bağlarını güçlendirmektir.</span></i></p>
<p><b><i>Etno-milliyetçilik üzerinde kurulan her türlü politika reddedilmektedir.</i></b></p>
<p><b><i>Taraflar</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> her türlü sorununun çözümünde şiddet yöntemlerini reddetmektedir.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üsluptan, toplantıyı düzenleyenlerin arabuluculuğa soyunduğu ne kadar açık değil mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">3 Kasım 2011. Mesut Barzani İstanbul’a geldi. Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüştü. Davutoğlu, görüşmeler sonrasında basına yapılan açıklamada</span><i><span style="font-weight: 400;">: “</span></i><b><i>Bölgemizde bütün yapılar yeniden inşa edilirken, Türkler ile Kürtler arasındaki bu kardeşliğin inşa edici bir rolü var. Bölgemizde kalıcı bir etki yapacaktır. </i></b><i><span style="font-weight: 400;">Bu kardeşlik ilişkilerini tehdit eden en önemli faktör, terör örgütünün faaliyetleridir.” </span></i><span style="font-weight: 400;">demişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Erbil toplantısının sonuçları Dolmabahçe Sarayı’ndaki açıklamada görülüyordu. Bugün de Erbil’le benzeri ilişkiler görülüyor.</span></p>
<h2><b>Yeniden yapılanma</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">On dokuzuncu Abant toplantısı sonuçları da bugüne ışık tutuyor. Tarih, </span><span style="font-weight: 400;">19-20 Haziran 2009.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Askerî darbeler ve demokratik siyasi sürece karşı gerçekleştirilen müdahaleler, Türkiye&#8217;nin siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmesine büyük zararlar vermiştir. Demokrasimizin gelişip yerleşememesinin güç ve derinlik kazanamamasının en önemli sebebi bu darbe ve müdahalelerle yerleşen vesayet rejimidir. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 1)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri toplumsal çoğulculuğu kucaklayan, geniş bir meşruiyet zemininden yoksun 12 Eylül Anayasasıdır. 1987&#8217;den günümüze birçok değişiklik geçirmesine rağmen bu anayasa hala otoriter ve yasakçı bir düzeni sürdürmektedir. </span></i><span style="font-weight: 400;">(M 2)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye en kısa zamanda mümkün olan en geniş toplumsal uzlaşmayla yeni bir anayasa yapmalı, demokrasi standartlarını yükseltmeli, uluslar arası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getirerek Avrupa Birliği perspektifini takip etmelidir.  </span></i><span style="font-weight: 400;">(M4)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Bütün bu hususlar partiler üstü bir anlayışla ele alınmalı ve bir an önce gerçekleştirilmelidir.  </span></i><span style="font-weight: 400;">(M10)”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yirmi üçüncü toplantı. 30 Nisan-1 Mayıs 2011. </span><i><span style="font-weight: 400;">&#8220;Yeni dönemde yeni Anayasa: Temel İlkeler, Yöntem ve Süreçler&#8221;</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>1982 anayasasından ve bu anayasanın oluşturduğu bunaltıcı iklimden Türkiye&#8217;nin bir an önce kurtarılması zaruridir.</i></b></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin şu anda önündeki en önemli üç anayasal sorun; kimlikler, temel hak ve özgürlükler, </span></i><b><i>seçilmiş otoriteler-asker ilişkileri ve diğer vesayet kurumlarını</i></b><i><span style="font-weight: 400;">n demokrasinin temel ilkelerine uygun olarak </span></i><b><i>yeniden yapılandırılmasıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.”  </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarihleri bilmesek bugün söylenmiş bile diyebileceğimiz ifadeler değil mi? Hâlbuki 15 Temmuz ihaneti sonrasında bu vesayet (!) kurumları yeniden yapılandırıldı. Ama MSB Yaşar Güler askerliğin yeniden mecburi olmasıyla ilgili açıklama yaptı. </span></p>
<h2><b>Abant toplantılarındaki anayasa</b></h2>
