<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İngiltere arşivleri - Milli Düşünce Merkezi</title>
	<atom:link href="https://millidusunce.com/tag/ingiltere/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://millidusunce.com/tag/ingiltere/</link>
	<description>Dünyaya Türkçü bakış</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Oct 2022 18:13:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>İngiliz başbakanını, parti liderini kim değiştiriyor?</title>
		<link>https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[Liz truss]]></category>
		<category><![CDATA[parti]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41117&#038;preview=true&#038;preview_id=41117</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere'de, delegeleri partinin yerel şubeleri seçiyor. Onlar da başkanı. Parti, başkanı seçiyor. Parti, başkanı deviriyor. Bütün güç partide. Tuhaf şeyler.<br />
Hâlbuki bizde teşkilatları da delegeleri de milletvekillerini de başkan seçer. Sonra başkanın seçtikleri, dönüp başkanı seçer. </p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/">İngiliz başbakanını, parti liderini kim değiştiriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20ba%C5%9Fbakan%C4%B1n%C4%B1%2C%20parti%20liderini%20kim%20de%C4%9Fi%C5%9Ftiriyor%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20ba%C5%9Fbakan%C4%B1n%C4%B1%2C%20parti%20liderini%20kim%20de%C4%9Fi%C5%9Ftiriyor%3F" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20ba%C5%9Fbakan%C4%B1n%C4%B1%2C%20parti%20liderini%20kim%20de%C4%9Fi%C5%9Ftiriyor%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor%2F&amp;linkname=%C4%B0ngiliz%20ba%C5%9Fbakan%C4%B1n%C4%B1%2C%20parti%20liderini%20kim%20de%C4%9Fi%C5%9Ftiriyor%3F" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor%2F&#038;title=%C4%B0ngiliz%20ba%C5%9Fbakan%C4%B1n%C4%B1%2C%20parti%20liderini%20kim%20de%C4%9Fi%C5%9Ftiriyor%3F" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/" data-a2a-title="İngiliz başbakanını, parti liderini kim değiştiriyor?"></a></p><p>Cuma yazımda İngilizlerin tuhaflıklarını anlatmıştım. Dağ gibi Boris Johnson’un hem parti başkanlığından hem de başbakanlıktan devrilmesinin en önemli sebebi, kendini reaya yani halk ile bir tutmayıp COVID yasaklarına uymamasıymış. Meğer yasak günlerinde, evinde, Downing Street 10 numaradaki başbakanlık konutunda, 70-80 kişilik partiler verirmiş. Bu tuhaf İngilizler ne yapmış? Hem başbakanın partisine katılanlara tam 126 adet ceza kesmişler hem de olan bitene Partygate skandalı demişler ve giderek iktidarın sonunu getirmişler.</p>
<p>Şimdi yeni başbakan, Kraliçe Elizabeth’in ömrünün son günlerinde tayin ettiği başbakanı Liz Truss da aynı yolun yolcusu&#8230;</p>
<h2>Liz Truss’ın kabahati neydi?</h2>
<p>Onun kabahati ne? Maliye bakanının ayrılması. Kendi mi istifa etti, başbakan mı onu görevden aldı, orası karışık. Başbakanın ona yazdığı mektupta “Ayrılışınızdaki samimiyeti derinden hissediyorum.” gibi edebî bir cümle var gerçi. O kadar olacak, Truss Hanımefendi hem Oxford’da doğup büyümüş hem de Oxford Üniversitesi’nde okumuş. Fakat İngiliz kamuoyu bakanın kendisinin “Görevinden affını arz” etmediği, Truss’ın ona ayrılmasını söylediği kanaatinde.</p>
<p>Anlaşılan İngiltere’de maliye bakanının ayrılışı hükûmeti sarsacak önemde bir hadise kabul ediliyor. Hâlbuki bizde altı ayda bir maliye bakanı değişir de bırakın büyük olay olmasını, namuslu ve ağır başlı basınımızın bir kısmı, maliye bakanımızın istifasından bir hafta bahsetmez bile.</p>
<p>Olay sadece bakanın istifası değil. Giden bakana biraz da kurban gözüyle bakıyorlar. Asıl mesele, hükûmetin ekonomi politikasındaki 180 derecelik çark. Başbakan önce, yüksek gelirlilerin vergi oranını düşüreceğini, onların zenginliğinin artışının da halka sızacağını söylemiş. Bu vergi kaybını borçlanarak kapatacakmış. Enflasyonun yükseldiği, İngiliz Sterlini’nin dolar karşısında değer kaybettiği sırada bunları yapmaya kalkınca halk, “Vay sen nasıl sosyal dengeyi bozar, bizim refahımızla oynarsın!” diye tepki göstermiş. İngiliz halkı da tuhaf. Bütçe gelirlerine ve borçlanmaya kendi ceplerinden çıkan veya kendi ceplerine girecek paralar diye bakıyor ve vergilerin yükselip alçalmasına sert tepki veriyorlar. Hem de İngiltere’deki enflasyon ve paralarının değer kaybı bizimkilerin yanında devede kulak iken.</p>
<h2>Gri elbiseliler</h2>
<p>Bunun üzerine Truss, “Peki peki, zenginleri eskisi gibi vergilendirmeye devam edeceğiz.” demiş. İşte maliye bakanın istifası tam bu U dönüşüne rastlıyor. İngilizlerin bakanları da tuhaf. Yahu, koskoca başbakan lütfetmiş, seni bakan yapmış. Hem siyasi güç vermiş hem de maaşını ve emeklilik dereceni yükseltmiş. Sen nasıl nankörlük edip yok ilkeymiş, yok kişilikmiş, izzeti nefismiş- öz saygıymış gibi demode laflarla bu nimetleri tepersin!</p>
<p>Anlaşılan İngilizlerde epistemolojik nöro-ekonomi bilgisi ve hissi hak getire. Zaten bakanlarının gözlerinde de bir pırıltı göremedim. Acaba bizim maliye bakanımızı insanlık hayrına onlara göndersek mi? Bu, halkı paniğe sevk edecek bir tekliftir ama Türk halkını değil, İngiliz halkını. Onun için sansür kanununa girmez.</p>
<p>Bütün bunlar bilinen şeyler. Ben asıl biraz daha az bilinen bir mekanizmadan, İngiltere’de parti başkanlarını yapan ve yıkan süreçten söz etmek istiyorum.</p>
<p>Sonucu baştan söyleyeyim: İngiltere’de parti, siyasi gücün merkezidir. Parti başkanı veya icranın başı başbakan değil. Tıpkı ABD’deki gibi. İkisinde de başkanını ve parti iktidardaysa icranın başını seçen partidir. Partinin delegelerinin yaptığı, kıran kırana seçimlerdir.</p>
<p>Biz şimdi İngiltere’ye bakalım. Başkan hata yapmaya başlayınca, önce parti içinde bir güvenoyu süreci var. Fakat güvenoyu alması da başkanı kurtarmıyor. Hataları bir düzeyi aşınca, “gri elbiseli adamlar” onu ziyaret etmeye başlıyor. New York Times’a göre bu ibare, siyasi gücün sadece erkek partililerin elinde bulunduğu zamanlardan kalma. Şimdi “gri elbiseli insanlar” demek lazım; gri etek de olabilir… Bunlar hata yapan parti başkanını ziyaret edip kulağını çekiyor. Parti iktidardaysa başkan aynı zamanda başbakan tabii… (<a href="https://www.nytimes.com/article/boris-johnson-prime-minister-explained.html">https://www.nytimes.com/article/boris-johnson-prime-minister-explained.html</a> )</p>
<h2>Bütün güç partide</h2>
<p>İngiltere’nin son dört başbakanı, hep bu gri elbiselilerce hal’ edilmiş: Theresa May, Tony Blair ve Boris Johnson ve en son Liz Truss. Gri elbiseliler yalnız başkanı değil, onun bakanlarını da ziyaret ediyor. Başkanın istifasından önce, bakanların ve hükûmet kadrosundaki başka görevlilerin istifası da bu “sihirli çember”in ziyaretleriyle gerçekleşiyor.</p>
<p>Ardından başkan, “yeni başkan ve hükûmet başkanı seçilene kadar görevine devam etmek şartıyla” istifa ettiğini bildiriyor. Sonra bir komite, yeni başkanı seçmek için çalışmaya başlıyor. Muhafazakâr Parti’de bu grubun adı “1922 Komitesi”. Şu anda İngiltere’de Liz Truss’ın yerine yeni Muhafazakâr Parti başkanını ve başbakanı seçmek için çalışan komite bu… 1922 Komitesi, partinin milletvekillerinden kurulu. Görevleri yeni başkan adaylarının sayısını ikiye indirmek. Mesela 10 aday inceleniyor ve elene elene geriye, en başarılı olacakmış gibi görünen, ikisi kalıyor. Sonra bu son ikiyi parti delegelerinin tamamı oyluyor ve yeni başkan/ başbakan belli oluyor.</p>
<p>Delegeleri partinin yerel şubeleri seçiyor. Onlar da başkanı. Parti, başkanı seçiyor. Parti, başkanı deviriyor. Bütün güç partide. Tuhaf şeyler.</p>
<p>Hâlbuki bizde teşkilatları da delegeleri de milletvekillerini de başkan seçer. Sonra başkanın seçtikleri, dönüp başkanı seçer. Maazallah seçmeyen teşkilat lağvedilir. Yenisi atanır, onlar kendilerini atayan başkanı atar; vesselam.</p>
<p>Vesayet diye her şey değiştiriliyor da bu mekanizmayı yaratan Partiler Kanunu’na kimse dokunmuyor. Dokunacağını vaat bile etmiyor. Kendimize pek uygun, yerli ve millî buluyoruz herhâlde.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/">İngiliz başbakanını, parti liderini kim değiştiriyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ingiliz-basbakanini-parti-liderini-kim-degistiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizler ne tuhaf insanlar</title>