<p><span style="font-weight: 400;">FETÖ’nün Abant toplantılarındaki teklifleri çok açık. 26&#8217;ncı Abant toplantısında net bir şekilde yazılmış. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Yeni Anayasa</span></i><span style="font-weight: 400;">” başlıklı toplantı 9-12 Mart 2012’de yapılmış. Mehmet Uçum ve Mustafa Şentop da katılmış. Sonuç bildirisinden:</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“Anayasa’da vatandaşlığı tanımlamaya gerek yoktur.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye Cumhuriyeti’nin </span></i><b><i>hükümran olduğu mahallerde doğan</i></b><i><span style="font-weight: 400;"> herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. </span></i><span style="font-weight: 400;">(Hükümranlık anahtar kavramdır. Özerk ya da federatif yapı içinde, kimliklere statü verilmesi talebini kapsamaktadır.)</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Anadilde eğitim temel bir insan hakkıdır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Anayasa’da farklı anadillerde eğitim yapılma hakkı tanınmalıdır.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">28&#8217;inci Abant toplantısı, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar”.</span></i><span style="font-weight: 400;"> 10 Şubat 2013.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">“</span></i><b><i>Hiçbir resmî belgede, Türk vatandaşlığının sosyolojik bir tanımı olmamalıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">. Bunun yerine, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kavramı üzerine odaklanılmalıdır.</span></i></p>
<p><b><i>Devlet, herhangi bir üst kimlik tasarlama girişiminde bulunmamalıdır</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin; farklı mezhep, din ve etnisiteleri içeren fakat bunlarla sınırlı olmayan çok kültürlü yapısı, devlet ve toplum tarafından tanınmalıdır.</span></i></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Yerel nüfusun talebi halinde, yer isimleri orijinal haline iade edilmelidir ve olumsuz tarihi çağrışımları olan bir takım yer isimleri değiştirilmelidir.</span></i></p>
<p><b><i>Türkiye-Irak-Suriye üçgenindeki bölgesel dinamik, Türkiye&#8217;deki Kürt sorununun çözümünü acil kılmaktadır.</i></b></p>
<p><b><i>Türkiye&#8217;nin Suriyeli sığınmacılara gösterdiği hassasiyet her türlü takdire şayandır. Türkiye, Suriye&#8217;de barışçıl bir çözüm için uluslararası toplumla iş birliğini sürdürmelidir</i></b><i><span style="font-weight: 400;">.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son iki madde bile bugün içinde çırpındığımız bataklığı anlatmaya kâfi değil mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">15 Temmuz ihanetinin yollarına döşenen taşlar bunlar. Bu taşları hep birlikte döşediler. Ve hâlâ bu yolda yürümeye devam ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kadar FETÖ yeter. </span><span style="font-weight: 400;">Bunlara bir de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan bir inci eklemek iyi olacak</span><i><span style="font-weight: 400;">. “</span></i><i><span style="font-weight: 400;">…</span></i><b><i>mezhep, meşrep, ırk, köken, toplumsal sınıf gibi farklılıkların bir kenara bırakılarak, Osmanlının geçmişte yaptığı millet sistemi üzerinden, o anlayışı yeniden güçlendirerek yolumuza devam </i></b><a href="https://millidusunce.com/turk-milli-egitimindeki-menzil-davasi/"><b><i>edeceğiz</i></b></a><b><i>.</i></b> <span style="font-weight: 400;">(ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Toplantısı, 1-3 Eylül 2023 Uşak.)</span><i><span style="font-weight: 400;">”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık anlaşılmış olmalıdır. Anlaşılmadıysa da çok yapacak bir şey yok tabi. Ama biz yine de anlatmaya devam ederiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görüldüğü gibi, “Yeni anayasa” tartışmaları geçmişten bu yana emperyalizmle iş birliği içindeki “Menzil” yolcuları tarafından atılan temeller üzerinde yapılıyor. Bugün, “normalleşme (!)” diyerek destek vereceği intibaı uyandıran CHP ve diğer “Yeni anayasa”ya destek verecek olanlar bütün bunları göz önüne almalıdır.</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/">FETÖ de yeni anayasa istiyor(du)!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/feto-de-yeni-anayasa-istiyordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Papa Eftim&#8217;in Mücadelesi Bitmez! Millî Mücadelenin Meşalesi Sönmez!</title>