		<link>https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere başbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[Liz truss]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=41093&#038;preview=true&#038;preview_id=41093</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngilizler ne tuhaf insanlar. Bakan içkili araba kullanırsa ceza görür. COVID yasakları başbakan ve dostları için de geçerlidir: Maske- mesafeye uymak zorundadırlar. Uymazlarsa ceza kesilir.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/">İngilizler ne tuhaf insanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingilizler-ne-tuhaf-insanlar%2F&amp;linkname=%C4%B0ngilizler%20ne%20tuhaf%20insanlar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingilizler-ne-tuhaf-insanlar%2F&amp;linkname=%C4%B0ngilizler%20ne%20tuhaf%20insanlar" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingilizler-ne-tuhaf-insanlar%2F&amp;linkname=%C4%B0ngilizler%20ne%20tuhaf%20insanlar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingilizler-ne-tuhaf-insanlar%2F&amp;linkname=%C4%B0ngilizler%20ne%20tuhaf%20insanlar" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fingilizler-ne-tuhaf-insanlar%2F&#038;title=%C4%B0ngilizler%20ne%20tuhaf%20insanlar" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/" data-a2a-title="İngilizler ne tuhaf insanlar"></a></p><p>Bu İngilizler çok tuhaf insanlar. Ne liderin itibarı var ne lidere saygı. Televizyon, başbakanlarının başbakanlığa atanmasını gösteriyordu. Altı adet mütevazi otomobilli bir konvoydu. 36 adet Mercedes 600 mü nedir, onlardan yoktu. İnanmayacaksınız belki; İngiliz başbakanları doğru dürüst koruma olmadan dolaşıyor. Boris Johnson’un bir bakkalda alışveriş yapıp sonra makam bisikletiyle tek başına eve gidişini seyretmiştim.</p>
<p>Geçen hafta da yeni başbakan Liz Truss’ın, BBC televizyonunda gazetecilerin engizisyon sorgusuna çekilişini seyrettim. “Bu hareketinizle bütün inanırlılığınızı kaybettiniz! Ne diyeceksiniz?” “Siz bu kanunu Maliye Bakanınız ile uygun adım hazırladınız. Şimdi onun istifa edip sizin kalmanız normal mi?” Bu, bize göre icranın başına hakaret sınıfına giren sorulardan biri, bizzat BBC muhabirinden çıkmıştı. BBC, İngiltere’nin devlet televizyonudur, hatırlatmak isterim.</p>
<p>İnsan başbakan olunca ne yapar? Bir kere, ilk iş, BBC’nin başına kendi adamınızı getirirsiniz. Sonra bir muhabir böyle sorular sorunca da o adamınıza telefon açar ve mesela “Alo Fatih…” diye başlayıp gereğini talep edersiniz. Zaten o muhabir çoktan başbakana hakaretten tutuklanmış olur. Ne demek “Bütün inanırlılığınızı kaybettiniz!” Terörist mi ne!</p>
<h2>Partygate</h2>
<p>Bizden öğrenecekleri o kadar çok şey var ki… Bizde değil devletin TRT’si, özel televizyonlarda bile böyle bir soru sorulamaz. Zaten bu sorunun sorulacağı program da olmaz. Tepedeki o yüce zata kim soru sorabilir? Vah zavallı İngiltere vah!</p>
<p>Bu gariplikleri görünce İngiltere’de olup bitene biraz daha yakından bakayım dedim. Mesela bizim Ali Kemal’in torunu Boris Johnson neden istifa etti? İnanır mısınız? En büyük kabahatine İngilizler, “Partygate” diyorlar. Hani şu Nixon’u götüren Watergate’ten mülhem. Watergate Oteli’nde ABD istihbaratının muhalif parti üyelerini dinlediği ortaya çıkınca Başkan’ın sonu gelmişti. ABD İngilizlerin türevi olduğu için böyle tuhaflıklar onlarda da var.</p>
<p>Partygate ne? Efendim, İngiliz başbakanlarının yaşadığı Downing Sokağı 10 numarada verilen partilere atıfmış bu söz: Partygate. Bazılarında başbakan da varmış, bazılarında yokmuş. Fakat çılgın partilermiş. İçmişler, sarhoş olmuşlar. Ortalığı dağıtmışlar. Devletin mobilyasına zarar vermişler. Fakat sözde “skandalın” asıl sebebi başka. Partiler, COVID yasakları sırasında veriliyormuş. Yani toplanmanın, maske &#8211; mesafe kurallarının uygulandığı dönemde. İngiliz basını, “İnsanlar ölüm döşeğindeki yakınlarını ziyaret edemezken bu edepsizlik nedir?” diye sormuşlar… Ve Boris Johnson’a yol görünmüş. Halbuki aynı dönemde biz parti kongreleri yapıyor, mevlitler okutuyorduk. Gerçi bizde de bunları tenkit eden densizler çıktı ama kimse bunun hükümetimizi devirebileceğini aklından bile geçirmedi. Muhaliflere “Siz kimsiniz ya! Kimsiniz siz sürtükler!” deyip geçtik.</p>