		<link>https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2024 20:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim dünyamız]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[Milli mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Papa Eftim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ortodoks Patrikhanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=47284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk ERENEROL'un Türk milletini bölmeye çalışanlara karşı açıklamasını sunuyoruz. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/">Papa Eftim&#8217;in Mücadelesi Bitmez! Millî Mücadelenin Meşalesi Sönmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez%2F&amp;linkname=Papa%20Eftim%E2%80%99in%20M%C3%BCcadelesi%20Bitmez%21%20Mill%C3%AE%20M%C3%BCcadelenin%20Me%C5%9Falesi%20S%C3%B6nmez%21" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez%2F&amp;linkname=Papa%20Eftim%E2%80%99in%20M%C3%BCcadelesi%20Bitmez%21%20Mill%C3%AE%20M%C3%BCcadelenin%20Me%C5%9Falesi%20S%C3%B6nmez%21" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez%2F&amp;linkname=Papa%20Eftim%E2%80%99in%20M%C3%BCcadelesi%20Bitmez%21%20Mill%C3%AE%20M%C3%BCcadelenin%20Me%C5%9Falesi%20S%C3%B6nmez%21" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez%2F&amp;linkname=Papa%20Eftim%E2%80%99in%20M%C3%BCcadelesi%20Bitmez%21%20Mill%C3%AE%20M%C3%BCcadelenin%20Me%C5%9Falesi%20S%C3%B6nmez%21" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fpapa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez%2F&#038;title=Papa%20Eftim%E2%80%99in%20M%C3%BCcadelesi%20Bitmez%21%20Mill%C3%AE%20M%C3%BCcadelenin%20Me%C5%9Falesi%20S%C3%B6nmez%21" data-a2a-url="https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/" data-a2a-title="Papa Eftim’in Mücadelesi Bitmez! Millî Mücadelenin Meşalesi Sönmez!"></a></p><h1 class="page-header clearfix"><em style="font-size: 16px;"><strong>Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin Hain Kliklere Karşı <a href="https://www.5gvirusnews.com/m/yazarlar/milli-mucadelenin-mesalesi-sonmeyecek-h1435.html" target="_blank" rel="noopener">Açıklaması</a></strong></em></h1>
<p class="lead"><span style="font-size: 16px;">Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi olarak, Türk ulusunun ve Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin uzun süredir istihbarattaki, özellikle Fetullahçı ve Siyasal İslamcı klikler tarafından hedef alındığını ve bu durumun bizleri ve desteğini esirgemeyen milletimizi derinden yaraladığını belirtmek istiyoruz.</span></p>
<div id="newstext" class="clearfix page-content">
<div id="newsbody">
<p>Bu klikler tarafından yürütülen operasyonlar, başta Patrikhanemizin Balkanlar, Rusya, Kırım ve Yunanistan gibi bölgelere açılmasını engellemek amacı taşımakta ve kalbi bizlerle atan soydaşlarımızın da bizlere ulaşmasını engellemektedir. Türkiye&#8217;ye Gagavuzya&#8217;dan getirilen yüzlerce Türk Ortodoks gencin çeşitli yöntemlerle Patrikhanemizden koparılması, bu kliklerin ne denli sistematik ve organize bir şekilde çalıştığını gözler önüne sermektedir. Lakin, kibrinden gözü dönen bu klikler bir bir deşifre olmakta; haklı mücadelesini sürdüren bizler ise en başından beri ayrılmadığımız doğru yolda Millî Mücadele’nin ve Ebedi Komutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedefte yaptığımız uyarılar doğrultusunda haklı çıkmaktayız.</p>
<p>Dünya’da “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözünü kendine rota belirlemiş ve hangi coğrafyada yaşıyorsa yaşasın kalbi Atatürk’ün ilke ve inkılaplarıyla atan tüm Türk Ortodoksların temsiliyetini taşıyan Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi, kurulduğu 21 Eylül 1922’den beri Anadolu’nun kalbinden tüm Türk Ortodoksların haklı mücadelesini; Türklüğe ve Türkçe ibadete bağlılıklarını duyurmuştur.</p>
<p>Yürüttükleri asimilasyon ve tarih sahnesinden silme emellerine ulaşamayan başta <strong class="klink">Fener Rum Kilisesi</strong> olmak üzere, tüm emperyal güçler ve içimizde onların doğrudan veya dolaylı şekilde temsilciliğini yapan kullanışlı aparatları hiçbir zaman haklının karşısında muzaffer olamamıştır.</p>
<p>Bu klikler yalnızca bir olamasak dahi beraber aynı ülküyü soluduğumuz soydaşlarımızı bizden koparmamışlar; aynı zamanda aynı al bayrak altında asırlardır beraber mücadele ettiğimiz Müslüman Türk kardeşlerimizi de bizden inanç kisvesi altında uzaklaştırmaya çabalamışlardır.</p>
<p>Halbuki, Sayın Alparslan Türkeş’in de Atatürk gibi hıyanet ocağı olarak adlandırdığı Fener Rum Kilisesi’nin ihanetleri karşısında, millî kilisemiz olan, Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’ne verdiği destekler tarihe kaydedilmiş; yalnız ve yalnız Türklük bilincinde buluşan büyük kalabalıklar oluşumuz her daim bu klikleri rahatsız etmişizdir.</p>
<p>Birçok büyük Türkçü düşünür ve yazar, inançlarımızın farklılığı ne olursa olsun, hepimizi birleştiren yegane konunun Türklük ülküsüne adadığımız hayatlarımız olduğunu biliyor ve dile getiriyorlardı.</p>
<p>Yıllar boyunca ektikleri nifak tohumlarıyla istedikleri ekini alamayan bu klikler, Ergenekon kumpas davası adı altında başta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin asil ve kahraman askerlerini halkımızın gözünde marjinalleştirilmeye çalıştılar. Cumhuriyetimizin kurulmasıyla beraber Türk ulusuna emanet edilmiş Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin de bu kumpaslarda Türk Silahlı Kuvvetleri ile yan yana getirilmiş olması asla bir tesadüf değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nı, Lozan’da alınan kararları ve tüm iç hukuk normlarını yok sayan Fener Rum Kilisesi’nin yıllardır hayalini kurduğu ekümenikliğin önünde bulunan en büyük engel Anadolu’nun sindirilemeyen Türk Ortodokslarının Papa Eftim’e destek vererek, Millî Mücadele’de Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında olmalarıydı.</p>
<p>Bu kumpas operasyonlarıyla Türk Ortodoks ailemizin itibarsızlaştırılması hedeflenmiş ve halkımızın korkutulması amaçlanmış olsa da bu kara propaganda ve manipülasyon girişimlerine rağmen, Patrikhanemiz ve Türk Ortodoks ailemiz dimdik ayakta durmaktadır.</p>
<p>Türk Devleti’nin varlığına bile göz dikmiş bu kliklerin hafife alınmaması gerektiğini bir dakika dahi unutmamak elzemdir. Yıllardır emperyalist oyunlarından bir an bile vazgeçmeyen harici bedhahlar ve onların dahili işbirlikçileri, türlü maskelerin ardında birçok kurum ve kuruluşa sızmaya çalıştılar. Bunlara aldananların olduğu gibi durdurmaya çalışanlar da bir hayli mücadele vermiştir. Lakin, artık it izinin at izine karıştığı puslu havalar geride kalmaya başlarken, camdan duvarları yıkılan Cumhuriyet düşmanı bu klikler giderek deşifre olmaktadırlar.</p>
<p>Bizlere düşen yegane görev, Millî Mücadele’de yakılan meşaleyi daha ileri taşımak ve eksiklerimizden ders alarak harici bedhahların ve dahili işbirlikçilerinin oyunlarına karşı daha hazırlıklı olmaktır.</p>
<p>Kliklerin kurduğu bu kumpas süreçleri boyunca Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni her koldan zayıflatmaya çalıştılar. Bu zayıflatma ve itibarsızlaştırma oyunlarının üzerine giderek, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdik. İçimizdeki dayanışma ruhunu pekiştirdik, dışarıdan gelen saldırılara karşı daha hazırlıklı hale geldik ve bu saldırılara boyun eğmeyeceğimizi bir kez daha herkese gösterdik.</p>