<h2>Yes minister!</h2>
<p>İngiltere’de, “İnsanlar bu hâldeyken siz parti veriyorsunuz!” demekle kalmamışlar. Partilere katılanlara tam 126 adet ceza kesilmiş. Kim mi kesmiş? Başbakanlık konutundaki memurların bildirmesiyle ceza kesmeye yetkili olanlar. Dediğim gibi, bu İngilizler tuhaf. O memur o gün, bugündür hâlâ yerinde duruyor.</p>
<p>İngilizlerin eşsiz komedilerinden “Evet Bakanım!” isimlisini hatırlıyor musunuz? Daha sonra “Evet Başbakanım!” olmuştu. O dizide trafik polisi bakanın içkili araba kullandığını görüp ceza keser ve trafikten men eder. Ertesi gün bütün gazetelerin manşetleri içkili araba kullanan bakanla doludur. Ben çok şaşmıştım. Meğerse fantezi değilmiş. COVID yasağına uymamak gibi daha hafif bir kabahatin cezası şakır şakır kesilirken içkili araba kullanmak gibi daha ağır bir suçun gereği yapılırdı muhakkak.</p>
<h2>Büyüğe hürmet, büyüğün itibarı</h2>
<p>Bizim gibi devlet umuruna önem verilen bir ülkede gerçek görevli de trafik polisi de hem sürülür hem de işten atılırdı. (İkisi birden nasıl olur diye sormayın; ben de bilmiyorum.) Zaten bizim bakan araba kullanmaz, birkaç arabalık bir konvoyla dolaşır ve geçtiği caddelerde trafik kesilirdi.</p>
<p>Evet. Görüldüğü gibi İngilizlerde ne büyüğe hürmet ne de itibar var…</p>
<p>Halbuki bizim kültürümüzde… Bizim kültürümüzde ayrıcalıklarla ilgili bir anekdot var aklımda. Rahmetli Doğan Cüceloğlu’ndan dinlemiştim. Ağabeyiyle birlikte oturduğu apartmana girerler. Asansörün üstünde “Arızalıdır” yazılıdır. İkisi yazıyı okuyup merdivenlere yönelir. Tam o anda apartmana kalantor bir başka adam girer ve hâkimane bir sesle kapıcıya seslenir: “Asansör bize de mi bozuk?” İşte bizim kültürümüzde böyle bu işler.</p>
<p>Ama İngilizler böyle işte. Bakan içkili araba kullanırsa ceza görür. COVID yasakları başbakan ve dostları için de geçerlidir: Maske &#8211; mesafe kuralına uymak zorundadırlar. Uymazlarsa ceza kesilir. Fakat daha da önemlisi bu bir skandal olarak değerlendirilir ve hükümeti devirir.</p>
<p><strong>Not: Bu yazıya son noktayı koyduktan sonra Başbakan Liz Truss’ın istifa haberi geldi.</strong></p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/">İngilizler ne tuhaf insanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ingilizler-ne-tuhaf-insanlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne kadar yetki, o kadar sorumluluk</title>
		<link>https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 19:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[rejim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=39680&#038;preview=true&#038;preview_id=39680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bizim Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi icrada ABD başkanı gibi, hesap vermede İngiltere kraliçesi gibi! Hem herkesin cumhurbaşkanı, hem de bir partinin başkanı. Bu sonuncusu ne ABD ne de İngiliz sisteminde var. Bizim sistemimiz bize has. Ne diyorlar: Yerli ve millî.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/">Ne kadar yetki, o kadar sorumluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20yetki%2C%20o%20kadar%20sorumluluk" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20yetki%2C%20o%20kadar%20sorumluluk" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20yetki%2C%20o%20kadar%20sorumluluk" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk%2F&amp;linkname=Ne%20kadar%20yetki%2C%20o%20kadar%20sorumluluk" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk%2F&#038;title=Ne%20kadar%20yetki%2C%20o%20kadar%20sorumluluk" data-a2a-url="https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/" data-a2a-title="Ne kadar yetki, o kadar sorumluluk"></a></p><p>Demokrasilerde iki türlü devlet başkanı var: 1) İcra yetkisi olanlar, 2) İcra yetkisi olmayanlar. İcra yetkisi olanlara ABD başkanı örnektir, olmayanlara da mesela İngiltere kraliçesi. Bizim eski parlamenter sistemimizdeki cumhurbaşkanı da yetkisiz devlet başkanı sınıfında sayılabilir.</p>
<p>İcra yetkisi olanların yapıp ettikleri gözetim ve denetimi altındadır. Mesela ABD başkanının yetkisindeki 2.000’e yakın tayin işlemi, senatonun tasdikinden geçer. Bakanların, sefirlerin, federal hâkimlerin ve daha birçok sivil görevlinin tayininde başkan, senatonun onayını almak zorundadır. Bu onay her zaman bir mühür basma gibi değil. Tayin edileceklerin birçoğu, senatoda sıkı sıkı sorguya çekilir. İktidar partisinin de muhalefetin de senatörlerince terletilir. Yabancı ülkelerle yapılan anlaşmalar da senatodan geçer. Ticari anlaşmalar, hem meclisten hem senatodan geçer. Hem de nitelikli çoğunlukla. Başkanın yaptığı komisyon, kurul tayinlerinin birçoğunda, parti dengelerinin korunması şartı vardır. Kurulların tamamı bir partiden olamaz.</p>
<h2><strong>Yetki kadar sorumluluk</strong></h2>
<p>“Departman” denilen bakanlıkların başına tayin edilenlere “sekreter” denir. Savunma sekreteri, devlet sekreteri gibi. Bu sonuncusu ABD sisteminde dışişleri bakanıdır. Tayinleri başkan yapar. Ancak bakanların da yardımcılarının da tayini senato onayından sonra yürürlüğe girer. Her bakanının tek tek mercek altına alınması, toptan tasdike dayanan “güvenoyu” usulünden daha zorlu bir süreçtir.</p>
<p>Seçilmeden önce başkan, bir partinin başkan adayıdır. Seçilince bütün Amerikanların başkanı olur. Bu hâliyle mesela televizyona çıkıp muhalefet partisinin mensuplarına hakaret edemez. Bu düşünülemez bile! Başkan partisinin sözcüsü, lideri falan değildir. Seçilmeden de değildir, seçildikten sonra da değildir.</p>
<h2><strong>Kraliçe, bizim eski cumhurbaşkanları gibi</strong></h2>
<p>ABD başkanından farklı olarak İngiltere kraliçesinin icra yetkisi yoktur. Dolayısıyla üzerinde fazla bir gözetleme ve kontrol de yoktur. Gerekmez. Yetkisi yoktur. Dolayısıyla sorumluluğu da yoktur.</p>
<p>Kraliçe, sözde, başbakanı kabineyi kurmakla görevlendirir. Bu, bizim terk ettiğimiz parlamenter düzende, cumhurbaşkanlarımızın hükûmeti kurma yetkisini birine vermesi gibidir. Bu görevlendirme, ABD’dekinin aksine, mühür basma gibidir. Yetkinin kime verileceği de kime verilmeyeceği de bellidir. Kraliçenin, Birleşik Krallık’taki iki meclisin (kamaranın) temsilcilerine veya partilerin liderlerine, hakaret etmesi, aşağılayıcı bir dille hitap etmesi düşünülemez bile.</p>
<p>Formül basittir: Yetki kadar sorumluluk. Sorumluluk kadar yetki. Her iki sistemde de devlet başkanının edep sahibi olacağının söylemeye gerek yoktur.</p>
<p>Bizim Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ne birine ne ötekine benziyor. Bazı bakımlardan, hem birine hem ötekine benziyor. İcrada ABD başkanı gibi, hesap vermede İngiltere kraliçesi gibi! Hem herkesin cumhurbaşkanı, hem de bir partinin başkanı. Bu sonuncusu ne ABD ne de İngiliz sisteminde var. Bizim sistemimiz bize has. Ne diyorlar: Yerli ve millî.</p>
<h2><strong>Başkan seçilmiş kral olmayacak!</strong></h2>
<p>Amerika Birleşik Devletleri kurulurken kurucuların dikkati, kendi deyimleriyle, “seçilmiş kral” yaratmamak üzerineydi. ABD devlet teşkilatı, Tudor Hanedanı İngilteresi’nin devlet teşkilatına benzer. Yalnız, devlet başkanı kral değil, başkandır. Kral gibi davranmaması için akla gelecek bütün tedbirler alınmıştır. İşte checks and balances (kontroller ve dengeler) denilen mekanizmanın gerekçesi ve tarihteki kaynağı budur.</p>
<p>ABD sistemi, krallığın despotluğundan illallah demiş bir halkın isyanını ve dikkatini yansıtır. Mesela tam bu sebepten meclis ve senato seçimlerinin başkanlık seçimi ile örtüşmemesi sağlanmıştır. Senatonun üçte biri iki yılda bir değişir. Temsilciler meclisi de iki yılda bir seçilir. Dolaysıyla başarısız bir başkan iki yıl içinde meclislerin desteğini kaybedebilir.</p>
<p>ABD’nin kuruluşunun üzerinden asırlar geçti. Tudor İngilteresi de tarihe karıştı. İngiliz rejimi despotluktan uzaklaştı, değişti. Değişim her zaman barış içinde olmadı. Krallar hal’edildi, idam edildi. Bir ara krallık iptal edildi, sonra geri geldi. Sonunda İngiltere’ye demokrasinin beşiği dendi.</p>
<h2><strong>Bakanlar VEKÂLETEN bakan</strong></h2>