<p>Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi olarak, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün çizdiği yoldan asla ayrılmayacağımızı ve her ne olursa olsun Türk Birliği&#8217;ne duyduğumuz inancımızı her daim koruyacağımızı belirtmek isteriz. Atatürk&#8217;e ve Türklüğün kaderine kesilemeyen cezaları şimdi bizlere kesmeye çalışan şer odaklarının işbirlikçi beslemeleriyle mücadele edecek kadar güçlüyüz.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti, bütün emperyal oyunlara rağmen birlik ve beraberlikteki kararlığımız ile kurulmuş; aynı kararlılık ve azim ile yüz yılını tamamlamıştır. Bu nedenledir ki bütün bu kliklerin yegane amacı birlik olma ülküsüyle mücadele eden Türkleri bölerek birbirlerinden uzaklaştırmaktır.</p>
<p>Bu zorlu süreçler asla bir yenilgi olarak görülmemeli aksine bizlere güçlenmemiz için fırsat olmalıdır. Birlikte hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve onun kurumlarından biri olan Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin varlığını ilelebet daim kılmak adına var gücümüzle çalışacağız. Hep birlikte daha güçlü ve dayanıklı yarınlar inşa edeceğimizden emin olabiliriz.</p>
<p><em><b>“Türk, Türk&#8217;ü korusun. Tanrı, Türk&#8217;e yar olsun.”</b></em></p>
</div>
</div>
<p><a href="https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/">Papa Eftim&#8217;in Mücadelesi Bitmez! Millî Mücadelenin Meşalesi Sönmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/papa-eftimin-mucadelesi-bitmez-milli-mucadelenin-mesalesi-sonmez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir saniye bakar mısın?</title>
		<link>https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şadiye Okur]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jun 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı adayı]]></category>
		<category><![CDATA[Fetö]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[terörist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=43840&#038;preview=true&#038;preview_id=43840</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eyy güzel kardeşim! Hâlâ geç değil. Dön ve muhakeme gücünü eline al! Bu topraklar senindir. Sızlanma hadi vatan sahipsiz deme. Akif'in dediği gibi "Sahipsiz olan vatanın batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır."</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/">Bir saniye bakar mısın?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-saniye-bakar-misin%2F&amp;linkname=Bir%20saniye%20bakar%20m%C4%B1s%C4%B1n%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-saniye-bakar-misin%2F&amp;linkname=Bir%20saniye%20bakar%20m%C4%B1s%C4%B1n%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-saniye-bakar-misin%2F&amp;linkname=Bir%20saniye%20bakar%20m%C4%B1s%C4%B1n%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-saniye-bakar-misin%2F&amp;linkname=Bir%20saniye%20bakar%20m%C4%B1s%C4%B1n%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fbir-saniye-bakar-misin%2F&#038;title=Bir%20saniye%20bakar%20m%C4%B1s%C4%B1n%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/" data-a2a-title="Bir saniye bakar mısın?"></a></p><p>Bir saniye bakar mısın?</p>
<p>Evet evet sen dostum sen! Siyasetle seçimden seçime ilgilenen, istediği aday seçilmediğinde &#8220;Cahil hocam bu halk, müstehak bunlara!&#8221; diye yanındakine dert yanıp isminin yazıldığı koca bardaktan kahvesini yudumlarken,&#8221;Celladına âşık olmuşsa bir millet…&#8221; tweet&#8217;i atıp, zevkine dönen arkadaş!</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hey! Hey, bir saniye bakar mısın?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, evet dostum sen. Bütün gün iktidar medyasını dinleyip sen ve senin gibi düşünenler dışındaki herkesi kâfir ve vatan haini diye yaftalayan arkadaş!