<p>Bütün krallıklar, İngiltere’nin yolunu tutmuyor. Suudî Arabistan’da bulunduğum altı yıl içinde dikkatimi çeken şeylerden biri, bakanlara bakan denmemesiydi. Bütün bakanlara “bakan vekili” deniyordu. Çünkü bütün bakanlıkların bakanı, aslında kral hazretleriydi. Dolayısıyla bakanların tamamı, bakanlıklarını vekâleten yönetiyordu. ABD sistemi gibi. Yalnız ABD’deki senato veya meclis denetimi yoktu. Krallık dedik ya! Yetki vardı, sorumluluk yoktu.</p>
<p>Biz Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçerken gerekçelerden biri hızlı hareket edebilmekti. Bizim eski sistemimizde, ABD sisteminde ve İngiltere’deki sistemde hep kontroller ve dengeler var. Yani ne başkan, ne kraliçe, ne de başbakan, aklına geleni yapabilir. Biz bu kontrollerden kurtulup çok hızlı olmaya karar verdik. Sizce hızlandık mı? Bence hızlandık. Hızla gidiyoruz. Gittiğimiz yer neresidir, iyi bir yer midir? O başka bir konu&#8230;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/">Ne kadar yetki, o kadar sorumluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/ne-kadar-yetki-o-kadar-sorumluluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emperyalist diktadan yerli diktaya</title>
		<link>https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İskender Öksüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2022 18:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim kalemlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[musaddık]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İskender Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sömürü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=38726&#038;preview=true&#038;preview_id=38726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emperyalist patronlardan kurtulanlar, eğer bu kurtulma işini kendileri örgütlenip yapmamışlarsa emperyalist diktadan, yerli diktaya dönüyorlar. Sadece sömüren değişiyor. Sömürü mekanizması varlığını koruyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/">Emperyalist diktadan yerli diktaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femperyalist-diktadan-yerli-diktaya%2F&amp;linkname=Emperyalist%20diktadan%20yerli%20diktaya" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femperyalist-diktadan-yerli-diktaya%2F&amp;linkname=Emperyalist%20diktadan%20yerli%20diktaya" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femperyalist-diktadan-yerli-diktaya%2F&amp;linkname=Emperyalist%20diktadan%20yerli%20diktaya" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femperyalist-diktadan-yerli-diktaya%2F&amp;linkname=Emperyalist%20diktadan%20yerli%20diktaya" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Femperyalist-diktadan-yerli-diktaya%2F&#038;title=Emperyalist%20diktadan%20yerli%20diktaya" data-a2a-url="https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/" data-a2a-title="Emperyalist diktadan yerli diktaya"></a></p><p>Geçen yazımda, İtalya’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki farktan söz etmiştim. Kuzey müreffeh, endüstrileşmiş, demokrat. Mafya’nın vatanı güney, daha fakir. Fark, çok eskilere gidiyor. Kuzeyin, kendi kendini yöneten şehir devletlerine, onlardan Rönesans’a uzanan bir tarihi var. Yüksek toplum sermayesine, yani yatay ilişkilere, işbirliğine ve karşılıklı güvene dayanarak ilerliyor. Demokrasinin beşiği bu şehir devletleri, daha sonra birleşip millî devleti kuruyorlar. Güney ise Norman egemenliğinde. Demokrasi falan yok; aksine Normanların tayin ettiği baronlarca yönetiliyor. İlişkiler düşey. Baronlar Normanların ağzına, alttakiler baronların ağzına, daha alttakiler baronların yakınlarının ağzına bakıyor.</p>
<p>Bunlar, asırlar öncesine uzanan yapılar. Fakat İtalya’ya etkileri hâlâ sürüyor. Robert D. Putnam, on yıllarını bu konuya hasretmiş. (Bakınız: Putnam, “Making Democracy Work- Civic Traditions in Modern Italy”, Princeton U. Press, 1993 ve benim Toplu Eserler ve Alt Akıl kitaplarım- Panama, 2021 ve 2017.)</p>
<p>İtalya’nın geçmişi geçmiş, şimdi yeni şeyler söylemek lazım, diyebilirsiniz ama toplum bilimi de nihayet, bir sebepler &#8211; sonuçlar ağıdır. İtalya hikâyesinden genelleme yapıp, emperyalizm toplum yapısını tahrip eder, refaha ket vurur sonucunu çıkarabilirsiniz. Belki kendi aralarında teşkilatlanıp emperyalistleri def eden toplumlar hariç. Gerçekten dünyaya baktığımızda şunu gözlüyoruz: Tarihinde emperyalist hâkimiyet olup da sonradan bağımsızlığına kavuşmuş toplumlarda eğer bu bağımsızlık, toplumun kendi gayretiyle değil de konjonktürün akışıyla gelmişse, tıpkı Güney İtalya gibi dikey ilişkiler, mafyavari yapılar, yaşamaya devam etmiş. Ve emperyalist patronlar çekilse de bu ülkeler kendi diktatörlerini bulup başlarına geçirmiş. Belki de, baronlar, hâkim konumlarını hiç terk etmemiş, diyebiliriz.</p>
<h2><strong>Diktanın dini yok</strong></h2>
<p>Orta Doğu’da, emperyalist hâkimiyetine girmeyen bir tek biz varız. Diğerlerinin tamamı için yukarıdaki genellemem geçerli gibi görünüyor. Arap dünyası, İngiliz ve Fransız patronlardan sonra bağımsızlığı tattı. İran, Rusya ile İngiltere’nin uzun çekişmesinden sonra… Bir ümit vardı: seçimle iş başına gelen milliyetçi Musaddık iktidarı. Tam demokrasinin kapısı açılmışken, İngiltere’nin ricası ile ABD, CIA’e Musaddık’ı devirme talimatı verdi ve Şah, onların baronu olarak tahtına oturdu. Musaddık’ın kabahati, İngiliz şirketlerin çıkarıp sattığı petrolden, ülkenin daha hakkaniyetli bir pay almasını istemesi ve kölelik şartlarında çalıştırılan İranlı petrol işçileri için daha insani şartlar talep etmesiydi. Sonra Şah, sonra mollalar… Diktanın liberal mi, ateist mi, dindar mı olduğu hiç mi hiç fark etmiyor. Komünist, Kapitalist, Ortodoks, Protestan, Katolik, Müslüman… Dikta, bütün bu saydıklarımın rengini, kokusunu siliyor ve tek kendisi öne çıkıyor. Akraba kayırmacılığıyla, hırsızlığıyla, liyakat ve hukuk düşmanlığıyla.</p>
<h2><strong>Diktanın milliyeti de yok</strong></h2>
<p>Araplar, Acemler derken, bir de Türklere göz atalım. Yavaş yavaş beliren ve güçlenen Türk Devletler Topluluğu ile iftihar ediyoruz. Bu birlikteliğin tabiiliği, her bir üyenin ortak çıkarının burada bulunduğu pek açık. Önce bağımsızlık, sonra birlik. Olan, olması gereken adımlardı bunlar ve atılıyor. Fakat gerçekleri de görmek gerekir. İktidarın babadan oğula geçtiği “demokrasiler”, kazananın %99 ile kazandığı “seçimler” ve her gidenin gözlediği ve anlattığı “rüşvet”. Trafik polisinden gümrük ve pasaport memuruna, lise hocasından sözde üniversitelerin hocalarına ve yöneticilerine kadar rüşvet, satılık belgeler, satılık diplomalar.</p>
<h2><strong>Bastır parayı al diplomayı, al ünvanı</strong></h2>
<p>Bu olup biteni kitaplarda, gazetelerde okumanız gerekmiyor. Her giden size bu mekanizmaların çeşitlerini anlatacaktır. Yalnız giden değil, gelenler de. Devlet ismi vermemek için yakın geçmişteki ismini kullanalım, Türkistan diyelim. Bir Türkistanlı genç bana “Bizde bütün diplomalar rüşvetle alınır.” demişti. Bir başkasına belli bir bedel karşılığında yüksek teknik okul hocalığı teklif edilmiş. Ahşap işleme profesörü olacakmış. “Ama ben hiç ahşap işlemedim.” dediğinde, “Zarar yok. Şu kitabı alır, dersin başından sonuna kadar onu okursun, hatta öğrencilere sırayla sesli okutursun. Ne zorluk var ki bunda?” demişler.</p>
<p>Emperyalist patronlardan kurtulanlar, eğer bu kurtulma işini kendileri örgütlenip yapmamışlarsa emperyalist diktadan, yerli diktaya dönüyorlar. Sadece sömüren değişiyor. Sömürü mekanizması varlığını koruyor.</p>
<p>Toplumlarda benzer sebepler, benzer sonuçları doğuruyor. Bu sebep sonuç ilişkilerinin ortaya çıkarılmasına da “bilim” diyoruz.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/">Emperyalist diktadan yerli diktaya</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/emperyalist-diktadan-yerli-diktaya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Avrupa Ordusu&#8230;</title>
		<link>https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/</link>