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dur! Dur, hiçbir yere kaçma. İktidar partisi seçimi kazandığında bulduğu vasıtaya atlayıp edebe sığmaz şekilde camlardan sarkıp, karşı tarafa doğru holiganca &#8216;koyduk mu?&#8217; &#8216;&#8230; itleri!&#8217; diye böğüren şahsiyet. Sana, ne dostum ne de arkadaşım diye hitap edeceğim, zîra sende bir iyileşme umudu göremiyorum. Ama sen de dinle bir saniye.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eyy 21 yıldır muhalefette olup güya mücadele ettiği zihniyetin algı yönetimini çözememiş, milletin hassasiyetlerini hiçe saymış, millete rağmen milletle beraber olabileceğini düşünmüş; karşı tarafın hilesini hud&#8217;asını bildiği hâlde sandıkta o güvenceyi sağlayamamış, hiçbir uyarıyı dikkate almadan Meclise bedavadan terörist artıklarını sokmuş ve zannımca muhalefette kalmayı güvenli görüp iktidar olmamak için her türlü hatayı yapan muhalefet partileri!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eyy bu iki ucu pisliğe bulanmış seçimde Türk milliyetçileri adaysız kalmasın diye yola çıkıp(!), &#8216;seçmenimize danışacağız, istişare ile karar vereceğiz.&#8217; deyip karar zamanı geldiğinde telefonlara dahi çıkmayan, 21 yıldır bir gün söylediğini ertesi gün inkâr eden bir siyasi figüre seçmeninin oyunu pazarlayan ve o figürün elemanı olmayı kendine yedirebilen siyaset madrabazı! Sana söyleyeceklerime kelimelerim yetmez… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ey 21 yıldır gençliğimizi, hayallerimizi, dinimizi, ilkelerimizi ve hatta iliklerimizi sömüren; gücü kuvveti eline alıp gerçeği eğip büken, türlü türlü hileyle milleti kandıran, camide Müslüman, kilisede Hristiyan, havrada Yahudi olup bizden görünen ama asla bizden olmayan; öz yurdumda beni garip koyup, elin savaş kaçkını mazlum (!) örgüt mensuplarını memleketin dört bir yanına doldurup kaderimin tayinine memur eden, &#8216;gönderirsek Allah bizi yakar&#8217; deyip gırtlağına kadar yalan, riya ve şirke batmış güya yerli ve millî muktedir. Sözümün büyüğü sana. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeter ey mazlum milletim! Yeter hakkını yedirdiğin, zulme boyun eğdiğin! Yeter iktidarı elinde bulunduran dâhili</span> <span style="font-weight: 400;">ve haricî kuvvet! Sömüreceğin ne kaldı? Yeter, memleketin sınırlarını kendi menfaati için göz göre göre kevgire çevrilmesine müsaade edenler! Yeter Atatürk&#8217;ün kurduğu partide demokrasi kılıfıyla terörü besleyenler! Yeter Ata  mirasında Ata&#8217;ya ihanet edenler! Yeter bir eliyle bozkurt, bir eliyle Rabia işareti yapanlar! Yeter kızıl elmanın ağaçta yetiştiğini sanan sonradan olma milliyetçiler! Yeter aklı kendine yetmeden koskoca Türk Dünyasına aksakal seçilenler! Yeter cemaatlerin elinde oyuncak olmuş devlet kurumları! </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sandıkta anlamadınız belki cevabı ama buradan haykırmak istiyorum. Yeter! Bıktık usandık bu iki yüzlülükten, yukarıdan bakışlardan, kalitesizlikten, zehirli dillerden, kapı arkalarında yapılan sinsi planlardan… Şükretmem istenen fakirlikten, yaşamak sanılan dört duvar arasında nefes alma çabasından… Yeter! Hiçbir şey yıkamazsa hükümranlığınızı gazabımız yıkacak! Mazlumun gözünden akan yaşlar sızlatmaz mı hâlâ vicdanınızı? Helalinden lokmasını kazanıp dimdik duran emekçinin alınteri yıkacak sofranızdaki haram aşı. Betona gömdüğünüz her toprak parçası hesap soracak sizden. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eyy güzel kardeşim! Hâlâ geç değil. Dön ve muhakeme gücünü eline al! Bu topraklar senindir. Sızlanma hadi vatan sahipsiz deme. Akif&#8217;in dediği gibi &#8220;Sahipsiz olan vatanın batması haktır. Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.&#8221;</span></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/">Bir saniye bakar mısın?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/bir-saniye-bakar-misin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