					<comments>https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[MDM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 17:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://millidusunce.com/?p=35383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen pazar günü Odatv sitesinde "Krizin Perde Arkası... Yeni Avrupa Ordusu" başlığıyla ve Kayahan Uygur'un imzasıyla yayımlanan yazıda, AUKUS ve UKUSA gibi uluslararası askerî ittifakların sebep olduğu gelişmelere dair dikkat çekici görüşlere yer veriliyor.</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/">Yeni Avrupa Ordusu&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-avrupa-ordusu%2F&amp;linkname=Yeni%20Avrupa%20Ordusu%E2%80%A6" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_x" href="https://www.addtoany.com/add_to/x?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-avrupa-ordusu%2F&amp;linkname=Yeni%20Avrupa%20Ordusu%E2%80%A6" title="X" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-avrupa-ordusu%2F&amp;linkname=Yeni%20Avrupa%20Ordusu%E2%80%A6" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_facebook_messenger" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook_messenger?linkurl=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-avrupa-ordusu%2F&amp;linkname=Yeni%20Avrupa%20Ordusu%E2%80%A6" title="Messenger" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_dd addtoany_share_save addtoany_share" href="https://www.addtoany.com/share#url=https%3A%2F%2Fmillidusunce.com%2Fyeni-avrupa-ordusu%2F&#038;title=Yeni%20Avrupa%20Ordusu%E2%80%A6" data-a2a-url="https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/" data-a2a-title="Yeni Avrupa Ordusu…"></a></p><div id="attachment_35384" style="width: 610px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-35384" class="size-full wp-image-35384" src="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/09/odatv_image_69__dc2e19a7484348.jpg" alt="" width="600" height="400" srcset="https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/09/odatv_image_69__dc2e19a7484348.jpg 600w, https://millidusunce.com/wp-content/uploads/2021/09/odatv_image_69__dc2e19a7484348-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><p id="caption-attachment-35384" class="wp-caption-text">AUKUS Bakanları</p></div>
<p>Kayahan Uygur, yazısında son günlerde konuşulan Fransa ile ABD arasındaki gerilimin ortaya çıkmasında, ABD’nin İngiltere dışındaki Batılı müttefiklerine danışmadan “AUKUS” adlı yeni bir askeri ittifakı kurmasının etkili olduğunu ileri sürüyor. Avustralya (A), Birleşik Krallık (UK) ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (US) baş harflerinden oluşan ve “yeni NATO” olarak adlandırılan bu ittifak, Hint-Pasifik bölgesinde Çin’e karşı kurulmuştu.</p>
<p>Yazıda dikkat çekilen konular, şu başlıklarda özetlenebilir:</p>
<ul>
<li>ABD’nin güdümünde kurulan AUKUS ittifakına potansiyel aday üye olarak görülen Hindistan ve Japonya şimdilik gelişmelerin dışında tutuluyor.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Bu gelişmeler, aslında yıllardır var olan ve dünyanın yeterince önem vermediği başka bir ittifakı gündeme getirdi: “UKUSA” yani Birleşik Krallık (UK)-ABD (US) Anlaşması. Bu ittifaka Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda da dâhildir. NATO’nun yanında ayrı bir ittifak olan bu beşli Anglosakson yapılanması, “Five Eyes” (Beş Göz) olarak adlandırılıyor. Öte yandan, bu ittifakın özel yapısı ve “Echelon” (kademe) adıyla bilinen ve dünyadaki 8 milyar insan arasındaki tüm iletişimi olduğu gibi kayıt altına alıp analiz etmeye yönelik programı büyük tepki uyandırdı. “Echelon” bugün ellinci yılında&#8230;</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Bugünün en önemli ve stratejik askerî ittifakı olan AUKUS, bu yönüyle yeni NATO olarak görülmelidir. Kıta Avrupası ülkelerinin bu ittifaktaki yeri tartışmalı. Hint-Pasifik’te bazı stratejik üsleri olsa bile Fransa burada yer almayabilir, Almanya, İtalya, İspanya gibilerinin zaten yerleri olmayacağı ise kesindir</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Bu çerçevede, önümüzdeki birkaç yıl oldukça kritik ve bilinmezlerle dolu.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>26/09/2021 tarihinde odatv internet sitesinde yayımlanan yazının tamamına <a href="https://odatv4.com/guncel/krizin-perde-arkasi-yeni-avrupa-ordusu-211321" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/">Yeni Avrupa Ordusu&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://millidusunce.com">Milli Düşünce Merkezi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://millidusunce.com/yeni-avrupa-ordusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
